Bugün[06 Mayıs 2026]
itibarı ile 33.806 başlık/FaRk ile birlikte,
33.806 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(132/137)


- YAP! | YAPSANA ile/değil/yerine YAPAR MISIN / YAPIYORUZ


- YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY YOK değil YAPABİLECEĞİM FAZLA BİR ŞEY YOK


- YAPACAK/YAPILACAK BİR ŞEY YOK değil YAPILACAK (PEK) FAZLA BİR ŞEY YOK


- YAPACAK ÇOK İŞ/İM VAR değil YAPILACAK ÇOK İŞ/İM VAR


- YAPALIM/YAZALIM DA...:
"SONRA UNUTURUZ" değil ANIMSA(YA)MAYABİLİRİZ


- YAPALIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPABİLELİM (HEM OLANAK, HEM DE OLASILIK OLARAK)


- YAPAMAM değil/yerine/>< YAPABİLİRİM

( )

( [not] I CAN'T DO IT but/>< I CAN DO IT
I CAN DO IT instead of I CAN'T DO IT )


- YAPAMAMA/GERÇEKLEŞTİREMEME:
YOĞUNLUKTAN DOLAYI ile/ve/değil/<> ÖNCELİKLER(İN)DEN DOLAYI


- YAPAMAN" değil YAPAMAZSIN


- YAPAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR ile/ve/değil/||/<>/< BAŞARAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR


- YAPAMAYACAĞINI ZANNEDEN değil/yerine/>< YAPABİLECEĞİNE İNANAN


- YAPAMAZSIN ile/değil/yerine YAPMAMALISIN


- YAPARAKTAN/EDEREKTEN değil YAPARAK/EDEREK


- YAPARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPAYIM


- ... YAPARSAM, ... ile/değil ... YAPINCA, ...


- RADIOACTIVITÉ ARTIFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAPAY IŞINETKİNLİK


- ARTIFICIAL RADIOACTIVITY[İng.] / INDUZIERTE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİFLİK


- KÜNSTLICHE RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY RADYOAKTİVİTE


- YAPAY ZEKÂ" değil/yerine YARDIMCI ZEKÂ


- YAPAY ZEKANIN "SONUÇLARI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KİŞİNİN BİLMESİ


- YAPAY ile/ve/değil/||/<> KURGU/SAL


- SUNÎ[Osm.] / ARTIFICIAL[İng.] / ARTIFICIELLE[Fr.] / KÜNSTLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPAY


- [ne yazık ki]
YAPAYALNIZ KALMAK ile/değil YAPAYALNIZ HİSSETMEYE NEDEN OLANLARLA YAŞAMAK


- YAPAYLIK ile/değil OYUN


- STRUCTURE FACTOR[İng.] / FACTEUR DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- STRUCTURE TYPE[İng.] / TYPE DE STRUCTURE[Fr.] / STRUKTURART[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI TÜRÜ


- STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE[Fr.] / STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPI


- YAPILABİLECEKLERİ:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine/>< İTELEMEK


- YAP(IL)ABİLİTE değil YAPILABİLİRLİK


- YAPILAMAZLIK ile/ve/değil/||/=/<>/< MANTIKDIŞILIK


- YAPILAN İŞ:
ELİNE YAKIŞSIN ile/ve/değil/||/<>/< ELİNE YAPIŞSIN


- YAPILANDIRMA ile/ve/<>/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME


- YAPILAN/SÜRDÜRÜLEN YANLIŞA:
KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ ile/ve/değil/||/<>/< KİMSE ENGELLEYEMEZ


- YAPILAŞMA ile/değil YAPILANMA

( Binaların yapılanması. İLE/DEĞİL Bir düzenin kurulması. )


- YAPILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine YAPILMASI GEREKEN


- YAPİM/ARIYİM değil YAPAYIM/ARAYAYIM


- YAPISAL DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM

( )


- STRUCTURAL FORMULA[İng.] / FORMULE RATIONNELLE, FORMULE DE CONSTITUTION[Fr.] / WERTIGKEITSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPISAL FORMÜL


- STRUCTURAL ISOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= YAPISAL İZOMERLER


- YAPIŞIK ile/değil/yerine BAĞLI


- BLOCAGE[Fr.] / BLOCKIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPIŞMA


- YAPIT/ESER[Ar.] ile/ve/değil KALINTI


- YAPIT ile/değil EDİM


- YAPIYIM" değil YAPAYIM


- ... YAPIYORLAR ile/değil/yerine/< ... YAPILIYOR

( Kişi ve sonuç odaklı/lık, merkezli/lik. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kavram, olay, olgu ve süreç odaklı/lık. Süreç ve sonuç birlik ve bütünlüğünde. )

( Hiçbir yere ulaştırmaz. Güdük/düşük bir zihniyettir. Sorunlu ve sorun odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Herşeyi anlamaya yarayacak ilk ve temel adımdır. İleri bir zihniyettir. Çözümcü ve çözüm odaklıdır. )

( "Haklısın." / "Doğru söylüyorsun" İLE/DEĞİL/YERİNE/< Doğru. )

( Belirleyici (olabilir) fakat bağlayıcı değildir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Hem belirleyici, hem de bağlayıcıdır. )

( Kişiler, ancak çeperdedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Ancak, kavramlar merkezdedir ve merkezde olabilir. )

( Kavramları, olayları ve olguları bilir, içerir/barındırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Kişileri kapsar. )


- YAPIYORUZ değil BİZDEN YAPIYORLAR


- YAPMA!:
EMİR değil KOLAYLAŞTIRMA/HIZLANDIRMA

( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )


- YAPMA!:
EMİR değil KOLAYLAŞTIRMAK/HIZLANDIRMAK

( Bilenlerin/tecrübelilerin/büyüklerin, "... Yapma!/Etme!" sözleri/öğütleri, bir yasak/engel/kısıtlama değil yapılmayacakların kolay ve daha az olmasından dolayı, tecrübelerinden yararlanılmasını istedikleri içindir. Hemen buyruk/emir olarak algılanıp tepki göstermemekte yarar vardır! )


- YAPMACIK OLUP "SEVİLMEK" ile/değil/yerine/>< KENDİN OLUP BEĞENİLMEMEK


- YAPMADIĞIN ile/ve/değil EŞİK


- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N


- YAPMADINSA/SÖYLEMEDİNSE değil YAPMADIYSAN/SÖYLEMEDİYSEN


- YAPMAK değil/yerine/=


- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEKLEŞTİRMEK


- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OLMAK

( Yapmak, olmaktır; olmak, yapmaktır. )

( TO DO is TO BE, TO BE is TO DO )

( [not] TO DO vs./and/but/=/||/<> TO BE
TO BE instead of TO DO )


- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYGULAMAK


- YAPMAK ile/ve/değil/yerine YAPILANDIRMAK


- YAPMAK ile/değil YÜRÜTMEK


- ... YAPMA(SI)NI ...
YEĞLERDİM/TERCİH EDERDİM değil DİLERDİM


- YAPMAYABİLME:
"İKTİDÂRI" değil İHTİYÂRI


- YAPMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK ile/değil/yerine YAPAMAYACAĞIM ŞEY/İŞ YOK


- ... YAPMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine ÇABA


- ... YAPMAYAYIM ile/ve/değil ... YAPMAMIŞ OLAYIM/YAPMIŞ OLMAYAYIM


- YAPMIŞIN(DIR)/OLMUŞUN(DUR) değil YAPMIŞSIN(DIR)/OLMUŞSUN(DUR)


- YAPRAK "DOLMASI" değil YAPRAK SARMASI


- BLÄTTCHENELEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YAPRAK ELEKTROSKOP


- YAPRAK ile/ve/değil/||/<> HAYVAN

( )


- YAPRAK ile/değil İĞNEYAPRAK

( ... İLE/DEĞİL Çam türlerinde görülen, ince uzun, sivri uclu yaprak. )


- YAPRAKLARI YAŞATAN/YEŞERTEN:
GÖK GÜRÜLTÜSÜ değil YAĞMUR


- YAPTI, YAPACAĞINI" "(YİNE)" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BEN YAPMADIM/YAPMAMIŞIM, YAPABİLECEĞİMİ


- YAPTIĞIN ile/ve/değil EŞİK


- YAPTIĞINI "ÖVMEK" değil/ne yazık ki/> YAPTIĞINI YIKMAK


- YAPTIKLARINI, "SEVMEYE ÇALIŞMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVDİKLERİNİ YAPMAYA ÇALIŞMAK


- YAPTIRIM ile/ve/değil DAYANAKÇA

( [not] SANCTION vs./and/but THE BASE ON )


- YAPTIRIM ile/ve/değil/yerine/<> DEĞER


- YAPTIRIM ile/değil/yerine TEŞVİK


- YAR/UÇURUM OLMAK ile/değil/yerine/>< YÂR OLMAK


- YAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAREN


- YÂR ile/ve/değil/<> ZÜLF-İ YÂR

( Âşık nezdinde, zülf-i yâr, yârdan değerlidir. )


- YARA OLMAK ile/değil/yerine/>< YAR OLMAK


- YARADAN ile/değil YARATAN


- YARAĞI ile/değil YARAYI


- YARAK ALDI ile/değil YARA KALDI


- YARALANMAK / YARALANABİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YARARLANMAK / YARARLANILABİLİR/LİK


- YARALIYOR ile/değil YER ALIYOR


- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK


- YARAMAYAN ile/değil/yerine/>< YARAYAN


- YARAR ile/yerine/değil KARŞILIKLI YARAR

( [not] BENEFIT vs./but RECIPROCAL BENEFIT
RECIPROCAL BENEFIT instead of BENEFIT )


- YARARCI/PRAGMATİK (YAKLAŞIM) ile/ve/değil/yerine ALGI DÜZENSEL/PARADİGMATİK (YAKLAŞIM)

( [not] USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) vs./and/but PARADIGMAL (APPROACH)
PARADIGMAL (APPROACH) instead of USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) )


- YARARCILIK ile/değil İNSAN-I KÂMİL


- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI

( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )


- YARARSIZ DOĞRU ile/ve/değil/yerine DOĞRU


- YARASI OLAN, GOCUNUR ile/değil KİŞİ, KENDİNDEN BİLİR


- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN


- YARATICILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLILIK


- YARATILAN değil/yerine VAROLAN


- YARATILIŞIM GEREĞİ ile/değil MİZACIM GEREĞİ


- YARATIR ile/ve/değil OLUŞTURUR


- YARATMA ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKARMA


- YARATMA" ile/ve/değil/||/<>/< YERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ


- YARATMAK:
YOKTAN değil BİÇİMLENDİRMEK


- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< BESLEMEK


- YARATMAK değil/yerine (OLANI) DEĞİŞTİRMEK


- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK


- YARA(/YI) ile/değil/yerine YAR'A

( Bırak. @@ Bak. )


- YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK değil/yerine YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK

( [not] ITCHING THE WOUND but/instead of ITCHING ARROUND THE WOUND )


- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK

( İSTİANE: Yardım isteme. )


- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK

( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/ya da hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )


- YARDIM... YÜKÜN, ...:
"YERE BIRAKILMASINDA"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
"KALDIRILMASINDA"

( Kendi sorumluluğundan kaçmaya çalışanlara yardım edilmemesi gerektiği ve tembelliği/hazcılığı teşvik etmenin, büyük yanlış olduğu anımsatılmaktadır. )


- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ

( [not] HELP vs./and/but BUSINESS
BUSINESS instead of HELP )


- YARDIMCI DOÇENT değil/yerine/= BİLGER


- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLİK ETMEK


- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FIRSAT VERMEK

( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )

( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )

( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )

( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )

( The main thing that helps is to have reality within. )

( image

Bunu mu istiyorsunuz?

• Çocuğunuz...

– Varsın, bir çivi bile çakamasın... Ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın... Ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin... Ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın... Ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün... Ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin... Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “Ya siz nasılsınız?” diyemesin... Ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın... Ama sınavlarda “on” çeksin.

– Varsın;
– Taziye nedir, bilmesin,
– "Başın sağ olsun" ne demek, anlamasın,
– "Geçmiş olsun" kime denir, niçin denir, haberi olmasın,
– "Uğurlar olsun", ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama... Karneleri süper olsun.
– Evet… Varsın, tek dostu olmasın... Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun...

Üstün Dökmen )

( [not] TO HELP vs./and/but/||/<>/>< TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO HELP )


- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU ile/yerine/değil YARARLILIĞI

( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )


- YARGI/HÜKÜM" ile/değil/yerine KANAAT


- YARGI" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ALGI"


- YARGI ile/değil/yerine/>< BİLME


- YARGILAMA ile/değil/yerine/>< GERİBİLDİRİM


- YARGILAMA" ile/değil/yerine/||/></< SORGULAMA

( [Daha ...]
Az [olsun/olmalı!]. İLE/DEĞİL/YERİNE/>


- YARGILAMAK ile/değil İNDİRGEMEK

( [not] "TO JUDGE" vs./but "TO REDUCE" )


- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞFETMEK

( [not] TO JUDGE vs./but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO JUDGE )


- YARGILAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SORGULAMAK


- YARGILAMAK ile/değil/yerine YAPMAYABİLECEĞİNİ/İHTİYÂRINI ANIMSATMAK


- YARGILAMAK ile/ve/değil/yerine/> YARLIGAMAK

( Bir karara varmak üzere davalı ile davacıyı dinlemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek. )

( HÜKÜM ile/ve/değil/yerine/> MAĞFİRET/GUFRAN )


- YARGILAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMAK


- KİŞİ:
"YARGILAYAN" ile/değil/yerine/>< KATILAN


- YARGI/SI" ile/ve/değil/yerine/>< ALGI/SI


- YARGISIZ "İNFAZ" ile/ve/değil/ne yazık ki/<>/> "YARGILI" İNFAZ


- YARGITAY/TEMYİZ SÜRESİ BAŞLANGICI:
TEFHİM İLE değil TEBLİĞ İLE

( Haberi okumak için burayı tıklayınız... )


- QUASI-ATOM[İng.] / QUASIATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ATOM


- SYMÉTRIE HÉMIMORPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BİÇİMLİ SİMETRİ


- QUASI-FISSION[İng.] / FISSION QUASI[Fr.] / QUASISPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-BÖLÜNME


- NOMBRE QUASI MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYI


- QUASI-MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYILAR


- HALF-WAVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DALGA POTANSİYELİ


- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI


- SEMI PERMEABLE MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALBDURCHLÄSSIGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN ZAR


- SEMIPERMEABLE[İng.] / SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN


- HALF-CELL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE POTANSİYELİ


- HALF-CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE


- HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER/HÜCRELER


- DEMI-CELLULE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER


- SEMICONDUCTOR DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DEDEKTÖR


- SEMICONDUCTOR DIODE[İng.] / DIODE SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DİYOT


- JONCTION SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN EKLEM


- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN


- SEMICONDUCTOR LASER[İng.] / LASER À SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN LAZER


- DEMI-ÉPAISSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KALINLIK


- METASTABLE STATE[İng.] / ETAT DE METASTABLE[Fr.] / METASTABILEN ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI DURUM


- QUASI-STABLE ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI TEMEL PARÇACIK


- METASTABLE[İng.] / METASTABLE[Fr.] / METASTABIL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI


- SEMISOLID[İng.] / SEMI-SOLIDE[Fr.] / HALBE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KATI


- QUASI-CHEMICAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI KİMYASAL


- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT


- MÉTALLOÏDE[Fr.] / METALLOID, SEMIMETAL[İng.] / HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI METAL, METALOİD


- SEMIMICRO ANALYTICAL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= YARI MİKROANALİTİK TERAZİ


- QUASI-MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE QUASI[Fr.] / QUASIMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI MOLEKÜL


- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ


- QUASI-PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI[Fr.] / QUASITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI PARÇACIK


- TRANSLUCENT, SEMITRANSPARENT[İng.] / TRANSLUCIDE[Fr.] / DURCHSCHEINEND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SAYDAM


- HÉMICELLULOSE[Fr.] / HEMICELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SELÜLOZ


- QUASI-MAGISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-SİHİRLİ SAYI


- SEMISILICA BRICK[İng.] ile/değil/yerine/= YARI SİLİKA TUĞLA


- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI


- HALF-REACTION PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME İŞLEMİ


- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME


- QUASI-REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION QUASI[Fr.] / QUASIREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI YANSIMA


- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM


- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-


- SEMICONDUCTOR JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= YARIİLETKEN EKLEMİ


- YARIK ile/ve/değil ÇATLAK


- YARIK ile/ve/değil EŞİK


- YARIK ile/değil UÇURUM


- NİSF-İ ÖMÜR[Osm.] / HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE[Fr.] / HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILANMA SÜRESİ


- SPLITTING, DECAY[İng.] / DESINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILIM/BOZUNMA


- CLEAVAGE PLANE[İng.] ile/değil/yerine/= YARILMA DÜZLEMİ


- CLEAVAGE[İng.] / CLIVAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARILMA


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN


- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU


- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA


- YARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/>< TAM/AM

( Gülmezsen/gülmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/>< Gülersen/gülersek. )

( Soran beni, yarım bulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/>< Sen bir tek gül, ey yar! Tamam olur. (ALDANIRIM - Yaşar)

)


- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"


- YARIMI KADAR değil YARISI KADAR


- YARIN(LAR)A TAŞIMAK değil GELECEĞE TAŞIMAK


- YARINI ÖZLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< YÂRINI ÖZLEMEK

( "Gelecekte yaşayabileceklerini düşlemek." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sevgiliyi özlemek. )


- YARIŞ ile/değil/yerine YAŞAM


- YARIŞMALARDA:
"(YARIŞ) KOŞULUYOR" değil/yerine "(YARIŞ) SÜRÜYOR/SÜRDÜRÜLÜYOR"


- YARIŞMAYI:
"KAYBETTİM" değil/yerine KAZANAMADIM


- YARIŞ(TIR)MAK ile/değil/yerine KARŞILAŞ(TIR)MAK


- OLGUNLAŞMA/KEMÂL:
"YAŞ ALARAK" ile/ve/değil/||/<>/< YAŞAYARAK


- YAŞ:
ÖLÇÜT ile/ve/değil/||/<> VERİ


- YAŞ ...:
"SINIFLANDIRMASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLANDIRMASI


- MÉTHODES DE DATATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- WET ASHING[İng.] ile/değil/yerine/= YAŞ YAKMA


- YAŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KİLO


- YASA ile/ve/değil EŞİK


- YAŞADIĞIN GİBİ "DÜŞÜNMEK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNDÜĞÜN GİBİ YAŞAMAK

( )


- YAŞADIKÇA ... ile/değil DENEYİMLEDİKÇE ...


- YAŞADIKLARIMIZI:
CİDDİYE ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> Tİ'YE ALMAK


- FORBIDDEN BAND[İng.] / BANDE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK BANT


- FORBIDDEN LINE[İng.] / RAIE INTERDITE[Fr.] / VERBOTENE LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK ÇİZGİ


- FORBIDDEN TRANSITION[İng.] / TRANSITION INTERDITE[Fr.] / VERBOTENER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YASAK GEÇİŞ


- YASAK GETİRMEK/KOYMAK ile/değil/yerine KATKI/DESTEK

( Sizi seven/düşünen yakınlarınızın yapmamanızı istedikleri/söyledikleri şeyler, size engel/yasak koymak değil yaşamınızı hızlıca nitelikli kılma niyetiyle/amacıyladır daha çok. [Size o anda uygun "görünmemesi" ile çatışmaya gitmek yerine biraz/bir kez daha düşünmeyi gerektirir sadece.] )


- YASAK ile/değil BAŞKASINA KAPALI


- YASAK ile/ve/değil/yerine/<> OLANAKSIZLIK

( [not] PROHIBITION vs./and/but/<> IMPOSSIBILITY
IMPOSSIBILITY instead of PROHIBITION )


- YASAK ile/ve/değil/yerine SINIRLAMA/KISITLAMA

( Yürürlüğe giren yasa, bir "YASAK" koyma değildir! Toplum yaşamında ve kişiler arasında düzenin sağlanması, hakların korunması için ortak kullanım alanı kuralları uygulanmak zorundadır. Sigarayla ilgili düzenleme, bireylerin bulunmak zorunda/durumunda olduğu -kapalı ya da açık- ortamlarda sigara kullanıcılarının keyfî uygulamalarına izin vermemek üzerinedir. Bu durumdan rahatsız olan/olabilecek kişilerin haklarının korunması üzerine de bu tür kısıtlamalar getirilmesi gerekmiştir. "YASAK" olarak ifade edilen durum, "sigara içme yasağı" değil belirli ortak kullanım alanlarında keyfî tutumda bulunulmasına engel olabilmek üzere ve çevrenin rahatsız edilmemesine yöneliktir. Doğrudan, genel bir "içmeme yasağı" getirilmemiştir.

"YASAK"[< YASA][yasaya/kanuna bağlı olan] sözcüğü ve kullanımının da, kişiler [içen-içmeyen, rahatsız olan/lar] arasında anlaşamamazlık/ihtilâf [ya da olası çatışma durumunda] toplum ve devlet tarafından kabul ve onay görmüş, uyumlu bir düzen sağlanabilmesi üzerine, gereken koşulların, yazılı ve tüzel(hukukî) bir karşılığının bulunması üzerinedir. Birlik ve bütünlüğü, sürdürülebilirliği sağlayabilmenin göstergesi ve dayanakçası olarak, "YASA" ve yasal gereklilik, işlevini yerine getirmek üzere uygulanmaktadır.

Kişi, kendi evinde istediği gibi [çırılçıplak] dolaşabileceği halde dışarıda/sokakta, ortak alanlarda dolaşamayacağı gibi. Bu durumu anlayan ve kabul edebilen tütün kullanıcıları, tütün ürünleri kısıtlamasının da bir uzlaşım ve çözüm gerektirdiğini rahatlıkla anlayacak ve kabul ediyor olacaklardır. )

( [not] PROHIBITION vs./and/but LIMITING
LIMITING instead of PROHIBITION )


- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SINIRLILIK/KISITLILIK

( Kişi, özellikle başkalarını yönettiği koşullarda, amacına ulaşmak için kendinin kabullenemeyeceği kısıtlamaları başkalarına uygulamamalıdır. Eğer duruma uyan, ama özgürlüğü de sınırlamayan sınırlar konulabilirse büyük başarılar elde etmek olanaklıdır. )

( PROHIBITION vs. RESTRICTIVENESS )


- YASAK ile/ve/değil/||/<>/< TEHLİKELİ

( "Yasak" sözcüğünün kullanımı, çoğunlukla bir şeyin engellenmiş olmasından dolayı değil bilgi ve deneyime dayalı olarak tehlike olasılığından dolayıdır. )


- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<> VİCDAN


- YASAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPTIRIMA TÂBİ


- YASAK/ÇILIK ile/değil KURAL/UZLAŞIM


- YASA/LAR" ||/<> "ÖRÜMCEK AĞI"NDA:
BÜYÜK SİNEK ile/ve/değil/||/<>/>< KÜÇÜK SİNEK

( Ağı deler geçer. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Ağa takılır. )


- YASA/LAR ile/ve/değil KOŞUL/LAR

( Yasalar değil ancak koşullar/ı değiştirilebilir. )

( Şeriat, şeriatın koşullarını belirler. )

( ŞERİAT ile/ve/değil ŞURÛT[< ŞERAİT, ŞART]: Şartlar. )

( [not] LAW/S vs./and/but CONDITION/S )


- YASALARA UYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ADÂLET


- YASALARINLA" değil YASALARIYLA


- YASALAŞ(TIR)MA ile/değil/||/<> YASALLAŞ(TIR)MA


- YASALLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUKUKÎLİK


- YAŞAM ALANI ile/ve/değil HAREKET ALANI

( Bazı düşünürlerin/sanatçıların, [turistlerin ya da turist gibi yaşayanların vb.] her hareket alanlarının, yaşam alanı olmadığı gibi. )

( [not] LIFE FIELD vs./and/but MOTION/ACTIVITY FIELD )


- YAŞAM:
ANLAM değil TUTKU


- YAŞAM/BİLİNÇ ile/ve/değil/=/< BELLEK

( Bellekte, bir boşluğun olması, bilinçte (de), bir boşluğun olmasını gerektirmez. )

( [not] CONSCIOUSNESS vs./and/but/=/< MEMORY )


- YAŞAM BOYU:
DERS ile/değil/yerine/ya da/>< DOST

( Bir kişiye tamamen güvendiğinizde, kesin olarak deneyimleyeceğiniz, ikisinden biridir. )


- YAŞAM BOYU TEK EŞLİLİK ile/değil/yerine İLİŞKİ SÜRESİNCE TEK EŞLİLİK


- YAŞAM:
DALGINLIKLA değil/yerine/>< AYIK


- YAŞAM:
GÜN/HAFTA/AY/YIL[UZUN ARALIKLARDA]
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
TUVALET[EN KISA İKİ ZORUNLULUK ARASI/NDA]

( 24 saatin uyuma süresi olan 7-8 saatlik dışında 16 saat içinde yaptıklarımız/yapabileceklerimiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İki zorunlu boşaltım[işeme] arasındaki 2-3 saatlik sürede yaptıklarımız/yapabileceklerimiz.[Ne kadar bölünse/kesilse de ve buna engel olamayacağımız gibi] )


- YAŞAM KOŞULLARINI DEĞİŞTİRMEDE ETKİSİ/İŞLEVİ OLABİLECEK "ÇÖZÜM":
"KİMSENİN, BENİ TANIMADIĞI" BİR YERDE/ÇEVREDE OLMA/YAŞAMA ZANNI/"İSTEĞİ" ile/değil BENİ TANIYANLARIN OLMADIĞI YERDE/ÇEVREDE BULUNMA DÜŞÜNCESİ/"İSTEĞİ"


- YAŞAM MATEMATİĞİNDE:
| (+) . (-) = (-) VE/YA DA (+) / (-) = (-) |
ile/değil/yerine/><
(+) - (-) = (+)

( | Olumsuz "kişilerle" tartışmayın! Sonuç, olumsuz olur.

VE/YA DA

Olumsuz "kişiler" için kendinizi paralamayın! Sonuç, olumsuz olur. |

İLE/DEĞİL/YERİNE/><

Olumsuz "kişileri" yaşamınızdan çıkarın! Sonuç, olumlu olur. )


- YAŞAM:
(NE) "AŞK", (NE DE) "EKMEK" ile/ve/değil/||/< İNSAN OLABİLMEK/KALABİLMEK


- YAŞAM:
"OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ" değil OLDUĞU GİBİ


- YAŞAM:
SOLUK ALDIĞIMIZ ANLAR ile/ve/değil SOLUĞUMUZU KESEN ANLAR


- YAŞAM:
"TASARRUF"
değil
ya İSRAF ya da/değil/yerine SARF


- YAŞAM" USTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA USTASI


- YAŞAM VE ÇOĞU ŞEY:
DOYUMLUK ile/ve/değil/yerine TADIMLIK


- YAŞAM:
"YANLIŞ(LAR)A KATLANMAK İÇİN" ile/değil/yerine/>< YANLIŞ(LAR)I DÜZELTMEK ÜZERE


- YAŞAM:
YAŞIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<> YAŞADIKLARIMIZ


- YAŞAM:
"YAŞIN İÇİNDE" değil YAŞANILANLARIN İÇİNDE


- YAŞAM:
YÖNETİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILAŞILAN


- YAŞAM ile/ve/değil/yerine YAŞAM DEĞERLERİNİN BİLİNCE TAŞINMASI


- YAŞAMIN UZAMASI ile/ve/değil/= BEREKETLENMESİ


- YAŞAM(AK):
GERİYE DOĞRU ile/ve/değil/||/<>/> İLERİ DOĞRU

( Anlaşılır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Yaşanır. )


- YAŞAMAK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< ÖLMEMEYE ÇALIŞMAK


- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK


- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK


- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK


- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK


- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )

( [not] TO SURVIVE vs./and/but/||/<>/> TO LIVE )


- YAŞAMDA:
[ya] "TOZU, DUMANI YUTMAK" ile/değil/yerine/ya da/>< TOZU DUMANA KATMAK


- YAŞAMDAN KAÇMAK değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK


- YAŞAM/DÜNYA/İNSANLIK:
CENNETTEN > KÖTÜLEŞMEYE ile/değil/yerine/></< KARANLIKTAN > AYDINLANMAYA

( 1800'lere kadarki genel kabul, inanış ve yaşayış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>


- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK


- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )