Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.806 başlık/FaRk ile birlikte,
33.806 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(56/137)
- HTS/RAPID TREATMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HIZLI TEDAVİ DÜZENİ
- HTTP/HYPERTEXT TRANSFER PROTOCOL[İng.] değil/yerine/= ÜST METİN AKTARIM PROTOKOLÜ
- HUBB[Ar.] ile/değil/yerine/>< HUBB[Ar.]
( Aldatıcı, kurnaz, hilekâr. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevgi. )
- HÜBL'S REAGENT[İng.] / HÜBL REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜBL AYIRACI
- HÜBNER RHOMB[İng.] / LOSANGE DE HÜBNER[Fr.] ile/değil/yerine/= HÜBNER EŞKENAR DÖRTGENİ
- HÜCKEL THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= HÜCKEL KURAMI
- HÜCRE[Ar.]/CELL[İng.] değil/yerine/= GÖZE
- CELL CONSTANT[İng.] / ELEKTROLYSE ZELLEN KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜCRE SABİTİ
- CELL VOLTAGE[İng.] / ZELLEN SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜCRE VOLTAJI
- HÜCRE[Ar.] değil/yerine/= YUVAR, GÖZE
- HÜCRE/VÎ değil/yerine/= GÖZE/CİL
- HÜCUM (ETMEK) değil/yerine/= SALDIRI (SALDIRMAK)
- HÜCUM değil/yerine/= İLERİ
- HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD/İBİBİK/MÜRG-İ SÜLEYMÂN[Fars.] değil/yerine/= ÇAVUŞKUŞU
( Çok renkli, çizgili ve kötü kokan bir kuş. )
( Mezbelede açtığı bir çukur içinde yumurtlar. Yer altında bulunan suları, sanki bir cam içindeymiş gibi gördüğü söylenir. | SÜLEYMAN PEYGAMBER İLE SEBÂ MELÎKESİ BELKİS ARASINDA HABER GETİRİP GÖTÜREN KUŞ | TASARRUF-I İLÂHÎ [bkz. EBÜRREBİ'] )
- HUDUT[Ar.] değil/yerine/= SINIR
- HÜKMETMEK değil/yerine/= EGEMENLENMEK
- TÜZE/HUKUK:
BAŞLANGIÇTA ile/ve/değil/||/<>/> GÜNÜMÜZDE
- TÜZE/HUKUK:
ZORUNLU/LUK ile/ve/değil/||/<>/< GEREKLİ/LİK
- HUKUKTA, KARDEŞLİK değil KARDEŞLİK HUKUKU
- HUKUKU:
DELMEK ile/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK
- HUKUK'UN:
KÖRELTİLMESİ değil/yerine/>< YAYGINLAŞTIRILMASI
- HÜKÜMDAR ile/değil/yerine/=/<> İLHAN
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/=/<> Bir ilhanlığın başında bulunan hükümdar/imparator. | İran Moğollarında hükümdarın sanı. )
- HÜKÜMDARLIK değil HÜKÜMRANLIK
- HÜKÜMET[Ar.]/KABİNE[Fr./İng.] değil/yerine/= YÖNETKE
- HÜKÜMRAN[Fars.] değil/yerine/= EGEMEN
- HÜKÜMRANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DİSİPLİN ile/ve/> YÖNETİMSELLİK
- HÜKÜMSÜZ değil/yerine/= GEÇERSİZ
- HÜKÜMSÜZLÜK değil/yerine/= GEÇERSİZLİK
- EZCÜMLE/HULÂSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZET/LE [bkz. ZÜBDE] | KISACA )
- HÜLLE[Ar. HULLE] ile/değil HİLE
( "Medeni Kanun"un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi. @@ Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. )
- HULÛL ile/değil TAHALLÜL
( Haramdır. İLE/DEĞİL Helâldir. )
( Hz. İbrahim, tahallül ve halildir. )
- HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET
- HUM değil/yerine/= UĞULTU
- HÜMANİST[Fr. < HUMANISTE] değil/yerine/= İNSANCIL
- HÜMANİZM[Fr. < HUMANISME] değil/yerine/= İNSANCILLIK
- HÜMANİZM/HÜMANİST değil/yerine/= İNSANCIL
( Bilgelik/hikmet/irfan ile hak arayışı. )
- HUMAR[Ar.] ile/değil/yerine SERSEMLİK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İçki ya da uyku sersemliği. )
- HUME-ROTHERY PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE HUME-ROTHERY[Fr.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY İLKESİ
- HUME-ROTHERY RULE[İng.] / HUME-ROTHERY REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUME-ROTHERY KURALI
- HUMERUS[İng.] değil/yerine/= PAZU KEMİĞİ
( Pazu kemiği ya da Latince adıyla humerus, omuz ve ön kol arasındaki uzun kemiktir. Kürek kemiği ile ön kol kemiklerini birbirine bağlar. Humerus, Latince’de omuz ya da üst kol anlamına gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT
- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL
- HUMPHREYS SERIES[İng.] / SÉRIES D'HUMPHREYS[Fr.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS DİZİLERİ
- HUMPHREYS-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HUMPHREYS SERİSİ
- HUMUS[İng.] / HUMUS[Fr.] / HUMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= HUMUS
- HUNDSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALI
- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI
- HÜNER:
BİLMEK ile/ve/değil/<> İÇİNDE YAŞAMAK
- HÜNER[Fars.] değil/yerine/= BECERİ
- HUNHAR(/CA)[Fars. < HUNHVÂR] değil/yerine/= KAN DÖKÜCÜ, KANA SUSAMIŞ(/ÇA/SINA)
- FILTER, FUNNEL[İng.] / FILTRE[Fr.] / FILTER, FILM[Alm.] ile/değil/yerine/= HUNİ, SÜZGEÇ/FİLTRE
- HURDA" ile/değil CESET
- HURDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİNCİ EL
- HURDA/CI ile/ve/değil/yerine/<>/>< ANTİKA/CI
( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Bağırmaz. )
- HURDA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AVADANLIK
- PALM OIL[İng.] / HUILE DE PALME[Fr.] ile/değil/yerine/= HURMA YAĞI
- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI
- HÜRMETTE KUSUR ETMEMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYGIYI EKSİK ETMEMEK
- HURRA[İng.] değil/yerine/= YAŞA!
- HURÛFÎLİK ile/değil/yerine İLM-İ HURÛF
- HURÛŞ[Ar.] değil/yerine/= COŞMA, TAŞMA, ŞAMATA, TELÂŞ, GÜRÜLTÜ
- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]
( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil HÜSN-Ü ZANN
( HÜSN-Ü ZANN İLE BAK
GÖRDÜĞÜN RAHMAN OLUR )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil SÛ-İ ZANN
- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM
( İyi niyet. )
- HÜSNÜHAL KAĞIDI değil/yerine/= İYİ DURUM BELGESİ
- HÜSNÜNİYET değil/yerine/= İYİCİLLİK
- HÜSNÜYUSUF değil/yerine/= GUGUÇİÇEĞİ
( Karanfilgillerden, bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen bir bitki. )
( DIANTHUS BARBATUS )
- HÜSRAN[Ar.] değil/yerine/= BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI
- HÜSRANINI BELİRTMEK/BİLDİRMEK:
"TEPKİ" ile/değil PAYLAŞIM
- HUSÛL[Ar.] değil/yerine/= ÜREME, TÜREME, ORTAYA/MEYDANA ÇIKIŞ
- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- HUSUSİ/MAHSUS/MÜNHASIR değil/yerine/= ÖZEL
- HUSUSİYET değil/yerine/= ÖZELLİK
- HÜVİYET[Ar.] değil/yerine/= KİMLİK
- HUY değil/yerine/= ALIŞKI/ÂDET[Ar.]
- HUY[Aniden "gelen"/çıkan.] değil/yerine/>< ERDEM
- HUY değil/yerine HUY EDİNMEK
( Bilinçsiz. DEĞİL/YERİNE Farkındalıkla. )
- HUY ile/ve/değil/yerine TUTUM
- HUYGENS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS GÖZMERCEĞİ
- HUYGENS' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HUYGENS[Fr.] / HUYGENSSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HUYGENS İLKESİ
- HUYSUZ" değil HUYSUZ
( Herhangi bir huyu bulunmayan. DEĞİL Bir ya da bazı huyları dengeli ve hoş olmayan, orantısız davranış ve sözlerin olan kişi. )
- HUYSUZLAŞMAK ile/değil HUYSUZLANMAK
- HÜZÜN ile/ve/değil MUHABBET
( [not] MELANCHOLY vs./and/but LOVE )
- HUZUR, İSLÂMDADIR ile/ve/değil HUZUR, TESLİMİYETTEDİR
- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM
- HUZUR değil/yerine/= ERİNÇ/DİRLİK
- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ
- HUZUREVİ değil/yerine YAŞAMEVİ
- HYBRID ZONE[İng.] değil/yerine/= HİBRİT BÖLGE
( Türleşmiş, farklılaşmış popülasyonların birbirleriyle çiftleştikleri coğrafi bölgelerdir. Türleşme tamamen gerçekleşmediği için ya da farklı tür olmalarına karşın türlerin modern tür tanımı dahilinde çiftleşebilmeleri sonucunda oluşur. Bu alanda bol miktarda farklı türlerin çiftleşmesi sonucu oluşan melez birey bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HZ. ALİ:
4. değil 1.
( Kâmil olan, sonradan gelir/getirilir. )
- HZ. EBÛ BEKİR CAMİLERİ ile/ve/değil/yerine HZ. ÖMER CAMİLERİ
- HZ. İSA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOKRATES
( Sevgi > Saygı > Hakikat. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Hakikat > Saygı > Sevgi. )
( Kişi üzerinden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram[olgu/bilgi/felsefe/bilim] üzerinden. )
- HZ. MUHAMMED GİBİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> MUHAMMED OLMAK
- HZ. MUHAMMED'İN:
DÜNYAYA GELMESİ ile/ve/değil DÜNYAYI TEŞRİFİ
- HZ. MUHAMMED'İN GÖÇMESİ:
HAC YILI değil HACCINI YAPTIĞI YIL
- HZ. MUHAMMED('İN):
"GÖLGESİ YOK/TU" değil KENDİNİ GÖVDE OLARAK DÜŞÜNMEZ/Dİ
- HZ. YÛŞÂ'NIN:
"UZUNLUĞU" değil ÇOK SEVİLMİŞLİĞİ(NDEN)
- İ < D ile İ > D ile İ < D ile/değil/yerine/<>/> İ <> D
( Doğa, insanı/kişiyi belirler. İLE Kişi, doğayı bilir/belirler. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE İkisi de birbirini belirler. )
- i. inf.[Lat. < INFUSUM] değil/yerine/= ENFÜZYON
- I-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İ-TİPİ YARIİLETKEN
- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI
- İADE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= GERİVERİ/GERİ VERMEK/ÇEVİRMEK
- İADE ile/değil SINIRDIŞI ETME
( GERİ GÖNDERMEME İLKESİ[NON REFAULEMENT] )
- İADE/Lİ TAAHHÜTLÜ değil/yerine/= GERİ GÖNDERİM/Lİ
- IATROPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İATROFOBİ
( Doktorlara ve tıbbi testlere karşı duyulan aşırı korku.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İBÂRE değil/yerine/= SÖZCE
- İBARET/MÜREKKEP değil/yerine/= OLUŞAN
- İBÂRET değil/yerine/= OLUŞMAKTA
- İBE/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- IBIT[İng.] ile/değil/yerine/= İBİT
- IBOGAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İBOGAİN
- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA
- İBRAZ BANKASI/PRESENTING BANK değil/yerine/= SUNUM BANKASI
- İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE
- İBRE değil/yerine/= İMGİ
- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK
- İBTİDÂ'[< BED] değil/yerine/= BAŞLAMA | BAŞLANGIÇ | BAŞTA, EN ÖNCE
- İÇ DENİZ ile/değil KÖRFEZ
- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ
- INTERNAL CONVERSION ELECTRON[İng.] / INNERE UMWANDLUNGSELEKTRON, INNERES KONVERSIONSELEKTRON, INTERNES KONVERTIERUNGSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM ELEKTRONU
- INTERNAL CONVERSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERER KONVERSIONSKOEFFIZIENT, INNERER UMWANDLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM KATSAYISI
- INTERNAL CONVERSION[İng.] / CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERE KONVERSION, INNERE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM
- KUDRET-İ DÂHİLÎ[Osm.] / INTERNAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE INTERNE[Fr.] / INNERE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ ENERJİ
- INTERNAL PHOTOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOÉLECTRIQUE INTERNE[Fr.] / INNENPHOTOELEKTRISCHER EFFEKT, INNERER LICHTELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ FOTOELEKTRİK ETKİ
- İÇ İÇE/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİLİ/LİK
- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI
- INTERNAL WORK[İng.] / TRAVAIL INTERNE[Fr.] / INNENARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ İŞ
- INNER QUANTUM NUMBER[İng.] / INNERE QUANTUM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ KUANTUM SAYISI
- BODY-CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ MERKEZLİ KÜP SİSTEM (HACİM MERKEZLİ KÜBİK | HMK)
- IMPLOSION[İng.] / IMPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ PATLAMA
- DISPROPORTIONATION REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ REDOKS TEPKİMESİ
- DISPROPORTIONATION[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ REDOKS
- İÇ SES" değil SEZGİ
- INTERNAL STANDARD[İng.] / INNERE STANDARDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ STANDART
- INTERNAL FRICTION[İng.] / FRICTION INTÉRIEURE, FROTTEMENT INTÉRIEUR[Fr.] / INNERE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ SÜRTÜNME
- ZWITTERION[İng.] / ION JUMEAU[Fr.] / ZWITTERION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ TUZ, İKİZ İYON
- İÇ ile/değil HİÇ
- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ
- İCAP/ÎCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK
- SUSABİLMEK/SUSABİLEN:
İCÂBEN ile/ve/değil/||/<>/< EDEBEN
- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ
- İCABINA BAKMAK değil/yerine/= GEREĞİNİ YAPMAK
- İCAP ETMEK değil/yerine/= GEREKMEK
- İCAPÇI değil/yerine/= GEREKÇİ
- İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ
- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF
( [not] INVENTION vs./and/<>/but TO DISCOVER )
- İCAT ile/ve/değil/<>/> YAYGINLAŞTIRMA
( Abecenin icadı, FİNİKE'liler değil/< UGARİT'ler üzerindendir. Finike'liler, yaygınlaştırmıştır. )
- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)
- İCÂZET ile/değil İZAHAT
( Olurlama, yetki. İLE/DEĞİL Açıklama. )
- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ
- İCÂZET-İ LÂHİKA değil/yerine/= SONRADAN OLURLAMA
- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA
- İCBAR ETMEK/MECBUR ETMEK değil/yerine/= GÜCEMEK
- İCBAR değil/yerine/= GÜCEM
- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]
- İCBÂR ile/değil/yerine İTİBÂR
- KONKAVER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY AYNA
- WÖLBUNGSLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY-DIŞBÜKEY MERCEK
- KONKAVLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY MERCEK
- ICD/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES | İMPLANTABLE CARDIOVERTER DEFİBRİLLATOR[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI | YÜREK İÇİ DİZEMDÜZELTİR (AYGIT)
- ICD-O/INTERNATIONAL CLASSIFICATION OF DISEASES-ONCOLOGY[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK SINIFLANDIRMASI-ONKOLOJİ
- İÇ(İN)E ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/></ya da YANSITMA
- İÇE ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİÇE ATMAK/ALMAK
- SORPTION[İng.] / SORPTION[Fr.] / SORTITION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇE TUTUNMA
- İÇEKAPANIK/LIK ile/ve/değil/yerine İÇEDÖNÜK/LÜK
- İÇERİK ÖNEMLİ DEĞİL değil İÇERİĞİ, (BURADA/BUGÜN[ÇAĞIMIZDA]) ÖNEMLİ DEĞİL
- İÇERİK ile/değil İÇİRİK
( ... İLE/DEĞİL Yatak doldurmaya yarayan, pamuk, kıtık vb. şeyler. )
- İÇERİM değil İÇERİK
- İÇGÜDÜ ile/ve/değil NİYET
( [not] INSTINCT vs./and/but INTENTION )
- ICHTHYOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= İHTİYOFOBİ
( Balık yeme korkusu olarak bilinen, Yunanca'da "balık" anlamına gelen ἰχθῦς ("ichtus") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ICHTHYOSAUR[İng.] değil/yerine/= İCHTHYOSAUR
( Büyük oranda Mezozoik denizlerde görülen, balık ve domuzbalığı benzeri, soyu tükenmiş bir deniz canlısı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İÇİ BOŞ ile/değil ORTASI BOŞ
- İÇİM BURKULUYOR değil İÇİM BURULUYOR
- İÇİM ÜÇBUÇUK ATIYOR değil GÖTÜM ÜÇBUÇUK ATIYOR
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... AÇISINDAN
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- İÇİNDE VARSA" ile/değil/||/<>/< İÇİNDEN GELİYORSA
- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)
- İÇİNE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BÜTÜNLEŞMEK
- İÇİNE GİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCELEMEK
- İÇKİ ile/ve/değil/yerine İÇECEK
- İÇKİ ile/değil/yerine İÇİT
( İçinde alkol bulunan içecek. | İçki içme işi. İLE/DEĞİL/YERİNE İçilecek şey. )
- İÇKİN/LİK ile/ve/değil BAŞAT/LIK
- İÇKİYLE SARHOŞ/LUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞ/LUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )
- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU
- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ
- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME
- İCRAAT[Ar.] değil/yerine/= İŞ YAPMA; UYGULAMALAR
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK
- ICT/INFORMATION AND COMMUNICATION TECHNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- I.C.T. COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= I.C.T. KATSAYISI
- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ
( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )
- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ
- İÇTİMA/İNİKAT değil/yerine/= TOPLANMA/TOPLANTI
( Toplanma, toplantı. | Askerlerin, silahlı ve donatılı olarak toplanmaları. | [gökbilim] Kavuşum. )
- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM
- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- ÎD[çoğ. A'YÂD] değil/yerine/= BAYRAM
- İD değil/yerine/= ALTBENLİK
- IDALIN[İng.] ile/değil/yerine/= İDALİN
- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK
- İDAM değil/yerine ADÂLET
( [not] DEATH PENALTY but JUSTICE
JUSTICE instead of DEATH PENALTY )
- [ne yazık ki]
İDAM ile/ve/değil/<> İTHAM
- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ
- İDARE ETMEK ile/değil/yerine ÇÖZÜM BULMAK
- İDARE ETMEK değil/yerine/= YETMEK
- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM
- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM
- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ
- İDARİ değil/yerine/= YÖNETSEL
- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN
- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRTMEK
- [ne yazık ki]
"İDDİA (ETMEK)" ile/ve/değil/||/<>/>/< (")MASTÜRBASYON(")
- İDDİA ETMEK" değil "ÖNE SÜRMEK"
- İDDİA ETMEK ile/ve/değil/yerine/fakat/<> SÖYLEMEK
( Edilemez. İLE/VE/FAKAT/<>/DEĞİL/YERİNE Söylenilebilir. )
- İDDİA MAKAMI değil/yerine/= SAVCILIK ORUNU
- İDDİA ile/ve/değil/||/<>/< AVUNTU
- İDDİA ile/ve/değil ÇIKIŞ NOKTASI
- İDDİA ile/değil/yerine DAVET
- İDDİA ile/değil/yerine DAYANAKÇA
- İDDİA ile/ve/değil/yerine GÖRÜŞ
( [not] CLAIM vs./and/but OPINION
OPINION instead of CLAIM )
- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT
- İDDİA ile/değil/yerine İBÂDET
- İDDİA ile/ve/değil İMÂ
( [not] ASSERTION vs./and/but ALLUSION/IMPLICATION )
- İDDİA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNANÇ
- İDDİA ile/ve/değil/<> İNAT
- İDDİA değil/yerine NEŞE
- İDDİA ile/değil OLGU
- İDDİA ile/ve/değil/yerine ÖNESÜRÜM
- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN
( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )
- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL
- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV
- İDDİA ile/değil SÖYLEM
- İDDİACI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İDDİALI OLMAK
- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR
- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )
( [not] TO BE ASSERTIVE vs./but TO MAKE AN EFFORT
TO MAKE AN EFFORT instead of TO BE ASSERTIVE )
- İDDİA/LI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )
(1996'dan beri)