YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- BENCİ/LİK ile BENCİL/LİK

( Bencillik, parçanın adına ve bütünün zararına, açgözlülük etmek, ele geçirmek, biriktirmek demektir. )
( Kişi, iç gerçeklerini gözardı eder etmez bencilliğe sürüklenebilir. )
( Dar görüşlü, çiğ kişiler, varlığı bencilce kullanırken, büyük kişiler sahip olduklarını başkalarının yararına değerlendirirler. )
( Başkalarına yararlı olabilmek için esneklik, bencillikten kurtulmak ve insan doğasını anlamak gerekir. )
( Bencillik ıstırabın nedenidir. )
( Bencillik tüm kötülüklerin kaynağıdır. )
( Kendinin, gövde ve zihin olmadığını bilen bir kişi, bencil olamaz. Çünkü, bencillik nedeni olabilecek bir şeye sahip değildir. )
( Savunmak zorunda olduğunuz bir egonuz olduğu sürece şiddet kullanmak zorundasınız. )
( Tek kötülük, budalalık ve bencilliktir. )
( Bencillik merkezi yok olduğu zaman, tüm haz arzusu ve ıstırap korkusu biter. )
( Kişi, kendini sürekli yenilemeli ve başkalarını da meziyetiyle etkileyerek bencillikten uzaklaşmalıdır. )
( Selfishness is the source of all evil.
That as long as you have a self to defend, you must be violent. )

- [ne yazık ki]
!"BENCİL/LİK / BENCİL/LEŞMEK"
ile/değil/yerine/||/<>/< BİREY/LİK / BİREY(SEL)LEŞMEK

- BENCİL/LİK ile/değil/yerine BİREYSEL/LİK

- BENCİL/LİK ile ÇIKARCI/LIK

( AFERİST: Çıkarcı, vurguncu, dalavereci. )

- BENCİLLİK değil/yerine/>< DAYANIŞMA

- BENCİLLİK ile/>< ELEŞTİRİ

- BENCİLLİK ile/değil/>< KENDİNİ ÖNCELİKLENDİRMEK

( Gereksinimlerinin karşılanmasına alışık olmayana, kendini önceliklendirmek, "bencillik" gibi gelebilir. )

- [ne yazık ki]
BENCİLLİK
ile/ve/değil/||/<>/< KEYFİLİK

- BENCİLLİK ile/değil/yerine KİŞİLİK/ŞAHSİYET

( Kişi, kendini dışarıdan/ötekinden koruyan değil dışarıyı/ötekini kendinden koruyan kişidir. )

- [ne yazık ki]
BENCİLLİK
ile/ve/||/<>/> NEFRET VE DÜŞMANLIK


- BENCİL/LİK ile/ve/> SAHTEKÂR/LIK

- [ne yazık ki]
BENCİL/LİK
ile/ve/<>/değil SORUMSUZ/LUK

- BENDE YOK, SENDE DE OLMASIN ile/değil/yerine SENDE VAR, BENDE DE OLSUN

- [ne yazık ki]
"BEN" DEYİP DURAN
ile KENDİNİ/KENDİNDEKİNİ DAYATAN

- BENİMSEME ile KİŞİSELLEŞTİRME

- BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK

- BENLİKTEN/EGODAN VAZGEÇMEMEK ve/ne yazık ki/> KENDİNDEN VAZGEÇMEK

- BENMERKEZCİ/LİK ile/ve/değil/||/<> BENMERKEZLİ/LİK

- BENMERKEZCİ/LİK ile/değil/yerine/>< EVRENSELLİK

- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< "DOLAYLI (/KİŞİSEL/KEYFİ/ORANTISIZ) İLİŞKİ"


- BENZETME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM

( "Ağyârını câmî, efrâdını mânî." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağyârını mânî, efrâdını câmî. )

- BENZETME değil YAKIŞTIRMA/N

- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA

- BENZETMELERDE:
AT
ile/ne yazık ki MAYMUN

( Duygu olarak. İLE/NE YAZIK Kİ Biçim olarak. )

- BEŞER ile/değil/yerine/>< ÂDEM

( [Kendi sorumluluğunu] Al(a)mayan/alamamış. İLE Alan/almış. )

- BESLENME:
"CANIN SIKILDIKÇA"
değil/yerine/>< ACIKTIKÇA

- BESLENME ile TUTUNMA

- BETELENMEK = KARŞI GELMEK, DİKLEŞMEK, KAFA TUTMAK

- BEVS[Ar.] ile BEVŞ[Ar.]

( Acele, ileri geçme/gitme. | Bıktırıncaya kadar ısrar etme. | Bir kimseden kaçıp gizlenme. | Bir şeyin rengi. İLE Çalım, gösteriş, debdebe. )

- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK
ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )
( )

- BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA

- BEYHÛDE[Fars. < BİHÛDE] ile/ve/||/<> NÂFİLE ile/ve/||/<> FUZÛLÎ

( Yararsız. | Boşuna. İLE/VE/||/<> Gerekli değilken yapılan iş. | Farzların dışında kılınan namaz. | Boşuna, gereksiz. İLE/VE/||/<> Erdemli/faziletli. | Gerekli, yersiz, boşuna. )

- [ne yazık ki]
BEZDİRİDE/YILDIRMADA/MOBBING'DE:
AMAÇLILILIK
ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> DÜZENLİLİK

- BEZGİN ile/değil/yerine/>< GEZGİN

- BEZGİN/LİK ile/ve DELİ/LİK

- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK

- BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA ile/ve DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA

- BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR

- BİD'AT ile KÜFÜR

- BİL ile/ve/değil/||/<>/> BEN/O OL DA BİL


- BİLDİĞİNE GİDEN ile/ve/değil/yerine/<> BİLMEDİĞİNE GİDEN

- [ne yazık ki]
"BİLDİĞİNİ OKUMAK"
ile/değil/yerine/>< GÖRDÜĞÜNÜ OKUMAK

( Gördüğünü okumaya çalışmamak/çalışmayan, bildiğini okumaya neden olur/devam eder. )

- BILDIRCININ "BEYLİĞİ" ile/ve/||/<>/> ARPA BİÇİMİ

( Bıldırcının beyliği, arpa biçimine kadardır. )

- BİLECEN/UKALÂ ile "ÇOK BİLMİŞ"

- BİLENİN/BİLGENİN/USTANIN/HOCANIN, HER:
[hem] YAPTIĞI/NI
ile/ve/<>/||/değil/yerine/hem de DEDİĞİ/Nİ

( Yapma. İLE/VE/<>/||/DEĞİL/YERİNE Yap. )

- BİLEREK/BİLE BİLE ile İNADINA

- BİLGE KRAL ile/ve/||/<>/> TİMOKRASİ ile/ve/||/<>/> OLİGARŞİ ile/ve/||/<>/> DEMOKRASİ ile/ve/||/<>/> TİRAN

- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ

( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )

- BİLGELİK/HİKMET TAŞIMAYAN SÖZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNME BARINDIRMAYAN SESSİZLİK/SÜKÛT

( Gevezeliktir. VE/||/<> Dalgıdır/gaflettir. )

- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN
ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN

( Hiçbir biçimde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )

- BİLGİ ile/ve/değil/||/<>/>< SÖYLENTİ

- BİLGİSİZLİĞİN "ESÂRETİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLGELİĞİN BEREKETİ

- BİLGİSİZLİK:
BİLMEMEK
ile/ve/değil/ne yazık ki/+/||/<>/< ANLAMAYA DİRENMEK

- [ne yazık ki]
BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET
ve/||/<> ACIMASIZ/LIK

- BİLGİSİZLİK/CEHALET ve/> İHMAL

- [ne yazık ki]
BİLGİSİZLİK SÜRECİ VE SONUCU:
DEMOKRASİ
ile/ve/||/<>/> OLİGARŞİ ile/ve/||/<>/> TİRANLIK

- BİLİM KİŞİSİ:
BİLİR
ve/||/<>/> KANITLAR ve/||/<>/> DİKKAT EDİLMESİNİ İSTER

( Sanmaz. VE/||/<>/> İnandırmaya çalışmaz. VE/||/<>/> Güvenilmeyi beklemez. )

- [ne yazık ki]
(B)İLİMLE (B)İLGİLENENLERE:
"OKUMUYOR"
ile/ve/||/<> "ÇALIŞMIYOR" ile/ve/||/<> "AÇGÖZLÜ" ile/ve/||/<> "İDEALSİZ"

( [ne yazık ki] Uğraşmayana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Meşgul olana "dedikleri". İLE/VE/||/<> Hem (b)ilimle, hem ticaretle uğraşanlara "dedikleri". İLE/VE/||/<> Ne (b)ilimle, ne de ticaretle uğraşanlara "dedikleri".[Bu dedikodulara kulağımızı tıkamayı öğrendiğimiz oranda başarıyı elde ederiz.] )

- BİLİNÇSİZLİK ile/ve/değil BİLGİYE KAPALILIK

( BİLİNÇSİZLİK: Örtük/açık nesnellik. )

- BİLİNEBİLİR OLDUĞU ZANNEDİLEN/İDDİA EDİLEN ile/değil/yerine BİLİNEBİLİR OLAN


- [ne yazık ki]
"BİLİNMEYEN CENNET"
ile/"değil"/"yerine"
"BİLİNEN CEHENNEM"İ YEĞLEMEK

- BİLİNMEYENLE İLGİLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNENLE İLGİLENMEK

- BİLİP BİLMEDEN (KONUŞMAK)

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile SAKLAMAK

- BİLİP DE:
SUSMAK
ile KONUŞMAMAK

- BİLİRKEN SUSMAK ve/=/||/<> BİLMEZKEN KONUŞMAK/SÖYLEMEK

( [Bazen ...] İkisi de kötü ve yanlıştır. )

- BİLİŞİM SUÇLARI ile/ve/||/<> ELEKTRONİK SUÇLAR ile/ve/||/<> DİJİTAL SUÇLAR ile/ve/||/<> BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SUÇLARI

- BİLMEDİĞİNDEN KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLDİĞİNDEN KORKMAK

- BİLMEMEK ile/ve/ne yazık ki/<>/> BİLMEYE/DÜŞÜNMEYE YANAŞMAMAK

- BİLMEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİLENMEMEK


- BİLMEMEK ile/ve/||/<>/> KABALIK

- BİLMEMEK ile/ve/değil/<> KABUL ETMEMEK/"EDEMEMEK"

- [ne yazık ki]
BİLMEMEK
ile/ve/değil/||/<>/< ÖNEMSEMEMEK

- BİLMEMEK ile/ve/değil TERBİYESİZ/LİK

- BİLMEYEN ile/değil/yerine BİLEN

( Direnir, isyan eder.[hemen hemen her şeye] İLE/DEĞİL/YERİNE Tâbi olur/olabilir.[doğaya, evrene, düzene, bilgiye, insana ...] )

- BİLMEZİN ATTIĞI TAŞ ile/ve/değil DOSTUN ATTIĞI GÜL YAPRAĞI

( [belki/bazen] Canımızı [fazla] acıtmaz. İLE/VE/DEĞİL Can dayanmaz. )

- BİLMİYORUM ile/ve/||/<>/< BİLİYORUM

( Sorarsan. İLE/VE/||/<>/< Sormazsan. )

- 1000 TARAKTA BEZİ OLMAK/OLAN ile/değil/yerine/>< 10 PARMAĞINDA, 10 MARİFET(İ OLAN)

- BİR BARDAK SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<> ORTALIĞI VELVELEYE VERMEK

- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK


- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK"
ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]

( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )

- BİR DÜŞÜNCEYİ "SAVUNAN" ile/değil/yerine/>< BİR DÜŞÜNCEYE SAHİP OLAN

( Ötekileştirir, ayrıştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bizleştirir ve birleştirir. )

- BİR İŞİN:
"KOLAY GELMESİ"
ile/değil/ne yazık ki "KOLAYINA GELMESİ"

- BİR İŞİ/N:
"UCUNDAN TUTMAK"
ile/değil/yerine/>< "OMUZLAMAK"

- ALDATMA:
BİR KERE
ve/||/<> İKİ KERE

( Yazıklar olsun ona. VE/||/<> Yazıklar olsun bana. )
( Aydınların aydınlat("a")madığı bir toplumu, şarlatanlar aldatır. )

- KİŞİYİ/KİŞİLERİ:
"KÜÇÜMSEMEK"
ile/ve/değil/||/<>/>< "BÜYÜK GÖRMEK"

( Ahlâksızlıktır. İLE/VE/DEĞİL/>< Bilgisizliktir. )
( Akılsızlık. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>< Korkaklık. )

- BİR KOLTUĞA, İKİ KARPUZ SIĞMAZ ve/||/<> BİR İPTE, İKİ CANBAZ YÜRÜMEZ

- BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAK DA OLUR
ve/||/<> SÖYLEMESEK DE OLUR

( Yapmayalım! VE/||/<> Söylemeyelim! )

- BİR ŞEY "YEME/ATIŞTIRMA" "İSTEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ACIKMAK

- BİR ŞEYE/ŞEYLERE) KARŞI OLMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/yerine (BİR/BİRÇOK) YANLIŞA İŞARET ETMEK İÇİN/ÜZERE


- BİR ŞEYE:
YOK DEME!
ve KENDİNE BENZETME!

- BİR ŞEYİ ELDE ETMEK İÇİN:
ÇABALAMAK
ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> KENARA ATMAK ile/ve/sonra/ne yazık ki/||/<>/> ANLAMAK

- BİR ŞEYİ:
KISKANMAK
ile/ve/değil "CANI ÇEKMEK"

- BİR ...:
SÖZCÜK
ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ

( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )

- BİR YANLIŞI:
"BİLEREK YAPMAK"
ile/değil/yerine/><
BİLMEDEN YAPMAK

( Belirleyici olan, bulunç/vicdandır. )

- 1 YUMURTA = 5 SİGARA

- BİRBİRİMİZE ...:
"DÜŞMEK"
değil/yerine/>< "DÜŞKÜN OLMAK"

- BİRDENBİRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMANLA

( Çok az şey. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Çoğu şey. )

- BİREY VE TOPLUM:
"GÜÇLÜ GÖRÜNEN"
ile/ve/değil/||/<>/> GÜÇSÜZ GÖRDÜKLERİNE NASIL DAVRANDIĞI/N

- ÇIKAR:
[ne yazık ki] BİREYSEL
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPLUMSAL


- BİREYSEL/LİK ile/ve/<>/> YALNIZ/LIK

- BİRİKTİRMEK ile/ve/||/<>/> DAĞITMAK/ATMAK/VAZGEÇMEK

- [ne yazık ki]
"BİRİLERİNİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK"
ile/ve/||/<> "HIRSIZA, YOL GÖSTERMEK" ile/ve/||/<> DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK

- BİRİNDEN VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/>< BİRİNİ AFFETMEK

( Hiçbir zaman affedemeyeceğimizi zannettiğimizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimizi anladığımızda. )

- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK

- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"

( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )
( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )

- BİRİNE:
UZUN UZUN BAKMAK
ile SIK SIK BAKMAK

( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/biçimde, belirli aralıklarla takipte olmak. )

- BİRİNE, YENİDEN GÜVENİP FIRSAT VERDİĞİMİZDE:
"KALDIĞIMIZ YER"
ile/ve/değil/ne yazık ki KANDIĞIMIZ YER

- [ne yazık ki]
KENDİNİ/BİRİNİ:
"HAKLI GÖRMEK/BULMAK"
ile/ve/||/<> "ÜSTÜN GÖRMEK/BULMAK"

- BİRİNİ:
TANIMAK
ile GÖZÜNÜ AYIR(A)MAMAK


- BİRİNİ:
YOLDA BIRAKMAK
ile
YOLUNDA BIRAKMAK/İNDİRMEK

- BİRLEŞTİRİCİ ile AYRIŞTIRICI

( [söz/karar/tutum] Bir kesimi birleştirici olabilir ve fakat hiçbir kesimi ayrıştırıcı olmamalıdır. )

- BİRLİKTE OLMAYALIM!:
SEVMEDİKLERİMİZLE
ve/||/<> "UNUTAMADIKLARIMIZLA"

- BİSE ile/>< NİME
[<

( Kötüleme. İLE/>< Övme. )

- BİZİM OLAN:
"BİRİKTİRDİĞİMİZ"
değil PAYLAŞTIĞIMIZ

- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KENDİNİN/KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK, ONUR/GURUR DUYMAK

- BÖBÜRLENMEK ve/||/<> HORULDAMAK

( Gündüz. VE/||/<> Gece. )
( "Uyanıkken". VE/||/<> Uyurken. )

- BODOSLAMA ile/değil DOĞAÇLAMA

- YAKLAŞMA!:
BOĞAYA
ile/ve/||/<> EŞEĞE ile/ve/||/<> BİLGİSİZE/CAHİLE

( Önünden. VE/||/<> Arkasından. VE/||/<> Hiçbir yerinden. )

- BÖĞÜRMEK ile ÖĞÜRMEK


- BOHEM/LİK ile/||/<> AYLAK/LIK

( Batı'da. İLE/||/<> Doğu'da. )

- BOKUNDA BONCUK ARAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> "KILI KIRK YARMAK"

- BOL EKMEK, AZ YEMEK değil/yerine (YETERİNCE) YEMEK, AZ EKMEK

( Para/olanak olmayınca. DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )

- BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME

- BÖLÜNMEK ile/değil/yerine/>< BÖLÜŞMEK

( Yok eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tok eder. )
( Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz.

Hat: Serçemeli Mustafa Necateddin el-Erzurumî (1912-1991) )

- BORBAG ile BORBADI
[<

( Erteleme, geciktirme. İLE Adam, işi savsakladı, üzerine düşünmedi. )

- BORÇ ALMAK/ALAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> EMİR ALMAK/ALAN

- BORÇLU OLMAK/KALMAK ile ALTTA/ALTINDA KALMAK

- BORU ile/değil/yerine/>< SORU

- BOŞ DURMAK değil/yerine KOŞTURMAK


- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ

- BOŞ KONUŞMAK ile/değil/yerine/>< AÇIKSÖZLÜLÜK

- BOŞ KONUŞMA(MA)K ile BOŞUNA/BEYHÛDE[Fars.] KONUŞMA(MA)K

( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( HERZE[Fars.]: Boş lakırdı, saçma. )

- BOŞ SÖZ ile/ve/değil DEDİKODU

- BOŞ SÖZ ve/||/<>/>/< VAKİT HIRSIZLIĞI

- [ne yazık ki]
BOŞ SÖZ
ile/ve/||/<>/> YANLIŞ DAVRANIŞ-TUTUM

- BOŞ ZAMAN değil BOŞA GEÇEN ZAMAN

- BOŞ/LUK ile/ve/||/<> BELİRSİZ/LİK

- [ne yazık ki]
BOŞ
ile/ve/||/<> İDDİALI

- BOŞ ile/ve/||/<> YANLIŞ


- BOŞA ile/ve/değil/||/<>/< BOŞUNA

- BOŞBOĞAZ/LIK ve/||/<>/> ATEŞ

( Ateşe atmışlar. VE/||/<>/> "Odunum az" demiş. )

- BOŞLAMA/İHMAL ile VURDUMDUYMAZLIK

- BOŞLAMAK ile/ve/||/<> BOŞVERMEK

- BÖSMEK ile BÖSÜG ile BÖSGEÇ
[<

( Dövmek. İLE Dayak. İLE Çörek. )

- BOŞTA KALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALNIZ KALMAK/KALABİLMEK

- BOYUN EĞMEK ile/ve BELİRLENMEK

- BOYUN EĞMEK ile TESLİMİYET

- BOYUNDURUK ile/ve/||/<> CENDERE

- BOZMA ile/ve/<>/değil ÇARPITMA


- BOZMAK ile/değil GENİŞLETMEK

- BOZUK PLAK (GİBİ) ile/ve/||/<> TEMCİT PİLAVI (GİBİ)

- BU GECE GEL ya da/ne yazık ki/||/<>/> GELİR ECEL

- [ne yazık ki]
"BU/BUNA"
ile/ve/||/<> "BUNLAR/A"

( Kişilere/topluluklara, hiçbir zaman ve zeminde/koşulda, "bu, bunlar" diye seslenilmez, örnek verilmez! Büyük yanlıştır! Çok ayıptır! )

- BÜKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK

- BULANMAK ile/||/<>/> BULAŞMAK

- [ne yazık ki]
"BULUP DA BULAMAK"["BUNAMAK" değil!]
ile/ve/||/<> "AZIP DA AZIMSAMAK"

- BULUŞMADA ve YAŞAMDA:
GEÇ
ile/değil/yerine/>< ZAMANINDA ile/değil/yerine/>< (")ERKEN(")

( Kabul edilemez olan/olabilen. İLE/DEĞİL Geç kalınmış olan/olabilen. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanında olan/olabilen. )
( Unacceptable. VS. Late. VS. On time. )

- BUNALIM ile/ve DUYARSIZLIK

- BUNDA, ANLAŞIL(A)MAYACAK ...:
"... BİR ŞEY Mİ VAR?" / ... NE VAR?"
ile/değil/yerine/>< ANLAŞIL(A)MAYAN BİR ŞEY VAR MI?

( İkisi de soru değil "soru" "kipinde"/"biçiminde", yukarıdan/dikey bir dille, yargı/yükleme sözleridir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlamaya çalışmak üzere ve anlayışla, yatay bir dille âdil/tarafsız/yüksüz/yargısız/nötr yaklaşım sözü/sorusu. )

- BUNU ALDIM <>/||/>/< BUNALDIM değil/yerine
YANLIŞIMIN/YANILSAMAMIN/OYUNUN FARKINDAYIM

- BURÇ değil GENELLEME

( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/ya da kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )

- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK

- BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME

- BUYRUK/BUYUR ile/değil/||/<>/> (")BUYURUN(")

( Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, emir. | İLE/DEĞİL/||/<>/> İnceliğin ve/ya da anlayışın en üst seviyede olduğunu yansıtmak üzere kullanılan söz ya da kinâyeli söz. | Nispetli bir davranış ya da tutumla ve gerisi suskunlukla yansıtılan/gösterilen, ikinci sözcüğü tek sözcük olan[olarak kullanılan] bir karşıt pekiştirme[oxymoron]. )

- BUYRUK/EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİLEK/TEMENNİ

- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME

- BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER ile EN BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER

( [yanlışlarını] Bilirler. İLE Bilirler fakat "kabul etmezler". )

- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK
ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK

- BÜYÜK KONUŞMA ile/ve/değil/||/<> İDDİA


- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK"
ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK

- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK

- CAFCAF/LI[Fars.] değil/yerine/= GÖSTERİŞ

( Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden. | Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli olan. )

- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM

- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA

- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM

- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA

- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> YAKIŞTIRMA

- CAHİL:
BİLMEYEN
değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"

- CAHİL ile/ve KABA

( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )
( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )

- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"

- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM

( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )
( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )

- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI

( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )

- CAHİLİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ" CEHALET ile BİLENİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ", ZANNETTİĞİ CEHÂLET

( Bilgisiz kişiye, hikmet dolu sözlerin yararı nedir? Kör bir kişiye, bir lambanın yararı nedir? )

- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK

- ÇAKAL ÇUKAL

- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ

- [ya] ÇAKIŞ ya da KAÇIŞ

- ÇAKMA ile KAÇAK

- ÇAKTIRMAMAK ile/ve/||/<> KAKTIRMAK


- ÇALANG = GEVEZE, KONUŞKAN
[<

- ÇALIM/CAKA[İt. < GIACCA] ile ÇALIM

( Gösteriş, karşıdakini etkileme amacıyla yapılan davranış, kurum. İLE Kılıcın keskin yanı. | Bir şeyin, erebileceği uzaklık, erim. | Biraz benzeme, andırma. | Bir oyuncunun, topu, ayağından kaçırmadan, karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle aldatıp geçmesi. | Geminin su kesiminden aşağı bölümünün, baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. )

- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )

- ÇALIP-ÇIRPMAK

- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ

- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

( image )

- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK

- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK

- CAN SIKMAK ile/||/<> KAFA ŞİŞİRMEK

- [ne yazık ki]
!"CAN/I ACITMAK"
ile/ve/||/<> !"CAN YAKMAK" ile/ve/||/<> !"CANINA OKUMAK"


- | CÂNİ ve BUDALA | ile/değil/>< OYUNCU

( Sürekli akıl var ve hiç duygu yoksa. VE Sürekli duygu var ve hiç akıl yoksa. İLE/DEĞİL/>< Akıl ve duygunun dengelenmesiyle. )

- CANİ/LİK ile/değil/||/<> VAHŞİ/LİK

- CANINI YAKMA! ve/||/<>/>/< 'AH'INI ALMA!

( Zayıf olanın! VE/||/<>/>/< Hiçkimsenin! )

- ÇAP ÇAP ile ÇAP ÇAP
[<

( Şaklama. İLE Dudağın şapırdaması. )

- ÇAPKIN ile/ve/değil/||/<> ALKOL ÇAPKINI

- ÇAPUT BAĞLAMA ile/ve/<> SALAMA

( ... İLE/VE/<> Sahalar'ın, çaput bağlamaya verdikleri ad. )

- ÇAR ÇUR (ETMEK)[İSRAF ETMEK] ile/ve/||/<> PEŞKEŞ ÇEKMEK

- ÇAR ÇUR = ŞAR ŞUR
[<

( Geriye hiçbir şey bırakmama. )

- CARCUR ile CARCUR ile ÇAR ÇUR

( Gelişigüzel konuşmak. İLE Fermuar. İLE Savurganca tüketmek. )

- ÇARESİZLİK ile/ve/değil/yerine/<> SABIR


- CÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<>/> SÂRÎ[Ar.]

- ÇARK ETMEK ile/değil/yerine/>< FARK ETMEK

- ÇARPIKLIK ile SAPTIRMA

- ÇARPITMAK ile/ve/değil/yerine DEVŞİRMEK

- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA

- ÇARPITMAK ile SAPTIRMAK

- ÇARPTIRILMIŞ ile/değil ÇARPITILMIŞ

- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK

- ÇATIŞMA değil/yerine/>< ÇALIŞMA

- ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME


- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK

- ÇATIŞMA ile "TAKIŞMA"

- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZLAŞMA BECERİSİ

- ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME

- ÇATLAMIŞ OLAN, ...:
AORT DAMARI
ile/değil/ne yazık ki/>< AR DAMARI

- ÇATMAK ile SATAŞMAK