Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.798 başlık/FaRk ile birlikte,
19.798 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/81)
- EDİT ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- EDİTÖR[Fr. EDITEUR] değil/yerine/= YAYIMCI, DÜZENLEYİCİ
- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
(
)
- EF/EJEKSİYON FRAKSİYONU EJECTION FRACTION[İng.] değil/yerine/= FIRLATMA YÜZDESİ
- EFEKTİF[İng. < EFFECTIVE/EFFECTIF(Fr.)] değil/yerine/= ETKİLİ
- EFENİM" değil EFENDİM
- EFERENT/EFFERENT[İng.] değil/yerine/= GÖTÜRGEN
- eff./effervesc.[Lat. < EFFERVESCENS] değil/yerine/= KÖPÜREN
- EFİ[Ar.] değil/yerine/= ÖNALIMCI
- EFLATUN[Ar. < Yun.] değil/yerine/= BUVALDUR
- EFOR[İng.] SARF ETMEK değil/yerine/= ÇABA TÜKETMEK
- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI
- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME
- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE
- EGALE ETMEK değil/yerine/= EŞİTLEMEK
- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ
- EGEMEN GÜÇ ile/değil "HÜKÜMET"
- EGEMEN ile/değil/yerine YAYGIN
- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE
- EĞİLİMLİ ile/değil EĞİMLİ
- EĞİLME:
BARDAK ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ
( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )
( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )
- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine SAYGI
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )
- EĞİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇÖMELMEK
( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
- EĞİLMEK değil/></değil ÇÖMELMEK( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek ve dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
- EĞİLMEK ile/değil DİZLERİ KIRARAK YERE YAKLAŞMAK
( Belden eğilmek çok dikkat edilmesi gereken bir eylemdir. Olabildiğince dikkat ederek belden eğilmemek gerekir. Yerden bir şey alınacağı, özellikle kaldırılacağı zaman mutlaka dizleri kırarak yere yaklaşıp, bacak kuvvetiyle doğrulmaktır doğru olan. )
- EĞİM ile/ve/değil YÜKSEKLİK
- EĞİTİM:
"BOŞ KABI DOLDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIVILCIMLA ATEŞ YAKMAK
- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ
- EĞİTİMİN:
KÖKLERİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MEYVESİ
( Acı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Tatlı. )
- EĞİTİM/ÖĞRETİM:
KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PAYLAŞIM/AKTARIM
- EĞLENCE ile/ve/değil/yerine EYLEMCE
- EĞLENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EYLEMEK
- EĞLENMEK ile/ve/değil/||/=/<> OYALANMAK
( [not] TO ENJOY vs./and/but/||/=/<> TO DAWDLE )
- EĞLENMEYİ SEVMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
ÖĞRENMEYİ SEVMEK
( Sıradan kişilerin peşinde koştuğu. İLE/DEĞİL/YERİNE Sıradışı kişilerin aradığı. )
- EGO[İng.] değil/yerine/= BENLİK
- EGODİSTONİK/EGODYSTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMSUZ
- EGOİST/HODKÂM/HODBİN[Fars.] değil/yerine/= BENCİL/LİK
- EGO/N/(/U) ile/değil/yerine BENLİK/ĞİNİ
( Yok bil! İLE/DEĞİL/YERİNE Var bil! )
- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ
- EGOSİNTONİK/EGOSYNTONIC[İng.] değil/yerine/= BENLİK UYUMLU
- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU
( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Konuşalım. )
- EĞRİDİR değil EĞİRDİR (GÖLÜ)
- EGZAMA[Yun.] değil/yerine/= MAYASIL
( Birdenbire ortaya çıkarak gelişen kızartı, kaşınma, sulanma, kabuk bağlama gibi doku bozukluklarıyla belirginleşen bir deri sayrılığı. )
- EGZERSİZ[İng. < EXERCISE] ile/değil/yerine ALIŞTIRMA ÇALIŞMA
- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU
- EGZOTİK[Fr.] değil/yerine/= YABANCIL
( Uzak, yabancı ülkelerle ilgili, bu ülkelerden getirilmiş. )
- EHEMMİYET VERMEK değil/yerine/= ÖNEMSEMEK/ÖNEM VERMEK
- EHEMMİYET[Ar.] değil/yerine/= ÖNEM, DEĞERLİLİK
- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EHL-İ DİL ile/ve/>/değil/yerine GÖNÜL EHLİ
- EHL-İ SÜNNET ile/değil/yerine EHL-İ SÜNNET VEL CEMAAT
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE İmâmetin dışarıda bırakılmasıyla. )
- EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ/UZMAN
- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI
- EHRAM/PİRAMİT değil/yerine/= ...
- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ
- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ
- EK İŞ ile/ve/değil TEK İŞ
- EK OLMAK değil/yerine HAK OLMAK
- EK ile/ve/değil İKİNCİL
- EKALLİYET[Ar.] değil/yerine AZINLIK
- EKG/ELECTROCARDIOGRAM ELEKTROKARDİYOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EKİLİBRİYUM/EQUİLİBRIUM[İng.] değil/yerine/= EŞİTLENME
- EKİN(KÜLTÜR):
MİRAS değil EMÂNET
- EKİNOKS/EQUINOX değil/yerine/= ILIM, GÜN TÜN EŞİTLİĞİ
- EKİP/TEAM[İng.] değil/yerine/= TAKIM
- EKİP ile/ve/değil KONVOY
- EKİPMAN/EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= DONANIM
- EKİVALAN/EQUİVALENT[İng.] değil/yerine/= EŞDEĞERLİLİK
- EKİZ/FOTOĞRAF:
YAKALANAN ile/ve/değil/||/<>/< İNŞÂ EDİLEN
- EKLEKTİK "OLAN" ile/ve/değil/||/<>/< BÜTÜNCÜL/ENTEGRATİF OLAN
- EKLEKTİK:
"SAĞALTIM/TERAPİ" değil SAĞALTICI/TERAPİST
( Olmaz! | Olur. )
- EKLEKTİK değil/yerine/= DERLENMİŞ
- EKLEKTİZM değil/yerine/= SEÇMECİLİK
- EKLEMLENME ile/değil/yerine/||/>< DİKİŞSİZLİK
- EKLEMLİ ile/ve/değil YANINDA
( [not] ARTICULATED vs./and/but BESIDE )
- EKLENEBİLİR/LİK ile/ve/değil/||/<> EKLEMLENEBİLİR/LİK
- EKLETİZM" değil EKLEKTİZM
- EKLİPTİK[Fr./İng.] değil/yerine/= TUTULUM
( Bir yıl boyunca, Güneş'in, gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire. )
- EKMEĞİN:
"KÖŞESİ" değil UCU
- EKMEK BULAMAYANLAR PASTA YESİN:
PASTA değil ÇÖREK
( Sözde geçen, pasta değil "brioche" adı verilen ve ekmeğe çok benzeyen bir çörekti. Bu sözü söyleyen de Marie Antoinette değildi. Bu söz, 1760'tan beri "Aristokratik" çürümenin betimlemesi olarak yazılı bir biçimde kullanılıyordu. Jean-Jacques Rousseau, bu sözü 1740'ta duyduğunu ileri sürüyordu. )
- EKMEK:
TAM TAHILLI ile/ve/değil/<> EKŞİ MAYALI
- EKMO/ECMO EKSTRAKORPORAL MEMBRAN OKSİJENLENME/EXTRACORPOREAL MEMBRANE OXYGENATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI OKSİJENLENME
- EKO/AKS/AKSİSEDÂ/İNİKÂS[Ar. < AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] değil/yerine/= YANKI/YANSI
( Işığın, parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi. | Tepke. )
- EKO/ECHO ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= EKOKARDİYOGRAFİ
- EKOJENİK/ECHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YANKILAYAN
- EKOKARDİYOGRAFİ/ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ DALGALARLA YÜREK GÖRÜNTÜLENMESİ
- EKOLOJİ/ECOLOGY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRE BİLİMİ
- EKOLOJİ/EKOLOG değil/yerine/= ÇEVREBİLİMCİ
- EKOLOJİK FAKTÖR değil/yerine/= ÇEVRESEL ETMEN/ETKEN
- EKOLOJİK NİŞ değil/yerine/= ÇEVRESEL ORUN
- EKOLOJİK POTENZ/POTANSİYEL değil/yerine/= ÇEVRESEL KOŞULLUK
- EKOLOJİK TOLERANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DAYANCA
- EKOLOJİK VALANS değil/yerine/= ÇEVRESEL DEĞERLİK
- EKOLOJİK değil/yerine/= ÇEVREBİLİMSEL/ÇEVRESEL
- EKOLOJİST değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİ
- EKOLOJİZM değil/yerine/= ÇEVREBİLİCİLİK
- EKONOMİDE:
DOĞRUSAL ile/değil/yerine/> GERİDÖNÜŞÜMLÜ ile/değil/yerine/> DÖNGÜSEL
(
)
( Al > Yap > Kullan > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Geri dönüştür > Çöpe at
İLE/DEĞİL/YERİNE/>
Al > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan > Geri dönüştür/döndür > Yap > Kullan > Tamir et / Tekrar kullan )
( [not] LINEAR ECONOMY vs./but/> RECYCLING ECONOMY vs./but/> CIRCULAR ECONOMY )
- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME değil ŞİŞ(İR)ME
( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )
- EKOPRAKSİ/ECHOPRAXIA[İng.] değil/yerine/= YANSILAMA
- EKOSENTRİK değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİ
- EKOSENTRİZM değil/yerine/= ÇEVREÖZEKÇİLİK
- EKOSİSTEM EKOLOJİSİ/KOMÜNİTE EKOLOJİSİ değil/yerine/= ÇEVREDİZGE ÇEVREBİLİMİ/TOPLULUK ÇEVREBİLİMİ
- EKOSİSTEM değil/yerine/= ÇEVREDİZGE
- EKOTİP/EKOLOJİK IRK değil/yerine/= ÇEVRETÜR/ÇEVRESEL SOY
- EKRAN ile/değil ERKÂN
- EKSANTRİK/ECCENTRIC[İng.] değil/yerine/= AYRIKSI | MERKEZ DIŞI
- EKSANTRİK değil/yerine/= DIŞÖZEKLİ
- EKSERİYET değil/yerine/= ÇOĞUNLUK
- EKSİ (2500)" değil M.Ö. 2500
- EKSİ ile/ve/değil/<> ARTI
( Bazen, bazı (")eksikler/eksiklikler("), artı(ya) olabilir(/dönüşebilir.) )
- EKŞİ ile/ve/değil/yerine NAKŞÎ
- EKSİBE[Ar.] değil/yerine/= KUMUL
- EKSİK ile/değil/yerine EKSİKLİ
( [not] DEFICIENCY vs./but DEFECT WITH ...
DEFECT WITH ... instead of DEFICIENCY )
- EKSİKLERİMİZLE/HATALARIMIZLA:
"SAKLAMBAÇ OYNAMAK" ile/değil/yerine/>< YAKALAMACA OYNAMAK
- EKSİKLERİ/Nİ TAMAMLAMAK ile/ve/değil/||/<> FAZLALIKLARI/NI ATMAK
- EKSİK/LİK ile/değil/yerine FARKLI/LIK
- EKSİK/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜK/LÜK
- EKSİKLİKLERİN:
KABULÜ değil/yerine/>< GİDERİLMESİ
- EKSİLEREK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK ile/ve/değil/yerine ARTARAK BULAMAMAK/ULAŞAMAMAK
- EKSİTASYON/EXCITATION[İng.] değil/yerine/= UYARMA | TAŞKINLIK
- EKSITUS/EXITUS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM | ÇIKIŞ
- EKSİZYON/EXCISION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- EKSKAVATÖR[Fr.] değil/yerine KAZARATAR/KAZMAÇ
- EKSKRESYON/EXCRETION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ATIM
- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI
- EKSOTERİK değil/yerine/= DIŞRAK
- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKSPERİMENT/EXPERIMENT[İng.] değil/yerine/= DENEY
- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL
- EKSPERİMENTALİZM/EXPERIMENTALISM[İng.] değil/yerine/= DENEYİMCİLİK
- EKSPERTİZ değil/yerine/= UZMAN İNCELEMESİ
- EKSPİRATUVAR/EXPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKVERİM (İLİŞKİLİ)
- EKSPİRİYUM/EXPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUK VERİM
- EKSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ EKİM, GÖVDE DIŞI EKİM
- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ
- EKSPLİSİT/EXPLICIT[İng.] değil/yerine/= AÇIK
- EKSPLORATUVAR/EXPLORATORY[İng.] değil/yerine/= INCELEYİCİ | GÖZDEN GEÇİRICİ
- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA
- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME
- EKSPÜLSİYON/EXPULSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA ATIM
- EKSTAKORPORAL SİRKÜLASYON/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME
- EKSTANSÖR/EXTENSOR[İng.] değil/yerine/= GEREN | UZATAN | DOĞRULTAN
- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME
- EKSTERİYOR/EXTERIOR[İng.] değil/yerine/= DIŞ BÖLÜM
- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI
- EKSTERNALİZASYON/EXTERNALİZING[İng.] değil/yerine/= DIŞSALLAŞTIRMA
- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM
- EKSTRAHEPATİK/EXTRAHEPATIC[İng.] değil/yerine/= KARACİĞER DIŞI
- EKSTRAKORPORAL/EXTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI
- EKSTRAKRANİYAL/EXTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI DIŞI
- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME
- EKSTRAKTÖR/EXTRACTOR[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKARIR
- EKSTRAMEDÜLER/EXTRAMEDULLARY[İng.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİ DIŞI
- EKSTRAMÜRAL/EXTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR DIŞI
- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI
- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM
- EKSTRASELÜLER/EXTRACELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZE DIŞI
- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKSTRAVASKÜLER/EXTRAVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DIŞI
- EKSTRAVAZASYON/EXTRAVASATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA SIZIM (DAMAR, SİDİK/İDRAR YOLU)
- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK
- EKSTRAVERT/EXTRAVERT[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK | DIŞA AÇIK (KİŞİLİK)
- EKSTRE değil/yerine/= HESAP ÖZETİ
- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT
- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI
- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL
- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI
- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI
- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI
- EKT/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROKONVÜLZİF TEDAVİ, ELEKTROŞOK TEDAVİSİ
- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- EKTOPİ/ECTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞI
- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU
- EKVATOR değil/yerine/= EŞLEK
- EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK
- EKZOZ değil EGZOZ
- EL, AVUÇ, AYAK, KULAK İZLERİ ile/ve/değil/yerine DNA İZİ
- EL ELE TUTUNMUŞ değil EL ELE TUTUŞMUŞ
- EL-ETEK (ÇEKMEK/ÖPMEK) ile/değil/yerine/>< ELİNİ-ETEĞİNİ ÇEKMEK
- EL SALVADOR'DA EĞİTİM:
ZORUNLU değil/yerine ÜCRETSİZ
( El Salvador'da, öğrenim/eğitim, ücretsizdir ve zorunlu değildir. Eğitim düzeyi de çok yüksektir. )
- EL SALVADOR'DA PARA:
KENDİ PARASI değil/yerine AMERİKAN DOLARI
( El Salvador'un kendi parası bulunmuyor. Tamamen Amerikan Doları kullanılıyor.[Amerika'da yaşayan 3 milyona yakın El Salvador'lu, ülkelerine yolladıkları dövizler ya da bu ülkede yaptıkları yatırımlar, ülkelerine can veriyor.] )
- EL YAPIMI değil EV YAPIMI
- EL ile/ve/değil EŞİK
- EL ile/değil/yerine/>< EV
( Yaralar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sarmalar. )
- ELASTISITE/ELASTICITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK
- ELASYON/ELATION[İng.] değil/yerine/= DUYGU YÜKSELIMİ
- ELBETTE/TABİİ değil/yerine/= KUŞKUSUZ/DOĞALCA
- ELBİSE/ESVAP/KIYAFET/LİBAS değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN
- ELBİSE/LİBAS ile/değil HÜLLE/HAL
( LİBAS/ELBİSE/İBLİS )
( Hem saklar/perdeler, hem de gösterir. )
( TEBLİS: Yanıltıcı. )
- ELBİSE[Ar.]/URBA[İt.] değil/yerine/= GİYECEK/GİYSİ
- ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK
- ELDE EDİNEBİLMEK İÇİN değil ELDE EDEBİLMEK İÇİN
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine EDİNMEK
- ELDE ETMEK ile/ve/değil EDİNMEK
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK
- ELDE ETMEK ile/ve/değil TAHSİL ETMEK
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine YAŞAMAK
- ELE "GEÇİRMEK" ile/değil/yerine "ELDE ETMEK"
- ELE GEÇİRMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNETEBİLMEK
(
)
- ELE GÜNE REZİL OLMAK değil İL'E(DEVLET'E) KÜN'E(HALK'A) REZİL OLMAK
- ELE-GÜNE ... değil İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ...
- ELE ile/değil ELLE
- ELECTROMAGNETICS değil/yerine/= KIVILKAPAR
- ELEK ile/değil ÇALKAR/ÇALKAK/ÇALKAĞI
( ... İLE/DEĞİL Tahıl tanesini, yabancı nesnelerden ayırmaya ya da tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan, döner kalburlu araç. )
- ELEK ile/değil GIRBÂL[Ar. çoğ. GARÂBİL]
( ... İLE/DEĞİL İri delikli elek. )
- ELEK ile/ve/değil/<> SÜZGEÇ/KEVGİR
- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ
- ELEKTRİFİKASYON/ELEKTRİKLENME değil/yerine/= ÇINGILANMA
- ELEKTRİK ÇARMASINDA:
"VURMAK" değil/yerine/>< İTMEK
- ELEKTRİK KONTROLÜNDE:
"EL/AVUÇ İÇİ" değil/yerine/>< ELİN DIŞI
- ELEKTRİK[: TUTMAK] değil/yerine/= ÇINGI/ÇAKILGAN/YALDIRIK/SEYYÂRE-İ KEHRİBÂRİYE
- ELEKTRİKLİ ÜRÜNLERİN KABLOLARINI:
PRİZE TAKTIKTAN SONRA AYGITA BAĞLAMAK değil ÖNCE AYGITA KABLOSUNU TAKIP SONRA PRİZE TAKMAK
- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ
- ELEKTROENSEFALOGRAM/ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROFOREZ/ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE AYRIŞTIRMA
- ELEKTROKARDİYOGRAM/ELECTROCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROKONVÜLZİF TERAPİ/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROŞOK SAĞALTIMI
- ELEKTROKOTER/ELECTROCAUTERY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAYICI
- ELEKTROKOTERİZASYON/ELECTROCAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAMA
- ELEKTROMANYETİK değil/yerine/= ÇINGIKAPGILI
- ELEKTROMANYETİZMA değil/yerine/= ÇINGIKAPGILIK
- ELEKTROMİYOGRAM/ELECTROMYOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROMOTOR değil/yerine/= ÇINGIDEVİTKEN
- ELEKTRONİK değil/yerine/= ÇINCALIK
- ELEKTROOKÜLOGRAM/ELECTROOCULOGRAM[İng.] değil/yerine/= GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROT LEAD[İng.] değil/yerine/= AKIMTAŞIR
- ELEKTROTERAPİ/ELECTROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE SAĞALTIM
- ELEKTROVERSİYON/ELECTROVERSION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DÜZELTME
- ELEM[Ar.] ile/değil/yerine/>< EMEL[Ar.]
( Derin üzüntü. İLE Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek. )
( Kişi, ya elem ya da emel içinde sürdürür yaşamı/nı. )
- ELEMAN değil/yerine/= ÇALIŞAN
- ELEMENT değil/yerine/= ÖGEDEK
- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ
- YAKLAŞIM/YORUM:
ELEŞTİREL ile/değil/yerine/>< ENTELLEKTÜEL
- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK
- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME
( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )
( İNTİKÂD/TENKİD ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] CRITIQUE vs./and/but EVALUATION
EVALUATION instead of CRITIQUE )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/ne yazık ki/< DIŞLAMA
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<> ETKİ
( [not] CRITICISM vs./and/||/<>/but/< EFFECT
EFFECT instead of CRITICISM )
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TARTIŞMA
( vs./and/||/<>/and/but/< DISCUSSION
DISCUSSION instead of CRITICISM )
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT
( [not] CRITIQUE vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of CRITIQUE )
(1996'dan beri)