Bugün[11 Haziran 2026]
itibarı ile 33.910 başlık/FaRk ile birlikte,
33.910 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/137)


- HABB/E[Ar.] değil/yerine/= EVİN

( Tahıl tanesi. | Su kabarcığı. | Karagöz, Matiz, Külhanbeyi tiplerinin, "Yemek yemek" anlamında kullandığı söz. | Dervişlerin giydiği haydâriye'nin yakasına takılan iki yuvarlak taş.[Bu taşlar, necef ya da akik olur.(Haseneyn'in muhabbetine nişâne)] )


- HABER ALIRSAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HABER ALINCA


- HABER ALMA GEREKSİNİMİ ile/ve/değil/<> HABER ALMA HAKKI


- HABER VERMEK değil/yerine/= ÇAVLAMAK


- HABER ile/ve/<>/hem de/değil/yerine BİLGİ

( PEYÂM ile/ve/<>/hem de/değil/yerine ... )

( [not] NEWS vs./and/<>/but/also INFORMATION
INFORMATION instead of NEWS )


- HABER değil/yerine/= ÇAV


- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sorup tahkik ederek haber alma. )


- HABERCİ OLDUĞUNU:
BİLEN ile/ve/değil BİLMEYEN


- HABERCİ ile/ve/değil/||/<> ANLATICI


- HABERDAR değil/yerine/= ÇAVLI


- HABERÎ ile/ve/değil/yerine NAKLÎ


- HABERİM OLMADI ile/değil/yerine HABERİM BİLE OLMADI

( Kendini merkeze koyarak. İLE/DEĞİL/YERİNE Kavramı, olguyu, süreci, ortak alanı/durumları göz önünde bulundurarak. )


- HABERİN/BİLİNİN "DEĞERİ":
"DOLAŞIM GÜCÜ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUK


- HABERLER KÖTÜ GELSE DE ile/değil KÖTÜ HABERLER GELSE DE

( Haberlerin, "kişinin algısına/yorumuna göre değişebilir" anlamına gelmesi/getirilebilmesi. İLE/DEĞİL Haberlerin, kötü/olumsuz haberler olduğunu bildirmesi. )


- HABERLEŞMEK ile/ve/değil HABERDAR ETMEK


- HABER/MAHMUL değil/yerine/= YÜKLEM


- HABILITATION[İng.] değil/yerine/= HABİLİTASYON

( Habilitasyon, Asya ve Avrupa ülkelerinin bazılarında, en yüksek dereceli akademik bir prosedür olarak tanımlanabilmektedir. Aday, üniversite tarafından belirlenmiş olan araştırma, ileri eğitim gibi belirli kriterleri yerine getirmiş olmalıdır. Geçerli olduğu ülkelerde ilgili kriterleri yerine getiren kişiler, "Privatdozent" unvanını almakta ve bu unvan, kısaca PD Dr. olarak gösterilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HABITUS[İng.] değil/yerine/= DURUŞ | BEDEN YAPISI


- HACC KOŞULLARI ile/ve/değil YOL KOŞULLARI

( Bayanların hacca yalnız gidememeleri ile ilgili çekince Hac'a gitmesi değil eski zamanlardaki çeşitli ve uzun yol şartlarından dolayıdır. Dolayısıyla günümüzde yalnız gitmemesi yönünde bu tür bir engel bulunmamaktadır. )


- HACCP/HAZARD ANALYSIS FOR CRITICAL CONTROL POINTS[İng.] değil/yerine/= KRITİK DENETLEME NOKTALARINDA TEHLİKE ÇÖZÜMLEMESİ


- HACI ile/ve/değil HÂCE

( HACE BEKTÂŞÎ VELÎ )


- VOLUME ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE VOLUME[Fr.] / AKUSTISCHE WELLE DES DATENTRÄGERS[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM AKUSTİK DALGASI


- VOLUMEN ÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM DEĞİŞİMİ


- BULK MODULUS, MODULUS OF VOLUME[İng.] / MODULE DE COMPRESSIBILITÉ, MODULE D'ÉLASTICITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / MASSENMODUL, RAUMMODUL, VOLUMENMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM MODÜLÜ


- HACİM/CİRİM[Ar.] değil/yerine/= OYLUM/SIYGI

( Bir nesnenin, uzayda doldurduğu boşluk. | İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. | [resimde] Derinlik, üç boyutluluk etkisi. | [mimarlıkta] Yer/mekân. )

( 1 cubic kilometer [km3] = 1000000000 cubic metre/meter[m3]

1 cubic centimeter [cm3] = 1.0E-6 cubic metre/meter[m3]

1 cubic millimeter [mm3] = 1.0E-9 cubic metre/meter[m3]

1 liter [L, l] = 0.001 cubic metre/meter[m3]

1 milliliter [mL] = 1.0E-6 cubic metre/meter[m3]

1 gallon (US) [gal (US)] = 0.0037854118 cubic metre/meter[m3]

1 quart (US) [qt (US)] = 0.0009463529 cubic metre/meter[m3]

1 pint (US) [pt (US)] = 0.0004731765 cubic metre/meter[m3]

1 cup (US) = 0.0002365882 cubic metre/meter[m3]

1 tablespoon (US) = 1.47868E-5 cubic metre/meter[m3]

1 teaspoon (US) = 4.92892159375E-6 cubic metre/meter[m3]

1 cubic mile [mi3] = 4168181825.4406 cubic metre/meter[m3]

1 cubic yard [yd3] = 0.764554858 cubic metre/meter[m3]

1 cubic foot [ft3] = 0.0283168466 cubic metre/meter[m3]

1 cubic inch [in3] = 1.63871E-5 cubic metre/meter[m3]

1 cubic decimeter [dm3] = 0.001 cubic metre/meter[m3]

1 exaliter [EL] = 1.0E+15 cubic metre/meter[m3]

1 petaliter [PL] = 1000000000000 cubic metre/meter[m3]

1 teraliter [TL] = 1000000000 cubic metre/meter[m3]

1 gigaliter [GL] = 1000000 cubic metre/meter[m3]

1 megaliter [ML] = 1000 cubic metre/meter[m3]

1 kiloliter [kL] = 1 cubic metre/meter[m3]

1 hectoliter [hL] = 0.1 cubic metre/meter[m3]

1 dekaliter [daL] = 0.01 cubic metre/meter[m3]

1 deciliter [dL] = 0.0001 cubic metre/meter[m3]

1 centiliter [cL] = 1.0E-5 cubic metre/meter[m3]

1 microliter [µL] = 1.0E-9 cubic metre/meter[m3]

1 nanoliter [nL] = 1.0E-12 cubic metre/meter[m3]

1 picoliter [pL] = 1.0E-15 cubic metre/meter[m3]

1 femtoliter [fL] = 1.0E-18 cubic metre/meter[m3]

1 attoliter [aL] = 1.0E-21 cubic metre/meter[m3]

1 cc [cc, cm3] = 1.0E-6 cubic metre/meter[m3]

1 drop = 5.0E-8 cubic metre/meter[m3]

1 barrel (oil) [bbl (oil)] = 0.1589872949 cubic metre/meter[m3]

1 barrel (US) [bbl (US)] = 0.1192404712 cubic metre/meter[m3]

1 barrel (UK) [bbl (UK)] = 0.16365924 cubic metre/meter[m3]

1 gallon (UK) [gal (UK)] = 0.00454609 cubic metre/meter[m3]

1 quart (UK) [qt (UK)] = 0.0011365225 cubic metre/meter[m3]

1 pint (UK) [pt (UK)] = 0.0005682613 cubic metre/meter[m3]

1 cup (metric) = 0.00025 cubic metre/meter[m3]

1 cup (UK) = 0.0002841306 cubic metre/meter[m3]

1 fluid ounce (US) [fl oz (US)] = 2.95735E-5 cubic metre/meter[m3]

1 fluid ounce (UK) [fl oz (UK)] = 2.84131E-5 cubic metre/meter[m3]

1 tablespoon (metric) = 1.5E-5 cubic metre/meter[m3]

1 tablespoon (UK) = 1.77582E-5 cubic metre/meter[m3]

1 dessertspoon (US) = 9.8578431875E-6 cubic metre/meter[m3]

1 dessertspoon (UK) = 1.18388E-5 cubic metre/meter[m3]

1 teaspoon (metric) = 5.0E-6 cubic metre/meter[m3]

1 teaspoon (UK) = 5.9193880208333E-6 cubic metre/meter[m3]

1 gill (US) [gi] = 0.0001182941 cubic metre/meter[m3]

1 gill (UK) [gi (UK)] = 0.0001420653 cubic metre/meter[m3]

1 minim (US) = 6.1611519921875E-8 cubic metre/meter[m3]

1 minim (UK) = 5.9193880208333E-8 cubic metre/meter[m3]

1 ton register [ton reg] = 2.8316846592 cubic metre/meter[m3]

1 ccf = 2.8316846592 cubic metre/meter[m3]

1 hundred-cubic foot = 2.8316846592 cubic metre/meter[m3]

1 acre-foot [ac*ft] = 1233.4818375475 cubic metre/meter[m3]

1 acre-foot (US survey) = 1233.4892384682 cubic metre/meter[m3]

1 acre-inch [ac*in] = 102.790153129 cubic metre/meter[m3]

1 dekastere = 10 cubic metre/meter[m3]

1 stere [st] = 1 cubic metre/meter[m3]

1 decistere = 0.1 cubic metre/meter[m3]

1 cord [cd] = 3.6245563638 cubic metre/meter[m3]

1 tun = 0.9539237696 cubic metre/meter[m3]

1 hogshead = 0.2384809424 cubic metre/meter[m3]

1 board foot = 0.0023597372 cubic metre/meter[m3]

1 dram [dr] = 3.6966911953125E-6 cubic metre/meter[m3]

1 cor (Biblical) = 0.22 cubic metre/meter[m3]

1 homer (Biblical) = 0.22 cubic metre/meter[m3]

1 bath (Biblical) = 0.022 cubic metre/meter[m3]

1 hin (Biblical) = 0.0036666667 cubic metre/meter[m3]

1 cab (Biblical) = 0.0012222222 cubic metre/meter[m3]

1 log (Biblical) = 0.0003055556 cubic metre/meter[m3]

1 Taza (Spanish) = 0.0002365882 cubic metre/meter[m3]

1 Earth's volume = 1.083E+21 cubic metre/meter[m3] )

( 1 barrel dry (US) [bbl dry (US)] = 115.6271236039 liter [L,l]

1 pint dry (US) [pt dry (US)] = 0.5506104714 liter [L,l]

1 quart dry (US) [qt dry (US)] = 1.1012209428 liter [L,l]

1 peck (US) [pk (US)] = 8.8097675424 liter [L,l]

1 peck (UK) [pk (UK)] = 9.09218 liter [L,l]

1 bushel (US) [bu (US)] = 35.2390701696 liter [L,l]

1 bushel (UK) [bu (UK)] = 36.36872 liter [L,l]

1 cor (Biblical) = 219.9999892918 liter [L,l]

1 homer (Biblical) = 219.9999892918 liter [L,l]

1 ephah (Biblical) = 21.9999989292 liter [L,l]

1 seah (Biblical) = 7.3333329764 liter [L,l]

1 omer (Biblical) = 2.1999998929 liter [L,l]

1 cab (Biblical) = 1.2222221627 liter [L,l]

1 log (Biblical) = 0.3055555407 liter [L,l] )


- VOLUME[İng.] / VOLUME[Fr.] / RAUMINHALT, VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİM


- TEVESSÜ[Osm.] / EXPANSION VOLUMIQUE[Fr.] / DYNAMIKDEHNUNG, DYNAMIKEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE GENLEŞME


- VOLUMENZENTZAH[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMCE YÜZDE


- VOLUME FLOW RATE[İng.] / DÉBIT VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE STRÖMUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL AKIŞ HIZI


- VOLUME SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ALINGANLIK


- VOLUME RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ DE VOLUME[Fr.] / DURCHGANGSSPEZIFISCHE WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL DİRENÇLİLİK


- VOLUMIC DENSITY OF ELECTROMAGNETIC ENERGY[İng.] / VOLUMETRISCHE ELEKTROMAGNETISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ELEKTROMANYETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU


- VOLUMIC EXPANSION[İng.] / VOLUMENAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL GENLEŞME


- VOLUME LIFETIME[İng.] / VIE VOLUMIQUE[Fr.] / VOLUMETRISCHE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL ÖMÜR


- VOLUME CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE VOLUMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HACİMSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- HACİR değil/yerine/= KISIT


- HACIYA GİTMEK" değil HACCA GİTMEK


- HACİZ KOYMAK değil/yerine/= ELKOY YAPMAK


- HACİZ MEMURU değil/yerine/= ELKOY İŞYARI


- HACİZ/HACZETMEK değil/yerine/= ELKOY / ELKOYLAMAK


- HACK[İng.] ile/değil/yerine/>< HAK[Ar.]


- HACKER değil/yerine/= BİLGİSAYAR KORSANI


- HEKIR/HACKER[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTEN


- HEKİNG/HEKİNK/HACKING[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTME


- HAD SAFHA değil/yerine/= İLERİ EVRE


- HADÂLET ile/değil ADÂLET

( Kol ve baldırı etli olma. İLE/DEĞİL Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. )


- HADDE değil/yerine/= SÜZGEÇ, İMBİK

( Ezilerek biçimlendirilebilen mâdenlerin kütük, levha, çubuk biçimindeki parçalarını, aralarındaki mesâfeler gittikçe daralan bir dizi silindir ya da makara arasından geçirmek sûretiyle saç, tel, ray vb. duruma getiren makine. )


- HADDEHANE[Ar. HADDE + Fars. HÂNE] değil/yerine/= EĞREÇEVİ

( Büyük yassı levhaların eritildiği, merdanelerden geçirildiği yer. )


- HADDİNDEN FAZLA değil/yerine/= GEREĞİNDEN ÇOK


- HADEME/MÜSTAHDEM değil/yerine/= ODACI/İŞGÖREN


- HÂDİSE değil/yerine/= OLAY | DURUM


- HADRON[İng.] / HADRON[Fr.] / HADRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRON


- HADRONIC ATOM[İng.] / ATOME HADRONIQUE[Fr.] / HADRONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRONİK ATOM


- HADRONS[İng.] ile/değil/yerine/= HADRONLAR


- HAECKEL BIOGENETIC LAW[İng.] değil/yerine/= HAECKEL BİYOGENETİK KURALI

( Ernst Haeckel tarafından 1874 yılında öne sürülen bu kural ontogeni ile filogeni arasındaki ilişkiyi açıklar. Buna göre ontogeni filogeniyi tekrarlar. Yani bir canlının embriyolok dönemdeki gelişimi, atalarının evrimsel geçmişindeki değişimlerini tekrarlar. Bu kural bazı disiplinlerce kabul görmüş ya da genişletilmiştir. Biyoloji, antropoloji ve gelişim psikoloji bu disiplinlerden bazılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAF değil HAV[Ar.]

( Kadife, çuha vb.'nin yüzeyindeki ince tüy. )


- LEICHTER NEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFİF SİS


- LIGHT WATER[İng.] / EAU LÉGÈRE[Fr.] / LEICHTWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFİF SU


- HAFİFE ALMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ


- HAFİFE ALMAK ile/ve/değil/<> BOŞLAMAK


- HAFİT/HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN

( Eril torun. DEĞİL/YERİNE/= ... )


- HÂFIZA[Ar.] değil/yerine/= BELLEK


- HAFNIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM KARBÜR


- HAFNIUM NITRIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM NİTRÜR


- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM


- HAFRİYAT değil/yerine/= KAZIM


- PLANLAMAK:
HAFTA İÇİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAFTA SONU


- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI


- HAGEN-RUBEN RELATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBEN BAĞINTISI


- RELATION DE HAGEN-RUBENS[Fr.] / HAGEN-RUBENS-BEZIEHUNG, HAGEN-RUBENS-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBENS BAĞINTISI


- HAĞTIRAĞ/HAATIRAA değil HATIRA/ANI


- HAHNIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HAHNİYUM


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HAİL[Ar.] değil/yerine ENGEL


- HAİLE[Ar.] ile/değil/yerine ÜZÜCÜ/AĞLATICI

( Çok acıklı olay. | Koşuk biçiminde yazılmış ağlatı. İLE ... )


- HAİN değil/yerine/= SATKIN


- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK


- HAİN/LİK ile/değil/yerine VEFÂSIZ/LIK


- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)


- HAİZ OLMAK değil/yerine/= İYE OLMAK/TAŞIMAK


- HAK EDİŞ ile/ve/değil/> HAKKINDAN VAZGEÇEBİLMEK


- HAK ETMİŞLİK değil/yerine LÜTÛF


- HAK YEME ile/değil ÜZERİNE GİTME


- HAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AŞK


- HAK ile/değil BAĞIMLILIK

( [not] RIGHT vs./but DEPENDENCE )


- HAK[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMÂNET[Ar.]


- HAK ile/değil HAZ/HAD

( Birçok şeyin, hakkınız olduğuna inanabilirsiniz fakat bir düşünün bakalım! Sadece hazzınız [için] olmasın? )


- HAK ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAK//İMKÂN

( [not] RIGHT vs./and/but POSSIBILITY
POSSIBILITY instead of RIGHT )


- HAKARET ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- HAKARET ile/değil TESPİT


- HAKİKAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )

( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A

( [not] TRUTH vs./and/but FACT )


- HAKİKATE "SAHİP OLMAK" değil HAKİKATTEN HABERDAR OLMAK


- HAKİKA-TEN değil/< HAKİKATEN


- HAKİKATEN/SAHİDEN değil/yerine/= GERÇEKTEN


- HAKİKAT/İ ile/ve/değil/<> OLGUSALLIK/I


- HAKİKAT/REALİTE değil/yerine/= GERÇEKLİK


- HAKİKİ OLMAYAN ile/değil/yerine/>< HAKİKİ

( Yinelemesinde yiten. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yinelemesinde yitmeyen. )


- HAKİKÎ değil/yerine/= ÖZUYGUN


- HAKİM BAKIŞ ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< YAYGIN BAKIŞ


- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİRKİŞİ

( Yöntemi/usûlü bilir ve süreci takip etmekle görevli ve yetkilidir. Esasa dayalı bilgi, belge ve kanıtlara dayanarak son kararı belirler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Esası, içeriği[konuyu, alanı ve terimlerini] (daha) iyi/geniş/derin bilir ve/ya da belirler.[Bazı/çoğu davada, hâkimin değil/yerine bilirkişilerin ortak görüşleri ve uzlaşımsal kararı önceliklidir ya da dikkate alınmalıdır.] )


- HAKİM ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GALİP ...


- HÂKİM ile/ve/değil/yerine/||/<> HÂDİM

( Ancak, hizmet eden [hâdim], [duruma/olguya] hâkim olur. )


- HÂKİM değil/yerine/= YARGIÇ


- HAKİM/HÜKÜMRAN değil/yerine/= EGEMEN


- HAKİMİYET değil/yerine/= EGEMENLİK


- HAKÎR ile/değil HAKİR

( Değersiz, aşağı, bayağı. İLE Eskiden şalvar ve üç etek entâri yapmakta kullanılan, işlemeli görüntüsü verecek biçimde dokunmuş, sağlam ve kalın bir kumaş çeşidi. )


- HAKK:
GÖRDÜĞÜMÜZ değil GÖRDÜKLERİMİZDE YANSIR(TECELLÎ EDER)


- HAKKÂK değil/yerine/= OYMACI

( Oyma/hak işleri yapan zanaatkâr. )


- HAKKATEN" değil HAKİKATEN


- HAKKETMEK değil/yerine/= KAZIMAK


- HAKK-I MESİL değil/yerine/= SU YOLU ÜLEVİ


- HAKK-I MÜRUR değil/yerine/= GEÇİT ÜLEVİ


- HAKK-I ŞÜRB değil/yerine/= İÇME ÜLEVİ


- ... HAKKI İÇİN değil HAKKI BÂKÎ OLSUN/KALSIN


- HAKKIN, SENİN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK ile/ve/değil/yerine/<> KENDİNİN, HAKKIN YANINDA OLDUĞUNA İNANMAK


- ... HAKKINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... ÜZERİNE


- HAKKINI VERMEK değil HAKKINI TESLİM ETMEK


- ... HAKKI ("VERMEK") ile/ve/değil/||/<>/< ... FIRSATI (TANIMAK)


- HAKKIYLA değil/yerine/= GEREĞİYLE


- HAKLARIMIZIN ANIMSATILMASINDA:
"SARKITMA" değil/>< ANINDA/DERHAL


- HAKLI BULMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMAK

( [not] TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT vs./and/but DEFENCE
DEFENCE instead of TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT )


- HAKLI ÇIKMAK ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK


- HAKLI/HAKSIZ ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- HAKLI OLAN ile/değil/yerine AKLI OLAN


- HAKLI OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HAKÇA OLAN


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALİYLE


- HAKLI OLARAK ile/ve/değil/||/<>/< YERİNDE/GEREKLİ/İSABETLİ OLARAK


- HAKLI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLI OLMAK


- HAKLI ..." ile/değil/yerine YERİNDE
(BİR KARAR/SONUÇ/TUTUM)


- HAKLILIK/HAKSIZLIK:
MECAZ değil HUKUK


- HAKLILIK/HAKSIZLIK ile/ve/değil/||/<> İSABETLİLİK/İSABETSİZLİK


- HAKLI/LIK ve/değil/||/+/<>/< AKILLI/LIK


- HAKLILIK/HAKSIZLIK" ile/değil ABARTI


- HAKLISIN ile/değil O KONUDA HAKLISIN


- HAKLISIN!/YANLIŞSIN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!


- HAKSIZLIĞA/YANLIŞ ANLAŞILMAYA:
MÂRUZ KALMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MAĞDUR OLMAK ile/ve/+/değil/yerine/> MÜŞTEKÎ OLMAK


- HAKSIZLIK ile/değil BİLİNÇ FARKLILIKLARI


- HAL ÇARESİ değil/yerine/= ÇÖZÜM YOLU


- AGGREGATZUSTANDSÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL DEĞİŞİMİ


- ÉQUATION D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= HÂL DENKLEMİ


- EQUATIONS OF STATE[İng.] ile/değil/yerine/= HAL DENKLEMLERİ


- HAL DURUMU" değil DURUMU


- HÂL DURUMU" değil HÂL[Ar.] YA DA/DEĞİL/YERİNE/= DURUM[TR.]


- ZUSTANDS FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HÂL FONKSİYONU


- HAL değil/yerine/= DURUM


- HALA değil HÂLÂ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HENÜZ


- HÂLÂ ile/ve/değil/||/<> HER ZAMAN


- HÂLÂ değil/yerine/= ŞİMDİYE DEK


- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK


- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON


- HÂLBUKİ değil/yerine/= OYSA


- HALBUKİSİ" değil HALBUKİ


- HALBUSEM/HALBUSİKİ/HALBUSİKİ" değil HALBUKİ


- HALE/HEALTHY LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTISİ


- HÂLE[Ar.] değil/yerine/= AYLA/TÜLİN

( Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker. | Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire. | "Bazı kutsal kişilerin başı çevresinde gösterilen ışık halkası." )


- HALEF değil/yerine/= ARDIL


- HALEL ile/değil/yerine/>< HELÂL


- HÂLEN değil/yerine/= ŞİMDİ/ŞİMDİLİK


- HÂLET değil/yerine DURUM


- HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= YARI ÖMÜR

( Radyoaktif elementlerin atomlarının bozunması sırasında, başlangıç miktarının yarısına kadar düşmesi için gereken süredir.Karbon-14 radyoaktif elementinin yarı ömrü 5715 yıldır. Dolayısıyla, Karbon-14 metodu kullanılarak günümüzden en fazla yaklaşık 50.000 yıl öncesine kadar tarihlendirme yapabiliriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALI FABRİKASI ile/değil HALI İPİ FABRİKASI


- HALİ SABIKA İRCA değil/yerine/= ESKİSİNE DÖNDÜRME


- HALİ[Ar.] değil/yerine BOŞ/ISSIZ


- HALİHAZIR HARİTA değil/yerine/= GÜNCEL-DURUM ÇİZİNCİ


- HÂLİKIYET değil/yerine/= YARATICILIK

( HÂLİKLİK, YARATICILIK )


- HALÎL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HABİB[Ar.]

( Kendini sevdiren. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kendi sevilen. )


- HÂL/İM ile/ve/değil/||/<>/< HALÎM[Ar.]

( Durumum. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yumuşak huylu olan. )


- HALININ ...:
"ALTINA SÜPÜRMEK" ile/değil/yerine/>< ALTINI SÜPÜRMEK


- HALİSÂNE değil/yerine/= İÇTENLİKLE


- HALİTA değil/yerine/= KARIŞIM


- HALİTA[Ar.] değil/yerine KARMA/ALAŞIM[kimya]

( Birkaç şeyin karışımından oluşan. )


- HALK ile/ve/değil/yerine ÂRİF

( Zanlarıyla hareket eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İrfan sahibidir. )


- HALK[Ar.] değil/yerine/= AYMAK, TOPLUM

( Toplum olabilmek, ancak, ortak bir düzen sağlayarak olanaklıdır. )


- HALK[Ar.] ile/ve/değil KAMU


- HALK ile/değil/yerine/= TOPLUM/KAMU


- HALK[Ar.] değil/yerine/= TUY


- HALK ile/değil ZUHUR

( Yaratılma. İLE/DEĞİL Dışlaşma. )


- HALKA[Ar.] değil/yerine/= DEĞREK/DOLANGI


- RING[İng.] / ANNEAU[Fr.] / RING[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKA


- CYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSE CYCLIQUE[Fr.] / ZYKLISCHE VERBINDUNG, RING VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKALI BİLEŞİK


- ACYCLIC COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= HALKALI ZİNCİR


- AZYKLISCHE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKASIZ BİLEŞİK


- HALKIN İRFANI ile/değil İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK


- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK


- HALL MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= HALL DEVİNİRLİĞİ


- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI


- HALL EFFECT MODULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPÇE


- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ


- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI


- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ


- HALL VOLTAGE[İng.] / TENSION DE HALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HALL GERİLİMİ


- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ


- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI


- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ


- HALL-SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL VOLTAJI


- HALLENMEK ile/değil HEMHAL OLMAK


- HALLER ORGAN[İng.] değil/yerine/= HALLER ORGANI

( Kenelerde, konukçu hayvanın bulunmasına yarayan, yağ asitlerine duyarlı kimyasal almaçtır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALLETMEK değil/yerine/= ÇÖZMEK/ÇÖZÜME KAVUŞTURMAK/YOLUNA KOYMAK


- HALLOYSITE, HALLOYLITE[İng.] / HALLOYSITE[Fr.] / HALIT, STEINSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLOYSİT


- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ


- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-


- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ


- HALOGEN LAMP[İng.] / LAMPE HALOGÈNE[Fr.] / HALOGEN-GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN LAMBA


- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN


- HALOGENERIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLEME


- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME


- INTERHALOGEN COMPOUNDS[İng.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER ARASI BİLEŞİKLER


- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER


- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR


- HALONIUM ION[İng.] ile/değil/yerine/= HALONYUM İYONU


- HALOTHANE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTAN


- HALOTHENE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTEN


- HALPHEN REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= HALPHEN REAKTİFİ


- HALT (ETMEK) ile/değil/yerine/>< HÂL (ETMEK)


- HALT (ETMEK) ile/değil/yerine/||/>< HALK (ETMEK)

( Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma. | Uygun olmayan, beğenilmeyen. | Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Oluşturma, "yaratma". )


- HÂLÛK[Ar.] ile/değil HALÛK[Ar.]

( Sıçan otu. | Mercimek ocağı. İLE İyi huylu, ahlâklı, insaniyetli, geçim ehli olan. )


- HALUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/= MEVCUD


- HALÜSİNASYON/HALLUCINATION[İng.]/BİRSAM değil/yerine/= VARSANI


- HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] değil/yerine/= SANRI


- HALÜSİNASYON değil/yerine/= VARSANI


- HALVET ile/ve/değil/> CELVET


- HAM ile/ve/değil/||/<> BİÇİMSİZ


- HÂM değil/yerine/= ÇİĞ/OLMAMIŞ/OLGUNLAŞMAMIŞ


- CRUDE[İng.] / BRUT[Fr.] / ROH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAM


- HAM[Fars.] ile/değil/yerine/>< HAS/S[Ar.]


- HAMAL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÇÜ


- HAMAM[Ar.] değil/yerine/= YUNAK


- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )


- HAMİ[Ar.] değil/yerine/= KORUYUCU


- HÂMİL[Ar.] değil/yerine/= TAŞIYAN


- HAMİLE değil/yerine/= GEBE


- HAMİLE[Ar.] değil/yerine/= GEBE/YÜKLÜ


- HAMİLİNE MUHARRER SENET değil/yerine/= TAŞIYANA YAZILI BELGİT


- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ


- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI


- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ


- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ


- HAMİYET[Ar.] değil/yerine/= KORUMA

( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )


- BLOWPIPE[İng.] / CHALUMEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMLAÇ


- HAMLAÇ[Ar.] değil/yerine ÜFLEÇ

( ... İLE Kaynak yapımında, metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan, alev püskürten araç. | Laboratuvarlarda, yüksek ısı elde edilen araç. | Kirli havayı dışarı atan ya da temiz hava veren aygıt, aspiratör, vantilatör. )


- HAMLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÜFLEÇ/KAMIŞÇIK

( Kuyumcuların, bir ucunu aleve yakın tutup öbür ucunu üfleyerek alevi, altın ve gümüşün yumuşatmak istedikleri noktasına yönelttikleri eğri boru. )


- HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM/ATAK

( İleri atılma, atılım. | Saldırış, savlet. | Satrançta ve damada, taş sürme eylemi. | Atak. )


- HAMLE değil/yerine/= SÜRME


- HAMLIK ile/ve/değil/||/<> TOYLUK