Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.911 başlık/FaRk ile birlikte,
33.911 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/137)
- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY
- CUFF değil/yerine/= BALON | MANŞET | KILIF
- ÇUHADAR ile/değil/||/<> ÇAŞNIGİR/ÇEŞNİGİR
( Saray hizmetinde yüksek derecede bir memurluk. | Sultanın giyeceklerine bakan görevli. İLE/||/<> Sarayda sofra hizmetlerine bakanlara verilen ad. )
- CUİŞ"[< JEWISH] ile/değil ÇAVUŞ
- ÇUKULOTA/ÇUKULATA/ÇUKOLATA değil ÇİKOLATA
- ÂYÎNE-İ MUKAAR, MİRÂT-İ MUKAAR[Osm.] / CONCAVE MIRROR[İng.] / MIROIR CONCAVE[Fr.] / HOHLSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇUKUR AYNA
- ÇUKUR ile/değil/||/<> KUYU
- CUL DE SAC değil/yerine/= KÖR KESE
- ÇÜLAKİ değil ÇULAKİ[Ar. CULL + Yun. -AKİ]
( Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş. )
- CUM GRANO SALIS[İng.] değil/yerine/= CUM GRANO SALİS
( Latince, "bir buz tanesi ile" demek olan kalıptır. İronik anlamda ve dinleyicileri söylenenin ya da söylemin her noktada doğruları içermediğine dikkat çekmek için kullanılır. Türkçede benzer anlamda "kaydı ihtiyat ile" sözü vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, arka arkaya iki günün ikindi zamanı/vakti arası olduğundan dolayı "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve gecesidir. )
( ÂDÎNE[Ar.]: Cuma günü. )
( PERŞEMBE[< Fars. PENCŞENBİH: Beşinci gün.] )
( ŞENBİH[Fars.]: Gün. | Cumartesi[Ar. SEBT]. )
( PAZAR[Fars. YEKŞENBİH] )
( PAZARTESİ[Fars. DÜŞENBİH] )
( SALI[Fars. SEŞENBİH] )
( ÇARŞAMBA[Fars. ÇEHÂR-ŞENBİH] )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, iki ikindi zamanı/vakti arası olduğundan, "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve Cuma'ya bağlanan gecedir. )
- CUMA GÜNÜ değil CUMA('LARI)(TOPLANILAN) GÜN
- CUMALIKAZIK değil CUMALIKIZIK
- CÜMBÜR-CEMAAT değil CUMHUR-CEMAAT (GİTMEK)
- CURATIVE[İng.] değil/yerine/= KÜRATİF
( Tedavi edici, hastalığı iyileştirici anlamına gelir. Küratif tedavi, hastalığı, geride hiçbir sekil kalmayacak biçimde tedavi etmeyi ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK
- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET
( [not] INSOLENCE | IMPUDENCE vs./but COURAGE )
- CÜRET değil/yerine/= GÖZSÜZLÜK
- CÜRETKÂR değil/yerine/= GÖZSÜZ
- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI
- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ
- CURIE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE CURIE[Fr.] / CURIE-TEMPERATURCALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ
- CURIE-WEISS LAW[İng.] / LOI DE CURIE-WEISS[Fr.] / CURIE-WEISSHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE-WEİSS YASASI
- CURIE'S LAW[İng.] / LOI DE CURIE[Fr.] / CURIE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE YASASI
- CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE
- CÜRM[Ar.] ile/değil CİRM[Ar.]
( Suç. İLE/DEĞİL Oylum/hacim, nesne/cisim. )
- CÜRM-Ü MEŞHUT değil/yerine/= SUÇ ÜSTÜ
- CÜRMÜN KADAR YER YAKARSIN değil CİRMİN KADAR YER YAKARSIN
( CÜRM: Suç.
CİRM: Oylum/hacim, nesne/cisim. )
- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF
- WASTE STEAM[İng.] / VAPEUR INUTILISÉE[Fr.] / ABDAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÜRÜK BUHAR
- CÜRÜM TASNİİ değil/yerine/= SUÇ UYDURMA
- CÜRÜM ile/değil CİRİM(ECRÂM)
( Suç. İLE/DEĞİL Kütle/oylum[hacim]. )
- CÜRÜMDAŞ[Ar.] değil/yerine/= SUÇ ORTAĞI
- ÇÜRÜME ile/ve/değil/||/<> PÖRSÜME
- ÇÜRÜTÜLEBİLİR ile/değil AŞILABİLİR
- CUT AND BURN[İng.] değil/yerine/= KES VE YAK
( geleneksel tarla açama yöntemi. Ağaçlar ve yoğun bitki örtüsünün önce baltalar, palalarla kesilip; ardından yakılması işlemi. Yakılmış bitki örtüsünün külü; kalan güdük ağaçların dibine ekilen tarımsal ürünlere gübre oluyor. Herhangi başka bir gübre kullanılmadığı için; hasat miktarı azaldığı için arsalar birkaç yıl sonra terk ediliyor, açıklandırma başka bir yere taşınıyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CUT OFF VALUE değil/yerine/= KESİM DEĞERİ
- CUT-OFF VALUE değil/yerine/= KESİM DEĞERİ
- CUTICLE[İng.] değil/yerine/= KÜTİKÜL
( Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇUVAL ile/değil GIRAR/GIRÂRE/GARÂR/GARÂRE[Ar. çoğ. GARÂYİR]
( ... İLE/DEĞİL Büyük, kıl çuval. )
- CÜZDAN(/LI) değil/yerine VİCDAN(/LI)
- CV/CARDIOVASCULAR | CURRICULUM VITAE değil/yerine/= KARDİYOVASKÜLER, KALP-DAMAR | ÖZGEÇMİŞ
- CVP/CENTRAL VENOUS PRESSURE SANTRAL değil/yerine/= MERKEZÎ TOPLARDAMAR BASINCI
- CYBERKNIFE değil/yerine/= IŞIN BIÇAĞI
- CYCLOHEXANE[İng.] değil/yerine/= SİKLOHEKZAN
( C₆H₁₂ moleküler formülüne sahip bir sikloalkandır. Renksiz, yanıcı bir sıvıdır. Parlama noktası -20 C°, özkütlesi 779 kg/m3, molar kütlesi ise 84,16 g/mol'dür. Naylon yapımında, adipik asit ve kaprolaktam üretiminde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CYLINDRICAL COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNAT SİSTEMİ
( Üç boyutlu uzaydaki bir noktanın yerini tanımlamak için kullanılan bir koordinat sistemi. Bu sistem, kartezyen koordinat sisteminden farklı olarak, dairesel bir referans alınarak noktaların konumunu ifade eder. Silindirik koordinatlar şu üç bileşenden oluşur:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT
- D-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= D-BLOKU
- D-LINES[İng.] / RAIES D[Fr.] / D-ZEILEN, D-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= D ÇİZGİLERİ
- D-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON D[Fr.] / D-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= D ELEKTRONU
- DEE[İng.] ile/değil/yerine/= D ELEKTROT
- d. in.p. aeq.[Lat. < DIVIDE IN PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARA BÖLÜNÜZ
- D-KABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D-KABLO
- D-CABLE[İng.] / CÂBLE-D[Fr.] ile/değil/yerine/= D KABLOSU
- D-LAYER[İng.] / D-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= D KATMANI
- DEE, ÉLECTRODE EN FORME DE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D ŞEKİLLİ ELEKTROT
- COUCHE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D TABAKASI
- D:
"VİTAMİNİ" değil HORMONU
- ...DA KALMA ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAMA
- ...'DA OLMAMDAN/OLUŞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM) ile/ve/değil ...'DA OLDUĞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)
- ...'DA ... VARDIR ile/değil ...'DA ... GİZLİDİR
- AMELİYAT:
DA VINCI İLE ile/değil/yerine OLAĞAN
- DA/DE ile/değil İSE
( "Savaştığımızda/küstüğümüzde". İLE/DEĞİL Savaşırsak/küsersek. )
- DADAİST[Fr. < DADAÏSTE] değil/yerine/= DADACI
- DAĞ OLMAK ile/değil/yerine VADİ OLMAK
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )
- DAĞ ile/ve/değil/yerine/<>/>/>< BAĞ
( Bakmazsak/özenmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>/>< Bakarsak/özenirsek. )
- DAĞ ile/değil/yerine/>< DENİZ
( Uzaklaştırır, ayırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır, birleştirir. )
- DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI
- DAĞA" değil DAHA
- DISTRIBUTION FUNCTION[İng.]FONKSIYONU / FONCTION DE DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATIONSFUNKTION, VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM/DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ
- VERTEILUNGSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM GÜRÜLTÜSÜ
- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI
- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI
- DISTRIBUTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM ORANI
- LOI DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM YASASI
- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM
- DAĞILIM/DAĞILMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAYILIM/YAYILMAK
- FACTEUR DE DISSIPATION[Fr.] / DISIPATION-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA/DAĞILIM FAKTÖRÜ
- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)
- PERTE PAR DISSIPATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KAYBI
- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ
- DISPERSION FORCE[İng.] / FORCE DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KUVVETİ
- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI
- DISPERSION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA YASASI
- DISSIPATION[Fr.] / DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA, YİTİM
- DAĞILMA ile/ve/değil YAYILMA
- DAĞILMAK değil/yerine/>< DALMAK
- RAYONNEMENT DISPERSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMIŞ IŞINIM
- DAĞILMIŞLIK ile/ve/değil/yerine BOĞULMUŞLUK
- DIFFUSE SERIES[İng.] / SÉRIES DIFFUSES[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK DİZİLER
- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM
- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM
- DIFFUSE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SERİ
- DIFFUSE SOUND[İng.] / SON DIFFUSÉ[Fr.] / DIFFUSER SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SES
- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM
- DIFFUSE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DIFFUSE[Fr.] / DIFFUSE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSIMA
- RÉFLECTEUR DIFFUS[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSITICI
- DAĞINIK ile/ve/değil/||/<>/< PARÇA PARÇA
- DAĞINIK ile/değil YAYILMIŞ
- PUISSANCE DISPERSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITICI GÜÇ
- PERTE PAR DISTRIBUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITIM KAYBI
- DISPERSIVE MEDIUM[İng.] / MILIEU DISPERSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITKAN ORTAM
- DISPERSIVE POWER[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞITMA GÜCÜ
- DAĞLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLAR
- DAHA "AKILLI" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAHA DİSİPLİNLİ OLMAK
- DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE
- DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK
- DAHA ÇOK SARILMA:
DÜĞÜNLERDE ve/değil/||/<> OTOGARLARDA
- DAHA ÇOK ile/ve/<>/değil/yerine BİR DAHA
- DAHA DEĞİL değil HENÜZ DEĞİL
- DAHA FAZLASI ile/ve/değil/yerine DAHA İLERİSİ
(
DAHA FAZLASINI YAPACAĞIM
Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,Katılacağım.
İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım.
İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım.
Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım.
Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim.
Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım.
Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim.
Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim.
Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım.
Denemekten daha fazlasını yapacağım,
BAŞARACAĞIM! )
( [not] MORE EXCESS vs./and/but MORE FURTHER
MORE FURTHER instead of MORE EXCESS )
- DAHA FAZLA/SI ile/ve/değil/yerine İSABETLİ OLMASI
- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL
- DAHA "İYİ"/"KÖTÜ" değil/yerine NEŞE
- DAHA/EN) KORKUNÇ/VAHİM OLAN:
SOKAKTAKİ KARGAŞA ile/değil DİLDEKİ KARMAŞA
( Yaşamdaki en korkunç "durum" ya da deneyim, birini çok sevmektir.
[Sevgi kadar değerli bir duygunun nesi, nasıl korkunç olabilir? O sevgimizin yoğunluğunun o kişiyi kendimizden kaçırma olasılığının artırması ve ölümünün duyulmasından dolayı her an için geçerli ve etkisi yüksek olan çok korkutucu bir durumdur.] )
- DAHA ÖTE ile/ve/değil/yerine DAHA FARKLI
- DAHA SONRA AKLIMA GELMEZ değil DAHA SONRA AKLIMA GELMEZSE/GELMEYEBİLİR
- [DAHA SONRA] "... UZUN UZUN TARTIŞIRIZ" değil/yerine [DAHA SONRA] "... AYRINTILARIYLA KONUŞURUZ"
- DAHA "STERİL ZAMAN/DA" değil/yerine/= DAHA UYGUN BİR ZAMAN/DA (DİYELİM)
- DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )
- DAHA ile/değil/yerine HÂLÂ
- DAHA ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HENÜZ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HÂLÂ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> ARTIK
- [ne yazık ki]
"DAHA FAZLASI" değil/yerine/>< GEREKLİ/YETERLİ OLAN
( En büyük suçlar ve hatalar, gerekli olanı değil daha fazlasını elde etmek için işlenir. )
- DÂHİL[Ar.] OLMAK değil/yerine/= İÇİNDE YER ALMAK/KATILMAK
- DAHİL değil/yerine/= İÇİNDE/İLE BİRLİKTE
- DÂHİLÎ değil/yerine/= İÇSEL
- DAHİLİYE değil/yerine/= İÇSAYRILIK
- DAHİYÂNE[Ar.] değil/yerine/= ÖKECE
- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
- DAİR[Ar.] ile/değil DAHİL[Ar.]
- DAİRE[Ar. çoğ. EDVÂR] değil/yerine/= DEĞRE/YÜRÜTKE
- DAİRE[Ar.] ile/değil/=/||/<>/< SONSUZ/ÇOK KÖŞELİ/LİK / SONSUZ KENARLI ÇOKGEN
- CIRCULAR ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR CIRCULAIRE[Fr.] / KREISFÖRMIGER BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAİRESEL HIZLANDIRICI
- DEVRÎ TAKATTUB, TAKATTUB-İ DEVRÎ[Osm.] / CIRCULAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION CIRCULAIRE[Fr.] / KREISFÖRMIGE POLARISATION, ZIRKULARPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAİRESEL KUTUPLANMA
- DAİREVİ değil/yerine/= DAİRESEL
( ... DEĞİL/YERİNE/= Daire ile ilgili. | Daire biçiminde olan. )
- DAKİK değil/yerine/= ÖYCÜL
- MINUTE[İng.] / MINUTE[Fr.] / MINUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAKİKA
- DAKİKA değil/yerine/= ÖYCE
- DAKKA" ile/değil DAKİKA
( Kapı çalıcı. | Kapı kapı dolaşan, eşik aşındıran. İLE Bir saatin altmışta biri ya da altmış saniyenin toplamı. )
- DAKTİLO[Fr. < DACTYLO] değil/yerine/= YAZI MAKİNESİ
- ZWEIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAL
- IMMERSION[İng.] / IMMERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DALDIRMA
- DALE/DISABILITY ADJUSTED LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTIMINE AYARLANMIŞ YAŞAM BEKLENTISİ
- D'ALEMBERTSCHES PARADOXON, D'ALEMBERTS PARADOX[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT ÇATIŞKISI/PARADOKSU
- D'ALEMBERT'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE D'ALEMBERT[Fr.] / D'ALEMBERT-PRINZIP/GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT İLKESİ
- D'ALEMBERT'S PARADOX[İng.] / PARADOXE DE D'ALEMBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT PARADOKSU
- DALEVERE değil DALAVERE
( OROSTOPOLLUK[argo]: Kurnazca iş, dalavere, dolap. )
- WAVELENGTH SELECTOR[İng.] / WELLENLÄNGE AUSWÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU SEÇİCİ
- WAVELENGTH[İng.] / LONGUER D'ONDES[Fr.] / WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU
- WAVE EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'ONDE[Fr.] / WELLENGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DENKLEMLERİ
- WELLENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DİRENCİ
- WAVE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA EMPEDANSI
- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK
- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK
- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil CİDDİYE ALMAMAK
( Ciddiye almayabilirsiniz fakat dalga geçmek gerekmiyor! )
- DALGA GEÇMEK ile/değil/yerine (SADECE) TAKLİT ETMEK
( Bozarak, yamultarak tekrar/taklit. İLE/DEĞİL/YERİNE Birinin davranışını/tutumunu, sözünü/sesisini gerçeğine en yakın durum çabasıyla tekrarlama. )
( Olumsuz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olumlu ya da nötr. )
( Gereksiz, yersiz, anlamsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli bir ölçüde kabul görebilecek kadar/biçimde. )
- WAVE GROUP[İng.] / GROUPE D'ONDES[Fr.] / WELLENGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA GRUBU
- WAVE MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE L'ONDE, MOUVEMENT ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA HAREKETİ
- WAVE GUIDES[İng.] / GUIDES D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZLARI
- WELLENLEITERÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU AÇIKLIĞI
- LONGUEUR D'ONDE DE GUIDE D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU DALGA BOYU
- WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU
- WAVE MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA MEKANİĞİ
- WAVE NORMAL[İng.] / NORMALE DE L'ONDE[Fr.] / WELLENNORMALE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA NORMALİ
- WAVEMETER[İng.] / ONDEMÈTRE[Fr.] / WELLENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ÖLÇER
- WAVE PACKET[İng.] / PAQUET D'ONDES[Fr.] / WELLENPAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA PAKETİ
- WAVE NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ONDE[Fr.] / WELLENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA SAYISI
- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ
- DİP ...:
(")DALGA(") ile/değil AKINTI
- DALGA" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEM
- MEVC[Osm.] / WAVE[İng.] / ONDE[Fr.] / WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA
- FLUCTUATION THEORY[İng.] / THÉORIE DES FLUCTUATIONS[Fr.] / FLUKTUATIONSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA KURAMI
- FLUCTUATION[İng.] / ONDULATION[Fr.] / FLUKTUATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA
- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM
- DALGI/GAFLET[Ar.] ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLAMA/İHMAL[Ar.]
( CARELESSNESS vs./and/<>/but NEGLIGENCE
NEGLIGENCE instead of CARELESSNESS )
- DALGIN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< DALYARAK
- DALGIN/LIK" ile/değil HIRSIZ/LIK
- DALITZ PAIR[İng.] / PAIRE DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİFTİ
- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ
- DALKAVUK OLMAK değil/yerine DAL OLMAK
- DALKAVUK ile/değil/yerine/>< SOYTARI
( "Erke/kişiye/saraya". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Halka. )
- BRANCHING[İng.] / BRANCHEMENT[Fr.] / VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA, DALLANMIŞ ZİNCİR
- BRANCHING FRACTION[İng.] / FRACTION DE BRANCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMA KESRİ
- BRANCHING RATIO[İng.] / VERZWEIGUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA ORANI
- VERZWEIGUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA TESİR KESİTİ
- BRANCHED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ ALKAN
- VERZWEIGTE KOHLEN WASSERSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ HİDROKARBONLAR
- BRANCHED CARBON CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ KARBON ZİNCİRİ
- CARBON DE CHAINE BRANCHÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMİŞ KARBON ZİNCİRİ
- DALMADAN ile/değil/yerine DAĞILMADAN
- DALTON TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHE TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- DALTON'S LAW[İng.] / LOI DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON YASASI
- DALTON[İng.] ile/değil/yerine/= DALTON
- DALTONİZM[Fr. < DALTONISME] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
- DALY/DISABILITY ADJUSTED LIFE YEARS[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTIMINE AYARLANMIŞ YAŞAM YILLARI
- DALYASAN değil TAYLASÂN
- DAMA ile/değil/yerine SATRANÇ
( 2000 sonrası. İLE/DEĞİL/YERİNE 2000 öncesi. )
- DAMARDAN" değil/yerine DOĞRUDAN
- DAMAT[Fars. < DAMAD] değil/yerine/= GÜVEY
- DAMGA ile/ve/değil MARKA
- MA-İ MUKATTAR[Osm.] / DISTILLED WATER[İng.] / EAU DISTILLÉ[Fr.] / DESTILLIERTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITIK SU
- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ
- TAKRÎR[Osm.] / DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION[Fr.] / DESTILLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA
- TO DESTILL[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMAK
- KATRE[Osm.] / DROP[İng.] / GOUTTE[Fr.] / TROPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLA
- DROPPING MERCURY ELECTRODE[İng.] / DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU
- DAMPING[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜRÜM
- DOĞRUYU BİLMEK/BULMAK:
...'DAN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<> ...'YA KARŞIN
- HOŞLAŞMAM/AK değil ...'DAN (PEK/HİÇ) HOŞLANMAM/HOŞLANMIYORUM
- ...'DA/N:
"NE ANLADIĞIN" ile/ve/değil "NE BEKLEDİĞİN"
- ...DAN ÖNCE ile/ve/değil ... YANISIRA
- ...DAN SONRA:
GÖRÜŞÜRÜZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜŞELİM
- DANIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= DANYAN EPOKU
( Günümüzden 65.500.000 ile 61.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DANIEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= DANİELL GÖZESİ/HÜCRESİ
- DANIELL CELL[İng.] / PILE DE DANIELL[Fr.] / DANIELL-ZELLE/ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DANİELL PİLİ
- DANIŞMAN ile/ve/değil/||/<>/< DANIŞILAN
- DANS ile/ve/değil/<> OHYOKHAI
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Yakutlar'a özgü bir Şaman uygulaması.
[Ohuokay ustasının çevresine toplanan halk, el ele tutuşarak büyük bir çember oluşturuyor ve ustanın sözlerini tekrarlayarak, hafif hafif öne ve arkaya eğilerek hareket edip güneşin doğduğu yönden, battığı yöne doğru dönerler.]
[Bu uygulamaya özgü, belirli bir müziği bulunmamaktadır.] )
(1996'dan beri)