Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.621 başlık/FaRk ile birlikte,
19.621 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(47/80)
- MERHAMET:
ACIMAK değil/yerine/< ACITMAMAK
- MERİSTEM[Fr.] değil/yerine/= SÜRGEN DOKU
( Bitkilerde, kök ve sapların, gelişebilecek durumda olan uc bölümlerindeki, çok yüzlü, kolay üreyebilir hücrelerden oluşan bir doku türü. )
- MERİYET değil/yerine/= YÜRÜRLÜK
- MERİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜRLÜK, GEÇERLİLİK
( Gereğinin yapılır olması durumu. )
- MERKEZ/SANTRAL/SENTIR[İng. < CENTER] değil/yerine/= ÖZEK
- MERKEZ ile/ve/değil BAŞKENT
- MERKEZ[Ar.] değil/yerine/= ORTAY
- MERKEZ ile/ve/<>/değil SEMTLER/İLÇELER
- MERKEZÎ değil/yerine/= ÖZEKSEL/ÖZEKLİ
- MERKEZİN:
KAYMASI ile/değil YER DEĞİŞTİRMESİ
- MERKEZİYET değil/yerine/= ÖZEKLİK
- MERMİ[Ar.] değil/yerine/= KURŞUN
- MERS CORONAVİRUS/MİDDLE EAST RESPIRATORY SYNDROME CORONAVİRUS MERS-COV ORTA DOĞU SOLUNUM YETERSİZLİĞİ BELİRGESİ NEDENLİ KORONAVİRÜS -değil/yerine/=
- MERS-COV/MIDDLE EAST RESPIRATORY SYNDROME CORONAVIRUS[İng.] değil/yerine/= ORTA DOĞU SOLUNUM YETERSİZLİĞİ BELİRGESİ NEDENLİ KORONAVİRÜS
- MERS/MİDDLE EAST RESPIRATORY SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ORTA DOĞU SOLUNUM YETERSİZLİĞİ BELİRGESİ
- MERSİYE[Ar.] değil/yerine/= AĞIT
( Birinin ölümü üzerine duyulan etkilenimi anlatmak için yazılan şiir. )
- MERT[Fars. < MERD] değil/yerine/= YİĞİT/ALP/KAHRAMAN
( CELÂDET: Yiğitlik, kahramanlık, bahadırlık. )
- MERTEBE ile/ve/değil/||/<> BASAMAK
- MERTEK[Erm.] değil/yerine/= SIRIK
( Yapıda kullanılan, dört köşe ya da yuvarlak, kalınca sırık. )
( "Elif'i görse, mertek zanneder.": Bilgisizleri ve en alt seviyedeki bilgisizliklerinin derecesini tanımlamak üzere kullanılan deyim. )
- MESA" değil MESELA
- MESAA/MESA değil MESELA
- MESÂBE[Ar.] değil/yerine/= DERECE
( Derece, rütbe. | Kadar. | Konum, durum. )
- MESAFE KATETMEK değil/yerine/= YOL ALMAK
- MESAFE[Ar.] değil/yerine/= ARALIK
( [not] DISTANCE vs./and/but ... )
- MESAFEYİ:
"ARTIRMAK" değil AÇMAK
- MESÂHA ETMEK[doğrusu MİSÂHA/T] değil/yerine/= YERİ ÖLÇME | YÜZÖLÇÜMÜ
( Ölçmek. )
- MESAİ[Ar.]/VARDİYA[İt. < GUARDIA] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
( Çalışma, emek. | Gemilerde, beklenen nöbet. | Gemide, nöbet yeri. | Nöbetleşe çalışma, posta. )
( TO WORK OVERTIME vs. SHIFT )
- MESAJ değil/yerine/= İLETİ
- MESAJ değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ
( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )
- MEŞAKKAT[Ar.] değil/yerine/= ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK
( ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK )
- MEŞAKKATLİ değil/yerine/= İNCE İŞLİ/EMEK İSTEYEN
- MESAME[Ar. çoğ. MESAMAT] değil/yerine/= GÖZENEK/LER
- MESANE[Ar.] değil/yerine/= KAVUK/SİDİK TORBASI
- MESCİD-İ AKSÂ ile/değil AKSÂ CAMİİ
( Bir bina değil bir yer/alandır. İLE/DEĞİL Kudüs'te, Mescid-i Aksâ'da bulunan camii. )
- BİLFARZ/MİSAL/MESELÂ[Ar.]/ÖRNEĞİN/YANİ ile/değil/yerine SÖZGELİMİ/SÖZGELİŞİ
- MESELE ile/ve/değil/||/<>/< MEVZÛ
- MESELE değil/yerine/= SORUN
- MESERRET[Ar. < SÜRÛR] değil/yerine/= SEVİNÇ, ŞENLİK
- MEŞFÛ[Ar.] değil/yerine/= ÖNALIMLIK
- MEŞGALE[Ar.] değil/yerine/= UĞRAŞI/İŞUĞRAŞ
( İŞ, İŞ GÜÇ, UĞRAŞILAN İŞ )
- MEŞGUL OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ETKİN OLMAK
- MEŞGUL OLMAK değil/yerine/= İŞLENMEK/OYALANMAK/UĞRAŞMAK
- MEŞGUL ile/değil/yerine/>< ÜRETKEN
- MEŞGUL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİMLİ
- MEŞGUL/İYET[Ar.] değil/yerine/= İŞLİ/LİK
- MESH/MEDICAL SUBJECT HEADING[İng.] değil/yerine/= TIBBİ KONU BAŞLIKLARI
- MEŞHUR" ile/değil MEŞRÛ
- MESİH/HIZIR ile/değil/yerine DÜŞÜNCE(MİZ)
- MEŞİME/PLASENTA değil/yerine/= ETENE/SON/DÖLEŞİ
( Memelilerde, ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan örgen. | Meyya daprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm. )
- MESİRE[Ar.] değil/yerine/= GEZİNTİ/DİNLENME YERİ
- MESİRE değil/yerine/= GEZİYER
- MEŞİ(Y)(Y)ET[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRÂDE[Ar.]/İSTENÇ ile/ve/değil/yerine/önce/+/||/<>/>/< İHTİYÂR
( Sürekli istenç/irâde. | Belirleyicilik. [İrâdeden önce gelir.] İLE/VE/||/<>/> "Yapma/yönelme[gözünü/dilini/elini uzatma] gücü/olanağı/isteği." @@ Yapmayabilme[tartma/değerlendirme, gözünü/dilini/elini geri çek(ebil)me, iyiye/hayıra yönelme, yeğleme/tercih etme] bilinci/olanağı. )
( Dirimlilik/canlılık gereği. İLE/VE/||/<>/> Bitki, hayvan/behaim ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Kişinin zihninde, düşünebilme önceliğinde. )
( Temel, asgari, organik. İLE/VE/||/<>/> Denetlenemeyen, kapalı donanım/yazılım gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Sürekli denetlenebilir ve asgari seviyede. )
( Bitki, hayvan ve insanın gövdesinde. [dirimsiz/cansız/inorganik olmama] İLE/VE/||/<>/> Çocuk, meczup, bunamış, Alzheimer olanlarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Başlangıç ve alıştırma olarak 13 yaşından gün almış [hak, fiil ve cezai ehliyet sahibi] olanlarda. > 17 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla pasaport alma olanağıyla tek başına ülke dışına çıkabilme hakkı] olanlarda. > 18 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla evlenebilme hakkı] olanlarda. > 19 yaşından gün almış ve ölene kadar [yaşlılık ve aklî meleke engeli olmama koşuluyla] kendi hakkında her türlü karar verebilme, imza atabilme, mülk sahibi olabilme, kendine ve başkasına zarar vermeyecek biçimde/kadar temel haklarıyla yaşamını sürdürebilenlerde. )
- MESKENET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
( Miskinlik, beceriksizlik. | Yoksulluk. )
- MEŞKUL değil/< MEŞGUL[< ŞUGL]["gu" uzun okunur]
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. DEĞİL Bir işle uğraşan. )
- MESKÛN değil/yerine/= OTURUMLU
- MESLEK YÜKSEK OKULU(MYO) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> FAKÜLTE
- MESLEK değil/yerine/= İŞGE
- MESLEKÎ değil/yerine/= İŞGESEL
- MESLEKTAŞ değil/yerine/= İŞGEDEŞ
- MESNET/MESNED değil/yerine/= DAYANAK/ORUNÇ
- MESNEVÎ değil MESNEVÎ-İ MANEVÎ
- MEŞRÛLAŞTIRMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> KABUL ETMEK
- MEŞRÛTİYET[Ar.] değil/yerine/= KOŞULLULUK
- MEŞRUT/ŞARTLI değil/yerine/= KOŞULLU
- MESUL MÜDÜR değil/yerine/= SORUMLU YÖNETÇİ
- MESUT/BAHTİYAR değil/yerine/= MUTLU/KIVANÇLI
- MESUT/MESUD[Ar.] değil/yerine/= MUTLU
- MEŞVERET[Ar.] değil/yerine/= DANIŞMA
( Danışma, bir iş üzerinde konuşma. )
( CONSULTATION )
- MET değil/yerine/= KABARMA
- META:
ÖTE ile/ve/değil ÜST
- METAANALİZ/META-ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= TOPLU ÇÖZÜMLEME
- METABOLİK/METABOLIC[İng.] değil/yerine/= ÖZÜMLEME-YADIMLAMA (İLİŞKİLİ)
- METABOLIT/METABOLITE[İng.] değil/yerine/= ARA ÜRÜN
- METAFİZİK:
FİZİK ÖTESİ ile/ve/değil/||/<>/< SONRASI
- METAFİZİK/METAPSYCHICS[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ
- METAFİZİK değil/yerine/= DOĞAÖTESİ/ÖTEDOĞA
- METAFİZİK ile/ve/değil/||/<>/< KURUNTU/VEHİM
- METAFOR/METAPHOR[İng.] değil/yerine/= EĞRETILEME
- METAKOGNİTİF değil/yerine/= ÜST BİLİŞ
- METALİK/METALOİT[Fr.] değil/yerine/= MADENSEL
- METALURJİ değil/yerine/= METALBİLİM
- METAMORFOZ/METAMORPHOSIS[İng.] değil/yerine/= BAŞKALAŞIM
- METAMORFOZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BAŞKALAŞMA
- METAMORFOZ/METAMORFİZM değil/yerine/= BAŞKALAŞIM/BAŞKALAŞMA
- METAN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BATAKLIK GAZI
( Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz.[CH4] )
- METANET değil/yerine/= DAYANIKLIK/SAĞLAMLIK
- METÂNET[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
( Dayanıklılık, güçlü olma, metin olma, sağlamlık, muhkemlik. )
- METAPLAZİ/METAPLASIA YOZ[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM
- METAPSİŞİK/PARAPSİŞİK değil/yerine/= ÖTEYİNCİLİK/ÖTEYİNSEL
- METASTATİK/METASTATIC[İng.] değil/yerine/= SIÇRAMALI, YAYILIMLI
- METASTAZ/METASTASIS[İng.] değil/yerine/= SIÇRAMA
- METASTAZ[Fr.] değil/yerine/= YAYILMA/SIÇRAMA
- METAZORİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZORLA
- METEDOLOJİ değil METODOLOJİ(/YÖNTEM/BİLİM / USÛL)
- METELİKSİZ/ZÜĞÜRT/KOKOZ[argo] değil/yerine/= PARASIZ
- METEOROLOG değil/yerine/= KALIKBİLİCİ/KALIKBİLİMCİ
- METEOROLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KALIKBİLİM/HAVABİLGİSİ
( Havayuvarı içinde oluşan sıcaklık değişmelerini, yel, yıldırım, yağmur, dolu gibi olayları inceleyen fizik dalı. )
- METEOROLOJİK değil/yerine/= KALIKBİLİMSEL/KALIKSAL
- METEROLOJİ" değil METEOROLOJİ
- METFUN[Ar.] değil/yerine/= GÖMÜLÜ
( Gömülmüş olan. )
- METHETMEK değil/yerine/= ÖVMEK
- METH(İYE)/MEDİH[Ar.]/SENÂ[Ar.]/SİTAYİŞ[Fars.] değil/yerine/= ÖVME/ÖVGÜ
( [>< KADH/ZEMM] )
- METİN/METANETLİ[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI/SAĞLAM
- METİN OKUMALI KONUŞMADA:
"AŞAĞIDA" değil BİRAZ/AZ SONRA
- METİN[Ar. < METN]/TEKST/TEXT/TEKSTİL[İng./Fr. < TEXTILE] değil/yerine/= ÖRÜT | DOKUMACILIK DOKUMA
- METODİK/METOTLU değil/yerine/= YÖNTEMLİ
- METODOLOJİ/METHODOLOGY[İng.] değil/yerine/= YÖNTEM BİLİMİ
- METODOLOJİ değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM
- USÛL/METOD/OLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM
- METODOLOJİK/METHODOLOGICAL[İng.] değil/yerine/= YÖNTEM BİLİMSEL
- METODOLOJİ/K değil/yerine/= YÖNTEMBİLİM/SEL
- METOT(/D)//METHOD[İng.] değil/yerine/= YÖNTEM
- METREKÜP değil STER[Fr. < Yun.]
( ... DEĞİL Yığın durumundaki yakılacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit, oylum ölçüsü. )
- METROBÜSLERDE:
BULAŞIM değil/yerine ULAŞIM
- METROPOLİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ...
( Ortodoksların Patrik'ten sonra gelen ve bir bölgenin din işleriyle uğraşan din adamı. )
- MEVÂD-ÜL AKLÎSE değil/yerine/= TASIMIN/KIYASIN NESNELERİ[MADDET-ÜL KIYAS]
- MEVCUD ile/ve/değil/||/<>/< HALK
- MEVCUD ile/ve/değil MÜTEAYYİN
( Varolan. İLE/VE/DEĞİL Meydanda olan, meydana çıkan, belirli. Göze konu olan. )
- MEVCUD ile/ve/değil MÜTEHAYYİZ
( Varolan. İLE/VE/DEĞİL Yer kaplayan. )
- MEVCUT ile/değil GEÇERLİ
( EXIST vs./and VALID )
- MEVDUAT[Ar.] değil/yerine/= YATIRIM
( Belirli bir süre sonunda ya da istenildiğinde geri alınmak üzere, bankalara yatırılan para. )
- MEVHUM-U MUHÂLİF değil MEFHUM-U MUHÂLİF
- DEVİR/DEVRE[Ar. < DEVR]/MEVKUT[Ar.]/PERİYOD/İK[Fr., İng. PERIOD] değil/yerine/= DÖNEM/SEL / DÖNEY / ÇEVRİM / GEÇİSÜRE / SÜRELİ
( ... DEĞİL/YERİNE/= Sürekli ve düzenli değişme, devir. | Bir elektrik akımının, iletken üzerinde aldığı yol, devre. )
- MEVLANEKAPI değil MEVLÂNÂKAPI (KIRMIZILAR KAPISI, YENİKAPI)
- MEVSİM/SEZON[Fr., İng. < SEASON] değil/yerine/= YILYÜZÜ/SÜREM
- MEVT ile/ve/değil/||/<>/< FEVT
( Kişilerin/toplumun huzurundan kaybolmak. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Allah'ın huzurundan kaybolmak. | Bir daha ele geçememek üzere kaybetme, elden çıkarma, kaçırma. )
( Geçmiş. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Gelecek. )
( Matem. İLE/VE/DEĞİL/<>/< Hüzün. )
( Ayrılık, ölümden beterdir. )
( Fevt, mevt'ten daha zordur.
[Kaybedecek olduğunu bilmek, kaybetmekten daha zordur.] )
( [not] DEATH vs./and/but/||/<>/< LOSS )
- MEVZİLENME değil/yerine/= KONUŞLANMA
- MEVZU BAHİS değil/yerine/= SÖZ KONUSU
- MEVZÛ[Ar.] değil/yerine/= KONU
- MEVZÛ değil/yerine/= KONU
- MEVZUAT[Ar.] değil/yerine/= KONUDAM/KONULAKLAR
( Bir ülkede, yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.'nin tümü. )
- MEVZUBAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZ KONUSU
- MEYDAN OKUMA ile/değil/yerine DİRENÇ
- MEYDAN/CANINA OKUMAK değil/yerine/>< KİTAP OKUMAK
- MEYDAN ile/ve/değil ALAN/SAHA
( FORUM: Büyük meydan. )
- MEYHANE değil/yerine/= ÇAKIREVİ
- MEYHÂNE ile/ve/değil KOLTUKALTI MEYHÂNESİ
- MEYİL[Ar.] değil/yerine/= EĞİM/EĞİKLİK/AKINTI
- MEYNSTRİM[İng. < MAINSTREAM] değil/yerine/= ANA AKIM
- ME'YÛS[< YE'S]/NEVMÎD[Fars. < NÂ-ÜMÎD] değil/yerine/= ÜMİTSİZ
- MEYVA değil MEYVE[Fars. < MÎVE]
- MEYVE KURUSU ile/değil ÇİR
( ... iLE/DEĞİL Kayısı, erik, zerdali gibi meyvelerin kurusu. )
- MEYVE değil ÇİÇEK
( İncir, ağacın meyvesi değil çiçeğidir. )
- MEYVEHOŞ[Ar.] değil/yerine/= KURUYEMİŞ
( Kuruyemiş. | Yemiş çarşısı. )
- MEYVE/Sİ ile/ve/değil ÜRÜN/Ü
- MEZAR/MASTAVA ile/ve/>/değil APINK
- MEZAR ile/değil DOLMEN[< Keltçe]
( ... İLE/DEĞİL İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış, üç büyük taştan oluşturulmuş, taş devri mezarı. )
- MEZAR ile/değil MAKAM
- MEZARLIK/KABİR[Ar. < KABR] değil/yerine/= KABRİSTAN[Fars.] değil/yerine/= SİNLİK/GÖMÜT/LÜK
- MEZARLIK ile/ve/değil HAZÎRE
( ... İLE/VE/DEĞİL Devlet erkânının ve/ya da âlimlerin/hocaların ve yakınlarının sınırlı sayıda bulunduğu özel mezarlık. [Mekânların/ın etrafında bulunur] )
- MEZAR/LIK ile/ve/değil/||/<>/< MEZAR
- MEZAT[Ar.] değil/yerine/= AÇIK ARTIRMA
- MEZBAHA ile/ve/değil/||/<>/< MEZBELE/LİK[Ar. < ZİBL | çoğ. MEZÂTİL]
( Ne yazık ki hayvanların kesildiği yer. İLE/VE/||/<>/< Süprüntülük, süprüntü dökülen yer. | Aşağılık, kötü durum. )
- MEZELLET[Ar.] değil/yerine/= ALÇALMA, BAYAĞILAŞMA
- MEZENKİM/MESENCHYMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK BAĞ DOKUSU
- MEZKÛR/ZİKREDİLEN/ZİKROLUNAN değil/yerine/= SÖZÜ EDİLEN/ADI GEÇEN/ANILAN
- MEZODERM değil/yerine/= ORTA DERİ
( Dış deri ile iç deri arasındaki göze katmanı. )
- MEZOZOİK[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞ
- MEZUN[Ar.]/GRADUATE[İng.] değil/yerine/= TÜLEK, BİTİRMİŞ
- MEZUN OLDUĞUMUZ ile/ve/değil/||/<> MEZUN ETTİĞİMİZ
- MEZUN[Ar.] değil/yerine/= YETKİLİ
- MF/MULTIORGAN FAILURE değil/yerine/= ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ(ÇOY)
- MHC/MAJOR HISTOCOMPATIBILITY COMPLEX[İng.] değil/yerine/= BÜYÜK DOKU UYUMU BİLEŞİĞİ
- MHRS/CENTRAL HOSPITAL APPOİNTMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MERKEZİ HASTANE RANDEVU DÜZENİ
- MI/MYOCARDIAL INFARCTION | MEDICAL INFORMATICS | MUTUAL INFORMATION[İng.] değil/yerine/= MİYOKART ENFARKTÜSÜ, KALP KRİZİ | TIP BİLİŞİMİ | KARŞILIKLI BİLGİ
- MİÂD[Ar. < VA'D çoğ. MEVÂİD]["MİYAD" değil!] değil/yerine/= SÜRECİNİ TAMAMLADI
- MİDE ile/ve/değil/||/<> BAL MİDESİ/HUNYUN
( Arılar, balı ne sıçar, ne de kusar.
Bal, arıların topladığı nektarın özel bir işlemden geçmesiyle oluşur. İşleyiş şu biçimdedir:
- Nektar Toplama: Arılar, çiçeklerden nektarı emer ve bal midesi[hunyun] adı verilen özel bir kesede toplar.[Bu mide, sindirim midesinden ayrıdır.]
- Enzimlerle İşleme: Arılar, kovana dönerken, bu nektara enzimler ekleyerek kimyasal dönüşüm başlatır.
- Kovana Aktarma: Kovandaki işçi arılar, toplayıcı arıların getirdiği nektarı ağızdan ağıza aktararak işleme devam eder.
- Suyun Uçurulması: Nektarın içindeki fazla su, petek gözlerine yerleştirildikten sonra kanat çırparak buharlaştırılır. Böylece koyulaşarak bal durumuna gelir.
- Peteklerin Kapatılması: Olgunlaşan bal, balmumu ile kapatılır ve saklanır.
[Arıların kendi beslenmesi için topladığı bu sıvıya, insanın el koyması, çalması, tüketmesi, sömürmesi de gerekli ve zorunlu değildir!] )
- MİDE ile/ve/değil EŞİK
- MİĞFER[Ar.]/KASK değil/yerine/= TOLGA/BAŞLIK
( Başı, dış darbelerden koruyan, demir, çelik vb.'den yapılmış başlık. )
- MİĞFER değil/yerine/= TULGA/TUĞULGA/TOLGA
- MİGMATİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KAYAÇ
( Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı. )
- MİGREN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= YARIM BAŞ AĞRISI
( Yarım baş ağrısı. )
- MİHENK TAŞI değil/yerine/= DENEK TAŞI
- MİHENK[Ar.] değil/yerine/= DENEKTAŞI
( Denektaşı. | Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt. )
- MİHNET(SIKINTI) ile/değil/yerine/<>/></< MİNNET
- MİHNET[Ar.] değil/yerine/= SIKINTI/ÜZÜNTÜ
( ZAHMET, EZİYET | GAM, KEDER, SIKINTI, DERT | BELÂ, MUSİBET )
- MİHRAK[Ar.] değil/yerine/= ODAK
( Bir ışık ya da ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer. | Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kişilerin, kaynağı ya da bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer. )
- MİK/MIC/MINIMUM İNHİBİTOR CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= MİNİMUM İNHİBİTÖR KONSANTRASYON, ENGELLEYİCİ EN DÜŞÜK YOĞUNLUK, MİGRASYON MIGRATION GÖÇ
- MİKA[Fr.] değil/yerine EVRENPULU
- MİKAB[Ar.] değil/yerine/= KÜP
- MIKNATIS değil/yerine/= KAPGI/ÇEKEÇ
- MİKOLOJİ[Fr.] değil/yerine/= MANTARBİLİM
- MİKREFON değil MİKROFON
- MİKRO değil/yerine/= KÜÇÜ
- MİKRO değil/yerine/= KÜÇÜK/DAR
- MİKROBİK değil/yerine/= KÜÇÜMLÜ
- MİKROBİYOLOG değil/yerine/= KÜÇÜDİRİMBİLİMCİ
- MİKROBİYOLOJİ değil/yerine/= KÜÇÜDİRİMBİLİM
- MİKROBİYOTA/MICROBIOTA[İng.] değil/yerine/= UFAK CAN ÖRTÜSÜ
- MİKROFİLAMENT değil/yerine/= İPÇİK
- MİKROORGANİZMA değil/yerine/= KÜÇÜÖRGENYAPI
- MİKROSKOBİK değil/yerine/= KÜÇÜGÖRCÜL
- MİKROSKOP/MICROSCOBE[İng.]/HURDEBÎN[Fars.] değil/yerine/= İRİLTEÇ
- MİKROSKOP değil/yerine/= KÜÇÜGÖREÇ
- MİKROTÜBÜL değil/yerine/= İLETGEN BORULAR, KÜÇÜKBORUL, BORULCUK
- MİKSER[İng.] değil/yerine/= ÇIRPICI/KARIŞTIRICI | KARMAÇ
- MİKST/MIXED[İng.] değil/yerine/= KARIŞIK
- MİKTAR değil/yerine/= TUTAR
- MİLÂD ile/ve/değil EŞİK
- MİLÂD[Ar.] (I DOLMAK ile/ve/değil/||/<> MİÂD[Ar.]["MİYAD" değil!] (I DOLMAK)
( Herhangi bir olayın başlangıcı. | Öncesi ve sonrası. | Hz. İsa'nın doğduğu gün. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Belirtilen süre, sürecini tamamlamak. )
- MİLÂDÎ değil/yerine/= DOĞUL
- MİLÂT/MİLÂD[Ar.] değil/yerine/= DOĞUT/ÇAĞAÇAN
- MİLİM ile/değil MİL
- MİLİTARİST değil/yerine/= ORDUCU/SÜERCİ
- MİLİTARİZM değil/yerine/= ORDUCULUK/SÜERCİLİK
- MİLLET[Ar.] değil/yerine/= ULUS
- MİLLETİN EFENDİSİ:
"KÖYLÜ" değil ÜRETEN KÖYLÜ
- MİLLÎ MARŞ değil/yerine/= ULUSAL YIR
- MİLLÎ[Ar.] değil/yerine/= ULUSAL
- MILYÖ/MILLİEU[İng.] değil/yerine/= ORTAM
- MİMARÎ ile/değil/yerine/||/<>/< YEŞİL MİMARÎ
- MİMETİK/MİMETIC[İng.] değil/yerine/= ÖYKÜNEN
- MİMİK değil/yerine/= YÜZİM
- min.[Lat. < MINIMUM] değil/yerine/= EN AZ, EN KÜÇÜK, EN DÜŞÜK
- MİNAREL değil MİNERAL
- MİNİK değil/yerine KÜÇÜK
- MINIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN AZ, EN DÜŞÜK
- MINIMİZASYON/MINIMIZATION[İng.] değil/yerine/= EN AZLAMA, EN AZLAYIM, EN AZA İNDİRMEK
- MİNİMİZE ETMEK değil/yerine/= EN AZA İNDİRMEK
- MINIMUM[İng.] değil/yerine/= EN AZ, EN DÜŞÜK
- MİNKALE[Ar.] değil/yerine/= İLETKİ/AÇIÖLÇER
- MİNNET (DUYMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI (DUYMAK)
- MİNNETKÂR değil MİNNETTÂR
- MİNNETTAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> MÜTEŞEKKİR[Ar.]
- MINOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= KÜÇÜK ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA
- MINOR[İng.] değil/yerine/= ÖNEMSİZ | HAFİF
- MİNTAN[Fars. < NİMTEN: Yarım gövde.] değil/yerine/= GÖMLEK
- MINTIKA[Ar.] değil/yerine/= BÖLGE
- MİNÜBÜS/MÜNÜBÜS değil MİNİBÜS
- MİNÜR[Ar.] değil MÜNÎR[Ar. < NÛR]
( ... DEĞİL Işık veren, nurlandıran, parlak. )
- MİNVAL[Ar.] değil/yerine/= BİÇİM/YOL | BAĞLAM
- MİNYATÜR/NAKKAŞLIK değil/yerine/= KÜÇÜLTÜ
- MİRÂC:
ALIRKEN ile/ve/değil VERİRKEN
( Bilinçsiz. İLE/VE/DEĞİL Bilinçli. )
- MİRAS:
MADDE[YAPI] değil/yerine/>< İLİM
- MİRAS ŞİRKETİ değil/yerine/= KALIT ORTAKLIĞI
- MİRAS/TEREKE ile/değil İNAM/EMÂNET
( EMÂNET VE İLTİZAM USULLERİ )
( STUART MILL [1806-1873]: Kişinin malı üzerindeki tasarruf hakkının sınırsız ve kayıtsız olarak tanınmasını fakat miras yoluyla servet edinme hakkının sıkı biçimde sınırlanması gerektiğini belirtir. [Mirasın yarattığı eşitsizlikle yaşam mücadelesinin doğal şartlarının bozulduğunu, en beceriklinin değil, servetçe ayrıcalıklıların üstünlük sağladıklarına işaret eder.] )
( [not] INHERITANCE vs./but DEPOSIT )
- MİRAS ile/değil EMÂNET
( [not] INHERITANCE vs. DEPOSIT )
- MİRASÇI değil/yerine/= KALITÇI
- MİRİ KÂTİBİ değil/yerine/= YARGIÇ
( Osmanlı Devleti'nde, maliye ile halk arasındaki davalara bakan yargıç. )
- MİRKET ile/değil ÇİZGİLİ FİRAVUN FARESİ
- MIŞ GİBİ ile/ve/değil BİLE DEĞİL
- ...MIŞ GİBİ ile/değil VARSAYMAK/ZANNETMEK
- MIS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ
- MİSAFİR ETMEK değil/yerine/= KONUKLATMAK/KONUK ETMEK
- MİSAFİR/MİHMAN[Ar.] değil/yerine/= KONUK
- MİSAFİR ile/ve/<>/değil/>< MUKÎM[< KIYÂM]
( 72 saat boyunca ağırlanan kişi. İLE/VE/<>/DEĞİL/>< Oturan, ikâmet eden. | 72 saatten daha uzun süre kalan misafir/kişi. )
- MİSAFİRHANE[Ar.] değil/yerine/= KONUKEVİ
( Resmî ya da özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut. )
- MİSAFİRHANE[Ar.] değil/yerine/= KONUKEVİ
- MİSAFİRPERVER değil/yerine/= KONUKSEVER
- MİSÂL[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEK
( ÖRNEK | MASAL | RÜYÂ, DÜŞ | BENZER, ANDIRIR )
(1996'dan beri)