YAPMAYABİLECEKLERİM(İZ)(/YAPMAYALIM!) (/DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR])

- TOKAT ile Tokat ile !TOKAT

( ... İLE Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İLE İnsana el içi ile vuruş. )

- TOKAT ile/ve YUMRUK

( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

- TOKAT ile YUMRUK

- TOKATLAMAK ile SÖĞÜŞLEMEK

- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK

- TOMBUL ile TOMBALAK

( Yuvarlak. | Şişman, etine dolgun. İLE Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca. )

- TONGA[argo] değil/yerine/= HİLE, DÜZEN, TUZAK

- [ne yazık ki]
DIŞLA(N)MA:
TOPLUMSAL
ile BİREYSEL

- TOPLUMSAL DIŞLA(N)MA ile/ve/||/<> KÜLTÜREL DIŞLA(N)MA

- TOPLUMSALLAŞMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜLEŞME


- TOPTAN" ile/ve "KÖKTEN"

- TOPU TAÇA ATMAK ile/ve/||/<> MİNDER DIŞINA KAÇMAK

- TRAFİKTE:
HIZ DÜŞÜRMEK
ve/||/<>/< SEVDİKLERİMİZİ DÜŞÜNMEK

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER
ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER
ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR
ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER
ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!]
ile/ve/<
ARABA/LAR
ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK
değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK"
ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK

- TRİP ATMAMALI/YAPMAMALI!

- TRUMP ile/değil OBAMA / BUSH / CLINTON

(

İLE/DEĞİL



/



/

)

- TÜKENME:
"YENİLİNCE"
değil "PES EDİNCE"

- TÜKETİM ile İSRAF

( İSTİHLAK: Tüketim, yoğaltım. )

- TÜKETMEK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")İÇİNİ BOŞALTMAK(")

- TÜMDENGELİM ile BAĞNAZLIK

- TÜMEVARIM ile/değil/ne yazık ki GENELLEME

- TÜMÜYLE HAZ >< TÜMÜYLE "KÂR"/ÇIKAR

( Tümüyle haz, "kâr"dan/çıkardan vazgeçmeyi; tümüyle "kâr"/çıkar, hazdan vazgeçmeyi gerektirir. Dolayısıyla, hem haz, hem de yarar, ne haz, ne de "kâr"; dengelisi olarak da, biraz haz, biraz da "kâr" üzerinden düşünülebilir, hareket edilebilir fakat [0-1 biçiminde "ya / ya da" ile] biri birine, yeğlenemez ve/ya da üzerine inşâ olunamaz/olunmamalıdır! )

- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR

- DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİ:
TÜRKİYE'DE
ile/>< DÜNYADA

( [ne yazık ki]
"Bakırköy akıl hastahanesinde". İLE/>< Üniversitelerde. )

- TUT fakat TAPMA!

- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK

- TUTKAL["TUT KAL"] ile/değil/yerine/||/<>/< TUTKU

- TUTKU ile/ve/değil/yerine/>< FERÂGAT


- TUTMA ile/ve/değil/||/<>/< TIKANMA

- TUTMAMAK ile/ve/değil KISKANMAK

- TUTTURMADA:
ÜZÜNTÜ
ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- TUTTURMAK ile DİRETMEK/DAYATMAK

- [ne yazık ki]
TUTUCU
ile GERİCİ

- TUTUCU ile TUTUCU ile TUTUCU/İTİCİ[Fr. TENEUR] ile TUTUCU

( Süregiden toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kişi. İLE Tutumlu. İLE Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. [Eskiden "itici" denilirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bugün, bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.] İLE Ateş maşası. )

- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI
değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- TUTUMLULUK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK

- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]

- TUVALET:
OTURARAK
değil/yerine ÇÖMELEREK

( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )

- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK

- [ne yazık ki]
!TUZAK
ile/ve/||/<> !KUNDAK

- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI

- ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE:
DUYGUSUZLUK
ile/ve/<> ETKİSİZLİK ile/ve/<> AKILSIZLIK

( "Akıllı" kişilerde. İLE/VE/<> "Duygulu" kişilerde. İLE/VE/<> Etkili kişilerde. )

- ÜÇ ...:
CAN
ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN

( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...

Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...

Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...

Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...

Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...

Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...

Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...

Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...

Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...

)

- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE

- ÜÇKÂĞITÇI ile/ve/||/<>/> HAİN

- ÜÇKÂĞITÇI ile İÇTEN PAZARLIKÇI/ÇIKARCI

- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK

- Üçkâğıt yerine DİNLE!!!


- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK

- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK

( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )

- UCB/UCUB/KİBİR[Ar.] değil/yerine/= "KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME"

- UCUZ İŞ ile/değil/yerine/>< İYİ İŞ

( İyi değildir. İLE/>< Ucuz değildir. )

- UCUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UCUZLAŞTIRILMIŞ

- UCUZLAŞMA ile/değil/yerine/>< BASİTLEŞME

( Yıkım vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam vardır. )

- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN

( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )

- UĞRAŞMAK ile TAKILMAK

- UKALALIK YAPMAMALI!

- UKALÂLIK ile "AHKÂM KESMEK"


- UKALÂLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> HAKARET

- UKALÂ/LIK ile KÜSTAH/LIK

- UKALÂ/LIK ile MEGALOMAN/LIK

- UKALÂLIK ile/değil "ÖNEMSEME"

- UKALÂ/LIK ile/ve SAYGISIZ/LIK

- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI

- UMARSIZ/LIK ile UMURSAMAZ/LIK

( Çözümsüz, çaresiz. İLE Kayıtsız. )

- ÜMİT ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ALDANMA

- ÜMİT ile/değil ÇIKARCILIK

- ÜMİT ile/değil SALAKLIK


- ÜMİTSİZLİK değil/yerine/>< SEVGİ

- ÜMİTSİZLİK =/ve/||/<>/> | YENİLGİ ve ÖLÜM |

- UMURSAMAMA ile/ve/||/<> KAYITSIZLIK

- UNUTAMAMAK ile "UMURSAMAMAK"

( Akıl sayrılığında. İLE "Akıllı/bilgili/donanımlı" olanlarda. )

- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK

( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )

- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK

- UNUTUL/UR / UNUTURUZ / UNUTURUM / UNUTURSUN değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN

- USDIŞI = GAYR-İ AKLÎ = IRRATIONAL[İng., Alm.] = IRRATIONNEL[Fr.]

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK

- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK

( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )

- ÜŞENME ile/ve/||/<> "GÖZÜNDE BÜYÜLTME"

- ÜŞENMEK ile YÜKSÜNMEK

( ... İLE Bir şeyi, kendine yük saymak, bir şeyi kendine yük olarak kabul etmek. | Üşenmek, tembellik etmek. )

- ÜSTENCİL ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRUDAN

- ÜSTENCİLİK ile/ve/||/<> KUYRUĞU DİK TUTMAK

- ÜSTÜN ve/||/=/<> İNSANI/KİŞİLERİ SEVEN

( En "üstün" kişi/ler, kişileri/insanı seven(ler)dir. )

- ÜSTÜNE GİDERLER ile/değil ÜSTÜNE GELİRLER

- ÜSTÜNE TUZ BİBER EKMEK ile/ve YANGINA KÖRÜKLE GİTMEK

- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve SORGULAMADAN

- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve/değil/||/<> YÜZEYSEL

- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK


- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK

( )

- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK

- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK

- ÜSTÜNLÜK değil/>< SEÇİLMİŞ/LİK

- ÜSTÜNÜ ÖRTMEK ile GÖZARDI ETMEK

- USÛLSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK/GADR[Ar.]

- UTANÇ VERİCİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK DÜŞÜRÜCÜ

- UTANMAZ-ARLANMAZ

- UTANMAZ ile NARSİSİST

( Her utanmaz, narsisist değildir/olmayabilir fakat her narsisist, utanmazdır. )

- ÜVEYE EDERSEK ve/||/<> GELİNE EDERSEK

( [kendi] Çocuğumuzda buluruz! VE/||/<> Kızımızda buluruz. )

- UYANIK/LIK ile "UYANIK/LIK"

- [ne yazık ki]
(")UYARI("):
(")AŞIRI(")
ile/ve/||/<> (")YETERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YERSİZ(") ile/ve/||/<> (")YANLIŞ(")

- UYDUM AKILLI ile/ve YARIM AKILLI

- UYDURMA ile/||/<> ABARTI

- UYDURMAK ile/değil/yerine DUYURMAK

- UYDURMAK ile "KAFADAN ATMAK"

- UYDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUŞTURMAK

- UYDURMAK ile/değil/yerine UYARLAMAK

- UYGULANMALI!:
[ne] YER
ne de GEÇİT VERMELİ

( Adâletsizliğe ve hukuksuzluğa...
Görüntü ve reklâm kirliliğine, "yerel yönetimlerin", "yöneticilerin" keyfiyetine ve adâletsizliğine...
Gürültü/uğultu kirliliğine ve korna/zil çalanlara...
Işık kirliliğine...
Sigara ve tüm ürünleriyle çevreyi ve toplumu rahatsız eden nesnelere ve içen davranış/tutum ve kişilere...
Dilde, yazım hatalarına ve yazım kurallarına uymayanlara...
Beslenmede, abur-cubura, "et" ve "hayvansal ürünlere"...
Her türlü saygısızlık ve keyfiyete...


Ne yer, ne de geçit vermek üzere, haklarımızı sürekli bilmeli ve anımsamalı, hakkı/mızın biz almadıkça verilmeyeceğinin bilinciyle gereken her türlü eylem, tavır, tutum, duruş ve davranış içinde olmamız gerektiğini uygulayarak göstermek, paylaşmak, aktarmak, eğitmek, dayanışmak, işbölümü ve işbirliği içinde olmak durumunda ve zorundayızdır. )

- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK

( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )

- UYKU AÇMADA:
"KAHVE"
değil/yerine/>< ELMA

- UYKU/UYUMA "YÖNELİMİ/İSTEĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< SOĞUKTA DONMAK

- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK

( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )

- UYUMSUZ/LUK ile/ve/değil/||/<>/>/< SUSKUN/LUK

- UYUŞMAK ile/değil/yerine/>< YETİŞMEK

- UYUŞTURMAK ile/ve/değil OYALAMAK

- UYUŞTURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< UYARICI VE UYANDIRICI

- UYUŞUK/TEMBEL[Fars. < TENBEL] ile/ve/=/||/<> HIMBIL

- UYUŞUK/LUK ile/ve/||/<> SERSEM/LİK

- UYUŞUK/LUK ile UYKULU/LUK


- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN
<>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN
<>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"

- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR"
ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR

- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!

( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )

- UZAKLAŞMAK ile/değil/yerine/>< UZLAŞMAK

- UZAKLAŞMAK ile YABANCILAŞMAK

- SORUNLAR:
UZAKLAŞTIRAN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< YAKINLAŞTIRAN

- ÜZEN ...
YALAN SÖYLEMESİ
ile/ve/değil/> ONA, DAHA SONRASINDA İNANAMAYACAK OLMAK

( Yalan söyleyerek dünyanın öteki ucuna ulaşırsın fakat dönemezsin. )

- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ

( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )
( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )

- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)

- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK


- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU

( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )

- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK

( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )

- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"

- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ

( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )

- ÜZÜNTÜ ve SIKINTI ve KAYGI/ENDİŞE

( Geçmişe ait. VE Şimdide. VE Gelecek için. )

- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET

- VAHŞİ ile/ve/değil/||/<> İLKEL

- VAÎD ile VAHÎD

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. @@ Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. )

- VANDAL/LIK ile !BARATARYA

( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kişi ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdiği zarar. )

- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK


- VARSAYMAK ile/ve/<>/değil/yerine ZANNETMEK

- VARSILLIK/ZENGİNLİK(") ile/ve/değil/||/<>/> VARLIK/SERVET

( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Fısıldar. )

- [ne yazık ki]
VATANDAŞIN "ÇIKARLARI/(HAKLARI)"
ile/değil/yerine/>< KİŞİ(İNSAN) HAKLARI

- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!

( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )

- VAZGEÇİL(E)MEZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARAFTARLIK

- Vazgeçme! DİNLE!!!

- VAZGEÇMEK ile/ve/||/<> GAMBİT[İt. < GAMBETTO: Çelme takma, ayağa takma. < GAMBA: Bacak.]

( ... İLE/VE/||/<> Satrançta, oyuncunun, açılışta ya da süreçte, amaçlı olarak piyon ya da bir ya da birkaç taşından vazgeçmesi. )
(

Satrançtaki Gambit Açılışları

"Gambit" sözcüğü Türkçe'de çoğunlukla gambit olarak bırakılır; teknik bağlamda Açılış fedâsı da kullanılabilir.

İngilizce Türkçe Açıklama
Queen's Gambit Vezir Gambiti (Vezir Açılış Fedâsı) Beyaz, d4 ardından c4 sürerek c piyonunu fedâ edip merkezde üstünlük kurmayı hedefler.
King's Gambit Şah Gambiti (Şah Açılış Fedâsı) Beyaz, e4'ten sonra f4 oynayıp f piyonunu fedâ ederek hızlı gelişim ve saldırı arar.
Evans Gambit Evans Gambiti İtalyan Açılışı içinde b4 piyon fedâsıyla hızlı taş gelişimi amaçlanır.
Danish Gambit Danimarka Gambiti Beyaz, birkaç piyonu fedâ ederek çok hızlı gelişim ve açık hatlar elde etmeye çalışır.
Benko Gambit (Volga Gambit) Benko Gambiti (Volga Gambiti) Siyah, vezir kanadında piyon fedâ eder; uzun vadede açık hatlar ve kaleler için baskı fırsatları doğar.
Smith-Morra Gambit Smith-Morra Gambiti Sicilya Savunması’na karşı beyaz c3 piyonunu fedâ eder; gelişim temposu kazanmak ister.
Scotch Gambit İskoç Gambiti İskoç Açılışı içinde piyon fedâsına dayalı keskin bir varyanttır.
Latvian Gambit Letonya Gambiti Siyah, e5 sonrası f5 sürerek agresif ama riskli bir fedâ yapar.
Özel adlı açılışlarda [Evans, Benko, Smith-Morra gibi] adlar genellikle çevrilmez; “gambit” bölümü, Türkçe'ye bazen “Açılış fedâsı” olarak aktarılır. )

- VAZGEÇMEK ile YEĞLEME/TERCİH

- VAZGEÇMEYELİM ve ERTELEMEYELİM ve
ÜŞENMEYELİM

- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< YAZIK[Tr.]/GÜNAH[Fars.]

( Şiddet, ağırlık, azap. Günah doğuracak ve kişiyi ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk. | Günah. @@ Dinî bakımdan suç sayılan iş ya da davranış/eylem. | Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış. )

- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" |
değil/yerine/>< 6 İLKE

( )

- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]

- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM

( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )

- VEHİM ile/ve/||/<> SAFSATA

- VEHİM ile/ve/||/<> TELÂŞ

- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME

( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )

- VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA

( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )

- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...

- [ne yazık ki]
VERGİ KAÇIRMAK
değil/yerine VERGİDEN KAÇINMAK

- VERİP VERİŞTİRME


- VESVESE ile "KUR(MAK)"

- VESVESE[Ar.] ile VEHM[Ar.]

( Çoğunlukla gereksiz, sürekli tekrarlayan, kişiyi huzursuz eden "düşünceler".[Çoğu zaman kişilerce "dini ya da ahlâkî kaygılarla ilişkilendirilir" ve kişinin huzurunu bozan, kişiyi kuruntuya düşüren bir etkisi ve işlevi vardır.] İLE Gerçekte var olmayan ya da olasılığı çok düşük olan bir durumu gerçekmiş gibi sanmak, kuruntu yapmak anlamına gelir. )

- VESVESE[Ar.] ile/ve/||/<>/> VELVELE[Ar.]

( Kuruntu. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz telâş, gürültü ve heyecan. )

- VİCDANSIZ/LIK değil/yerine/>< YÜREKLİ/LİK

- VİTRİNLERE/TEZGAHLARA UZUN UZUN BAKMAK ile/yerine GEREKENE, GEREKTİĞİ KADAR BAKMAK

- VOYVO[İsp.] değil/yerine/= SATAŞMA

( Alay ederek sataşmak için söylenir. )

- VURDUMDUYMAZ/LIK ile/değil/yerine NEŞELİ/LİK

- VURDURMA ile VUR! DURMA!

- [ya] YENİLECEĞİZ değil/yerine/ya da/>< YENİLENECEĞİZ

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ


- YABANCI ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLİNMEYEN/TANINMAYAN

- YABANCI ile/ve YIRTICI ile/ve VAHŞİ

( PHALANG/GUAVA[Tayca] ile/ve ... )

- YABANCILAŞMA ile/ve/||/<>/> YADSIMA

- YABANCILAŞ(TIR)MAK ile/ve/<> ÖTEKİLEŞ(TİR)MEK

- YÂD ETME! ile/ve/||/<>/> FERYÂD ETME!

( Geçmişi. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe.
Geçmişi yâd etme, geleceğe feryâd etme! )

- YADIRGAMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> "YARGILAMAK"

- YADSIMAK ile YADIRGAMAK

- YAKA-PAÇA (ATMAK)

- YAKARMAK ile YAKINMAK

( Israrla istemek, yalvarmak. İLE Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. )

- YAKICI ile YIKICI


- YAKINDIĞIMIZ" ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< (")YAKINIMIZ(")

- YAKINMA ile/ve/değil/||/<>/> DÜŞ KIRIKLIĞI

- YAKIP YIKMAK

- YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN

- YAKIŞTIRMAK" ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> KARALAMAK

- YALAKACI değil YALAKA

- [ne yazık ki]
YALAKA/LIK/DALKAVUK/LUK
ile/ve/<> YARDAKÇI/LIK

( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

- YALAKA/LIK ile/değil/yerine/>< SAYGI/LI

- YALAN:
SAFSATA
ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER

( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK
ile/ve/||/<> GERÇEĞİ ÇARPITMAK


- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK

( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )
( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK
ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK

- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK

( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )

- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN
ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN

( İkna etmeye çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sadece anlatır. )
( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmaz. )

- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP/DÜRÜST OLUP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)

- YALAN-YANLIŞ

- YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA

- YALAN ile/ve/değil/||/<> ESKİ

- YALAN ile HAKARET

- [ne yazık ki]
YALAN
ile/ve/||/<> KAŞKARİKO[argo]

( ... İLE/VE/||/<> Oyun, dolap, düzen. | Yalan. )

- YALAN ile/ve/değil/||/<>/>/< KAYGI

- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN

( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )

- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI

( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )

- YALAN ile/değil/yerine MASAL

( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )

- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ

( )

- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN

- YALAN ile/ve/||/<>/> UTAN(DIR/IL)MAK

- YALAN ile/ve/||/<>/> YAVAN

- YALAN/CI ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/CI

- YALANCI ile/değil YANILICI


- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ

( ... İLE Kendi söylediği yalana inanma sayrılığı. )

- YALAN-DOLAN

- [ne yazık ki]
YALANLARLA OYALANMAK
ile/değil/yerine/>< GERÇEKLERLE "YARALANMAK"

- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA

( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )

- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP
YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)

( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )

- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA

- YALNIZLIK ve/< KUŞKU

- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<>/< MUTSUZ/LUK | ile/ve/||/<>/< DOYUMSUZ/LUK

- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)

( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı:
"Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )

- YALVARMAK ile/ve YAKARMAK


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK

- YAMUK YUMUK (İŞLER YAPMAK)

- YANAR DÖNER

- YANAŞMAK ile YILIŞMAK ile SIRNAŞMAK

- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)

- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI

- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU
ile/ve/||/<> AZI

( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )
( )

- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)

- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YANILABİLİR/LİK

- YANILTICI/LIK ile/ve/||/<>/> YETERSİZ/LİK


- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"

- YANKI ile/ve/||/<> KIŞKIRTMA

- YANLI ile/ve/||/<> YANILGILI

- YANLILIK" ile/ve/değil/||/<>/< YANILSAMA

- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK

- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK

( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )

- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM

- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"

- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN
ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN