Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.731 başlık/FaRk ile birlikte,
33.731 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(13/136)
- AYOL" değil/< (H)AY OĞUL
- AYRI BİR "SANAT" ile/ve/değil/||/<>/< AYRI BİR SEVİYE
- AYRI değil/yerine/>< BİR
- AYRI ile/ve/değil/yerine UZAK
- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET
- AYRICALIK ile/ve/değil/yerine FARK
( [not] PRIVILEGE vs./and/but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PRIVILEGE )
- AYRIKOTU ile/değil ZEMBİLOTU
( ... İLE/DEĞİL Buğdaygillerden, ayrıkotuna benzeyen, çorak yerlerde yetişen bitki. )
- AYRILABİLİR OLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/< AYRILAMAZ OLAN/LAR
- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI
- AYRILIK ile/ve/>/değil BAŞLANGIÇ
( [not] DEVIATION vs./and/>/but BEGINNING )
- AYRILIK/BOZUŞMA değil/yerine/>< BİRLİK
( Ölümdür/memattır. DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamdır/hayattır. )
( TEFRİKA[< FARK] değil/yerine/>< İTTİHAD[< VAHDET] )
- AYRILIK/İKİLİK ile/değil SALINIM
( [not] DISTINCT vs./but OSCILLATION )
- AYRILMA ile/ve/değil/yerine DÖNME
- AYRILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYILMAK
- AYRIM ile/değil AÇIKLAMAK/ÖĞRETMEK ÜZERE, (PEDAGOJİK)
- AYRIM/FARK ile/ve/değil/||/<> ORAN
- AYRIM ile/ve/<>/||/değil ÖTEKİLEŞTİRME
- AYRIMLI BİRLİK ile/değil AYRIMLI, AŞILMIŞ BİRLİK
- DIFFERENTIAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL BASINÇ
- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ
- FRACTIONAL DISTILLATION, FRACTIONATION[İng.] / DISTILLATION FRACTIONNÉE[Fr.] / FRAKTIONIERTE DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DAMITMA
- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI
- DIFFERENTIAL CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-CAPASITOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL SIĞAÇ
- DIFFERENTIAL TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ
- DIFFERENTIAL FREQUENCYMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANSÖLÇER
- DIFFERENTIAL GALVANOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GALVANOMETRE
- DIFFERENTIAL PERMEABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GEÇİRGENLİK
- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI
- DIFFERENTIAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİMÖLÇER
- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ
- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI
- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ
- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ
- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ
- DIFFERENTIAL AIR THERMOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL HAVALI SICAKLIKÖLÇER
- DIFFERENTIAL THERMAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ISIL ÇÖZÜMLEME
- DIFFERENTIAL OPERATIONAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ
- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI
- DIFFERENTIAL LEAK DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAÇAK DEDEKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ
- DIFFERENTIAL RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL RÖLE
- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI
- DIFFERENTIAL THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SICAKLIKÖLÇER
- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI
- DIFFERENTIAL TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL TRAFO
- DIFFERENTIAL AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL YÜKSELTEÇ
- AYRINCA ile/değil/yerine ÖNCÜL
- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK
- HETEROGENEOUS FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK AKIŞKAN
- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN
- HETEROGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK IŞINIM
- HETEROGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK REAKTÖR
- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI
- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ
- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ
- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI
- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ
- AYRIŞMA ile/ve/değil/||/<>/> ÇOĞALMA
- AYRIŞMA/AYRILMA ile/değil/yerine FARKLILAŞMA ile/değil/yerine BİREYLEŞME
( Gölgeden çıkma. İLE Benliğinin ve ötekinin farkındalığıyla yaşayabilme. İLE Tek başına yaşayabilme, tek başına karar alabilme. )
- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA
- AYRIŞMAK değil/yerine BULUŞMAK
- AYRIŞMAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< KATILMAK
( İFTİRÂK ile/ve/değil/yerine/<>/>< İŞTİRÂK )
- AYRIŞTIKLARIMIZ ile/değil/yerine BULUŞTUKLARIMIZ(BULUŞABİLECEKLERİMİZ)
- AYRIŞTIRICI ile/değil KOPUK
- AYRIŞTIRMAK ile/değil AYIRMAK
( Kişiler/topluluk arasında. @@ Nesneler, veri ya da kavramlar arasında. )
- AYRIŞTIRMAK ile/değil/yerine KAYNAŞTIRMAK
- TO DECOMPOSE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞTIRMAK
- AYRIYET(T)EN değil AYRICA
- AYRIYKEN/AYRIYSAK ile/değil/yerine/>< BİRLİKTEYKEN/BİRLİKTEYSEK
( Yerlerdeyiz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ayaktayız. )
- AYSBERG[İng. < ICEBERG] değil/yerine/= BUZDAĞI
- ... değil AYŞEKADIN(FASULYE)
- AYVA ile/değil ALTIN AYVA
- AZ BİLMEK ve/değil/için/||/<>/< ÇOK OKUMAK/DİNLEMEK/DÜŞÜNMEK
- AZ / ÇOK değil/yerine ORANTISIZ/ORANTILI
- AZ ÖNCE SÖYLEDİM/BELİRTTİM GİBİ değil AZ ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ
- AZ SONRA ile/değil/yerine DAHA SONRA
- AZ VEREN değil/yerine ÇOK VEREN
( Candan. DEĞİL/YERİNE Maldan. )
( Az veren, canından; çok veren, malından olur. )
( Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar! )
- AZ YEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇOK YEMEMEK
- AZ değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR
- AZ ile/ve/<>/değil GİZLİ
( [not] FEW vs./and/<>/but SECRET/HIDDEN )
- AZ ile/değil/yerine ÖZ
( Deme! İLE De! )
- AZA ile/değil ARAZ
( Üye. | Örgen. İLE/DEĞİL İlinek. | Belirti. )
- AZA[Ar.] değil/yerine/= ÜYE
- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR
- AZALT ve/değil/yerine/||/<>/>/< BIRAK ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOĞALT
( Yediğin yemeği...
Yemeğin tuzunu...
Yediğinin/içtiğinin şekerini...
Satın alacağın eşyaları...
Harcadığın parayı...
Boşa geçen zamanı...
Gözyaşlarını...
Kafaya taktıklarını...
Televizyon ve bilgisayar/internet başında harcadığın zamanı.
Telefonla uğraştığın süreyi...
Kişlerden beklentini...
VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<
Hız yapmayı...
Şikâyet etmeyi...
Ertelemeyi, üşenmeyi ve "vazgeçmeyi"...
Çekingenliği...
Rezil olma "kaygısını"...
Alaycılığı...
Sabırsızlığı...
Çocuğuna taparlığı...
Mazeret üretmeyi...
Başkaları için yaşamayı...
"Yapamam" "düşüncesini"...
Bahaneleri...
Olumsuz düşünmeyi...
Olumsuz söz(cük)leri...
Surat asmayı...
Önyargıyı...
Kişileri ve kişiler üzerinden düşünmeyi/konuşmayı...
"Sen-ben" tartışmasını/davasını...
Herkesi eleştirmeyi...
Herkesi düzeltmeye çalışmayı...
VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/<
Özen göstermeyi...
Saygı göstermeyi...
Sevmeyi...
Selâm vermeyi...
Gülümsemeyi... :)
Olumlu düşünmeyi...
Vermeyi...
Sabrını...
Şükretmeyi...
Teşekkür etmeyi...
Su içme oranını/sıklığını...
Çocuklarla zaman geçirmeyi, oynamayı...
Özür dilemeyi...
Mazur görmeyi...
Alttan almayı...
İstikrarını...
Düş kurmayı...
Ayırmayı...
Yalınlaştırmayı...
Ara çözümleri...
Güzel söz söylemeyi...
Kitap ve sözlük okumayı... )
(
)
(
)
- AZALTICI TEDBİR/LER ile/ve/değil/yerine ÖNLEYİCİ TEDBİR/LER
( Ucuz, kolay. | Görünür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Pahalı, kolay olmayan. | Pek görünmez. )
- AZAMİ["AZAMİ:" değil A:ZAMİ:]/MAKSİMAL/MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÜST
- AZAP[Ar. < AZAB < İZB: Tat, lezzet.] değil/yerine/= EZİNÇ
( Şiddetli acı ya da sıkıntı. )
- AZAP değil/yerine/= EZİNÇ
- AZAP değil/yerine HESAP
( Haramdan gelen ile. DEĞİL/YERİNE Helâlden gelenin. )
- AZAPHANE (DERESİ) değil AZEPHANE DERESİ
( İstanbul - Ankara yolunda. )
- AZAR/TEKDİR/TEVBİH değil/yerine/= KIZGI/PAYLAMA
- AZAR ile/ve/değil/||/<>/< NAZAR
( Kime. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ona. )
- AZAR[Fars.] değil/yerine/= PAYLAMA
- AZARLAMA ile/ve/değil/<> SORGULAMA
- AZARLAMA ile/değil SÖYLENME
- AZARLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< TEPKİ (GÖSTERMEK)
- AZARLAMAK/İTAP/TEKDÎR/TEVBÎH[Ar.] ile/ve/değil/yerine UYARMAK
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
( Dostun azarı, olgunluğa[kemâle] götürür. )
( Kendini "azarla", kimse, seni azarlayamaz. )
- AZDIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< "BAŞTAN ÇIKARMAK"
- AZERİ değil AZERBAYCAN["AZERBEYCAN" değil!] TÜRKÜ/TÜRKÇE'Sİ
- AZGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TAŞKIN/LIK
- AZI, GÖRÜP; "DÜNYAYA SAHİP OLACAĞIM(IZ)A" değil/yerine DÜNYAYI GÖRÜP AZA, SAHİP OLMAK
- AZİL[Ar. < AZL] değil/yerine/= YETKİKES
- AZÎMET değil/yerine/= GİTME, GİDİŞ
- AZİMLE "SIÇAN" BETONU DELER değil AZİMLİ SIÇAN, BETONU DELER
( Sıçanların kemirme gücü gibi kişinin da uğraştığı oranda elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağına işaret eder! )
- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI
- AZIMUTH COMPASS[İng.] / BOUSSOLE AZIMUTH[Fr.] / AZIMUTALKOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT PUSULASI
- AZIMUTH[İng.] / AZIMUT, ZÉNITH[Fr.] / AZIMUT[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT
- AZINA ile/değil AĞZINA
- MINORITY CARRIERS[İng.] / PORTEURS MINORITAIRES[Fr.] / MINORITÄTSLADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK TAŞIYICILARI
- MINORITY EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR MINORITAIRE[Fr.] / MINORITÄTSEMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AZINLIK YAYICISI
- AZINLIK ile/değil ETNİK ÖBEK
( [not] MINORITY vs./but ETHNICAL GROUP )
- AZITMA ile/ve/değil/yerine/> KAZITMA
- AZÎZ[Ar.] değil/yerine/= MUHTEREM, SAYIN, İZZETLİ, ONURLU, GÜÇLÜ | SEVGİLİ
- AZLETMEK değil/yerine/= GÖREVDEN ALMAK
- AZMAN (OLMAK) ile/değil/yerine/>< UZMAN (OLMAK)
- AZMÎN/ASTÉINE[Fr.] değil/yerine/= KEMİK ÖZÜ
- AZNAVUR[Gürcüce] değil/yerine/= İRİ YARI
( İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kişi. )
- AZO INDICATORS[İng.] ile/değil/yerine/= AZO BELİRTEÇLERİ
- AZO INDIKATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= AZO İNDİKATÖRLERİ
- NITRODIMETHYLANILINE[İng.] ile/değil/yerine/= AZOT KAMMA
- AZOTE[Fr.] / STICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= AZOT
- NITROGENATION[İng.] ile/değil/yerine/= AZOTANDİRMA
- AZOTOMETRE[Fr. < AZOTOMETRE] değil/yerine/= AZOTÖLÇER
- AZOTOMETRE değil/yerine/= AZOT ÖLÇER
- B-STROMART[Alm.] ile/değil/yerine/= B AKIM TÜRÜ
- B-BATTERY[İng.] / BATTERIE-B[Fr.] / B-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= B BATARYASI
- b.[Lat. < BIS] değil/yerine/= İKİ DEFA
- B FACTOR[İng.] değil/yerine/= B FAKTÖRÜ
( Bir fungal uyumsuzluk faktörü. Basidiomycetes türü Schizophyllum commune'de bulunur (bağışıklık sisteminin B etmeni ile karıştırılmamalıdır).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI
- B-H CURVE[İng.] / B-H-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= B-H EĞRİSİ
- B-POWER SUPPLY[İng.] / SOURCE B, SOURCE D'ÉNERGIE B[Fr.] ile/değil/yerine/= B KAYNAĞI
- Β-LACTAME ANTIBIOTIKA[Fr.] / Β-LACTAM ANTIBIOTICS[Alm.] ile/değil/yerine/= B-LAKTAM ANTİBİYOTİKLERİ
- ZWEITAKTVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= B SINIFI YÜKSELTEÇ
- B-SCAN[İng.] / BALAYAGE-B[Fr.] ile/değil/yerine/= B TARAMA
- B-SCANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= B TARAYICI
- B.İ.D./BIS IN DIE TWICE A DAY değil/yerine/= GÜNDE İKİ KEZ
- BÂB[Ar.] değil/yerine/= BÖLÜM, KONU BAŞLIĞI | KAPI
( Kapı, sığınılacak yer, başvurulacak yer. )
( Bir kitabın bölümlerinden her biri. )
( İş, husus, madde. )
- BABA:
EVE, "EKMEK" GETİREN ile/ve/değil/||/<> SEVGİSİNE, EMEK VEREN
- BABA, HİMMET! > OĞLUM, HİZMET! değil BABA, HİMMET! =/<>/|| OĞLUM, HİZMET!
( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )
- BABAYİĞİT ile/değil BİTİRİM(KÖTÜRÜM)
- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI
- BÂBİL/MARDUK KULESİ ile/değil (BAB-İL ile E-TEMEN-ANKİ)
( ... ile/değil KAPI-BÖLGE/ŞEHİR ile EV-TEMEL-ANU'NUNKİ )
- ... BÂBINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... BAĞLAMINDA
- BABINET COMPENSATOR[İng.] / COMPENSATEUR DE BABINET[Fr.] / BABINET-KOMPENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BABİNET DENGELEYİCİSİ
- BACAĞIMI/KOLUMU) KIRDIM değil (BACAĞIM/KOLUM) KIRILDI
- BACAK/EL SALLAMAK ile/ve/değil/yerine BEKLENTİSİZ VE SAKİN, O ANDA VE ORADA OLMAK
( Bulunulan koşullardan çıkma ya da [çeşitli ve belirli/belirsiz] sıkılma durumlarında yapılan kontrolsüz el/kol/ayak/bacak sallamalarının/hareketlerinin nedeni daha çok "bir an önce o ortamdan/koşullardan çıkma/uzaklaşma" ya da "sonraki sürece/aşamalara geçme" isteği üzerinedir. Bunu da sürenin/sürecin "kısalması/hızlanması" beklentisiyle, farkında olmadan [/"ne yaptıklarını biliyor oldukları" "iddiasıyla"/zannıyla] el/ayak/bacak sallayarak ya da nesnelerle uğraşarak [çizerek, kağıt karalayarak, kalem çevirerek, nesne parçalayarak/delerek, tespih çekerek vs.], zihinlerini başka şeylerle meşgul ederek ve ancak bir şeylerle uğraşmak yoluyla çözmeye çalışırlar. Bu hareketler, "küçük/önemsiz/değersiz hareketler" varsayıldığından dolayı yapan kişi tarafından algılanmaz. [Daha çok da gençlikte/olgunlaşmamışlıktan ve/ya da cahillikten dolayı görülen/yaşanılan bir durumdur.] Bu durumlarda, çevredeki kişiler, çıkan sesle ya da gözleriyle ve zihinleriyle, yapılan harekete ister istemez takılırlar. Bu uyaranları, hem kişinin kendi için, hem de çevresindekileri düşünerek kontrol altında tutmaları gerekir. Bunu da, zihinlerini bulundukları zaman ve zeminde tutmaya çalışarak, geçmesi gereken zamana ve koşullara biraz daha sabrederek ya da odaklanarak sağlayabilirler. Sürekli olarak anımsanmalı ki, zihin, başka/çeşitli noktalarda bulunabilir fakat gövdeyi düşünce hızında bir yerlere taşımak olanaklı değildir. )
- BACAKLARI AYIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> TOPUKLARI BİRLEŞTİRMEK
- BACKSCATTER değil/yerine/= GERİ SAÇILIM
- BADELEYITE[İng.] ile/değil/yerine/= BADDELEYİT
- ALMOND OIL[İng.] / HUILE D'AMANDE[Fr.] / MANDELÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= BADEM YAĞI
- BADMİNTON değil/yerine/= TÜYLÜ TOP
- BAEP/BRAINSTEM AUDİTORY EVOKED POTENTIAL değil/yerine/= BEYİN SAPI İŞİTSEL UYARILMIŞ/EVOK GİZİL GÜÇ/POTANSİYEL
- BOND ORDER[İng.] / ORDRE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ DERECESİ
- BOND ENERGY, BINDING ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE LIAISON, BAND D'ÉNERGIE[Fr.] / BINDUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ENERJİSİ, BAĞLA(N)MA ENERJİSİ
- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ
- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ
- BOND LENGTH[İng.] / LIAISON DISTANCE[Fr.] / BINDUNGSLANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ UZUNLUĞU
- BAĞ değil/yerine/= ÜZÜMLÜK
- BAĞ ile/ve/değil/||/<>/> "YAKIN"/AKRABA
( En kötü bağ, akraba. )
( Eşeysel yolla bulaşan ve yayılan en büyük sayrılık. )
- BAGAJ[Fr. BAGAGE] değil/yerine/= YÜKLÜK
- BAGASSE[İng.] / BAGASSE[Fr.] / BAGASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAGAS
- DIFFUSION HOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK DİFÜZYON
- DIFFUSION INHOMOGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK OLMAYAN DİFÜZYON
- MÜTECANİS[Osm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIK
- ZUSAMMENHANGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞDAŞIKLIK
- BAĞFİİL değil/yerine/= ULAÇ
- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK
- RELATIVE ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ATOM KÜTLESİ
- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK
- NİSBÎ KIYMET[Osm.] / RELATIVE VALUE[İng.] / VALEUR RELATIVE[Fr.] / RELATIVE WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DEĞER
- RELATIVE STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT RELATIF[Fr.] / RELATIVES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DURDURMA GÜCÜ
- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK
- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK
- RELATIVE ERROR[İng.] / RELATIVEN FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL HATA
- İZÂFÎ EMSÂL, NİSBÎ EMSÂL[Osm.] / RELATIVE INDEX[İng.] / INDICE RELATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL İNDİS
- RELATIVE LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMİ
- EFFICACITÉ LUMINEUSE RELATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL IŞIK VERİMLİLİĞİ
- RELATIVE MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL MANYETİK GEÇİRGENLİK
- İZÂFÎ RUTÛBET[Osm.] / RELATIVE MOISTURE[İng.] / HUMIDITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL NEM
- RELATIVE ATTENUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIL SÖNÜMLEME
- RELATIVE STANDART DEVIATION[İng.] / RELATIVE STANDART ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL STANDART SAPMA
- NİSBÎ KESÂFET[Osm.] / RELATIVE DENSITY[İng.] / DENSITÉ RELATIVE[Fr.] / RELATIVE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL YOĞUNLUK
- NİSBÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / ATTÉNUATION RELATIVE[Fr.] / RELATIVE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ZAYIFLAMA
- [ne yazık ki]
BAĞIMLI ile/değil TUTKUN
- BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM
( [not] DEPENDENCE vs.//but/>< NEED
NEED instead of DEPENDENCE )
- [ne yazık ki]
BAĞIMLI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIRLI/LIK
- BAĞIMSIZ ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLANTISIZ
- BAĞIMSIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM(ÇERÇEVE/ÇEPER)
- BAĞIMSIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK
- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI
- BAĞIRAN değil/yerine/>< BAĞIRMAYAN
( Değeri yüksek olmayan mal satanlar. DEĞİL/YERİNE/>< Değeri yüksek olan mal ve/ya da hizmet sunanlar. )
( İşportacı, eskici. DEĞİL/YERİNE/>< Kuyumcu/sarraf. antikacılar. )
( "Pop", "rock" vb. müzikçiler. DEĞİL/YERİNE/>< Sanat müziği/klasik müzik vb. söyleyen ve dinleyenler. )
- BAĞIRARAK SÖYLEMEK ile/değil/yerine/= SERT SÖYLEMEK
- BAĞIRMAK ile/değil SESLENMEK
- BAĞIRMAK ile/değil YÜKSEK SESLE KONUŞMAK
( MİCHÂR[Ar.]: Yüksek sesle konuşan. )
- BAĞIRMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SESSİZ KALMAYA ZORLAYAN ACI/ISTIRAP
( Ağırdır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çok daha ağırdır. )
- BAĞIRSAKLAR:
BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ değil SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ
- BAĞIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İNFAK
- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE
- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK
- IMMUNIZATION[İng.] / IMMUNISATION[Fr.] / IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- IMMUNOCHEMISTRY[İng.] / IMMUNOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK KİMYASI
- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK
- BAĞIŞLAYAN ile/ve/değil ESİRGEYEN
- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK
- BAĞLAMA ile/değil BAĞLAMA
( Yaygın olarak bilinen, belirli bir boy ve düzende olan. | Tezeneli sazların genel adı olarak.[Tar dışında!] İLE/DEĞİL Topluluklarda pek kullanılmayan, cura ile tambura saz arası boyda, daha çok solo icrada [eski halk ozanları] kullanılan. )
- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ
- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK
- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU
- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ
- VERBINDUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI SABİTİ
- VERBINDUNGSKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI TERMİNALİ
- TERMINAL[İng.] / TERMINAL[Fr.] / ENDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI UCU, TERMİNAL
- BAĞLANTI ile/ve/değil/||/<> YANKI
- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME
- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI
- CONSTANTE DU COUPLAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM SABİTİ
- CIRCUITS COUPLÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI DEVRELER
- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM
- BOUND LEVEL[İng.] / NIVEAU LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DÜZEY
- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON
- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL
- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK
- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR
- BAĞLI ile/değil BAĞIMLI
- BAĞNAZLIĞIN KALKMASI:
BİLİMSEL TUTUM (İLE) değil FELSEFİ ANLAYIŞ (İLE)
- BAĞRİ/BAHRİ değil BARİ[Fars.]
( Öyleyse, hiç olmazsa, hiç değilse, o hâlde. | Keşke. )
- BAĞY/İSYAN[Ar.] değil/yerine/= BAŞKALDIRI
( Azgınlık, zulüm, isyan. | İstemek, talep etmek. | Yaranın şişmesi. | Yağmurun şiddetle yağması. )
- BAHÂ ile/değil/yerine BAHÂNE
- BAHADIR[Fars. < BAHADUR] değil/yerine/= BATUR
( Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan ya da yiğitlik gösteren kişi. )
- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )
- BAHANE ETMEK değil/yerine/= NEDENCELEMEK
- BAHANE ile/değil/yerine AYRINTI
- BAHÂNE ile/değil/yerine/>< ÇÂRE/ÇÖZÜM
( "İstemezsen." @@ İstersen. )
- BAHÂNE ile/ve/değil VESÎLE
- BAHARATLI ile/ve/değil ACI
( ... ile/ve/değil TELH )
- BAHARINDAN" değil BAĞRINDAN
- BAHÇE değil/yerine/= DIŞRA/YEŞEREK
- BAHİS[Ar. < BAHS] (GÖRME[ME]K) ile/değil BEİS[Ar. < BE'S] (GÖRME[ME]K)
( Üzerinde konuşulan konu. | Görüşünde ya da iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü antlaşma. | Bir betiğin bölümlerinden her biri. @@ Sakınca. )
- BAHİS[Ar.] değil/yerine/= SÖZEÇ
- BAHRİ değil/yerine/= DENİZCİL
- BAHRİYE değil/yerine/= DENİZGÜCÜ
- BAHRİYELİ değil/yerine/= DENİZGÜÇLÜ
- BAHS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖZ ETMEK
- BAHŞİŞ[Fars. < BAHŞİ: Bağışlamak/affetmek.] değil/yerine/= İŞLİK
- BAHŞİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<> KATKI PAYI
- BÂ-HUSÛS değil/yerine/= ÖZELLİKLE, EN ÇOK
- BAILY'S BEADS[İng.] değil/yerine/= BAİLY BONCUKLARI
( Güneş tutulmalarının belirli evrelerinde Ay'ın engebeli arazisinde bulunan boşluklar sebebiyle görülen parlak noktalar. İngiliz amatör astronom Francis Baily tarafından keşfedilmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)