Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.731 başlık/FaRk ile birlikte,
33.731 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(53/136)
- HAZ ile/değil/yerine HAS
( [not] PLEASURE vs./but PURE/SPECIAL
PURE/SPECIAL instead of PLEASURE )
- HAZ ile/ve/değil/yerine/<>/> İHTİZAZ
( Gövdesel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Zihinsel. )
- HAZ[Ar. < HAZZ] ile/ve/değil/yerine/||/>< MUTLULUK
( Keyif[haz], şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( [ne yazık ki] Kişi, mutlu olmak için şeylere gereksinimi olduğuna "inandığı" sürece, onların yokluğunun kendini perişan edeceğine de "inanır". )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Kişi, mutlu ol(a)madığından, mutluluğu "haz"da arar. "Haz", ıstırap getirir. Bundan dolayı da ona "dünyevî" der. Bu durumda da başka türlü bir hazzı, ıstırapsız bir hazzı ister/özler. Ona da "tanrısal/ilâhî" der. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi[özünüzü] bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( Kişi, "hazların" büyüsüne kapıldığı oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış olur. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( HAPPINESS vs. PLEASURE )
- HAZ ile/değil/yerine OLGUNLUK
( Olgunluk, hazzı erteleyebilme becerisidir. )
- HAZCI/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK VE BİLİNÇSİZ/LİK
- HAZFETMEK[Ar.] değil/yerine GİDERMEK/KALDIRMAK
- HÂZIK[Ar.] değil/yerine/= BECERİ SAHİBİ
- HAZIM CİHAZI değil/yerine/= SİNDİRİM AYGITI
- HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM
- HAZIM değil/yerine/= SİNDİRİM/SİNDİRME
- HAZIMSIZLIK değil/yerine/= GÜÇ SİNDİRİM
- HAZIN[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK YİYECEK
- HAZIR ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜRETMEK/YAPMAK
( [not] TO BUY A READY PRODUCT vs./and/but/||/<>/< TO PRODUCE/MAKE
TO PRODUCE/MAKE instead of TO BUY A READY PRODUCT )
- HAZIR BİLGİ ile/ve/değil/yerine YÖNLENDİRİCİ BİLGİ
- HAZIR OLMAK/OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP OLMAK/OLAN
- HAZIR OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HAZIRLIKLI OLMAK
- HAZIR değil/yerine EMEK
( [not] READY but/instead of LABOUR )
- HAZÎRE ile/ve/değil HÂMÛŞÂN
( ... İLE/VE/DEĞİL Sessizler, susmuşlar. [Mevlevî mezarlıkları] )
- PREPARATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMA
- HAZIRLAMAK[Osm.] / TO PREPARE, TO PREPARE FOR[İng.] / VORBEREITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMAK
- HAZIRLA(N)MAK ile/ve/değil PROGRAM YAPMAK
( [not] TO GET READY vs./and/but PROGRAMMING )
- HAZIRLIKSIZ ... ile/değil/yerine/>< HAZIRLIKLI ...
- HAZİRUN değil HAZIRUN
- HAZMETMEK değil/yerine/= SİNDİRMEK
- HBOT/HYPERBARIC OXYGEN THERAPY[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇ OKSİJEN SAĞALTIMI, HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ
- HBS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HBYS/HOSPITAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ
- HCI/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- HTK/HCT/HEMATOKRIT HEMATOCRIT[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YÜZDESİ
- HIGH-DENSITY POLYETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= HDPE
- HEAD FORMATION[İng.] değil/yerine/= KAFA OLUŞUMU
( Hayvanların evriminde, duyu organlarının ve bunlarla ilgili sinirsel dokuların, gövdenin bir ucunda (yani ortamla "yüzyüze" olan ucunda) yoğunlaşması olayı. Bu olay sonucu, çoğu hayvanlarda baş ya da kafa dediğimiz bölüm meydana gelmiştir. Aşağıda bu oluşumun gerçekleştiği bir soy bulunmakta.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEAT SHOCK RESPONSE[İng.] değil/yerine/= ISI ŞOK TEPKİSİ
( Isı şok tepkisi her yerde aynı biçimde ve aynı anda olan yüksek korunumlu savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile gözeler zararlı durumlardan korunabilir. Bu durumlar ısı şoku, UV ışınları, toksik kimyasallar, enfeksiyon, değişime uğramış ve yanlış yapıya bürünmüş proteinler olabilir. Isı şok proteinleri antijenlerin görevini yapmasına da yardımcı olurlar. Isı şok proteini
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEAVISIDE LAYER[İng.] / HEAVISIDE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE KATMANI
- SYSTÈME DE HEAVISIDE-LORENTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ BİRİM SİSTEMİ
- HEAVISIDE-LORENTZ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ DİZGESİ
- HEAVISIDE-LORENTZ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ SİSTEMİ
- COUCHE E (HEAVISIDE)[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE TABAKASI
- HEBÂ değil/yerine/>< ÇABA
- HEBÂ ile/değil/yerine FEDÂ
- HECCAV[Ar.] değil/yerine YERGİCİ
- HECE ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OCAK
- HEDEF ile/değil GÖZLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL Gözetleme yeri. | Dağların yüksek yerlerinde, nişan almak için ağaç ya da taştan yapılan belirli yer. )
- HEDEF ile/değil HİTAP
( "Ben" ve "Sen" sözcükleri ve kullanımı, bir hedef değil hitap aracıdır!
Yaşamımızdaki bazı/birçok şey (bu/şu/o),
"benim/senin/onun için böyle/şöyle/öyle!"
"bana/sana/ona göre böyle/şöyle/öyle!"
ya da
ben/sen/o,
"öyle istiyorsa öyledir"
"öyle düşünmüyorsa öyle değildir"
gibi ne yazık ki çokça kullanılan zırva ifadelerle hareket noktası oluşturulamaz! Yani kişi(kendi ya da başkaları), kendinden ve/ya da başkalarından hareket ederek bir sonuç alamaz, yargıda bulunamaz/bulunmamalıdır.
Bu tür, "ben/sen/o" ifadeleri, hitap için kullanılmak yerine bir hedef olarak hiçbir biçimde kullanılamaz. Bu "yaklaşım" ya da "ifade tarzı", öznellikle, demokratlıkla ya da "faşizmle" hiçbir biçim ve koşulda bağlantılandırılamaz/bağdaştırılamaz ya da indirgenemez de!
Son yıllarda, özellikle de sinema/dizi, kitap ve internetin, bilimsel ve/ya da kişisel araştırma ve yayınların, ülkemizde ve dünyada hızla yaygınlaşmasıyla, Amerika/Avrupa zihni ve diliyle yazılmış kitaplarda/filmlerde çokça kullanılan "Ben/Sen" sözcüklerinin etkisiyle de, ülkemizde, bazı/çoğu kişi tarafından yanlış/yamuk bir biçimde düşünsel çabası/becerisi yetersiz ya da benmerkezci kişilerin zihnine ve diline yerleşmiştir ne yazık ki. Toplum olarak bir anda düzeltilemeyecek olsa da, bireysel olarak yeterli bilgi ve bilinçle çok şey değişebilir/değiştirebiliriz. )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )
( [not] TARGET vs./but ADDRESSING )
- TARGET[İng.] / AUFTREFFPLATTE/ZIEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEDEF
- HEDER[Ar.] ile/değil HEBÂ[Ar.]
( Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma. İLE/DEĞİL Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme. )
- HEDGE[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDGE
- HEDİYE[Ar.]/PEŞKEŞ[Fars.] değil/yerine/= ARMAĞAN
( MUNUS[Lat.]: Armağanlaşmak. )
- HEDONİ/HEDONIA[İng.] değil/yerine/= HAZ
- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ
- HEDVALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİSİ
- HEGEL'İN:
"DİYALEKTİK FELSEFESİ" değil
KURGUL FELSEFESİ
- HEGEMON ile/değil/yerine/>< EGEMEN
- HEXAGONAL CRYSTAL SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEGZAGONAL KRİSTAL SİSTEM
- HEISENBERGSCHE UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BELİRSİZLİK İLKESİ
- HEISENBERG REPRESENTATION[İng.] / REPRÉSENTATION D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BETİMLEMESİ
- HEISENBERG ALGEBRA[İng.] / ALGÈBRE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-ALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG CEBİRİ
- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ
- HEKİM/HEKİMLİK değil/yerine/= OTACI/OTACILIK
( OTACI: Saray hekimi. )
- HEKLEMEK"[İng. < HACKING] ile/değil/yerine/>< EKLEMEK
- HEXA-[Fr.] / HEXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSA-
- HEXABORANE[Fr.] / HEXABORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSABORAN
- HEXADÉCYL[Fr.] / HEXADECYL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSADESİL
- HEXAGONALES KRISTALLSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAGONAL KRİSTAL SİSTEM
- HEXAHYDRO-[Fr.] / HEXAHYDRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAHİDRO-
- HEXAHYDROXY-[Fr.] / HEXAHYDROXY-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAHİDROKSİ-
- HEXAMETHYLENETETRAMINE, UROTROPINE[İng.] / HEXAMÉTHYLÉNTÉTRAMINE, UROTROPINE[Fr.] / HEXAMETHYLENTETRAMIN, UROTROPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAMETİLENTETRAMİN
- HEXANE[Fr.] / HEXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAN
- HEXOSE[Fr.] / HEXOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSOZ
- HECTARE[İng.] / HECTARE[Fr.] / HEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTAR
- HECTO-[İng.] / HECTO-[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO-
- HECTO[İng.] / HECTO[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO
- HEKTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTOL
- HEXOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKTOZ
- HEXA-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZA-
- HEXABORANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZABORAN
- HEXADECANOIC ACID, PALMITIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADEKANOİK ASİT, PALMİTİK ASİT
- HEXADECYL, CETYL[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADESİL, SETİL
- HEXAFLUOROSILICIC ACID, HYDROFLUOSILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAFLOROSİLİK ASİT, HİDROFLOSİLİK ASİT, HEKZAFLOROSİLİK ASİT
- HEXAHYDRO-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDRO-
- HEXAHYDROXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDROKSİ-
- HEXANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAN
- HELÂK ETMEK değil/yerine/= ÖLDÜRMEK/BİTİRMEK
- HELÂK OLMAK değil/yerine/= ÖLÜP BİTMEK
- HELEZON değil/yerine/= SARMAYAY
- HELIANTIN, METHYL ORANGE[İng.] / HÉLIANTHINE, MÉTHYLORANGE[Fr.] / HELIANTIN, METHYLORANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELİANTİN, METİL ORANJ
- HELİKS/HELIX[İng.] değil/yerine/= SARMAL
- HELICIN[İng.] ile/değil/yerine/= HELİSİN
- HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ
( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )
- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ
- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ
- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ
- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI
- COUCHE DOUBLE DE HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT TABAKASI
- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI
- HELMHOLTZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DENKLEMİ
- HELMHOLTZ GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ GALVANOMETRESİ
- HELMHOLTZ INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KARARSIZLIĞI
- HELMHOLTZ-KETELLER RELATION[İng.] / RELATION DE HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER BAĞINTISI
- HELMHOLTZ-KETELLER FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ-KETTELER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETTELER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ
- HELMHOLTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ REZONATÖRÜ
- HELMHOLTZ[İng.] / HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ
- HELOZON değil HELEZON
- HELYOTERAPİ/HELIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= GÜNEŞLE SAĞALTIM
- HELIUM-3 MASER[İng.] / MASER À HÉLIUM-3[Fr.] / HELIUM-3-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-3 MAZERİ
- HELIUM I[İng.] / HÉLIUM I[Fr.] / HELIUM I[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM I
- HELIUM II[İng.] / HÉLIUM II[Fr.] / HELIUM-II[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM II
- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ
- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ
- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ
- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI
- HELIUM[İng.] / HÉLIUM[Fr.] / HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM
- HEM SAVCI, HEM DE HAKİM OLMAK" ile/değil KONUŞMADA KİŞİ ADININ GEÇMESİ
- HEME, HAEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEM
- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)
- HEMAGLÜTİNASYON/HEMAGGLUTINATION[İng.] değil/yerine/= KAN KÜMELEŞMESİ
- HEMATİT[Fr. < HÉMATITE] değil/yerine/= KAN TAŞI
( Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit. )
- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT
- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ
- HEMATOLOJİ değil/yerine/= KAN BİLİMİ
( Kan üzerinde incelemeler yapan bilim. )
- HEMCİNS değil/yerine/= EŞEYDEŞ
- HEMCİNS ile/ve/değil/||/<> HEMDERT
( Varolanların tümü. | Cinsleri bir olan, aynı soydan. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dertleri ortak/yakın olan kişiler. )
- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA
- HEMFİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNDEŞ/OYDAŞ
- HEMFİKİR değil/yerine/= OYDAŞ
- HEMICRYPTOPHYTE[İng.] değil/yerine/= HEMİKRİPTOFİT
( Tomurcukları toprak seviyesinde olan rozet şeklindeki bitkiler ile iki yıllık bitkiler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMIEDRISCHE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMİEDRİK SİMETRİ
- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ
- HEMISFER/HEMISPHERE[İng.] değil/yerine/= YARI KÜRE
- HEMO-[İng.] / HÉMO-[Fr.] / HÄMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMO-
- HEMODİLÜSYON/HEMODILUTION[İng.] değil/yerine/= KAN SEYRELIM
- HEMODİNAMİ/HEMODYNAMICS[İng.] değil/yerine/= KAN DOLAŞIM DEVİNIMLİĞİ
- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM
- HEMOFİLTRASYON/HEMOFILTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN SÜZDÜRÜM
- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN
- HEMOGRAM/HEMOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAN GÖZE ÇİZGESİ
- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI
- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ
- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA
- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ
- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA
- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ
- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ
( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )
- HEMŞİRE/ŞVESTER değil/yerine/= SAYRICI < KARDEŞ[KADIN]
- HENDEK değil/yerine/= ÇUKUR
- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ
- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ
- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU
- HEP ile/yerine/değil DAHA ÇOK
- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)
( [not] ALLWAYS vs./but TWO (TIMES)/TWICE )
- HEP ile/değil/yerine OLABİLDİĞİ KADAR
- HEPA/FİLTRE HİGH-EFFICIENCY PARTICULATE AIR FILTER[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK VERİMLİ PARÇACIKLI HAVA SÜZGECİ
- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN
- HEPİMİZ:
AYNIYIZ değil AYNI DEĞERDEYİZ
- HEPİMİZİN "HAYATLARI" değil HAYATI
- HEPİMİZ(İN), ... ile/değil HER BİRİMİZ(İN), ...
- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE
- HEPSİ "YERLERİNE" OTURUYOR değil HEPSİ YERİNE OTURUYOR
- HEPTA, SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTA, SEPTA, SEPTİ
- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN
- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE
- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN
- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR
- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA
- HER BİRİSİNE değil HER BİRİNE
- HER DERDE DEVÂ OLAN:
(")SARIMSAK(") ile/ve/değil/||/<>/< SARILMAK
- HER HALÜKÂRDA değil/yerine/= HER DURUMDA
- HER İKİ" DİSİPLİN/SİSTEM DE ... değil İKİ DİSİPLİN/SİSTEM DE ...
- HER İKİ KAPILARIMIZ değil İKİ KAPIMIZ
- HER İKİSİ değil İKİSİ ya da HER BİRİ
- HER "İNSAN/IN" değil HER KİŞİ/NİN
- HER NE KADAR ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN/RAĞMEN değil HER NE KADAR ŞÖYLE OLSA DA ya da ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN
- HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/SİKİMSE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"
- HER NEYSE değil/yerine NEYSE
- HER SEFERİNDE değil/yerine/= DEĞME KEZ
- HER ŞERDE, BİR HAYIR VARDIR" değil HER ZAHMETTE, BİR RAHMET VARDIR
- HER ŞEY, DEĞİŞİR değil HER ŞEY, (BELİRLİ/BELİRSİZ) BİR ŞEYE GÖRE DEĞİŞİR
- HER ŞEY ile/ve/değil/||/<>/>/< HER ŞEYDE
- HER ŞEYİ BİLİYOR OLMAK değil ÇOĞUNLUĞUN, PEK FAZLA ŞEY BİLMİYOR OLMASI
- HER "ŞEYSİ" değil HER ŞEYİ
- HER "SORUNLARINI" (ÇÖZMEK) değil HER SORUNUNU (ÇÖZMEK)
- HER ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BAZI
( [kitap] Okunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazılarına başvurulur. )
( [eşya] Kullanılmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları saklanır. )
( [yazar] Sevilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları (sadece) beğenilir. )
- HER ... ile/değil HİÇBİR ...
- HERBAL[İng.] değil/yerine/= OTSU BİTKİ
- HERC Ü MERC değil/yerine/= ALTÜST, KARMAKARIŞIK, ALLAK BULLAK, DARMADAĞINIK
- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ
( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )
- HEREDİTE/HEREDITY[İng.] değil/yerine/= KALITIM, SOYA ÇEKİM
- HEREDİTER/HEREDITARY[İng.] değil/yerine/= KALITIMSAL
- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES
- HERHALDE değil/yerine YÜKSEK/BÜYÜK OLASILIKLA
- HERHALDE["HERALDE" değil!] ile/değil/yerine SANIRIM
- HERHANGİ BİR) DÜŞÜNCEYE:
MAHKÛM/İYET ile/ve/değil/yerine HÂKİM/İYET
- HERHANGİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK)
- HERHANGİ BİRİ OLMAK ile/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ OLMAK
- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/></> HER YERDEKİ ADÂLET
( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/>> Düzen. )
( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )
( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )
- HERKES BİLİRLERDİ değil HERKES BİLİRDİ
- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL
- HERKES, KENDİ İŞİNE BAKSIN! değil HERKES, KENDİ İÇİNE BAKSIN!
- HERKES YAPAMAZ ile/ve/değil HERKES, HER ZAMAN (KOLAY KOLAY) YAPAMAZ
- HERKES YAPIYORSA BIRAK YAPSINLAR | KİMSE YAPAMIYORSA BEN NASIL YAPAYIM ile/değil/yerine/>< HERKES YAPIYORSA BEN DE YAPABİLMELİYİM | KİMSE YAPAMIYORSA BEN YAPAYIM
- HERKES ile/değil/yerine ÇOĞUNLUK
- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES
( [not] EVERYBODY vs./and/but EVERYBODY WHO ARE READY
EVERYBODY WHO ARE READY instead of EVERYBODY )
- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ
- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY
- HERKES ile/ve/değil/||/<> HERHANGİ BİRİ
- HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK
- HERKESE ...'YA DİKKAT ETMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM değil HERKESİ ...'YA DİKKAT ETMESİ İÇİN UYARIYORUM
- HERKESİN:
"BEYNİ" değil ZİHNİ
:FARKLI ÇALIŞIR
- HERKESİN:
YANLAŞTIĞI KİŞİ/LER ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ANLAŞTIĞI KİŞİ/LER
- HERKESTE VAR değil HER YERİ/ŞEYİ KAPLAYAN
- HERKEZ değil HERKES
- HERMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMALİN
- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ
- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ
- HERMAPHRODITISM[İng.] değil/yerine/= HERMAFRODİTLİK
( Tek bir canlının hem erkek, hem de dişi cinsel organlarına sahip olması durumu. Birçok omurgasız canlı ve bitkide rastlanan bir durumdur. Etimolojik olarak, Yunan mitolojisinde haberleşme tanrısı olan "Hermes", ve güzellik tanrıçası olan "Afrodit" isimlerinin birleşiminden köken alır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERMELINE[İng.] ile/değil/yerine/= HERMELİN
- HERNİ/HERNIA[İng.] değil/yerine/= FITIK
- HERNİASYON/HERNIATION[İng.] değil/yerine/= FITIKLAŞMA
- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU
- HERŞEY ile/ve/değil/yerine ÇOK ŞEY
- HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR HAYIR VARDIR ile/değil HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR OLABİLİR/ARAMAK GEREK
- HERŞEYDEN ÖNCE ... ile/değil/yerine TÜM BUNLARIN YANISIRA ...
- HERŞEYİ BİLEN ile/değil KENDİNİ BİLEN
- HERŞEYİ KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil/<> HİÇBİR ŞEYE İNDİRGENEMEZ/LİK
- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK
- ... HERŞEYİN EN İYİSİNE LÂYIKTIR ile/değil ... HERŞEYİN EN İYİSİNİ YAPAR/DI
- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ
- HERTZSCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGALARI
- HERTZIAN WAVE[İng.] / ONDE HERTZIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGASI
- HERTZ EFFECT[İng.] / EFFET HERTZ[Fr.] / HERTZ-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ETKİSİ
- OSCILLATEUR HERTZIEN[Fr.] / HERTZSCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ OSİLATÖRÜ
- HERTZIAN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HERTZ SALINGACI
- HERTZ[İng.] değil/yerine/= HERTZ
( Uluslararası Birimler Sisteminde (SI) frekansın birimidir. Saniyede bir döngü ya da salınım anlamına gelir. "Hz" ile gösterilir ve birimi s-1'dir. İsmini, radyo dalgaların varlığını kanıtlayan Alman fizikçi Heinrich Hertz'den alır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERTZ[İng.] / HERTZ[Fr.] / HERTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ
- HERTZSPRUNG-RUSSELL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE HERTZSPRUNG-RUSSELL[Fr.] / HERTZSPRUNG-RUSSELL-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZSPRUNG-RUSSELL ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)
- HESABI:
"YIKMAK" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"
- HESAP BAKİYESİ değil/yerine/= SAYANAK KALANCASI
- HESAP CETVELİ değil/yerine/= SAYIŞ ÇİZELGESİ
- HESAP CÜZDANI değil/yerine/= SAYANAK BETLEĞİ
- HESAP EDİLME/HESAPLANMA değil/yerine/= SAYIŞILMA
- HESAP ETMEK/HESAPLAMAK değil/yerine/= SAYIŞLAMAK
- HESAP MAKİNESİ değil/yerine/= SAYIŞ YAPAR
- HESAP SAHİBİ değil/yerine/= SAYANAK İYESİ
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜM/KATKI SUNMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK
- HESAP SORMAK ile/değil/yerine UYARMAK
- HESAP ile/ve/değil/||/<>/< AKD
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Parmak hesabı. )
(1996'dan beri)