Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.731 başlık/FaRk ile birlikte,
33.731 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(12/136)
- KÜRE-İ HEVÂ, KÜRE-İ LÂCEVERD[Osm.] / ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE[Fr.] / ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER
- ATMOSFER değil/yerine/= ORTAM
- ATMOSFERİK[Fr. < ATMOSPHÉRIQUE] değil/yerine/= ATMOSFERLE İLGİLİ, CEVVİ
- ATMOSPHERIC WINDOW[İng.] değil/yerine/= ATMOSFERİK PENCERE
( Elektromanyetik enerjinin atmosferden geçebildiği dalga boyu aralıkları. Uzaydan dünya yüzeyine ve dünya yüzeyinden uzaya ulaşan elektromanyetik radyasyonun daha etkin bir biçimde geçtiği belirli dalga boylarındaki bölgeler.[1] Pasif ışınımlı soğutma sistemleri bu özel dalga boylarında çalışabilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATÖLYE değil/yerine/= İŞLİKEV
- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI
- ATOMARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALINGANLIĞI
- SUBATOMIKS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI BİLİMİ
- SUBATOMICS[İng.] / SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI/İÇİ BİLİMİ
- ATOMIC BOMB[İng.] / BOMBE ATOMIQUE[Fr.] / ATOM BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BOMBASI
- ATOMWOLKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BULUTU
- NÜVE-İ ZERRE[Osm.] / ATOMIC NUCLEUS[İng.] / NOYAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ÇEKİRDEĞİ
- ATOMIC BEAM RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ REZONANSI
- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ
- ÉTALON DE FRÉQUENCE À JET ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETLİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI
- ATOMDIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DİYAMANYETİZMASI
- ATOMARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DURDURMA GÜCÜ
- ATOMENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ERKE DÜZEYİ
- ATOMIC PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ
- ATOM:
FİZİK'TE ile/ve/değil FELSEFE'DE
( Bölünmüş olduğu kabul edilir. İLE/VE/DEĞİL Felsefede bölünemeyen anlamını karşılamaya devam eder. )
( Fizikte bölündüğü düşünülen şey bölünmüştür fakat o atom değildir. En son bölünemeyendir atom. )
- ATOM-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GAZ LAZERİ
- GRAM-ATOM[İng.] / ATOME-GRAMME[Fr.] / ATOM-GRAM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GRAM
- ATOMIC VOLUME[İng.] / VOLUME ATOMIQUE[Fr.] / ATOMVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HACMİ
- ATOMWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HİDROJEN
- ATOMARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISI SIĞASI
- ATOMWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISISI
- MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM KÜTLESİ
- ATOMARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM KUTUPLANMASI
- ATOMARES MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MANYETİK MOMENTİ
- ATOMMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MIKNATISI
- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI
- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ
- ATOMPARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM PARAMANYETİZMASI
- HEURE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAATİ
- ATOMKONSTANTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SABİTLERİ
- ATOMARER STREUFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SAÇILMA ÇARPANI
- NOMBRE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM SAYISI
- ATOMABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SOĞURMA KATSAYISI
- ATOMGRUNDZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM TABAN DURUMU
- ATOMIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM YARIÇAPI
- ATOMORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGEÇİ
- ATOMIC ORBITALS[İng.] / ORBITES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGELERİ
- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ
- ATOM ile/ve/değil/yerine BÖLÜNEMEYEN EN KÜÇÜK
- CEVHER-İ FERD, CÜZ-İ FERD, ZERRE[Osm.] / ATOM[İng.] / ATOME[Fr.] / ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM
- ATOM ile/ve/değil EŞİK
- ATOM[Fr./İng. ATOME < Yun.] değil/yerine/= EYCİK
- ATOMAL/ATOMİK değil/yerine/= ATOMSAL
- SUBATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMARES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMALTI PARÇACIK/TANECİK
- ATOMIC PHYSICS[İng.] değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ
( Atomun ve moleküllerin yapısını, enerji düzeylerini, moleküller arası bağlar ve elektronik geçiş spektrumu gibi olayları inceleyen bilim dalı.[1] Atomlar çok küçük yapıda olduklarından, özellikleri dolaylı teknikler aracılığıyla ölçülür. Atomun yaptığı ışımalar sonucunda özellikleri tanımlanır. Bu ışımaların ölçümünü gerçekleştiren aletlere spektrometre denir. Lazer, fotosel lambalar, elektron mikroskobu atom fiziğinin uygulamalarından bazılarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ATOMIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ALINGANLIK
- ATOMİK[Fr. < ATOMIQUE] değil/yerine/= ATOMAL
- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT
- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA
- ATOMIC DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DİYAMANYETİZMA
- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ
- ATOMISCHE EMMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK EMİSYON
- NIVEAUX D'ÉNERGIE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ENERJİ DÜZEYLERİ/SEVİYELERİ
- ATOMIC FLUORESCENCE[İng.] / ATOMISCHE FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK FLORESANS
- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ
- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ
- ATOMIC HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN
- ATOMIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI SIĞASI
- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI
- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ
- ATOMIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE
- ATOMIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KUTUPLANMA
- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT
- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS
- ATOM VERPACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PAKETLEME
- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA
- ATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARÇACIK/TANECİK
- ATOMIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK POLARİTE
- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT
- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER
- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ
- ATOMIC EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SALIM
- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI
- ATOMIC ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA
- ATOMIC SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMISCHE SPECTROSCOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SPEKTROSKOPİ
- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU
- ATOMIC DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK UZAKLIK
- DISTANCE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMLAR ARASI UZAKLIK
- ATP/ADENOSINE TRIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN TRİFOSFAT
- ATRAKSİYON[Fr. < ATTRACTION] değil/yerine/= EĞLENDİRİ
- ATRAVMATİK/ATRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEMEYEN
- ATREZİ/ATRESIA[İng.] değil/yerine/= KÖRLENİM
- ATRİYUM/ATRIUM[İng.] değil/yerine/= KULAKÇIK
- ATRİYUM değil/yerine/= KULAKÇIK
- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI
- ATWOOD'S MACHINE[İng.] ile/değil/yerine/= ATWOOD AYGITI
- MACHINE D'ATWOOD[Fr.] / ATWOODSCHE FALLMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATWOOD DÜZENEĞİ
- ATYCHIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ATİPOFOBİ
( Başarısızlıktan ve hata yapmaktan aşırı korkmak olarak bilinen, Yunancada "talihsiz" anlamına gelen ᾰ̓τῠχής (İng: "unfortunate") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AU PAİR[Fr. < AU PAIR] değil/yerine/= BAKICI
- AUGER RECOMBINATION[İng.] / RECOMBINAISON AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER BİRLEŞMESİ
- AUGER ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON AUGER[Fr.] / AUGER-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER ELEKTRONU
- AUGER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'AUGER[Fr.] / AUGER-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER KATSAYISI
- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI
- AUGER SHOWER[İng.] ile/değil/yerine/= AUGER SERPİNTİSİ
- DOUCHE AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER YAĞMURU
- AUGER-REKOMBINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER YENİDEN BİRLEŞMESİ
- AUGMENTED REALITY[İng.] değil/yerine/= ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK
- AUSTRALOPITHECUS[İng.] değil/yerine/= AUSTRALOPİTHECUS
( Güney ve Doğu Afrika'da bulunan Plio-Pleistosen hominitlerin soyu tükenmiş cinsi. İnsansı maymunlar ve insanlar arasındaki evrimsel bağlantı olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTAPOMORPHY[İng.] değil/yerine/= OTOPOMORFİ
( Eşsiz kazanılmış karakteristik; Bir soyun yalnızca bir üyesinde ya da birkaç soyun sadece birisinde bulunan özellik.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOIMMUNE DISEASE[İng.] değil/yerine/= OTOİMMÜN HASTALIK
( Vücudun kendi dokularına karşı oluşan göze aracılı bağışıklık reaksiyonu ya da özgün antikor üretimi sonucu ortaya çıkan özel hastalık grubudur.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= OTOFAJİ
( Vücudun zarar görmüş gözelerinin yerine sağlıklı ve yeni gözeler koyarak gerçekleştirdiği temizleme işlemidir. Yunancada kendi kendine anlamına gelen "oto" ile yeme anlamına gelen "faji" sözcüklerinden oluşur. Yani otofaji işlemini "kendi kendini yeme" (İng: "self-eating") olarak da adlandırılabilir. "Kendi kendini yeme" işlemi, kulağa vücudumuzda gerçekleşmemesi gereken bir işlem olarak gelebilir. Ancak bu işlem temelde vücudumuzun sağlıklı kalmasını sağlayan oldukça yararlı bir işlemdir. "Otofagositoz" sözcüğü de aynı süreci ifade etmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AUTOTOMY[İng.] değil/yerine/= OTOTOMİ
( Hayvanların avcılardan kaçmak amacıyla seçilim gösterdiği uzuv bırakma davranışı. Bazı sürüngen ve amfibiyenlerde kuyruk bırakma davranışına "kaudal ototomi" denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVANE/AVENE[Ar.] değil/yerine/= YARDAKÇI/LAR
( Kötü işlerde birine yardım eden "kişi/ler". )
- AVANGART[Fr. < AVANTGARDE] değil/yerine/= ÖNCÜ
- AVANPROJE[Fr. < AVANTPROJET] değil/yerine/= ÖN PROJE
- AVANS[Fr. < AVANCE] değil/yerine/= ÖNDELİK
( Öndelik. | Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük. )
- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ
- AVANTÜR[Fr. < AVENTURE] değil/yerine/= MACERA
- AVANTÜRİYE[Fr. < AVENTURIER] değil/yerine/= SERÜVENE ATILAN, MACERACI.[ERİL]
- AVANTÜRİYER[Fr. < AVENTURIÈRE] değil/yerine/= SERÜVENE ATILAN, MACERACI.[DİŞİL]
- AVÂRIZ değil/yerine/= YER BİÇİMLERİ
- AVASKÜLER/AVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMARSIZ
- AVATARA[Hintçe] değil/yerine/= GÖVDELENME/BEDENLENME, ENKARNASYON
- AVCI-TOPLAYICI değil TOPLAYICI-AVCI
- AVCI/LIK ile/ve/değil/önce/||/<>/< TOPLAYICI/LIK
- AVDEKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AVDEKSİYON
- AVDET (ETMEK)[Ar.] değil/yerine/= GERİ GELME, DÖNME, DÖNÜŞ
- AVERAJ[Fr./İng. < AVERAGE] değil/yerine/= ORTALAMA | SAYI FARKI
- AVERSİYON/AVERSION[İng.] değil/yerine/= KAÇINMA
- AVERTED VISION[İng.] değil/yerine/= ÖNLENMİŞ GÖRÜŞ
( Soluk nesneleri daha iyi gözlemleyebilmek için doğrudan nesneye değil, nesnenin 8° ila 16° civarına odaklanma tekniğidir. Normale kıyasla 40 kat daha hassas bir görüş sunduğu için amatör astronomlar tarafından soluk gök cisimlerinin gözlemlenmesinde sıklıkla kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVİTAMİNOZ/AVITAMINOSIS[İng.] değil/yerine/= VİTAMİNSİZLİK, VİTAMİN EKSİKLİĞİ
- AVLU değil/yerine/= IŞIKALAN
- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ
- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ
- AVOGADRO GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI/KANUNU
- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI
- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI
( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AVOKADO:
SERTKEN değil YUMUŞAKKEN
( Avokadoyu, sertken değil yumuşadıktan sonra tüketmek gerekir. )
- AVOLİSYON/AVOLITION[İng.] değil/yerine/= GÜDÜ YİTIMİ
- AVOMETER[İng.] / AVOMÈTRE[Fr.] / AVOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOMETRE
- AVRAT değil/yerine/= KADIN
- AVT/AUT[İng. < OUT] değil/yerine/= DIŞARIDA
- AVUKAT ile/değil/<> MÜDÂFÎ
- AVUKAT[Ar.] değil/yerine/= SAVUNMAN
- AVUNMA ile/ve/değil/yerine/|| SAVUNMA
- AVUNTU ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEK/LİK
- AVUNTU ile/değil/yerine/||/>< ÜMİT
- AVYA değil HAVYA[Ar.]
( Madenlerle yapılan kaynak işlerinde, lehimi eritmek için ateşle ya da elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde, ucu bakır aygıt. )
- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK
- AYAĞIMI/AYAKLARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)" değil AYAKKABILARIMI (ÇIKARAYIM/ÇIKARMAK)
- AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK ile/yerine/değil AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
( [not] WALKING IN, TO DRAG ALONG THE FOOT vs. WALKING IN, NOT TO DRAG ALONG THE FOOT
WALKING IN, TO DRAG ALONG THE FOOT vs. WALKING IN, NOT TO DRAG ALONG THE FOOT )
- AYAK değil/yerine HAL
- AYAKKABI BAĞCIKLARINI:
BAĞLAMAK ile/değil/yerine/> MIKNATIS
( ... İLE )
- AYAKKABI ile/değil/||/<>/< CIZLAVET[< GISLAVED - İSVEÇ(Jönköping bölgesi)]["CIZDAVET" değil!]
( ... @@ Eski İskandinav dilinde büyük ölçüde bir kişinin adı (Gísli) + “orman/ahşap” (ved) birleşiminden türemiştir. 1900’lerin başında burada kurulan Gislaved AB adlı firma lastik üretimi ile tanınmıştır; özellikle otomobil lastiği ve kauçuk ürünler yapmıştır. Bu şirketin lastiklerinden ya da kauçuktan yapılan ayakkabılar Türkiye’ye geldiğinde halk diliyle “Gislaved” adının söylenişinin uzaklığından "cızlavet/cislavet" biçimine dönüşmüştür. )
- [AYAKKABILARI ...]
DIŞARIDA:
"SAKLA(MA)MAK" değil/yerine/>< BIRAK(MA)MAK
- AYAKLARINIZI:
ÜŞÜTMEYİN! ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAK TUTUN!
- AYAKTA DURMAMIZA ŞÜKREDİYORUZ değil AYAKTA DURDUĞUMUZA ŞÜKREDİYORUZ
- AYAKTA UYUYAN ile/değil/yerine/>< AYAKTA DURAN
- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI
- AYAR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HESAP SORMAK"
- AYAR VERME(ME)K" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "DERS/İNİ VERME(ME)K"
- ÂYAR değil AYAR
- STANDARDIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= AYARLAMA
- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK
- AYARLAMAK ile/ve/<>/değil DENK GETİRMEK
- JUSTIERBARES HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLANABİLİR YARIM TON
- AYARLAYAN ile/ve/değil/||/<> AYARTAN
- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ
- REGELWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI DİRENÇ
- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON
- AYASOFYA'DA:
İMAM ile/ve/değil KÜRSÜ ŞEYHİ
- AYDINLAMACI değil AYDINLANMACI
- AYDINLANMA:
AYDINLIĞI "DÜŞLEYEREK" değil KARANLIĞIN BİLİNCINE VARARAK
- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ
- AYDINLANMA ile/ve/değil EŞİK
- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI
- ILLUMINATION[İng.] / ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA/AYDINLANMA
- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- AYDINLATMA ile/ve/değil AYDINLANMA
( [not] ILLIMUNATION vs./and/but ENLIGHTENMENT )
- ILLUMINATION PHOTOMETER, ILLUMINOMETER, LUXMETER[İng.] / LUXMÈTRE[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLIKÖLÇER
- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT
- AYI ile/değil/yerine ARI
( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )
- AYIBA KARŞI TEKEFFÜL değil/yerine/= EKSİKLİĞE KARŞI YÜKÜMLENME
- DARSTELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIKLAMAK
- AYIN ...
"KARANLIK TARAFI/YÜZÜ"
değil
(DÜNYAYA GÖRE GÖRÜLEMEYEN)
ARKA TARAFI/YÜZÜ
- ÂYİN[Fars.] değil/yerine/= DİNSEL TÖREN
( Dinî tören, ritüel. | Mevlevi tekkelerinde okunan bestelerin tamamı. )
- AYIP (OLAN):
(")BİLMEMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENMEMEK
- AYIP ile/ve/değil/||/<> "AÇIK"
- AYIP ile/ve/değil/||/<> AĞIR
- AYIP ile/ve/değil/yerine SAÇMA
- AYIP değil/yerine/= UYAT
- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ
- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ
- AYIRD ETMEK/EDEBİLMEK ile/değil/yerine AYIRMAK
- CIRCUIT SÉPARATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRICI DEVRE
- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ
- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI
- EMSÂL-İ TEMYİZ[Osm.] / SEPARATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSFAKTOR, TRENNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ
- RESOLVING POWER[İng.] / POUVOIR DE RÉSOLUTION[Fr.] / ENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ, RS
- LIMITE DE RÉSOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ SINIRI
- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ
- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI
- AYIRMA ile/ve/değil/yerine PAYLAŞIM
- SEPARATION[İng.] / SÉPARATION[Fr.] / TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA
- AYIRMAK SURETİYLE ile/değil/yerine/||/<> AYIRARAK
- AYIRMAK ile/değil/yerine AYRICALIK/LAR (TANIMAK)
- AYIRMAK ile/değil SIYIRMAK
( [not] TO SEPERATE vs./but TO PEEL OFF )
- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK
- ECZÂ-İ MUFTÂRİK[Osm.] / IDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES DISCERNABLES[Fr.] / UNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEBİLİR PARÇACIKLAR
- ECZÂ-İ GAYR-İ MUFTÂRİK[Osm.] / UNIDENTIFIABLE PARTICLES[İng.] / PARTICULES INDISCERNABLES[Fr.] / UNUNTERSCHEIDBARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT EDİLEMEZ PARÇACIKLAR
- TEMYİZ ETMEK[Osm.] / TO DISTINGUISH[İng.] / UNTERSCHEIDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRT ETMEK, FARKLANDIRMAK
- DISTRIBUTION ATYPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYKIRI DAĞILIM
- AYKIRI ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI
- AYKIRI ile/ve/değil/||/<>/< ORANTISIZ
- AYKIRI değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK
- AYKIRI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI/LIK
( [not] INCONGRUITY vs./and/but/<>/< DISTINCT
DISTINCT instead of INCONGRUITY )
- AYKIRI/LIK ile/ve/değil UYMAMAK
- AY/LIK ile/ve/değil/||/<> AN/LIK
- AYMAZLIK ile/ve/değil/||/<>/< BOŞLAMA/İHMAL
- AYNA:
CAM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< CAN
( Kendi yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Özünü görmek isteyenin baktığı. )
- MIRROR NUCLIDES[İng.] / NOYAUX MIROIRS[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA ÇEKİRDEKLER
- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ
- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ
- AYNA/MİRAT değil/yerine/= GÖZGÜ
- AYNA ODASI" ile/değil YANKI ODASI
- MIRROR REFLECTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI
- ÂYÎNE, MİNZAR, MİRAT[Osm.] / MIRROR[İng.] / MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA
- AYNA değil/yerine/= GÖZGÜ
- AYNADA:
YÜZÜNÜ GÖRMEK ile/ve/değil/yerine ÖZÜNÜ GÖRMEK
( [istersen] Cama bak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Can'a bak! )
- AYNA/LA(N)MAK ile/ve/değil/||/<>/< SAHİPLENMEK/MUSAHİPLİK
- AYNI ANDA DOĞRU ile/ve/değil/yerine AYRI AYRI/TEK TEK DOĞRU
- AYNI ANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK HIZLI
- AYNI ANDA ile/ve/değil/||/<> MİLİSANİYELER İÇİNDE
- AYNI "BOK" ile/ve/değil/||/<>/> LACİVERDİ
- AYNI DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE DÜŞÜNMEK
- (AYNI/FARKLI) HATALAR İÇİN:
"KİMSEYE GÜVENMEMEK" ile/değil/yerine İKİ KEZ GÜVENMEMEK
- AYNI ONUN GİBİ ... değil AYNI ...
- AYNI ONUN GİBİ ... değil ONUN GİBİ ...
- AYNI PARALELDE değil AYNI YÖNDE ya da PARALELDE
- AYNI ŞEYİ(AYRINTIYI/KONUYU):
KONUŞUYORUZ ile/ve/değil/||/<>/> SÖYLÜYORUZ
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil AYRICA
- AYNI ZAMANDA ile/ve/değil/yerine ÜSTELİK
- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA
( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )
- AYNI ile/değil/!= BENZER
( [not] SAME vs./but/!= SIMILAR )
- AYNI ile/ve/değil HEMEN HEMEN AYNI
( [not] SAME vs./and/but ALMOST SAME )
- AYNI ile/ve/değil/<> İÇ İÇE
- AYNILAŞ(TIR)MAK değil/yerine/>< FARKLILAŞ(TIR)MAK
( Rekâbet edilirse. DEĞİL/YERİNE/>< Cesâret edilirse. )
(1996'dan beri)