Bugün[14 Nisan 2026]
itibarı ile 33.774 başlık/FaRk ile birlikte,
33.774 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(28/136)


- DEĞİŞ(TİR)MEYE ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine/< ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- deglut.[Lat. < DEGLUTIATUR] değil/yerine/= YUT, YUTUNUZ


- DEĞME ile/değil GERİ TEPME


- DEĞNEK ile/değil ISTAKA/İSTAKA[İt. < Cerm.]

( ... İLE/DEĞİL Bilardo oyununda kullanılan değnek. | Basımevlerinde, kitap formalarını kırmak, katlamak için kullanılan, tahtadan yapılmış küçük araç. )


- DEGRADASYON/DEGRADATION[İng.] değil/yerine/= BOZUNMA | YIKILIM


- DEGRADASYON değil/yerine/= BOZUNMA, YIKIM


- DEHÂ:
%1 ile/ve/değil/||/<>/< %99

( "İlham." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ter/çalışmak. )


- DEHÂ ile/ve/değil/||/<> ODAKLANMA GÜCÜ


- DEHÂ ile/ve/değil TUTKU

( [not] GENIUS vs./and/but PASSION )


- DEHYDRATION, DEHYDROGENATION[İng.] / DEHYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEHİDRASYON, DEHİDROJENASYON


- DEHİDRATASYON/DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= SU-YÜKÜN YİTIMİ/SU KAYBI


- DEHİSANS/DEHISCENCE[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILIM | AYRILMA


- DEHLİZ[Fars.]/KORİDOR[Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= GEÇENEK


- DEHŞET değil/yerine/= YILGI


- DEHYDRATION[İng.] değil/yerine/= DEHİDRASYON

( Metabolik süreçlerin bozulmasına neden olan vücutta su eksikliği durumudur. Vücuda alınan su, kaybedilen sudan az kaldığında dehidrasyon durumu ortaya çıkabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DEİST[Fr. < DEISTE] değil/yerine/= DEİZM YANLISI


- DEIONIZED WATER[İng.] / EAU DE DÉSIONNISE[Fr.] / ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEİYONİZE SU


- DEİZM:
(")İNANÇ(") ile/ve/değil/||/<>/< "TAVIR"


- DÉJÀ ENTENDU[İng.] değil/yerine/= SANKİ İŞİTTIM SANISI


- DÉJÀ PENSÉ[İng.] değil/yerine/= SANKİ DÜŞÜNDÜM SANISI


- DÉJÀ VU[Fr./İng.] değil/yerine/= SANKİ GÖRDÜM SANISI


- DEJENERASYON/DEGENERATION[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞMA | BOZUNMA


- DEJENERATİF/DEGENERATIVE[İng.] değil/yerine/= BOZUNDURAN


- DEJENERE değil/yerine/= YOZ

( Doğada olduğu gibi kalarak işlenmemiş olan. | Kaba, adi, bayağı. | Yozlaşmış. | Kısır. )


- DECA-[İng.] / DÉCA-[Fr.] / DEKA[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKA-


- DEKADANS[Fr., İng. < DECADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ, GERİLEME


- DEKADANS[Fr. < DÉCADENCE] değil/yerine/= ÇÖKÜŞ


- DEKALSİFİKASYON değil/yerine/= KİREÇSİZLEŞME


- DEKAN değil/yerine/= YETİLBEY

( Mâlî Papaz. DEĞİL/YERİNE ... )


- DEKAT/DECADE[İng.] değil/yerine/= ON YIL


- DEKATRON[İng.] / DÉCATRON[Fr.] / DEKATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKATRON


- DEKLARASYON değil/yerine/= BİLDİRİM


- DEKLARE (ETMEK) değil/yerine/= BİLDİRMEK


- DEKODER[İng. < DECODER] değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ


- DEKOLMAN/DETACHMENT[İng.] değil/yerine/= DOKU AYRILMASI


- DEKOLMAN değil/yerine/= AYRILMA


- DEKOMPANZASYON/DECOMPENSATION[İng.] değil/yerine/= DENGELENEMEME | DAĞILMA


- DEKOMPRESYON/DECOMPRESSION SICKNESS[İng.] değil/yerine/= BASI GİDERME | BASINÇ GİDERME | VURGUN


- DEKONT[Fr. < DÉCOMPTE] değil/yerine/= HESAP BELGESİ


- DEKOR[İng.] değil/yerine/= KURULGU


- DEKOVİL[Fr. < DECAUVILLE] değil/yerine/= KÜÇÜK DEMİRYOLU

( Ray aralığı 60 santimetre ya da daha az olan, araçları buhar ya da insan gücüyle yürütülen küçük demiryolu. )


- DEKREŞENDO/DECRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK AZALAN


- DEKREŞENDO değil/yerine/= GİDEREK AZALAN


- DEKSTER/DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ


- DEXTRO LACTIC ACID[İng.] / DEXTROGYRE ACIDELACTIQUE[Fr.] / RECHTSDREHEND MILCHSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEKSTRO LAKTİK ASİT


- DEKSTROKARDİ değil/yerine/= SAĞDA YÜREK


- DEKSTROZ[Fr. < DEXTROSE] değil/yerine/= NİŞASTA ŞEKERİ


- DELABORNE PRISM[İng.] / PRISME DE DELABORNE[Fr.] / DELABORNE/SCHES-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= DELABORNE PRİZMASI


- DELBRÜCK SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DELBRÜCK[Fr.] / DELBRUCK-ZERSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELBRÜCK SAÇILMASI


- DELESYON değil/yerine/= SİLİNME | YİTİM


- DELHİZ değil DEHLİZ[Fars.]

( ... DEĞİL Üstü kapalı, dar ve uzun geçit, koridor. )


- DELİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ZIRVA BULABİLMEK

( "Deliyim" demek bir şey değil. Önemli olan, zırva bulabilmek. )


- DELİ ile/değil/yerine/<>/>< AKILLI

( Sadece, aklı başında olanlar, deli olduklarını kabul ederler. )

( Dışından, kendi kendine konuşunca. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< İçinden, kendi kendine konuşunca. )


- DELİ ile/değil/yerine "AKLI DALGALI"


- DELİ ile/ve/değil ÂŞIK


- DELİ ile/değil DENÎ


- DELİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> "DERİN"


- DELİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU


- DELİ ile/değil DONANIMLI

( Sadece aklı başında olanlar, deli olduklarını kabul ederler. )


- DELİ[< TELÜ < TİLVE] ile/değil MECZUB

( "Deliyim!" demek, bir şey değil. Önemli olan, zırva bulabilmekte! )

( Delileri, zihinlerini yorarak sınarlardı. Zihin yorulunca kendini bırakır, delilik hali varsa böylece meydana çıkardı. )

( Delilerin sınavı, posteki saymaktı. )

( Akl-ı maaş'tan kayan. İLE Akl-ı maad'dan kayan. )

( Maddî ve siyasi iradedeki boşluk artırır. İLE Manevî alandaki boşluk artırır. )


- DELİCE ile/ve/değil/||/<>/< ÇOCUKÇA


- DELİCİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< VERİCİ/LİK


- DELİK/YIRTIK ile/değil İLİK


- DELİK ile/değil/yerine AÇIKLIK


- DELİK ile/değil BARBAKAN

( ... İLE/DEĞİL Kale duvarlarında, düşmana ok atmak üzere açılmış delik. )


- DELİK ile/ve/değil/< GEDİK/RAHNE[Fars.]


- DELİL/REHBER değil/yerine/= KILAVUZ


- DELİL değil/yerine/= TUTAMAK


- DELİ/LER ile/değil/yerine/>< DELİL/LER


- DELİ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLGİLİ/LİK

( Bilgisizler/cahiller ve düşün[e]meyenler için anlayamadıkları her şey [ve herkes] "deli/lik"tir. )


- DELİ/LİK ile/ve/değil/||/></ne yazık ki BİLGİSİZ/LİK / CAHİL/LİK

( Akıl, kişiyi terk etmişse. İLE/VE/DEĞİL/||/>


- DELİLİK ile/değil/yerine GÜVENİLİR "DELİLİK"


- DELİLİK ile/ve/değil İNANÇ/İMAN


- TENSION DE CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= DELİNME GERİLİMİ


- DELİRTME değil/yerine/>< BELİRTME

( Zihnin başedemediği tek şey belirsizliktir. Eğer yakınlarımızı "delirtmek" istemiyorsak, ancak zihnimizden/düşünce(ler)mizden/niyetimizden/yaklaşımımızdan ve/ya da durumumuzdan çevremizi haberdar ederek buna engel olabiliriz. Konuşmayarak, "susmayı"/"az konuşmayı" bir "beceri/fark" görerek iletişim ve paylaşım içinde olamaz, ortak alanda, birlikte hareket edemeyiz. )


- DELİSİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine DÜŞKÜN


- DELOCALIZED ELECTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE ELEKTRONLAR


- DELOCALIZED MOLECULAR ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE MOLEKÜL ORBİTALİ


- DELTA BARYON[İng.] / BARYON DE DELTA[Fr.] / DELTA-BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA BARYONU


- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI


- DELTA FUNCTION[İng.] / FONCTION DELTA[Fr.] / DELTA-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- DELTA MODULATION[İng.] / MODULATION DELTA[Fr.] / DELTA-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA KİPLEMESİ


- DELTA-Y-UMWANDLUNG/TRANFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA Y DÖNÜŞÜMÜ


- DELTA[İng.] / DELTA[Fr.] / DELTA[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA


- DELTOHEDRON[İng.] / DELTOHEDRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTOHEDRON


- DELTOID DODECAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DELTOİD ONİKİYÜZLÜ


- DELUSION OF REFERENCE[İng.] değil/yerine/= REFERANS SANRISI

( Kişinin, çevresinde duyduğu sözlerin ve/veya olaylardan kendisi ile ilgili olduğunu sanmasına sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, televizyonda ya da radyoda duyduğu bir cümlenin kendisine mesaj olarak iletildiğini düşünebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI


- DEMAGOG[Fr. < DÉMAGOGUE] değil/yerine/= LAF CAMBAZI


- DEMAGOJİ[Fr. < DÉMAGOGIE] değil/yerine/= LAF CAMBAZLIĞI


- DEMARKASYON değil/yerine/= AYRIM ÇİZGİSİ


- DEMARKE[Fr. < DEMARKE] değil/yerine/= SIYRILMIŞ, BOŞTA KALMIŞ


- DEMEDİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENİLMEDİ

( Karl Marx, "Din, halk için afyondur" demedi!
Adam Smith, "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" demedi!
Thomas Hobbes, "Birey, bireyin kurdudur" demedi!
Niccolò Machiavelli, "Her şey mübahtır" demedi!
İbn Haldun, "Coğrafya, kaderdir" demedi!!! )


- DEMEDİKLERİMİZİ DEMESİNLER ile/değil/yerine/||/<>/< "İSTEDİKLERİNİ DESİNLER"


- DEMEK İSTİYOR/UM Kİ, ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİYOR/UM Kİ, ...


- DEMEK Kİ ... ile/değil/yerine BELKİ DE ...


- DEBUNCHING[İng.] / DÉCOMPOSITION DU FAISCEAU[Fr.] / BÜNDELVERDERBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET BOZULMASI


- BÜNDELSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET GERİLİMİ


- BUNCHING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEME GERİLİMİ


- BUNCHER RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEYİCİ REZONATÖR


- DEMEYE GETİRMEK ile/değil/yerine/||/<>/< DEMEYE ÇALIŞMAK


- DEMİN ile/ve/değil/<>/< BİRAZ ÖNCE


- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK


- EISENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR DİRENÇ


- EISENMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR MIKNATISLIĞI


- IRON CORE[İng.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÖZDEK


- DEMİR ile/ve/değil/||/<>/< EMİR

( "Emir, demiri keser." )


- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR


- DEMİR ile/değil HEME DEMİR


- ... değil DEMİRYOLU


- DEMODE[Fr. < DEMODE] değil/yerine/= MODASI GEÇMİŞ OLAN


- DEMOGRAF[Fr. < DÉMOGRAPHE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMCİ


- DEMOGRAFİ[Fr. < DÉMOGRAPHIE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMİ


- DEMOGRAFİ değil/yerine/= ÇOĞABİLİM


- DEMOGRAFİK[Fr. < DÉMOGRAPHIQUE] değil/yerine/= NÜFUS BİLİMSEL


- DEMOGRAFİ/K / DEMOGRAPHY/DEMOGRAPHIC[İng.] değil/yerine/= ÇOĞA BİLİMİ


- DEMOGRAFİK değil/yerine/= ÇOĞABİLİMSEL/ÇOĞASAL


- DEMOKRASİ:
DİSİPLİN REJİMİ ile/değil DİSİPLİNLİ REJİM


- DEMOKRASİ değil/yerine/= ELERKİ


- DEMOKRASİ ile/ve/değil/||/<>/> PİYASA DEMOKRASİSİ


- DEMOKRASİ ile/ve/değil !SIRA


- DEMOKRAT[Fr. < DÉMOCRATE] değil/yerine/= DEMOKRASİ YANLISI


- DEMOKRATİK[Fr. < DÉMOCRATIQUE] değil/yerine/= DEMOKRASİYE UYGUN


- DEMONSTRASYON/DEMONSTRATION[İng.] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ


- DEMONSTRASYON[Fr. < DÉMONSTRATION] değil/yerine/= TANITIM GÖSTERİSİ


- DEMORALİZASYON[Fr. < DÉMORALISATION] değil/yerine/= MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ


- DEMORALİZASYON değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ YİTİMİ


- DEMORALİZE[Fr. < DÉMORALISÉ] değil/yerine/= MORALİ BOZULMUŞ


- DEMORALİZE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= ÖZCÜL GÜCÜNÜ YİTİRMEK/BOZMAK


- DEN A'SI" değil DNA'SI


- DENATURATION[İng.] / DENATURATION[Fr.] / DENATURIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENATÜRASYON


- DENDROLOG[Fr. < DENDROLOGUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ


- DENDROLOJİ[Fr. < DENDROLOGIE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMİ


- DENDROLOJİK[Fr. < DENDROLOGIQUE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMSEL


- DENDROLOJİST[Fr. < DENDROLOGISTE] değil/yerine/= AĞAÇ BİLİMCİ


- TECRÜBE[Osm.] / EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEL


- EXPERIMENTAL REACTOR[İng.] / VERSUCHSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME REAKTÖRÜ


- DENEME SÜRESİ ile/ve/değil DENEME SÜRECİ


- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA


- DENEME-YANILMA değil/yerine YAŞANMIŞLIKLARDAN DERS ALMAK


- DENEME ile/değil DENEYİM


- DENEME ile/ve/değil SAĞLAMA

( [not] TO TEST vs./and/but TO CHECK )


- DENEMEK > TAKLİT ETMEK değil/yerine/></>/<> DÜŞÜNMEK

( En acı olan. > En kolay olan. DEĞİL/YERİNE/<>/> En akıllıca olan. )


- DENERVASYON değil/yerine/= SİNİRSİZLEŞME


- CONTROL ROD VALUE[İng.] / VALEUR DE LA BARRE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU DEĞERİ


- CONTROL ROD[İng.] / BARRE DU CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU


- CONTROL ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ELEKTRODU


- CONTROL-GRID BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI BESLEMESİ


- TENSION DE GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI GERİLİMİ


- CONTROL GRID[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI


- CONTROL CHARACTERISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM KARAKTERİSTİĞİ


- STEUERSTABWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU DEĞERİ


- STEUERSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU


- STEUERELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ELEKTRODU


- STEUERGITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI AKIMI


- STEUERGITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI GERİLİMİ


- STEUERGITTERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI KARAKTERİSTİĞİ


- STEUERGITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI ÖN GERİLİMİ


- STEUERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI


- STEUERCHARAKTERISTIK, STEUERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL KARAKTERİSTİĞİ


- DENETLEME:
ÜRETİM ÜZERİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< TÜKETİM ÜZERİNDEN


- DENEY BİLİMLERİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİM


- DENEY NESNESİ ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNME KONUSU


- RÉACTEUR EXPÉRIMENTAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DENEY TEPKİLEŞİMİ


- TECRÜBE TÜPÜ[Osm.] / TEST TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / REAGENZGLAS, VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY TÜPÜ, DENEME


- DENEY ile/ve/değil DENEME

( [not] EXPERIMENT vs./and/||/<>/but/< TRIAL
TRIAL instead of EXPERIMENT )


- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY


- DENEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GİRİŞİM

( vs./and/||/<>/but/< INTERFERENCE
INTERFERENCE instead of EXPERIMENT )


- DENEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİNLEYEN

( "Aptal/ahmak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Yarı akıllı". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıllı. )

( DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYENİ, DİNLERLER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, RAHAT EDER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, DİN SAHİBİ OLUR] )


- DENEYİM:
YAŞLANARAK değil YAŞAYARAK


- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< DENEYEYİM


- DENEYİM ile/değil KUŞKUCULUK

( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )


- DENEYİM ile/değil/yerine/> ÜMİT

( Ümit, her zaman, deneyimi yener. )


- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM

( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilimsel. )


- DENEYİMLENİLEBİLECEK OLANIN "İSTENİLMESİ/BEKLENİLMESİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİMLEMEKTE OLUNAN


- DENEYLENEBİLİR BİLGİ ile/ve/değil/<> DENEYİMLENEBİLİR BİLGİ


- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA


- DENEYSEL ile/ve/değil DENEYİMSEL


- DENEYSEL ile/ve/<>/değil/yerine RASTLANTISAL


- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU


- MUVAZENE ŞARTI[Osm.] / EQUILIBRIUM CONDITION[İng.] / CONDITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KOŞULU


- EQUILIBRIUM MOLARITY[İng.] / GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE MOLARİTESİ


- MUVÂZENE, TEVÂZÜN[Osm.] / EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE[Fr.] / BALANCE, GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE


- BALANCING[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELEME


- BALANCED EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELİ DENKLEM


- DENGESİZ" ile/değil AYKIRI


- DENGESİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALI


- DENGESİZ ile/değil DENGİ(/N/M) DEĞİL


- DENGİNİ ARAMAK/ARAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ ARAMAK/ARAYAN

( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )


- KELP[İng.] / VARECH[Fr.] / SEEGRAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENİZ ALGI


- DENİZ ASLANI ile/değil TAKLİTÇİ AHTAPOT


- DENİZ BÖRÜLCESİ PİŞİRMEK/KAYNATMAK:
SOĞUK SUDA değil KAYNAR SUDA

( Fokurdayan kaynar suda, ateşi ve haşlama süresini iyi ayarlamak, yumuşamasını sürekli takip etmek gerekir. Saplarından da titizlikle sıyırmayı gerektirir. Üzerine de (sızma) zeytinyağı ve limon sıkarak yemeye hazırdır. [Bitkinin kendi tuzlu olduğundan dolayı da, tuz atmamak gerekir.] )


- DENİZ KIZI ile/değil MANATİ

( ... İLE/DEĞİL Deniz kızı söylencesine ilham veren balık. [Surinam'da görülebilir.] )


- DENİZ SEVİYESİ ile/ve/değil EŞİK


- DENİZ YILANI ile/değil TAKLİTÇİ AHTAPOT


- DENİZ/OKYANUS ile/değil BATYAL[< Fr. < Yun.]

( ... İLE/DEĞİL 200 ilâ 1.000 m. arasında derinliği olan deniz. )


- DENİZİN:
"KABARMASI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALANMASI


- EQUAL-ENERGY SOURCE[İng.] / SOURCE D'ÉNERGIE ÉQUILIBRÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENK ENERJİ KAYNAĞI


- ŞUÂ-İ MUDÂDİL[Osm.] ile/değil/yerine/= DENK VEKTÖR


- MUADELLE[Osm.] / EQUATION[İng.] / ÉQUATION[Fr.] / GLEICHSPOLIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEM


- MUVÂZENE TEMİN ETME[Osm.] / EQUALIZATION[İng.] / BALANCER, ÉGALISATION[Fr.] / AUSGLEICHUNG, GLEICHSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENKLEŞTİRME


- DENSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< HEVESLİ/LİK


- DEOXYRIBONUCLEIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DEOKSİRİBONÜKLEİK ASİT, DNA


- DEONTOLOJİ[Fr. < DÉONTOLOGIE] değil/yerine/= ÖDEV BİLİMİ


- DEONTOLOJİ/DEONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DAVRANIŞ KURALLARI BİLİMİ MESLEK AHLÂKI BİLİMİ, DAVRANIŞ KURALLARI BİLİMİ


- DEONTOLOJİK.[Fr. < DÉONTOLOGIQUE] değil/yerine/= ÖDEV BİLİMSEL


- DEONTOLOJİ/K değil/yerine/= ÖDEVBİLİM/SEL / ÖDEVSEL


- DEONTOLOJİST değil/yerine/= ÖDEVBİLİMCİ


- DEONTOLOJİZM değil/yerine/= ÖDEVBİLİMCİLİK


- DEPAR[Fr. < DÉPART] değil/yerine/= ÇIKIŞ


- DEPAR[Fr.] değil/yerine ÇIKIŞ


- DEPARTMAN[Fr. < DÉPARTEMENT] değil/yerine/= BÖLÜM


- DEPARTMAN değil/yerine/= BÖLÜM | ANA BİLİM DALI


- DEPERSONALIZATION[İng.] değil/yerine/= DEPERSONALİZASYON

( (Psikolojide) Bireyin kendisinin ya da çevresinin gerçek olmadığını hissetmesi durumu. Birey, zihninin vücudundan ayrıldığını ve vücut uzuvlarının boyutlarının değiştiğini hissedebilir, bazı durumlarda kendisini bir makineymiş gibi algılayabilir ve vücudunu uzaktan gördüğünü düşünebilir.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DEPLASMAN/DISPLACEMENT[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞTİRME


- DEPLAZMOLİZ değil/yerine/= SU ALMA/YUTMA


- DEPLESYON/DEPLETION[İng.] değil/yerine/= TÜKENME | SİLINME


- DEPLESYON değil/yerine/= TÜKENME


- DEPO/KÖMÜRLÜK değil/yerine EV/OFİS/APARTMAN/PARK


- DEPO değil/yerine/= YIĞ


- BOUCLE DE LA MÉMOIRE D'ÉLECTRON-POSITRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEPOLAMA HALKASI


- DEPOLANANIN DİLİ ile/ve/değil/yerine KULLANILANIN DİLİ


- DEPOLARİZASYON/DEPOLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA


- DEPOLARİZASYON değil/yerine/= KUTUPSUZLAŞMA


- DEPOZİT değil/yerine/= GÜVENCE AKÇESİ


- DEPREM DEDE" değil DEPREMDE DE


- DEPRESAN değil/yerine/= BASKILAYICI


- DEPRESÖR/DEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= AŞAĞI ÇEKEN


- DEPRESYON[Fr. < DÉPRESSION] değil/yerine/= BUNALIM. | ÇÖKÜNTÜ


- DEPRESYON/KRİZ değil/yerine/= BUNALIM, ÇÖKÜNTÜ


- DEPRESYON ile/ve/değil/||/<>/< STRES


- DERDE:
DERMAN ile/ve/değil/yerine/||/<> TESELLİ


- DERDE DEVÂ ile/ve/değil DERDE TESELLİ


- DERDE:
DEVÂ ile/ve/değil/yerine/<> TESELLİ

( Gövdede. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zihinde. )


- DEREBEYLİK ile/değil/yerine/<>/> DEVLET


- DERECE[Ar.]/DEGREE[İng.] değil/yerine/= DİZİL


- DERECE ile/ve/değil EŞİK


- GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DERECE


- CALIBRATED PIPET[İng.] / PIPETT JAUGÉE[Fr.] / MESS PIPETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DERECELİ PİPET


- DERECE/TERMOMETRE değil/yerine/= DİZİLGE/SICAKLIKÖLÇER


- DERGİ ile/değil BELLETEN

( ... İLE/DEĞİL Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi, bilim dergisi. )


- DERİ ile/değil !KÖSELE[Fars. < GOSÂLE]


- DERİ ile/ve/değil PUL

( ... ile/ve/değil SEFAT )


- DERİMİZİN "RENGİ" değil/yerine DEĞERLERİMİZİN RENGİ


- DERİN OLAN değil KISA OLAN

( Kuyu. DEĞİL İp. )


- DERİN/YOĞUN/GENİŞ DÜŞÜN(E)MEMEK ile/değil/<> BİLGİSİZLİK/DÜŞÜNCESİZLİK

( Bilgisizlik de, bilgi de zihindedir, gerçekte değil. )

( Bilgisiz olup, doğruyu savunacağına; bilgili olup, yanlışı savun! )

( [not] TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs./but/<> IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS
Ignorance and knowledge are in the mind, not in the real. )


- DERİN ile/ve/değil SAKİN

( [not] DEEP vs./and/but CALM )


- DERİN/LİK ile/değil ABİS

( ... İLE/DEĞİL Okyanusların çok derin yeri ve daha özel olarak, güneş ışığının erişemediği bölüm. )


- DERİNLİK ile/ve/değil EVRE


- KESİF[Osm.] / CONCENTRATED[İng.] / CONCENTRÉ[Fr.] / KONZENTRIERT[Alm.] ile/değil/yerine/= DERİŞİK