-İM

- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA

- UYUM ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME

- UYUM ile/ve ÇELİŞKİLİ UYUM

- UYUM ile/ve/<> DENGE

( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )

- UYUM ile/ve EŞ ZAMANLAMA

- UYUM ile/ve/||/<> EŞZAMANLILIK

- UYUM ile/ve EYLEME GEÇMİŞ UYUM

( Dinler, hakikatlerini, eylem içinde [sessiz eylem içinde] gösterirler. )

- UYUM ile/ve/||/<> SENTEZ

- UYUM ile/ve/<> TEVHİD

- UYUM ile/ve TINLAMA


- UYUM ile/ve TUTARLILIK

- UYUM ile/ve UYGUNLUK

- UYUM >< UYUMSUZLUK

( Küçük şeyleri büyütür. >< Büyük şeylerin çürümesine neden olur. )

- UYUM ile/ve YAKINLAŞMA

- UYUM ile/ve YETENEK

- UYUM/LU/LUK ile/ve PARALEL/LİK

- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]

- UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])

( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE
Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )

- UZAK:
GÖSTERİŞ
ile ŞİRK

- UZAM ile/ve BİÇİM


- UZANTI ile/ve/<> GÖSTERİM/TEMSİL

- VÂDE[Ar.] değil/yerine/= ERİM

- VAR KILMAK ile/ve/değil BİÇİMLENDİRMEK

- VARLIK BİLİM BİLGİ BİLİM

- VARLIK >< YOKLUK ile/ve/<> BAŞLANGIÇ >< BİTİŞ

- VARLIK ile/ve BİÇİM

- VARLIK ile/ve/<> YORUMLANMIŞ VARLIK

( ... İLE/VE/<> Dil. )

- VARLIKBİLİM ile/ve ARKETİPLER

- VARLIKBİLİM ile/ve FİZİK

- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT


- VARLIKBİLİM = MEHBAS-İ VÜCUT = ONTOLOGY[İng.] = ONTOLOGIE[Fr., Alm.] = ONTOLOGIA[Lat.] = ON, ONTOS[Yun.]

- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM

- VARLIKLAŞTIRMA ile/değil BİÇİMLENDİRME

- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ

- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ

- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN
ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE

- VAROLAN ile BELİRLENİM

- VAROLAN ile BELİRLENİM

- VAROLAN ile/ve/||/<> TÜRÜM

( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )

- VAROLANBİLİMİ ile/ve/||/<>/> BİLGİBİLİMİ


- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ
ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL

- VAROLUŞ:
TÖZ
ile/ve/||/<>/> ERK ile/ve/||/<>/> ETKİ ile/ve/||/<>/> EDİM ile/ve/||/<>/> NEDENSELLİK

- VAROLUŞÇU MAHİYET ALGISI/YORUMU ile MAHİYET

( Öncelik. İLE Sınır. )
( Sadece insanda. İLE Tüm varolanlarda. )
( Zamansal. İLE Olguların kaynağı. )

- VAROLUŞUMUZ:
ANLAMLI!
ve/||/<> YETERLİ!

( Sadece, varolmamız/varoluşumuz bile, (yeterince) anlamlı ve yeterlidir!
[ Bir miktar fazlası da, -beklenti içine düşmeden!- olabilir elbette! ] )

- VARTA[Ar.] değil/yerine/= TEHLİKELİ DURUM

- VAZİYET değil/yerine/= DURUM

- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA[Fr. < APHORISME] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ

- VERİM ile/ve BEREKET

( Bereket maddeyle ölçülmez. )

- VERSİYON[Fr., İng. VERSION] değil/yerine/= SÜRÜM/UYARLAMA

- VOKALİST/HANENDE[Fars.] değil/yerine YORUMCU


- VOLTAJ[Fr.] değil/yerine/= GERİLİM

- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ

- YABANCILAŞMA ile/ve/> YİTİM

- YAKINLAŞMA ile/ve/||/<>/> UZAKLAŞMA GEREKSİNİMİ

- YALIN DURUM ile ...

( NOMINATIVE CASE )

- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA

- YAPIT ile/değil EDİM

- YARALANMA/TRAVMA SAĞALTIMI/TERAPİSİ BASAMAKLARI/NDA:
İŞLEYİŞ
ile/ve/||/<> KAPSAMA ile/ve/||/<> GÜÇLENDİRME ile/ve/||/<> BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> İÇGÖRÜSEL VE DİNAMİK DEĞİŞİM

( )

- YARGI ile/ve/<> ÇÖZÜM

- YARGILAMA SIRASINDA, SUSMANIN ...:
YORUMLANMASININ GENİŞLİĞİ
ve/||/<> KULLANILDIĞI AŞAMA ve/||/<> AVUKATININ, ORADA/YANINDA BULUNMASI ve/||/<> ZANLININ BİLGİLENDİRİLMESİ

( ... VE/||/<> Duruşmada susma polis tarafından gerçekleştirilecek ifade alma sırasındaki susmaya nazaran daha geniş yorumlanır. Zira bu görüşe göre duruşma aşamasında sanık panik içinde ya da hazırlıksız olduğunu ileri süremez VE/||/<> Burada, kişinin bir hukukçunun yardımından yararlandığı, haklarından haberdar olduğu önkabulünden hareket edilmektedir. VE/||/<> Polisin, sorgusundan önce bilgilendirme yapması durumunda, susma, daha dikkatli irdelenmektedir. )

- YARILMA ile/ve/<> DEVRİM

- YAŞ ile/yerine GÖRÜNÜM

- YASA ile/ve UYUM

- YAŞAM ARAÇLARI ile/ve/||/<> YAŞAM BİÇİMLERİ

- YAŞAM:
YORUM
ve/||/<> KELÂM

( Değişir. VE/||/<> Değişmez. )

- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK

- YAŞAMIN YALINLIĞINDA:
BİLİM
ile/ve/||/<> FELSEFE ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> DİN

( Sınırlar. İLE/VE/||/<> Yorumlar. İLE/VE/||/<> Betimler. İLE/VE/||/<> Kutsar. )

- YAŞLILIK ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> KITLIK ve/||/<> ÖLÜM

( "Mahşerin dört atlısı." )

- YAYGIN EĞİTİM ile/ve/<> ÖRGÜN EĞİTİM

- YAYGIN ile GENİŞ


- YEDİ BİLİM:
ÜÇ İLİM
ile/ve/<>/sonra DÖRT BİLİM DALI

( DİLBİLGİSİ(GRAMER) VE MANTIK(LOGIC) VE HİTÂBET(RETORİK) ile/ve/<>/sonra MATEMATİK VE GEOMETRİ VE ASTRONOMİ VE MÛSİKÎ )
( SEPTUM ARTES LIBERALES: YEDİ ÖZGÜR(SERBEST) BİLİM ["Art" sözcüğü sanat değil bilim anlamına kullanılırdı.] )

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM

- YENİLİK ile/ve/||/<> DEVRİM

- YER ÇEKİMİ ile/ve/||/<>/< ELEKTROMANYETİK ÇEKİM

( [Gücü] Elektromanyetik çekimden daha az. İLE/VE/||/<>/< Yer çekiminden daha fazla. )
( Çivi. İLE/VE/||/<>/< Mıknatıs. )

- YER DEĞİŞTİRMEK ile/ve/<> BİÇİM DEĞİŞTİRMEK

- İNEÇ[yerbilim] = TEKNE

- YERİNE KOYMA ile/değil DÖNÜŞÜM

- YERLEŞİM ile/ve ÜRETİM

- YETENEK ile DURUM/HAL

- YETİM ile/ve/||/<> ÖKSÜZ

( [Ergenlikten önce]
Babası ölmüş/olmayan çocuk. [Babası belirli fakat ölmüş olan.] İLE/VE/||/<> Annesi ölmüş/olmayan. | Annesi ya da hem annesi, hem de babası ölmüş olan çocuk.
["annesiz" diye bilinir ve "anneden öksüz, babadan yetim kalmak" sözü kullanılır. Oysa ki, "öksüz/ögsüz" sözcüğü, "bilge-âlim" ikilemesi gibi "ögsüz-yatim"dir.(ögsüz al-yâtîmu wa ʾl-ḥayrânu. wa-aṣluhu: ögsüz maʾḥûḏun min ōg wa-hwa ʾl-ʿaqlu wa ʾl-fiṭnatu).][İlk zamanlarda, anne ile ilgisi yoktu. Yâtîm, "Tek kalmış, ergen olmadan önce babası ölen çocuk" demektir.]
[Yetimlik, maddî manevi desteği olmamaktır. Sonraları, sözlüklerdeki "ög/öğ"(anne)nin etkisiyle yanlış ayrıştırmaya gidilmiştir. ("Atası ölen, öksüz galmaz; anası ölen, öksüz galur.")] )
( Saçı/başı, arkadan öne doğru okşanır. İLE/VE/||/<> Saçı/başı, önden arkaya doğru okşanır. )
( EYTÂM[Ar. < YETÎM/YÂTÎM] ile/ve/||/<> O/Og/Ög[: Ana.] )
( İnsan, babanın [temel] desteğiyle; hayvan, annenin [temel] desteğiyle yaşar. )

- YETİM ve SAGİR/SAGİRE

- YETİMLERİ/ÖKSÜZLERİ KOLLAMALI!

- YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
BİR BİLENE SORMA
ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> "GENETİK"

- YILDIZ SARAYI'NIN YÖNETİMİ ile/ve DOLMABAHÇE SARAYI'NIN YÖNETİMİ

- YOK/LUK ile/ve BİÇİMSİZ/LİK

- YOKSUNLUK ile/ve/değil/yerine/> GEREKSİNİM

- YOL ile/ve İLETİŞİM

( Olgun kişi, etkisini tavsiyeleri ve önderliğiyle yayarak izlenecek yolu hazırlar. )

- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK

- YÖN DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> HIZ DEĞİŞİMİ

- YÖNELİM ile/ve/değil/<> DOĞRULUM/TROPİZM[Fr. < Yun.]


- YÖNELİM = INTENTION[İng., Fr.] = INTENTION[Alm.] = INTENTIO[Lat.] = INTENCIÓN[İsp.]

- YÖNELME DURUMU ile ...

( DATIVE CASE )

- YÖNETİCİLER ile/ve/<> BİLİMBİREYLERİ

( Toplumun ilerlemesi için bu iki sınıfın doğru ve gerektiği gibi çalışması/davranması gerekmektedir. )

- YÖNETİM İŞLEMLERİNDE:
YETKİ
ile/ve/||/<> BİÇİM ile/ve/||/<> NEDEN ile/ve/||/<> KONU ile/ve/||/<> AMAÇ

- YÖNETİM/İDÂRE TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<> KAMU TÜZESİ/HUKUKU

- YÖNETİM ile ...

( Allah ilmi. )

- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET

- YÖNETİM = MANAGEMENT[İng.] = DIRECTION[Fr.] = VERWALTUNG[Alm.] = DIREZIONE[İt.] = MANEJO[İsp.]

- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNETİMİN SORUMLULUĞUNUN, TARİHSEL GELİŞİMİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Blanco Kararı ile. [1873] )

- YÖNETİMDE:
YETKİ
ve/||/<> BİÇİM/ŞEKİL ve/||/<> NEDEN ve/||/<> KONU ve/||/<> AMAÇ


- YÖNETİMİN, KUSURSUZ SORUMLULUĞU:
"İLKE"
değil/>< İSTİSNA OLMALI

- YÖNETİMSEL:
İŞLEM
ile/ve/||/<> EYLEM

- YÖNETİMSEL SORUMLULUĞUN TARİHSEL GELİŞİMİNDE:
MÜLK-DEVLET KURAMI
ile/ve/||/<>/> POLİS-DEVLET ANLAYIŞI ile/ve/||/<>/> HAZİNE KURAMI

( Prusya, Büyük Frederich. İLE/VE/||/<>/> Nazi Almanya'sı, Stalin Rusya'sı. İLE/VE/||/<>/> Devlet ve hazine, ayrı tüzel kişilik. )

- YÖNETİMSEL/İDARÎ İŞLEM ile/ve/||/<> YÖNETİMSEL/İDARÎ EYLEM

- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA

- YÖNTEM:
FELSEFÎ(EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK)
ile/ve/||/<> KURGUL ile/ve/||/<> SALTIK

- YÖNTEM/USÛL ile/ve/||/<>/> İŞLEYİŞ

- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM

- YÖNTEMBİLİM = USULİYAT = METHODOLOGY[İng.] = MÉTHODOLOGIE[Fr.] = METHODOLOGIE, METHODENLEHRE[Alm.]

- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL
ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK

( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )

- Yorum DİNLE!!!

- YORUM:
"DOĞRU ANLAMA" UĞRAŞI
ile/ve/değil/<> YANLIŞ ANLAMAMA ÇABASI

- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- YORUM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- YORUM:
TİKELE DAYALI
değil TÜMELE DAYALI

- YORUM:
[ne yazık ki]
YANLIŞ
ile ÇILGINCA ile ZORLAMA

- YORUM YAPMAK/YAPABİLMEK ile/ve BAĞLANTI KURMAK/KURABİLMEK

( Yorum, doğruyu tespit için değil yanlıştan kaçınmak için yapılan bir etkinliktir. )

- YORUM ile AÇIKLAMA

- YORUM ile/ve/değil/yerine BAĞLAYICI OLMAYAN YORUM

- YORUM ile "BAKIŞ"


- YORUM ile/ve/<>/= ÇEVRİ/TE'VİL[< Ar.]

( ... İLE Bir söz ya da davranışı, görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme. | Burgaç. )

- YORUM ile ÇIKARSAMA

- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK

- YORUM ile/değil DEDİKODU

- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME

- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM

- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR

( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )
( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )
( Ancak bizi arzu, korku ve yanlış düşüncelerden kurtaracak olan iyidir. )

- YORUM ve ERDEM

- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM


- YORUM ve/||/<>/> KILAVUZLUK

- YORUM ile/ve KURGU/SPEKÜLÂSYON

- YORUM = TEFSİR = INTERPRETATION[İng., Alm.] = INTERPRÉTATION[Fr.] = INTERPRETARE[Lat.] = INTERPRETACIÓN[İsp.]

- YORUM ve VAROLUŞ

- YORUM ile/ve YÖNTEM

- YORUM ile/ve YORUMUN ETKİSİ/EGEMENLİĞİ

- YORUMA AÇIKLIK ile/ve/değil/<> YORUMA MUHTAÇLIK

- YORUMA UYGUN/LUK ile/ve/değil/yerine YORUMA AÇIK/LIK

- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL

- YORUMBİLİM ve SANAT

( Her alanda düşünebilme ve konuşabilme olanağı. )

- YORUM(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE

- YORUMLAMA (TAABBUR)

- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM

- YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME

- YORUMLAMA ile/ve YARATMA

- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA

- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM

- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK

- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK

- YORUMLAMAK ve/< YORULMAK

( Yorumlayacaksan, önce (bilgilenmek üzere) yorulacaksın/yorulmalısın! )

- YORUMLAR('I)

- YORUMLU HABER ile/değil/yerine HABER

- Yorumlu KONUŞ!!!

- YORUMSAMA = HERMENEUTICS[İng.] = HERMÉNEUTIQUE[Fr.] = HERMENEUTIK[Alm.] = HERMENEUTIKE < HERMENEUEIN[Yun.]

- Yorumsuz KONUŞ!!!

- YUDUM ile/ve LOKMA/SOKUM

( İçeceklerde. İLE/VE Yiyeceklerde. )
( ... ile/ve TELAKKUM: Lokma lokma yutma. | Karın gurultusu. )
( MÜTECERRİ'[< CÜR'A]: Yudumlayarak içen, tecerrü' eden. )

- YÜKSELİM ile YÜKSELİŞ

( Bir yıldızın, gökküresindeki ekvator düzlemine göre açısal uzaklığı. İLE Yükselme eyleme ya da biçimi. )

- YÜKSELİŞ ile/ve KAYNAĞA DÖNÜŞ

- YUMURTA ve OLUŞUM

(



































)

- YÜRÜME/"YOL ALMA"[GELİŞİM, DEĞİŞİM]:
AYAKKABI İLE
değil AKIL İLE!


- ZAAF ile/ve/değil/yerine/<> EĞİLİM

- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ"
ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ

- ZAMAN VE KOŞULLARIN DEĞİŞİMİ ve/<> YASALARIN DEĞİŞİMİ

( Zamanın ve koşulların değişmesiyle birlikte yasaların da değişikliğe uğraması kaçınılmazdır.
Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz! )

- GEREKSİNİMLER:
ZARÛRÎ
ile/ve/||/<>/> HÂCÎ ile/ve/||/<>/> KEMÂLÎ

( Yaşamak için gerekli olan beslenme ve güvenlikle ilgili gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu olmayan, ama varoluşu, insanı rahatlatan unsurlara duyulan gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Kişilerin kaygılarını ve estetik beklentilerini karşılayan gereksinimler. )

- ZEHİRLENMELER:
SİNDİRİM YOLUYLA
ile/ve/||/<> SOLUNUM YOLUYLA ile/ve/||/<> DERİ YOLUYLA

( En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler, genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür. İLE/VE/||/<> Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit[tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları], lağım çukuru ya da kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur. İLE/VE/||/<> Zehirli madde, vücuda doğrudan deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler, böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, ziraî ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur. )

- ZERK[Ar.] değil/yerine/= İÇİTİM

( Bir sıvıyı, şırınga ile verme. )

- ZİHİN FELSEFESİ ile/ve YORUM FELSEFESİ

- ZOR ZAMANDA, YALNIZ BIRAKMAK değil/yerine/>< GEREKSİNİM ANINDA, YANINDA OLMAK

- ZORLANMA ve/||/<>/> DEĞİŞİM

( Kişiyi zorlamıyorsa, değiştirmeyecektir. )
( If it doesn't challenge you, it won't change you. )

- ZORLUK" ile/değil GELİŞİM/GELİŞME