Bugün[14 Temmuz 2026]
itibarı ile 3.574 başlık/FaRk ile birlikte,
3.574 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(3/16)


- BAHS[Ar.] (ETMEK) ile/değil/yerine/= SÖZ ETMEK


- BÂHTER ile BÂHTER

( Batı. [Yeni şairlerin kullanımında] İLE Doğu. [Eski şairlerin kullanımında] )


- BAHTİYÂR ile/>< İHTİYÂR

( Bir söz ki, bir gönlü, bir ömür, bahtiyâr eder;
Bir söz ki, bir gönlü, bir günde, ihtiyâr eder. )


- BÂKÎ ile/ve/|| FÂNÎ ile/ve/|| ÂSİ ile/ve/|| ÂFİ

( Yazı. İLE/VE/|| Yaşam. İLE/VE/|| Kul. İLE/VE/|| Rab. )


- BÂKİ'NİN:
25 YAŞ ÖNCESİ ŞİİRLERİ ile/ve 25 YAŞ SONRASI ŞİİRLERİ

( BÂKÎ ['den...]

MÜHEYYÂ OLDU MECLİS SÂKİYÂ PEYMÂNELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ RÛH BAHŞUN ŞEVKINA MESTÂNELER DÖNSÜN
DİLÂ CÂM-I ŞARÂB-I AŞK-I YÂRI ŞÖYLE NÛŞ İT KİM
FELEKLER GÜM GÜM ÖTSÜN BAŞINA HUMHÂNELER DÖNSÜN

HAYAL-İ ŞEM'-İ RUHSARIN KO YANSIN HANE-İ DİLDE
PERİN OL ŞEM'A YAKIP ŞEVK İLE PERVÂNELER DÖNSÜN

SEN AĞYÂR İLE DEVR ETDİR ŞEHÂ PEYMÂNEYİ DÂİM
SER-İ KÛYUN DOLAŞIP ÂŞIK-I BÎÇÂRELER DÖNSÜN

BU BEZM-İ DİLKÜŞÂYA MAHREM OLMAZ BÂKİYÂ HERKES
Dİ GELSİN EHL-İ DİLLER GELMESİN BİGÂNELER DÖNSÜN )


- BAKTIĞIMIZ ZAMAN/BAKTIĞIMIZDA" ile/değil BAKILDIĞINDA


- BANU ÇİÇEK ve/<> BAMSI BEYREK

( Dede Korkut Öyküleri'nde geçen bir aşk öyküsü. )


- BAROK ile GEÇ BAROK


- BAROK ile/||/<> KLASİK ile/||/<> ÜSLÛP

( Batı yazınında dengeden çok devinime düşünceden çok duyuma biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren abartmalı etkileyici çelişkiden çekinmeyen ve daha çok 15601660 yılları arasında gelişen bir yazın akımı Resim Heykel Mimarlık Oylumlu sanatlarda arkaiki izleyen klâsikten sonra son üslûp basamağı Genel bir üslûp adı olduğu halde daha çok Avrupadaki 16001750 yılları arasındaki resim heykel ve mimarlık üslûbu için kullanılmıştır Barok sözcüğü Portekizce düzenli olmayan inci anlamına gelen baroccodan yapılmıştır Barok üslûbu dağınık yüklü şişkin biçimlerin aşırı ölçüde yığılmasıyla kendini gösterir 17 y y da Avrupada kuvvetlenen krallık gösteriş severliğinin gereksindirdiği bir büyüklük görkemlilik renklilik ayrıca bu üslûbun özellikleridir Ancak bu özellikleri Helenistik sanatta ştupa ve pagodlarında İnka Aztek uygarlığı yapıtlarında da görüyoruz Bu yüzden Avrupanın 17 ve 18 y y Barok sanatı aslında barok üslûbu örneklerinden yalnız bir tanesidir Resim Heykel Mimarlık 1 Ülküsel bir güzellik düşüncesinden kalkan ölçü ve düzene dayanan üslûp Arkaik ve barok üslûplar arasındaki aşama 2 Her zaman için beğenilen örnek olacak yetkinlikte yapıt a barok 1 Eski Yunan ve Lâtin sanat ve edebiyatına değgin olan 2 Eski Yunan ve Lâtin ya da XVII yüzyıl sanatı örneğinde olan Bir dilin metinlerden çıkarılıp bir öğretim konusu yapılan şekli KLASİK ÖNCESİ Préclassique KLASİK SONRASI Fostelassique Resim Heykel Mimarlık stylum stilus yazı kalemi sapı Bir sanatçıya ya da bir çağa özgü teknik renk kompozisyon ya da biçimlendirme yolu a klasik barok 1 Her yazarın her sözenin hatîbin fikrini duygularını anlatmak için kullandığı özel anlatış tarzı 2 Bir sanatçının bir sanat türünün ya da bir sanat devrinin özel tarzı BAYAĞI ÜSLÛP Style bas ou routier ÇOCUKSU ÜS S mièvre ÖZENSİZ ÜS S négligé SÜSLÜ ÜS S orné YALIN ÜS S simple YÜCE ÜS Style sublime YÜKSEK ÜS S élevé ZENGİN ÜS S abondant )

( BAROQUE )

( BAROQUE )

( BAROCK )

( BAROCCO )


- BAŞAK ile SAKSIGÜZELİ

( ... İLE Damkoruğugillerden, yaprakları etli, çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. )

( ... cum COTYLEDON UMBILICUS )


- BAŞCARACTERE[Tr. < BAŞ + Fr. CARACTÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞKARAKTER

( Hikâye roman masal ya da oyunun asıl karakteri asli tipi )


- BASE | ATMACA ile/||/<> ATMACA

( Özel bir ezgi ile söylenen bir türkü Accipiter nisus Kartallar Falconiformes takımının kartalgiller Falconidae familyasından bir kuş türü Uzunluğu 30 cm kadar olur Tüyleri kahverengi mavikülrengi karışıktır Palearktik bölgede yaşar zooloji Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımından Palearktik bölgede yaşayan İç Anadolu ve Güneydoğu Anadoluda kışın görülen diğer bölgelerde yerli olarak bulunan ova ve her türlü çam ormanlarında yaşayan uzunluğu 30 cm kadar kahverengi mavimsi kül rengi karışık tüylü bir tür Delice atmaca küçük atmaca )

( SPARROW HAWK | SPARROWHAWK )

( EPERVIER D'EUROPE | ÉPERVIER COMMUN, ACCIPITER | ÉPERVIER D'EUROPE )

( SPERBER )

( ACCIPITER NISUS )


- BASİT "BİR ŞEKİLDE" ile/ve/değil/yerine KISA BİR ANLATIMLA


- BASİT SÖZCÜK -ile

( SIMPLE / SIMPLEX WORD )


- BAŞKA BİR DEYİŞLE ... ile/değil/yerine BAŞKA BİR DİLDEKİ KARŞILIĞIYLA ...


- Başka sözlere kulak kabartmadan DİNLE!!!


- BAŞKAFİYE ile/||/<> BAŞUYAK


- BAŞKAHRAMAN[Tr. < BAŞ + Fars. ḲAHRAMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞKAHRAMAN

( Bir eserde başrolü oynayan kişi başkişi )


- BAŞKAHRAMAN/BAŞKAHRAMAN[Tr. < BAŞ + Fars. ḲAHRAMĀN] ile/||/<> BAŞKARAKTER/BAŞCARACTERE[Tr. < BAŞ + Fr. CARACTÈRE]

( Bir eserde başrolü oynayan kişi başkişi )


- BAŞKAHRAMAN | BAŞKOMUTAN | BAŞKOMUTANLIK ile/||/<> BAŞKİŞİ | BAŞKUMANDAN | BAŞKUMANDANLIK ile/||/<> SERDARLIK


- SÜREKLİ/LİK:
BAŞKAYA GÖRE ile/ve/||/<>/< KENDİNDE


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<>/> GELİŞİM


- BAŞLANGIÇ ile/ve/||/<>/> ORTA ile/ve/||/<>/> SON


- ... değil BASMAKALIP


- BAŞYAZARLIK ile/||/<> OKURYAZARLIK ile/||/<> KÖŞE YAZARLIĞI ile/||/<> OYUN YAZARLIĞI

( Yazar olma durumu muharrirlik Yazarın yaptığı iş muharrirlik )


- BÂTIN ve/<> EDEB


- BATKI/SİTEM[Fars.] ile YAKINMA/SERZENİŞ[Fars.]


- BAYAT KONUYA ile/ve/||/<>/> BAYATLAMAMIŞ/BAYATLAYAMAYACAK YANIT/LAR


- BAYRAM ile/ve/değil/||/<>/< BAYRAM ÖZLEMİ


- BAZEN ve BAZI "DURUMLARI/KABULLERİ":
"KURMAK/SÜRDÜRMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YIKMAK/BOZMAK


- BAZENSE" DE değil BAZEN DE


- (BAZI) "ATASÖZÜ" değil/yerine AT, O SÖZÜ!

( "Kızını dövmeyen, dizini döver." DEĞİL/YERİNE ... )


- BAZI) DUYGULARI/NI:
SÜREKLİ YAŞAMAK/DUYUMSAMAK ile/ve/değil YOĞUN YAŞAMAK/DUYUMSAMAK


- (BAZI KONULARI/AYRINTILARI)
BİLMEMEYİ(BİLMEDİĞİNİ VE BİLEMEYECEĞİNİ)
BİLMİYORSA(/N) ile/değil/yerine/></<> BİLİYORSA(/N)

( Bilmiyor/sun. İLE/VE/||/<> Biliyor/sun. )


- BAZI "YEL"LERİN, ...:
KAVURMADIĞI GÜL ile/ve/||/<> SAVURMADIĞI KÜL
BIRAKMAMASI


- BAZ/INDA ile BÂB/INDA


- BE ile BE ile Be

( Türk abecesinin ikinci harfinin adı, okunuşu. İLE Ünlem. İLE Berilyum öğesinin simgesi. )


- BECERİ ile/ve/||/<>/< YETKİNLİK


- BEDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BEN


- BEDÎHİ/YAT[Ar.] ile/ve/||/<> BEDÎ'İ/YAT[Ar.]

( Apaçık olan. İLE/VE/||/<> Görkey/li. | Güzel, güzellik. Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. | Güzel sanatlar, sanat felsefesi. )


- BEDR-İ KEMÂL[Ar.] ile BEDR-İ KÂMİL[Ar.]

( Bir yazı çeşidi/tarzı. İLE Ayın ondördüncü gecesi. )


- BEĞENİ ile SAĞBEĞENİ

( ... İLE Güzeli, çirkinden ayırt edebilme yetisinin en yükseği. )


- BEĞENME ile/ve/değil/||/<>/> ÖNE ÇIKARMA


- BEHİYE[< BEHÂ]:
GÜZEL -<


- BEKLENMEDİK ... ile HİÇ BEKLENMEDİK ...


- BELÂGAT ile/ve/||/<> BEDÂHET

( İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. | Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı. Retorik. | Konuya tüm yönleriyle kavrayarak, hiçbir yanlış ve eksik anlamaya yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıklıktan uzak, düzgün anlatma sanatı. | Bir şeyde, gizli olan derin anlam. İLE/VE/||/<> Apaçık olma durumu. | Bir konuda, hazırlıksız konuşabilme yeteneği. )


- FIKRA/ESPRİ:
BELDEN AŞAĞI ile/değil/||/<>/= DİZ ÜSTÜ


- BELEK ile BELEK/BÖLEK ile BELEK ile BELEK/BELİK ile BELEK ile BELEK ile BELEK
ile/değil
BELLEK

( Çocuk bezi. | Kundak. | Beşiğe konulan yatak. İLE Armağan. | Düğün armağanı, çeyiz. | Kumaş, yazma. İLE Korku, korkak. İLE Alacalı, karışık renkli. İLE Üzerinden yol geçen tepe. İLE Saç örgüsü. İLE Antalya'nın bir ilçesi. İLE/DEĞİL Yaşantıları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini, bilinçli olarak anlıkta saklama olanağı/gücü, hafıza. | Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm. )


- BELGECİLİK ile/||/<> BELGECİLİK

( 1 Yazılı belgeleri inceleme 2 Bilim konularında kaynak gösterme Eski ferman berat vakıfname antlaşma gibi belgeleri inceleme işi )

( DIPLOMATIQUE )


- BELİRGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> AÇIĞA ÇIKARMA


- BELİRLEME ile/ve/>/<> SONSUZ DEĞİLLEME

( TO DETERMINE vs./and/>/<> INFINITE NEGATION )


- BELİRSİZ SÖZ/MUĞLAK İFADE ile/değil/yerine KAVRAM


- BELİRSİZ/LİK ile/ve/değil BULANIK/LIK


- BELİRTKE ile BELİTKE

( Bir özlü sözle birlikte kullanılan im. | Soyut bir şeyin, bir kavramın simgesi olan varolan ya da eşya. AMBLEM | Gösterge. İLE Belitler dizgesi. [BELİT/AKSİYOM: Kendiliğinden, apaçık olan ve böyle olduğundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı olan temel önerme.] )


- BELİRTME ile BİLDİRME

( TO STATE vs. TO NOTIFY )


- BELİRTMEK ile/ve "ALTINI ÇİZMEK"


- BELKİ OLABİLİR değil OLABİLİR


- BELKİ ile/değil/yerine ACABA


- BELLEK YİTİMİ ile DUYUM YİTİMİ ile ACI YİTİMİ ile SÖZ YİTİMİ ile HAREKETLERDEKİ DÜZENSİZLİK

( ZIYÂ-İ HÂFIZA ile ZIYÂ-İ HİSS ile ZIYÂ-İ ELEM ile ZIYÂ-İ KELÂM ile ZIYÂ-İ İNTİZÂM )

( AMNÉSIE avec ANESTHÉSIE avec ANALGÉSIE avec APHASIE avec ATAXIE )


- SÖZ:
BELLEKTE ile/ve SOHBETTE

( Girdiği gibi çıkar. İLE/VE Dönüşerek ve kişiyi[konuşanı ve dinleyeni] dönüştürerek çıkar. )


- BEN, BİR BAŞKASIDIR ile/ve/||/<> BAŞKASI, BENDİR


- BENCE/BANA GÖRE/BENİM İÇİN değil/yerine SANIRIM


- BENİ ANLAMADIN değil DEDİĞİMİ ANLAMADIN


- BENİM DE CANIM VAR, BEN DE İNSANIM ile/ve/||/<> BENİM CANIM YOK MU? BEN İNSAN DEĞİL MİYİM?


- BENT, KITA | BAĞLAM ile/||/<> BAĞLAM

( Birçok kesimlerden oluşan bir koşuğun her kesimi 1 Bir deyimin anlamını belirlemeye katkısı olan bu deyimi kapsayan daha geniş deyim Anl dilsel bağlam dizimsel bağlam 2 Bir deyimin anlamını belirlemeye katkısı olan dildışı etmenler deyimi kullanan kişi deyimin kullanım yeri ile anı konusundaki bilgiler Anl dildışı bağlam kullanımsal bağlam Bir olay ya da anlatımın anlamını belirten ve içerimlerini saptamaya yarayan olgusal kavramsal ya da dizgesel çerçeve demet cohaerentia cohaerare ile bağlı olmak Bir düşüncenin bir yapıtın bir öğretinin bölümleri arasındaki çelişmeye yer vermeyen bağlantı Taneciklerin aralarındaki fiziksel ya da kimyasal kuvvetlerle bir arada durması olayı Asma çubuklarından yapılan demet Yassıören Senirkent Isparta bağ bıçağı Bursa bıçkı 4 Bursa Gürünkaya Aksaray Niğde matematik Bazı yazılarda iki ya da daha çok harfi bir arada göstermek üzere kullanılan şekil Bir cümlede bir konuşmada ya da bir metin içinde yer alan herhangi bir kelimenin anlamının daha iyi belirlenebilmesi ve başka anlamlarından ayırt edilebilmesi için kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkide bulunduğu öteki öge ya da ögelerle oluşturduğu bütün Söz gelişi baş kelimesi Dün başım çok ağrıyordu ibaresinde insan başı anlamına geldiği hâlde Kumaşın iki başındaki eğrilik ibaresinde kumaşın uçları havuz başı ocak başı mangal başı sözlerinde bir şeyin yakını çevresi başı çekmek deyiminde bir işe önayak olmak öncülük etmek Her işin başı sağlıktır cümlesinde esas temel söz başı ay başı yıl başı kelime gruplarında başlangıç Bu çocukla baş edemiyorum cümlesinde ise hâkim olamama disiplin altına alamama anlamlarını vermektedir Baş kelimesinin sıralanan örneklerdeki bu birbirinden farklı anlamları ancak o cümleler içinde kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkilerde bulunduğu diğer ögelerle oluşturduğu bütün yani bağlam sayesinde belirlenebilmektedir )

( CONTEXT | COHERENCE, CONSISTANEY | BINDING )

( STROPHE | CONTEXTE | COHÉRENCE | LIAGE | FAISCEAU | LIGATURE )

( ZUSAMMENHANG | ZUSAMMENHANG, KOHÄRENZ | BINDUNG, KLEMME | KONTEXT )

( COHAERENTIA )


- BENZERLİK ile/ve/değil/||/<>/< DOLAYLILIK


- BENZER/LİK ile/ve/değil/||/<> PARALEL/LİK


- BENZERLİKTE:
AYNILIK ile/ve/||/<> FARKLILIK


- BENZETME:
AYRINTILI ile KISALTILMIŞ ile PEKİŞTİRİLMİŞ ile GÜZEL(BELİĞ)

( )


- BENZETME | BENZİN İSTASYONU ile/||/<> BENZETİ | BENZİNLİK

( benzeti ressamı )


- BENZETME ile/||/<> ÇAĞRIŞIM


- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< "DOLAYLI (/KİŞİSEL/KEYFİ/ORANTISIZ) İLİŞKİ"


- BENZETME" ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ


- BENZETME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM

( "Ağyârını câmî, efrâdını mânî." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağyârını mânî, efrâdını câmî. )


- BENZETME değil YAKIŞTIRMA/N


- BENZETME ile/ve/değil/||/<>/< ZORLAMA


- BERHÛD[Fars.] ile/değil/yerine/>< BERFEND[Fars.]

( Saçmasapan söz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güzel söz. | Derin yer. )


- BESLE(N)ME ve/> SESLE(N)ME

( Ancak, hem zihinsel, hem fiziksel olanakları karşılanan kişi bir şey söylemeye, seslenmeye, hakkını aramaya olanak(güç/fırsat) bulur. )


- BESLENME ile TUTUNMA


- BEŞLİ ile/||/<> BEŞLİ

( Beş ikili öğeden oluşan çoklu Halk yazınında üçlemeli bir bağlama konu ile ilgili aynı ölçüde bir koşanın bağlanmasıyla oluşan koşuk Beş akçe ulufe alan görevi kılavuzluk yapmak ya da askere yol açmak olan yeniçeri Bir keçe türü Bor Niğde Halk edebiyatı terimi Konu ile ilgili ve bent ile aynı tartıda olan bir beyti bağlama olarak almış üçleme Beş dizeli dönü ya da kesek 1 Bir gazelin her koşasının üstüne üçer dize ekleme Eklenenler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır Eklenen dizeler asıl koşanın iki dizesi arasına alınırsa tanlı beşleme es t tahmisi mutarraf adını alır 2 beşli )

( QUINTET )

( QUINTET | QUINTAIN )


- BESTE[Fars.] ile/değil/yerine/= KÜĞ

( Farsça'da, "kapalı" ve "paket" demektir. )


- BESTE ve/<>/> OPUS[Lat.]

( ... VE/<>/> Besteleniş sırasına göre numaralanmış müzik yapıtı. )


- BESTE ile/ve/değil/||/<>/< SÖZ


- BESTELEYEN ile/ve/<>/değil/yerine DÜZENLEYEN/TERTİPLEYEN


- BEŞÛŞ/BEŞÎR[Ar.] ile/ve HECCÂM

( Güleryüzlü, şen. İLE/VE Taşlama/hiciv yapan/sanatçısı. )


- BETİK:
"SATILSIN DİYE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OKUNSUN DİYE


- BETİK = KİTAP = BOOK[İng.] = LIVRE[Fr.] = BUCH[Alm.] = LIBRO[İt., İsp.]


- BETİK ve/||/<>/< TAMAMLANDIĞI YERDE BAŞLAYAN


- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]


- BETİM, BETİMLEME = TAVSÎF = DESCRIPTION


- BETİMLEME ile/ve BEKLENTİ

( DESCRIPTION vs./and EXPECTATION )


- BETİMLEME ile/ve/||/<> DEĞER VERME/YÜKLEME


- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM

( CONCEPT vs./and/<> TO DESCRIBE )


- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIMLAMA


- BETİMLEMECİ | TASVİRCİ ile/||/<> BETİMLEMECİLİK | TASVİRCİLİK


- BETİMLEMEK ile/ve PLANLAMAK

( TO DESCRIBE vs./and TO PLAN )


- BEYAN[Ar. < BEYĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> BEYAN

( beyan değeri beyanname ayan beyan irade beyanı mal beyanı bildirme Bir eserde düşüncelerin duyguların hayallerin doğuş ve değerlerini bunların anlatımında tutulacak yolları konu edinen bir edebiyat bilgisi dalı )


- BEYHAN(") ile/değil BEYÂN


- BEYİT ile/||/<>/> BEND

( İki dize/mısra. @@ Üç mısra ve üzeri. )


- BEYİT ile/||/<> BEYİT[Ar. < BEYT] | KOŞA

( 1 koşa 2 Türkülü halk öykülerinde dörtlük yerine kullanılan bir terim Bir divan yazını terimi olan bu sözü saz ozanları da benimseyip kullanmışlardır 1 Geniş anlamiyle Çift dizeli olarak düzenlenen bir koşuğun her dize çifti 2 Dar anlamiyle Tara anlam veren ve iki dizeden meydana gelen koşuk )

( DISTIQUE )


- BEYİT ile/ve ŞAH BEYİT/BEYTÜ'L GAZEL

( ... İLE/VE Gazelin, en güzel beyiti. )


- BİÇİM ile BİÇEM

( Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü. | Biçme işi. İLE Anlatma, oluş, deyiş ya da yapış biçimi, tarz, üslûp. )


- BİDÂYET ile/ve/||/<>/> NİHÂYET


- BİLEŞKE ile/ve/||/<> TOPLAM


- BİLGİ:
BETİMLEYEREK ile/ve/||/<>/< AŞİNALIKLA


- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN

( Hiçbir biçimde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> PROMPTOKRASİ


- BİLGİ ile/ve/||/<>/> TAVTİA

( ... İLE/VE/||/<>/> Anlatılacak amacı destekleyecek biçimde, önceden bazı sözler söylemek. )


- BİLGİLERİ/DEĞERLERİ:
KAYIP (ETMEK) ile/değil/yerine/>< KAYIT (ETMEK)


- BİLGİLİK/ANSİKLOPEDİ[Yun.] ile SÖZLÜK


- BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]


- BİLGİNİN:
BAŞLANGICI ile/değil/yerine SÜRECİ

( Uzmanlaştığını ve doruğa çıktığını sanmak. İLE/DEĞİL/YERİNE İşin başında olduğuna inanır. )


- BİLGİNİN DOĞRULUĞU ile/ve BİLGİNİN GÜZELLİĞİ

( İdrakte. İLE/VE Estetikte. )

( RIGHTNESS OF THE KNOWLEDGE vs./and BEAUTY OF THE KNOWLEDGE )


- BİLGİYİ:
KULLANMAK ile/ve/<> DÜZENLEMEK

( INFORMATION: TO USE vs./and TO ORGANIZE )


- BİLİM KURGUSAL ile/||/<> KURGUSAL GERÇEKLİK

( Kurgu ile ilgili düşüntülü spekülatif )


- BİLİM ile/ve/<> SANAT (VE HAYAL ETME (YETİSİ)[MUHAYYİLE])

( Olanı kavramak. İLE/VE/<> "Olmayanı" getirmek. )


- BİLİM ve/||/<> ŞİİR

( Aklın şiiri. VE/||/<> Kalbin bilimi. )


- BİLİMSEL BİLDİRİ ile MAKALE


- BİLİNÇ ile/değil İŞLEYİŞ


- BİLİNÇ'TE:
SÖZCÜK ve/<> İMGE

( Bilinç, sözcüklerle imgenin buluşmasıdır. )

( WORD and/<> IMAGE :ON CONSCIOUSNESS )


- BİLİNEBİLİR OLDUĞU ZANNEDİLEN/İDDİA EDİLEN ile/değil/yerine BİLİNEBİLİR OLAN


- BİLİNMEKLİK" değil BİLİNİRLİK/TANINIRLIK/TANINMIŞLIK


- BİLİRSİNİZ" ile/değil/yerine/||/<>/< BİLENLER BİLİR


- BİLME ve/> ANLAMA ve/> YORUMLAMA

( Yapabilmek. VE/> Varolmak. VE/> ... )

( ... VE/> Kişiye, tarihe, topluma, kültüre ait her şeye bakarak, kişiden hareketle kişiye/kişilere bakarak kavrama yöntemi. VE/> ... )

( Bilen kişi, varolanı savunur; cahil kişi, cesur olur. )


- [bilmecede] HECE:
"GECE" ile/değil/yerine/>< "GÜNDÜZ"

( Çözemeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çözene. )


- BİLMEDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK ile/ve/<>/yerine [ÖZELLİKLE] BİLDİĞİMİZ SÖZCÜKLER İÇİN SÖZLÜĞE BAKMAK

( TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs./and/<> TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS
TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS instead of TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS )


- BİLMEK ile/ve/||/<>/> ANLAYABİLMEK ile/ve/||/<>/> (BİRİNE) ANLATABİLMEK ile/ve/||/<>/> (ÇOCUĞA) YALIN ANLATABİLMEK


- BİLMEK ile/ve/değil/yerine BECERMEK


- BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/> ANLATAMAMAK


- BİLMEMEK ile/ve/değil EDEB

( TECÂHÜL-İ ÂRİFÂNE: Çok iyi bildiği halde bilmiyormuş/cahilmiş gibi görünmek. | [edediyat] Bilinen bir şeyi, edebî bir nükte ile bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. )

( [not] NOT TO KNOW vs./and/but BREEDING )


- [ne yazık ki]
BİLMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÖNEMSEMEMEK


- BİLMİYORUM ile/ve/||/<>/< BİLİYORUM

( Sorarsan. İLE/VE/||/<>/< Sormazsan. )


- ENDİREKT/İNDİREKT/INDIRECT[İng.]/BİLVÂSITA[Ar.] ile/değil/yerine/= DOLAYLI


- BİN ZAHMET ile/değil/yerine/></< BİR HOŞ SÖZ


- BİR ADIM (İLE) ile/ve/<> BİR "SÖZ"(ÜN) (İLE)

( Karşına geçer/geçebilir. İLE/VE/<> Düşmanın olabilir. )


- BİR BİÇİMDE ile/ve/||/<> BENZER BİÇİMDE


- BİR DAMLA SUDA FIRTINA KOPARMAK ile/ve/||/<>/>/< BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK ile/ve/||/<>/>/< İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURMAYACAK "BAHANE/SORUN" ile/ve/||/<>/>/< İMAM OSURURSA CEMAAT SIÇAR ile/ve/||/<>/>/< OSURUKTAN NEM KAPMAK


- BİR DURUMU:
KONU ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLE GETİRMEK


- BİR DÜŞÜNCE/BİLGİ/SÖZ İLE:
TOPLUMU "BOZMAK" ile/değil TOPLUMUN BİR BÖLÜMÜNÜ "BOZMAK" ["bozulacağına" dair ısrarcı olunuyorsa...]

( Olumsuz/kötü niyetli kasıt. İLE/DEĞİL Gelişmek/geliştirmek üzere/için. [Bazı bilgi ve durumlar, herkese değil bazı kişilere verilebilir/verilmelidir.] )


- BİR "KENARIYA" KOYARAK değil BİR KENARA KOYARAK


- BİR/KAÇ KONUYU/SORUNU:
AÇMAK/AÇMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/> AŞMAK/AŞMAYA ÇALIŞMAK


- BİR KONU/OLGU/DURUM/YAZI/SÖZÜ ANLAMAK ile/ve/değil/yerine (ONU) YAŞAMAK


- BİR NEBZE ile/değil BİR NEVİ


- BİR OLAY/DURUM:
ÖNCESİNDEKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM ile/değil/yerine SONRASINDAKİ DÜŞÜNCE/SÖZ/YORUM


- BİR ŞEYİN, "YAPILAMAZ" OLDUĞUNU SANMAK ve/||/<>/> O ŞEYİN, YAPILIRKENKİ GÜRÜLTÜSÜYLE UYANMAK


- BİR/BAZI ŞEYLE/RLE:
İLGİLENMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< UĞRAŞMAK


- BİR ...:
SÖZCÜK ve/||/<> DUYGU ve/||/<> KİŞİ

( Kararı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Yaşamı/nı değiştirebilir. VE/||/<> Seni/kişiyi değiştirebilir. )


- BİR TANE DAHA RİCA EDEYİM değil/yerine ÇOK GÜZELMİŞ[Bir tane daha alabilirsem memnun olurum tabii anlamında]


- BİR UMUT ile/ve/||/<>/> YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> BİR ÖMÜR

( Başlarken yeni güne. @@ Bir umut içimizde... @@ Yaşamak, gönlümüzce... )

( Neden olmasın? )


- BİRAZ ZOR OLUYOR" ile/ve/değil/||/<>/< BANA ZOR GELİYOR


- KONUŞMAK:
"BİRBİRİMİZE" ile/değil BİRBİRİMİZLE


- BİRBİRİMİZİ:
BAŞKALARINA YEDİRMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YEMEMEK


- BİREŞİM/TEVHİD:
SEVGİLİNİ, HERŞEYDE/HER YERDE GÖRMEK değil/yerine HERŞEYDE/HER YERDE, SEVDİĞİNİ ANIMSAMAK

( Bir yâr için ağyâra minnet ettiğim ayıb eyleme
Bağ-ı bân bir gül için bin hâra[dikene] hizmetkâr olur )


- [simge] DAĞ:
BİREYDE ile/ve/||/<> TOPLUMDA

( Nefs. İLE/VE/||/<> Devlet. )


- BİREYSELLİK ve/<>/>/< EDEB

( Yalnız kalmayı da göze alabilmek. VE/<>/>/< Yapmamayı öncelleyebilmek ve tercih edebilmek. )


- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK

( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )


- BİRİNİN ...:
NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ANLAMAK(/ANLAMAYA ÇALIŞMAK)
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
NE DEDİĞİNİ ANLAMAK(/ANLAMAYA ÇALIŞMAK)


- BİRLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> DERLEME


- BİRLİK ile/ve/||/<>/>/< DENGE


- BİRLİKTE EVE ...
"GELİYORDUK" değil GİDİYORDUK/DÖNÜYORDUK


- BİTİG ile BİTİG ile BİTİG[Oğuz] ile BİTİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kitap. İLE Yazı. İLE Muska. İLE İlahi kitap. )


- BİTİGÜ ile DİVİT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BİTİMLİ/LİK ile/ve/<> BİTİMLİLİĞİNDE(Kİ) BİTİMSİZ/LİK

( İnsan dışındaki her şey/kavram/olgu/durum. İLE/VE/<> İnsan. )


- BİYOGRAF[Fr. < BIOGRAPHE] ile/değil/yerine/= YAŞAM ÖYKÜSÜ YAZARI


- BİYOGRAFİ ile/ve PSİKOBİYOGRAFİ

( Tanımlama. İLE/VE Açıklama. )


- BİZİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİMİZ/İN / ÜÇÜMÜZ/ÜN ...

( )


- BLOKLAMAK ile/değil/yerine/= ENGELLEMEK


- BOCALAMA ile/||/<> BOCALAMA

( Bir değerin ortalama değer çevresinde oynaması Söz sanatı terimi Tutulacak birçok yol verilecek türlü hükümler arasından hangisini seçeceği hakkında söyleyen ya da yazanın tereddüt eder görünmesi )

( FLUCTUATION )

( FLUCTUATION | DUBITATION )

( SCHWANKUNG )


- BOCALAMAK ile/ve SAÇMALAMAK


- BODOSLAMA ile/değil DOĞAÇLAMA


- BOLD[İng.] ile/değil/yerine/= KOYU/KALIN


- BÖLMEK ile/ve/değil/||/<>/< DIŞINA ÇIK(AR)MAK


- BOLUŞ ile ÖĞÜT (VERMEK)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sözlü [konuşarak yapılan] yardım. )


- BOOK/PAMPHLET/BIBELOT/BIBLIOPHILISM[İng.] ile/değil/yerine/= KITAPLIK

( bk. yordamlık. @@ Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum. @@ İçinde, istenildiği zaman okunmak üzere, sınıflandırılmış, türlü konulara değgin birçok kitap bulunan yer. @@ )


- BOŞ SÖZ:
SÖYLEMEMEK ile/ve/değil SÖYLEME LÜKSÜ BULUNMAMA/OLMAMA


- BOŞ SÖZ ile/ve/değil DEDİKODU


- BOŞ SÖZ ve/||/<>/>/< VAKİT HIRSIZLIĞI


- [ne yazık ki]
BOŞ ile/ve/||/<> İDDİALI


- BOŞBOĞAZ/LIK ve/||/<>/> ATEŞ

( Ateşe atmışlar. VE/||/<>/> "Odunum az" demiş. )


- BOŞLUK/ESPAS[Fr. < ESPACE < Lat. SPATIUM]/SPACE[İng.]:
GENEL ile/ve/||/<> RESİMDE/FOTOĞRAFTA/SANATTA ile/ve/||/<> TİPOGRAFİDE ile/ve/||/<> BASIMCILIKTA

( GENEL ANLAMDA BOŞLUK/ESPAS: Aralık, boşluk, uzaklık ya alan anlamına gelir.

İLE/VE/||/<>

RESİM/FOTOĞRAF VE SANATTA BOŞLUK/ESPAS:

Resim, heykel ve öteki görsel sanatlarda, boşluk, alan, derinlik, perspektif ve atmosfer gibi kavramları tanımlar.

Bir sanat yapıtındaki nesneler arasındaki boşluklar, yapıtın kompozisyonunu ve dengesini etkiler.

Sanatçının izleyiciyi yapıtın belirli bir noktasına yönlendirmesine ya da belirli bir duyguyu iletmesine yardımcı olabilir.
(Örneğin, bir resimde espas, resmin içindeki dengeyi ve açıklıkları yansıtmak üzere kullanılan bir terimdir. Doğru kullanıldığında resimdeki dengeyi ve bütünlüğü daha net anlamamıza olanak sağlar.)

İLE/VE/||/<>

TİPOGRAFİDE BOŞLUK/ESPAS:

Harfler, sözcükler ve satırlar arasındaki boşlukları tanımlar. Bir metnin okunabilirliği ve estetiği için önemlidir. Doğru espas kullanımı, metnin göz yormadan okunmasını sağlar.

(Örneğin, sözcük ve karakterler arasındaki boşlukları tanımlar. Bir metnin okunabilirliği ve estetiği için oldukça önemlidir. Espaslar, genellikle yazı karakterleri arasındaki boşluklar olarak kullanılır.)

İLE/VE/||/<>

BASIMCILIKTA BOŞLUK/ESPAS:

Harfleri birbirinden ayırmak için kullanılan küçük metal çubuklara denir. Bu çubuklar, harfler arasında istenen boşluğu oluşturmaya yardımcı olur.



BOŞLUĞUN/ESPASIN ÖNEMİ:

Görsel iletişimde ve metin tasarımında önemli bir rol oynar.

Doğru espas kullanımı, bir yapıtın ya da metnin etkisini artırabilir.

Yanlış espas kullanımı, yapıtın ya da metnin anlaşılmasını zorlaştırabilir ya daa estetik açıdan hoş olmayan bir görünüm oluşturabilir. )


- BOYA BADANA[Fr. < BADIGEONNE]

( Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen ya da içine katılan madenî, bitkisel ya da sentetik nesne. | Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu ya da yağlı boya. | Bir şeyin boyandıktan sonra aldığı renk. | Yazı yazmak için kullanılan mürekkep. | Allık, ruj, rimel vb. makyaj malzemeleri. | Aldatıcı görünüş. @@ Duvarlara vurulan kireç ya da aşı boya şerbeti. )


- BOYA ile TOPRAK BOYA

( Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen ya da içine katılan renkli nesne. | Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu ya da yağlı boya. | Aldatıcı görünüş. | Yazmak için kullanılan mürekkep. İLE İçinde demir oksidi bulunan renk, kiremit kırmızısı. | Minerallerden elde edilen boyar nesne. )


- BOZLAK ile/||/<> BOZLAK

( Güney Anadoluda türkülü halk öyküsü Genel olarak türkülere bağlı öykü Halk edebiyatı terimi Türkü çeşitlerinden biri Öykülü türkü )


- BOZMA ile/ve/<>/değil ÇARPITMA

( TAHRİF ile/ve/<>/değil ... )


- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME

( İFSÂD[< FESÂD] değil/yerine/>< ISLAH[< SULH] )


- BOZMAK ile/değil GENİŞLETMEK


- BOZUK ile/||/<> BOZUK

( 1 Biçimsel ve dilsel yanlışlıkları bulunan anlatım 2 Halk yazınında bağlamadan biraz büyük meydan sazından küçük en çoğu üçer üçer çekilmiş dokuz telli bir saz Tambur benzeri uzun saplı bağlama Seydömer Kütahya Halk edebiyatı terimi Türkü çeşitlerinden biri Bozulmaya uğramış olan )

( DISTORTED | DOWN )

( INCORRECT )


- BRAVO[İt.] ile/ve/||/<> BRAVA[İt.]

( [başarıda/beğenide/değerlendirmede] Erkeklere söylenilen. İLE/VE/||/<> Kadınlara söylenilen. )


- BU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLAYISIYLA


- BU ARADA ile/ve/||/<> BİR DE


- BU GECE GEL ya da/ne yazık ki/||/<>/> GELİR ECEL


- BU NOKTADA ile/ve/||/<>/> BU NOKTADAN HAREKET EDEREK


- BU ŞARKIYI BİL(M)İYORUM ile/ve/değil BU ŞARKININ SÖZLERİNİ BİL(M)İYORUM


- BULANIK DENEYİMDEN BİLGİ ile/ve İMLERDEN VE SÖZCÜKLERDEN BİLGİ

( Birinci türden bilgi. )

( Yanlışın biricik nedenidir. )

( Knowledge of the first kind.
KNOWLEDGE BY FUZZY-EXPERIENCE vs./and KNOWLEDGE BY SIGNS AND WORDS )

( COGNITIO AB EXPERIENTIA VAGA )


- AKIŞ:
BULANMADAN ile/ve/||/<> DONMADAN


- BULAŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YANKILA(N)MA


- BULMACA ile/||/<> BULMACA

( Saz ozanları arasında sürdürülen koşuldu bilmece Bir takım harf ve resimlerle meydana getirilen bilmece ki bu harf ve resimlerin isimleri söylenince meydana bilmecenin çözülüşü çıkar )

( PUZZLE )

( RÉBUS )


- BURAYA/KONUŞMAYA/KONUYA TEŞRİF ETTİ değil BURAYI TEŞRİF ETTİ(ŞEREFLENDİRDİ/ONURLANDIRDI)


- BURLESK/BURLESQUE[Fr. < BURLESQUE] ile/||/<> HEZEL/HEZL[Ar. < HEZL] ile/||/<> HEZLİYAT/HEZLİYYAT[Ar. < HEZLİYYĀT] ile/||/<> NAZİRE/NAZİRE[Ar. < NAẒĪRE] ile/||/<> SATİRİK/SATİRİQUE[Fr. < SATIRIQUE] ile/||/<> ŞATHİYAT/ŞATHİYYAT[Ar. < ŞAṬḤİYYĀT] ile/||/<> ŞATHİYE/ŞATHİYYE[Ar. < ŞAṬḤİYYE] ile/||/<> TANZİR/TANZİR[Ar. < TANẒĪR] ile/||/<> TEHZİL/TEHZİL[Ar. < TEHZĪL]

( Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan komikliğe dayanan bir tür )


- BURLESQUE[Fr. < BURLESQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BURLESK

( Sanat alanında ve özellikle edebiyatta rastlanan komikliğe dayanan bir tür )


- BURUN ile BURNAZ

( ... İLE İri ve uzun burunlu. )


- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN

(

BUSTROFEDON

Antik Yazılar
βουστροφηδόν

Köken ve Tanım

βουστροφηδόν (boustrophēdón)

Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir.

βοῦς bous > öküz
στροφή strophē > dönüş
-δόν -dón > gibi, tarzında

Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir.

Bustrofedon Türleri

Gerçek Bustrofedon

TRUE

Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
Ⅎ Ǝ ᗡ Ɔ q ∀ ⅁ Sağ > Sol (aynalı)
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, yatay eksende aynalı yazılır
  • Okuma yönü zigzag biçiminde ilerler
  • Tablet ya da kâğıdı çevirmeye gerek yoktur
  • En yaygın antik bustrofedon türüdür

Gortyn Yasaları

Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı

MÖ 450 - 460

Etrüsk Yazıtları

İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları

MÖ 700 - 100

Sözde Bustrofedon

FALSE / SCHLANGENSCHRIFT

Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ Baş aşağı + ters
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, 180° döndürülür (inverted)
  • Serpantin/yılan biçiminde görünüm
  • Aynalama yerine dönüşüm uygulanır
  • Daha nadir görülen bir varyant

Capua Steli

Etrüsk serpantin bustrofedon örneği

MÖ V. yüzyıl

Sabellik Yazıtları

Adriyatik kıyısı yazıtları

MÖ VI - IV. yüzyıl

Ters Bustrofedon

REVERSE

Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir.

> A B C D E (okuyucu buradan başlar) Alt satır
O ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ ← (tablet 180° çevrilir) Üst satır
  • Okuma, aşağıdan yukarıya doğrudur
  • Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir
  • Yazaçlar, baş aşağı görünür
  • Deneyimli okuyucular tableti çevirmeden okuyabilir

Rongorongo

Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni

XVIII - XIX. yüzyıl

Macar Rovás

Eski Macar çomak yazıtları

Ortaçağ

Karşılaştırma

Özellik Gerçek (True) Sözde (False) Ters (Reverse) Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi * Her satırda * Her satırda * Her satırda * Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü Yatay aynalama (mirror) 180° rotasyon (invert) 180° rotasyon Türe göre değişir
Okuma Ekseni Yatay zigzag Yatay zigzag Dikey zigzag (↑) Yatay sürekli
Tablet Çevirme X Gerekmez X Gerekmez * Gerekli (180°) X Gerekmez
Paragraf Kesintisi Olabilir (yön sıfırlanır) Olabilir Nadir X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası Sol üst köşe Sol üst köşe Sol alt köşe Sol üst köşe
Yerine Ad - Schlangenschrift, Serpentine - Continuous Boustrophedon
Yaygınlık En yaygın Nadir Çok nadir Uzun metinlerde
Önemli Örnek Gortyn Yasaları Capua Steli Rongorongo Luwi Hiyeroglifleri

Bustrofedon Örnekleri

Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı

GERÇEK BUSTROFEDON
1 > Bir gün aç bir tilki yüksek bir asmanın
2 .üdröG .idrel nızümlü nislo tağılsaraS
3 > Üzümlere ulaşmak için defalarca sıçradı
4 .idamaşalu nicaf amA
5 > Sonunda vazgeçti ve uzaklaşırken şöyle dedi:
6 "!şımzuko relrüzü uz netaZ"

Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Kaplumbağa ve Tavşan

SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
1 > TAVŞAN KAPLUMBAĞAYLA YARIŞA GİRDİ
2 HIZLI OLDUĞU İÇİN KENDİNE GÜVENİYORDU
3 > YOL ORTASINDA UYUMAYA KARAR VERDİ
4 KAPLUMBAĞA YAVAŞ AMA İSTİKRARLI GİTTİ
5 > VE YARIŞI KAZANDI

Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).

Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon

TERS BUSTROFEDON

Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.

1 > BAŞLANGIÇ NOKTASI BURADA ↑
2 O TABLETİ ÇEVİR VE OKU
3 > TEKRAR ÇEVİR VE DEVAM ET
4 O SON SATIRA ULAŞTIN

Tarihsel Metin Örnekleri

Gortyn Yasaları

Girit, Yunanistan • MÖ 450-460 • Gerçek Bustrofedon
→ ΘΕΟΣ ΤΥΧΑ ΑΓΑΘΑ
ΑHΤΑΓΑ ΑΧΥΤ ΣΟΕΘ ←
→ ΑΙ Κ ΕΛΕΥΘΕΡΟΣ

Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.

Luwi Hiyeroglifleri

Anadolu * MÖ XIV. - VIII. yy * Yineleyen Bustrofedon
> ***** (figürler sağa bakar)
***** < (figürler sola bakar)

Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.

Rongorongo Tabletleri

Paskalya Adası * XVIII - XIX. yy * Ters Bustrofedon
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 (baş aşağı)
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 → (normal)

Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.

Capua Etrüsk Steli

İtalya * MÖ V. yy * Sözde Bustrofedon
> VELΘINA ATNAS
SANTAS ANIΘLEV

Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.

Sabaean Yazıtları

Yemen * MÖ VIII. - I. yy * Gerçek Bustrofedon
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧

Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.

Safaitic Yazıtları

Suriye/Ürdün * MÖ I. yy - MS IV. yy * Değişken
Kaya üzerine kazınmış göçebe yazıtları
Bustrofedon, LTR ve RTL karışık kullanılır

Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.

İlişkili Yazı Yönü Kavramları

Sinistrograd

Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım.

Dekstrograd

> Soldan Sağa (LTR)

Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı.

Stoichedon

Izgara Hizalaması

Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır.

Ayna Yazısı

<> Tek Yönlü Aynalama

Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez.

Spiral Yazı

Dairesel İlerleme

Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür.

Dikey Yazı

Yukarıdan Aşağıya

Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.

Dijital Araçlar ve Kaynaklar

Araç / Kaynak Tür Açıklama Bağlantı
dCode Boustrophedon Çevrimiçi Dönüştürücü Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar. dcode.fr
TextFixer Reverse Text Metin Ters Çevirici Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir. textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm Teknik Standart Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için. unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon Ansiklopedi Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar. wikipedia.org
Omniglot Writing Systems Referans Sitesi Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi. omniglot.com

Unicode Denetim Karakterleri

Karakter Unicode İsim Kullanım
U+200F Right-to-Left Mark (RLM) Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E Left-to-Right Mark (LRM) Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E Right-to-Left Override (RLO) Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D Left-to-Right Override (LRO) Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C Pop Directional Formatting (PDF) Yön geçersiz kılmasını sonlandırır

Aynalı Yazaç

Normal: A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
Aynalı: ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ H I ſ ʞ ˥ W N O Ԁ Q ɹ S ┴ ∩ Λ M X ⅄ Z
Küçük: a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z
Aynalı: ɐ q ɔ p ǝ ɟ ƃ ɥ ᴉ ɾ ʞ l ɯ u o d b ɹ s ʇ n ʌ ʍ x ʎ z
)

(

Bölüm Açıklama
Tanım Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi.
Köken Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki).
Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”.
Yazım Yönü Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler.
Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır.
Görsel Mantık Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder.
Kullanıldığı Dönemler MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları.
Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya.
Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler.
Runik yazmalarda ender örnekler.
Bustrofedon Türleri 1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır.
2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz.
3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır.
Teknik İşlevler Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar.
Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi.
Modern Kullanım Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları.
QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı.
Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer.
Somut Eski Örnekler Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri.
Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem).
Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları.
... Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir.
)


- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?


- BÜYÜCÜ/LÜK" / "SİHİRBAZ/LIK" /"KÂHİN/KEHÂNET" ile/değil YANILTICI/LIK / İLÜZYON/İST


- BÜYÜK KONUŞMA ile/ve/değil/||/<> İDDİA


- (BÜYÜK) "ÖYKÜ/HİKÂYE" değil SÜREÇ


- BÜYÜK SÖZ yerine HİKMETLİ SÖZ


- BÜYÜK YAZAÇ >< KÜÇÜK YAZAÇ


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK


- CAFCAF/LI[Fars.] ile/değil/yerine/= GÖSTERİŞ

( Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden. | Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli olan. )


- ÇAĞATAY TÜRKÇESİ ile/ve/||/<> OSMANLI TÜRKÇESİ

( )


- ÇAĞIN:
KUŞATMASI ile/ve/||/<> KUCAKLAMASI


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLAYLI "BAĞLANTI"


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA


- ÇAĞRIŞIM = TEDAî = ASSOCIATION)[İng., Fr.] = ASSOZIATION[Alm.] = ASOCIACIÓN[İsp.]


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> YAKIŞTIRMA


- ... değil ÇALAKALEM


- ÇALIM ile/||/<> ÇALIM

( Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi Toplu ya da topsuz olarak yapılır Güreşçinin takındığı gösterişli eylem Konuşurken ya da devinirken el kol baş ile yapılan anlamlı davranış Bir cümledeki kelimeleri maksada göre sıralama tarzı Yazı yazmada kalem çalma tarzı )

( DRIBBLE | GESTURE )

( TOURNURE | DUCTUS )

( ÜBERSPIELEN, TÄUSCHUNG, TRICK )


- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK


- ÇALIŞMAYA ÇALIŞMAK:
ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< ÇALIŞMAK

( Yapılan ya da yapılması beklenilen iş. @@ Emek, çaba. )


- CAMGÜZELİ -ile

( Evlerde süs olarak yetiştirilen, kırmızı çiçekler açan, bir tür kınaçiçeği. [Lat. IMPATIENS SULTANİ] )


- CAMİ ile/||/<> İLİŞKİ

( Eğretilemede gerçekle eğretilenen arasındaki ilgi Değişkenler arasında aynı ya da ters yönde karşılıklı bir ilginin bulunması Bu ilişki nedensonuç ilişkisi olabildiği gibi başka bir etkenin etkisi ile birlikte değişme ilişkisi de olabilir Birlikte oluşan ya da birlikte değişme gösteren olaylar arasında kavramsal olarak kurulan bağ birlik Yerel ağızlarda ilişgik irişgik ilişgin irişgin ilişgir irişgir ilişkin irişkin ilişkir irişkir gibi birçok yan biçim geçer Bunlardan başka ağızlarda erişgi erişki erişgin erişkin erişgil olarak da kullanılır Dar bir çevrede kullanılan lişkir biçimi de ilginç bir veridir Kökenini bilmiyoruz Ermeniceden geçtiği yolundaki sav yanlıştır Ağızlarda sucuk anlamındaki işgilik işkilik içgilik içkilik biçimi düşündürücüdür )

( CORRELATION | RELATION )

( KORRELATION )


- CAN/ÂN" ile/değil/yerine CAN ve CANAN


- CANIMIZI, TEN EYLEMEK/SANMAK/VARSAYMAK ile/değil/yerine/>< TENİMİZİ, CAN EYLEMEK


- CANLANDIRMA ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME

( Özellikle de görselde... )


- ÇAPRAZ VERME | ÇAPRAZLAMA ile/||/<> ÇAPRAZLAMA

( 1 Testerenin keserken sıkışmaması için dişlerini belli ölçülere göre sağa sola bükme 2 Aynı amaçla dişucunu şişirme evirme Değişik soylardan gelen ana ve babaların çifleştirilmesi melezleme Söz sanatı terimi Önce geçen kelimelerin sırasını değişik ya da karşıt bir anlam verecek şekilde tersine çevirerek onları tekrarlama Her yokuşun bir inişi her inişin bir yokuşu vardır gibi Yüksek organizmalarda genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme Mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi Melezleme )

( CROSS | CROSSBREEDING )

( CROISEMENT | RÉVERSION OU RÉGRESSION )

( SCHRÄNKEN DER SÄGE | KREUZUNG )


- ÇARPICI ile/ve/||/<> SARSICI


- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA

( TO DISTORT/PERVERT vs. TO REFLECT BACK | WHIGGISM )


- ÇARPITMAK ile SAPTIRMAK


- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK


- ÇAYIRGÜZELİ -ile

( Buğdaygillerden bir bitki türü. [Lat. EROGROSTIS MAJOR] )


- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIROTU

( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Buğdaygillerden küçük bir çayır otu. )

( EROGROSTIS MAJOR cum PHLEUM PRATENSE )

( ... avec FLEOL )


- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ

( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. )

( EROGROSTIS MAJOR cum THALICTRUM cum TRIFOLIUM PRATENSE )


- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )

( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )


- CEDEL | FENN-İ MÜNAZARA, CEDEL, İLM-İ CEDEL, İLM-İ HİTÂFÜ CEDEL | DİYALEKTİK ile/||/<> DİYALEKTİK ile/||/<> EYTİŞİM

( eytişim eytişim 1 Genelde akıl yürütme yoluyla araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi 2 Bir tez ya da görüşü onun mantıksal sonuçlarını incelemek yoluyla çürütme yöntemi 3 Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmaya yarayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı 2 Fichte Hegel ve Marx gibi filozofların kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad 3 Genel anlamda Sokratesin soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu 1 Karşılıklı konuşma ve tartışma sanatı 2 Karşıtlık ya da çeşitliklerinden yola çıkarak bir bileşime doğru gelişen uslama Bir devinimsel sürecin karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası 1 Kavramsal yöntem Bir kavramdan öteki kavrama çelişmeleri ortadan kaldırarak ilerleyen mantıksal düşünme yolu a Sokrateste Doğruya varmak kavramları açıklığa kavuşturmak belirlemek ve bunların kesin tanımlarını bulmak için karşıtlıklar içinde ilerleyen karşılıklı konuşma yöntemi b Platonda İdeaların bilgisine vardıran yol en yüksek bilim mantıksal yöntem c Aristoteles mantığında Tanıtlama yolu 2 Usun içine düştüğü çelişmeler öğretisi Bu yönden özellikle Kantta Koşulsuz olana salt olana ulaşmak isteyen usun zorunlu olarak içine düştüğü çelişmeler 3 Usun gelişme yasası Alman idealizmi Buna göre özellikle Hegelde usun ve tinsel gerçekliğin karşıtlıklar içinden geçerek ilerlemesi ve kendini bulması Eytişimin temellendirilişi Çelişme ve karşıtlıklar yalnızca olumsuz değillerdir onlarda olumlu ileriye götürücü yaratıcı güç de vardır karşıtlardan bir birleşim de doğar Hegelin geliştirdiği üçlü yöntem thesis koyum sav antithesis karşı koyum karşı sav synthesis birlikte koyum birleşim Bu son evrede birbirine karşıt olan şeyler birleşirler birbirleriyle uzlaşırlar İnsanlık tarihi Hegele göre eytişimsel bir konuşma gibidir bu konuşma söz karşısöz daha yüksek bir birlik içinde ilerler ama bu birlik de yeniden bir karşıtlığın çekirdeği olur ve böylece daha ilerideki gelişmelere doğru itici bir gücü içinde bulundurur Bu devinim ve ilerleme içinde us kendi kendini açar Dünya tarihi böylece mantıksal idenin gelişmesidir 4 Marxin eytişimsel özdekçiliğinde ekonomik gelişme yasasını dile getirir Marx da Hegel gibi dünyanın gelişmesinin eytişimsel bir biçimde olduğunu söyler ama bu gelişmeyi idelerden kalkarak değil insanın daha aşağı doğa katmanlarından içgüdü kalkarak açıklar Bir tarih dönemini belirleyen o dönemin ekonomik yapısıdır ona göre Toplumdaki gerçek itici güçler ekonomi ile ilgili güçlerdir Tarihin gidişi de bir ekonomi savaşıdır bütün tarih sınıfların savaşıdır Büyük eytişimsel üçlü adım Marxa göre Anamalcılık kapitalizm thesis emekçiler buyurganlığı proletaria diktatörlüğü antithesis sınıfsız toplum ve herkese eşit mutluluk synthesis basamaklarından oluşur Dünyayı ve olayları tez antitez sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi I Mantıkta 1 Birbirinin karşısında bulunan birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan iki kavram ya da yargı arasındaki bağlantı Özel biçimleri a Çelişik karşıolum Burada bir kavram ötekinin doğrudan doğruya değillenmesidir ak ak olmayan b Karşıt karşıolum Burada aynı tür içinde bir dizinin en belirgin parçaları karşı karşıyadır akkara c Göreli karşıolumilişkilerin karşıolumu Bağlılaşık kavramlar arasındadır babaoğul dYoksunluk bildiren karşıolum Bir yetkinlik ve onun eksikliği arasındadır gören kör e Düşüncenin belli koşullar altında kaçınılmaz biçimde içine düştüğü çatışkı Karşıt kavramlar aynı konuyle ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri halde değillenebilirler Çelişik kavramlar aynı konuyla ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri gibi değillenemezler de 1 K S ise P değildir 2 K P ise S değildir karşıolumların örtüşmesi Ama K ne S ne P olmayabilir burada P ile S karşıt kavramlardır Bunların çelişik kavramlar olmaları için yukarıdaki iki önermeye şu iki önermeyi de katmalıdır 3 K S değilse P dir 4 K P değilse S dir yani K ya S dir ya P dir 2 Aynı özne ve aynı yüklemi olan ama a nicelik ya da kapsam A ve I E ve O b nitelik A ve E I ve O karşıt c hem nitelik hem nicelik A ve O I ve E çelişik bakımından ayrı olan önermelerin durumu Bütün öğrenciler çalışkandır Hiç bir öğrenci çalışkan değildir Bazı öğrenciler çalışkandır Bazı öğrenciler çalışkan değildir Günlük dilde çoğunlukla birbirine karıştırılan karşıt ve çelişik kavramlarını iyice birbirinden ayırmak gerekir tümel olumlu önerme ile tümel olumsuz önerme birbirlerine karşıdırlar ama bu karşıolum bir çelişme olmayıp bir karşıtlıktır contrarius tümel olumlu önermenin çelişiği olan karşıolum tikel olumsuz önermedir Şemaya II Varlıkbilim fizikötesi açısından 1 Gerçeklikteki çatışma türlü güçlerin birbiriyle çatışması Bir istenç ile başka bir istenç bir güçle başka bir güç arasındaki karşıolum 2 Varlığın kendi içindeki uçlaşma kutuplaşma durumları soluk almaverme erildişil 3 Yaşamın ve tinin kımıldatıcı devindirici itilimi dürtüsü ve ileri götüren yaratıcı gücü özellikle J Böhmeden Alman idealizmine değin Alman fizikötesinde 4 Eytişimsel karşıolum Bir varlığın sav karşıtına dönüşmesi karşı sav ve bu yolla daha yüksek bir birliğe bireşim ulaşması sav ile karşı sav arasındaki ilişki eytişim örtüşme 5 Bireşime yer vermeyen varoluşsal bir karar gerektiren bir seçeneğin iki kanadı arasında yaya da biçiminde beliren ilişki Marksçılığın tarih anlayışına verilen ad Engelsin koyduğu terim Eytişimsel özdekçiliğin toplum felsefesi Eytişimsel özdekçiliğin genel ilkelerini insan tarihinin belli bir alanına insan toplumunun gelişmesi alanına uygulama Bu anlayış idealist ideden kalkan tarih fizikötesine karşıt olarak tarihsel toplumsal gelişmeyi bu gelişmenin temelindeki ekonomik süreçlerden insan varoluşunun özdeksel gerçek koşullarından kalkarak kavramayı dener Bu öğretiye göre Bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır eytişim özdekçilik eytişimsel özdekçilik )

( DIALECTIQUE )


- CEDEL-İ MAHBÛBE ve CEDEL-İ MAZMÛNE ile/ve/||/<>/> CEDEL-İ MAHMÛD ve CEDEL-İ MAZMÛNE

(

Cedel Türleri: Mahmûd – Mezmûm / Mahbûbe – Mazmûne

1. Mahmûd ve Mezmûm Cedel

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın ya da söylemin amacına ilişkindir. Bu ayrımda ölçüt, tanımın biçimi değil tartışmaya girilme niyetidir.

Mahmûd cedel, hakikati ortaya çıkarmayı hedefler. Kişi, kendi görüşünün yanlış olabileceğini baştan kabul eder. Amaç, galip gelmek değil doğruya yaklaşmaktır. Delil istemek, karşı delili dikkate almak ve gerekirse geri adım atmak, bu türün temel özellikleridir.

Örnekler:

  • “Yanılıyor olabilirim. Verileri birlikte inceleyelim.”
  • “Eğer söylediğin doğruysa düşüncemi değiştiririm.”
  • “Önemli olan, kimin kazandığı değil neyin doğru olduğu.”

Mezmûm cedel, hakikati değil galibiyeti amaçlar. Konu ikincildir; asıl hedef, öteki kişiyi/kişileri susturmak, itibarsızlaştırmak ya da üstünlük kurmaktır. Bu türde otoriteye dayanma, çoğunluğu referans verme, niyet okuma ve kişisel saldırı yaygındır.

Örnekler:

  • “Ben, senden büyüğüm. Tartışma bitmiştir.”
  • “Bu konuda konuşacak yetkinliğin yok.”
  • “Bizi eleştirenlerin niyeti belirli.”

2. Mahbûbe ve Mazmûne Cedel

Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı, tanımın nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Burada, niyet değil dilsel sunum biçimi belirleyicidir.

Cedel-i Mahbûbe, açık öncüllere dayanır. Konuşan kişi, hangi varsayımlardan hareket ettiğini gizlemez. Dinleyici, iddianın dayandığı kabulleri açıkça görür.

Örnekler:

  • “Adâlet, herkes için önemlidir.”
  • “Güvenlik önemlidir; bu yasa gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • “Emeğe saygı değerlidir. Bu davranış, buna uyuyor mu?”

Cedel-i Mazmûne, örtük öncüllerle kurulur. Asıl iddia, doğrudan söylenmez; imâ edilir. Dinleyici, boşlukları kendi doldurmaya yönlendirilir. Bu nedenle, yanlış çıkarıma açık bir yapı taşır.

Örnekler:

  • “Bazı kararların kimlere yaradığı açık.”
  • “Bu işin sonunun nereye varacağını biliyorsun.”
  • “Bazı kişiler, böyle davranır, sonra şaşırır.”

3. Türlerin Birlikte Görünümü

Bu iki ayrım, birbirinden bağımsızdır. Mahbûbe olmak, zorunlu olarak Mahmûd olmak anlamına gelmez; Mazmûne olmak da doğrudan Mezmûm sayılmaz.

  • Mahbûbe + Mahmûd: Açık öncüllerle, hakikati arayan ideal tartışma biçimi.
    Örnek: “Güvenlik önemli; bu yasa, gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • Mahbûbe + Mezmûm: Tanım açık olsa bile amaç, baskı kurmaktır.
    Örnek: “Herkes bunu kabul eder. İtiraz eden, bilgisizdir.”
  • Mazmûne + Mahmûd: Kırıcı olmamak için dolaylı anlatım kullanılır; niyet samimidir.
    Örnek: “Bu yaklaşımın uzun vâdeli etkilerini düşünmek gerekir.”
  • Mazmûne + Mezmûm: İmâ yoluyla suçlama ve itibarsızlaştırma yapılır.
    Örnek: “Bu yasaya karşı çıkanların niyeti mâlum.”

Sonuç itibarı ile ...

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın niyetini;
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı ise tanımın biçimini açıklar.

Bir söylemin sağlıklı ya da sorunlu oluşu,
ne söylendiğinden çok,
nasıl söylendiğiyle ilgilidir.

)


- ÇEHOV değil ÇEHOF


- ÇEKİNCE ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK


- DİKKATİNİ:
"ÇELMEK" değil ÇEKMEK


- CEMAL:
GÜZELLİK ile/ve YÜZ


- CEMAL SÜREYA/CEMALETTİN SEBER ile/||/<> SEZAİ KARAKOÇ


- CERBEZE ile/ve/||/<>/> CEZBE

( Güzel konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. İLE Bir duygu ya da bir inanışın etkisiyle ölçüsüzce coşup kendinden geçme. | Çekilme, çekim. )


- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> ZARF


- CERES ile/ve/||/<> BAKHÜS


- CEREYAN | DEBİ | DEBİ, SARFİYAT | SARFİYAT | VERDİ ile/||/<> VERDİ ile/||/<> AKIM

( akım fizik Bir saniyede akan su ya da elektriğin oylumu niceliği fizik coğrafya Sinema TV Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum Bir akarsuyun belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su Yazınsal yönelim ve yönsemelere verilen ad Resim Heykel Mimarlık İlk kez 19 y y ın birinci yarısında başlayan ve üslûp niteliğini taşımayan sanat görüşü Örn Gerçekçilik gerçeküstücülük gibi Elektrik yükünün aktarım hızı Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu m3 sn 1 genel uygulayım akıntı 2 fizik Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek elektrik yükü vb ilişkin nicelik Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek kıvıl yük vb ilişkin nicelik Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları Elektriğin bir yöne akışı akım )

( OUTPUT )

( DÉBIT )


- CESARET ile/ve/||/<> KALB(İN ATMASI)

( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )

( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )