Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 33.731 başlık/FaRk ile birlikte,
33.731 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(21/136)


- BUCKLINGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLİMİ


- BOWING STRESS, BUCKLING STRESS[İng.] / BIEGUNGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLME GERİLMESİ


- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ


- BULANIK MANTIK değil BULANIĞIN MANTIĞI


- TRÜB[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIK


- TURBIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIK


- NEFELOMETRE / NEPHELOMETER[İng.] / NÉPHÉLOMÈTRE, OPACIMÈTRE[Fr.] / NEPHELOMETER, TRÜBUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇER


- NEPHELOMETRY[İng.] / NÉPHÉLOMÉTRIE[Fr.] / NEPHELOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇÜM, NEFELOMETRİ


- BULANMA ile/ve/değil BUNALMA


- BULAŞICI ile/ve/değil/||/<>/< KALITSAL


- BULAŞIK YIKAMADA:
AZ DETERJAN/SABUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ DURULAMA


- İHTİLÂT[Osm.] / CONTAMINATION[İng.] / CONTAMINATION, IMPURETÉ[Fr.] / KONTAMINATION, VERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAŞMA, KİRLENME, SAFSIZLIK


- BULAŞMA ile/değil KONTAMİNASYON

( ... İLE/DEĞİL Temiz bir yüzeye, ortama ya da dokuya, başka bir ortamdan, kirliliğin taşınması. )

( Kontaminasyon Yeri [Mikroorganizma Sayısı]
Parmak Ucu [20 – 100 adet /cm²]
Eller [1.000 – 6.000 adet /cm²]
Kol [100 – 4.500 adet /cm²
Ayak [100 – 1.000 adet /cm²]
Tükürük [1 milyon – 100 milyon adet/ml]
Dışkı [Yüzlerce milyar adet/gram]
Burun Akıntısı [1 milyon – 10 milyon adet/ml] )

( [not] TO SMUDGE vs./but CONTAMINATION )


- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA


- BÜLBÜL'ÜN:
"SESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DERDİ


- BULBUS değil/yerine/= SOĞANCIK | OMURİLİK SOĞANI | YUMRU


- (BUL)DOZER değil/yerine/= YOLDÜZLER


- bull.[Lat. < BULLI] değil/yerine/= KAYNAT, KAYNATINIZ


- BULMAK :/ile/ve/değil/>/|| BİLDİĞİNLE BULUŞMAK


- BÜLTEN ile/ve/değil/yerine BELLETEN


- BÜLUĞ değil/yerine/= ERGENLİK/ERİNLİK/YENİYETMELİK


- BÜLUĞA ERMEK değil/yerine/= ERGEN/ERİN OLMAK


- BÜLÛĞA ERMEK ile/değil RÜŞTÜNÜ İSPAT ETMEK


- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE

( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )


- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil EŞİK


- BULUNDUĞUN YER ile/ve/değil/yerine YÖNÜNÜN NERESİ OLDUĞU


- BULUNTU ile/değil BULGU


- BULUŞ ile/ve/değil/||/<>/< TANIMLAMA


- BULUŞMA ile/ve/değil EŞİK


- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")

( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )

( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )

( AT MEETING and LIFE:
[not] LATE vs./but ON TIME vs./but (")EARLY(") )


- BUN/BLOOD UREA NİTROGEN değil/yerine/= KAN ÜRE AZOTU


- BUNALIM ile/değil BUNALTI


- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?" ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?

( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )


- BUNDA değil/yerine/= BURADA


- BUNLARDAN KAÇINAMAZSIN/IZ değil BUNLARDAN KAÇAMAZSIN/IZ


- BUNLARIN HEPSİ BİR "PAKET" değil BUNLARIN HEPSİ BİR BÜTÜN


- BUNLARIN "HİÇBİRİSİ" değil BUNLARIN HİÇBİRİ


- BUNLARIN YÜZÜNDEN değil BUNLAR YÜZÜNDEN


- BUNSEN-EISKALORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZ KALORİMETRESİ


- BUNSEN ICE CALORIMETER[İng.] / CALORIMÈTRE À LA GLACE DE BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BUNSEN BUZLU ISIÖLÇERİ/KALORİMETRESİ


- BUNSEN-KIRCHHOFF LAW[İng.] / LOI DE BUNSEN-KIRCHHOFF[Fr.] / BUNSEN-KIRCHOFFSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN-KİRCHHOFF YASASI


- BUNSEN BURNER[İng.] / BUNSENBRENNER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN OCAĞI


- BUNSEN CELL[İng.] / PILE DE BUNSEN[Fr.] / BUNSEN-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUNSEN PİLİ


- BUNU ALDIM <>/||/>/< BUNALDIM değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM


- BUNU DA) İTİRAF (ETMEK GEREK) ile/ve/değil/||/<>/< (BUNU DA) İFADE (ETMEK GEREK)


- BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK! ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!


- BÜNYÂD değil/yerine/= TEMEL | BİNÂ, İNŞAA, YAPI


- BÜNYE değil/yerine/= İÇYAPI


- BU/O İŞTE ELİ VAR/DIR ile/değil BU/O İŞTE (BİR) PARMAĞI VAR/DIR


- BURA DA ... DEĞİL değil BURASI DA ... DEĞİL


- BURADAN GİDİLİYOR ile/değil/yerine BURADAN DA GİDİLİYOR


- ... BURADAN GELİ(YO)R ile/ve/değil ... BUNA/ŞUNA DAYANI(YO)R


- BURADAYDILAR" değil BURADALARDI


- BURAYA/KONUŞMAYA/KONUYA TEŞRİF ETTİ değil BURAYI TEŞRİF ETTİ(ŞEREFLENDİRDİ/ONURLANDIRDI)


- BURÇ değil GENELLEME

( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/ya da kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )


- BURDIGALIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= BURDİGALİYAN EPOKU

( Günümüzden 20.430.000 ile 15.970.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BURETTE[İng.] / BURETTE[Fr.] / BIURET, BÜRETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜRET


- BURETTE[Fr.] değil/yerine/= DAMLAÇ

( Tüketilen suyu ölçen aygıt. | Oylumsal çözümlemelerde tüketilen sıvı niteliklerini doğru olarak belirlemeye yarayan, bir ucu açık, öteki ucu musluklu, üzeri santimetre küpün onda birini gösterecek biçimde derecelendirilmiş uzun cam boru. )


- APPARENT VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AĞDALILIK


- CEREYÂN-İ GİRDÂB MUÂYENESİ[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AKIM DENEYİ


- CEREYÂN-İ GİRDÂB[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AKIMI


- GİRDÂB[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ


- HİFZ-İ GİRDÂBİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= BURGACILIĞIN KORUNUMU


- WIRBELSTÄRKEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK DENKLEMİ


- WIRBELSTÄRKEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK KORUNUMU


- WIRBELIGKEIT, WIRBELSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGAÇLILIK


- BURGERS VECTOR[İng.] / VECTEUR DE BURGERS[Fr.] / BURGERS-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BURGERS VEKTÖRÜ


- CONSERVATION DE LA VORTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BURGULULUĞUN KORUNUMU


- BURJUVA/Zİ değil/yerine/= KENTSOYLU/LAR / KENTLİ

( Ortaçağ Avrupası'nda tüccarlara verilen ad. | Orta durumlu halk. )


- BURKA/BÜRKA'[Ar.]/PÜRGÜ değil/yerine/= YAŞMAK

( Peçe, tül, yaşmak, yüzörtüsü. )


- BURKULMA ile/değil BURULMA


- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK


- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK


- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK

( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )


- BÜROKRASİ değil/yerine/= KAMUÜSTLER


- BÜROKRAT değil/yerine/= KAMUÜST


- BÜROKRATİK değil/yerine/= KAMUYÖNETSEL


- BUROW'S SOLUTION[İng.] / BUROWS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BUROW ÇÖZELTİSİ


- BURSİYER[Fr. < BOURSIER] değil/yerine/= BURSLU


- TORSION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA AÇISI


- TORSIONAL WAVES[İng.] / ONDES DE TORSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BURULMA DALGALARI


- TORSIONSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA DALGASI


- TORSION ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE TORSION[Fr.] / TORSIONSELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA ESNEKLİĞİ


- HYSTÉRÉSIS DE TORSION[Fr.] / TORSIONSHYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA HİSTEREZİSİ


- TORSION PENDULUM[İng.] / PENDULE DE TORSION[Fr.] / TORSIONSPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA SARKACI


- TORSION BALANCE[İng.] / BALANCE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TERAZİSİ


- TORSIONAL OSCILLATIONS[İng.] / VIBRATIONS DE TORSION[Fr.] / TORSIONSSCHWINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TİTREŞİMLERİ


- İLTİVÂ[Osm.] / TORSION[İng.] / TORSION[Fr.] / TORSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA


- TORSIONAL HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= BURULMALI HİSTEREZİS


- MİKYÂS-İ İLTİVÂ[Osm.] / TORSIOMETER[İng.] / TORSIONMÈTRE[Fr.] / TORSIONSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMAÖLÇER


- BURUN KANAMASINDA...
BAŞ:
ARKAYA DOĞRU değil/>< ÖNE DOĞRU


- BURUN ile/ve/değil GAGA

( HATM[insanda ve hayvanda] ile/ve/değil HATM[: Kuş gagası.] )

( MOUTH vs./and BEAK )


- BURUNDİ'DE:
FRANSIZCA ile/ve/değil/yerine KURUNDİ

( UMUGOFE: Kadın. | IZUBU: Gündüz. | UKWEZI: Gece )


- BÜRÜNME ile/ve/değil/yerine ÖRTÜNME


- BEC BUNSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BURZEN OCAĞI


- BÜSBÜTÜN ile/değil/yerine TÜMÜYLE/TAMAMEN


- BÛSE değil/yerine/= ÖPÜCÜK/ÖPÜŞ


- BÜŞRÂ[Ar.]/MÜJDE değil/yerine/= SEVİNÇLİ SAVA/ÇAV(HABER)


- BUSTIR AŞI/BOOSTER SHOT değil/yerine/= PEKİŞTİRME AŞISI


- BUSTIR DOZ/RAPEL/BOOSTER DOSE[İng.] değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU


- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?


- BUTACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= BUTAKAİN


- BUTANE[İng.] / BUTANE[Fr.] / BUTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTAN


- BUTACAINE[Fr.] / BUTACAIN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTASEİN


- BÜTÇE/M SIKINTILI ile/değil BÜTÇE/M SINIRLI


- BUTENE[İng.] / BUTÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTEN


- BUTYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİL ALKOL


- ACETATE DE BUTYLE[Fr.] / BUTYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL ASETAT


- BUTYLBENZOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL BENZOAT


- FORME DE BUTYLE[Fr.] / BUTYL FORMIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL FORMAT


- BUTYLCAOUTCHOUC[Fr.] / BUTYLKAUTSCHK[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KAUCUĞU


- BUTYLCHLORAL[İng.] / BUTYLCHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİL KLORAL


- BUTYL NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİL NİTRAT


- BUTYLIDENE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİLDEN


- BUTYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİLE


- BUTYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİLEN BÜTTEN


- BUTYLYLÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTİLEN


- BUTYRALDÉHYDE[Fr.] / BUTYRALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRALDEHİT


- BUTYRATE[İng.] / BUTYRATE[Fr.] / BUTERAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRAT


- BUTYRIC ACID[İng.] / ACID BUTYRIQUE[Fr.] / BUTTERSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİRİK ASİT


- BUTYRIC FERMENTATION[İng.] / FERMENTATION BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTİRİK FERMANTASYONU


- BUTYROLACTONE[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTİRLOLAKTON


- BUTYROLACTON[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİROLAKTON


- BUTYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTİROMETRE


- BUTON değil/yerine/= DÜĞME


- BUTYROLACTONE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTROLAKTON


- BITUROMETER[İng.] / BUTYROMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTROMETRE


- BUTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜTTEN


- BENZOATE DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL BENZOAT


- CHLORAL DE BUTYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜTÜL KLORAL


- BÜTÜN BUNLAR değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ


- BÜTÜN BUNLAR değil TÜM BUNLAR


- BÜTÜN CANLI ORGANİZMALAR ile/ve/değil/||/<>/> TÜM VAR OLANLAR


- BÜTÜN HEPSİ ile/yerine/değil HEPSİ/TÜMÜ/TAMAMI


- BÜTÜN "VARLIK/LAR" değil TÜM VAROLANLAR


- HOLOHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= BÜTÜN YÜZLÜ


- BÜTÜN ile/ve/değil/<> PARÇA

( Bir kavramın, bireylerinin toplamı, bütünü vermez. )

( Bütün, parçaların toplamından daha fazla birşeydir. )

( ZIRNIK[Fars. < ZIRNÎH]: Sıçanotu, arsenik madeni ile kükürt karışığı bir madde. | Herhangi bir şeyin en küçük, önemsiz ve işe yaramaz parçası. )

( PIECE vs./and ENTIRE/WHOLE )

( ... ile/ve/değil/<> BERH: Parça, az şey, hisse, nasip. | Su birikintisi. | Şimşek. | Yaş odunun yanarken çıkardığı yaşlık. | Balık. )

( HOLON ile MEROS )


- BÜTÜN ile/değil TOPLAM


- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM

( Parçası bulunur. İLE/DEĞİL/YERİNE Parçası bulunmaz. )

( Nitelikse. İLE/DEĞİL/YERİNE Nicelikse. )

( Tekse. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoksa. )

( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür. Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır.

Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar, olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".

Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" denildiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.

"Bütün parçalar" diyemeyeceğimiz ve
"Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olamayacağı gibi! )


- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK

( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )


- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK


- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL


- BÜTÜNLÜLÜK" değil BÜTÜNLÜK


- BU'UD değil/yerine/= BOYUT


- BUY-I GÜL[Fars.] değil/yerine/= GÜL YAĞI


- BUYRUK/BUYUR ile/değil/||/<>/> (")BUYURUN(")

( Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir. | İLE/DEĞİL/||/<>/> İnceliğin ve/ya da anlayışın en üst seviyede olduğunu yansıtmak üzere kullanılan söz ya da kinâyeli söz. | Nispetli bir davranış ya da tutumla ve gerisi suskunlukla yansıtılan/gösterilen, ikinci sözcüğü tek sözcük olan[olarak kullanılan] bir karşıt pekiştirme[oxymoron]. )


- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİLEK/TEMENNİ


- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil SINAV


- BÜYÜ/CADI[Fars.] ile/değil/yerine/>< DİN


- BÜYÜCÜ/LÜK" / "SİHİRBAZ/LIK" /"KÂHİN/KEHÂNET" ile/değil YANILTICI/LIK / İLÜZYON/İST


- BÜYÜĞÜN İÇİNDEKİ KÜÇÜK ile/ve/değil/yerine KÜÇÜĞÜN İÇİNDEKİ BÜYÜK


- BÜYÜK DEVLET ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK DEVLET


- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK


- GROSS ERROR[İng.] / GROSSE PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK HATA


- BÜYÜK KONUŞMA ile/ve/değil/||/<> İDDİA


- GROSS SAMPLE[İng.] / GRENZSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK NUMUNE


- (BÜYÜK) "ÖYKÜ/HİKÂYE" değil SÜREÇ


- URKNALL-KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KOZMOLOJİSİ


- BIG BANG THEORY[İng.] / THÉORIE DU BIG BANG[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KURAMI


- BÜYÜK SAYIDA değil ÇOK SAYIDA


- BÜYÜK ŞEYLER ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK ŞEYLER

( Yok olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sürekli[bâki] kalır. )


- BÜYÜK YERİN ile/ve/değil/yerine/||/>< KÜÇÜK YERİN

( Küçük konuşmacısı [olmak]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Büyük konuşmacısı [olmak]. )


- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ


- BÜYÜK ile/ve/değil TÜMEL


- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. İLE/VE/DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Her büyük şey, büyük bir anlamla yaşar. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK


- BÜYÜLE(N)MEK ile/ve/değil HAYRAN (KALMAK/BIRAKMAK)


- AGGRANDIZER[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLTEÇ


- İZÂM[Osm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLTME


- NOMBRE MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYI


- CHARMED NUMBERS, MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYILAR


- BÜYÜME ile/ve/değil ÇOĞALMA

( [but] TO GROW vs./and/but INCREASE )


- BÜYÜME ile/ve/değil/||/<> GENLEŞME


- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET


- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK


- PERTAVSİZ[Osm.] / LOUPE[Fr.] / LUPE, VERGRÖSSERUNGSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTEÇ, PARILDAMA


- MAGNIFYING POWER[İng.] / POUVOIR DE GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME GÜCÜ


- MAGNIFICATION[İng.] / GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME


- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK

( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. )

( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. )


- BÜZ[Fr. < BUSE] değil/yerine/= KÜNK


- ICE POINT[İng.] / POINT DE GLACE[Fr.] / EISPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ/LANMA NOKTASI


- ICE WATER MIXTURE[İng.] / EISWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ SU KARIŞIMI


- ICE TON[İng.] ile/değil/yerine/= BUZ TONU


- ICE[İng.] / EIS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ


- BÜZ-BÂN[Fars.] değil/yerine/= KEÇİ ÇOBANI


- BUZDOLABINDA SAKLANMASI GEREKEN SEBZELER ile/değil/yerine BUZDOLABINDA SAKLANMAMASI GEREKENLER

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kabak, soğan, patates, sarımsak. )


- BUZUL DAĞLARI ile/değil SAYDAM BUZUL DAĞLARI

( ... İLE/DEĞİL En tehlikeli olan buzul dağları. [Eğer buzul içindeki su erir ve çatlaklar da tekrar donarsa saydam buzul oluyor.] [Titanik, saydam buzul dağlarından birine çarparak batmıştır.] )


- CONTRACTION EFFECT[İng.] / EFFET DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME ETKİSİ


- TAKALLÜS EMSÂLİ[Osm.] / COEFFICIENT OF CONTRACTION[İng.] / COEFFICIENT DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSKOEFFIZIENT, SCHRUMPFUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KATSAYISI


- CONTRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KAYBI


- TASGİR[Osm.] / CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTION, SCHRUMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME


- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ


- C-BAND[İng.] / BANDE-C[Fr.] / C-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= C BANDI


- C-BATTERY[İng.] / BATTERIE-C[Fr.] ile/değil/yerine/= C BATARYASI


- C-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= C-BATTERY


- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C


- C-CORE[İng.] / NOYAU C[Fr.] / C-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= C ÇEKİRDEĞİ


- c.[Lat. < CUM] değil/yerine/= İLE


- C-NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS C[Fr.] / C-NEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= C NÖTRONLARI


- C-PARITY[İng.] / PARITÉ C[Fr.] / C-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= C PARİTESİ


- CA/CLUSTERING ANALYSIS değil/yerine/= KÜMELEME ÇÖZÜMLEMESİ


- ÇABA HARCAMADAN ... ile/değil/yerine DAHA KOLAYCA ...


- ÇABA ile/ve/değil/<>/< GİRİŞİM


- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ


- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ


- CAD/COMPUTER AIDED DESIGN/MANUFACTURING değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM/ÜRETIM


- CADAVER[İng.] değil/yerine/= KADAVRA

( İnsan yada hayvan cesedi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CADDE değil/yerine/= ANAYOL


- ÇADIR ile/değil ÇERGE/ÇERGİ

( ... İLE/DEĞİL Derme çatma çadır. | Otağ. )


- CAFCAF/LI[Fars.] değil/yerine/= GÖSTERİŞ

( Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden. | Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli olan. )


- ÇAĞ ile/ve/değil/yerine SÜREÇ

( [not] AGE vs./and/but PROCESS
PROCESS instead of AGE )


- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK


- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK

( [not] MESSAGE vs./and/<>/but TO INVITE
TO INVITE instead of MESSAGE )


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK


- ÇAĞIRMAK değil İLÂN ETMEK


- ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA


- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"


- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF

( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )

( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )

( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )

( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )

( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )

( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )

( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )


- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN

( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )


- CÂHİL ile/ve/değil/||/<> GENÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Cahil, [daha çok] bilmeyen değil davranış ve tutumuna sahip olamayan demektir. Gençlerin/gençliğin de sorunu, bilgili ya da bilgisizlikleri değil davranışlarında aşırıya kaçabilmeleridir. )


- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI


- CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE

( Bilgisizlik/deneyimsizlik, bir yerlere düşürür ya da "çıkarır/taşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Varolmak, tek başına ve sürekli olarak yeterlidir. )

( [Gösterge] Kavrayamadığın şeyin "doğruluğuna inanmak". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Kavrayamadığı şeyin cahili olduğunu bilmek. )

( Kin çoğalır. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Sevgi çoğalır. )


- CAILLETEAN AND MATHIAS LAW[İng.] ile/değil/yerine/= CAİLLETET VE MATHİAS YASASI


- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- ÇAKIŞ(TIR)MAK ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)MEK


- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI


- ... değil ÇALAKALEM


- CALCITONIN[İng.] değil/yerine/= KALSİTONİN

( Almanca Kalzitonin Fransızca Calcitonine Tiroit bezinden salgılanan, protein yapılı hormon. Kandaki kalsiyum seviyesi normal seviyenin üzerine çıktığında kandan kemiğe kalsiyum geçişini, normal seviyenin altına indiğinde ise kemikten kana kalsiyum geçişini artırır. Kandaki fosfor dengesinde de görev alır. Osteoporoz riskini azaltır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CALDERA[İng.] değil/yerine/= KALDERA

( Kaldera, bir volkanın kendi içine çökmesi sonucu oluşan büyük, özel bir volkanik bir yerşeklidir. Kalderanın çöküşü, büyük bir volkanik patlama sonucu volkanın altındaki magma odasının boşaltılması ile tetiklenir. Boşalmış oda, magma patlamaları sonrasında yukarıdaki volkanik yapıların ağırlığını destekleyemez ve çökmeye başlar. Çatlaklar ilk olarak odanın çevresinde -genellikle- kabaca dairesel bir biçimde oluşurlar. Bu halka çatlaklar aslında volkanik delikler olarak adlandırılabilir. Magma odası boşaldıkça, volkanın halka çatlakları içindeki merkezi çökmeye başlar. Bu çöküş, büyük bir patlama sonucu ya da birkaç patlama sonucunda meydana gelebilir. Ayrıca toplam çöküş miktarı yüzlerce ya da binlerce metre olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ... değil ÇALIKUŞU

( ... cum TROGIODYTES )


- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )


- ÇALINMASIN DİYE değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE


- ÇALINTI ile/değil ALINTI


- ÇALIŞKAN ile/ve/değil (İYİ) ÇALIŞAN

( [not] DILIGENT vs./and/but (WELL) WORKER )


- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ


- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ


- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA


- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK


- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK


- ÇALIŞMAK ile/ve/değil/||/<>/< AKILLICA ÇALIŞMAK

( )


- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK