Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.798 başlık/FaRk ile birlikte,
19.798 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(22/81)
- ELEVASYON/ELEVATION[İng.] değil/yerine/= KALDIRMA | YÜKSELME
- ELEVATÖR/ELEVATOR[İng.]/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] değil/yerine/= KALDIRAÇ
( Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. | Kaldıraç. )
- ELİF:
GÖVDE değil AKIL
- ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI
- ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI
- ELİMDEN GELDİĞİNCE ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR
- ELIMINASYON/ELIMINATION[İng.] değil/yerine/= ELEME | ÇIKARTIM
- ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADAR
- ELİN:
DIŞI ile/ve/değil/||/<> İÇİ(AVUÇ)
- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN
( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )
- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK
- ELİNİN KÖRÜ değil/< ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)[Fars.]
- ELİPS değil/yerine/= SÖBÜ
- ELİPSOİT/ELLİPSOID[İng.] değil/yerine/= YUMURTAMSI
- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ
- [ne yazık ki]
!ELİT/İST değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ
- elix.[Lat. < ELIXIR] değil/yerine/= ÖZ, İKSİR
- ELKOYLU ALIM değil/yerine/= ALACAĞIN HACZİ
- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN
- 57 KİTAP ile/ve/değil 5 KİTAP
- ELLIPSOID değil/yerine/= SÖBÜR, SÖBÜK
- ELLIPTICAL değil/yerine/= SÖBÜCÜL
- 57.Cİ ALAY değil 57. ALAY
( Hem nokta koyup hem de -ci eki getirilmez! )
( )
- ELMA değil HABBE
- ELMA ile/değil HÜNLAP
- ELONGASYON/ELONGATION[İng.] değil/yerine/= UZATMA
- ELYAF değil/yerine/= İPSİ
- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ
- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU
- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI
- EMÂNET ETMEK değil/yerine TEŞEKKÜR ETMEK
- EMANET[Ar.] değil/yerine/= KORUNMALIK
- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK
- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ
- EMBOLİ/EMBOLUS[İng.] değil/yerine/= TIKAÇ
- EMBOLİZASYON/EMBOLIZATION[İng.] değil/yerine/= TIKAÇLA(N)MA
- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)" değil ME, CE(KARE)
- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK
- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ
- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ
- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL
- EMEZİS/EMESIS, VOMITING[İng.] değil/yerine/= KUSMA
- EMG/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROMİYOGRAM, KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ
- EMİN değil/yerine/= GÜVENİK/GÜVENLİ
- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ
- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK
- EMİR ile/değil KOŞUL
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT
( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )
- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR
- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK
- EMİR ile/ve/değil/<> ENGEL
- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR
- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR
- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF
- EMİSYON/EMISSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA YAYIM | DIŞA ATIM
- EMNİYET ÂMİRİ değil/yerine/= GÜVENLİK BUYRANI
- EMNİYET KEMERİ/KEMER değil/yerine/= GÜVENLİK BAĞI/ÖNBAĞ
- EMNİYET KİLİDİ değil/yerine/= GÜVENLİK BEKİ
- EMNİYET ŞARTI değil/yerine/= GÜVENLİK KOŞULU
- EMNİYET[Ar.] STOKU[İng./Fr. STOCK] değil/yerine/= GÜVENLİK YIĞIMI
- EMNİYET SÜBABI değil/yerine/= GÜVENLİK KAPACI
- EMNİYET değil/yerine/= GÜVENLİK
- EMNİYETİ SUİSTİMAL SİGORTASI değil/yerine/= GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA KORUNCU
- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK
- EMOSYON/EMOTION[İng.] değil/yerine/= DUYGU
- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK
- EMPATİ:
"ONUN YERİNE DÜŞÜNMEK"
değil
ONUN/ONLAR GİBİ DÜŞÜNMEK/ONUN DÜŞÜNCESİNİ/DUYGUSUNU ANLAMAYA ÇABALAMAK
- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK
- EMPOZİSYON ile/değil PROJEKSİYON
- EMPRESYONİST/EMPRESYONİZM değil/yerine/= İZLENİMCİ/LİK
- EMPRİZM:
DUYUCULUK ile/ve/değil/||/<>/< GÖRGÜCÜLÜK
- EMPROVİZASYON değil/yerine/= DOĞAÇLAMA
- EMR/ELECTRONIC MEDICAL RECORDING[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT
- EMRAM/ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- EMRE MUHARRER SENET değil/yerine/= YÖNERGELİ BELGİT
- EMR-İ VÂKİ değil/yerine/= OLDU BİTTİ
- EMS/ELECTRONIC MEDICAL SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK TIBBİ DÜZEN(EK)LER
- EMSAL[Ar.]/COEFFICIENT[İng.] değil/yerine/= KATSAYI
- EMÜLSİYON/EMULSION[İng.] değil/yerine/= SIVI ASILTI
- EN AZ ENERJİ değil EN YÜKSEK DÜZENSİZLİK
- EN AZA İNDİRGEMEK değil EN AZA İNDİRMEK
- EN AZINDAN ... değil EN AZ ...
- EN BAŞLANGIÇTA ile/değil (EN) BAŞINDA
- EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN
- EN BÜYÜK HAYAL değil/yerine EN BÜYÜK ZENGİNLİK
( "Zenginlik". DEĞİL/YERİNE Hayal. )
- EN BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEK
- EN ÇİRKİN değil EN CESUR
( Lizzie Velasquez )
- EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK ile/değil/yerine/>< EN AZ ŞEYE GEREKSİNİM DUYMAK
( Ne kadar az şeye sahip olursak, o kadar az şey, bize "sahip olur". )
( Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen ve sahip olduklarına sevinen kişi, akıllı biridir. )
- EN DORUK/ZİRVE değil DORUK/ZİRVE
- EN HIZLI OLAN:
| SES HIZI ve IŞIK HIZI | ile/ve/değil/||/<>/>/< DÜŞÜNCE HIZI
( | [ a0 = 340 m/s ] VE [ c0 = 300.000 km/s ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sınırsız ve en hızlı. )
( | [ a0 = 1/√K0 g0 ] [ a0 = √ m . Y ] VE [ c = 1/√e0 μ0 ] | İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< ... )
- EN ÖLÜMCÜLLER:
KÖPEKBALIKLARI değil KURT | ASLAN | FİL | SUAYGIRI | TİMSAH | TENYA(SOLİTER SOLUCAN) | ÇEÇE SİNEĞİ | KATİL BÖCEK | KÖPEKLER[KUDUZLA] | YILAN[ZEHİRİYLE] | BAĞIRSAK SOLUCANI | TATLISU SALYANGOZU[KAN KURTLANMASIYLA] | İNSAN[CİNAYETLE] | SİVRİSİNEK[SITMAYLA]
( )
( [yılda][insan] 10 değil 10 | 100 | 100 | 500 | 1000 | 2000 | 9000 | 12.000 | 40.000 | 50.000 | 60.000 | 110.000 | 475.000 | 725.000 )
(
)
( Tatlısu yumuşakçaları ve karındanbacaklılar, her yıl yaklaşık 10.000 kişinin ölümüne neden olan bir hastalık(şistosomiasisin) taşıyıcılarıdır. )
( Çeçe sineğinin sokması, her yıl, özellikle de Afrika'da, yaklaşık 10.000 ölüme neden olmaktadır. Bu böcek, "uyku hastalığı" olarak bilinen tripanosomiasis'ı Afrika'lılara bulaştırmaktadır. )
( Sivrisinekler, sıtma, sarı humma, dang ya da ensefalit gibi bulaşıcı olabilen hastalıklar nedeniyle her yıl 725.000 kişinin ölümüne neden olmaktadır. )
- EN ÖNEMLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ
- EN OPTİMAL değil OPTİMAL ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)
- EN SEVMEDİĞİM (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)
- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK değil/yerine AKIL ve İYİ HUY
( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )
- EN YAKIN:
ÇOCUK değil EŞ
( [özel bölgelerde sorun(çıban vs.) çıksa:] Eş bulunmuyorsa bakabilecekler. DEĞİL En rahat bakabilecek/ilgilenebilecek olan. )
- EN YAVAŞ HAREKET EDEN HAYVAN:
BRADIPUS değil SLOTH
( ... DEĞİL 3 parmaklı, üç tırnaklıdır. Saatte en çok 0.0048 km. hıza ulaşabiliyor. Amerika'da yaşar. )
- EN ile/ve/değil/<> BİRİCİK
- EN ... değil/yerine DAHA ...
( "Ya, ya da" düşüncesi/zannı/yüklemesi. DEĞİL/YERİNE "Hem, hem de | Ne, ne de" düşüncesiyle/mantığıyla. )
( Durağan. DEĞİL/YERİNE Hareketli. )
( Yapay. DEĞİL/YERİNE Doğal. )
( Sahte. DEĞİL/YERİNE Gerçek. )
( Konfor temelli/odaklı. DEĞİL/YERİNE Yaşam temelli/odaklı. )
( İnorganik. DEĞİL/YERİNE Organik. )
- EN ile/ve/değil EŞİK
- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...
- ENAYİLİK ile/değil/yerine DAYANÇ/SABIR
( [not] DUPERY vs./but PATIENCE
PATIENCE instead of DUPERY )
- ENAYİ/LİK ile/değil ŞANSSIZ/LIK
- ENBİYA-I İZAM:
"BÜYÜK PEYGAMBERLER" değil BİLİNEN/DUYULAN PEYGAMBERLER
- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL
( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )
- ENDEMI/ENDEMIA[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL SAYRILIK
- ENDEMİK/ENDEMIC[İng.] değil/yerine/= YÖRESEL
( Belirli bir bölgeye özgü, belirli bir bölgede yetişen. )
- ENDİKASYON/INDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM ALANI | GEREKLİLİK
- ENDİKATÖR/İNDİKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGE, BELİRTEÇ,
- ENDOCENTRIC COMPOUND[İng.] değil/yerine/= İÇMERKEZLİ BİLEŞİK
- ENDOJEN/ENDOGENOUS[İng.] değil/yerine/= İÇ KAYNAKLI
- ENDOKRİN değil/yerine/= İÇSALGI
( Gövdedeki salgıbezlerinin, doğrudan doğruya kana karışacak yolda çıkardıkları salgı. )
- ENDOKRİNOLOG değil/yerine/= İÇSALGIBİLİMCİ
- ENDOKRİNOLOJİ/K değil/yerine/= İÇSALGIBİLİM/SEL
- ENDOPLAZMİK RETİKULUM değil/yerine/= İÇ KANSIVISI AĞI/TOPAĞI
- ENDOSITOZ/ENDOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZEİÇİ ALIM
- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ
- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME
- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ
- ENDPOİNT[İng.] değil/yerine/= SON NOKTA
- ENDÛH[Fars.] değil/yerine/= TASA, KAYGI, SIKINTI
- ENDÜKSİYON İNDUCTION[İng.] değil/yerine/= BAŞLATMA
- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK
- ENDÜRASYON/İNDURATION[İng.] değil/yerine/= SERTLİK
- ENDÜSTRİYEL[İng. INDUSTRIAL]/SINAİ[Ar.] değil/yerine/= URANSAL/İŞLEYİMSEL
- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ
- ENEL HAKK değil ENEL SIRR'UL HAKK
- ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR değil/yerine/= GÜRE VE DOĞAL KAYNAKLAR
- ENERJİ ile/ve/değil/<>/= ALAN
- ENERJİ(") ile/ve/değil/||/<>/>/< (")ELEKTRİK(")
- ENERJİ" ile/değil EMEK
- ENERJİ ile/ve/değil/yerine KENDİNİ DENETLEYEBİLEN(KONTROL EDEBİLEN) ENERJİ
- ENERJİ/K değil/yerine/= ERKE/ERKİN, GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- ENERJİ/K değil/yerine/= GÜRE/CİL / GÜREL/İ
- ENFARKT/ÜS INFARCTION[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK DOKU ÖLÜMÜ
- ENFARKTÜS[Fr. < INFARCTUS] değil/yerine/= TIKANCA
- ENFEKSİYON[İng. < INFECTION] değil/yerine/= BULAŞ/İÇBULAŞIM
- ENFEKSİYÖZ/INFECTIOUS[İng.] değil/yerine/= BULAŞKAN
- ENFEKTE ETMEK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLAMAK
- ENFEKTE/INFECTED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ
- ENFEKTE OLMAK değil/yerine/= İÇBULAŞIMLANMAK
- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI
- ENFESTASYON/INFESTATION[İng.] değil/yerine/= ASALAK BULAŞI
- ENFLAMASYON/INFLAMMATION[İng.] değil/yerine/= YANGI, YANGILANMA
- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI
- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME
- ENFORMASYON SİSTEMİ/INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİLİ DÜZENİ
- ENFORMATİK/INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= BİLİŞİM
- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )
- ENFRARUJ/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- ENFÜSÎ[Ar.]/SÜBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZNEL
- ENGEISTON değil/yerine/= SANATÇI
- ENGEL/EMİR değil (KAVRAMSAL) OLUMSUZLUK BELİRTİMİ
- ENGEL OLMAK değil/yerine TEŞVİK ETMEK
- ENGEL/SORUN ile/değil/yerine ARA/DİNLENME NOKTASI/VESİLESİ
- ENGEL değil/yerine/>< DEVRİM
( Boş konuşan kişiler arasında, dilsizlik(susmak), engel değil devrimdir. )
- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE
( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )
- [hem, ne] ENGEL ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de/||/<>/> KAYNAK
( [hem, ne] Kendimizden başka yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/HEM DE/NE DE/||/<>/> Kendimizden başka yoktur. )
- ENGEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAK
- ENGELİN:
"YOKLUĞU" ile/ve/değil/||/<>/< BULUNMAMASI
- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME
- ENGELLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ENGELLEMEYİ ENGELLEMEK
- ENGELLEMEK ile/değil/yerine SINIRINI/HADDİNİ BİLDİRMEK
- ENGELLEYİCİ ile/değil/yerine DENGELEYİCİ
- ENGELLEYİCİ ile/ve/değil/yerine/<> ÖNLEYİCİ
- ENGELLİ (mi?) ile/değil ENGELLENEN (mi?) ile/değil ENGELLENMİŞ (mi?)
(
)
- ENGELLİLERE:
"ACIMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DESTEK/YARDIM
- ENGELLİYE:
ACIMAK ile/değil/yerine SAYGI GÖSTERMEK
- ENGRAFTMAN/ENGRAFTMENT[İng.] değil/yerine/= YAMA TUTMA | YAMALA(N)MA
- ENİNDE SONUNDA değil ÖNÜNDE SONUNDA
- ENJEKSİYON/İNJECTION[İng.] değil/yerine/= İĞNE YAPMA
- ENJEKTE/ZERK ETMEK değil/yerine/= İÇİTMEK
- ENKAZ ile/değil/||/<> METRUK
- ENKAZ[Ar.] değil/yerine/= YIKINTI/ÇÖKÜNTÜ/KALINTI
- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME
- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK
- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY
- ENSTRÜMAN değil/yerine/= ÇALGI
- ENSTRÜMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇALGI/MÜZİK ARACI
- ENSTRÜMANTAL değil/yerine/= ÇALGISAL
- ENSTRÜMANTASYON/INSTRUMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÂLETLİ ÇALIŞMA
- ENT/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK-BURUN-BOĞAZ
- ENTARİ ile/değil BABU/DERRA
( ... İLE/DEĞİL Moritanya'da kullanılan açık renkli entari. )
- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME
- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA
- ENTEGRE OLMAK/ETMEK değil/yerine/= BÜTÜNLEŞ(TİR)MEK / KAYNAŞ(TIR)MAK
- ENTELLEKTÜALİZM/İNTELLECTUALISM[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELCİLİK
- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME
- ENTELEKTÜEL ile/ve/değil/yerine AYDIN
( [Bilgiyi/düşünceyi] Tüketen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Üreten. )
- ENTERESAN[Fr. INTÉRESSANT / İng. < INTERESTING] değil/yerine/= İLGİNÇ
- ALAKADAR/ENTERESE ETMEK/EDEN/ETMEZ değil İLGİLENDİRMEK/İLGİLENDİREN/İLGİLENDİRMEZ
- ENTERNASYONAL ÜNİTE/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM
- ENTERNASYONAL değil/yerine/= ULUSLARARASI
- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV
- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME
- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK
- ENTRENSEK/İNTRENSEK/İNTRINSİC[İng.] değil/yerine/= İÇSEL
- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME
- ENVIRONMENTAL[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL
- ENZİM/ENTZİM/ENZYME[İng.] değil/yerine/= ÖZGEN | DİRİMSEL/BİYOLOJİK TEPKİLEYİCİ
- EOG/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= ELEKTROOKÜLOGRAM, GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EPA ya da DHA ile/değil/yerine/>< ALA
( )
- EPDS/ELECTRONIC PERFORMANCE SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK PERFORMANS DESTEK DÜZENİ
- EPİDEMİYOLOJİ/EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ / TOPLUM SAĞLIĞI/HALK SAĞLIĞI
- EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK
- EPİKRİZ/EPICRISIS[İng.] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİKRİZ değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ
- EPİLOG değil/yerine/= SONDEYİŞ
- EPİLOG/HATİME değil/yerine/= SONDEYİŞ/SONSÖZ
- EPİTOP/EPITOPE[İng.] değil/yerine/= ANTİJEN BELİRTECİ
- EPİZOT/EPISODE[İng.] değil/yerine/= DÖNEM
- EPR/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EPS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM | ELECTROPHYSIOLOGY STUDY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK HASTA DÜZENİ | ELEKTROFİZYOLOJİK ÇALIŞMA
- EQUIPOTENTIAL değil/yerine/= EŞGİZİLGÜÇ
- ER değil/yerine NÜFUS
- ERADİKASYON/ERADICATION[İng.] değil/yerine/= KÖKÜNÜ KAZIMA
- ERDEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER
( [not] VIRTUE vs./and/but/||/<>/< VALUE
VALUE instead of VIRTUE )
- EREK/AMAÇ ile/değil GARAZ/GAREZ[Ar.]
( ... İLE/DEĞİL Birine karşı güdülen kötülük etme isteği, kin, düşmanlık. )
- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME
- ERGEN(İN) ELEŞTİRİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<> ERGİNİN(/YETKİN) ELEŞTİRİSİ
- ERGOMANİ/ERGOMANIA[İng.] değil/yerine/= İŞKOLİKLİK
- ERGOMETRE/ERGOMETER[İng.] değil/yerine/= İŞÖLÇER
- ERGOMETRİ/ERGOMETRY[İng.] değil/yerine/= İŞ ÖLÇÜMÜ
- ERGONOMİ değil/yerine/= İŞBİLİMİ
- ERGONOMİ değil/yerine/= İŞBİLİMİ
( Kişinin, işine uymasını, amaca göre çalışmasını düzenleyen, inceleme ve araştırmaların tümü. )
- ERGON/OMİK değil/yerine/= İŞLEV/SEL
- ERGONOMİK değil/yerine/= KULLANIŞLI, ELVERİŞLİ
- ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA
- ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME
( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )
- ERITROSIT SEDİMANTASYON HIZI/ERYTHROCYTE SEDİMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR ÇÖKME HIZI
- ERKEK (MİLLETİ)/KADIN (KISMI) DEĞİL Mİ, HEPSİ AYNI!(BÖYLE/ŞÖYLE) / ŞÖYLE/ŞUNU İSTER/YAPAR değil/yerine HER BİRİ AYRIDIR!
( Genellememek gerekir! Büyük yanlıştır! )
- ERKEK OLMAK değil/yerine ÖNCE ADAM/İNSAN OLMAK, SONRA ERKEK OLMAK
( Ayrımlar yerine bütünlük üzerine düşünülerek yapılanmak gerek! )
- ERKEK değil/yerine ERİL
- ERKEKLİKİN:
10'DA 9'U değil 10'DA 1'İ
( Kaçmak. DEĞİL 1'i, varolanı/yakınlarını/sevdiklerini/seni sevenleri korumak, onların yanında olabilmek üzere geri durabilmek/çekilebilmek. )
- ERKEN BAHAR/EVVEL BAHAR/İLKBAHAR değil/yerine/= DOĞ/İLKYAZ/KÖKLEM
- ERKEN ...:
(")BOŞANMA(")K ile/ve/değil/||/<>/< BOŞALMAK
- ERKEN SAMİMİYET ile/değil/yerine SAMİMİYET
( Erken samimiyet, pişmanlık doğurur. )
- ERKEN ile/ve/<>/değil/yerine ZAMANSIZ
- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA
- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...
- ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )
(1996'dan beri)