Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.929 başlık/FaRk ile birlikte,
33.929 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(59/137)
- İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK
- IMASATIN[İng.] ile/değil/yerine/= İMASATİN
- IMAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= İMAZİN
- IMBIBITION[İng.] ile/değil/yerine/= İMBİBİSYON
- İMBİK değil/yerine/= DAMITICI
- STILL POT, STILL BODY[İng.] / CORPS D'ALAMBIC[Fr.] / DESTILLERKESSEL, DESTILLIERKOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMBİK
- İMDAT[< İMDAD]/İSTİMDÂT[Ar. < MEDED/MEDD] değil/yerine/= YARDIM İSTEME
- IMELON[İng.] ile/değil/yerine/= İMELON
- İMEYL/E-MAIL NUMARASI değil/yerine/= E-POSTA BULUNAĞI
- İMGE ile/ve/değil/<> SİMGE
( Zihinde ve zihnin tanımlanamaz ayrıntılarındaki/derinliklerindeki karşılığı/varlığı. İLE/VE/<> Zihindeki ayrıntıların ve kombinasyonların işaret, çizim, resim ve fotoğraflandırılmış, kabalaştırılmış[kesifleştirilmiş] hali. )
( [eski dönemlerde][> İMGE] IMAGO: Ölen (önemli) kişinin/kralın, -ölmeden önce- balmumundan yapılmış sûreti. | Çifte varoluş, ölümle yaşam arasında varolan. [Ölüme de gönderme yapan!] İLE/VE/<> ... )
( [M.S. I. yüzyıldaki kayıtlardan] Uzaklara giden sevdiği kişinin gölgesinin hatlarını/konturunu çıkarma. İLE/VE/<> ... )
( [modern dönemde] Anlamı, kendine sabitleyen, öznesine göndermeyen. [TEMSİL | İng. REPRESENTATION] İLE/VE/<> ... )
( Buluşturan/buluşturur. İLE Ayrıştıran/ayrıştırır ve buluşturan/buluşturur. )
( Kavramayı sağlatan. İLE Birliği sağlatan. )
( Aklın bilgiye ve hikmete kavuşması, neredeyse tüm uygarlıklarda ortak olarak Güneş, Işık, Nur simgeleri ile belirtilmektedir. )
( İmgeleme ve arzunun son bulmasıyla birlikte varlık da sona erer ve şu ya da bu oluş saf varoluşla kaynaşıp birleşir, ki onu tarif olanaklı değildir, o ancak yaşanabilir. )
( İşitilen ve okunan sözler ancak zihnimizde imgeler yaratır fakat biz zihinsel bir imge değiliz. )
( Gerçek olmayanı yaratan imgelemedir, onu devam ettiren ise arzudur. )
( İmgenin ardında ve ötesinde olan idrak ve eylem gücüsünüz. )
( Simgeler, tek bir anlama indirgenemez. )
( Simgenin imgesi olmaz ama imgenin simgesi olur. )
( Zihnimizin aynasında imgeler görünür ve kaybolur. Ayna kalır. )
( RÂBITA: İmge ile simgenin buluşturulması. )
( Sürekli dolaşımda olan/kalan/bırakılan. [JACQUES DERIDA (ö. 1930)] )
( The innards created by imagination and perpetuated by desire.
Words, heard or read, will only create images in your mind, but you are not a mental image.
You are the power of perception and action behind and beyond the image.
In the mirror of your mind images appear and disappear. The mirror remains. )
( IMAGE vs./and/<> SYMBOL )
( XINGXIANG ile/ve/<> ... )
- İMGESEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMSAL
( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Toplumsal. )
- IMHOFF SLUDGE[İng.] / IMHOFF SCHLAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= İMHOFF ÇAMURU
- IMIDAZOLYL MERCAPTAN[İng.] ile/değil/yerine/= İMİAZOLİL MERKAPTAN
- IMIDAZOLE[İng.] / IMIDAZOLE, GLYOXALINE[Fr.] / IMIDAZOL, GLYOXLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOL
- IMIDAZOLETRIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLETRİON
- HYDRATION, IMIDAZOLEDIONE[İng.] / HYDRATATION[Fr.] / HYDRATION, HYDRATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİDİON, HİDRASYON, HİDRATASYON
- IMIDAZOLYL[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİL
- IMIDAZOLONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLON
- IMIDO ESTER[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO ESTER
- IMIDO CARBAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO KARBAMİT
- IMIDO CARBONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO KARBONİK ASİT
- IMIDO[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO
- IMIDOXANTHIN[İng.] / IMIDOXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDOKSANTİN
- IMINE[İng.] / IMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİN
- IMINOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO ASETİK ASİT
- IMINONTIRILE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO NİTRİL
- IMINO[İng.] / IMINO[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİNO
- IMIPROMINE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİPRAMİN
- IMIDE CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİT KLORÜR
- IMIDE[İng.] / IMIDE[Fr.] / IMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİT
- İMKÂN değil/yerine/= OLANAK
- IMMATÜR/IMMATURE[İng.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMAMIŞ
- IMMOBIL/IMMOBILE[İng.] değil/yerine/= HAREKETSİZ
- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME
- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK
( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )
- IMMÜN/IMMUNE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIK
- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI
- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- IMMÜNİZASYON/IMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN
- IMMÜNOJENİTE/IMMUNOGENICITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLILIK YETISİ
- IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= İMMÜNOLOJİ
( Bağışıklık sistemini çalışan bilimin adıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IMMÜNOLOJİ/IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BİLİMİ
- IMMUNOLOGY[Fr.] / IMMUNITÄTSFORSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İMMUNOLOJİ
- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI
- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI
- IMMÜNOMODÜLATÖR/IMMUNOMODULATORY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAŞTIRICI
- IMMÜNOSÜPRESİF/IMMUNOSUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI
- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI
- IMMUNOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İMMUNOTERAPİ
- IMMUTABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞMEZ
- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA
- İMPAKT/IMPACT[İng.] değil/yerine/= ETKİ
- İMPARATOR PENGUENİ ile/değil ADELİE PENGUENİ
( Güney Kutbu'nda yaşarlar. )
- IMPERIAL JODE[İng.] ile/değil/yerine/= İMPARATOR YEŞİMİ
- İMPARATOR[İt. < IMPARATORE] değil/yerine/= İLHAN
- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK
- İMPARATORLUK ile/değil BÜYÜK KRALLIK
- İMPARATORLUK değil/yerine/= İLHANLIK
- IMPATT DIODE[İng.] / DIODE D'IMPATT[Fr.] / IMPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT DİYOT
- IMPATT AMPLIFIER[İng.] / IMPATT-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT YÜKSELTEÇ
- IMPATT[İng.] / IMPATT[Fr.] / IMPATT[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT
- İMPEDANS/IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ
- IMPERATORIN[İng.] / IMPERATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERATORİN
- IMPERIALINE[İng.] / IMPERIALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERİALİN
- İMPERMEABL/IMPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= GEÇİRİMSİZ
- İMPLANT[Fr. < IMPLANT] değil/yerine/= DOKU EKİMİ
- IMPLANT[İng.] değil/yerine/= EKİT, DOKU EKİMİ
- İMPLANTASYON/IMPLANTATION değil/yerine/= EKİM
- İMPLİSİT BİLGİ/IMPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK BİLGİ
- İMPLİSİT/IMPLICIT[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK
- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ
- IMPRINTING[İng.] değil/yerine/= BASIMLAMA
- İMPULS/IMPULSE[İng.] değil/yerine/= UYARI | DÜRTÜ
- İMPULS[İng. < IMPULSE] değil/yerine/= UYARIM/UYARAN
- İMPULSİF/IMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= DÜRTÜSEL
- İMTİDÂD[< MEDD] değil/yerine/= UZAMA, UZANMA; YAYILMA, UZUN SÜRME | UZAY | NESNE (RES EXTENSA)
- İMTİHAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İMKÂN
- İMTİHÂN[Ar. < MEHN]["İMTAHÂN" değil!] değil/yerine/= DENEME, SINAMA | SINAV
- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK
- İMTİNÂ değil/yerine/= KAÇINMA/SAKINMA/ÇEKİNME/GERİ DURMA
- İMTİYÂZ[Ar.] değil/yerine/= AYRICALIK | FARKLI OLMAK
- İMZA KOYMAK değil İMZA ATMAK
- İMZA/SİGNATÜR değil/yerine/= ÖZİM
- İMZAYI:
"ADIN ALTINA ATMAK" ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNE ATMAK
- in d[Lat. < IN DIES] değil/yerine/= HER GÜN
- IN SILICO[İng.] değil/yerine/= SANAL ORTAMDA
- IN SITU[İng.] değil/yerine/= İN SİTU
( (Latince) “yerinde” anlamındadır. Tarih öncesi çalışmalarda, konulduğu yerde bulunan eser ya da fosil anlamında kullanılır. In situ (yerinde) malzemeler, tortu tabakası içinde bozulmamış bir halde bulunur; böylece arkeologlar onları tarihleyebilir ve/veya aynı tabakada bulunan diğer eser, fosil ya da tortuları inceleyerek onlara daha iyi bir bağlam sağlayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IN SITU[İng.] değil/yerine/= YERİNDE
- IN VITRO[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA DIŞINDA
- İN VİVO DESENSITİZASYON/IN VIVO DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA DUYARSIZLAŞTIRMA
- IN VIVO EKSPOJUR[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA KARŞI KARŞIYA GELME
- IN VIVO[İng.] değil/yerine/= İN VİVO
( Latincede vivere "yaşamak" sözcüğünden gelen, "canlı bir organizmada" anlamına gelir. Olgu olarak canlı organizma ya da doğada gerçekleştirilen deneyler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İN ile/ve/değil/||/<> AY İNİ
(
)
- İNAKTİF/İNACTIVE[İng.] değil/yerine/= EYLEMSİZ | ETKİSİZ
- İNAKTIVASYON/INACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKINSİZLEŞME
- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN
( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )
- İNANÇ(İTİKAT) ile/ve/değil/yerine/<>/>< MÜŞÂHEDE
- İNANÇ ile/ve/<>/değil AKLINA/ÇIKARLARINA UYGUNLUK
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<> DAVRANIŞ
( Seni, daha iyi bir insan yapan, "inançların" değil davranışlarındır. )
- İNANÇ ile/değil/yerine İLKE
- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK
( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )
(
)
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İTİBAR
- İNANÇ ile/ve/<>/değil KABUL
( [not] BELIEF vs./and/<>/but ACCEPTANCE )
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< KURUNTU/VEHİM
- İNANÇ ile/değil/yerine/>< MANTIK
- İNANÇ ile/ve/değil/yerine TESPİT
( [not] BELIEF vs./and/but ESTABLISHING
ESTABLISHING instead of BELIEF )
- İNANÇ ile/ve/değil/||/<>/< VARSAYIM
- İNANÇ" ile/ve/değil/||/<>/< "YORUM"
- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI
- İNANÇLAR(IM) İÇİN (YAŞIYORUM) ile/değil/yerine İNANÇLAR(IMIN) DOĞRULTUSUNDA (YAŞIYORUM)
- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK
- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK
- İNANILACAK BİLİM değil/yerine GÜVENİLİR BİLİM
- ... İNANILIR ile/değil ... KABUL EDİLİR
- İNANILMAZ BİR ŞEY/İŞ YAPMAMIZ ile/değil/yerine YAPTIĞIMIZ ŞEYİ/İŞİ, İNANILMAZ BİR BİÇİMDE YAPMAMIZ
- İNANMA ile/ve/değil/||/<>/>/< BIKMA
- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK
( [not] "BELONG WITHOUT BELIEVE" vs./but BELIEVE WITHOUT BELONG )
- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN
- İNANMAK ile/ve/değil/yerine AKLETMEK
( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO REALIZE
TO REALIZE instead of TO BELIEVE )
- İNANMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
( MEANING vs./and TO BELIEVE )
- İNANMAK ile/değil/yerine/>< BİLMEK
( [not] TO BELIEVE vs./but/>< TO KNOW
TO KNOW instead of TO BELIEVE )
- İNANMAK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL ETMEK
- İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K
- İNANMAK ile/ve/değil KATILMAK
( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO JOIN )
- İNANMAKLA değil İNANARAK
- İNANMAYI BAŞARMAK ile/ve/değil/||/<> BAŞARMAYA İNANMAK
- İNANMIŞ/LIK ile/ve/değil İNANDIRILMIŞ/LIK
- İNAT (ETMEK/EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTERMEK/GÖSTEREN)
- İNAT ETMEK değil/yerine/= DİRETMEK
- İNAT[Ar.] değil/yerine/= DİRETİ
- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK
( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )
- İNAT değil/yerine/>< İNSAF
- İNATÇI/ANUT[Ar.] değil/yerine/= DİRETEK/DİRETKEN
- İNATLA değil/yerine/= DİRETİYLE
- İNBİK/İNBİR değil İMBİK
- INBREEDING DEPRESSION[İng.] değil/yerine/= İÇ MELEZLENME DEPRESYONU
( Safkanlardaki yaşayabilirliğin ve üreme potansiyelinin kaybolması. Akraba evliliklerinin uzun süre devam etmesi ya da küçük bir popülasyonda görülebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ
- INCANDESCENCE[İng.] değil/yerine/= AKKORLUK
( Bir cismin sıcaklığından dolayı ışık yaymasıdır. Bir nesne yeterince sıcak olduğunda kızılötesi ve ultraviyole radyasyon gibi diğer elektromanyetik radyasyon biçimlerinin yanı sıra görünür ışık da yayar. Bunun nedeni, nesnenin yüksek sıcaklığının atomlarının ve moleküllerinin hızla titreşmesidir. Atomlar birbirleriyle çarpıştıklarında ya da uyarıldıktan sonra normal konumlarına döndüklerinde ışık yayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNCE "ELEYİP" SIK DOKUMAK değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK
- THIN FILM CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DEVRESİ
- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ
- THIN FILM TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR À COUCHE MINCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DÜNNFILMSIGNALUNFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SENSÖR
- THIN FILM CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DU FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SIĞASI
- THIN FILM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM TRANSİSTOR
- THIN FILM SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM YARI İLETKEN
- THIN FILM[İng.] / FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM
- FINE STRUCTURE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTURFAKTOR, FEINSTRUKTURKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI SABİTİ
- FINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI
- İNCELİK/KALINLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARALIK
- KIRILMA('DA):
İNCELİK('TEN) ile/değil/<> KALINLIK('TAN)
( Her şey. İLE/<>/DEĞİL İnsan. )
- THINNER; DILUTING AGENT, DILUENT[İng.] / DILUANT, DILUENT[Fr.] / STRECKMITTEL, VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ, SEYRELTİCİ
- ^ İNCELTME İMİ(olarak kullanım) ile/ve UZATMA İMİ(olarak kullanım)
değil
DÜZELTME İMİ(olarak kullanım)
- İNCELTMEK ile/değil ÖZEMEK
( ... İLE/DEĞİL Pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek. )
- İNCELTMEK ile/değil SEYRELTMEK
- INCEST[İng.] değil/yerine/= ENSEST
( Ebeveyn ve çocuk ya da kardeşler arası cinsel ilişki.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INCIDENTAL[İng.] değil/yerine/= İNSİDENTAL
( (Genel) Esas amaç, konu ya da durumun merkezinde yer almayan bir olaya ilişkin; ikincil bir sonuç ya da eşlikçi olarak ortaya çıkan ya da meydana gelen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İNCİL ile/değil KİTAB-I MUKADDES
- İNCİL ile/değil/yerine YENİ AHİT
- İNCİR AĞACI ile/değil KOKAR AĞACI
- INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ
- INCOMPLETE DOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EKSİK BASKINLIK
( Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir biçimde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INCONEL[İng.] ile/değil/yerine/= INCONEL (NİKEL-KROM ALAŞIMI)
- INDACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDAKAİN
- INDAMINE[İng.] / INDAMINE[Fr.] / INDAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAMİNE
- INDAN[İng.] / INDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAN
- INDANDIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDANDİON
- INDANTHRENE[İng.] / INDANTRÈNE[Fr.] / INDANTHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDANTREN
- INDAZOLE[İng.] / INDAZOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAZOL
- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU
- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE
- INDEL POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= İNDEL ÇOKBİÇİMLİLİĞİ
( Genlerde ilave/eksilmenin sebep olduğu çokbiçimlilik.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDENE[İng.] / INDÉNE[Fr.] / INDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDEN
- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN
- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME
( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )
- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ
- INDIGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİGEN
- INDIGO, INDIGO BLUE[İng.] / INDIGO BLEU[Fr.] / INDIGO[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO, İNDİGO MAVİ
- INDIGO CARMINE[İng.] / CARMIN D'INDIGO[Fr.] / INDIGOKARMIN, INDIGOTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KARMEN
- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI
- INDIGOBLAUB[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO MAVİSİ
- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA
- INDICAN[İng.] / INDICAN[Fr.] / INDICAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKAN
- INDICATOR ELECTRODE[İng.] / INDIKATOR ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR ELEKTROT
- İNDİKATÖR[Fr. < INDICATEUR] değil/yerine/= GÖSTERGE
- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR
- INDICATOR[İng.] / INDICATEUR[Fr.] / INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR
- İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"/"PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] ile/değil/yerine/||/<> KANAT
- İNDİRGEME ile/değil/yerine ATIF
- İNDİRGEME ile/değil/yerine AZALTMA
- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK
- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA
- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMA
- İNDİRGEME ile/değil/yerine DÖNÜŞ/KAYITIM/RÜCÛ/İRCÂ
- İNDİRGEME ile/değil EŞİK
- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine MODELLEME
- İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< ÖRTÜŞTÜRME
- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/ve/değil/||/<> YOK SAYMA
- İNDİRGEME ile/değil/yerine YORUM/LAMA
( [not] TO REDUCE vs./but TO INTERPRET
TO INTERPRET instead of TO REDUCE )
- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK
- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki "DÜŞÜRMEK"
- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK
( TENZİH ile/değil TENZİL )
- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SOYUTLAMAK
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK
- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN
- REDUCTION POTENTIAL[İng.] / REDUCTION POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME POTANSİYELİ
- REDUCTION[İng.] / RÉDUCTION[Fr.] / REDUCTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENME
- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK
- REDUCED PRESSURE[İng.] / PRESSION RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ BASINÇ
- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU
- REDUZIERTE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DALGA BOYU
- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER
- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM
- REDUCED EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HAL DENKLEMİ
- REDUCED MASS[İng.] / MASSE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ KÜTLE
- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK
- REDUCED TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ SICAKLIK
- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK
- REDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEYİCİ
- İNDİRİM/ISKONTO[İt.][İSKONTO değil!] ile/ve/değil/yerine "İYİLEŞTİRME"
- INDIUMANTIMONID[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİUM ANTİMONİD
- INDIVIDUAL[İng.] değil/yerine/= BİREY
- INDIUM ANTIMONIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ANTİMONÜR
- INDIUM ARSENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM ARSENÜR
- INDIUM PHOSPHIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM FOSFÜR
- INDIUM CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM KLORÜR
- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT
- INDIUM[İng.] / INDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM
- ACIDE INDOL BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDOBÜTİRİK ASİT
- INDOGENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDOJENİD
- INDOXYL[İng.] / OXINDOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOKSİL
- INDOLE[İng.] / INDOL[Fr.] / INDOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOL
- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT
- INDUAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= İNDUYAN EPOKU
( Günümüzden 252.200.000 ile 251.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCED PLURIPOTENT STEM CELL[İng.] değil/yerine/= ENDÜKLENMİŞ PLURİPOTENT KÖK HÜCRE
( Kısaca iPS gözeleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut gözesinden belirli transkripsiyon etmenleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent özelliğindeki gözelerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INDUCTOR[İng.] değil/yerine/= İNDÜKTÖR
( Bir devrede manyetik alan oluşturarak elektrik enerjisini manyetik enerji olarak depolayan bileşen. Genellikle bir bobin biçiminde yapılır ve içinden geçen akımın değişimine karşı gösterdiği dirençle karakterize edilir. Birimi henri (H) olup, bu değeri endüktans (L) ile ifade edilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)