Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.913 başlık/FaRk ile birlikte,
33.913 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(108/137)
- SAVAŞMA değil/yerine/<>/> TANIŞMA
- SAVCININ/POLİSİN İŞİ(/GÖREVİ/SORUMLULUĞU):
"(HERHANGİ) (BİR) ZANLI YAKALAMAK" değil (İLGİLİ/KANITLI) ZANLIYI YAKALAMAK
- SAVCININ/POLİSİN İŞİ(/GÖREVİ/SORUMLULUĞU):
"ALEYHTE KANIT TOPLAMAK" değil HEM LEHTE, HEM DE ALEYHTE; NE LEHTE, NE DE ALEYHTE KANIT TOPLAMAK
- ŞAVK/ŞEVK[Ar.] değil/yerine/= IŞIK
- SAVLET/HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM
- SAVRULMAK ile/değil/yerine/>< SALINMAK
- SAVRULMAK ile/değil SARSILMAK
- SAVT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAMT[Ar.]
( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Susmak. )
- SAVUNDUĞUNDAN DOLAYI BİLMEK ile/değil/yerine/>< BİLDİĞİNDEN DOLAYI SAVUNMAK
- SAVUNMA İÇİN BAHANE (BULMAK) ile/yerine/değil ŞÜKÜR İÇİN BAHANE (ARAMAK/BULMAK)
( Bulmak için değil kaybetmek için arıyoruz. )
( Her mazharata bir mazeret bulunur. )
( [not] EXCUSE FOR DEFENSE vs./but EXCUSE FOR GRATITUDE
EXCUSE FOR GRATITUDE instead of EXCUSE FOR DEFENSE )
- SAVUNMA MEKANİZMALARINDA:
BASTIRMA ile/ve/değil/||/<> BÖLME
- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine ARKASINDA/ARDINDA DURMA
- SAVUNMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUŞTURMA
- SAVUNMA ile/değil/yerine SERİMLEME
- SAVUNMA ile/ve/değil "TUTMA"
- SAVUNMAK" ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK
- SAVUNMAK ile/değil İLETMEK
- SAVUNMAK ile/değil PAYLAŞMAK
- SAVUNUCU YAKLAŞIM/AÇIKLAMA ile/değil/yerine İKİNCİL/ALTERNATİF YAKLAŞIM/AÇIKLAMA
- SAVUNULMASI BİZE DÜŞMEZ değil SAVUNULMASINA GEREK KALMAZ/YOKTUR
- SAVURGAN/LIK ile/ve/<>/değil/yerine DAĞINIK/LIK
- SAVURGAN/LIK ile/değil/yerine/>< SADÂKAT/SÂDIK
- SAVURMAK ile/değil/yerine/>< SAVUNMAK
- SAY[Ar.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER
- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL
- TRANSPARENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SAYDAMLIK
- SAYENDE ile/değil YÜZÜNDEN
( Olumlular için. İLE/DEĞİL Olumsuzlar için. )
( Olumsuz bir şey için "Senin sayende" değil "Senin yüzünden" denilir. )
( SÂYE[Fars.]: Gölge. | Koruma, sahip çıkma. )
- ... SAYESİNDE ile/ve/değil/yerine ... ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE
- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER
- SAYFA[Ar. < SAHİFE] ile/ve/değil/||/<>/< YAPRAK
( PAGE vs. PAPER )
- SAYFİYE değil/yerine/= KIRYÖRE
- SAYFİYE[Ar.] değil/yerine/= YAZLIK
- SAYGI DUYMAK ile/ve/değil/<> SAYGILI OLMAK, SAYGI GÖSTERMEK
( İçsel. İLE/VE/DEĞİL/<> Dışsal. )
( Saygı duymak zorunda değilsinizdir fakat saygılı olmak zorundasınızdır. )
( [not] TO RESPECT vs./and/but/<> TO SHOW RESPECT, TO BEHAVE RESPECTFULLY
[not] Inner. WITH/AND/BUT/<> Outer/exterior.
You don't have to respect but you have to behave respectful. )
- SAYGI "DUYMAMIZ" GEREK/LÂZIM değil "SAYGI GÖSTERMEMİZ GEREK/LÂZIM"
- SAYGI ile/ve/değil HAYRANLIK
( [not] TO RESPECT vs./and/but ADMIRATION )
- SAYGINLIĞI VAR ile/değil SAYGISI VAR
- SAYGINLIK/İTİBAR ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BEKLENTİ
- SAYGISIZ/LIK:
ÇEKİNMEMEK(TEN) ile/ve/değil/||/<>/< YETERİNCE ÇEKİNMEMEK(TEN)
- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> DİKKATSİZLİK
( [not] DISRESPECTFULNESS vs./and/but/<> CARELESSNESS )
- SAYGISIZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNCESİZ/LİK
( [not] DISRESPECTFULNESS vs./and/but THOUGHTLESSNESS )
- SAYGISIZLIK ile/ve/değil EDEPSİZLİK
( [not] DISRESPECTFULNESS vs./and/but IMPERTINENCE )
- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine/>< ELEŞTİRİ
- SAYGISIZLIK ile/değil/yerine (FAZLA/AŞIRI/AYKIRI) RAHATLIK
- SAYGISIZLIK ile/ve/değil/<> İLGİSİZLİK
( [not] DISRESPECTFULNESS vs./and/but/<> INDIFFERENCE )
- ŞÂYİ HİSSE değil/yerine/= ORTAK PAYI
- NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= SAYI
- SAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RAKAM
(
)
( [not] NUMBER vs./and/but/||/<>/< DIGIT
DIGIT instead of NUMBER )
- ŞAYİA[Ar.] değil/yerine/= DUYULTU/SÖYLENTİ
- SCALAR PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYIL ÇARPIM
- SCALAR[İng.] / SCALAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYIL
- ZÄHLROHR-DIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYIM TÜPLÜ KIRINIMÖLÇER
- SAYIN APARTMAN YÖNETİCİLİĞİ değil SAYIN APARTMAN YÖNETİCİSİ/YÖNETİMİ
- SAYININ:
KATI ile/değil KARESİ/KÜPÜ ile/değil ÜSTÜ(/ÜSSÜ)
( 2x2 İLE/DEĞİL 2²/³ İLE/DEĞİL 24/5/6/...~ )
- NUMERICAL APERTURE[İng.] / OUVERTURE NUMÉRIQUE[Fr.] / NUMERISCHE APERTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL AÇIKLIK
- DIGITAL CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL DEVRE
- DIGITAL INVERTER[İng.] / INVERSEUR NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALER INVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL EVİRİCİ
- DIGITAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE NUMÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYISAL GERİLİMÖLÇER
- DIGITAL-VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL VOLTMETRE
- ADEDÎ[Osm.] / NUMERICAL[İng.] / NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALE, NUMERISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL
- SAYISIZ:
...LAR(KONUŞMALAR/ÇÖZÜMLER/YAKLAŞIMLAR vb.) değil KONUŞMA/ÇÖZÜM/YAKLAŞIM
- SAYISIZ ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK
- SAYRI/HASTA/HİPOKONDRİAK ile/değil SAYRIMSAK
( ... İLE/DEĞİL Gerçekte sayrı olmadığı halde, kendini sayrı gösteren/sanan. )
- SAYRILIK/HASTALIK/MARAZ[Ar.] değil/yerine/>< ESENLİK
- SAYRILIK/HASTALIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BOZUKLUK
( Zihinsel/psikolojik. İLE/VE/DEĞİL Gövdesel/somatik. )
( Mekanikte. İLE/VE/DEĞİL Organikte. )
( Nedeni bilinmiyorsa. İLE/VE/DEĞİL Nedeni biliniyorsa. )
( Hastalanmamak en büyük hastalıktır. )
( Uzun sürmeyen hastalıkların değerini bilmek gerek. )
- SAYTEYŞIN değil/yerine/= GÖNDERİ
- SAZ ŞAİRİ/ŞAİRLİĞİ değil/yerine/= KOŞUKÇU/LUK
- SAZ ŞİİRİ değil/yerine/= KOŞUK
- SAZ ile/değil KOÇKARCA
- SAZ değil/yerine/= SAZ, ÇALGI
- SAZAN ile/değil ÇAMURCUK
( ... İLE/DEĞİL Sazangillerden, sazandan küçük bir göl ve bataklık balığı. )
( ... cum CHRONDROSTOMA NASUS )
- SAZ/GİTAR VB. ÇALMADA:
ALTTAN ÇIRPMA ile/ve/değil/||/<> ÜSTTEN ÇIRPMA
- ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI
- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI
- SBS/HEALTH INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENLERİ
- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM
- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ
- SC/SUBCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ ALTI
- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK
- SCANNER[İng.] değil/yerine/= TARAYICI
- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA
- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA
( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM
- SCH/SCHIZOPHRENIA[İng.] değil/yerine/= ŞİZOFRENİ
- SCHAFFER'S ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SCHAFFER ASİDİ
- SCHAFFER'S SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHAFFNER ASİDİ
- SCHERING BRIDGE[İng.] / PONT DE SCHERING[Fr.] / SCHERING-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHERİNG KÖPRÜSÜ
- SCHIFF BASES[İng.] / SCHIFF BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BAZLARI
- SCHIFF REAGENT[İng.] / SCHIFF REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BELİRTECİ/REAKTİFİ
- SCHIFF SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÇÖZELTİSİ
- SCHIFF LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF ÖZETLESİ
- SCHLAPPE'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= SCHLAPPE TUZU
- SEL DE SCHLAPPE[Fr.] / SCHIPPESCHALES SALZ, NATRIUM THIOANTIMONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHLİPPE TUZU
- SCHLOTTERBECK REACTIONS[İng.] / SCHLOTTERBECK REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHLOTTERBECK TEPKİMELERİ
- SCHMIDT LINES[İng.] / LIGNES DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT ÇİZGİLERİ
- SCHMIDT PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT DENEMESİ
- SCHMIDT CORRECTOR[İng.] / CORRECTEUR DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-KORREKTOR, SCHMIDTSCHER KORREKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT DÜZELTİCİSİ
- SCHMIDT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT SAYISI
- SCHMIDT TEST[İng.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT TESTİ
- SCHMITT CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT SCHMITT[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT DEVRESİ
- SCHMITT-TRIGGER[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT TETİKLEYİCİSİ
- SCHÖFFEN REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= SCHÖFFEN TEPKİMESİ
- SCHÖNFLIES CRYSTAL SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES CRISTALLINS DE SCHÖNFLIES[Fr.] / SCHÖNFLIES-KRISTALLSYMBOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHÖNFLİES KRİSTAL SİMGELERİ
- SCHOTTEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE SCHOTTEN[Fr.] / SCHÖTTEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTEN TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- SCHOTTKY-BARRIERE-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY BARİYER DİYOTU
- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU
- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ
- SCHOTTKY NOISE[İng.] / BRUIT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY GÜRÜLTÜSÜ
- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU
- SCHRÖDINGER WAVE EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA DENKLEMİ
- SCHRÖDINGER WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE SCHRÖDINGER[Fr.] / SCHRÖDINGER-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- SCHRÖDINGER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHRÖDİNGER DENKLEMİ
- SCHULZE'S RULE[İng.] / SCHULZE>S REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHULZE KURALI
- SCHUMANN REGION[İng.] / RÉGION DE SCHUMANN[Fr.] / SCHUMANN-REGION[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN BÖLGESİ
- SCHUMANN PLATE[İng.] / PLAQUE DE SCHUMANN[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN LEVHASI
- SCHUMANN-PLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHUMANN PLAKASI
- SCHÜTZ-BORISSOW RULE[İng.] ile/değil/yerine/= SCHÜTZ-BORİSSOW KURALI
- SCHWARZSCHILD RADIUS[İng.] değil/yerine/= SCHWARZSCHİLD YARIÇAPI
( Bir maddeyi karadeliğe çevirmek için sıkıştırmanız gereken yarıçapa "Schwarzschild yarıçapı" denir. Bir kütle, bu yarıçapa kadar sıkıştırılırsa hiçbir kuvvet onun uzay-zaman tekilliğine çökmesini yani karadelik olmasını engelleyemez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SCHWARZSCHILD RADIUS[İng.] / SCHWARZSCHILD-HALBMESSER, SCHWARZSCHILD-RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWARZSCHİLD YARIÇAPI
- SCHWEITZER'S REAGENT[İng.] / SCHWEITZER'S REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWEİTZER AYIRACI/BELİRTECİ
- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY
( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )
- SCOTOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SKOTOFOBİ
( Karanlığa karşı duyulan aşırı korku olarak bilinen, Yunancada "karanlık" anlamına gelen σκότος ("scoto-") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. "Niktofobi" ve "ligofobi" olarak da bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SD/STANDART DEVİYASYON STANDARD DEVIATION | SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= STANDART SAPMA | UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU, MEKANSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SDK değil STK
( "Sivil Devlet Kuruluşu" DEĞİL Sivil Toplum Kuruluşu )
- SDLC/SOFTWARE DEVELOPMENT LIFE CYCLE[İng.] değil/yerine/= YAZILIM GELİŞTİRME YAŞAM DÖNGÜSÜ
- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ
- ŞE / BİŞEY/BİŞE/BİŞİ/BİŞİY değil ŞEY / BİR ŞEY
- ŞE" değil ŞEY
- SEANS[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEANS/SESSION[İng.] değil/yerine/= OTURUM
- SEBAT ETMEK değil/yerine/= DİREŞMEK/DİREŞİM GÖSTERMEK
- SEBAT değil/yerine/= DİREŞİM
- SEBATKÂR[Ar.] değil/yerine/= DİREŞKEN/LİK
- SEBEBİ NEDEN?" değil SEBEBİ ... YA DA NEDENİ ...
- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK
- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ
( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )
- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE
- SEBİL ile/değil ŞADIRVAN
- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )
- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK
- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER
( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )
- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI
- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK
- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET
- SECCÂDE[Ar.]/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI
- SEÇENEK ile/değil/yerine OLASILIK
- ALTERNATIV-STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇENEKLİ DEVRE
- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ
- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA
( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )
( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )
( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )
- SELEKTIVER DIFFUSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ DAĞITICI
- SELECTIVE RADIATOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ IŞINIMCI
- RADIATEUR SÉLECTIF[Fr.] / SELEKTIVER STREUKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SAÇICI/YAYICI
- MASS-İ MÜNTEHAB[Osm.] / SELECTIVE ABSORPTION[İng.] / SELEKTIVE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SOĞURMA
- SELECTIVE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SÉLECTIVE[Fr.] / SELEKTIVE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ YANSIMA
- SELECTIVITY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK ETMENİ
- SELECTIVITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK KATSAYISI
- SELECTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK
- SEÇİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> GÖREVE GELMEK
- SEÇİLMİŞ/LİK ile/ve/değil ATANMIŞ/LIK
- KAVÂİD-İ İNTİHAB[Osm.] / SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION[Fr.] / AUSWAHLREGELN, AUSWAHLRICHTLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİM KURALLARI
- SEÇİM MALZEMESİ ile/ve/değil/||/<> SEÇİM FIRSATI
- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )
( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )
( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )
( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )
( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )
( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )
- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ
- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ
- SEÇME ... ile/değil SEÇMELİ ...
- SEÇMEK/SEÇİLMİŞ ile/ve/değil AYIKLAMAK/AYIKLANMIŞ
( [not] TO CHOOSE vs./and/but TO SORT )
- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK
( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )
- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK
- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME
- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ
- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN
- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA
- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA
- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU
- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK
- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ
- SEEBECK COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK KATSAYISI
- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER
- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA
- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK
- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET
- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
- SEFER değil/yerine/= KEZ
- SEFERBER/LİK değil/yerine/= ELBİR/LİK
- SEFÎH değil/yerine/>< SÂLİK
- SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI
( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )
- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK
- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET
- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK
- ŞEFKÂTLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA
- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]
( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )
- SEGMENTAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLÜ
- SEGMENTASYON/SEGMENTATION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLEME
- SEGRÈ CHART[İng.] / TABLEAU DE SEGRÈ[Fr.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ ÇİZELGESİ
- SEGRÈ-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ DİYAGRAMI
- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI
( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )
- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY
( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )
- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ŞEHİR ile/değil EYALET
- ŞEHİR değil/yerine/= İL
- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )
( )
( ŞÂR )
- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK
- SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA
( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )
( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )
- SEHV değil/yerine/= YANLIŞ, HATA | YANILMA
- ŞEHVEN[Ar.] ile/değil SEHVEN[Ar.]
( Yanlışlıkla, bilmeden, fark etmeden. @@ Kösnü/şehvet ile. )
- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine/<> AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kişiden/insandan, her şeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Herkes, kabul eder. )
- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ
( Eşeysel enerji. )
- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )
- ŞEHZÂDEBAŞI CAMİİ değil ŞEHZÂDE CAMİİ
- SEIDEL-SUMMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMI
- SEIDEL SUMS[İng.] / SOMMES DE SEIDEL[Fr.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMLARI
- ŞEİME/ŞEYİME değil ŞEHÎME
- SEISMOGRAPH[İng.] değil/yerine/= SİSMOGRAF
( Depremlerin ölçümünde kullanılan ve yer hareketlerini büyüklükleri, zamanları ve merkezleri ile birlikte sürekli olarak kaydeden cihazdır. Sismograflar, ilk olarak depremleri tespit etmek için tasarlanmış olsalar da başka amaçlar için de kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları petrol arama çalışmaları, volkanik aktivitenin izlenmesi ve yerkabuğunun araştırılmasına yönelik çalışmalardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEKANS/SEQUENCE[İng.] değil/yerine/= DİZİ, SIRA
- SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN
( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )
- SEKEL/SEQUELA[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK KALINTISI
- SUGAR CANE[İng.] / SUCRE DE CANNE[Fr.] / ZUCKERRÖHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER KAMIŞI
- SUGAR BEET[İng.] / SUCRE DE BETTERAVE[Fr.] / ZUCKER RÜBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER PANCARI
- ŞEKER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SABUN (OYUNU)
- SUGAR[İng.] / SUCRE[Fr.] / ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER
- ŞEKERİN DÜŞMESİ değil MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ
( ... değil
MAGNEZYUM KAYNAKLARI:
Kuruyemiş
Kuru sebze zarı
Tohumu alınmamış tahıl
Yeşil sebzeler
Magnezyum açısından zengin besinler:
Koyu yapraklı sebzeler: Pazı, marul, ıspanak
Meyve: Muz, kayısı, avokado, şeftali ve erik
Badem, kaju, ceviz
Baklagiller: Fasulye ve mercimek
Esmer pirinç, darı, yulaf
Patates
Kabak
MAGNEZYUM İÇERENLER:
ELMA: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
KAYISI: POTASYUM, FOSFOR, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
KAVUN: KALSİYUM, FOSFOR, DEMİR
ANANAS: SODYUM, POTASYUM, MAGNEZYUM, KALSİYUM, FOSFOR, DEMİR
MISIRÜZÜMÜ: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
ARMUT: SODYUM, MAGNEZYUM, FOSFOR, KALSİYUM, DEMİR
İNCİR: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM
MANDALİNA: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
LİMON: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
LAHANA: ÇİNKO, MAGNEZYUM, DEMİR, KALSİYUM, FOSFOR
KİRAZ: DEMİR, MAGNEZYUM, POTASYUM, SODYUM, FOSFOR
ÇİLEK: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
DOMATES: KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR, POTASYUM )
( Magnezyum eksikliği, aynı zamanda kalsiyum eksikliğine neden olur. Çünkü, gövdenin, kalsiyumu emmesi için magnezyuma gereksinimi vardır. )
(1996'dan beri)