YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- KEYİF değil/yerine/>< GEREKSİNİM

- [ne yazık ki]
(")KEYİF(")
ile/değil "KENDİNE GÖRE OLAN"

- KEYİF ile/değil RIZÂ

- KEYİF ile TEMBELLİK

- KEYİF ile/ve/||/<>/> UYKU

- KEYİF ile/değil/< YAŞAM

( Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. )

- KEYİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< ZEVK

( Gövdesel/bedensel. @@ Zihinsel. )
( Maddi. @@ Manevi. )
( Üç duyudan biriyle [ya da ikisi/üçüyle] ten, organ, kas ve sinirlerin "az ya da çok" uyarımıyla "deneyimlenen".[Dokunma, tatma, koklama][yeme, içme, oturma/uzanma vb.] @@ İki duyudan biriyle deneyimlenen.[Görme ve duyma][Felsefe, bilim, sanat, kitap okuma, düşünme, dinleme, söyleşi/sohbet] )
( Yatarak/yatmaktan, tembelikten, miskinlikten. @@ Hareketle/hareketten. )
( Bir şey yapmadan "yaşadığı"[nı zannettiği/n, "iddia ettiği/n"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Bazı şeyler yaparak, özen ve çaba göstererek, emek ya da ödün vererek elde ettiğimiz. )
( Yaşandığı oranda pişmanlığa götürür. @@ Yaşandığı oranda sevinç/neşe verir. )
( Canlılığa[hayvana/hayvansallığa] özgü.
[Hayvanlarda ve gövdemiz itibarı ile de canlılıkta ortaktır.] [Keyfin simgesi ve doruğu olan eşekte de vardır.] @@ İnsana özgü. [Sadece insandadır, zihindedir.] )
( Geçici. @@ Kalıcı. )
( Araçlı "duyum"/haz. @@ Aracısız algılayış/idrak. )
( Istırap akışı içinde yalnızca bir kesintidir. )
( Utanç verici bir keyfin, keyfi geçer, utancı kalır. )
( Keyifteki ölçü/oran/sayı/mikdar arttıkça eleme/işkenceye dönüşür. )
( Ancak çalıştıktan ya da bir şeyler yaptıktan sonra, kısa süreli ve hak edilen keyfin tadı ve değeri olur. )
( Zevk, susabilmeyi[sükût etmeyi] öğrendikten sonra başlar. )
( Kişi, kendini ya da başkalarını utandırabilecek ucuz keyiflere, ne şimdi, ne de sonra kapılmalıdır. )
( İki ıstırap verici durum arasındaki aralıklardır. )
( Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif ve zevk almayı değerli kılan. )
( İkisi de ıstırabın eseridir. )
( Dayatarak/dayatmacı. Sorumsuzca, kendi kendine, başı başında[Farsça "ser-ser-î"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Özgürce. Sorumluluğunu alarak/üstlenerek. Başı bağlı[Farsça "ser-best"] )

- KEYİK ile KEYLİK/KEYLİG
[<

( Vahşi [geyik]. İLE Vahşi kişi. )

- KHK ile/ve/||/<> TORBA YASA

- KİBARLIK ile/değil/yerine NEZÂKET

( Nasıl "görünmek" "istediğmizle". İLE/DEĞİL/YERİNE Kim olduğumuzla ilgili. )
( Krala gösterilen kibarlık, "zorunluluktandır". İLE/DEĞİL/YERİNE Dilenciye gösterileni nezâket, gerçektir. )

- KİBİR:
HALKTAN "UZAK DURMAK"
değil HAK VE HAKİKATTEN UZAK DURMAK

- KİBİR ile/ve/değil/<> ALAYCILIK

- KİBİR değil/yerine/>< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

( Büyük görünme. / Küçüklüğün ölçüsü. DEĞİL/YERİNE/>< Küçük görünme. / Büyüklüğün ölçüsü. )

- KİBİR ile/ve/<>/değil BAĞIMLILIK

( Kibir, kişinin, sahip olduklarını, "hak etmediği" korkusundan kaynaklanır... )

- KİBİR ile/ve/<> BENCİLLİK

- KİBİR ile/değil ÇEKİNGENLİK

- [ne yazık ki]
KİBİR
ile/ve/<> GİZLİ KİBİR

- KİBİR ile/değil/yerine KİBARLIK

- KİBİR >< KISKANÇLIK/GÜNÜ/HASET

( Sahip olanda. >< Sahip ol(a)mayanda. )

- KİBİR değil/yerine/>< MAHVİYET


- KİBİR ile/değil/yerine MESAFE KOYMA

- KİBİR değil/yerine/>< ONUR/VAKAR[Ar.]

( Kartal, vakarı; yılan, bilgeliği simgeler. )
( Başkalarını aşağılayarak. DEĞİL/YERİNE/>< Başkalarına hizmet ederek. )
( Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik. DEĞİL/YERİNE/>< Ağırbaşlılık. )

- KİBİR ile/değil/yerine ÖZDEĞER

- KİBİR ile/değil/yerine/>< ÖZGÜVEN

( Çoğu kişiden üstün olduğumuzu zannediyorsak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kimseden bir eksiğimizin olmadığını düşünüyorsak. )
( Kendinden emin olmaya alışık olmayana, özgüven, "kibir" gibi gelebilir. )

- KİBİR ile/değil/yerine ÖZSAYGI

- KİBİR = PRIDE[İng.] = ORGUEIL[Fr.] = HOCHMUT[Alm.] = SUPERBIA[Lat.]

- KİBİR >< SAYGI(HÜRMET)

- KİB[İ]R ile UCB

( BÜYÜKLÜK, ULULUK | KENDİNİ BÜYÜK GÖRME, BÜYÜKLÜK TASLAMA )

- KİBİRLİ" ile "KASINTI"

- KIÇ/I BAŞ/I (OYNAMAK, AÇIKTA OLMAK/KALMAK)


- KİÇİMEK ile/ve/||/<> KİÇİNMEK
[<

( Kaşınmak. İLE/VE/||/<> Dayak. | Aşırı eşeysel istek. )

- KIÇINDAN ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN değil/< KIŞRINDAN(KABUĞUNDAN) "ANLAMAK/ANLAYAN/UYDURAN"

- KİFÂYETSİZ MUHTERİS ile/ve/<> HEBENNEKA[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Zeki ve becerikli olmadığı halde, kendini öyle sanan. )

- KİLİTLE(N)ME ile/değil DÜĞÜMLE(N)ME

- KİLO ALDIRAN ile/ve/değil YARAYAN/YARAMAYAN

- KİMİN ELİ ile/ve/||/<>/> KİMİN CEBİNDE?

- KİMSESİZ/LİK (KALMAK) ile/değil/yerine YALNIZ/LIK (OLMAK)

- KİMSEYE GÜVENME! değil KİMSEYE (TAMAMEN) BIRAKMA!

- KİMSEYİ:
(ÇOK/FAZLA) ÖVMEMELİ
ve/||/<> KÜSMEMELİ ve/||/<> YAKINMAMALI ve/||/<> SUÇLAMAMALI

- KİMYÂ' ile ...

( ARZUYU TERK, MEVCÛDA KANÂAT )

- KİN:
"TUTMAK"
ile/değil/yerine/>< TUTMAMAK

( Güçsüz olanlar, kin tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olanlar, kin tutmaz. )

- KİN yerine DİN

( Kin ile Din aynı kalpte olmaz! )

- [ne yazık ki]
!KİN
ile/<> !GILLÜGİŞ/GILLIGIŞ

( ... İLE/<> Gizli kin, gizli ve kötü erek/amaç. )

- KİN ile/ve/||/<> İNTİKAM

- KİN ile/değil/yerine/>< SADÂKAT

- KINAMA ile TENKİD

- KINAMAK ile YARGILAMAK

( Birilerini, sadece, sizden daha farklı yanlış/hata yapıyor diye kınamayınız. )

- KINA(N)MAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> DIŞLA(N)MAK

- KİNÂYE ile/yerine "DOKUNDURMA"

- KİNÂYE-İ BAÎDE ile KİNÂYE-İ HAFÎFE ile KİNÂYE-İ KARÎBE ile KİNÂYE-İ VÂZIHA

( Uzak bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Dokundurmalı söz, şiir. İLE Yakın bir ipucuna dayanan dokundurma/kinâye. İLE Başka bir anlama gelme olasılığı bulunmayan apaçık dokundurma/kinâye. )

- KIRGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KIZGIN/LIK ile/ve/||/<>/> KİN

( Sessizdir. İLE/VE/||/<>/> Gürültülüdür. İLE/VE/||/<>/> Gereksizdir ve yanlıştır. )

- KIRILMAMALI:
DAL
ile/ve/||/<> SEVGİ

( Ağaçtan, meyve bekliyorsak. VE Kişilerden, sevgi bekliyorsak. )

- KIRK AKIL ile/değil/yerine/>< AKIL

( Kararsız, bir konuda belirgin görüş ve karar belirtemeyen kişi. | Her konuda düşüncesi ve sözü olan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )

- 43 YAŞINA KADAR ALKOL:
İÇMEYENİN BEYNİ
ile/ne yazık ki/>< "İÇENİN" "BEYNİ"

( )
( Alkol, yüzeye yakın kan damarları genişleyerek "sıcaklık duyusu" verir fakat gerçek bir durum değildir. Gövde iç sıcaklığını düşürür. )

- KİRLETMEK ile/ve/değil/||/<>/< BOZMAK

- KİR/Lİ/LİK ile/ve/= PASAK/LI/LIK

- KIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÖNÜL ALMAYI (DA) BİLMEK

( Herkesin yapabildiği/yapabileceği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bazılarının yapabildiği/yapabileceği. )

- KIRMIZI IŞIK:
HERKESE YANMALI
ve/fakat/ne yazık ki/>/< BANA YANMASIN

- KIRPMAK ile/ve/||/<> CIMBIZLAMAK

- KİRTÜÇ ile HUYSUZ
[<

( Herkese kin besleyen ve huysuz kişi. İLE ... )

- KISA VADELİ YARAR-UZUN VADELİ ZARAR ile/değil/yerine ÂN'I YAŞAMAK

- KISACA ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< KABACA

- KISALTMA ve/ya da HIZLANDIRMA ile/> GENELLEME ve İNDİRGEME

- KİŞİ:
"HINZIR'IN ÜSTÜNDE HINZIR'LAŞMIŞ"
ile/değil/yerine/>< HIZIR'IN ÜSTÜNDE HIZIR'LAŞMIŞ

- KİŞİ/İNSAN ve/||/<>/< ZAAF

( Kişi, "zaafları"nın toplamı kadardır. )

- KİŞİ ODAKLILIK ile/değil/yerine/>< OLGU(/DURUM/KAVRAM/BAĞLAM) ODAKLILIK

( [GELECEK:] "Kim gelecek? O gelecek." biçiminde algılar/yorumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmiş ya da şimdi değil Şimdi'den sonrası olan zamansal durumu/kavramı düşünmek olarak algılar/yorumlar. )

- [ne yazık ki]
KİŞİDE:
RASTLANTISAL/LIK
ile/ve/||/<> KEYFÎ/LİK

- KİŞİ/İNSAN:
DÜŞKÜN
ile/değil/yerine/>< İÇKİN

( Gövde/haz odaklı/lık. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akıl öncelikll/lik. )

- MERAK":
KİŞİLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN
ile/değil/yerine/< DÜŞÜNCELER/ZİHİNLER ÜZERİNE/ÜZERİNDEN

- KİŞİLERDE:
(")KÖTÜ(")
ile/değil/yerine/>< (")İYİ(")

( [İlkesi]
Sahip olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Olmak.

[Simgesi]
Yılan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Elif. [ | ]

[Sıfatı]
Yalancı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dürüst.

[Hak(k)'a karşı]
Başkaldırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Boyun eğer.

[Haksızlığa karşı]
Boyun eğer. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Başkaldırır.

[Öteki ile ilişkisi]
Sömürür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Öteki" diye biri yoktur.

[Etkisi]
Korku salar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ümidi yayar.

[Duygusal durumu]
Korkak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevecen.

[Görünüşü]
Her kılıfa girebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülümser. :)

[İletişimde]
Yargılar ve suçlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anlar ve eğitir.

[Toplumsal etkisi]
Köleleştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Özgürleştirir.

[İş/hizmet karşısında]
Sorumluluk almaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sorumluluk alır.

[Başarı yolunda]
Sonuç odaklıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Süreç odaklıdır.

[Uygarlığa katkısı]
Aydınlığı karartır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Karanlığı aydınlatır. )

- KİŞİLERİ:
[ne yazık ki]
!"DENEMEK/SINAMAK"
değil/yerine/>< KONUŞMAK

( "Denenilen" şeyin sonucunu "elde ettirir" belki fakat o kişiyi mutlaka ve sonsuza kadar kaybettirir. DEĞİL/YERİNE/>< Kişiyi kaybetmemek/kazanmak için özellikle de yakın olduğumuz kişileri denememek/sınamamak gerekir. Çeşitli oyunlar yaparak, tuzaklar kurarak elde edilen "bilgi/sonuç" geçersizdir. Aslolan ise her koşulda, en olumsuzu söylemek bile olsa konuşmayı yeğlemektir. )

- KİŞİLERİ:
"DENEMEK"
değil/yerine "TARTMAK"

- KİŞİLERİ:
"EZMEK"
ile/değil/yerine "YÜKLENMEK"

- KİŞİLERİ KONUŞMAK ile/değil/yerine KİŞİLERLE KONUŞMAK

- KİŞİLERİ KULLANARAK/SÖMÜREREK ile/değil/yerine/>< KİŞİLER ARACILIĞIYLA

- KİŞİLERİ:
"OLANAK/FIRSAT OLARAK GÖRMEK"
ile/değil/yerine/>< İNSAN/KENDİ OLARAK GÖRMEK

- KİŞİLERİ, YARI YOLDA BIRAKMAK değil/ne yazık ki KİŞİLERİN, ÇIKARLARININ BİTTİĞİ YERDE UZAKLAŞMASI

- KİŞİLERİN, BİZİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMASI ile/ve/değil/<>/< YANLIŞ KİŞİLERE YATIRIM YAPMAMIZ ve/ya da KİŞİLERDEN, FAZLA BEKLENTİDE OLMAK

- KİŞİLERİN:
HATASINDAN/YANLIŞINDAN/SUÇUNDAN/GÜNAHINDAN
ve/fakat TÖVBESİNDEN

( Haberimiz olabilir. VE/FAKAT Haberimiz olmayabilir.
[Dolayısıyla, kimseyi kınamamak gerek!] )

- KİŞİLERİN/İKİ KİŞİNİN:
ÖNÜNDEN/ARASINDAN GEÇMEK
değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK


- KİŞİLERİN, "ROBOTLAŞMASI" değil/yerine/>< ROBOTLARIN, KİŞİLERİ TAKLİT ETMESİ

- KİŞİLERLE MÜCADELE ile/değil/yerine/< KEYFİYETLE MÜCADELE

- KİŞİLEŞTİRME ile KİŞİSELLEŞTİRME

- [ne yazık ki]
KİŞİNİN, ...:
KİŞİLERLE DİDİŞMESİ
ile/değil/yerine/><
DOĞAYLA UĞRAŞMASI

- KİŞİNİN ...:
"KONFOR ALANI"
ile/ve/||/<> "KONTROL ALANI"

- KISIR DÖNGÜ ile/||/<> SARMAL

- KİŞİSEL ÇELİŞİM ile/değil/yerine/>< KİŞİSEL GELİŞİM

- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

- KİŞİSEL) "KABUL" ile/ve/değil/yerine/></< TANIM

- KİŞİSEL/ÖZEL KÖTÜLÜKLER ile/ve/||/<>/> KAMUSAL YARAR/KAZANÇ


- [ne yazık ki]
"KİŞİSELLEŞTİRME"
"YANSITARAK KİŞİSELLEŞTİRME"

- KİŞİSELLEŞTİRMEK/ŞAHSİLEŞTİRMEK ile KİŞİLEŞTİRMEK/ŞAHISLAŞTIRMAK

( Kişiye özel duruma getirmek. | Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. | Birine mal etmek, bağlamak. | Sözü edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak. İLE Bazı durum, süreç, olayları ya da bazı nesne, bitki ya da hayvanların bazı olumlu ya da olumsuz durumlarını/"özelliklerini", birine/birilerine "yakıştırmak/ilişkilendirmek". )

- KİŞİSELLEŞTİRMEK ile KARAKTERLEŞTİRMEK

- KİŞİYE GÖRE RENK DEĞİŞTİRMEK ile/değil/>< KİŞİLİĞİNİN, RENKLİ OLMASI

- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA
ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA

- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK

( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ahlâkı artırır. )

- KİŞİYİ:
FARKLI KILAN
ve/||/<> GÜÇLÜ KILAN ve/||/<> KENDİ KILAN

( Affettiklerimiz. VE/||/<> Sabrettiklerimiz. VE/||/<> Vazgeçtiklerimiz. )

- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK

( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/></< Kişiyi/çocuğu geliştirir. )

- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ
ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ

- KISKAÇ ile KISKANÇ

( Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. | Açılıp kapanan eğreti merdiven. | Böceklerde besinleri parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan örgen. | Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. İLE Kıskanma huyunda olan kişi, günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut. )

- | KISKANÇLIK ile/ve ÇEKEMEMEZLİK | ile/değil/yerine İMRENMEK ile/ve KEREM

( |Benim var, onun olmasın! İLE/VE Benim yok, onun da olmasın!| İLE/DEĞİL/YERİNE Onun var, benim de olsun. İLE/VE Benim var, onun da olsun. )

- KISKANÇLIK:
HALK ARASINDA
ile SINIRLI/BELİRLİ BİR ÇEVREDE (/[eskiden] SARAYDA)

( İğne ucu gibidir. İLE Hançer ucu gibidir. )

- KISKANÇLIK ile/ve BEĞENMEME

- KISKANÇLIK ile ÇEKEMEMEZLİK

- KISKANÇLIK ile/değil/yerine GIPTA

( İlgili olanağın o kişinin elinden çıkmasını istemek. [ve gerçekleşmesi için anlamsız sorunlar çıkarmaya çabalamak.] İLE/DEĞİL/YERİNE
Kendi elinde de bulunmasını istemek [ve gereklerini yerine getirmeye çabalamak.] )
( Kişi, başkalarını kıskanarak, pek çok şanssızlığı üzerine çeker. )

- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< GÜVENSİZ/LİK

- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZ/LUK

- KISKANÇLIK ile/ve/değil İĞRENME

- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]

- KISKANÇLIK ile/ve/<> KİN


- KISKANÇLIK ile/ve/değil TAKDİR ETMEMEK

- KISKANMAK ile/değil "KUDURMAK"

- KIŞKIR(T)MAK ile/ve/||/<> KAYNA(T)MAK ile/ve/||/<> KABAR(T)MAK

- KIŞKIRTMA ile/ve/> FIŞKIRTMA

- KIŞKIRTMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "GIDIKLAMA"

- KIŞKIRTMA ile/ve/</değil/yerine TETİKLEME

- KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<>/> SÜRMEK

- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<>/> ABARTI

- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<> ÇARPITMA

- KITAL[Ar. < KİTAL] değil/yerine/= SAVAŞ

( Vuruşma, birbirini öldürme. | Savaş. )

- KİTAP OKUMAK ile/||/<> "DENİZ SUYU İÇMEK"

( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )

- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR

( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )

- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK

- KİTAPSIZLIK ile/değil/yerine "HESAPSIZLIK"

- KİTAPTA:
YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK
değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK

- KIYAS ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> HAKARET

( Kimseye ve de özellikle çocuklara, ne kıyas, ne de hakaret edilir! )

- KIYAS ile/yerine KARŞILAŞTIRMA

( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE
Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek).
Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )
( Nispet. İLE/YERİNE Oran. )

- KIYAS ile/değil YANLIŞ KIYAS

( ... İLE Bilgisizin/cahilin yaptığı. )

- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE

( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )

- KIYASLAMA HATALARI:
GENELLEŞTİRME
ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME


- KIYASLAMA ile "TOKUŞTURMA"

- KIYASLAMA ile/ve/||/<>/> YARGILAMA ile/ve/||/<>/> SUÇLAMA ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAMA

- KIYAS/LAMAK ile/ve/değil/<> KISKANÇLIK

- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI

( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )

- KIYIM ile KIYIM ile KIYIM

( Kıyma işi. İLE Kıyılma biçimi. İLE Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma. )

- [ne yazık ki]
!KIYIM
ile/ve/||/<> !"YIKIM"

- KIYIN ile KIYINTI

( Güçlü birinin, yasaya ya da vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, zulüm. İLE/ Açlık nedeniyle midede duyulan eziklik. | Herhangi bir nedenle gövdede duyulan kırıklık. | İnce ince doğranmış küçük parça. )

- KIYIYOR/UM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KINIYOR/UM

- KIYL Ü KÂL/KİL Ü KAL ile ...

( Dedikodu, kuru lâf. [GÜFT Ü GÛ] )

- KIZDIRMAK İÇİN değil TERBİYESİZLİK/DENSİZLİK


- KIZGINLIK ile/değil AŞAĞILAMA

- KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )

- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK

- KIZMAK ile HOMURDANMAK

- KIZMAK ile/ve KINAMAK

- KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK

- KIZSA ile KIZSA ile KISSA[Ar.]

( O, kızar/öfkelenir ise. İLE Erkek değil ise. İLE Ders çıkarılması gereken anlatı, olay. )

- KOFALMAK ile/ve/||/<>/> KOFALAK

( Gururlanmak, övünmek. | Şişmek, genişlemek. | Azalmak. İLE/VE/||/<>/> Gururlu, çalımlı. | İçi boş, kof[: kuruyarak ya da çürüyerek içi boşalmış olan]. )

- KÖFTEHOR[Fars. < KUFTE HAR] değil/yerine/= ÇENESİ DÜŞÜK | ŞARLATAN | ÇAPKIN

- KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]


- KÖKTENCİLİK ile/ve/||/<> REÇETECİLİK

- KOLAJ ile/değil KAKOFONİ

- KOLAY DEĞİL fakat (DAHA FAZLA) ZORLAŞTIRMA(YABİLİRSİN)!

- KOLAY OLDUĞUNDAN YAPMAMAK
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
(YETERİNCE)
(B)İLGİLENMEDİĞİNDEN/ANLAMADIĞINDAN YAPMAMAK/ERTELEMEK

- KOLAY OLMAYAN:
UYUYANI UYANDIRMAK
değil UYUMA TAKLİDİ YAPANI UYANDIRMAK

- KOLAY ile/>< DEĞER

( Kolay, değerin düşmanıdır. )

- KOLAYCILIK ile/ve/||/<> KAÇIŞ

- KOLAYCILIK ile/ve/değil/<> TESLİMİYET

- KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ

- KÖLE ile SERF[Lat.]

( ... İLE Derebeylik toplum düzeninde, toprakla birlikte alınıp satılan köle. )

- KÖLELEŞTİRENLER:
"SEVİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"
ve/||/<>/> "BEĞENİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ" ve/||/<>/> "TAKDİR EDİLME İSTEĞİ/BEKLENTİSİ"

- [ne yazık ki]
KÖLELİK
ile/ve/||/<>/> BORÇ KÖLELİĞİ

- KOMİK ile/ve/değil "İNANILMAZ"

- KOMİK ile/ve/değil/||/<>/> SAÇMA

- KOMİK ile/ve/değil/||/<>/> YAZIK

- KOMİSYON ile !RÜŞVET

- KOMPLO KURAMI ile/değil/yerine TEORİ/KURAM

( [düşük/yüksek olasılıklı] Akıl hastalığı içinde. İLE/DEĞİL/YERİNE Akıl[felsefe/bilim/sanat] ile. )

- KOMPLO/TERTİP[Ar.] değil/yerine/= KURMACA

- KONFOR ALANI ile/değil/ne yazık ki "KAYGI/KORKU" ALANI

- KONFOR "ZİNCİRİNİ":
"KORUMAK/SÜRDÜRMEK"
ile KIRMAK


- KONFOR[İng. < COMFORT] değil/yerine/= GÖNENCE

- KONMAK ile ÇÖKMEK

- KONULARI/SORUNLARI/DURUMLARI:
UZATMAYALIM!
ile/ve/||/<> UZLAŞALIM! ile/ve/||/<> UNUTALIM!

- [ne yazık ki]
KONU(ŞULAN)LARI:
"SULANDIRMA"
ile/ve/||/<>/< "ÇOK BİLMİŞLİK"

- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ
ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA

- Konuşacağız da ne olacak? demeden KONUŞ!!!

- KONUŞMAK:
DİK
ile/ve/||/<> TERS

- KONUŞMAK İÇİN SIRA/ZAMAN BEKLEMEK değil/yerine/>< ÖTEKİNİ DİNLEMEK

- KONUŞMAK ile GEVEZELİK

- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK


- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK

( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM

- KONUŞUNCA/KONUŞTUKÇA ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< SUSUNCA/SUSTUKÇA/SUSABİLDİKÇE

( Köle/yiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/</>< Sultan/ız. )

- KONUYU:
DAĞITMAK/"DAĞITTIM"
ile/ve/değil/||/<>/< DALLANDIRMAK/DALLANDIRDIM

- KONUYU:
"HAFİFLETMEK"
ile "SULANDIRMAK"

- KONUYU:
"SULANDIRMAK"
ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"

- KOPARMAK ile/ve/değil/||/<>/< YOLMAK

- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN
ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN

- KOPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAKLAŞMAK


- KOPUK ile AYRI/K

- KOPUK/LUK ile KAYITSIZ/LIK

- KÖPÜRME ile/ve/||/<> YÜKSELME

- KÖR GÖZE PARMAK ile/ve/||/<> AVA GİDERKEN AVLANMAK ile/ve/||/<> CİN OLMADAN, ADAM ÇARPMAK ile/ve/||/<> DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, ELDEKİ BULGURDAN OLMAK

- KALMA!:
KÖR
ve/||/<> SAĞIR ve/||/<> DİLSİZ

( Geçmiş(in)e. VE/||/<> Şimdi'(n/y)e. VE/||/<> Geleceğ(in)e. )

- [ne yazık ki]
KÖR ŞİDDET
ile NEDENSİZ ŞİDDET

- KORKAĞIN "KILICI" ile/değil/yerine/>< CESURUN BAKIŞI

- KORKAK ile/ve/<> KAYPAK

- KORKAK/LIK ile/ve/değil/yerine AKIL/LI/LIK

( Bir şeyin, haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. )

- KORKAK/LIK ile/ve/||/<>/> NUMARACI/LIK


- KORKMAK ile/ve "NE DER/LER?" [DÜŞÜNCESİ]

- KORKMAK ile/değil SAVUNMAYA GEÇMEK

- [ne yazık ki]
KORKMAZ
ile/ve/||/<> UTANMAZ

( Allah'tan. İLE/VE/||/<> Kuldan. )

- KORKU + BİLGİSİZLİK = NEFRET

- KORKU ||/ve/yerine/|| CEHALET ||/ve/yerine/|| BİLGİ ||/ve/yerine/|| CESÂRET

( Korku, bilgisizlikten de, çok bilgiden de olur. )
( CESARET: Köprüyü geçmeyi göze alabilmek. )

- KORKU[PHOBOS] ile/ve/<> DEHŞET[DEIMOS]

( Mars'ın uydularının ve ["savaş tanrısı"] Ares'in aracını çeken atların adı. )
( 1877 - ASAPH HALL )

- KORKU > DEHŞET > NEFRET/(><)HAYRANLIK

- KORKU ile İKİRCİK

- KORKU ile/ve/> KAÇMAK

- KORKU ile/ve/||/<>/> ÖFKE


- KORKU ile/ve/ya da/<> UKALALIK

- KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]

- KORKULACAK OLAN:
BİZİMLE AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYANLAR
ile/değil/yerine AYNI DÜŞÜNCEDE OLMAYIP BUNU SÖYLEME CESÂRETİNDE OLMAYANLAR

- KORKULACAK OLAN:
KİŞİNİN KAZANDIĞI PARA
değil "PARANIN KAZANDIĞI KİŞİ"

- KORKULMASI GEREKEN:
HATA YAPMAK
ile/değil/> AYNI HATALARI TEKRAR (TEKRAR) YAPMAK

( Korkmayalım! İLE/> Korkalım! )

- KORKUTAN ile/ve/||/<> KORKAN

( Korkutanlarla ile korkanlar arasında sessiz bir suç ortaklığı vardır. )

- KORKUYA DAYALI "SAYGI" ile/değil/yerine SAYGI

- [ne yazık ki]
"KORKUYU, ÖFKE İLE YATIŞTIRMAK"
ile/ve/||/<> "ÖFKEYİ, KORKU İLE YATIŞTIRMAK"

- KÖRLER ÇARŞISINDA ve/||/<> SAĞIRLAR ÇARŞISINDA

( Ayna satma! VE/||/<> Gazel atma! )

- KÖRLÜK:
ZİHİNSEL
ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL

( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<>
Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )

- KÖR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< DİKKATSİZ/LİK / ÖZENSİZ/LİK

- KORNA/ZİL değil/yerine FREN / BEKLEMEK!

( Motorlu araç sürücülerinin, özellikle sokak aralarında ve tüm yollarda, yayalara/bisikletlilere/motosikletlilere korna çalmasının; bisikletlilerin de yayalara, özellikle de yayaların arasındayken zil çalmasının bir anlamı/farkı olmadığını/olmayacağını sürekli anımsaması gerekmektedir.

Herhangi bir araç kullananların, yayalara ve büyük araçların, kendinden daha küçük araca öncelik verme zorunluluğunu anlaması/anımsaması gerekmektedir. )

- KORNA değil/yerine IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL

( Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalılardır!] )
( İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!] )
( Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!] )
( Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır! )