Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.805 başlık/FaRk ile birlikte,
33.805 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(90/137)
- NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT
- NASIL KULLANIŞI değil NASIL KULLANILDIĞI
- NASIL OLSA (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine NEYSE Kİ, ŞU/RADA VAR
- NASIL OLURSA OLSUN ile/değil NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN
- NASIL ...:
"TAKDİR EDERSEN/İZ" ile/ve/değil/yerine/<> "UYGUN GÖRÜRSEN/İZ"
- NASIL YARARLANIRIM? değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?
- NASILSA ... ile/ve/değil/yerine/||/<> NEYSE Kİ ...
- NASILSINIZ İNŞALLAH" değil İYİSİNİZDİR İNŞALLAH
- NASİP/KISMET[Ar.] değil/yerine/= KUTPAY/YAZGIPAY
- NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
- NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM
( Nasip bilmeyip, azim biliriz. )
- NASİR[Ar.] değil/yerine/= DÜZYAZAR
- NASRANİ[Ar.] değil/yerine/= HRİSTİYAN
- NÂTIK değil/yerine/= SÖZMEN
- NATIONAL CENTER FOR BIOTECHNOLOGY INFORMATION[İng.] değil/yerine/= ULUSAL BİYOTEKNOLOJİ BİLGİ MERKEZİ (NCBİ)
( 1988 yılında Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün bir kolu olarak Moleküler Biyoloji Bilgi Araştırma Merkezi olarak kuruldu. Özellikle genetik bilimciler ve moleküler biyologların araştırma yaparken en fazla kullandığı sitelerden biridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NATRON
- NATURAL NUMBERS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL SAYILAR
( 0'dan başlamak üzere sonsuza kadar giden pozitif tam sayılar. N\NN sembolüyle gösterilir. Gösterimi şu şekildedir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NATURAL PHILOSOPHY ile/ve/değil NATURAL SCIENCE
( Doğanın nedensel anlaşılması. İLE/VE/DEĞİL Doğanın matematiksel/niceliksel, deneysel(experimental), mekanik açıklaması. )
- NATURALISM[İng.] değil/yerine/= NATÜRALİZM
( Her şeyin doğal nedenlerden ve sebeplerden kaynaklandığını, her türlü doğaüstü ve ruhani açıklamaların yanlış olduğunu ya da görmezden gelinebileceğini ileri süren felsefi tutumdur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NATÜRALİST değil/yerine/= DOĞALCI
- NATÜRALİZM[Fr. < NATURALISME] değil/yerine/= DOĞALCILIK
- NATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞALCILIK
- TABİÎ[Ar.]/NATÜREL[İng. < NATURAL] değil/yerine/= DOĞAL
- NATÜRİST[Fr. < NATÜRISTE] değil/yerine/= DOĞACI
- NATÜRİST değil/yerine/= DOĞACI
- NATÜRİZM[Fr. < NATURISME] değil/yerine/= DOĞACILIK
- NATÜRİZM değil/yerine/= DOĞACILIK
- NATÜRMORT[Fr. < NATURE MORTE] değil/yerine/= ÖLÜ DOĞA
- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ
- NAVİGASYON/NAVİGATION[İng.] değil/yerine/= YOL BUL, SEYİR
- NAVİGASYON değil/yerine/= YOL BUL/YOL GÖSTERİCİ
- NAVİGATÖR değil/yerine/= YOLBİL
- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) değil/>< FİLE/SEPET (KULLANMAK)
- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)
- NYLON[İng.] / NYLON[Fr.] / NYLON[Alm.] ile/değil/yerine/= NAYLON
- NAZ ile/ve/değil GAZ
- NAZ ile/değil ŞIMARIKLIK
( Büyüğün, küçüğe yaptığı. İLE/DEĞİL Küçüğün, büyüğe yaptığı. )
( BAYLAN: Nazlı, şımarık. )
- NAZAL değil/yerine/= GENİZCİL
- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME
- NAZAR ideğil/yerine/>< ÇALIŞMAK
( Nazar etme, ne olur; çalış, senin de olur! )
- NAZARAN/KIYASLA değil/yerine/= GÖRE/ORANLA
- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ
- NAZARÎ değil/yerine/= KURAMSAL
( TEORİK )
- NÂZİK[Ar.] değil/yerine/= İNCELİKLİ
- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME
- NAZLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< NAZENİN
- NCD/NONCOMMUNICABLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI OLMAYAN SAYRILIK
- [ne] AGNOSTİSİZM ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de ZEN
- NE ALÂKA/KEL ALÂKA değil/yerine/= NE İLGİSİ VAR/İLGİSİ YOK
- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK
- NE BULA?(") ile/değil BULUTSU/NEBULA[İng.]
( O, neyi bulabilir? @@ Uzayda gaz ve toz bulutu. )
- NE DEDİĞİNİ BİLMİYOR/SUN" ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞZINDAN ÇIKANI, KULAĞI/N DUYMUYOR
- NE DEMEYE ...? ile/değil/yerine/||/<>/< NEDEN ...?
- NE DESEM/SÖYLESEM, ANLATAMAM (SANIRIM) ile/değil/yerine/||/<>/< SÖZCÜKLER, ANLATMAYA YETMİYOR
- NE DESEM BOŞ değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ
- NE DESEM(/DESEN) BOŞ ile/değil/yerine NE DESEM(/DESEN) AZ
- NE DİYEBİLİRİM (Kİ)? değil NE DENİLEBİLİR (Kİ)?
- NE HALE GELMİŞSİN! ile/ve/değil/yerine NE KADAR DEĞİŞMİŞSİN!
- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!
( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )
- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK
( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )
- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN
( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ]
)
- NE KADAR GERÇEKTİR? ile/değil NASIL BİR GERÇEK?
- NE KADAR KULLANILABİLİR OLMASI değil NE KADAR KULLANILABİLİR OLDUĞU
- [ne] KARDAŞ, [ne de] ARKADAŞ ile/değil/sadece HALDAŞ
( Sükût kıvâmındaki çığlığı, ne kardaş, ne de arkadaş; sadece hâldaş olanlar duyar. )
- NE MENEM BİR ŞEY değil/yerine/= NE ÇEŞİT/NASIL BİR ŞEY
- NE ÖĞRENDİMSE/YAPTIMSA değil NE ÖĞRENDİYSEM/YAPTIYSAM
- NE OLDUĞUN ile/değil/yerine NE OLACAĞIN
( Belirlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli değildir. )
- NE OLDUĞU/N ile/ve/<>/değil/yerine NE OLMADIĞI/N
( Bize ancak ne olmadığımız söylenilebilir. )
( Ne olmadığımızı bilme yoluyla gerçek kimliğimizi tanırız. )
( By knowing what we are not, we come to know ourselves.
The way back to ourselves is through refusal and rejection.
Can only tell us what we are not.
By knowing what we are not, we come to know ourselves. )
( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )
( [not] HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE vs./and/<>/but NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT
NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT instead of HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE )
- NE OLDUĞUNDAN ÇOK ... ile/ve/değil NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ...
- NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ > NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ(") ile/ve/değil/önce/||/<>/< NE OLMADIĞININ BİLİNMESİ > NE OLDUĞUNUN BİLİNMESİ
- NE OLDUĞUNUN BİR ÖNEMİ YOK değil ADINI, NE KOYDUĞUMUZUN BİR ÖNEMİ YOK/OLMAYABİLİR
- NE OLDUKSA değil NE OLDUYSAK
- NE OLDUM! ile/değil/yerine NE OLACAĞIM?
- NE OLMALI? ile/değil NE OLSA GEREK?
- ne TARAFIYIM ne de (TARAFI) DEĞİLİM değil ne TARAFIYIM ne de KARŞISINDAYIM
( Olumsuzdan[ne/ne de] sonra tekrar olumsuzluk sözcüğü ya da eki olmuyor/olmaz. )
- NE YAPACAĞINI BİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> BİLDİĞİNİ, YAPMAK/UYGULAMAK
- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYABİLECEĞİNİ/YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!
( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.
Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.
Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )
( Bilme sanatı, neyi gözardı edeceğini bilmektir. )
(
)
( [not] TO KNOW, WHAT TO DO vs./and/but TO KNOW, WHAT, NOT TO DO
TO KNOW, WHAT, NOT TO DO instead of TO KNOW, WHAT TO DO )
- NE YAPACAK BENİ Kİ? değil NE YAPACAK Kİ BENİ?
- NE YAPARSAN YAP değil SEN BİLİRSİN
- NE YAZIK Kİ/MAALESEF ... ile/değil/yerine/>< ÇOK ŞÜKÜR (Kİ) ...
- [ne yazık ki]
DESPOTİZM ile/ve/değil/||/<>/< YUMUŞAK DESPOTİZM
- [ne yazık ki]
GÜCE TAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜCE BAKMAK
- [ne yazık ki]
HIZ ile/ve/değil/||/<>/< TELÂŞ
- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ
- [ne yazık ki]
KARALAMA/İFTİRA ile/ve/değil/||/<>/< YANSITMA
- [ne yazık ki]
LİNÇ ile/ve/değil/||/<> İZDİHAM
- [ne yazık ki]
SALDIRI SAVAŞI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUNMA SAVAŞI
- [ne yazık ki]
SAYGISIZ/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KAYITSIZ/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/<
- [ne yazık ki]
ZULÜM ile/değil/yerine/||/<>/< TAHAKKÜM
- NE ZAMAN KONUSU AÇILINCA değil NE ZAMAN KONUSU AÇILIRSA
- NE ZAMAN ile/ve/değil/yerine HANGİ KOŞULLARDA/ŞARTLARDA
- neb./nebul[Lat. < NEBULA] değil/yerine/= İNCE TOZ HALİNDE PÜSKÜRTÜLEN İLAÇ
- NEBÜLÖZ[Fr.] değil/yerine/= BULUTSU
- NECÂT değil/yerine/= KURTULMA, KURTULUŞ
- NEDÂMET[Ar.]/PİŞMANLIK[Fars.] değil/yerine/= ÖKÜNÇ
- NEDEN:
400 değil 4YÜZSÜZ(/LÜK)
- NEDEN ARAMADIN?" ile/değil/yerine/||/<>/< YOĞUNDUN SANIRIM
- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ
( [not] CAUSE-EFFECT vs./and/but ACTION-PURPOSE )
- NEDEN "KULLANAMAYIŞINI" değil NEDEN KULLANAMADIĞINI
- NEDEN OLMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ZEMİN HAZIRLAMA
- NEDEN ile/değil İLLET
( ... İLE/DEĞİL Varoluş nedeni. )
- NEDEN? ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEREDEN?
- NEDEN ile/ve/değil/||/<> NEYE GÖRE
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( [not] CAUSE OF vs./but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of CAUSE OF
Each is the cause of the other. )
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( [not] CAUSE OF vs. CAUSES OF ONE )
- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK) ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK
- ... NEDENİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... GEREĞİNCE
- NEDENLERDEN BİRİNCİSİ ile/ve/değil/yerine NEDENLERDEN BİRİ
( [not] THE FIRST CAUSE vs./and/but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of THE FIRST CAUSE )
- NEDENSELLİK ile/değil ALIŞKANLIK
- NEDENSELLİK ile/değil ARDIŞIKLIK
- NEDENSELLİK ile/ve/<>/değil/yerine BÜTÜNSELLİK
- NEDENSELLİK ile/ve/değil/yerine DÖNGÜSELLİK
- NEDENSELLİK ile/ve/değil EŞZAMANLILIK
( [not] SCIENTIFIC TERM vs./and/but SYNCHRONOUSNESS )
- NEDENSİZ/SEBEPSİZ ile/değil BİR ANDA
( [not] WITHOUT APPARENT REASON vs./but SUDDENLY )
- NEDİR? ile/ve/<>/değil/yerine NE/LER OLABİLİR?
- NÉEL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE NÉEL[Fr.] ile/değil/yerine/= NÉEL SICAKLIĞI
- NEFES NEFESE değil/yerine/= SOLUK SOLUĞA
- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR
- NEFHA değil/yerine/= ESİNTİ
- NEFİS değil/yerine/= PEK HOŞ
- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )
( [not] HATE vs./and/but/<> ANGER
ANGER instead of HATE )
- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )
( Ürküp kaçma. | Tiksinme, iğrenme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )
( NEFRET-İ TECEDDÜD: Yenilik kaygısı. )
( [not] HATE vs./but/>< LOVE
LOVE instead of HATE )
- NEFRON/NEPHRON[İng.] değil/yerine/= BÖBREK BİRİM
- NEFS:
(BENİ/SENİ/ONU) İDARE ETMEK İÇİN değil/yerine İDARE EDİLMEK İÇİN
- NEFS:
VAZGEÇMEK değil TERBİYE ETMEK
- NEFS ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET/CAHİL
- NEFS ile/değil/yerine NEFES
( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )
- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI" ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI
- NEFSÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNTEMSEL
- NEFSİN:
ESİRİ ile/değil/yerine EMİRİ
- NEFSİNDE, RABBİNİ ARAMAK/BULMAK ile/ve/değil/yerine RABBİNDE, NEFSİNİ ARAMAK/BULMAK
- NEFSİ/Nİ "ÖLDÜRMEK" değil NEFSİ/Nİ TERBİYE ETMEK
- NEFSİNİ:
"SİLEN" değil/yerine/>< BİLEN
- NEGATIVE-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= NEGATİF DİRENÇ
- IMPÉDANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATİF EMPEDANS
- NEGATİF/NEGATIVE[İng.] değil/yerine/= EKSİ | OLUMSUZ | YOK
- NEGATİF değil/yerine/= EKSİ
- NEGATIVE BUOYANCY[İng.] değil/yerine/= NEGATİF BATMAZLIK
( Bir cismin sıvı içerisine daldırıldığında cismin yoğunluğunun sıvının yoğunluğundan daha fazla olması durumudur. Negatif kaldırma kuvveti olarak da bilinir. Bu durumda, cisme etki eden yukarı yönlü kaldırma kuvveti, cismin ağırlığından (yani aşağı yönlü yerçekimi kuvvetinden) daha azdır. Arşimet prensibine göre kaldırma kuvveti, cismin sıvı içinde yer değiştirdiği hacme bağlıdır. Kaldırma kuvveti, cismin ağırlığını dengeleyecek kadar yeterli olmadığında cisim negatif batmazlık deneyimler ve batar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEGATİVİZM/NEGATIVISM[İng.] değil/yerine/= OLMAZCILIK
- NÉGATON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATON
- NEGATOSKOP/NEGATOSCOPE[İng.] değil/yerine/= FİLMGÖREÇ
- NEGATOSCOPE[İng.] / NÉGATOSCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATOSKOP
- NEGATRON[İng.] / NEGATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEGATRON
- NEGLECTED ÇOCUK/NEGLECTED CHILD[İng.] değil/yerine/= İLGIDEN YOKSUN ÇOCUK
- NEGLEKT/NEGLECT[İng.]/İHMAL[Ar.] değil/yerine/= BOŞLAMA
- NEHİR[Ar.] değil/yerine/= IRMAK
- NEKÂHET değil/yerine/= İYİLEŞME
- NEKROPSİ/NECROPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI
- NEKROZ/NECROSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU ÖLÜM
- NEKTAR[Fr. < NECTAR] değil/yerine/= BAL ÖZÜ
- NELOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= NELOFOBİ
( Cam ve camın kırılmasına yönelik aşırı korku. Hiyelofobi ve hiyalofobi olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYGROSCOPIC[İng.] / HYDROSCOPIQUE[Fr.] / WASSERAUFNEHMEND, HYGROSKOPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKEN/ÇEKER/ÇEKİCİ
- DESICCANT[İng.] / AGENT DESSICCATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKİCİ
- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ
- MOISTURE LOSS[İng.] / PERTE D'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER, HYGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM KAYBI
- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER
- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI
- RUTÛBET[Osm.] / HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT, FETTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM
- NEMATIC[İng.] / NÉMATIQUE[Fr.] / NEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= NEMATİK
- NEME" değil NEYİME LÂZIM?
- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA
( Fısıldama. )
- NEMRUT ile/değil YESEMEK
- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK
( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )
- NEODYMIUM GLASS LASER[İng.] / LASER AU VERRE AU NÉODYME[Fr.] / NEODYMGLASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM CAM LAZERİ
- NEODYMIUM[İng.] / NÉODYME[Fr.] / NEODYM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM
- NEON LAMP[İng.] / LAMPE AU NÉON[Fr.] / NEONLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON LAMBASI
- NEON[İng.] / NÉON[Fr.] / NEON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON
- NEONATAL[İng.] değil/yerine/= YENİDOĞAN (İLİŞKİLİ)
- NEONATOLOJİ/NEONATOLOGY[İng.] değil/yerine/= YENİDOĞAN BİLİMİ
- NEOPLASIA[İng.] değil/yerine/= NEOPLAZİ
( Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEOPLAZİ/NEOPLASIA[İng.] değil/yerine/= UR GELİŞİMİ
- NÉOPRÈNE[Fr.] / NEOPREN[Alm.] ile/değil/yerine/= NEOPREN
- NEPER[İng.] / NÉPER[Fr.] / NEPER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPER
- NEPODIN[İng.] ile/değil/yerine/= NEPODİN
- NEPTUNIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUMREIHE, NEPTUNIUMSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM DİZİSİ/SERİSİ
- NEPTUNIUM[İng.] / NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM
- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET
- NEREDE/NE ZAMAN/NASIL:
"DÜŞTÜĞÜMÜZ" değil "SENDELEDİĞİMİZ"
- NEREDE, O ESKİ BAYRAMLAR/RAMAZANLAR değil NEREDE, O ÖNCEKİ BEN
- NEREDE OKUDUĞUMU BİLMİYORUM AMA ... değil NEREDE OKUDUĞUMU ANIMSAYAMIYORUM AMA ...
- NEREDEN GELDİĞİNİ:
BİLMEYEN ile/değil/yerine/>< BİLEN
( [nereye gideceğini] Bilmez. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilir. )
- NEREDEN:
ZUHUR ETTİ? ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIKTI?
- NEREDEYSE ÖLMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖLMEK
( Hiçbir şeyi değiştirmez. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Herşeyi değiştirir. )
- NERELİSİN? ile/değil/yerine NEREDESİN?/NEREDE YAŞIYORSUN?(YA DA BÖYLE BİR SORU SORMA!)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül(/ya da yeri kaçıncı sıradaysa) konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ
- NERST GLOWER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST ÇUBUĞU
- NERNST DIFFUSION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST DİFFUZYON TABAKASI, D
- NERNST EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST EŞİTLİĞİ
- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ
- RÈGLE DE NERNST-THOMPSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMPSON KURALI
- NERNST-THOMSON RULE[İng.] / NERNST-THOMSON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMSON KURALI
- NEROL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROL
- NEROLI OIL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROLİ YAĞI
- NERVUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR
- NEŞE[Ar. NEŞVE] değil/yerine/= SEVİNÇ
- NESEB ASABİYESİ ile/değil/yerine SEBEP ASABİYESİ
- NESEB/SOY değil/yerine/>< NİSBET
- NESİL[Ar.] değil/yerine/= KUŞAK
- NESİL[Ar.]/BATIN/JENERASYON[İng./Fr. < GENERATION] değil/yerine/= KUŞAK/GÖBEK
- NESİR değil/yerine/= DÜZYAZI
- NEŞİR[Ar.] değil/yerine/= YAYIM
- NESISTOR[İng.] / NESISTOR[Fr.] / NESISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NESİSTÖR
- NESNE AKTARIMI ile/değil/yerine KENDİLİK AKTARIMI
- NESNE PUTU ile/ve/</değil ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU
- NESNE PUTU ile/ve/</değil ZİHİN/DÜŞÜNCE PUTU
- DIFFUSION OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNE YAYILMASI
- EŞYA[Osm.] / OBJECT[İng.] / OBJET[Fr.] / DING, GEGENSTAND, OBJEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM
( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )
( vs./and/||/<>/and/but/< CONCEPT
CONCEPT instead of OBJECT )
- MADDE[Osm.] / MATTER[İng.] / MATIÈRE[Fr.] / STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve/değil NİMET
- NESNE ile/ve/değil SERT NESNE
- NESNE ile/ve/değil SİMGE
- OBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNEL MERCEK
- NESNEL ÜRÜNLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNSEL "ÜRÜNLER"
- NESNELER'DE:
TARİH ile/ve/<>/değil SÜREÇ
( Nesnelerin tarihi olmaz, süreci olur. )
( [not] HISTORY vs./and/<>/but PROCESS )
- NESNELERE/KİŞİLERE:
[ne yazık ki] BAĞIMLILIK ile/ve/değil/yerine BAĞLILIK
- NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK
- MATERIALIZATION[İng.] / MATÉRIALISATION[Fr.] / MATERIALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNELEŞME
- NESNEL/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLİMSEL/LİK
- STATES OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNENİN DURUMLARI/HALLERİ
- NESNENİN:
KENDİ ile/ve/değil AYRILMIŞ/UZAKLAŞMIŞ OLMASI
- ANNIHILATION DES MATERIALS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNENİN YOK OLUŞU
- MATERIAL POINT[İng.] / POINT MATÉRIEL[Fr.] / MASSENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNESEL NOKTA
- NESSLER'S REAGENT[İng.] / NESSLERSREAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER BELİRTECİ/BELİRTİCİ
- NESSLER'S TEST[İng.] / NESSLER'S TEST[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER DENEYİ
- NESSLER PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER DENKLEM
- RÉACTIF DE NESSLER[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER REAKTİFİ
- NESSLER TUBE[İng./Fr.] / NESSLER ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER TÜPÜ
- NET ÜCRET değil/yerine/= KALANLIK
- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ
- NETLEŞTİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMAK
- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ
- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI
- NEUROCRANIUM[İng.] değil/yerine/= NÖROKRANYUM
( Baş iskeletinin beyin ve duyu organlarını saran ve koruyan kıkırdak ve kemik dokusudur. Beyni çevreleyen "frontal", "occipital", "sphenoid", "ethimoid" isimli tek kemiklerden ve "temporal", "parietal" isimli çift sayıda kemikten oluşur. Toplam 8 tanedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NE-VADA değil/< NEVADA
- NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİ TÜRÜNE ÖZGÜ
- NEVRES-İ KADÎM ile/ve/değil/||/<> NEVRES-İ CEDÎD
( )
( ABDÜRREZZAK NEVRES ile/ve/değil/||/<> OSMAN NEVRES )
( XVIII. yüzyılda yaşamıştır. İLE/VE/DEĞİL/||/<> XIX. yüzyılda yaşamıştır. )
- NEVROTİK[Fr. < NÉVROTIQUE] değil/yerine/= SİNİRSEL
- NEVROTİK değil/yerine/= SİNİRCELİ
- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK
- NEW WORLD MONKEYS[İng.] değil/yerine/= YENİ DÜNYA MAYMUNLARI
( Yeni Dünya Maymunları geniş aralıklı burun deliklerine sahiptir ve Merkez ile Güney Amerika`da yaşarlar. Ayrıca Yeni Dünya Maymunları 55 milyon yıl önce Eski Dünya Maymunları ile ortak bir atadan ayrılmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)