Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.733 başlık/FaRk ile birlikte,
33.733 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(60/136)
- İNOVATİF/INNOVATIVE[İng.] değil/yerine/= YENİLİKÇİ
- INOSITOL[Fr.] / INSITOL, MUSKELZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNOZİTOL
- INPUT[İng.] değil/yerine/= GİRDİ
- INR/INTERNATIONAL NORMALIZED RATIO[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI NORMALLEŞTİRİLMİŞ ORAN
- İNŞAAT:
"KABA" ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEN
- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ değil YÜKSEK İNŞAAT MÜHENDİSİ
(
)
- İNSAF/LI değil/yerine/= DUYUŞ/LU
- İNSAN ADINI:
"... DİYE" ile/değil "... OLARAK" (KAYDETMEK/BELİRTMEK vs.)
- İNSAN ANLIĞI/ZEKÂSI ile/değil/||/<>/> KİŞİNİN ANLIĞI/ZEKÂSI (ya da ANLIK/ZEKÂ)
- İNSAN-DOĞA İLİŞKİSİ ile/ve/değil BİREY-BİREY İLİŞKİSİ
( Anlam bulamaz. İLE/VE/DEĞİL Anlam bulur. )
- İNSAN DOĞMAK değil İNSAN OLMAK
( İnsan olarak doğulmaz, ancak insan olunur! )
- İNSAN:
"EN ŞEREFLİ" VAR OLAN değil TEK, ŞEREFLİ/ONURLU VAR OLAN
- İNSAN:
"ET/KEMİK" ile/ve/değil/||/<>/< ALGI
- BİREYSEL BAŞVURUDA:
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ(AİHM)
ile/ve/değil/önce/||/<>/<
ANAYASA MAHKEMESİ(AYM)
( )
- İNSAN HAYATI" değil KİŞİNİN YAŞAMI/HAYATI
- İNSAN:
İRÂDE SAHİBİ ile/ve/değil/||/<>/< (TEK) İHTİYÂR SAHİBİ
- İNSAN/KİŞİ:
OLGUN ile/ve/değil/<> ONURLU
- İNSAN:
KONUŞAN ile/ve/değil/||/<>/< KONUŞULAN
- İNSAN:
NEDENBİLİMSEL değil EREKBİLİMSEL
- İNSAN OLANLARIN DÜŞÜNEBİLİYOR OLMASI ile/değil DÜŞÜNEBİLEN HERKESİN, İNSAN OLMASI
- İNSAN:
SOĞUKTA ile/ve/değil/>< (")KARANLIKTA(")
( Yaşayamaz. İLE/DEĞİL/>< [Ancak/sadece, biyolojik (yığın) olarak] "Yaşar". )
- İNSAN YAPITI ile/değil/yerine/< DOĞA VAROLANI
- İNSAN YAŞAMI değil/yerine YAŞAM
( Hayvanların yaşamı değil yaşam süresi olur. )
( Nesnelerin, varoluş süresi olur. )
- İNSAN:
"YOK" VAROLAN ile/ve/=/değil "YOK OLAMAZ" VAROLAN
- İNSAN, ZAMANDA değil ZAMAN, İNSANDA
( ... DEĞİL Sürekliliğiyle. )
- İNSAN ile/ve/değil EŞİK
- İNSANDAN/KİŞİ(LER)DEN:
"KONUŞMAK" değil SÖZ ETMEK/BAHSETMEK
- İNSANI İNSAN YAPAN" değil KİŞİYİ, İNSAN YAPAN ...DIR
- İNSANÎ KONULAR/DURUMLAR/OLAYLAR:
AŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAŞILMASI GEREKEN
- İNSÂNÎ ile/ve/değil/<> İTİBÂRÎ
- İNSANÎ değil/yerine/= KİŞİCİL
- İNSANIM, UNUTABİLİRİM" değil ANLIK/ZİHİN BU! UNUTULABİLİR/BOŞLANABİLİR
- İNSANIN ÇÖPÜ ile/değil/yerine DOĞANIN DÜZENİ
- İNSANIN "DOĞASI" değil (BİR/ÇOK) NİTELİĞİ, DOĞASI KILMAK
( Kişi, belirli bir doğa ile doğmaz. Bir niteliği, doğası durumuna getirebilir.[TETABBU] )
- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANIN YAPISI(ya da GÖVDE/BEDEN/BİREYİN GÖVDESİ/DOĞA)
- İNSANIN "DOĞASI" değil İNSANDAKİ(GÖVDESİNDEKİ) DOĞA
- İNSANIN:
"VARLIĞI" ile/değil/||/<> VAROLUŞU
( "Varlık" sözcüğü, en üst soyutlama olarak felsefî bir kavram olmakla birlikte amacımızı karşılayan kavram ve sözcük ise mevcudiyeti yani "varoluşu" olarak kullanmak durumundayız. )
( VUCUDU ile/değil MEVCUDİYETİ )
- İNSANIN VE KİŞİNİN BİRİCİKLİĞİ:
"SEÇKİNLİK" değil VAROLUŞSAL
- İNSANIN, ...[CANI İSTİYOR/ÇEKİYOR] ile/ve/değil BENİM/SENİN/ONUN ...
- İNSAN/KİŞİ:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEBİLEN ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEBİLEN
- İNSAN(KİŞİ/KENDİN):
OKYANUSUN İÇİNDE BİR DAMLA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİR DAMLANIN İÇİNDEKİ OKYANUS
- İNSANLAR KIRK YILLIK EŞLERİNİ BOŞUYOR" değil BAZI KİŞİLER, KIRK YILLIK EŞİNİ BOŞUYOR/BOŞAYABİLİYOR
- İNSAN(")LAR(") ile/değil/< KİŞİ/LER / BİREY/LER
( İnsan olmayanların[hayvan/bitki/nesne] bulunduğu yerde. İLE/DEĞİL/< Hayvan/bitki/nesnenin bulunmayıp sadece insanın bulunduğu ya da konu edildiği yerde. )
( Soyut, kümeleme ve kümenin "adı/etiketi/rengi". İLE/DEĞİL/< Kümenin öğeleri. )
( "İnsanlar" ve "kişiler" sözcükleri, birbirine benzer anlamları taşısa da önemli bir farkı gösterir. Genel olarak, "insan" ya da "insanlar" sözcüğü daha geniş bir kapsama sahiptir ve tüm insan kümesini, insan olmayanları yani tüm hayvan, bitki ve nesneleri dışarıda bırakacak biçimde tanımlar. "kişiler" sözcüğü daha özel bir anlam taşır ve "insan" kümesinin içinde bulunan bireyleri ya da çoğul olması durumunda belirli bir ya da birkaç topluluğu karşılar.
"İnsanlar doğayı kirletiyor." tümcesi, 8 milyarın tamamının doğayı kirlettiğini yansıtır ya da varsayarken,
"Kişiler, doğayı kirletiyor." tümcesi, belirli bireylerin ya da topluluğun doğayı kirlettiğini tam olarak ya da daha yetkin ve doygun tanımlar.
Bu nedenle, anlamın doğru biçimde aktarılabilmesi için nasıl kullanıldığına olabildiğince özen göstermek gerekir. )
( [not] HUMAN vs./but/< PERSON/PEOPLE )
( REN ile/değil/< MIN )
- İNSANLAŞMA:
KARADA ile/ve/değil/||/<>/>/< DENİZDE
- İNSANLIĞI "KURTARMA" "İSTEĞİ" ile/değil/ne yazık ki/>< "İNSANLIĞA HÜKMETME İSTEĞİ"
- İNSANLIK DURUMU(") ile/değil/ne yazık ki/>< ÖNYARGI
- İNSANLIK:
"SAHİP OLDUKLARIMIZ" değil PAYLAŞTIKLARIMIZ
- INSEKTISIT/INSECTICIDE[İng.] değil/yerine/= BÖCEKKIRAN
- INSEMINASYON/INSEMINATION[İng.] değil/yerine/= TOHUMLAMA
- İNSİDANS/INCIDENCE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜLME SIKLIĞI
- İNŞİKÂK[< ŞAKK] değil/yerine/= YARILMA, ÇATLAMA | İKİYE AYRILMA
- İNŞİKAK-I/ŞAKK-I KAMER değil/yerine/= AYIN YARILMASI
- İNSİYÂK[Ar.] değil/yerine/= İÇGÜDÜ | ARDI SIRA GİTME | BİR GÜCÜN ETKİSİYLE ÇEKİLİP GİTME
- İNSİYATİF değil İNİSİYATİF
- INSİZYON/INCISION[İng.] değil/yerine/= KESİ
- İNSOMNİ/INSOMNIA[İng.] değil/yerine/= UYKUSUZLUK, UYUYAMA, UYKU YİTİMİ, UYKU ZORU
- INSPEKSİYON/INSPECTION[İng.] değil/yerine/= GÖZLE İZLEME
- INSPIRASYON/INSPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- İNSPİRATIONAL değil/yerine/= ESİN VERİCİ
- INSPIRATUVAR/INSPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM İLİŞKİLİ
- INSPIRYUM/INSPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUKALIM
- INSTABIL/INSTABLE[İng.] değil/yerine/= DENGESİZ
- INSTABILITE/INSTABILITY[İng.] değil/yerine/= DENGESİZLİK
- INSTANTON[İng.] / INSTANTON[Fr.] / INSTANTON[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSTANTON
- instill.[Lat. < INSTILLANDUS] değil/yerine/= DAMLA DAMLA AKITILSIN
- INSÜFLATÖR/INSUFFLATOR[İng.] değil/yerine/= GAZ ÜFLEYİCİ
- INSULA[İng.] değil/yerine/= ADACIK
- INSULIN[İng.] / INSULINA[Fr.] / INSULIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNSULİN
- int.[Lat. < INTERNUS] değil/yerine/= DAHİLÎ, İÇİLİR
- İNTÂ[Ar.] değil/yerine/= ÇOK TERLEMEK | KUSMAK
- İNTAKT/İNTACT[İng.] değil/yerine/= ETKİLENMEMIŞ
- İNTENSİF/İNTENSIVE[İng.] değil/yerine/= YOĞUN
- INTERAKSİYON/INTERACTION[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- İNTERAKSİYON değil/yerine/= ETKİLEŞİM
- INTERAKTİF/INTERACTIVE[İng.] değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİ
- İNTERAKTİF değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİ
- İNTERAKTİVİTE değil/yerine/= ETKİLEŞİMLİLİK
- INTERFERANS/INTERFERENCE[İng.] değil/yerine/= PARAZİT | KARIŞMA
- INTERİKTAL/INTERICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLER ARASI
- INTERİYOR/INTERIOR[İng.] değil/yerine/= İÇ BÖLÜM
- INTERMEDİYER/INTERMEDIATE[İng.] değil/yerine/= ORTA, ARA
- INTERMITAN/INTERMİTTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLARLA GELEN, ARALIKLI
- INTERNAL STRUCTURE değil/yerine/= İÇYAPI
- INTERNAL[İng.] değil/yerine/= İÇ | İÇERLİ
- INTERNALİZASYON/INTERNALIZATION[İng.] değil/yerine/= İÇSELLES¸TİRME
- İNTERNETİNE" GEÇMEK değil (WI-FI/GPRS) BAĞLANTISINA GEÇMEK
- INTERNEURON[İng.] değil/yerine/= ARA NÖRON
( Gelen ve giden duyusal bilgileri koordine eden nöron tipidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INTEROPERABILITE/INTEROPERABILITY[İng.] değil/yerine/= BİRLİKTE ÇALIŞABİLİRLİK
- INTERPOZİSYON/INTERPOSITION[İng.] değil/yerine/= ARAYA KONUMLAMA
- INTERPRETASYON/INTERPRETATION[İng.] değil/yerine/= YORUM
- INTERSELÜLER/INTERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZELERARASI
- INTERSTISYEL/INTERSTITIAL[İng.] değil/yerine/= DOKULAR ARASI
- INTERSTISYUM/INTERSTITIAL[İng.] değil/yerine/= TISSUE ARA DOKU
- INTERVAL[İng.] değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI
- İNTIBÂ[Ar.] değil/yerine/= İZLENİM
- İNTİBAK[Ar.]/ENTEGRASYON[İng. < INTEGRATION] değil/yerine/= ÖLÇÜDEŞLİK/ÖLÇÜ UYUM, UYUM
- İNTİHAL/PLAJİRİZM değil/yerine/= ALINTI
- İNTİHAR/MÜNTEHİR[: İntihar eden.] ile/değil ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
- İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ değil/yerine/= ÖZKIYIM GİRİŞİMİ
- İNTİHAR[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFTİHAR[Ar.]
- İNTİHAR değil İRTİHAL
- ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÖLÜM ORUCU
- İNTİHAR[Ar.]["İNTAHAR" değil!]/SUİSİT[İng. < SUICIDE] değil/yerine/= ÖZKIYIM
- İNTİHARÎ[Ar.]/SUİSİDAL değil/yerine/= ÖZKIYIMSAL
- İNTİKAL[Ar.] değil/yerine/= GEÇİNÇ | GEÇİŞ | GEÇİŞSİZ
- İNTİKAL[Ar.] ile/ve/değil/<> İŞTİRAK[Ar.]
- İNTİKAM ALMAK" ile/değil/yerine/>< GÖNÜL ALMAK
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )
- İNTİKAM değil/yerine/>< AFFETMEK
( En etkili/büyük intikam, affetmektir. )
- İNTİKAM ile/ve/değil/yerine/<> DENGE
- İNTİKAM değil/yerine/= ÖÇ
- İNTİSÂF değil/yerine/= ZAMAN, YARIYI BULMA
- İNTİŞÂR[Ar. < NEŞR] değil/yerine/= YAYILMA, DAĞILMA | ÜREME
- İNTİZAM[Ar.] değil/yerine/= DÜZEN/ÇEKİDÜZEN
- İNTRAAORTİK/INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= ANA ATARDAMAR İÇİ, AORT İÇİ
- İNTRAARTERİYEL/İNTRAARTERIAL[İng.] değil/yerine/= ATARDAMAR İÇİ
- İNTRADERMAL[İng.] değil/yerine/= DERİ İÇİ
- İNTRAKARDİYAK/İNTRACARDİAC[İng.] değil/yerine/= KALP İÇİ, YÜREK İÇİ
- INTRACAVITY ABSORPTION SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= İNTRAKAVİTE SOĞURMA SPEKTROSKOPİSİ
- İNTRAKORPOREYAL/İNTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE İÇİ
- İNTRAKRANİYAL/İNTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFA İÇİ
- İNTRAMÜRAL/İNTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR İÇİ
- İNTRAMÜSKÜLER/İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ
- İNTRANÜKLEER/İNTRANUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK İÇİ
- İNTRAOPERATİF/İNTRAOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SIRASINDA
- İNTRAVENÖZ/İNTRAVENOUS[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR İÇİ
- INTRODUCER[İng.] değil/yerine/= GİRGEÇ
- INTROACTION[İng.] ile/değil/yerine/= İNTROFAKSİYON
- INTROITUS[İng.] değil/yerine/= GİRİM
- İNTROJEKSİYON/INTROJECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ATIM
- İNTROSPEKSİYON/INTROSPECTION[İng.] değil/yerine/= İÇE BAKIS¸
- İNTROVERSİYON/INTROVERSION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜKLÜK
- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN
- İNTUİTIONİSM değil/yerine/= SEZGİCİLİK
- İNVAJİNASYON/INVAGINATION[İng.] değil/yerine/= İÇ İÇE GEÇME
- İNVAZİV/INVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL | YAYILMACI
- İNVAZİV RADYOLOJİ/INTERVENTIONAL RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ
- İNVAZYON/İNVASION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA
- İNVERSİYON/INVERSION[İng.] değil/yerine/= TERSINE DÖNME
- İNVOLÜSYON/İNVOLUTION[İng.] değil/yerine/= İÇE ÇEKİLME
- İNZİBAT değil/yerine/= DÜZENERİ
- İNZİVÂ değil/yerine/= ÇEKİLGİ
- İNZİVAYA ÇEKİLMEK değil/yerine/= ÇEKİLGİYE GİRMEK
- IOE/INTERNET OF EVERYTHING[İng.] değil/yerine/= HER ŞEYİN INTERNETİ
- IOFFE BARS[İng.] / BARRES D'IOFFE[Fr.] / IOFFE-STÄBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İOFFE ÇUBUKLARI
- IOM/INSTITUTE OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= TIP ENSTİTÜSÜ
- IOMT/INTERNET OF MEDICAL THINGS değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ
- IOMT-SAF/INTERNET OF MEDICAL THINGS SECURITY ASSESSMENT FRAMEWORK[İng.] değil/yerine/= TIBBİ NESNELERİN INTERNETİ GÜVENLİK DEĞERLENDİRME ÇERÇEVESİ
- IONOSPHERE değil/yerine/= YÜKÜNYUVAR
- IOT/INTERNET OF THINGS[İng.] değil/yerine/= NESNELERİN INTERNETİ
- IP/INTERNET PROTOKOL[İng.] değil/yerine/= INTERNET PROTOKOLÜ
- İP ile/ve/değil/<> ÇÖZGÜ/ARIŞ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Dokumacılıkta, atkıların geçirildiği, uzunlamasına ipler. )
- İPEK ile/değil/yerine CUPRO
( Dünyanın ilk vegan kumaşı... Cupro )
- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK
- İPOTEK[Fr. < HYPOTHÈQUE] değil/yerine/= TUTU
- İPSİLATERAL/IPSILATERAL[İng.] değil/yerine/= AYNI YAN
- İPTAL ETMEK ile/ve/yerine/değil ASKIYA ALMAK
- İPTİDAİ İTİRAZ değil/yerine/= İLK KARŞIÇIKI
- İPTİDAİ[Ar.]/PRİMİTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= İLK(S)EL
- İPUCU ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM
- IQ(") ile/değil AMK
- IQ[AYKÜU] değil/yerine ZEKÂ
- IR DROP[İng.] / CHUTE DE TENSION OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IR DÜŞÜŞÜ
- IR/INFRARED[İng.] değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- İRÂDE BEYÂNI değil/yerine/= İSTENÇ BİLDİRİMİ
- İRÂDE DIŞI ile/ve/değil İHTİYÂR DIŞI
- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İDÂRE[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/değil/<> İKTİDAR
- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ
- İRÂDEDE:
KADERİYE ile/ve/değil/||/>< CEBRİYE
- İRÂDEMIZİ "GELİŞTİRMEK" değil İHTİYÂRIMIZI DEVREDE TUTMAK
- İRÂDESİZLİK değil/yerine/= İSTENÇSİZLİK
- İRÂDEYE HÂKİM OL(A)MAMAK değil İHTİYÂRI/NI DEVREDE TUTMAK/TUT(A)(MA)MAK
- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK
- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA
- İRAT SENEDİ değil/yerine/= GELİR BELGİTİ
- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= DÖNDÜRMEK
- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= İNDİRGEMEK
- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!
- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!
- İRİ (OLMAK) ile/değil/yerine İYİ (OLMAK)
- IRIDIUM[İng.] / IRIDIUM[Fr.] / IRIDIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İRİDYUM
- İRİGASYON/IRRIGATION[İng.] değil/yerine/= YIKAMA
- İRİGATÖR[İng.] değil/yerine/= YIKATIMLIK
- IRIS HETEROCHROMIA[İng.] değil/yerine/= İRİS HETEROKROMİSİ
( Her iki göz irisinin renk bakımından birbirinden farklı oluşu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İRITABILITE/IRRITABILITY[İng.] değil/yerine/= HUZURSUZLUK | TEPKİSELLİK
- İRITABL[İng.] değil/yerine/= BAĞIRSAK SENDROMU
- İRİTASYON/IRRITATION[İng.]/TAHRİŞ[Ar.] değil/yerine/= TIRMALAMA | YAKIŞ, KAŞINDIRMA
- İRİTE[Fr. < IRRITÉ] değil/yerine/= SİNİRLENDİRME, RAHATSIZ ETME | AŞINDIRMA(TAHRİŞ), KAŞINDIRMA
- IRK[İng.] değil/yerine/= IRK
( Popülasyon genetiğinde, bir türün farklı popülasyonlarının alel frekansları bakımından birbirlerinden farklı olmasını tanımlamak için kullanılan bir kelimedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IRK değil/yerine/= SOY
- IRK ile/değil/yerine ULUS/MİLLET
( [not] RACE vs./but NATION
NATION instead of RACE )
( ... ile/değil/yerine GUO/GUOJIA )
- IRKÇI/LIK" ile/ve/değil/<> OYMAKÇI/LIK / KABİLECİ/LİK
- IRKÇI/LIK ile/değil YABANCI DÜŞMAN(LIĞ)I
- IRKÎ ŞUUBİYE ile/değil LİSÂNÎ ŞUUBİYE
- İRONİ[Fr. IRONIE] değil/yerine/= ALAYSILAMA
- İRONİK[Fr. < IRONIQUE] değil/yerine/= İRONİYE DAYALI
- IRRADYASYON/IRRADİATION[İng.] değil/yerine/= IŞINLANIM
- İRRASYONEL:
"GERÇEK DIŞI" değil ORANTILANAMAYAN
- IRRASYONEL[İng. < IRRATIONAL] değil/yerine/= US DIŞI
- IRREGULAR BONE[İng.] değil/yerine/= OS İRREGULAR
( Düzensiz kemik yapısına verilen isimdir. Sakrum, koksa ve mandibula bu öbeğe girer.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- IRREGÜLER/IRREGULAR[İng.] değil/yerine/= DÜZENSİZ
- IRREVERSİBIL/IRREVERSIBLE[İng.] değil/yerine/= GERİ DÖNÜŞSÜZ
- IRRITABLE BOWEL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= HUZURSUZ BAĞIRSAK BELİRGESİ
- İRŞÂD ETMEK değil İRŞÂD OLMAK
- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK değil UYKUDAN UYANDIRMAK
- İRSALİYE ile/ve/değil/yerine İRSALİYELİ FATURA
- IRSEN değil/yerine/= KALITIMLA
- İRSİ/YET[Ar.]["IRSİ" değil!] değil/yerine/= KALITIM/SAL
- İRTİCA değil/yerine/= GERİCİLİK
- İRTİCAL değil/yerine/= DOĞAÇ/DOĞUNÇ
- İRTİCALEN[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA
- İRTİCALEN/EMPROVİZE değil/yerine/= DOĞAÇTAN/DOĞAÇLAMA/DOĞUNÇTAN
- İRTİFA KAYBETMEK değil/yerine/= YÜKSEKLİK YİTİRMEK
- İRTİFÂ ile/değil RAKIM
- İRTİFA değil/yerine/= YÜKSEKLİK
- İRTİFÂ/RAKIM[Ar.] değil/yerine/= YÜKSELTİ
( Bir noktanın, deniz yüzeyinden olan yüksekliği. | Bir yıldızdan bir bir gözlemcinin gözüne gelen ışın ile ufuk düzleminin oluşturduğu açı. )
- İRTİFAK HAKLARI değil/yerine/= YÜKÜMLENİM ÜLEVLERİ
- İRTİHÂL ile/değil İNTİHÂL
( Ölüm. İLE/DEĞİL Alıntı. )
- [ne yazık ki]
!İRTİKÂB ile/değil/yerine/= !YİYİCİLİK, RÜŞVET[Ar. < RİŞVET] YEME
( Bekleme, gözleme. | Kötü bir iş işleme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Yaptırılmak istenilen bir işte yasa dışı kolaylık ve çabukluk sağlanması için birine mal ya da para olarak sağlanan çıkar. )
( MÜRTEKİP[Ar.]: Kötü, uygunsuz işler çeviren. | Rüşvet yiyen/yiyici. )
- İŞ GÖREMEMEZLİK ile/ve/değil/yerine ENGELLİLİK ORANI
- IS/INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= BİLGİ DÜZENİ
- WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL[Fr.] / AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU
- [ne yazık ki]
İŞ KAZASI ile/ve/değil BÜYÜK İHMAL
- AMEL, FİL[Osm.] / WORK[İng.] / TRAVAIL[Fr.] / ARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ
- İSABET ALMAK değil/yerine/= GİRTVURULMAK
- İSABET ETMEK değil/yerine/= GİRTVURMAK
- İSABET değil/yerine/= GİRTVURUŞ
- İSABETSİZ "HAKLILIK" ile/değil/yerine İSABETLİ "HAKLILIK"
- İSABETSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine HEDEFİ TUTTURAMAMA
- İŞALLAH değil İNŞAALLAH
- ÎSÂR değil/yerine/= SEÇME
- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK
( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ
- İŞARET değil/yerine/= İM/BELİRTİ/İZ, SİM
- İŞARETLEMEK değil/yerine/= İMLEMEK
- ISDS/INTERNATIONAL SOCIETY FOR DISEASE SURVEILLANCE[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK GÖZETIM BİRLİĞİ
- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI
( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )
- İŞE YARAMAYAN ile/değil İŞİNE GELMEYEN
- İŞE YARAYAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞ GÖREN
- İŞEME ile/değil SİYME
( ... İLE/DEĞİL Kedi, köpeğin işemesi. )
- İSG/OCCUPATIONAL HEALTH AND SAFETY[İng.] değil/yerine/= İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
- İŞGAL/MEŞGUL ETMEK değil/yerine/= İŞTEN ALIKOYMAK, OYALAMAK
- İŞGAL ile/değil/yerine ETKİLEME
- İŞGAL ile/değil FETİH
( ... İLE/DEĞİL "Ele geçirdiği" yere ve yaşayanlarına teklif sunuyorsa. )
( [not] OCCUPATION vs./but CONQUEST )
(1996'dan beri)