Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 33.733 başlık/FaRk ile birlikte,
33.733 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(38/136)


- ELECTROSTATIC CHARGE UNIT[İng.] / UNITÉ DE CHARGE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LADUNGSEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK YÜK BİRİMİ


- BERKİYE-İ SÂKİNE, ELEKTRÎK-İ SÂKİNE, SÂKİN ELEKTRİK[Osm.] / ELECTROSTATICS, STATIC ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATIK, RUHEELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK


- ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT AKIMI


- ELEKTRODENLEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT GÜÇ KAPASİTESİ


- ELECTRODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE L'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENCHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİĞİ


- ELEKTRODENKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİK EĞRİSİ


- DISSIPATION D'ÉLECTRODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYBI


- ELEKTRODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYIP GÜCÜ


- ELEKTRODENVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYIPLARI


- ELEKTRODENNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KULLANILABİLİR GÜCÜ


- ELEKTROT LEAD[İng.] değil/yerine/= AKIMTAŞIR


- ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT POTANSİYELİ


- ELECTRODE EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT VERİMİ


- ELECTRODE DISSIPATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT YİTİMİ


- ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT


- ELEKTROTERAPİ/ELECTROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE SAĞALTIM


- ELECTROTHERMAL ANALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTERMAL ÇÖZÜMLEYİCİ/ANALİZÖR


- ELECTROTHERMAL[İng.] / ÉLECTROTHERMIQUE[Fr.] / ELEKTROTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTERMAL


- ELECTRODELESS DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTSUZ BOŞALMA TÜPÜ


- ELEKTROVERSİYON/ELECTROVERSION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DÜZELTME


- ELEM[Ar.] ile/değil/yerine/>< EMEL[Ar.]

( Derin üzüntü. İLE Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. )

( Kişi, ya elem ya da emel içinde sürdürür yaşamı/nı. )


- ELEMAN değil/yerine/= ÇALIŞAN


- ELEMENT değil/yerine/= ÖGEDEK


- UNSUR[Osm.] / ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT[Fr.] / ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEMENT


- İPTİDAÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTAR


- ANALYSE ELEMENTAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL ÇÖZÜMLEME


- UNSURÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL


- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ


- CRITICAL ANGLE REFRACTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ


- CRITICAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI


- CRITICAL CURRENT DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM YOĞUNLUĞU


- CRITICAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM


- CRITICAL FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIŞ


- CRITICAL AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ALAN


- TENSION CRITIQUE ANODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ANOT GERİLİMİ


- CRITICAL PRESSURE RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ ORANI


- CRITICAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ


- CRITICAL DIMENSIONS, CRITICAL SIZES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BOYUTLAR


- CRITICAL MAGNITUDE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BÜYÜKLÜK


- CRITICAL WAVELENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DALGA BOYU


- CRITICAL VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DEĞER


- CRITICAL STATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DURUM


- CRITICAL ASSEMBLY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DÜZENEK


- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ


- CRITICAL VOLTAGE PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM PARABOLİ


- CRITICAL VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM


- CRITICAL VOLUME[İng.] / VOLUME CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK HACİM


- CRITICAL HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ISI


- CRITICAL GRID CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA AKIMI


- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ


- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI


- CRITICAL POINT[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK NOKTA


- CRITICAL MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK KÜTLE


- CRITICAL MAGNETIC FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK MANYETİK ALAN


- CRITICAL NEUTRON FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK NÖTRON AKISI


- CRITICAL OPALESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK OPAKLIK


- CRITICAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ORAN


- CRITICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÖZELLİKLER


- CRITICAL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK POTANSİYEL


- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI


- CRITICAL CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SABİT


- CRITICAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SICAKLIK


- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK


- CRITICAL ABSORPTION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SOĞURMA SIKLIĞI


- CRITICAL EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SÖNÜM


- CRITICAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- CRITICAL EXPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÜS


- CRITICALITY EXPERIMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENEYİ


- CRITICALITY EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENKLEMİ


- CRITICALITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK


- YAKLAŞIM/YORUM:
ELEŞTİREL ile/değil/yerine/>< ENTELLEKTÜEL


- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK


- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME

( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )

( İNTİKÂD/TENKİD ile/ve/değil/yerine ... )

( [not] CRITIQUE vs./and/but EVALUATION
EVALUATION instead of CRITIQUE )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/ne yazık ki/< DIŞLAMA


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<> ETKİ

( [not] CRITICISM vs./and/||/<>/but/< EFFECT
EFFECT instead of CRITICISM )


- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TARTIŞMA

( vs./and/||/<>/and/but/< DISCUSSION
DISCUSSION instead of CRITICISM )


- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT

( [not] CRITIQUE vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of CRITIQUE )


- ELEŞTİRİYİ "SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN


- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK


- ELEKTRISCHER DISTANZADRESSEVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELETKRİK YER DEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- ELEVASYON/ELEVATION[İng.] değil/yerine/= KALDIRMA | YÜKSELME


- ELEVATÖR/ELEVATOR[İng.]/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] değil/yerine/= KALDIRAÇ

( Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. | Kaldıraç. )


- ELİF:
GÖVDE değil AKIL


- ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI


- ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI


- ELİMDEN GELDİĞİNCE ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- ELİMİNASYON[Fr. < ÉLIMINATION] değil/yerine/= ELEME


- ELIMINASYON/ELIMINATION[İng.] değil/yerine/= ELEME | ÇIKARTIM


- ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADAR


- ELİN:
DIŞI ile/ve/değil/||/<> İÇİ(AVUÇ)


- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN

( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )


- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK


- ELİNİN KÖRÜ değil/< ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)[Fars.]


- ELİPS değil/yerine/= SÖBÜ


- ELİPSOİT/ELLİPSOID[İng.] değil/yerine/= YUMURTAMSI


- MİKYÂS-İ KAT-İ NÂKİS[Osm.] / ELLIPSOMETER[İng.] / ELLIPS MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRE


- ELLIPSOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRİ


- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA


- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ


- ELISA[İng.] değil/yerine/= ELİSA

( HIV antikorlarını tanımada kullanılan enzim bağlantılı görüntüleme metodu. Pozitif (HIV bulunmaktadır) ya da negatif (HIV bulunmamaktadır) biçiminde sonuç verir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ELİT[Fr. < ÉLITE] değil/yerine/= SEÇKİN


- [ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ


- elix.[Lat. < ELIXIR] değil/yerine/= ÖZ, İKSİR


- ELKOYLU ALIM değil/yerine/= ALACAĞIN HACZİ


- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN


- 57 KİTAP ile/ve/değil 5 KİTAP


- ELLIPSOID değil/yerine/= SÖBÜR, SÖBÜK


- ELLIPTICAL değil/yerine/= SÖBÜCÜL


- ELLIS-VAN CREVELD SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ELLİS-VAN CREVELD SENDROMU

( Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler ve %7'si bu hastalığa sebep olan çekinik geni taşıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- 57.Cİ ALAY değil 57. ALAY

( Hem nokta koyup hem de -ci eki getirilmez! )

( )


- ELMA değil HABBE


- ELMA ile/değil HÜNLAP


- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA


- ELONGATION COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= UZAMA KATSAYISI

( Bir maddenin 1 cm'lik uzunluğunun sıcaklığını 1°C artırdığımızda boyundaki uzama miktarına "Uzama katsayısı" denir. SI birim sisteminde birimi 1/K'dir. Sıcaklık °C olursa, birimi 1/°C olur. Madde için ayırt edici bir özelliktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ELSTER-GEITEL EFFECT[İng.] / EFFET ELSTER-GEITEL[Fr.] / ELSTER-GEITELSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELSTER-GEİTEL ETKİSİ


- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT


- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON


- ELUENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT


- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ


- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON


- ELYAF değil/yerine/= İPSİ


- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ


- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU


- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI


- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK


- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK


- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK


- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE


- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ


- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK


- EMBOLİ[Fr. < EMBOLIE] değil/yerine/= DAMAR TIKANIKLIĞI


- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ


- EMBOLISM[İng.] değil/yerine/= EMBOLİZM

( Bir cismin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkaması olayıdır. Kan akımıyla sürüklenen cisim, maddenin fiziksel halleri olan katı, sıvı, gaz olabilir. Kan akımıyla sürüklenen bu cisme "embolus" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA


- EMBRİYO[Fr. < EMBRYON] değil/yerine/= OĞULCUK


- EMBRİYOLOG[Fr. < EMBRYOLOGUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ UZMANI


- EMBRİYOLOJİK[Fr. < EMBRYOLOGIQUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ İLE İLGİLİ


- EMBRYOGENESIS[İng.] değil/yerine/= EMBRİYOGENEZ

( Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)" değil ME, CE(KARE)


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ


- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ


- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL


- EMETOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= EMETOFOBİ

( Kusma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA


- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ


- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ


- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ


- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK


- EMİR ile/değil KOŞUL


- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU


- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT

( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )


- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR


- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK


- EMİR ile/ve/değil/<> ENGEL


- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR


- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR


- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF


- EMİSYON[Fr. < ÉMISSION] değil/yerine/= ÇIKARMA


- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM


- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME


- EMNİYET ÂMİRİ değil/yerine/= GÜVENLİK BUYRANI


- EMNİYET KEMERİ/KEMER değil/yerine/= GÜVENLİK BAĞI/ÖNBAĞ


- EMNİYET KİLİDİ değil/yerine/= GÜVENLİK BEKİ


- EMNİYET ŞARTI değil/yerine/= GÜVENLİK KOŞULU


- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI


- EMNİYET SÜBABI değil/yerine/= GÜVENLİK KAPACI


- EMNİYET değil/yerine/= GÜVENLİK


- EMNİYETİ SUİSTİMAL SİGORTASI değil/yerine/= GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA KORUNCU


- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK


- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU


- EMPATİ[Fr. < EMPATHIE] değil/yerine/= DUYGUDAŞLIK


- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK


- IMPEDANCE-ADMITTANCE MATRIX[İng.] / MATRICE IMPÉDANCE-ADMITTANCE[Fr.] / IMPEDANZ-ADMINISTRATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS-ADMİTANS MATRİSİ


- IMPEDANCE COMPONENTS[İng.] / COMPOSANTES DE L'IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS BİLEŞENLERİ


- APPARIEMENT DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DENKLEŞMESİ


- BAISSE DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞMESİ


- IMPEDANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞÜMÜ


- IMPEDANZBAUELEMENT, IMPEDANZKOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS ELEMANLARI


- IMPEDANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS KÖPRÜSÜ


- IMPEDANZMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MANYETOMETRESİ


- IMPEDANCE MATRIX[İng.] / MATRICE D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MATRİSİ


- IMPEDANCE MATCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS UYUMLAMASI


- IMPEDANCE REFLECTION[İng.] / IMPEDANZREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YANSIMASI


- IMPEDANCE RISE[İng.] / ÉLÉVATION D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANSTIEG, IMPEDANZERHÖHUNG, IMPEDANZSTEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YÜKSELMESİ


- IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZ, SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS


- IMPEDANCE MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANSLI MANYETOMETRE


- EMPERMEABLE[Fr. < IMPERMÉABLE] değil/yerine/= YAĞMURLUK


- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK


- EMPOZİSYON ile/değil PROJEKSİYON


- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME


- EMPRESYONİST[Fr. < IMPRESSIONNISTE] değil/yerine/= İZLENİMCİ


- EMPRESYONİST/EMPRESYONİZM değil/yerine/= İZLENİMCİ/LİK


- EMPRESYONİZM[Fr. < IMPRESSIONNISME] değil/yerine/= İZLENİMCİLİK


- EMPRİZM:
DUYUCULUK ile/ve/değil/||/<>/< GÖRGÜCÜLÜK


- EMPROVİZASYON[Fr. < IMPROVISATION] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZASYON değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMPROVİZE[Fr. < IMPROVISÉ] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA


- EMR/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT


- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ


- EMRE MUHARRER SENET değil/yerine/= YÖNERGELİ BELGİT


- EMR-İ VÂKİ değil/yerine/= OLDU BİTTİ


- EMS/ELECTRONIC MEDICAL SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ DÜZEN(EK)LER


- EMSAL[Ar.]/COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= KATSAYI


- EMULSIFICATION[İng.] değil/yerine/= EMÜLSİFİKASYON

( Emülsifikasyon, karışmayan iki ya da daha fazla sıvının yarı kararlı bir karışım oluşturma amacıyla bir araya getirilmesi işlemidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI


- SÜBEYE[Osm.] / EMULSION[İng.] / ÉMULSION[Fr.] / EMULSION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYON


- EMULSIFIER, EMULGATOR[İng.] / ÉMULSIONNANT, EMULSEUR[Fr.] / EMULGATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYONLAŞTIRICI


- EN AZ ENERJİ değil EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK


- EN AZA İNDİRGEMEK değil EN AZA İNDİRMEK


- EN AZINDAN ... değil EN AZ ...


- EN BAŞLANGIÇTA ile/değil (EN) BAŞINDA


- EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN


- EN BÜYÜK HAYAL değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK

( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )


- EN BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEK


- EN ÇİRKİN değil EN CESUR

( Lizzie Velasquez )


- EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK ile/değil/yerine/>< EN AZ ŞEYE GEREKSİNİM DUYMAK

( Ne kadar az şeye sahip olursak, o kadar az şey, bize "sahip olur". )

( Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen kişi, akıllı biridir. )


- EN DORUK/ZİRVE değil DORUK/ZİRVE


- M.P.[İng.] ile/değil/yerine/= E.N. (ERİME NOKTASI)


- EN HIZLI OLAN:
| SES HIZI ve IŞIK HIZI | ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNCE HIZI

( | [ a0 = 340 m/s ] VE [ c0 = 300.000 km/s ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sınırsız ve en hızlı. )

( | [ a0 = 1/√K0 g0 ] [ a0 = √ m . Y ] VE [ c = 1/√e0 μ0 ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< ... )


- OPTIMUM[İng.] / OPTIMUM[İng./Fr.] / OPTIMUM[Alm.] ile/değil/yerine/= EN İYİ, OPTİMUM


- LEAST-SQUARES METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK KARELER YÖNTEMİ


- ASGARÎ İNHİRAF[Osm.] / MINIMUM DEVIATION[İng.] / DÉVIATION MINIMALE[Fr.] / MINIMALE ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK SAPMA


- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]

( )

( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )

( )

( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )

( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )

( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )


- EN ÖNEMLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ


- EN OPTİMAL değil OPTİMAL ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)


- EN SEVMEDİĞİM (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)


- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK değil/yerine AKIL ve İYİ HUY

( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )


- EN YAKIN:
ÇOCUK değil EŞ

( [özel bölgelerde sorun(çıban vs.) çıksa:] Eş bulunmuyorsa bakabilecekler. DEĞİL En rahat bakabilecek/ilgilenebilecek olan. )


- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN:
BRADIPUS değil SLOTH

( ... DEĞİL 3 parmaklı, üç tırnaklıdır. Saatte en çok 0.0048 km. hıza ulaşabiliyor. Amerika'da yaşar. )


- HÖCHSTFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EN YÜKSEK FREKANS


- EN ile/ve/değil/<> BİRİCİK


- EN ... değil/yerine DAHA ...

( "Ya, ya da" düşüncesi/zannı/yüklemesi. DEĞİL/YERİNE "Hem, hem de | Ne, ne de" düşüncesiyle/mantığıyla. )

( Durağan. DEĞİL/YERİNE Hareketli. )

( Yapay. DEĞİL/YERİNE Doğal. )

( Sahte. DEĞİL/YERİNE Gerçek. )

( Konfor temelli/odaklı. DEĞİL/YERİNE Yaşam temelli/odaklı. )

( İnorganik. DEĞİL/YERİNE Organik. )


- EN ile/ve/değil EŞİK


- P.F.[Fr.] / S.P.[Alm.] ile/değil/yerine/= E.N.


- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...


- ENANTIOMERS[İng.] ile/değil/yerine/= ENANTİOMERLER


- ÉCHANTILLONNAGE[Fr.] / ENANTIOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENANTİYOMER


- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR

( [not] DUPERY vs./but PATIENCE
PATIENCE instead of DUPERY )


- ENAYİ/LİK ile/değil ŞANSSIZ/LIK


- ENBİYA-I İZAM:
"BÜYÜK PEYGAMBERLER" değil BİLİNEN/DUYULAN PEYGAMBERLER


- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL

( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )