Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.910 başlık/FaRk ile birlikte,
33.910 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(112/137)
- SİMÜLATÖR/SIMULATOR[İng.] değil/yerine/= BENZETEÇ
- SİMÜLE HASTA/SIMULATED PATIENT[İng.] değil/yerine/= SÖZDE SAYRI
- SİMÜLTANE/SIMULTANEOUS[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI
- SINAAT/ZANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SANAT
( Tasarım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yaratıcı imgelem. )
( İşlevi/nde olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İşlevinden/görünüşünden arındırılmış olan. )
( Aktarılabilir, tekrarlanabilir, devredilebilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Aktarılamaz, tekrarlanamaz, devredilemez. )
( [not] CRAFT vs./and/||/<>/>/but ART
ART instead of CRAFT )
- CINNABAR[İng.] / CINABRE[Fr.] / ZINNOBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNABAR
- CINNAMALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= SİNAMALDEHİT
- CINNAMIC ACID[İng.] / ACID CINNAMIQUE[Fr.] / ZIMTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNAMİK ASİT, TARÇIN ASİDİ
- ŞİNDİ" değil ŞİMDİ
- SİNDİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEZDİRMEK
- SINE QUA NON[Lat.]/ABSOLUTE MUST[İng.] değil/yerine/= OLMAZSA OLMAZ
- SİNEK ile/değil BALDIRSOKAN
( ... İLE Karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, zararlı bir sinek. )
( ... cum STOMAXYS CALCITRANS )
- ... değil SİNEKKAYDI (TRAŞ)
- SİNEMA:
SANAT ile/ve/değil/||/<>/> SANAYİ/ENDÜSTRİ
- SİNEMA TARİHÇİSİ ile/ve/değil/||/<> SİNEMA ELEŞTİRMENİ
- SİNEMA değil/yerine/= ÇELKİTEY
- SİNEMA'DA:
OSMANLI( XX. YY.) ile/ve/değil/||/<>/> AYASTEFANOS
- SINEMURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SİNEMURİYAN EPOKU
( Günümüzden 199.300.000 ile 190.800.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SINERJİ/SYNERGY[İng.] değil/yerine/= ARTI ETKİ | YÖNDEŞ ETKİ
- SYNERGY[İng.] ile/değil/yerine/= SİNERJİ
- SINERJİK/SYNERGIC[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLİ 2 .ARTI ETKİLİ
- SINERJIST/SYNERGIST[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKIN | ARTI ETKIN
- SINERJİZM/SYNERGISM[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKİLEME | ARTI ETKİLEME
- SINES (SHORT INTERSPERSED ELEMENTS)[İng.] değil/yerine/= KSE (KISA SERPİŞTİRİLMİŞ ELEMANLAR)
( Memelilerin DNA'sında bolca rastlanan her biri yaklaşık 300 baz çifti uzunluğunda olan genetik kodlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SINEŞİ/SYNECHIA[İng.] değil/yerine/= YAPIŞIKLIK
- SINESTEZİ/SYNESTHESIA[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK DUYU
- SİNEYE ÇEKMEK ile/ve/değil/||/<> GÖZE ALMAK
- SINGREFT/SYNGRAFT[İng.] değil/yerine/= TIPKI İKİZ YAMASI
- SİNGULUM/CINGULUM[İng.] değil/yerine/= KUŞAK, HALKA
- SINIF ile/değil/yerine DAL
- SINIF ile/ve/değil/yerine KESİM
- SINIF/DERSHANE değil/yerine/= ÖĞREŞLİK/ÖĞRETEY
- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)
( [not] CLASSIFICATION vs./but CATEGORY
CATEGORY instead of CLASSIFICATION )
- SINIFLAMA ile/yerine/değil SONSAL/BÜTÜNCÜL SINIFLAMA(KATEGORİ)
( ... ile/yerine/değil DEME KALIPLARI )
( [not] CLASSIFICATION vs. CATEGORY
CATEGORY instead of CLASSIFICATION )
- SINIFLANDIRMA ile/ve/değil/< ADLANDIRMA/KODLAMA
- GRENTZ POTENTIAL, E_S[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR AKIMI, İ
- LIMITING CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= SINIR AKIMI, İS
- GRENZWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR DEĞER
- GRENZFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR FREKANSI
- SINIR/HADD ile/ve/değil/yerine EŞİK
- VITESSE LIMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIR HIZ
- LIMITING CONDUCTIVITY[İng.] / GRENTZSTROM, I_S[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR İLETKENLİK
- GRENZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR IŞINIMI
- RANDSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANI
- RANDSCHICHTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANLI DİYOT
- RANDSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANLI TRANSİSTÖR
- ŞERÂİT-İ HUDÛD[Osm.] / BOUNDARY CONDITIONS[İng.] / CONDITIONS AUX LIMITES[Fr.] / GRENZBEDINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KOŞULLARI
- GRAVITE[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR POTANSİYELİ ES
- BOUNDARY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= SINIR POTANSİYELİ
- BOUNDARY LAYER[İng.] / COUCHE LIMITE[Fr.] / GRENZFLÄCHENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR TABAKASI
- SINIR ile/ve/değil/yerine/<> ÇARE
( Çare/ler... [için burayı tıklayınız] )
- SINIR ile/ve/<>/değil/yerine ÇERÇEVE
- LIMIT[İng.] / LIMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIR
- SİNİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIR
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var. )
- SİNİRCE ile/değil/yerine KORUYUCULUK
( TAASSUB ile/değil/yerine MUHAFAZAKÂRLIK )
- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/||/<>/< ÇERÇEVELENDİRME
- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ELEŞTİRİ
- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil KAPSAMA
- SINIRLANDIRMA ile/ve/değil/yerine KONUMLANDIRMA
- SINIRLARI BİLMEK ile/ve/değil/yerine EŞİKLERİ BİLMEK
- SINIRLARI BİLMEK ile/ve/değil/yerine öncelikle EŞİKLERİ BİLMEK
- LIMITING CURVE[İng.] / GRENZ LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIRLAYICI EĞRİ
- SINIRLI EVREN TASAVVURU ile/değil/yerine SINIRSIZ EVREN TASAVVURU
- SINIRLI TUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< YETİNMEK
- MAHDUD, MÜTENÂHÎ[Osm.] / ENDLICH, FINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIRLI
- SİNİR/Lİ ile/ve/değil TELAŞ/LI
- SİNİRLİLİK ile/ve/<>/değil İSYAN
- SİNİRLİ/LİK ile/ve/değil/<> TEPKİSEL/LİK
- GAYR-İ MAHDUD[Osm.] / ENDLOS[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIRSIZ
- SİNISTER LEFT[İng.] değil/yerine/= SOL | SOLDAKİ
- CINCHONINE[İng.] ile/değil/yerine/= SİNKONİN
- SYNCHROTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT SYNCHROTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNKROTRON IŞINIMI/IŞINI
- SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNKROTRON
- SİNN-İ İNHİTÂT değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK DÖNEMİ
- SİNOFRİ/SYNOPHRYS[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK KAŞ
- SİNONİM[Fr. < SYNONYME] değil/yerine/= EŞ ANLAMLI
- SİNOVİYA/SYNOVIA[İng.] değil/yerine/= EKLEM SIVISI
- SİNSİ ile/ve/değil/||/<> SESSİZ
- SİNSİ/LİK ile/ve/değil/<> BİLGİSİZ/LİK
- CREUSET DE FUSION EN VERRE FRITTÉE[Fr.] / SINTER GLASSSCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLENMİŞ CAM KROZE
- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME
- SİNTILASYON/SCINTILLATION[İng.] değil/yerine/= SAÇILIM
- SINUSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS GALVANOMETRESİ
- ŞART-İ CEYB[Osm.] / SINE CONDITION[İng.] / CONDITION DU SINUS[Fr.] / SINUSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS KOŞULU
- SINUSOSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS OSİLATÖRÜ
- SINUSOIDAL[İng.] / SINUSOÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSEL
- SINE GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À SINUS[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSLÜ GALVANOMETRE
- ŞİBH-İ CEYBÎ[Osm.] / SINUSFÖRMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜZOİDAL
- TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÇEVİRİCİ
- SIGNAL-TO-NOISE RATIO[İng.] / RAUSCHABSTAND, SIGNAL-RAUSCH-VERHÄLTNIS, STÖRABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL-GÜRÜLTÜ ORANI
- SIGNAL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE SIGNAUX[Fr.] / SIGNALGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÜRETECİ
- SİNYAL[İng.,Fr. < SIGNAL] değil/yerine/= İMLEM
- SİPER ile/değil/||/<> ÇARKIFELEK
( ... İLE/DEĞİL/||/<> Kale kuşatmalarında kullanılan bir tür siper. )
- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]
( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )
( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )
( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )
- SİPER-İ SAİKA[Ar.]/PARATONER[Fr. < PARATONNERRE]["PARATONEL" değil!] değil/yerine/= YILDIRIMSAVAR/YILDIRIMKIRAN/YILDIRIMLIK
- ŞİPŞAK ile/değil/yerine/= ÇABUCAK
- SIR:
GİZLİ ile/değil DİLE GEL(E)MEYEN
- SIR:
"ÜSTÜ ÖRTÜLEN" değil PAYLAŞIL(A)MAYAN
- SIR ile/değil/yerine/>< AKIL
- SIR ile/değil İLİŞKİ
( Modern bilim, ilişki ve betimlemeyi ele alır. )
( Sır eylemdir - Burada ve Şimdi! )
( Birine "Sırrımı sakla!" diyorsan, o sırrı sen ilân ediyorsun demektir. )
( İki kişinin bildiği sır değildir. )
( Sır, hak etmeyenlere/etmeyenlerde kötülük demektir. )
( [not] SECRET/HIDDEN vs./but RELATIONSHIP
The secret is in action - here and now. )
- SIR ile/ve/değil SINIR
- RANK[İng.] / RANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRA
- SİRÂC[Ar.] değil/yerine/= IŞIK, KANDİL, MUM, GÜNEŞ
- SIRADAN BİRİ ile/yerine/değil HERHANGİ BİRİ
- ORDENTLICHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN DALGA
- ORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIRADAN IŞIN
- SIRADAN KİŞİ ile/değil AYDINLANAN KİŞİ
( Aydınlandığını sanır. İLE/DEĞİL Sıradan olduğunu anlar. )
- SIRADAN KİŞİ değil/yerine ETİK VE ESTETİK KİŞİ
( ... DEĞİL/YERİNE Bilgeliğin, etiğe; sanatın da estetiğe dönüştürmesiyle. )
- SIRADAN ile/değil OLAĞAN
( [not] ORDINARY vs./but USUAL )
- SIRADAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALIN
- SIRADANLAŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< "UYUM SAĞLAMAK/GÖSTERMEK"
- ÖLÜM:
"SIRALI" ile/ve/değil/||/<>/< SIRASIZ
- SIRAT ile/ve/değil EŞİK
- SIRÂT[Ar.] değil/yerine/= YOL
- SIRÂT/TÂRİK[Ar.] değil/yerine/= YOL
- SİRÂYET[Ar.] değil/yerine/= GEÇME/BULAŞMA
- SIRÇALI KÖŞK değil SIRÇA KÖŞK
- SİREN değil/yerine/= ÜNLER
- SIR/ESRAR değil/yerine/= GİZ
- ŞİRİN değil/yerine/= SEVİMLİ
- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR değil/yerine/= İĞNE
- ŞİRİN/LİK / SEVİMLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< SAF/LIK
- ŞİRİN/LİK / SEVİMLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ŞAPŞAL/LIK
- SIRITMAK ile/değil/yerine GÜLMEK
( Aptallık, şaşkınlık, kurnazlık ya da alay belirtir biçimde gülmek. [Durumdaki hoşluğa ya da durumun algılanamamasında düşünsel/duygusal karşılığı olmadan yüz kaslarını düşünce komutlarıyla güler konuma getirmek.] İLE ... )
( TO GRIN vs. LAUGHING
LAUGHING instead of TO GRIN )
- ŞİRK/ZINDIKLIK ile/ve/değil/yerine TEVHİD
( Herşeyi hem birbirinden ayrı, hem de birbirinin aynısı görmek. )
( O'nu bilen, başka ne bilir ki, şirk'e düşe? )
- ŞİRK[Ar.] değil/yerine/= EŞKOŞMAK
- ŞİRK ile/değil KÂMİL KÜFÜR
- SİRKADİYEN/CIRCADIAN[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK
- SİRKADİYEN RITIM/CIRCADIAN RHYTHM[İng.] değil/yerine/= GÜNLÜK DİZEM
- ŞİRKET HİSSESİ değil/yerine/= ORTAKLIK PAYI
- SİRKÜLASYON/CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= DOLAŞIM
- SİRKÜLASYON[İng. < CIRCULATION] değil/yerine/= DOLAŞIM/YAYILMA
- CIRCULATION PUMP[İng.] / ZIRKULATIONS PUMPE, UMWALZPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİRKÜLASYON POMPASI
- SİRKÜLASYON değil/yerine/= SÜRDOLAŞIM
- ZIRKULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİRKÜLATÖR
- SİRKÜLER/CIRCULAR[İng.] değil/yerine/= DAİRESEL | İÇ YAZIM
- SİRKÜLER değil/yerine/= DUYURUM
- SİRKÜMFERANSİYEL/CIRCUMFERENTIAL[İng.] değil/yerine/= ÇEMBERSEL
- SİRKÜMFLEKS/CIRCUMFLEX[İng.] değil/yerine/= DOLANAN
- SİRKÜMSTANSİYALITE/CIRCUMSTANTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA
- ŞİRPENÇE[Fars.] değil/yerine/= ASLANÇIBANI/KIZILYARA
( Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin yangılanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların neden olduğu bir kan çıbanı. )
- ŞİRRET değil/yerine/= KAVGACI/KAPIŞKAN
- SIRS/SYSTEMIC INFLAMMATORY RESPONSE SYNDROME[İng.] değil/yerine/= SİSTEMİK ENFLAMATUVAR YANIT SENDROMU, SİSTEMİK YANGISAL YANIT BELİRGESİ
- SIRT ÇEVİRMEK değil YÜZ ÇEVİRMEK ya da SIRTINI DÖNMEK
- SIRTINI DAYAMAK ile/değil/yerine/>< GÜVENMEK
- SIRTINI DÖNMEK değil/yerine SIRTINI YASLAMAK
- SIRTTA TAŞINAN GİYSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜZDE TAŞINAN İFADE
- CHAMBRE A' NUAGES[Fr.] / NEBEL KAMMER, DIFFUSIONSNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS ODASI/DİFÜZYON BULUT
- SIS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ
- FOG[İng.] / NUAGES[Fr.] / NEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS
- SİS ile/değil ÖLÜMCÜL "SİS"
( ... İLE/DEĞİL 1952 yılında Londra’'da oturanlar ısınmak için her zamankinden daha fazla ölçüde kömür yakmıştı. Yine aynı dönemde elektrikli tramvaylar kaldırılmış, yerine benzin ve mazotla çalışan binlerce otobüs alınmıştı.
Tüm bunlara yel akışının azlığı da eklenince ciddi bir hava kirliliği oluştu.
Kentin üstünü dumanlı sis bulutu kapladı ve bir haftadan fazla sürdü. Yüksek ozon seviyesi, kalp atışlarında düzensizliklere neden oldu; soluk alma güçlüğü yüzünden pek çok kişi hastahanelere başvurdu.
Günde 135 olan ölü sayısı, ikinci gün 500'e çıktı ve üç hafta boyunca günlük ölü sayısı 200 kişinin altına düşmedi.
İngiliz hükümeti, başlangıçta ölümlerin kirlilik yüzünden oluştuğunu kabul etmek istemedi. Ancak halkın baskısı ve bilimsel kanıtların ortaya çıkması sonucunda, hava kirliliği konusunda ciddi önlemler almak zorunda kaldı.
Bu olay tüm dünyanın hava kirliliğine bakış açısını değiştirdi. O güne kadar bireyler, hava kirliliği ile öyle ya da böyle yaşamaya alışmış ve kabullenmisti fakat bu olay ile birlikte havayı kirleten endüstriyel kuruluşlara birçok sınırlama getirildi. )
- SİS(") ile/değil SİZ
- BOTTLE-BLOWING MACHINE[İng.] / SOUFFLANTE POUR BOUTEILLES[Fr.] / FLASCHENBLASMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞİŞE ÜFLEME MAKİNASI
- ŞİŞE değil/yerine/= KÜÇÜK ŞİŞE/FLAKON
- ŞİŞE ile/ve/değil/yerine/<> SAĞRAK/KADEH
- ŞİŞELERİN AĞZININ TAMAMINI DUDAKLARIN ARASINA ALARAK/SOKARAK değil ŞİŞENİN KENARINI ALT DUDAĞA DAYAYARAK
- ŞİŞMAN OLAN BEYNİMİZ ile/değil ŞİŞMAN OLAN, BEYNİMİZ/ZİHNİMİZ
( Beynin, temelde ve her koşulda şişman olduğunu "düşünmek/iddia etmek". İLE/DEĞİL Şişmanlığın, gövdede değil beyinde/zihinde olması/olmayabilmesi [uyarısı]. )
- ŞİŞMAN OLAN BEYNİNİZ ile/değil ŞİŞMAN OLAN, BEYNİNİZ
- ŞİŞMAN/MÜLAHHAM[Ar.] ile/değil/yerine TOPLUCA
( Deri altında fazla yağ toplanması nedeniyle gövdenin her yanı şişkin görünen kişi. İLE/DEĞİL/YERİNE Gövdece biraz dolgun. | Toplu olarak, beraber. )
- ŞİŞMAN ile/değil/yerine KALIN
- ŞİŞMAN ile/ve/değil/yerine YAPILI
- SİSMİK[Fr. < SEISMIC] değil/yerine/= SARSIM/DEPREMSEL
- SİSMOGRAF değil/yerine/= DEPREMYAZAR
- SİSMOLOG değil/yerine/= DEPREMBİLİMCİ
- SİSMOLOJİK değil/yerine/= DEPREMBİLİMSEL
- SİSMOLOJİ/SEISMOLOGY değil/yerine/= DEPREMBİLİM
- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )
- CYSTEINE[İng.] ile/değil/yerine/= SİSTEİN
- SİSTEM[Fr. < SYSTÈME] değil/yerine/= DÜZEN
- SYSTEM[İng.] / SYSTEME[Fr.] / SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTEM
- SYSTEMATIC NAME[İng.] / SYSTEMATISCHE NAME[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTEMATİK İSİM
- SİSTEMATİK/SYSTEMATIC[İng.] değil/yerine/= DİZGELİ
- SİSTEMATİK[Fr. < SYSTÉMATIQUE] değil/yerine/= SİSTEMLİ
- SİSTEMATİK değil/yerine/= DİZGELİ
- SİSTEMATİK değil/yerine/= DİZGELİ/DİZGESEL
- SİSTEMATİZASYON değil/yerine/= DİZGELEŞTİRME
- SİSTEMATİZE ETMEK değil/yerine/= DİZGELEŞTİRMEK
- | SİSTEME AİDİYET ile SİSTEMSİZLİK | ile/yerine/değil SİSTEMLİ ÖZGÜRLÜK
- SİSTEMİK SİRKÜLASYON/SYSTEMIC CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK KAN DOLAŞIMI
- SİSTEMİK/SYSTEMIC[İng.] değil/yerine/= YAYGIN | TÜM GÖVDEYLE İLGILİ)
- SYSTEMIC[İng.] / SYSTEMISCHE, SYSTEMIQUE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTEMİK
- SİSTEM/MANZUME değil/yerine/= DİZGE
- CYSTINE[İng.] / CYSTINE[Fr.] / CYSTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTİN
- SISTOMETRİ/CYSTOMETRY[İng.] değil/yerine/= MESANE İŞLEV ÖLÇÜMÜ
- ŞİTÂİYYE[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK KONUT
- SITASYON/CITATION[İng.] değil/yerine/= GÖNDERME, ATIF
- SİTEM[Fars.] ile/değil BATKI/HÜSRAN
- SİTEM[Fars.] ile/değil/yerine/>< SİTÂYİŞ[Fars.]
( Batkı. @@ Övgü. )
- SITE-SPECIFIC RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= BÖLGEYE ÖZGÜ REKOMBİNASYON
( İki belirli ancak homolog olmak zorunda olmayan DNA dizileri arasındaki değişimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SITOGENETİK/CYTOGENETICS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GENETİK BİLİMİ
- SITOGENEZ/CYTOGENESIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE GELİŞİMİ
- CYTOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SİTOKİMYA
- CYTOCHROME[İng.] / CYTOCHROME[Fr.] / ZELLFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SİTOKROM
- SITOLİZ/CYTOLYSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE ERİMESİ
- SITOLOJİ/CYTOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMİ
- SITOLOJİK/CYTOLOGIC[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL
- SITOLOJİK TETKİK/CYTOLOGIC EXAMINATION[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMSEL INCELEME
- SITOMETRİ/CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLÇÜMÜ
- SITOPLAZMA/CYTOPLASM[İng.] değil/yerine/= GÖZE SIVISI
- CITRIC ACID[İng.] / ACIDE CITRIQUE[Fr.] / ZITRONEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİTRİK ASİT
- SİTTE-İ SEVİR[Ar.] değil/yerine/= ÖKÜZSOĞUĞU
( Nisan'ın 15'inden sonra olan fırtınanın adı. )
- SITUS İNVERSUS[İng.] değil/yerine/= TERS KONUM
- SITUS SOLITUS[İng.] değil/yerine/= DOĞRU KONUM
- SITUS[İng.] değil/yerine/= KONUM
- ŞİVE[Fars.]/AKSAN[Fr./İng. < ACCENT] değil/yerine/= VURGU/ÖZÜN/AĞIZ
- ŞİVE[Fars.] değil/yerine/= AĞIZ
( Naz, eda. | Söyleyiş, yerli ya da yabancı konuşma tarzındaki söyleyiş özelliklerinin bıraktığı genel izlenim. )
- SİVİ[İng. < CV] değil/yerine/= ÖZGEÇMİŞ
- LIQUID DROP MODEL[İng.] / MODÈLE DE LA GOUTTE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGES TRÖPFCHENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI DAMLASI ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- LIQUID HELIUM[İng.] / HÉLIUM LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE MODIFIKATION DES HELIUMS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI HELYUM
- LIQUID-SOLID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-KATI KROMATOGRAFİSİ
- LIQUID CATHODE[İng.] / CATHODE LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KATOT
- BİLLUR-İ SEYYALE[Osm.] / LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI KRİSTAL
- LIQUID LASER[İng.] / LASER LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI LAZER
- POMPE DE CIRCULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SIVI POMPASI
- SIVI SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KATI SABUN
( pH dengesi daha değişkendir.[Yapımında, potasyum hidroksit kullanıldığından.][Yapısını bozmadan içine çok daha fazla ek madde konulabildiğinden, katı sabuna oranla içindeki bazı nesnelerden dolayı elleri daha çok yıpratabilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Raf süresi daha uzundur.[Eriyebilmesinden dolayı.] )
( Çevreye duyarlılık için katı sabun yeğlenmelidir.[Sıvı sabunlar, katı sabunlara oranla %25 oranında daha fazla karbon ayak izi bırakır. )
( Ev ortamında katı sabun kullanılabilir fakat hastahane, okul, alışveriş merkezleri gibi ortak ve kalabalık ortamlarda katı sabun kullanılmamalıdır. )
- SOLVATION[İng.] / SOLVATISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SARILIM/SARILMIŞ
- SOLVATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SİVİ SARILIM
- LIQUID SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI SİLEKS
- LIQUID-LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-SIVI KROMATOGRAFİSİ
- DELK-İ MÂYÎ[Osm.] / LIQUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI SÜRTÜNMESİ
- CELLS WITHOUT LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI OLMAYAN GÖZELER/HÜCRELER
- LIQUID JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI TEMASI
- SIVI ile/ve/değil/||/<>/< AKIŞKAN/LIK
- LIQUID[İng.] / LIQUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVI
- SİVİL İTAATSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< BİREYSEL EYLEM
- SİVİL YARDIM KURULUŞU ile/ve/değil/||/<>/> SİVİL TOPLUM KURULUŞU
- COEFFICIENT OF EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / COEFFICIENT DE L'EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞME KATSAYISI
- EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞMESİ
- LIQUEFACTION CURVE[İng.] / COURBE DE LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞMA EĞRİSİ
- LIQUEFIED NATURAL GAS, LNG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ DOĞAL GAZ, LNG
- LIQUEFIED PETROLEUM GAS, LPG[İng.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZI, LPG, LPG
- LIQUEFACTION[İng.] / LIQUÉFACTION[Fr.] / VERFLÜSSIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILAŞ(TIR)MA
- SİVİLCE değil "GAMZE"
( Âşık için! )
- SİVİLCE ile/değil İSİLİK/ISIRGIN
( [not] PIMPLE vs./but PRICKLY HEAT )
- AREOMETER[İng.] / ARÉOMÉTRE[Fr.] / ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVIÖLÇER
- SIVIRYA[Yun.] değil/yerine/= ALABİLDİĞİNE
( [ticarette] Alabildiğine. | Sürekli olarak. | Birbiri ardı sıra. )
- SIVIŞMAK ile/değil/yerine/>< SAVAŞMAK
- SİVRİSİNEK ISIRIĞI ile/değil ÖRÜMCEK ISIRIĞI
- SİVRİSİNEK ile/ve/değil/yerine/||/<> BATAKLIK
- SİVRİSİNEK ile/değil TİPULA
- SİVRİSİNEK ile/ve/değil YAKARCA
- SİYABEND[Fars.] değil/yerine/= GÖLGE
- SİYAH ÇAY ile/değil/yerine YEŞİL ÇAY ile/değil/yerine BEYAZ ÇAY VE BİTKİ ÇAYLARI
( Çay kadehte dide efruz olmalı
Leb-rîz-i leb-reng-i leb-sûz olmalı
[Çay, bardakta berraklığı ile göz alıcı, dikkat çekici
Leb-renk: Demi dudak renginde olmalı
Leb-rîz: Sıcaklığı dudak yakıcılığında
Leb-sûz: Bardağa doldurulduğunda mutlaka dudak payı bırakılmalı] )
( Üretiminde soldurma, kıvırma, oksidasyon ve kurutma yöntemleri uygulanmaktadır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Taze çay yapraklarının ısıl işlem, kıvırma ve kurutulmasıyla üretilmektedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Çay bitkisinin sadece tomurcuklarının ve genç yaprakları kullanılmaktadır. VE Bitkilerin toplanıp kuru(tul)masıyladır. )
- RAYONNEMENT DE CORPS NOIR[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM İSİMLERİ
- BLACK-BODY TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DU CORROPS NOIR[Fr.] / SCHWARZTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH CİSİM SICAKLIĞI
- BLACK PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= SİYAH FOSFOR
- GRAPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİYAH GRAFİT
- BLACK LEAD[İng.] / GRAPHITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİYAH KURŞUN, GRAFİT
- SİYAH PUMA değil PANTER
( Panter deyince akla gelen "Siyah Puma"dır fakat böyle bir hayvan bulunmamıştır. )
(1996'dan beri)