YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- GEVEZELİK ile/değil/yerine/>< KENDİNİ GELİŞTİRMEK

- GEVŞEK ile/ve/değil/||/<> YAVŞAK

- GEVŞEK/LİK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK

- GICIK ETMEK ile/ve İLGİ ÇEKMEK

- GICIK OLMAK ile KIL OLMAK

- GİDECEKSEN KALMA! ve/||/<> KALACAKSAN GİTME!

- GIYBET:
KİBİRDEN
ile KİNDEN

( Şirk'e kadar bile gidebilir. İLE Kini olanın dini olmaz. )

- GİZLİ-KAPAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)

- GİZLİ-SAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)

- GİZLİ ile/ve/||/<>/> SİNSİ


- GÖÇEBE ile HORDA

( ... İLE Göçebe ve ilkel olarak yaşayan, yağmacı ve sataşkan topluluk. )

- GOCUNMA ile GÜCENME

- GÖLGELEMEK ile/ve/||/<> KAPATMAK

- GÖMMEK değil/yerine/>< GÖRMEK

- GÖNENCE/KONFOR değil/yerine/>< EYTİŞİM/DİYALEKTİK

- GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I ile/ve/||/<> AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I

- GÖNÜL KOYMAK ile/değil/yerine/||/<>/< MESAFE KOYMAK

- GÖNÜLSÜZ YENEN AŞ, ...:
[ya] KARIN AĞRITIR
ya da BAŞ

( Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş. )

- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK

- GÖRGÜSÜZ/LÜK ile/değil/yerine BİLGİSİZ/LİK

( Bilgisizlik, görgüsüzlükten daha ağırdır ve görgüsüzlüğe yeğdir. )
( Görgü, sürekliliğin, kalıcılığa dönüşmesiyle gerçekleşir. )

- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK

( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )

- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/<> KAÇMAK

- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve YUTTURMAK

- GÖRME/TATMA/KOKLAMA/DOKUNMA ile/ve/değil/||/<>/< DUYMA

( Uyur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Uyumaz. )
( Dirençli/ihtiyârî. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dirençsiz/gayr-ı ihtiyârî. )

- GÖRÜNMEZ KAZA" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< GÖRÜNÜR(ÖNGÖRÜLEBİLİR) "GÖRÜNMEZ KAZA"

- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU
ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ

( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )
( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )
(

ile/değil/yerine/><

)

- [ne yazık ki]
GÖRÜNÜŞTE
ile/ve/||/<> SÖZDE

- GÖSTERİ ile GÖSTERİŞ (YAPMAK)

- GÖSTERİM ile GÖSTERİŞ

( Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi. | Sinema, tiyatro, konser gibi sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans. İLE Gösterme eylemi ya da biçimi. | Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak ya da kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış. | Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık. )

- GÖT-GÖBEK (SALMAK, BÜYÜTMEK)


- GÖTÜ-BAŞI (AÇIKTA GEZMEK/AYRI OYNAMAK)

- GÖTÜ KALKMAK ile/ve/değil/yerine KANI BİTLENMEK

- GÖVDEMİZİ ...:
(YETERİNCE) KULLANMAMAK
ile/ve/değil/ne yazık ki/=/||/<>/> KÖTÜYE KULLANMAK

- GÖVDE(N):
[ne] ATMAK
ve [ne de] TAPMAK

- GÖZ İÇİNE DOĞRUDAN BAKMAK yerine İKİ KAŞIN ARASINA BAKMAK

- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK

( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )
( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )

- GÖZALTI/GÖZETİM/NEZÂRET[Ar.] ile GÖZ ALTI

( Birinin, güvenlik güçleri tarafından belirli bir yerde ve belirli bir süre alıkonulması. | Denetleme. İLE Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm. )

- GÖZLÜK ve/||/<> GAZEL

( Körler çarşısında satma! VE/||/<> Sağırlar çarşısında satma! )

- [ne yazık ki]
"GÖZÜNDE BÜYÜTMEK"
ve/||/<>/> GERÇEKLEŞME OLASILIĞINI DÜŞÜRMEK

- GÖZÜNE-DİZİNE (DURSUN)


- GÖZÜTOK/LUK ile GÖZÜKARA/LIK

- [ne yazık ki]
"GÖZ YUMMA"
ile/ve/||/<> "GÖZETİP KOLLAMA"

- GRUPLAŞ(TIR)MA ile/ve/değil/ne yazık ki/<> KUTUPLAŞ(TIR)MA

- [ne yazık ki]
"GÜÇ"/"İKTİDAR" "DÂVÂSI"
ile/ve/||/<>/< MÜLKİYET KAVGASI

- GÜÇ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ACIMASIZ/LIK

- GÜÇ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> TEKELLEŞME

- GÜÇ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> VİCDANSIZ/LIK

- [ne yazık ki]
GÜÇLÜNÜN "SAZINI ÇALMAK"
ve/||/=/<> NAMUSSUZLUK

( Gerekçesi ne olursa olsun, güçsüze karşı güçlünün sazını çalmak, namussuz sayılmak için yeterlidir. )
( Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı! )

- GÜÇSÜZ/LÜK ile/ve/||/<>/> İSTEKSİZ/LİK

- GÜCÜN:
KENDİ ELİNDE TUTULMASI
ile BAŞKASINA UYGULANMASI

( Elinde biriktirdiğin/tuttuğun oranda sana zarar verir. İLE Başkasına zarar verir. )
( Haset vb. )

- GÜLDÜRÜ/KOMEDİ ile/ve "VAHÂMET"

- GÜLMEK ile KİKİRDEMEK

- GÜLMEK ile AYIPLAMA

- GÜLÜŞ(ÜN) < ACI(SI) değil/yerine ACI(NIN) > GÜLÜŞ(Ü)

( Olmamalı. DEĞİL/YERİNE Olabilir. )

- GÜME GİTMEK ile/ve/||/<> KİM VURDUYA GİTMEK

- GÜNAH ile/ve/<> SEYYİAT

- GÜNDELİK DENEYİM/YAŞAYIŞ ile/değil/yerine ÖZGÜN DENEYİM/YAŞAYIŞ

- GÜNEŞE:
YAKIN OLMA! ve UZAK OLMA!
değil/yerine/><
BELİRLİ BİR UZAKLIKTA OL!

( Yanarsın. VE Donarsın. DEĞİL/YERİNE Yaşam bulursun. )

- GÜNEŞTE:
YANMAK
ile/ve/değil/yerine KARARMAK

( 11:00 ile 16.00 arası güneş altında kalınmamalı! [yaz saati uygulamasına göre] )

- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)

( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE
Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )

- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK

( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )

- GÜNÜ, GÜNÜNE EŞİT OLAN ve/> ÂN'I, ÂN'INA EŞİT OLAN

- GÜREŞ ve/||/<> KÜNDE[Fars. < KUNDE]

( ... VE/||/<> Güreşçinin, rakibini altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. | Düzen, tuzak, oyun, hile. | Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek. )

- [ne yazık ki]
GÜRÜLTÜ ÇIKARMAK/KORNA ÇALMAK
ile/değil/yerine/>< SUSMAK/SESSİZLİĞİ YEĞLEMEK

( [ne yazık ki] Bilgisizlik ne kadarsa o kadar çok ve yüksektir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgelik ve zarâfet ne kadar derinse/yüksekse. )

- GÜRÜLTÜ/DAĞDAĞA ve/<>/= DEDİKODU

- GÜRÜLTÜ YAPMAMALI!

- Gürültü yapmayacak şekilde DİNLE!!!

- GÜRÜLTÜ ile YAYGARA

( ... İLE Gereksiz olarak yüksek sesle bağırıp çığırma. )

- GURUR:
"GÜÇLÜ" KILAR
ve fakat MUTLU ETMEZ

- GURUR ve KİBİR | ile/ve/değil/yerine ONUR

( Başkalarının sırtına basarak. VE Başkalarını bastırarak. | İLE/DEĞİL/YERİNE Kendi ayaklarının/duruşunun üzerinde yükselme. )
( Arpa yiyende, kibir olmaz. )
( NAHHÂT[Ar.]: Kibirli, gururlu. )
( Kibir, kişinin, kendine "iltifatıdır". [iltifat, en karşı konulamaz olanlardandır] )
( BÂD-DÂR[Fars.]: Kibirli. | Şişman. | Deli. | Hiçbir işle ilgisi olmayan. )
( Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla, ne yüzülür, ne de uçulur. )

- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET

- GURUR ile/değil İNAT

- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK

( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )

- GURURUNU/N KIRMAK/KIRILMASI ile/ve/||/<>/> KÜÇÜK DÜŞ(ÜR/ÜL)MEK

- GÜVEN" ve/||/<>/> UÇURUM

( Düşebileceğimiz en derin uçurum. )

- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK
ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK

( )

- GÜZELLİK >< FAZLALIK

( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )

- HACK[İng.] ile/değil/yerine/>< HAK[Ar.]

- HEKIR/HACKER[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTEN

- HEKİNG/HEKİNK/HACKING[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTME


- HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK"

( HADDİ/Nİ AŞMA ile/ve/||/<>/>/< "RAHATLIK" )

- HADDİNİ AŞMAK ile ÇIĞRINDAN ÇIKMAK

- HADDİNİ-HESABINI (BİLMEMEK)

- HÂDİ'[Ar. < HADÎA] ile HÂDÎ[Ar.] ile HÂDÎ[Ar. < HİDÂYET | çoğ. HEVÂDÎ, HÜDÂT] ile HAYDİ![Ar.]

( Hileci, dolapçı. | Fena, bozuk. İLE Sırada ilk, birinci. | Yenilene yardım eden, yardımcı. İLE Doğru yolu gösteren, hidâyet eden. | Kılavuz, rehber. | Önde giden. | Mızrak ucu. İLE "Hareket geç!" )

- HAFİFE ALMA ile/değil/yerine ELEŞTİRİ

- HAFİFE ALMAK ile/ve/değil/<> BOŞLAMAK

- HAFİFE ALMAK ile/ve/<> GENELLEMEK

- HAFİFE ALMAK ile (YETERİNCE) ÖNEMSEMEMEK

- HAİN değil/yerine/= SATKIN

- HAİNLEŞTİRME ile/ve/<> ÖTEKİLEŞTİRME


- HAİNLİK ile/değil/ne yazık ki BİLMEMEZLİK

- HAİN/LİK ile/değil/yerine VEFÂSIZ/LIK

- HAİNLİK(TEN) ile/değil KORKU(DAN)

- HAK YEME ile/değil ÜZERİNE GİTME

- HAK ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAK//İMKÂN

- HAKARET ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ

- [ne yazık ki]
HAKARET
ile KAZF/KAZİF

( ... İLE Nitelikli hakaret. | Atma. | Namuslu bir kadına, zinâ suçunu isnâd etme. )
( HADD-İ KAZF: Namuslu kadınlara iftira edenlere verilen ceza. )

- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI

- HAKARET ile/değil TESPİT

- [ne yazık ki]
!HAKARET ETMEK
ve/=/||/<>/> !YOK ETMEK


- HAKİKÂTİNİ DAĞITMAK ile/ve HAKİKÂTİNDEN VAZGEÇMEK

- HAKÎR ile/değil HAKİR

( Değersiz, aşağı, bayağı. İLE Eskiden şalvar ve üç etek entâri yapmakta kullanılan, işlemeli görüntüsü verecek biçimde dokunmuş, sağlam ve kalın bir kumaş çeşidi. )

- HAKÎR[Ar.] (GÖRMEK) ile/||/<> HOR[Fars.] (GÖRMEK)

( Önemsiz, değersiz, bayağı, adi kişi. İLE/||/Değersiz, aşağı, bayağı. )

- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU

( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )
( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )

- HAKLI ÇIK(AR)MA ÇABASI ile/ve KÂRLI ÇIK(AR)MA ÇABASI

- HAKLI ÇIKMAK ile/değil/yerine/>< HAKLI OLMAK

- HAKLI OLANI, GÜÇLÜ KILAMAMAK ve/ne yazık ki/> GÜÇLÜ OLANI, "HAKLI KILMAK"

- [ne/hem] "HAKLI/LIK" ile/ve/ya da/ne de/hem de/<>/>< KIZGIN/LIK

( Ne kadar (")haklı(") olduğumuzu zannetsek de, ne kadar kızgın olsak da,
bazı/çoğu durumu, sakinlikle ve akılla[/tüzeyle] çözerek -ve de en azından çözümleyerek- ilerlemek gerekir. )

- HAKLILIK/HAKSIZLIK" ile/değil ABARTI

- "HAKLIYIM" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKLAYACAĞIM


- HAKSIZLIK ile/ve/||/<> AYIP

- [ne yazık ki]
HAKSIZLIK
ve/||/<>/>/< ÖFKE

( Haksızlık etme. öfkenle hareket etme! )

- HAKSIZ/LIK ile/ve/||/=/<>/> ZULÜM/ZÂLİM

- [ne yazık ki]
"HALININ ALTINA SÜPÜRMEK"
ile/ve/||/<> "SÜMEN ALTINDA TUTMAK"

- [ne yazık ki]
HALKIN PARASINI, KENDİ ÇOCUKLARINA AYIRMAK
değil/>< KENDİ PARANI, HALKIN ÇOCUKLARINA BIRAKMAK

- HALT (ETMEK) ile/değil/yerine/>< HÂL (ETMEK)

- HALT (ETMEK) ile/değil/yerine/||/>< HALK (ETMEK)

( Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma. | Uygun olmayan, beğenilmeyen. | Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Oluşturma, "yaratma". )

- HÂM[Fars.] ile HAM[Fars.]

( Pişmemiş, olmamış, çiğ. | İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. | Boş, nâfile, beyhûde. | Terbiye, deneyim görmemiş, acemi. İLE Eğri, bükülmüş. )

- HÂM[Fars.] ile HAMM ile AM

( Pişmemiş, olmamış, çiğ. | İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. | Boş, nâfile, beyhûde. | Terbiye, deneyim görmemiş, acemi. İLE Sevgi. | İstenilen. | Dişilik örgeni, vajina. )

- HAMÂKÂT ile/ve AHMAKLIK

( Aptallık. İLE/VE Aptallığın da ötesinde aptallık. )

- HAMÂKÂT[Ar.] ile HAMÂSET[Ar.]

( Ahmaklık. İLE Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. | Dinleyenleri etkilemek ya da heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım. )

- [ne yazık ki]
HAMAKÂT
ile/<> İNAT

( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )

- [ne yazık ki]
HAMAKAT/AHMAK
ile/ve/||/<> İHANET/HAİN

- HAMAL/LIK" ve AHMAK/LIK

- HAMAL/LIK ile/ve/||/<> HAİN/LİK

( (")Düşmanından("), bir şey almayanların durumu. İLE/VE/||/<> (")Düşmanından("), yanlış şeyler alanların durumu. )

- HAMLIK ile/ve/değil/||/<> TOYLUK

- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET

( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )

- ANYAYI KONYAYI ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!) değil HANYA-KONYA ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!)

( Neyin ne olduğunu ve nasıl olduğunu/olmadığını görmek/anlamak. )
( Hanya: Girit adasında bir kent. [ANYA değil HANYA!] )

- HANYA'YI-KONYA'YI GÖRMEK ile "EBESİNİN ÖREKESİNİ/AMINI/NİKAHINI" GÖRMEK

- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK


- HARAÇ[Ar. < HARÂC] ile/ve/||/<> BAÇ[Fars. < BÂC] ile/ve/||/<> BÂD-I HAVA

( Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para. | Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi. | Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi. @@ Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. | Zorla alınan para. @@ Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. )

- HARAM ile/ve/||/<> MEKRUH ile/ve/||/<> MÜFSİD[Ar. < FESÂD]

- HARAZA ile HARAZA

( Kavga, gürültü, karışıklık. | Öfke, sinir. İLE Sığırın öd kesesinden çıkan taş. )

- HARBİYE ile Harbiye ile Harbiye

( Savaş işleri. İLE Subay yetiştiren yüksekokul, Harp Okulu. İLE Elmadağ - Taksim ile Pangaltı - Nişantaşı arasındaki bölgenin adı. )

- HARCADIKLARINDAN KALANI BİRİKTİRMEK değil/yerine/>< BİRİKTİRDİKTEN SONRA, KALANI HARCAMAK

- HARCAMA ile/ve/<>/> YALNIZLIK

( Kazanmak için etrafındakileri harcayanların elde edeceği şey "galibiyet" değil yalnızlıktır. )

- HARCAMALARINDAN KALANI TASARRUF ETMEK değil/yerine TASARRUFLARINDAN KALANI HARCAMAK

- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ

- HARÎM[Ar.] ile HARÎM[Ar.]

( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )

- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]


- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA ile/değil/yerine/></>/< SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV

( "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun".

İLE/DEĞİL/YERİNE/></>/<

"Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". )

- HASED/HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK, ÇEKEMEMEZLİK | HAKKI ÖRTMEK [KÖKÜ KÜFÜRDÜR]

- HASET[Ar.] ile/ve/||/<> FESAT[Ar.]

- HASET ve KİBİR

( Haset, kibirin çocuğudur. )
( Kibirlinin/mağrurun düşmanı, Allah'tır! )

- HASIM ile/değil/yerine HISIM

( Yağı, düşman. İLE/DEĞİL/YERİNE Akraba, yakın. )

- HAŞİN[Ar.] değil/yerine/= KATI, KESKİN, SERT, KIRICI

- HASIRALTI değil HASIR ALTI

- HASTALIKLI BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI BAĞIMLILIK

( )

- HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK

- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞMAN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Eksiklik, kusur, ayıp. )

- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> APTALLIK (ETMEK)

- HATA ile BASİT HATA

- HATA ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKMAZ "SOKAK"

( İnsanda/kişide[kişinin emeğinde, üretiminde, davranış ve tutumunda, sözünde/yazısında/çiziminde, yeğlemesinde ve seçiminde] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Doğada/fizikte/kimyada, dirimbilimde. )

- HATA ile/ve/||/<>/< GURUR

- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR

- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU

- HATADAN:
ÇEKİNMEK
ile/değil KAÇINMAK

- HATALARINLA:
[ya] YÜZSÜZLEŞMEK
ya da/değil/yerine YÜZLEŞMEK

( Kişinin, kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur. )

- HATAYI/SORUNU/YÜKÜ:
ÜSTLENMEK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL ETMEK

- HAVA ATMAK" ile/ve/||/<> "CAKA SATMAK"


- HAVA ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/</>< HAVA KATMAK

- HAVA "ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK

- HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK" ile "KÖR DÖVÜŞÜ"

- HAVANDA SU DÖVMEK ve/||/<> PATİNAJ ile/ve/değil/||/<> TOP ÇEVİRMEK

- HAYAL GÜCÜ:
TEKRARLAYICI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YARATICI

- HAYALÎ ile/değil/yerine/>< HAKİKÎ

- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA

- HAYATI/NI YAŞAMAK ile/değil/yerine ADAM OLMAK

- HAYATINI YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine HAYATI YAŞAMAK

- HAYBE/T[Ar.] ile HEYBET[Ar.]

( Boş, işe yaramaz, anlamsız iş. İLE Korku ve saygı uyandıran görünüş. )

- HAYIFLANMAK ile SIZLANMAK

- HAYIR >< İSRAF

( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )

- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]

- HAYIR! ve/||/<> YAPMAYABİLECEKLERİM/İZ

( Kişi, kendini, en iyi, en kolay ve en hızlı olarak yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, "HAYIR!" ve "YAPMAYABİLECEKLERİM" dizinlerini oluşturmakla başlamak gerekmektedir.[Üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, en kısa sürede başlamanızı salık veririz...] )

- [ne yazık ki]
HAYRANLIK DUYANI
ve/||/<> GÖRMEMEZLİKTEN GELENE

( Görmemezlikten geliyoruz. VE/||/<> Hayranlık duyuyoruz. )

- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"

- HAYVANINISEVER ile/değil/yerine/>< HAYVANSEVER

- HAYVANLAR:
YEMEK
ve/||/<> BİNEK ve/||/<> DENEK
DEĞİLDİR!

- HAYVAN/LIK ile/değil/yerine/>< HAYRAN/LIK

- HAYVANSEÇER değil/yerine/>< HAYVANSEVER

( Kedi, köpek sevip inek, koyun, balık yediğinizde, hayvansever değil hayvan seçer oluyorsunuz. Ne zaman bir köpeğe duyduğunuz sevgiyi ve dostâne yakınlaşmayı bir ineğe de duyarsınız; işte o zaman kendinizle çelişmemiş olacaksınız. )
( Kendime, evrene, çevrem(iz)e, hayvanlara, tüm canlıların yaşam hakkına saygı göstermek üzere ve sağlığım/ız için de et ve hayvansal ürünleri yememeyi yeğliyorum/z...

Bu duyarlılığı gösteren ve gösterecek herkese teşekkür ediyorum/z... )
( )

- | "HAZ YAŞAMI" ile/ve/||/<> "POLİTİK YAŞAM" |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
KURAMSAL YAŞAM

- [ne yazık ki]
"HAZCILIK"
ile/ve/||/<> "BAŞINA BUYRUKLUK"

( "Hazcı'yım!(Hedonist'im!)" demek, kendini merkeze koyarak ve herkesten ve herşeyden, tüm sorumluluklarından soyutlandığını zannetmek, "Ateist'im!" demek kadar komik ve zavallıcadır. )

- HAZCI/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK VE BİLİNÇSİZ/LİK

- HAZCILIK/HEDONİZM ile ÇİLECİLİK/ASCETİZM

( Hazza ulaşmayı yaşamın temel amacı olarak gören felsefi görüş. İLE Keyiflerden ve maddi hazlardan uzak durmayı savunan felsefi görüş. )

- HAZIR/CI/LIK ile/ve/||/<>/> KOLAY/CI/LIK

- HAZIRLIKSIZ ... ile/değil/yerine/>< HAZIRLIKLI ...

- HECCAV[Ar.] değil/yerine YERGİCİ

- HEDER[Ar.] ile/değil HEBÂ[Ar.]

( Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma. İLE/DEĞİL Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme. )

- HEDİYE ile RÜŞVET

- HEGEMON ile/değil/yerine/>< EGEMEN


- HEGEMONYA[Yun. < HEGEMONIA]["HEGAMONYA" değil!] ile BASKI

( ... İLE Bir devletin, başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. )

- HEKLEMEK"[İng. < HACKING] ile/değil/yerine/>< EKLEMEK

- [ne yazık ki]:
[hem] SUÇLU
ile/ve/hem de/||/<>/> "GÜÇLÜ"

- HEMPA ile/||/<> HEMTA

( Ayaktaş, arkadaş[kötü işlerde]. İLE/||/<>/||/<> Yandaş, denktaş, arkadaş. )

- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ

( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )

- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)

- HER ELİNİ SIKAN İLE ... ile/ve/<> HER CANINI SIKAN İLE ...

( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )

- HER İŞE KARIŞMAK =/<> HİÇBİR İŞ YAPMAMAK

- HER ŞEY ile/ve/||/<> GERİ KALAN NE VARSA

- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ

( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )

- HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK

- HERO ve/||/<> İLKBAHAR, YAZ, SONBAHAR, KIŞ... VE İLKBAHAR

( ve/||/<> )
( )

- (HERŞEYİ) ELLEMEMELİ/DOKUNMAMALI!

- HESABI:
"YIKMAK"
ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"

- HEVES KIRILMASI ve/<>/> YALNIZLIĞA YÖNELİM/DÜŞKÜNLÜK

- HEYECAN ile/ve ACELE

- HEZEYAN/DELİRİUM değil/yerine/= SABUKLANI/SAÇMALAMA

- HEZEYÂN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEYECAN

- HİCÂB[çoğ. HÜCÜB] değil/yerine/= UTANMA, SIKILMA | PERDE | AYIP | SÜLÛKA ENGEL OLA(BİLE)N HERŞEY

- HİÇÇİ/LİK ile/ve/||/<>/> ALAYCI/LIK/MÜSTEHZİ


- HİCİV/HİCV[Ar. < (aslı) HECV]/SATİR değil/yerine/= YERGİ/TAŞLAMA[Ar. TÂRÎZ]

( Birini, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi ya da bir göreneği yermek için yazılmış yazı/şiir ya da söylenmiş söz. İLE "Taşlamak." | Sert madenleri aşındırıcı bir taşla parlatma ve yerine uymasını sağlama. | Alaylı halk şiiri. | Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, târîz. | Hakâret. )
( Terbiyesize, terbiyesizliğini, terbiyesizlik yapmadan ve onun seviyesine inmeden söylemek/yazmak. )

- HİÇKİMSEYİ:
ÖVMEMEK
ve/||/<> KÜSMEMEK ve/||/<> YAKINMAMAK ve/||/<> SUÇLAMAMAK

( Olgunluğun gereği ve göstergelerindendir. )

- HİDDET ile HIŞIM/HIŞM

- HİDDET ile/ve ŞİDDET

- HİLE HURDA" değil HİLE HUD'A[Ar.]

( ... DEĞİL Hîle, düzen, oyun, aldatma. )

- HİLE[Ar. çoğ. HİLEL] ile/ve/<> DESİSE[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )

- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE

- HİLE ile/ve HESAP

- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.]
ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]

( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )

- HİLEKÂR[Ar. HİLE | Fars. -KÂR]/AFERİST[Fr.] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DOLANCI, DALAVERECİ


- HINBIL ile/değil HIMBIL

( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )

- HINÇ/GAYZ ile İNTİKAM

( Zayıf olan, nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da, yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer. )

- HINÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRS

( Öç alma düşünce ve duygusu ile dolu öfke, kin; gayz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede güçlü istek, aşırı tutku. | öfke. )

- HINÇ ile/ve/||/<> !ÖÇ

( Zayıf olan, "alınır". "Alınan", kızar. Kızan, öfkelenir. İLE/VE/||/<> Daha zayıf olan, incinir. İncinen, gücenir. Gücenen, kinlenir. )

- HINZIR[Ar.] ile/değil HAYLAZ

( Yaramaz, haylaz. | Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. | Kurnaz, içten pazarlıklı olan. | Domuz. İLE/DEĞİL Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan kişi. | Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden. )

- HIR-GÜR (ÇIKARMAK)

( Kavga çıkarmak/etmek. )

- HIRA ile HIRA

( Zayıf, cılız. İLE Çok yiyen, obur. )