YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- ABC PLANI ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ABD PLANI"

- ABERASYON ile/||/<> ABERAN

( Sapınç. | Sapma. İLE/||/<> Sapmış. | Normal dışı. )

- ABES ile/ve/<> AYIP

- ABLUKA[İt. < ABLOCO] ETMEK/ABLUKAYA ALMAK/İHATA ETMEK/MUHASARA ETMEK değil/yerine/= KUŞATMAK

- AÇ TAVUK, KENDİNİ TAHIL AMBARINDA SANAR ile DEREYİ GÖRMEDEN PAÇALARI SIVAMAK

- ACELE ETMEK ile SABIRSIZLANMAK

- [ne yazık ki]
ACELE İŞ
= ŞIPIN İŞİ

( Özensiz, acele yapılan iş. )

- [ne yazık ki]
ACELECİLİK
ile/ve/||/<> DAYATMA

- ACEMİ/LİK/TEN ile/ve/değil/||/<>/< YAŞLI/LIK/TAN

- AÇGÖZLÜ/LÜK ile DOYMAZ/LIK

( Aç doyar fakat açgözlü doyamaz. )

- AÇGÖZLÜLÜK ile/değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- AÇGÖZLÜLÜK ile İŞTAH

- AÇGÖZLÜLÜK = TAMAH = AVARICE[İng.] = AVARICE/AVIDITÉ[Fr.]

- ACI/ISTIRAP:
KÖTÜLERİN ŞİDDETİNDEN
ile/ve/değil/||/<>/< İYİLERİN SESSİZLİĞİNDEN

- ACI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAKIŞ AÇISI

( Kişi, bakış açısını değiştirmedikçe "ıstırabını/acısını" değiştiremez. )

- ACIDAN KAÇINMAK ile HAZZA YÖNELMEK

- AÇIK GÖZ değil AÇIKGÖZ

- AÇIK SÖZLÜ//DOBRA[Bulg.] ile/değil PATAVATSIZ ile/değil PERVÂSIZ

( ... @@ "Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden, saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen". @@ "Çekinmesi, sakınması, korkusu olmadan konuşan". )

- AÇIKLAMA "KOLAYLIĞI" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< İNDİRGEME

- ACIMA ve/ne yazık ki/||/<>/> CİDDİYE ALMAMA


- ACIMA ile/değil KENDİNE ACIMA

( Kişiyi, acımak değil kendine acımak bitirir. )

- ACIMA(MA)K ile/ve/||/<> AFFETME(ME)K

( ... İLE/VE/||/<> Acıma(ma) düşüncesi/duygusu barındırabilir de, barındırmayabilir de. )
( Tüm varolanlar için geçerli olabilir. İLE/VE/||/<> Sadece insan için geçerlidir. )
( Nesnesine ve/ya da olgusuna, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi olmayabilir/olmaz. İLE/VE/||/<> Kişisine ve/ya da kendine, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi/katkısı/artısı olabilir/olur. )

- ACIMASIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< GÜÇ EŞİĞİNİN YÜKSELMİŞLİĞİ

- ACIMASIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ/LIK

- AÇIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN ile ÇIKARIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN

( Vajina. İLE Penis. )

- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL

- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK

- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDEMİZE
değil/yerine "NEFRETİ(Mİ)ZE/KİNİM(İZ)E"

- AÇMAZ/PARADOKS ile/ve/<> ALAYSILAMA/KİNÂYE[Ar.]/İRONİ[İng.]

- ACZİYET ile/ve/<> ATÂLET


- ACZ/İYET"[Ar.] ile/değil/||/<> İHMAL[Ar.]

- ACZİYET ile/ve/değil/||/<>/< ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

- ÂDÂBA MUGAYERET[Ar.] değil/yerine/= GÖRGÜYE AYKIRILIK

- ADÂLET YERİNE ÇIKAR" değil/yerine ÇIKAR YERİNE ADÂLET

- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR

( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )

- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAK, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞUZDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR

- ADÂLETSİZLİK ve/||/<> ANLAMSIZLIK

( [Çözüm olarak ...] Tüzeyi[hukuku] bulduk fakat tüzeye ulaşamadık. VE/||/<> Sanatı bulduk fakat sanat bize ulaşamadı. )
( Adâletsizliklerin en büyüğü, âdil olmayıp âdil gibi görünmektir. )

- ADÂLETSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< HAKSIZLIK

- [ne yazık ki]
!ADAM KAYIRMACILIĞI
ile/ve/||/<> !İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞI

- ADAM "SATMIŞLIĞI/M/IZ"
değil/ne yazık ki/><
ADAM "SANMIŞLIĞI/M/IZ"

( Yoktur. DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Vardır. )

- ADAM ile/ve/||/<> EFENDİ

( Bir şey/ler biliyorsan, susma! İbret alsınlar. İLE/VE/||/<> Bir şey bilmiyorsan, sus ki, en azından, efendi sansınlar. )

- ADAMDAN SAY(MA)MAK ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- ADAMI OLMAK değil ADAM OLMAK

- ADAMINA GÖRE ile/değil/yerine ÂDÂBINA GÖRE

- ADANMAK ile/yerine/değil (GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK

( Yanlışı. DEĞİL/>< Doğrusu. )

- ADÂVET/LİYÂKAT değil/yerine/>< DEĞİM

- ADÂVET/MUGALAZA[Ar.] değil/yerine/= DÜŞMANLIK, YAĞILIK

- ADEM-İ TEDİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEMEYİŞ

- ÂDİ ile/değil/yerine/>< ÂDİL

- ADİLİK/ONURSUZLUK/ŞEREFSİZLİK ile/değil/yerine/>< GÜÇ/KUDRET


- ÂFÂKÎ ile/ve/<> İZÂFÎ ile/ve/<> KEYFÎ

- AFERİST[Fr. < AFFAIRISTE] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DALAVERECİ

- AFİLLİ değil AFİLİ[Yun. < AFİ]

( Gösteriş, çalım, caka. )

- AFOROZ[Yun.]["AFAROZ" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< REFÜZE[İng./Fr. REFUSE] (ETMEK/OLMAK)

( Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen topluluktan kovma cezası. | Dışlamak, darılmak, konuşmamak. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma. | Birini sergilediği olumsuz eylemleri nedeniyle toplum ya da bir topluluktan dışlama. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek. )

- AFTOS[Yun.] ile GÖNÜL EĞLENDİREN, OYNAŞ, METRES

- AFUR TAFUR (ÇALIM)

- AĞIR İŞ YAPMAK ile/ve/değil/<>/> AĞIR KALDIRMAK

- AĞIR SÖZ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/>/< HAKSIZLIK

- AĞIR/LIK ile/ve HANTAL/LIK

( Kişisel [mizac ya da karakterden dolayı] ya da çevresel etmenlerden/beklentilerden dolayı. İLE/VE
Zihinsel kaynaklı eksik/yetersiz/yanlış davranış ve tutumlardan dolayı. )

- AĞIZ AÇIKLIĞI ile/değil/yerine/>< ZİHİN AÇIKLIĞI

( Kişinin, zihni, ne kadar kapalıysa; ağzı, o kadar açık olur. )

- AĞIZ DALAŞI ile/||/<> İT DALAŞI

- AĞIZDAN ÇIKACAK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK ile/ve/||/<>/< AĞIZDAN ÇIK(A)MAYABİLECEK OLAN (TEK) BİR SÖZCÜK

( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )

- [ne yazık ki]
AĞIZ, DOLUYKEN KONUŞMAK
ile/ve/=/||/<> ZİHİN, BOŞKEN KONUŞMAK

- AĞLAMAK ile/ve/||/<>/> BAĞLAMAK

- AĞLAMAK ve/değil/yerine/<>/>< GÜLMEK :)

( Yalnız. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herkesle birlikte. :) )
( Çocuklar, annesini/babasını yıkarken. İLE Anneler/babalar, çocuğunu yıkarken. )
(

ve/değil/yerine/<>/><

)
( Heraklitos. VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Demokritos. )

- AĞLAMAMAK değil/yerine AĞLATMAMAK

- AĞLIYORSUNUZ ile/ve/değil/||/<>/> ALIYORSUNUZ

- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN

- ÂĞYÂRINI CÂMÎ, EFRÂDINI MÂNÎ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< önce ÂĞYÂRINI MÂNÎ sonra EFRÂDINI CÂMÎ

( Benzetme. [Ölçünün ve tanımın bulunmadığı yerde, ne yazık ki kişisel "görüş/yorum", "dolaylı ilişki" ve "çağrışımların" öne çıktığı/çıkarıldığı [boş] sözler.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Tanım[ın tanımıdır]. [Bir kavramın tüm bireylerini kuşatıp ötekileri dışarıda bıraktığını tanımlar.] )
( "İnsan, düşünen bir canlıdır" tanımı kullanıldığında bu tanımın içinde tüm insan bireylerini içerir. Girmeyen hayvan[behaim], bitki ve nesneyi dışarıda bırakır. )

- BEKLEMEK:
AĞZI SULANARAK
ile/ve/||/<> ELİNİ/AVUCUNU OVUŞTURARAK


- AHKÂM (KESMEK) ile/değil/yerine ÖZGÜVEN

- AHLÂKSAL OLAN/OLABİLEN:
"NE YAPTIĞIMIZ/YAPMADIĞIMIZ"
değil NEYE DAYANARAK, NE YAPTIĞIMIZ VE YAPMAYABİLECEĞİMİZ

- [ne yazık ki]
AHLÂKSIZ
ile İKİ KERE AHLÂKSIZ

( Bir kişi, dindar bilindiği halde, ahlâklı değilse, ya bâtıl bir inanca, "din" adı vermektedir, ya da sahtekârdır. )

- AHLÂKSIZLIK ile/değil AHLÂK ÖLÇÜTLERİNİN BULUNMAMASI

- AHLÂKSIZLIK ile/ve/değil KÖTÜ/OLUMSUZ AHLÂK

- AHMAK KİŞİNİN ARADIĞI değil/yerine/>< AKILLI KİŞİNİN ARADIĞI

( Başkalarında. DEĞİL/YERİNE/>< Kendinde. )

- AHMAK ile/ve APTAL | ile/değil/yerine/>< ABDAL

( | Tehlike gelse de görmeyenler. İLE/VE Tehlike geldiğinde görenler. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tehlike gelmeden görenler. )
( Yapabilecekken yap(a)mayan. İLE/VE Yapmayabilecekken yapan.[dallama/dalyarak] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )

- AHMAK ile ANDAVAL/LI[Yun.]

( Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, hamakat gösteren. İLE Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz kişi. )

- AHMAK ile/değil/yerine/>< FİLOZOF

( Felsefeyi zorlaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Felsefeyi kolaylaştırır. )

- AHMAK/LIK ile/ve/değil/ya da HAİN/LİK

( Hain, korkaktır. )

- AİLE BASKISI ile/ve/||/<>/> MAHALLE BASKISI

- AJİTASYON[Fr./İng. < AGITATION]["ACITASYON" değil!] değil/yerine/= KIŞKIRTMA/KIŞKIRTI/KÖRÜKLEME ÇALKALAMA | ÇIRPINTI | DUYGU SÖMÜRÜSÜ | HUZURSUZLUK | ÇALKALAMA

- AJİTATÖR/PROVOKATÖR/MUHARRİK[Ar.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI

- AKCİĞER
SİGARA:
(")İÇİLEN(")
ile/değil/yerine/></< İÇİLMEYEN

( )

- AKIL "ALMAYI İSTEMEMEK" değil/yerine/> "AKLINI BAŞINA TOPLAMAK"

( Kimseden "akıl almak" istemiyorsan, aklını başına topla! )

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR
ile/ve AKILSIZ TEMBELLER

( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )
( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )
( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )

- [ne yazık ki]
AKILLILARIN DURUMU
ile/ve/||/<> APTALLARIN TUTUMU

( [ne yazık ki] Sürekli, kuşku içinde. İLE "Küstahça, kendinden emin." )

- AKILSIZ İLERLEMEK değil AKLI AŞARAK İLERLEMEK

- AKILSIZ"/"KAFASIZ" ile YETERSİZ(/DÜŞÜNCESİZ)


- AKINCI/GAZİ[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCAHİT[Ar.]

( [ne yazık ki]
[!savaşta]
Sınırların dışına gidenler. İLE/VE/||/<> Sınır içinde savunmada kalanlar. )

- AKINTI ile/ve/||/<>/> TAKINTI

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- AKLIM GİTTİ" ile/değil BİLMİYOR/SUN / DÜŞÜNMÜYOR/SUN

- AKLIN ile/ve/||/<>/> AKIL VE AHLÂKIN ile/ve/||/<>/> YARGICIN ile/ve/||/<>/> ADÂLETİN ...:
BULUNMAMASI

( Ahlâkı ortadan kaldırır. İLE/VE/||/<>/> Toplum bölünür. İLE/VE/||/<>/> Adâleti ortadan kaldırır. İLE/VE/||/<>/> Devleti ortadan kaldırır. )

- UĞRAŞMAK:
AKLINDAKİLERLE
ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE

( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )

- AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"

- AKSATMAK ile/ve/||/<> İHMAL ETMEK

- AKSİYOM ile GENELLEME

- AKSİYOM ile TOTOLOJİ


- ÂL ile/||/<> ÂL ile/||/<> ÂL ile/||/<> AL
[<

( Hanların sancağını yapmak için kullanılan turuncu renkte, süslü bir kumaş.[Turuncu renge de âl denir.] İLE Hile, dalavere. İLE Alin arslân. İLE Al çüvit. | Parlak ve kırmızımsı turuncu renk. )

- ALABRİGAN[Yun.] değil/yerine/= HAYDUT YÖNTEMİNCE/TARZI

- ALAN TALAN ile YALAN TALAN

( Karmakarışık, allak bullak, darmadağınık. )

- ALAY EDİLECEK TUTUM/DURUM ile/değil/yerine MUHABBET

- ALAY (ETME) = DERISION[İng.] = DÉRISION[Fr.] = SPOTT[Alm.] = IRRISIO[Lat.]

- [ne yazık ki]
ALAY ETMEK
ile/ve/||/<> DALGA GEÇMEK

- ALAY ile ALAY

( Herhangi bir törende ya da gösteride yer alan kalabalık. | Çok kalabalık. | Tümü, hepsi. | Genel olarak üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. İLE Ses tonu, söz, davranış gibi araçlarla, biriyle, bir şeyle/durumla eğlenme. )

- ALAY ile İSTİHZA

( ... İLE Gizli ya da ince alay. )

- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK

- ALAYCILIK ile/<>/> DIŞLAMAK


- ALAYLI ile ALAYLI ile ALAYLI

( Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip yükselen subay. | Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan kişi, [>< OKULLU/MEKTEPLİ] İLE Alay edici, küçümseyici, müstehzî. İLE Gösterişli, görkemli, debdebeli. )

- ALAYSILAMA/İRONİ ile ALAY

( Alay edenin, nasibi kesilir/kesiktir! )
( Sevgiliyle alay edilmez[edemezsin]. )

- ALAYSILAMA/İRONİ ile/değil/yerine/>< GÜLMECE/MİZAH

( Kişiye yönelik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Durumla ilgili. )

- [ne yazık ki]
ALÇAK/PESPAYE[Fars.]
ile/ve/||/<> İLKESİZ

( Alçak, aşağılık. İLE/VE/||/<> Temel bilgisi ve düşüncesi olmayan. )

- ALDANAN ya da ALDATAN ile/ve/||/<> HEM ALDANAN, HEM ALDATAN

( Hayvan. İLE/VE/||/<> İnsan. )

- ALDANMA ile/ve SORUMLULUK

( Dünyayı bileceksin, aldanmamak için! Sonrayı/ahireti bileceksin, aldatmamak için! )

- ALDANMAK ile ALDATMAK

( Aldattığını düşünen/zanneden, kimi aldatmıştır acaba? Sadece, Kendini! )

- ALDAR ile ALDATIR

( Aldatır. )

- ALDATANI:
ALDATMAK
ile/değil/yerine "ATLATMAK"

- ALDAT(IL)MAK ile/ve/değil/||/<>/< YANIL(T/IL)MAK


- ALDATMA ile "TEZGÂH"

( Aldatmayın, incitmeyin! )
( Don't cheat, don't hurt! )

- ALDATMAK ile/değil ANLATAMAMAK

- ALDATMAK ile "NUMARA ÇEKMEK"

- ALDIRMAZ ile/ve/<> KALDIRMAZ

( Köleleştirince. İLE/VE/<> "Köle!" deyince. )

- ALELUSUL değil/yerine/= GELİŞİGÜZEL/BAŞTAN SAVMA

- ALEMCİ ile "ÂLEMCİ"

( Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan ya da takan kişi. İLE Eğlenceyi seven, her fırsatta "eğlenen", [eğlendiğini varsayan/zanneden] kişi. )

- ÂLET ile/ve İLİM

( Mantık. İLE/VE ... )
( Âlet işler, el/kişi övünür; tâlih işler, kul övünür.[< At işler, er ögünür.] )

- ALİ-CENGİZ (OYUNU)

- ALIKLIK ile ALINGANLIK

( Anlama ve sezme gücü yetersiz olma ve yetersiz olan kişi. İLE Çabuk "gücenen/kırılan". Kendiyle ilgisi olmasa da kendine bağlayan/bağlamak. )

- ALIM-ÇALIM


- ALINGAN/LIK ile PARANOYA/K

- ALINTI ile ARAŞTIRMA

( Bir kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". | Başka bir dilden alınmış sözcük. İLE Birkaç kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". )

- ALIŞILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine/>< ANLAŞILABİLECEK OLAN/ANLAŞILMASI GEREKEN

- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK

- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI

- (ALIŞKANLIK YAPICILARDAN) UZAK DURMALI!

- [ne yazık ki]
"ALIŞKANLIK":
ÖNCE HAFİF
ve/||/<>/> SONRA GÜÇLÜ

( Duyumsanılamayacak kadar. VE/||/<>/> Kırılamayacak kadar. )

- ALIŞKIN ile/değil/yerine ALIŞKANLIĞI OLAN

- ALIŞKINLIK ile/ve/> DUYUMSAMAMAK/HİSSETMEMEK

- ALIŞMA/ALIŞKANLIK ile DADANMA

( Sevimsiz şeyler, put edinilmez. )

- ALIŞMA ile/değil/yerine/||/<>/ne yazık ki KATLANMA

- ALIŞMIŞ, KUDURMUŞTAN BETERDİR ile/ve/||/<> ALIŞMAMIŞ GÖTTE DON DURMAZ

- ALLEM KALLEM (ETMEK)

( Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurma. )

- ALMA MAZLUMUN AHINI ve/||/<>/> ÇIKAR AHESTE AHESTE

- ALMAYA GELİNCE ile/değil/yerine VERMEYE GELİNCE

( Ortada. İLE/DEĞİL/YERİNE Ortalıkta yok. )

- ALNINI "KARIŞTIRMAK" ile/ve/||/<> ALNINI KARIŞLAMAK

- [daha önce] "ALTINI ÇİZMEK(/ÇİZDİKLERİMİZİN)" ile/ve/değil/yerine/sonra/||/<>/< ÜSTÜNÜ ÇİZMEK

- ALTSANMA ile/değil ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- ALTTA KALANIN CANI ÇIKSIN" ile/ve/||/<> "GEMİSİNİ KURTARAN, KAPTAN"

- ALTTAN ALMAK ile/ve/||/<> GÖĞSÜNDE YUMUŞATMAK


- AMAÇLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< YELTENMEK

- ANACIL ile ANAÇ

( Annesine düşkün. İLE Şefkatli, anne gibi davranan. | Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. | Yemiş verecek durumdaki ağaç. | İri, kart. | Kurnaz. | Deneyimli, bilgili. | Başına buyruk. )

- ANAKRONİK değil/yerine/= ÇAĞAŞIMSAL, ÇAĞI GEÇMİŞ/ÇAĞA UYMAZ/ESKİMİŞ

- ÂNE, ÂSÂB[Ar.]

( Kasık. | Kasık kılı. )

- ANGARYA[Yun.] değil/yerine/= YÜKLENTİ

( Bir kimseye ya da bir topluluğa zorla ve ücretsiz yaptırılan iş. (Yasaktır! [Anayasa md. 17]) | Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılan iş. | Maldan ya da hizmetten ücretsiz yararlanma. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine zorunlu ücretsiz hizmeti. | Savaş durumundaki bir devletin, kendi karasularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. | Olağanüstü durumlarda, devletin vatandaşlara ait taşıtlarına el koyması. )

- ÂN'I:
"KAYDETMEK"
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KAYBETMEK

- ANLAM GENİŞLEMESİ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANLAM "ŞİŞ(İRİL)MESİ"

- ANLAMADAN-DİNLEMEDEN (KONUŞMAK)

- ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< VERMEK/VER(E)MEMEK

- ANLAMAMAK ile/değil ANLAYAMAMAK ile/değil KENDİNCE/KEYFİNCE ANLAMAK

( Düşünme becerisinin gelişmemiş olması nedeniyle. İLE/DEĞİL Veri yetersizliği/eksikliği nedeniyle. )

- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "BİLMEMEK / İLGİLENMEMEK / KATILMAMAK"

- ANLAMAMAK ile İLGİLENMEMEK

- ANLAMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< İŞİNE GELMEMEK

- ANLAMA(MA)K ile/değil KABUL ETME(ME)K

- ANLAMAMAK ile/ve/değil (KONUYU) "KABUL EDEMEMEK"/KONUYA (VE AYRINTILARINA) "DİRENMEK"

- [ne yazık ki]
"ANLAMAMAZLIKTAN GELMEK"
ile/ve/||/<> "İŞİNE GELMEMESİ"

- ANLAMSIZ ile/ve/||/<> GEREKSİZ ile/ve/||/<> OLANAKSIZ

- ANLAŞILMA "BEKLENTİSİ" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

- ANNE/BABA-ÇOCUK ve/<> İMAM-CEMAAT

( Ebeveynlerle çocukların bazı durum ve ilişkilerinde, ebeveynlerin bazı yanlışları/hataları, "imam-cemaat" ilişkisindeki gibi dengesiz, abartılı ve uclarda olabilir. )

- ANNE-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE:
[ne yazık ki]
İHMÂL (EDEN)
ile/ve/ya da/||/<> İŞGÂL (EDEN) ile/ve/ya da/||/<> İSTİSMÂR (EDEN)

( [Sağaltıcıya/terapiste ve sürece] Uyum gösterir. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. İLE/VE/YA DA/||/<> Uyum göstermez. )

- ANNELİK/TEN" ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/TEN

- ANNENİ:
İNCİTME!
ve/||/<> AZARLAMA!

- ANTAGONİZM[Fr. ANTAGONISME] ile/||/<> ANTAGONİST[Fr. ANTAGONISTE]

( Karşıtlık. Karşıt etkinlik. | Düşmanlık. İLE Düşmanca. | Karşıt/koşut etkin. )

- ANYA değil HANYA

( Girit adasında bir kent. )

- APARTMAK ile ABARTMAK/MÜBALAĞA (ETMEK)

( Alıp götürmek. | Gizlice almak, alıp kaçmak. @@ Bir nesneyi ya da durumu olduğundan daha önemli, daha büyük ya da daha çok göstermek; şişirmek, mübalağa etmek. | Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak. )

- APOLOJİ ile/ve/||/<> GASLIGHTING

( "Kendini haklı çıkararak savunma". İLE Psikolojik yönlendirme. İstismar ve tâciz "yöntemi". )

- APTAL CESARETİ ile/değil/yerine/>< STRATEJİ

- APTAL ile ŞAPŞAL/ŞAPŞİK

( ... İLE Aptalca davranışlarda bulunan, alık kişi. | Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen. | Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek). )

- APTAL/LIK ile DELİ/LİK

- APTALLIK ve/<> İNTİHAR


- APTAL/LIK ile MERHAMET/Lİ

- APTAL/LIKTA ile/ve/<> SAF/LIKTA |
ile/değil/yerine/></<>
AKILLI/LIKTA

( Ne affeder/affedilir, ne de unutur/unutulur. İLE/VE/||/<> Affeder/affedilir ve unutur/unutulur.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Affeder/affedilir ama unutmaz/unutulmaz. )
( Öğretmeyi sever.
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Öğrenmeyi sever. )

- APTALLIK"/TAN ile/değil/ne yazık ki ÇARESİZLİK/TEN

- ARAÇLARDAN(OTOBÜS, TREN, VAPUR VS.) ÇÖP ATMAK yerine CEPTE/ÇANTADA TUTMAK

- ARAMIZ BOZULMASIN ile/ve/||/<> TADIMIZ KAÇMASIN

- ÂRÂZ[Ar. < ARAZ] ile ARAZ[Ar.] ile A'RÂZ[Ar. < IRZ]

( İşâretler, alâmetler. | Tesâdüfler, hastalık alâmetleri. | Kazalar, felâketler. İLE İşâret, alâmet. | Tesâdüf. | | Kaza, felâket. | [Felsefede] Kendi kendine varolmayıp başka bir cevherle meydana gelen hal ve keyfiyet. İLE Irzlar, namuslar. )

- ARBEDE[Ar.]/HENGÂME[Fars.]/ÇINGAR[Yun.] değil/yerine/= ÇATIŞMA/HIRGÜR/KAVGA/GÜRÜLTÜ PATIRTI

- ARDINA KADAR AÇMA! ve/||/<> TAMAMEN KAPATMA!

( Kapatmaya gücünün yetmeyeceği kapıyı. VE/||/<> Açmaya yüzünün tutmayacağı kapıyı. )

- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA

- ARKUK/ARQUQ ile ARKUK/ARQUQ
[<

( Dik kafalı kişi. İLE İki duvar ya da iki sütun arasındaki tahta engel. )

- ARMAĞAN/HEDİYE[Ar.] ile ÖRTÜLÜ ORUNÇ/RÜŞVET[Ar.]

- ARMUDUN SAPI ile/ve/||/<>/< ÜZÜMÜN ÇÖPÜ

- ARMUT ile/ve/||/<> ÜZÜM

( Sapı. İLE/VE/||/<> Çöpü. )

- ARPAYI BOL BULMAK ile/ve/||/<> BOSTANI BOŞ BULMAK

- ARSIZ ile/değil/yerine/>< ÂDİL

( Bilgisizler güçlendiğinde. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgeler güçlendiğinde. )

- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ

- [ne yazık ki]
"ARSIZ/LIK"
ile/değil ACIMASIZ/LIK

( Arsız, "güçlü" olunca, haklıyı, suçlu çıkarır. )

- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK

( Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz kişi. | Açgözlü davranan kişi. | Kolayca üreyebilen bitki. İLE Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez. )

- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK

- ASABİ[Ar.] değil/yerine/= SİNİRLİ

( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )

- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

- AŞAĞI GÖRME ya da YUKARI GÖRME | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME

- AŞAĞILAMA ile/ve/değil/||/<>/> AZARLAMA

- AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> KÜÇÜMSEME

- AŞAĞILAMA >< ÖVME/SIVAZLAMA

- AŞAĞILAMA ile/ve/<> UZAKLAŞMA

- [ne yazık ki]
!AŞAĞILAMAK
ile/ve/||/<>/> !ÖTEKİLEŞTİRMEK

- AŞAĞILAYICI/LIK ile/ve/<> DIŞLAYICI/LIK

- SÖZCÜKLER:
ASALAKLAŞTIRILMIŞ/JOKERLEŞTİRİLMİŞ/KATİLLEŞTİRİLMİŞ/SIĞINAKLAŞTIRILMIŞ/ÇİLİNGİRLEŞTİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> ÇIKINTILAŞTIRILMIŞ/PİÇLEŞTİRİLMİŞ

- ASALAK ile/değil SIĞINTI


- ASÂLET" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ADÂLET

- A'SÂM[Ar. < USME] ile A'SAM ile ASAMM ile ÂSÂN[Fars.]

( Gerdanlıklar. | Tasmalar. İLE Ön ayakları sekili olan hayvan. İLE Sağır, işitmez. | Söz işitmez. | Sert, güç, tahammül edilmez. | Arap yazısında, ikinci ve üçüncü kökünde, uzun harf bulunan bir fiil. İLE Kolay. )
( SEKİ: Atın ayağında genellikle bileğe ya da dize kadar çıkan beyazlık. )

- ASARAK ile ASALAK

- ASEBİ ile/||/<> ÂSİ ile/||/<> CELÂLÎ

( Hırçın ve sinirli kişi. İLE/||/<> Yasalara başkaldıran, isyan eden. İLE/||/<> İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkan Bozoklu Derviş Celal'in adamlarına ve ondan yana olanlara sonraları da türeyen eşkıyaya verilen ad. )

- ASİ ile/ve/||/<>/> AKSİ

- ASIK SURATLI/LIK ile/değil/yerine CİDDİYET

- ÂŞIKKEN "EVLENMEK" ile/değil/yerine/>< ÂŞIK OLDUĞUMUZ KİŞİYLE EVLENMEK

- ASIKYÜZLÜLÜK değil/yerine/>< GÜLÜMSEMEK

( 43 kas ile. DEĞİL/YERİNE/>< 17 kas. )

- [ne yazık ki]
ASIKYÜZLÜLÜK
ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEMEK

( Gülümsemesini kaybeden kişi, herşeyini kaybetmiştir. )
( A person, who has lost their smile, has lost everything. )
( Dünyanın en kötü görüntüsü/manzarası. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dünyanın en hoş/harika görüntüsü/manzarası. )

- ASIKYÜZLÜLÜK ile/değil ZİHNİ MEŞGUL(/KAFASI DOLU) OLMAK


- ASILMAK ile ASILMAK ile ASILMAK

( Tutunmak, tutunarak çekmek. İLE Birine sarkıntılık etmek. İLE [boyundan asılarak] "Ölüm cezası almak/vermek". )

- ASILMAK ile/ve/||/<>/> YAZILMAK ile/ve/||/<>/> YÜRÜMEK

- ASILSIZ HABER değil/yerine/= GERÇEK DIŞI ÇAV

- ASILSIZ İHBAR değil/yerine/= YALAN BİLDİRİM

- ASİMİLASYON[Fr. < ASSIMILATION] değil/yerine/= ÖZÜMLEMEK | BENZEŞ(TİR)MEK

( Özümleme. | Benzeşme. | Farklı kökenden gelen azınlıkları ya da etnik öbekleri, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme. )

- AŞIN ile/ve/||/<> EŞİN

( Sürtüşmek. İLE/VE/||/<> Sürtünmek. )

- AŞIRI "AKILCILIK" >< YARATICILIK

- AŞIRI ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve/<>/>/< YAĞCI/LIK

- [ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM
ve/||/<>/> KÜSTAHLIK

- AŞIRI HIZ ve/||/<>/> GERÇEKLER

( Aşırı hız yapılan düşünceler, gerçeklere çarparak durur. )

- AŞIRI/ABARTILI KEYFİYET ve/||/<>/> GECİKEN/GECİKMİŞ ADÂLET

- AŞIRI KİBAR/LIK ile/değil AHMAK/LIK

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM