Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.733 başlık/FaRk ile birlikte,
33.733 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/136)
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< VİCDAN
( Çıkar konuşunca, vicdan susar fakat sus(turul)mamalıdır! )
- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE
- ÇIKARDAŞ ile/değil/yerine/>< ANLAMDAŞ
- ÇIKARIM ile/ve/değil/ne yazık ki "ÇAĞRIŞIM"
- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- ÇIKARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYIM
- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME
( [not] INFERENCE vs./but (ONLY) THINKING
(ONLY) THINKING instead of INFERENCE )
- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA
- ÇIKARIMIZI GÖZETMEK ile/ve/değil/yerine/<> ZARAR GÖRMEMEK
- ÇIKARLAR/IMIZ GEREĞİNCE değil/yerine İLİŞKİLER GEREĞİNCE
- ÇIKARLARIMIZI, BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!ÖNDE/ÜSTTE TUTMA(MA)K ile/değil/yerine AYRI TUTMA(MA)K
- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ/N)/SENİ(N)/KENDİ (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K
- ÇIKAR(LAR)INI "DÜŞÜNMEK/İSTEMEK/BEKLEMEK" değil/yerine/>< HAK ETTİKLERİNE VE/VEYA ETTİĞİN KADARINA RIZÂ GÖSTERMEK
- ÇIKARTMA ile/değil ÇIKARMA
( KIBRIS "ÇIKARTMASI" değil KIBRIS ÇIKARMASI )
- SPINNING WHEEL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇIKIRIK
- OUTPUT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGRESISTANZ, AUSGANGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ DİRENCİ
- OUTPUT IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGSIMPEDANZ, AUSGANGSSHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ EMPEDANSI
- OUTPUT POWER[İng.] / PUISSANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ GÜCÜ
- OUTPUT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGSÜBERTRAGER, AUSGANGTRAFO, AUSGANGTRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ TRAFOSU
- ÇIKIŞ ile/ve/değil/<> BUHARLAŞMA
- OUTPUT[İng.] / SORTIE[Fr.] / AUSGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ
- CİKLET[İng.] değil/yerine/= SAKIZ
- ÇIKMAYIM" değil ÇIKMAYAYIM
- OUTPUT, STRENGTH, YIELD, PRODUCTIVITY[İng.] / PUISSANCE, RENDEMENT, TENEUR, PRODUCTIVITÉ[Fr.] / LEISTUNG, PRODUCTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKTI, VERİM
- ÇİLE[Fars. < ÇİLLE] değil/yerine/= SIKINTI/KIRKÇA
- ÇİLEK ile/değil/ne yazık ki FRENKÇİLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Kokusuz, kırmızı ve iri meyve veren çilek türü. )
- ÇİLEKEŞ değil/yerine/= KIRKÇI
- ÇİLEYİ (SEÇMEYİN!) ile/ve/değil/||/<>/< ÇİLEĞİ (SEÇMEYİN!)
- ÇILGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< APTAL/LIK
- ÇİM ile/ve/değil/<> ARAPSAÇI
( ... İLE Bir vaziyet planında, genellikle yeşil alanları belirlemek üzere girişik kıvrımlı çizgilerle yapılan bir çeşit tarama. | Bahçelerde, çim yerine kullanılan bir yeşillik. )
- CIMBIZ ile/değil/yerine BÜYÜTEÇ
( [not] TWEEZERS vs./but MAGNIFYING/BURNING GLASS
MAGNIFYING/BURNING GLASS instead of TWEEZERS )
- CEMENT[İng.] / CIMENT[Fr.] / ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİMENTO
- ÇİMENTO değil/yerine/= TAŞÖZÜ
- CİMNASTİK/JİMLASTİK değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM
- CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK
( Aşırı derecede tutumlu. )
- CİMRİ/PİNTİ/NEKES değil/yerine/= ELİSIKI/KISMIK/VARYEMEZ
- CİMRİ/LİK, HASİS/LİK, PİNTİ/LİK ile/değil/yerine TUTUMLU/LUK
( BUHL/BUHÛL, HİSSET ile/değil/yerine ... )
( STINGI/NESS, PARSIMONIOUS vs./and THRIFTY/NESS
THRIFTY/NESS instead of STINGI/NESS, PARSIMONIOUS )
- CİMRİLİK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
( Bazı kişiler cimri değildir fakat para da harcayamaz. )
- CİN KÜLTÜRÜ ile/değil/yerine/||/>< DİN KÜLTÜRÜ
( Din kültürünün bittiği yerde/zaman cin kültürü başlar. )
( [not] JINN CULTURE vs./but/instead of/||/>< RELIGION CULTURE )
- TARÇIN:
ÇİN ile/değil/yerine SEYLAN
(
)
- CİN değil/= KÜÇÜK[MİKROP]
- ÇINAR AĞACI YAPRAĞI ile/değil SIĞLA AĞACI YAPRAĞI
- CİNÂYET VAKASI değil/yerine/= ÖLDÜRÜM OLAYI
- CİNÂYET değil/yerine/= ÖLDÜRÜM
- CİNCİ MEYDANI değil/< CÜNDÎ MEYDANI
( Zamanla bu hale dönmüştür. DEĞİL/< Ata iyi binen, binici. Süvâri, sipâhi. )
( KADIRGA - EMİNÖNÜ )
- ÇİN'DE değil İÇİNDE!
- CINGAR değil ÇINGAR
- ÇİNGENE/KIPTİ[Ar. < KIBTİ] değil/yerine/= ROMAN
( ... DEĞİL/YERİNE/= Sözcük karşılığı, "İnsan". )
- ZINC AMMONIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE ZINC ET D'AMMONIUM[Fr.] / ZINKAMMONIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO AMONYUM KLORÜR
- ZINC ARSENATE, ZINC ARSENITE[İng.] / ARSÉNIATE DE ZINC[Fr.] / ZINKARSENAT, ZINKARSENIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO ARSENAT, ÇİNKO ARSENİT
- ZINC ACETATE[İng.] / ACETATE DE ZINC[Fr.] / ZINKACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO ASETAT
- CHINESE WHITE, ZINC WHITE[İng.] / BLANC DE CHINE[Fr.] / ZINKWEISS, SCHNEEWEISS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO BEYAZI
- BLEEDER[İng.] / BLENDE[Fr.] / ZINKBLENDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO BLENDİ
- ZINC BORATE[İng.] / BORATE DE ZINC[Fr.] / ZINKBORAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO BORAT
- ZINC BROMIDE[İng.] / BROMURE DE ZINC[Fr.] / BROMZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO BROMÜR
- ZINC CAPRYLATE[İng.] / CAPRYLATE DE ZINC[Fr.] / ZINKCAPRYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO KAPRİLAT
- ZINC CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE ZINC[Fr.] / ZINKSPAT, KOHLENSÄURES ZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO KARBONAT
- ZINKOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO OKSİT
- SPELTER, ZINC[İng./Fr.] / ZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO, SPELTER
- ÇİNKOGRAF[Fr. < ZINCOGRAPHE] değil/yerine/= ÇİNKOGRAFİ USTASI
- CİNNET:
"GETİRMEK" değil GEÇİRMEK
- CİNNET[Ar.] değil/yerine/= DELİLİK
- CİNS değil FARKLI
( [not] "KIND" but DIFFERENT )
- CİNSELLİK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZÜŞMEK
- CİNSİ/CİNSEL[Ar.]/SEKSÜEL[İng. < SEXUAL] değil/yerine/= EŞEYSEL
- CİNSİYET değil/yerine/= EŞEY
- CIO/CHIEF INFORMATION OFFICER değil/yerine/= BİLİŞİM KURULU SORUMLUSU
- ÇİP[İng. CHIP] değil/yerine/= YONGA
- ÇİP[İng. < CHIP] değil/yerine/= KAMGA/YONGA
( Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. | Milimetrik yüzeyler üzerinde onbinlerce devre öğesinden oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken ürün. )
- ÇIPLAK ile/değil BÜRÜNMÜŞ
- ÇIPLAK ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/Î
- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<> GÜÇSÜZ/LÜK
- ÇIPLAK/LIK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ŞEFFAF/LIK(")
( BÜREHNEGÎ/BEREHNEGÎ ile/ve ... )
- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<>/> ZAMAN ÜSTÜ/LÜK
- CIRILMAK ile/değil/yerine/>< (AZ/KARARINDA/ORANTILI) YEMEK
( Çatlayıncaya kadar yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Az, ölçülü ve sağlıklı yemeği yeğleyelim! )
- ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU" ile/ve/değil/||/<>/>/< KUĞU
- ÇİRKİN ile/değil/yerine ELVERİŞSİZ
- ÇİRKİN ile/değil/yerine ŞEKLEN ÇİRKİN
- ÇİRKİN[Fars. KİRLİ] ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ
- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL
- ÇİRKİN/LİK ARAMAK/BULMAK ile/değil/yerine MAZERET ARAMAK/BULMAK
- ÇİRKİN/LİK ile/değil/yerine BAKIMSIZ/LIK
( "Çirkinlik"ten değil bakımsızlıktandır! )
- ÇİRKİN/LİK ile/ve/değil/||/<> ÇİRKEF/LİK
- CIRMALAMAK değil TIRMALAMAK
- CİRO ile/değil BİLÂNÇO
( [not] ENDORSEMENT vs./but BALANCE )
- ÇIRPMAK ile/ve/değil/||/<> SİLKELEMEK
- CIS/CARCINOMA İN SITU değil/yerine/= KANSER, YERİNDE KANSER
- CIS-TRANS ISOMÉRISATION[Fr.] / CIS-TRANS ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CİS-/TRANS- İZOMERİSİ
- CIS-TRANS ISOMERISATION[İng.] ile/değil/yerine/= CİS-, TRANS İZOMERİZASYONU
- CIS-ACTING GENE[İng.] değil/yerine/= CİS-ETKİLİ GEN
( Aynı kromozom üzerinde başka bir gen ile etkileşime giren ya da bu gen ile birlikte çalışan gen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇİŞİ OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİ OLAN
- CİSİM ile/ve/değil DÜZGÜN KESİTLİ KATI CİSİMLER
- CİSİM değil/yerine/= EYİN
- CİSİM:
KENDİ ile/ve/değil/||/<>/< OLANAĞI
- CİSMANİ[Ar.] değil/yerine/= EYİNSEL
- CİSMİ CAMİD değil/yerine/= DİRİMSİZ EYİN
- CISO/CHIEF INFORMATION SECURITY OFFICER değil/yerine/= BİLGİ GÜVENLİĞİ SORUMLUSU
- CIS-REGULATORY ELEMENT[İng.] değil/yerine/= CİS-DÜZENLEYİCİ ELEMENT
( Cis-düzenleyici elementi, DNA'nın ya da RNA'nın bir bölgesidir ve genlerin ifadesini düzenlemeye yararlar. Genlerin kodlanan bölgelerinin upstream ya da downstream bölgelerinde olabileceği gibi kodlanmayan (intron) bölgelerinde de olabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇİT ile/değil BARI
( ... İLE Bahçe, açık ağıl etrafındaki çit. )
- ÇİT ile/değil/yerine GEÇİT
- ÇITA" ile/değil/||/<> EŞİK
- ÇİTLEMBİK ile/değil ÇITLIK
- CITRIC ACID[İng.] değil/yerine/= SİTRİK ASİT
( Turunçgillerde bulunan organik bir trikarboksilik asittir. Halk arasında limon tuzu olarak da bilinir.[1] IUPAC adı 2-hidroksipropan-1,2,3-trikarboksilik asittir. Sitrik asit, antioksidan özelliklerinden dolayı farmasötik preparatlarda yardımcı madde olarak kullanılır. Aktif bileşenlerin stabilitesini korur ve koruyucu olarak kullanılır. Ayrıca pH'ı kontrol etmek için bir asitleştirici olarak kullanılır ve kandaki kalsiyumu şelatlayarak bir antikoagülan görevi görür. Kimyasal formülü C6H8O7 olan sitrik asidin moleküler kütlesi 192,12 g.mol-1 dir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BAROMÈTRE DE MERCURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA BAROMETRESİ
- MERCURY BAROMETER[İng.] / QUECKSILBER BAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA BAROMETRESİ
- MERCURY-ARC RECTIFIER, MERCURY VAPOUR RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À VAPEUR DE MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERDAMPFGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU
- MERCURY-ARC LAMP, MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERDAMPFLAMPE/QUECKSILBERDAMPFRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA BUHARLI LAMBA/TÜP
- MERCURY DIFFUSION PUMP[İng.] / QUECKSILBERPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA DİFÜZYON POMPASI
- POMPE DE MERCURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA DİFÜZYON POMPASI
- MERCURY ELECTRODE[İng.] / QUECKSILBER ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA ELEKTROT
- MERCURY FILM ELECTRODE[İng.] / QUECKSILBER FILM ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA FİLM ELEKTRODU
- FULMINATE DE MERCURE[Fr.] / KNALLQUICKSILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= CİVA FULMİNAT
- MERCURY FULMINATE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA FULMİNAT
- MERCURY POOL CATHODE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA HAVUZLU KATOT
- CATHODE AU MERCURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CIVA HAZNELİ KATOT
- CIVA ile/değil GALYUM/GALLIUM
- MECURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA
- MERCURY[İng.] / MERCURE[Fr.] / QUECKSILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA
- MERCUROUS IODIDE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA(I) İYODÜR
- MERCUROUS PHOSPHATE[İng.] / MERCURIO FOSFATE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)FOSFAT
- MERCURIC CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= CIVA(II) KLORÜR
- MERCUROUS CHLORIDE[İng.] / CHLORURE MERCUREUX[Fr.] / MERKUROLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)KLORÜR
- CHROMATE MERCUREUX[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA(I)KROMAT
- MERCUROUS CHROMATE[İng.] / MERKUOCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)KROMAT
- MERCUROUS SULFATE[İng.] / SULFATE MERCUREUX[Fr.] / MERKUROSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA(I)SÜLFAT
- BAROMÈTRE AU MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERBAROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI BAROMETRE
- MERCURY BAROMETER, MERCURY MANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= CIVALI BASINÇÖLÇER
- MANOMÈTRE À MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERMANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI MANOMETRE
- MERCURY CELL[İng.] / PILE AU MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI PİL
- MERCURY THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À MERCURE[Fr.] / QUECKSILBERTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE
- FLÜSSIGE QUECKSILBERKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVALI SIVI KATOT
- CİVAR değil/yerine/= DOLAY
- CİVATA değil CIVATA[İt. < CHIAVARDA]
- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BETON ÇİVİSİ
- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÜTÜ
( Bozan/delen [olmak]. İLE/VE/||/<>/>< Düzelten [olmak]. )
- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<> VİDA[İt. < VITE]
( İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi, bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal ya da ağaçtan yapılmış ufak çubuk. | Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. )
(
)
- TAUPUNKTKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİY EĞRİSİ
- DEW POINT[İng.] / POINT DERASÉE[Fr.] / TAUPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİY/LENME NOKTASI
- ÇİYDEM değil ÇİĞDEM/MAHMURÇİÇEĞİ
( Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi. )
( COLCHICUM )
- CİYER değil CİĞER
- TABLE[İng.] / TABLE NUMÉRIQUE, TABLEAU[Fr.] / TABELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZELGE
- LINE SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ KAYNAĞI
- LINE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RAIES[Fr.] / LINIENSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ TAYFI/SPEKTRUMU
- ÇİZGİ[Osm.] / STRICH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİ
- LINEAR DEFECT[İng.] / DÉFAUT LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİSEL KUSUR
- LINEAR CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE LINÉIQUE[Fr.] / LINEARE LADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİSEL YÜK YOĞUNLUĞU
- ÇİZGİSEL ile/değil/yerine DOĞRUSAL
- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK
- CLADISTICS[İng.] değil/yerine/= KLADİSTİK
( Filogenetik türleşme olaylarının tarihsel sıralamasına göre yapılan bir sınıflandırma şemasıdır. Aynı zamanda torun türlerin atalarından edindikleri özellikleri (sinapomorfik özellikleri) göstermek için de kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU
- CLAISEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE CLAISEN[Fr.] / CLAISEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN TEPKİMESİ
- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ
- CELL DE CLARK[Fr.] ile/değil/yerine/= CLARK GÖZESİ
- CLARK OXYGEN SENSOR[İng.] / CLARK SAUERSTOFF ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK OKSİJEN ELEKTRODU
- CLARK CELL[İng.] / CELLULE DE CLARK[Fr.] / CLARK-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK PİLİ
- CLAUDE PROCESS[İng.] / CLAUDE PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUDE İŞLEMİ
- CLAUSIUS RANGE[İng.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS ARALIĞI
- CLAUSIUS-CLAPEYRON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS CLAPEYRON BAĞINTISI
- CLAUSIUS-CLAPEYRON EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-CLAPEYRON[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON DENKLEMİ
- CLAUSIUS-CLAPEYRON'S EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-CLAPEYRON GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON EŞİTLİĞİ
- CLAUSIUS EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS DENKLEMLERİ
- CLAUSIUS-ENTFERNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS EMİNİ
- CLAUSIUS-REICHWEITE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS ERİMİ
- CLAUSIUS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS HAL DENKLEMİ
- CLAUSIUSSCHE ZUSTANDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS HALİ DENKLEMİ
- CLAUSIUS THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS KURAMI/TEOREMİ
- CLAUSIUS-MOSSOTTI EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-MOSSOTTI[Fr.] / CLAUSIUS-MOSSOTTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ DENKLEMİ
- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ
- CLAUSIUS NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-NUMMER, CLAUSIUS-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS SAYISI
- CLAUSIUS VIRIAL THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU VIRIEL DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUS-VIRIALTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS VİRİAL KURAMI/TEOREMİ
- CLAUSIUS LAW[İng.] / LOI DE CLAUSIUS[Fr.] / CLAUSIUSSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS YASASI
- CLAUSIUS[İng.] / CLAUSIUS[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS
- CLIMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= KLİMATOLOJİ
( Klimatoloji ya da iklim bilimi, zaman içinde gerçekleşen atmosfer ve hava olaylarını inceleyen bilim dalıdır.[1] Klimatoloji bilimi, hava durumu modellerini analiz etmeye ve bu hava olaylarına neden olan atmosferik koşulları anlamaya odaklanır.[2] Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına klimatolog denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CLUBBING değil/yerine/= ÇOMAKLAŞMA
- CLUSTER/ING değil/yerine/= KÜME/LEME
- CMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS
- CMS/CONTENT MANAGEMENT SYSTEM değil/yerine/= İÇERİK YÖNETİM DÜZENİ
- CMUK 135 değil/> CMK 148
- CNC/COMPUTER NUMERICAL CONTROL değil/yerine/= BİLGİSAYAR SAYISAL DENETIMİ
- CNN/CONVOLUTIONAL NEURAL NETWORK değil/yerine/= EVRİŞİMSEL SİNİR AĞI
- COAP/CONSTRAINED APPLICATION PROTOCOL değil/yerine/= SINIRLI UYGULAMA PROTOKOLÜ
- coch. mag.[Lat. < COCHLEARE MAGNUM] değil/yerine/= ÇORBA KAŞIĞI, YEMEK KAŞIĞI DOLUSU
- coch. parv.[Lat. < COCHLEARE PARVUM] değil/yerine/= ÇAY KAŞIĞI DOLUSU
- COCKCROFT-WALTON ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= COCKCROFT-WALTON HIZLANDIRICISI
- COCKROFT-WALTON-BESCHLEUNIGER, COCKROFT-WALTON-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= COCKROFT WALTON HIZLANDIRICI
- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK
- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!
- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )
- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
(
)
- ÇOCUĞUMUZUN SEVGİSİ:
| HASTA OLAN ve KAYIP OLAN ve KÜÇÜK OLAN | ve/değil/||/<>/>/< HEPSİ
( | İyileşene kadar. VE/||/<> Dönene kadar. VE/||/<> Büyüyene kadar. | VE/DEĞİL/||/<>/< Ölene kadar. )
- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK
- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN
- ÇOCUK DOĞURMAK/DOYURMAK ile/ve/değil/||/<>/> YOĞURMAK
- ÇOCUK DÜŞÜNCESİ ile/değil/yerine ŞİZOİD DÜŞÜNCE ile/değil/yerine BİRLİK DÜŞÜNCESİ
- ÇOCUK:
(hem) (")MASUM(") ile/ve/değil/hem de/||/<> KURNAZ
- ÇOCUK:
"İSTEDİĞİN GİBİ" değil YETİŞTİRDİĞİN GİBİ
( Çocuklar, donmamış beton gibidir. Üzerlerine ne düşse/basılsa, kalıcı iz bırakır. )
- ÇOCUK:
OBEZ ile/değil/yerine GÜRBÜZ
- ÇOCUK:
SUÇA SÜRÜKLENEN değil SUÇA SÜRÜKLENDİĞİ İDDİA EDİLEN
- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR
- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK
( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )
( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )
( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )
( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )
- ÇOCU-KEN değil/< ÇOCUKKEN
- ÇOCUKLAR:
"İSTEDİĞİMİZ GİBİ" değil/yerine/< YETİŞTİRDİĞİMİZ GİBİ
- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK
- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK
- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK
- ÇOCUKLARIN/BAŞKALARININ TAKİP ETTİĞİ/EDECEĞİ:
İŞARET PARMAĞIMIZ değil AYAK İZİMİZ
- ÇOCUKLARIN, KARANLIKTAN KORKMASI
ile/değil/ne yazık ki/>
"YETİŞKİNLERİN", AYDINLIKTAN KORKMASI
- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK
- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/>< !KIÇLARINA VURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- YEMEK YEME "YARIŞI":
ÇOCUKLUKTA ile/ve/değil/yerine YETİŞKİNLİKTE
( Oyalanmadan, "hızlıca" yemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olabildiğince yavaş ve lokmaları çok çiğneyerek. )
- CODDINGTON LENS[İng.] / LENTILLE DE CODDINGTON[Fr.] / CODDINGTONSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= CODDİNGTON MERCEĞİ
- CODOMINANCE[İng.] değil/yerine/= EŞ BASKINLIK
( Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan öbeği eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip bireyler sadece M molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine, LNLN kan grubuna sahip bireyler ise sadece N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. Fakat LMLN kan grubuna sahip bireyler hem M, hem de N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. "Kodominanslık" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA
- ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME
- AUGMENTER, INCREASER[İng.] / AUGMENTATEUR, MULTIPLICATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALTICI
- ÇOĞA-ZANBİL değil DUR-UNTAŞ/DURAN-TAŞ
( ELAM, M.Ö. 1250 )
- COGNITIVE ATTENTIONAL SYNDROME[CAS] değil/yerine/= BİLİŞSEL DİKKAT SENDROMU[BDS]
- ÇOĞU ŞEYİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK ile/değil/yerine BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK
- ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPABİLİYOR değil ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPIYOR
( Hem çoğul kullanıp hem de olasılık belirtmek olanaksızdır. Tanım ya da anlatım bozukluğudur. )
- ÇOĞUL ile/ve/değil BİRDEN FAZLA
- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK
- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE
- PORTEURS MAJORITAIRES[Fr.] / MAJORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICILARI
- MAJORITY CARRIER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK TAŞIYICISI
- MAJORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MAJORITAIRE[Fr.] / MAJORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUNLUK YAYICISI
- ÇOĞUNLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜ
- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI
( ... ile/değil/yerine/<> NİSAP )
- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK
- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN
- ÇOĞUSU" değil ÇOĞU
- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA
- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ANLAM ÇOKLUĞU
- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ÇOKLU ANLAMLILIK
- ÇOK BAMBAŞKA değil BAMBAŞKA
- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)
( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )
- MEHRGLIEDRIGES OPTISCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİLEŞENLİ OPTİK SİSTEM
- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN
( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )
- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA
- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK
- ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! )
( [not] TO THINK MUCH vs./and/but TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED
TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED instead of TO THINK MUCH )
- MULTIPHASE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK EVRELİ
- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK
- MULTIPHASÉ[Fr.] / MEHRPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FAZLI
- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA
- MEHRPHOTONENIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLA İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA
- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN
( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )
- ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ
( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! )
(1996'dan beri)