Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.910 başlık/FaRk ile birlikte,
33.910 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(93/137)
- O DELİK DEĞİL ile/değil O, DELİK DEĞİL
- O DÖNEMDE, ... ile/değil O DÖNEM DE, ...
( Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır! Lütfen! Sadece biraz (daha) özen! )
( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse, o zaman söylenilen şey, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler, kendini umutsuz bir karmaşanın içinde bulur. Bu nedenle, söylenilen şey, her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )
- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU
- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- O-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= O KABUĞU
- O-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= O-KATMANI
- O OLMAK ile/ve/değil/yerine KENDİN OLARAK, O OLMAK
( [not] BEING THAT LIKE vs./and/but BEING THAT BY SELF
BEING THAT BY SELF instead of BEING THAT LIKE )
- COUCHE O[Fr.] ile/değil/yerine/= O TABAKASI
- O-TOLIDINE[İng.] / O-TOLIDINE[Fr.] / O-TOLIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= O-TOLİDİN
- O YÜZDEN DOLAYI" değil O YÜZDEN (ya da ...DAN DOLAYI)
- O ZAMAN ile/ve/değil/yerine O TAKDİRDE
- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE
- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE
- O ile/değil/yerine ONDAKİ İLÂHÎ TECELLÎ
- OAA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ
- OASM SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= OASM DİZGESİ
- SYSTÈME OASM[Fr.] / OASM-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= OASM SİSTEMİ
- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] değil/yerine/= SÜRÜLSÜN
- OBELİSK[Fr.] değil/yerine/= DİKİLİTAŞ
- OBERMAYER'S REAGENT[İng.] / OBERMAYER'S REAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER BELİRTİCİ
- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ
- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ
- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ
- OBESOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OBEZOFOBİ
( Kilo alma korkusu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OBEZ[Fr. < OBÉSE] değil/yerine/= ÇOK ŞİŞMAN
- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN
- OBEZİTE[Fr. < OBÉSITÉ] değil/yerine/= ÇOK ŞİŞMANLIK
- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK
- OBJE[Fr. < OBJET] değil/yerine/= NESNE
- OBJE[Fr./İng. < OBJECT] değil/yerine/= NESNE
- OBJECTİVE SENSUALİSM değil/yerine/= NESNEL DUYUMCULUK
- OBJEKTİF[Fr. < OBJECTIF] değil/yerine/= NESNEL
- OBJEKTİF["OBJEKTİV" değil!]/OBJECTIVE[İng.] değil/yerine/= NESNEL | MERCEK DÜZENEĞİ
- OBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= MERCEK
( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. | Nesnel[subjektif] karşıtı. )
- OBJEKTİF değil/yerine/= NESNEL
- OBJEKTİVİST değil/yerine/= NESNELCİ
- OBJEKTİVİTE[Fr. < OBJECTIVITÉ] değil/yerine/= NESNELLİK
- OBJEKTİVİZM değil/yerine/= NESNELCİLİK
- OBLITERASYON/OBLITERATION[İng.] değil/yerine/= TAM KAPANMA
- OBLITERE/OBLITERATED[İng.] değil/yerine/= KAPANMIŞ
- OBLIVION[İng.] ile/değil/yerine/= OBLİVİON
- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ
- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI
- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU
- OBSESİF değil/yerine/= TAKINTILI
- OBSESYON/OBSESSION[İng.] değil/yerine/= TAKINTI
- ZULMET-İ CEHL-İ İLTİZAM[Ar.]/OBSKÜRANTİZM[İng. < OBSCURANTISM] değil/yerine/= BİLMESİNLERCİLİK
- OBSKÜRANTİZM değil/yerine/= KARARTMACILIK
- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE
( [not] OTHER LANGUAGES vs./and/<>/but TURKISH )
- ÖBÜRSÜ değil ÖBÜRÜ
- OBZERVASYON/OBSERVATION[İng.] değil/yerine/= GÖZLEM
- ÖÇ değil ÖC
( Kötü bir davranış ya da sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve eylemi, intikam. )
- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU
( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP
( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI
- OCEANOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= OŞİNOGRAFİ
( Okyanusların fiziksel ve kimyasal özelliklerini, okyanuslarda yaşayan canlı türlerini, okyanusların oluşumlarını ve gelişimlerini inceleyen bilim dalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM
- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI
- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ
- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI
- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ
- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ
- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI
- DEFOKUSSIERUNG, FOKUSABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK SAPMASI
- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI
- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK
- FOCUSING[İng.] / FOCALISATION[Fr.] / FOKUSSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAMA
- ODAK/LANMA / ODAKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK/LENDİRME / ÖNCELİKLİ
- ODAKLAŞMAK değil ODAKLANMAK
- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT
- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN
- FOCUSING ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE FOCALISATRICE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ELEKTROT
- FOCUSING MAGNET[İng.] / FOKUSSIERENDER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI MIKNATIS
- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ
- ODALARDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ORALARDA
( Işıksız olmak... )
( )
- ODASINA:
"ÇEKTİ" ile/değil/yerine/>< ÇAĞIRDI
- OR/ODDS RATIO[İng.] değil/yerine/= GÖRELİ ORAN
- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK
- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM
( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )
- ODİTORYUM/AUDİTORIUM[İng.] değil/yerine/= TOPLANTI SALONU
- AUDIOGRAM[İng.] / AUDIOGRAMME[Fr.] / AUDIOGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ODİYOGRAM/ODYOGRAM
- ODSS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- ÖDÜL ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ
- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ
- ÖDÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTTAN ALMAK
- ÖDÜN VERMEK ile/değil/yerine ÖNCELİK YÖNETİMİ
- WOOD[İng.] / BOIS[Fr.] / HOLZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN
- ODYOGRAM/AUDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= İŞİTME ÇİZGESİ
- ODYOVİZÜEL değil/yerine/= GÖRSELİŞİTSEL
- OERSTED[Alm.] ile/değil/yerine/= OERSTED
- OESPER'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= OESPER TUZU
- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI
- OFANS[Fr. < OFFENCE] değil/yerine/= ATAK
- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ
- OFFAL/SAKATAT değil/yerine/= DÜŞÜT
- OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE
- OFİS[İng. < OFFICE] değil/yerine/= YAZIHANE
- ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE/AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )
( Öfkenin her zaman bir nedeni vardır fakat iyi bir nedeni yoktur. )
- ÖFKE:
KUDRET ile/ve/değil/yerine ŞECAAT
- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/>< ANLAMA
( Öfkenin olduğu yerde anlama, anlamanın olduğu yerde öfke barın(a)maz. )
- ÖFKE" ile/değil/yerine/||/>< AŞK
- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< "BEKLENTİ"
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİK
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ÖKE
- ÖFKE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖZNE
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< REFLEKS
- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI ÖFKE
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞECÂAT
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. )
( Öfkeyi, şecaate çeviren, merhamettir. )
( Merd-i kıptî, şecaat arz ederken sirkatin söylermiş. )
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< ŞEFKÂT
( Uzaklaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır. )
- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "TEPKİ"
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< YOK SAYILMA
- ÖFKEDE:
GÖZ KIZARIR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YÜZ KIZARIR
( [Öfke ...]
Gelince. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gidince. )
( Kâzım[öfkesini tutan/yutan] olmayı yeğle/yelim!) )
- ÖFORİ/EUPHORIA[İng.] değil/yerine/= COŞU
- OFTALMİK/OPHTHALMIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ (İLİŞKİLİ)
- OFTALMOLOG değil/yerine/= GÖZBİLİMCİ
- OFTALMOLOJİ/K değil/yerine/= GÖZBİLİM/SEL
- OFTALMOSKOP/OPHTALMOSCOPE[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ GÖRECİ
- ELEMENTAL ANALYSIS[İng.] / ELEMENTARE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖGE/ELEMENT ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- ÖGE ile/değil/yerine/||/<> ÖZNE
- ÖĞLEN (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI) değil ÖĞLE (YEMEĞİ/TATİLİ/ARASI)
( Halk dilinde. | Meridyen düzlemi.[NIFS-I NEHAR] DEĞİL Gün ortası.[Öğleden önce, öğleye doğru.] )
- SAYGI DUYMAK/GÖSTERMEK | DUYAN/GÖSTEREN:
ÖĞRENCİ(N)DEN değil ÖĞRENCİ(N/Y)E
- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR
- ÖĞRENİLECEK OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK EDİLECEK OLAN
- ÖĞRENİLEN ÖZGÜRLÜK ile/değil/yerine ÖZGÜRLÜK
( [not] LEARNED FREEDOM vs./but FREEDOM
FREEDOM instead of LEARNED FREEDOM )
- ÖĞRENİLEREK ile/ve/değil SORGULANARAK
- ÖĞRENİM/ÖĞRETİM ÜNİVERSİTESİ ile/ve/değil/yerine ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTESİ
- ÖĞRENİYORUM ile/ve/değil/yerine/||/<> DÜŞÜNÜYORUM
- ÖĞRENME ile/ve/değil/yerine KOŞULLANMA
( DISCIPULUS: ÖĞRENME/LEARNING | DISCIPULA: DÜZEN TAKİBİ/MAINTAINANCE OF ORDER
[not] LEARNING vs./and/but CONDITIONING
CONDITIONING instead of LEARNING )
- ÖĞRENME ile/ve/değil/<> SÜZME
- ÖĞRENMEK/ANIMSAMAK ile/ve/değil/yerine YARATMAK
( [not] TO LEARN/REMIND vs./and/but TO CREATE
TO CREATE instead of TO LEARN/REMIND )
- ÖĞRENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ALIŞMAK
- ÖĞRENMEK ile/ve/değil/<> DEĞER KAZANMAK
- ÖĞRENMEK ile/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMAK
- ÖĞRENMEK ile/ve/<>/değil/yerine KEŞFETMEK
( [not] TO LEARN vs./and/<>/but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO LEARN )
( ... ile/ve/<>/değil/yerine FAXIAN )
- ÖĞRETİ/DOKTRİN ile/ve/değil/||/<>/< KURAM/TEORİ
- ÖĞRETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAHA FAZLASI
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine AKTARMAK
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine ANLA(T)MAK
( En iyi öğrettiğin şey en çok öğrenmen gereken şeydir. )
( Bir kişiye bilgimin bir bölümünü öğrettiğimde, o kişi, bunun öteki üç bölümünü öğrenemezse, dersimi bir kez daha yinelemem. )
( Hocanın derdi öğretmektir, küstürmek değil! )
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO EXPLAIN
TO EXPLAIN instead of TO TEACH )
( JIAO ile/değil/yerine ... )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜŞÜNMELERİNİ SAĞLAMAK
- ÖĞRETMEK ile/ve/<>/değil/yerine GÖSTERMEK
( [not] TO TEACH vs./and/<>/but TO SHOW
TO SHOW instead of TO TEACH )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine KEŞF ETTİRMEK
( [not] TO TEACH vs./and/but TO GET DISCOVER
TO GET DISCOVER instead of TO TEACH )
- ÖĞRETMEK ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ÖĞRENMEK
( Öğretirken, kendini araya sokmamalı; öğrenirken, "ben varım" dememeli. )
( Öğretirken alçakgönüllülük, öğrenirken o bile değil [tam teslimiyet!(bilgiye tabii! kişiye değil!)]. )
( [öğrenmek] İki kere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Bir kere. )
( Ne yazık ki bildiğini kullanmayanların/uygulamayanların, aklını kullanmayanların/kullanmayacakların kapıldığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Aklını kullananların/kullanacakların önceliği. )
( TO TEACH and/||/=/<>/< TO LEARN )
- OGTT/ORAL GLİKOZ TOLERANS TESTİ ORAL GLUCOSE TOLERANCE TEST[İng.] değil/yerine/= ŞEKER YÜKLEME TESTİ
- ÖĞÜT VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ/DOĞRU ÖRNEK OLMAK/GÖSTERMEK
( Yolu uzun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu kısa. )
( Kolay. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Kolay değil". )
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<> (İYİ/YETERLİ/NİTELİKLİ) ÖRNEK
( Yolu, uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Yolu, kısa ve etkilidir. )
- ÖĞÜT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRNEK
( Yolu/süreci uzundur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yolu/süreci kısa ve etkilidir. )
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- MOU DRE, BROYAGE[Fr.] / MAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME
- MOUDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OĞÜTMEK
- ÖĞÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/>< ÜRETMEK
- OH OLSUN ile/değil/yerine/>< O OLSUN
- OHCA/OUT OF HOSPITAL CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= HASTAHANE DIŞI KALP DURMASI
- OHM'S LAW[İng.] / LOI DE OHM[Fr.] / OHMICHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM YASASI
- OHM[İng.] değil/yerine/= OHM
( Uluslararası Birim Sistemi'ne göre bir elektrik devresindeki elektriksel direncin ölçü birimi. Ω işareti ile gösterilir. Adını Alman Fizikçi Georg Ohm'dan alır. 1 ohm, 1 voltluk potansiyel farkın 1 amperlik bir akım ürettiği bir devrenin direncine eşittir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OHM[İng.] / OHM[Fr.] / OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= OHM
- OHMMETER[İng.] değil/yerine/= OHMMETRE
( Bir elektrik devresindeki devre elemanlarının elektrik akımına karşı gösterdiği direnci ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OJE[Fr. < ONGLÉ] değil/yerine/= TIRNAK PARLATICISI
- ÖKARYOT/EUKARYOTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ
- ÖKARYOT değil/yerine/= GERÇEK ÇEKİRDEKLİ
- OKB ile/ve/değil/||/<>/< YAYGIN KAYGI BOZUKLUĞU
- OKDS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- ÖKLİD GEOMETRİSİ:
YER/DÜNYA İÇİN değil GÖK İÇİN
- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ
- OKLÜZİV/OCCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI
- OKLÜZYON/OCCLUSION[İng.] değil/yerine/= TIKANMA
- OXA-[İng.] / OXA-[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSA-
- OKSALİK[Fr.] değil/yerine/= KUZUKULAĞI ASİDİ
( Kuzukulağı gibi çoğu bitkide rastlanılan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan, keskin, zehirli asit anlamında kullanılır. [HOCO-COOH] )
- OKŞAMAK ile/ve/değil/||/<> OVMAK
- OXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSAS-
- OKSİDAN/OXIDANT[İng.] değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ
- OXYDATIONS WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON DEĞERİ
- OKSİDASYON/OKSİTLE(N)ME/OXIDATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSELTGE(N)ME
- OXYDATIONSVORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON OLAYI
- OXYDATION REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON REAKSİYONU
- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI
- OXYDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON
- OKSİDATİF/OXIDATIVE[İng.] değil/yerine/= OKSITLEYEN
- OXYHÉMOGLOBINE[Fr.] / OXYMOGOLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHEMOGLOBİN
- KNALLGAS[İng.] / MÉLANGE TONNANT[Fr.] / KNALLGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİHİDROJEN GAZI, KNALLGAZ
- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI
- SAUERSTOFFWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN DALGASI
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- KNALLGASGEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMILAÇ
- CHALUMMEAU DE OXYGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN HAMLACI
- OXYGÈNE FLAMME[Fr.] / SAUERSTOFF FLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN KAYNAĞI
- OXYGEN POINT[İng.] / POINT D'OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN NOKTASI
- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- MÜVELLİD-ÜL HÜMÛZA[Osm.] / OXYGEN[İng.] / OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN
- OKSİJENATÖR/OXYGENATOR[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENDİRICİ
- OXYGÉNASE[Fr.] / ATMUNGSFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENAZ
- OKSİJENİZASYON/OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENME
- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU
- OXYMONOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENOMETRE
- OKSİMETRİ/OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- OXINE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİN
- ONITRILASE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİNİTRİLAZ
- HUMZ[Osm.] / OXIDE[İng.] / OXYDE[Fr.] / OXID[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİT
- OKSİT değil/yerine/= YÜKSELTİK
- OXYGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEME
- OXYGENIZE[İng.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEMEK
- OXIDATION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLENME
- OXYDATIONSFLAMME[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİTLEYİCİ ALEV
- OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK
( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )
- RÉACTION OXO[Fr.] / OXO REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO REAKSİYONU
- OXO-[Fr.] / OXO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSO-
- ÖKSÜZ MEHMET PAŞA değil ÖKÜZ MEHMET PAŞA
- ÖKSÜZ değil/yerine/= ANNESİZ
- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI
- OCTAVE[İng.] / OCTAVE[Fr.] / OKTAVE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAV/ERİN
- OCTODE LAMP[İng.] / LAMPE OCTODE[Fr.] / OKTODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT LAMBA
- OCTODE[İng.] / OCTODE[Fr.] / ACHTPOLRÖHRE, OKTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT
- OKÜLER değil/yerine/= GÖZLEÇ
- OCULIN[İng.] ile/değil/yerine/= OKULİN
- OKULLAŞMA ORANI" değil OKULA GİTME ORANI
- OKUMA:
EKRANDAN ile/değil/yerine KÂĞITTA
( Ekrandan okuma, kâğıt üzerinden okumaya göre %25 daha yavaştır. )
- OKUMA YAPMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM YAPMAK
- OKUMA YAP(M)IYORUM" değil OKU(MU)YORUM
- OKUMA ile/ve/değil HECELEME
( [not] READING vs./and/but SYLLABLING )
- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/= DUYURMAK/İLETMEK
- OKUMAK ile/ve/değil EŞİK
- OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK! ile/ve/değil/||/<>/> OKUMAK!
( Duyduğumu unuturum, gördüğümü anımsarım, okuduğumu anlarım. )
( Kurnaz kişiler, okumayı küçümser; basit kişiler, ona hayran olur; akıllı kişiler ise ondan yararlanır. )
( Okumak bir kişiyi doldurur, kişilerle konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. )
( Kişi kendini yetiştirmek/terbiye etmek için okumalıdır! [Başkalarına bilgi satmak için değil!] )
( Kitap okumak, sevgilinin fotoğrafına bakmak gibidir. )
(
Büyük buluş! )
( )
(
)
( Bir kitabı okurken geçen iki saatin, yaşamımın çoğu yılından daha dolu olduğunu fark edince, bir kişinin yaşamının ürkütücü hiçliğini düşünürüm.
Sabahattin Ali )
( "Okuma Alışkanlığı Üzerine" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
( READING! and READING! and READING! )
- OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/< OKUYABİLMEK
- KUR'ÂN-I KERÎM:
OKUNAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞİTİLEN
- OKUR-YAZAR OLMAYAN ile/değil CAHİL
- OKUYAN/YAZAN ile/ve/değil/yerine OKUR-YAZAR
- ÖKÜZ ile/değil ÇITAK
( ... İLE/DEĞİL Boynuzları düzgün, ay biçiminde öküz. | Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan kişi. | Kaba, huysuz, kavgacı kişi. )
- OKYANUS/UMMAN[Ar.] değil/yerine/= ANADENİZ
- OKYANUS/FELEK/MUHÎT[< HAVT] değil/yerine/= ÇEVRE
( Herşeyi kuşatan. )
- OL[Fr.] ile/değil/yerine/= OL
- -OL[İng.] / -ÖL, -OLE[Alm.] ile/değil/yerine/= -OL
- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE
- OLABİLECEKLERİN OLMASI İÇİN UĞRAŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< OLMAYABİLECEKLERİN OLABİLMESİ İÇİN SABRETMEK
- OLABİLİRLİK değil OLASILIK
- OLABİLİTE değil OLASILIK
- OLABİLMEMELERİ değil OLAMAMALARI
- ... OLACAĞINI TAHMİN ETMİYORUM değil SANMIYORUM
- ORDINARY WAVE[İng.] / ONDE ORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DALGA
- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA
- EXTRAORDINARY INDEX[İng.] / AUSSERORDENTLICHER INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI İNDİS
- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN
- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI
- OLAĞAN GERİBİLDİRİM(REFLEKS) ile/ve/değil BEYİN TRAVMASI
( [Bilinci kapalı bir hastanın, (olası/çeşitli) fiziksel tepkilerinin anlamı için ayağın tabanı gıdıklanınca, ayak parmakları...] İleri doğru kasılıyorsa. İLE/VE/DEĞİL Geriye doğru kasılıyorsa. )
(1996'dan beri)