P ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.646 başlık/FaRk ile birlikte,
5.646 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/24)
- PROMISSORY NOTE and BILL OF EXCHANGE
( Bono. VE Poliçe. )
- PRÖMİYE(PREMIER) ile GALA
- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM
- PROMOSYON ile PROMOSYONLU ile PROMOSYONSUZ
- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM
- PROMOTE :/yerine TERFİ ETTİRMEK, TEŞVİK ETMEK
- PROMOTER İLE ENHANCER İLE SİLENCER İLE INSULATOR ile/||/<> GEN DÜZENLEME ELEMENTLERİ
( Transkripsiyon kontrol bölgeleri. )
( Formül: TATAAA konsensus )
- PROMOTER ile/||/<> ENHANCER
( Promoter transkripsiyon başlangıç. [yakın] İLE Uzak güçlendirici. )
( Formül: TATA box İLE distal )
- PROMOTÖR İLE ENHANCER İLE SİLENCER ile/||/<> GEN DÜZENLEYİCİ ELEMENTLER
( Gen ifadesini kontrol eden DNA dizileri. )
( Formül: TATA box: -25 pozisyon )
- PROMOTOR ile/||/<> ENHANCER
( Promotor başlatma yeri İLE enhancer güçlendiricidir )
( Formül: TATA box İLE uzak etki )
- PROMOTOR[İng.] değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN
- PROMPT :/yerine HEMEN, HIZLI
- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ
- PRONASYON/PRONATION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNME (KOL VB.)
- PROOF :/yerine KANIT
- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL
- PROPAGANDA ile PROPAGANDACI/LIK ile PROPAGANDİST
- PROPANE[İng.] / PROPANE[Fr.] / PROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPAN
- PROPER FUNCTIONALISM[İng.] değil/yerine/= UYGUN İŞLEVSELCİLİK
( Gettier sonrasında gerekçelendirme koşuluna odaklanan çağdaş epistemolojideki kuramlardan biri olan uygun işlevselcilik, gerekçelendirmenin neliğine yönelik bir araştırma olarak kaşımıza çıkmaktadır. Uygun işlevselciliğe göre bir inancın güvence altına alınmış olmasını sağlayan üç koşul vardır: bilişsel yetilerin uygun bir çevrede uygun bir biçimde çalışması, öznenin doğru inanç oluşturmayı amaçlaması ve bu koşullar altında oluşturulan inançların yüksek güvenilirliğinin olması. Temel olarak uygun işlevselcilik kuramı, öznenin bilişsel yetilerine dayanır ve epistemik güvenceyi bu doğrultuda açıklar. Söz konusu kuramın önemli temsilcilerinden biri olan Alvin Plantinga; ‘Olumlu Epistemik Statüler ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence: Güncel Tartışmalar’ gibi kitaplarında kuramı ayrıntılarıyla açıklamıştır. Uygun işlevselcilik, bilginin dördüncü koşulunu ‘uygun işlev’ olarak belirler ve bir inancın teminat altına alınmasını, epistemik öznenin bilişsel yetilerinin uygun bir biçimde çalışıyor olması anlamına geldiğini ileri sürer. Yani öznenin, bir önermeye dair inancından yola çıkarak bilgi oluşturma sürecinin epistemik niteliğe sahip olabilmesi için, bilişsel yetilerin işlevini uygun bir biçimde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda uygun işlev kavramı, hem içsel hem de dışsal koşullara işaret etmektedir. Kısaca uygun işlevselcilik kuramının, doğru inancın bilgiye dönüştürülmesi için odaklandığı temel kavram olan güvencenin, onun üç niteliğinin işleyişiyle mümkün olduğunu ve bu bakımdan bilgiyi ‘güvence altına alınmış doğru inanç’ ya da ‘olumlu epistemik statü gösterilmiş doğru inanç’ olarak tanımladığını söyleyebiliriz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROPER INTEGRAL ile/||/<> IMPROPER INTEGRAL
( Proper sonlu interval, improper sonsuz ya da dikontinü. )
( Formül: Finite İLE infinite/discontinuous )
- PROPER :/yerine UYGUN, DOĞRU
- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE
- PROPERTY :/yerine MÜLK
- PROPYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUBU
- PROPYL GROUPS[İng.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUPLARI
- PROPORSİYON/PROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTI
- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI
- PROPORTION vs. BALANCE/PROPORTION
- PROPORTION :/yerine ORAN
- PROPORTION vs./and SYMMETRY
- PROPOSAL vs. INVITATION
- PROPOSAL vs. SUGGESTION
- PROPOSAL :/yerine TEKLİF
- PROPOSE :/yerine ÖNERMEK
- PROPOSED :/yerine ÖNERİLEN
- PROPOSITIONAL ile/||/<> PREDICATE ile/||/<> MODAL ile/||/<> FUZZY ile/||/<> MANTIK SİSTEMLERİ
( Farklı mantık türleri. )
( Formül: P ∧ Q → R )
- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU
- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA
- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI
- PROSECUTOR :/yerine SAVCI
- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM
- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ
- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ
- PROSODİ[Yun.]
( Bir koşuk bestesinde, hece vurgularının, müzik vurgu ve yükselişleriyle iyice uyuşmuş olması ve bu yoldaki kuralların tümü. )
- PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ KÖRLÜĞÜ
( Prosopagnosia da denen bu rahatsızlığa sahip kişiler aile bireylerinin, partnerlerinin ya da arkadaşlarının yüzlerini tanıyamazlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROSPECT :/yerine OLASILIK
- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME
- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK
- PROSPEKTÜS/PACKAGE INSERT[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSPEKTÜS[Fr./İng. < PROSPECTUS] değil/yerine/= TANITMALIK
- PROSTAT BEZİ ile/||/<> TESTİS ile/||/<> VAZEKTOMİ/VASEKTOMİ
( Mesane tabanında olmak üzere sidik borusunu[üretra] kuşatan ve meni salgılayan eril üreme bezi.[Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede sidik birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. İki biçimde de sayrıya cerrahi girişim yararlı olur.] İLE/||/<> Hayvanda, sperm ve eril hormonları olan androjenleri üreten örgen.[İnsanda, testisler iki tanedir ve oval biçimindedir.[Penisin hemen arkasında ve anüsün önünde bulunan skrotal kesede bulunur.] İLE/||/<> Bir erilin spermini taşıyan tüpleri, gebeliği kalıcı olarak önlemek için kesmek ya da kapatmak amacıyla yapılan cerrahi işlem.[Genellikle lokal anestezi altında yapılır. İşlemin gerçekleşmesi yaklaşık olarak 15 dakika sürer.] )
- PROSTAT KANSERİ ile/||/<> TESTİS KANSERİ
( Prostat bezinde kanser gözelerinin büyümesi. İLE/||/<> Testislerde kanser gözelerinin büyümesi. )
- PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK
( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )
- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ
( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROSTATİT ile/||/<> PROSTAT KANSERİ
( Prostat bezinin yangılanması. İLE/||/<> Prostat bezinde olağandışı göze büyümesi ile ilişkili bir kanser türü. )
- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK
- PROSTELA ile PROSTELALI
- PROTAKTİNYUM[Fr.]
( Aktinit öbeğinden olan radyoaktif bir öğe. [Simgesi: Pa.] )
- PROTACTINIUM[İng.] / PROTACTINIUM[Fr.] / PROTAKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTAKTİNYUM
- PROTECT :/yerine KORUMAK
- PROTECTION :/yerine KORUMA
- PROTEİN KATLANMASI ile/||/<> DENATÜRASYON
( Katlanma 3D aktif form, denatürasyon açılma aktivite kaybı. )
( Formül: Native İLE denatüre )
- PROTEİN KATLANMASI ile PROTEİN İŞLEVİ
( Proteinlerin amino asit zincirlerinden üç boyutlu yapılara dönüşme süreci. İLE Proteinlerin gözede ve organizmada yerine getirdiği işlevler. )
- PROTEİN SAAT HİPOTEZİ[İng. PROTEIN CLOCK HYPOTHESIS] ile/||/<> MOLEKÜLER SAAT HİPOTEZİ[İng. MOLECULAR CLOCK HYPOTHESIS]
( Moleküler saat hipotezinin diğer adıdır. Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemidir. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir. @@ Belirli bir protein ailesi (ribozomal, sitokromal vb.) içinde sabit oranda amino asit meydana getirilir ve iki tür arasındaki ayrışma derecesi akrabalık derecelerini test etmek için kullanılan bir moleküler evrim analizi yöntemi. Evrim saati ya da gen saati olarak da adlandırılır. Proteinleri oluşturan aminoasitlerin genler üzerindeki kodlarında meydana gelen mutasyonların, göreceli olarak sabit bir hızda meydana gelmesine dayanır. Dolayısıyla, aynı protein dizisindeki genetik farklılıklara bakarak, bir türün diğerinden ne zaman ayrıldığı, sabit zaman aralıklarında meydana gelen mutasyonlardan anlaşılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]
( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN TEMPLAT SENTEZİ ile/||/<> DNA TEMPLAT SENTEZİ
( Protein templat sentezi protein yapısını kalıp kullanırken İLE DNA templat sentezi DNA dizisini kalıp kullanır )
( Formül: Biomineralizasyon )
- PROTEİN YAPISI[İng. PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> PROTEKTİF[İng. PROTECTIVE] ile/||/<> PROTEOM[İng. PROTEOME] ile/||/<> PROTOKTİSTA[İng. PROTOCTISTA]
( Yapı sözcüğü protein için kullanıldığında, küçük moleküller için olduğundan çok daha karmaşık bir anlam taşıyor. Proteinler makromoleküllerdir ve dört farklı yapı seviyesine sahiptir - birincil, ikincil, üçüncül ve kuaterner. @@ Tıpta belirli koşullara karşı koruma sağlamak için kullanılan önlem ve maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Birkaç örnek aşağıdaki gibidir: @@ Bir gözenin, dokunun ya da organizmanın genomu tarafından sentezlenen proteinlerin tamamına verilen isimdir. @@ 1860'lı yıllarda, günümüzde Protista olarak bilinen alem için John Hogg tarafından önerilen ilk isimdir. Hogg, sadece bitki ya da hayvanlara benzeyen tekgözeli canlıları öbeğe dahil etmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]
( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROTEİN ile ALBÜMİN[Fr. < ALBUMINE]
( Canlı gözelerin ana nesnesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, karmaşık yapılı doğal nesne. İLE Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein. )
( ALBÜMİNİMETRİ: Fizyolojik bir sıvıdaki albümin oranını ölçme.
ALBÜMİNİMETRE: Fizyolojik bir sıvıdaki albümin oranını bulmaya yarayan araç. )
- PROTEİN ile ANTİKOR[Fr. < ANTICORPS]
( ... İLE Gövdeye giren antijenlere karşı oluşan bağışıklık proteini. )
- PROTEİN ile/ve/||/<>/> DNaz PROTEİN(DORNAZ ALFA) / rhDNaz[REKOMBİNANT DEOKSİRİBONÜKLEAZ I]
( ... İLE/VE/||/<>/> Dornaz alfa, DNA'yı seçici olarak klivaj eden bir enzim olan rekombinant insan deoksiribonükleaz I'nın oldukça saf bir çözeltisidir.[Kistik fibroz hastalarının balgam / mukusunda bulunan DNA'yı hidrolize eder, akciğerlerdeki viskoziteyi azaltır ve salgıların daha iyi temizlenmesini sağlar.] )
- PROTEİN ile/ve/<> GLOBÜLİN[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Kanı oluşturan maddelerden biri olan iri moleküllü protein. )
- PROTEİN ile/||/<> KARBONHİDRAT
( Protein yapısal/enzimatik İLE karbonhidrat enerji kaynağıdır )
( Formül: Amino asit İLE şeker )
- PROTEİN değil/yerine/= ÖNBESİ
- PROTEİN[Fr. < Yun.] ile PEPTİD
( Canlı gözelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit bileşiminden oluşmuş, karmaşık yapılı doğal madde. İLE ... )
( PROTEIN vs. PEPTIDE )
- PROTEIN :/yerine PROTEİN
- PROTEİN ile PROTEİNLİ ile PROTEİNSİZ/LİK ile PROTEİN YETERSİZLİĞİ
- PROTEİN ile/ve/||/<> S PROTEİN
- PROTEİN ile/||/<> YAĞ ile/||/<> KARBONHİDRAT ile/||/<> VİTAMİN ile/||/<> BESİN ÖĞELERİ
( Temel besin bileşenleri. )
( Formül: 1 cal = 4.184 J )
- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER
- PROTEİN(LER) ile YAĞ(LAR) ile KARBONHİDRAT(LAR) ile MİNERAL(LER) ile VİTAMİN(LER)
( Canlı gözelerin ana nesnesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon öğeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş karmaşık yapılı doğal nesne. İLE Birleşiminde stearik, oleik, palmitik asitlerle gliserin bulunan ve bunların oranlarına göre kıvamları değişen bitkisel ya da hayvansal nesne. İLE Karbon, hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan organik bileşiklerin genel adı. İLE Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım nesnelerle karışık ya da birleşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen inorganik nesne. İLE Besinlerde bulunan, gövdede genellikle yapılmayan, yağda ya da suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği ya da fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan nesnelere verilen genel ad. )
( PROTEINS vs. FATS vs. CARBOHYDRATES vs. MINERALS vs. VITAMINS )
- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU
- PROTEOGENOMICS ile/||/<> GENOMICS
( Proteogenomics genom ve proteom verilerini entegre ederken İLE genomics sadece DNA dizi bilgisi kullanır )
( Formül: Integrated omics )
- PROTEOME DYNAMICS ile/||/<> STATİC PROTEOMICS
( Proteome dynamics protein seviyelerinin zamana bağlı değişimini incelerken İLE static proteomics belirli andaki protein miktarlarını ölçer )
( Formül: Temporal protein analysis )
- PROTEOMİK ile/||/<> GENOMİK
( Proteomik protein analiz İLE genomik DNA analiz. )
( Formül: Protein İLE DNA analysis )
- PROTEOMİK ile/||/<> GLYCOMICS
( Proteomik protein analizi yaparken İLE glycomics karbohidrat analizi yapar )
( Formül: LC-MS/MS )
- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)
- PROTEST :/yerine PROTESTO ETMEK
- PROTESTO ile/ve/||/<>/> BOYKOT
- PROTESTO[İt.] ile/||/<> İNFİAL
( Bir davranışı/düşünceyi, bir uygulamayı haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın haksız, yersiz, gereksiz görülerek onaylanmadığını bildiren resmî açıklama. | Değerli belge niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukukî sonuçlar doğuran bildirim; ihtarname. @@ Kızgınlık, öfke duyma. | Herhangi bir şeyin etkisi altında kalma. | Edilgi. )
- PROTESTO[İt.] ile MANİFESTO[İt. < Lat.]
( Bir davranışı, bir düşünceyi, bir uygulamayı, haksız, yersiz, gereksiz bularak karşı çıkma, kabul etmeme. | Herhangi bir davranışın, haksız, yersiz, gereksiz görülerek onanmadığını bildiren resmi açıklama. | Değerli evrak niteliğindeki borç senedinin ödenmemesi durumunda, özel bir biçime bağlı ve belirli hukuksal sonuçlar doğuran bildirim. İLE Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen dizin. | Bildiri. )
- PROTESTO ile PROTESTOLU ile PROTESTOSUZ
- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA
- PROTEZ ile PROTEZCİ/LİK
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTİ = KINALI ADA
( "İlk olan" anlamına gelmektedir.
[ Kınalı Ada'nın eski (adsız) adıdır. ] )
- PROTİK SOLVENT ile/>< APROTİK SOLVENT
( Hidrojen bağı oluşturabilen solvent. İLE/>< Hidrojen bağı oluşturamayan solvent. )
- PROTİSTLER/PROTİSTALAR değil/yerine/= YUVARGİLLER
- PROTİSTOLOJİ ile ...
( Tek hücrelileri inceleyen bilim dalı. )
- PROTIUM[İng.] / PROTIUM[Fr.] / PROTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTİYUM
- PROTOKOL ile FORMALİTE
( PROTOCOL vs. FORMALITY )
- PROTOKOL ile PROTOKOLCÜ/LÜK
- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER
( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )
- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI
- PROTON-ELECTRON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-ÉLECTRON-PROTON[Fr.] / PROTON-ELEKTRON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-ELEKTRON-PROTON TEPKİMESİ
- PROTON ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR DU PROTON[Fr.] / PROTONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON HIZLANDIRICISI
- PROTON İLE NÖTRON İLE ELEKTRON ile/||/<> ATOM BİLEŞENLERİ
( Proton çekirdekte pozitif, elektron yörüngede negatif yüklüdür )
( Formül: mp=1836me )
- PROTON MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MANYETOMETRESİ
- PROTON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MİKROSKOBU
- PROTON MOMENT[İng.] / MOMENT DU PROTON[Fr.] / PROTONENMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MOMENTİ
- PROTON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-PROTON[Fr.] / PROTON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-PROTON TEPKİMESİ
- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI
- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU
- PROTON SAYISI ile/||/<> KÜTLE NUMARASI
( Proton sayısı atom numarası İLE kütle numarası proton+nötron toplamıdır )
( Formül: Z İLE A=Z+N )
- PROTON SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON À PROTONS[Fr.] / PROTONENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SENKROTRONU
- PROTON ile/ve/||/<>/>< ELEKTRON
( Pozitif yüklü parçacık. İLE/VE/||/>< Negatif yüklü parçacık. )
( PROTON vs./and/||/<>/>< ELECTRON )
- PROTONATION[İng.] ile/değil/yerine/= PROTONASYON
- PROTON/LAR ile/ve ELEKTRON/LAR
( + yüklü. İLE/VE - yüklü. )
( J.J. THOMPSON[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940]: Elektronları, izotop kavramını keşfetmesi ve kütle spektrometresini icat etmesiyle bilinir. Gazların elektriksel iletkenliği üzerindeki çalışmaları ve elektronları keşfinden dolayı 1906'da Nobel Fizik Ödülü ile ödüllendirilmiştir. )
- PROTONIUM[İng.] / PROTONIUM[Fr.] / PROTONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTONYUM
- PROTOPLASTIC SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= PROTOPLASTİK ÇÖZÜCÜ
- PROTOPLAZMA ile/ve/<> İÇPLAZMA
( ... İLE/VE/<> Bir gözeli canlılarda, protoplazmanın merkez bölümüne verilen ad. )
- PROTOPLAZMA ile YALANCIAYAK
( ... İLE Bir gözeli hayvanlarda, devim ve beslenmeye yarayan protoplazma uzantısı. )
- PROTOSTOM ile/||/<> DÖTÖROSTOM
( Protostom ağız önce İLE dötörostom anüs önce. )
( Formül: Mouth İLE anus first )
- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL
- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK
- PROTOTİP ile/ve/değil ARKAİK
- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK
- PROTOZOA İLE HELMİNTH İLE ARTHROPOD ile/||/<> PARAZİT GRUPLARI
( Parazitik organizma türleri. )
( Formül: Vector borne diseases )
- PROTOZOA ile/||/<> METAZOA
( Protozoa tek hücre İLE metazoa çok hücreli. )
( Formül: Unicellular İLE multicellular )
- PROTOZOA ile/||/<> YALANCI AYAK (PSÖDOPOD)[İng. PSEUDOPOD]
( Protozoa kelimesi, ilk hayvanlar anlamına gelir. Genellikle bir gözeli, ökaryot ve parazit canlıları içeren bir Protista alt alemidir. Öglena. @@ Akyuvarlar ile amipler gibi bazı birgözelilerin, özellikle protozoanın kök-ayaklılar sınıfındaki birgözelilerin hareketini sağlayan sitoplazma çıkıntılarıdır. Hücre içi basıncı nedeni ile esnek göze zarında bir yöne doğru bir çıkıntı oluşur. Hücrenin protoplazması bu çıkıntıya doğru akar; orada toplanır. Sonra buna benzer bir çıkıntı başka bir yöne doğru gelişir; protoplazma bu kez o yöne doğru sürüklenerek akar; ardından göze toparlanır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- (not PROUD FOR) PROUD OF
- PROUD :/yerine GURURLU
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA
- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI
- PROVA[İt.] ile PRUVA[İt.]
( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmen tarafından üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Geminin önü. )
- PROVA[İt.] ve REPETİSYO
( Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme. | Bir giysiye son biçimini vermeden önce giysiyi giyecek kişinin üzerinde yapılan düzeltme. | Yazar ya da düzeltmence, üstünde düzeltmeler yapılan basılı metin. İLE Müzik ve tiyatroda prova. )
- PROVE :/yerine KANITLAMAK
- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK
( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )
- PROVIDE vs. SUPPLY
- PROVIDE :/yerine SAĞLAMAK
- PROVIDER :/yerine SAĞLAYICI
- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE
- PROVING vs./and PLAUSIBILITY/PERSUASIVENESS
- PROVISION :/yerine HÜKÜM, TEDARİK
- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)
- PROVİZYON ile PROVİZYONSUZ
- PROVOKASYON/PROVOCATION[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTMA
- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI
- PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI
- PROVOKE ile PROVOKASYON
- PROX- ile/||/<> PROXIMO- ile/||/<> JUXTA-
( Yakınında, bitişikte. İLE/||/<> Proksimal, en yakın. İLE/||/<> Yakın. )
- PROXIMAL[İng.] değil/yerine/= PROKSİMAL
( Vücudun merkezi bölgesine ya da bir kemiğin ya da kasın bağlandığı noktaya yakın bir konumu ifade eden terim. Anatomik konumları belirtmek amacıyla kullanılan, Latincede "yakın" anlamına gelen "proximus" sözcüğünden türetilmiştir. Örneğin, proksimal femur terimi bacağın üst kısmında bulunan femur kemiğinin üst kısmını belirtirken, dirsek el bileğinden daha proksimal bir konumda bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROXIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= YAKLAŞIK NEDENLEME
( Özelliklerin fizyolojik ve moleküler olarak nasıl çalıştığının açıklanması işidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ
- PROZODİ değil/yerine/= SESLEM UYUM
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI
- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI / YÜZLERİ TANIYAMAMA
- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA
- PRTHAKTVA ile ...
( Ayırıcı özellik. )
- PRTHAKTVA ile/||/<> VİBHAGA ile/||/<> SAMYOGA
( Ayırıcı özellik. @@ Ayırım, bölünme. @@ Bağ, bağlantı. )
- PRUVA ile PRUVA HATTI
- PSALTERİON ile ...
( Telli bir çalgı. )
- PSEUDOİNVERSE ile/||/<> INVERSE
( Pseudoinverse A⁺ genel İLE inverse A⁻¹ kare için. )
( Formül: General İLE square only )
- PSEUDOSPECIES[İng.] değil/yerine/= SÖZDE TÜR
( Tüm populasyondaki ilgili virüs çeşitliliğinin tek bir bireyi enfekte etmesidir. Yüksek oranda mutasyona maruz kalmış HIV, HCV gibi virüsler bu biçimde gözlenebilirler. Kıyaslama olması açısından şu söylenebilir: tek bir bireydeki HIV virüsü çeşitliliği, bir salgın sırasında tüm dünyadaki grip virüsü çeşitliliğinden daha fazla olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ
- PSİKANALİZ ile PSİKANALİZCİ
- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU
- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]
( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKİYATRİ İLÂÇLARI/NDA:
"SIFIR'DAN, ARTI'YA" ve/fakat/değil EKSİ'DEN, SIFIR'A
( Pek olanaklı/olası değil. VE/FAKAT Olanaklı/olası. )
- PSİKİYATRİ[İng. PSYCHIATRY] ile/||/<> DSM-5 ile/||/<> EKOLALİ[İng. ECHOLALIA]
( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen tıp dalı. @@ Mental Bozuklukların Teşhisi ve İstatistik El Kitabı'dır. 200'den fazla uzmanın katkılarıyla hazırlanmış olup bilimsel literatüre dayalı en güncel zihinsel hastalık tanı ölçütüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanmaktadır. @@ Başka bir kişinin söylediği sözlerin anlamsız bir biçimde tekrar edilmesidir. Psikiyatrik bir bozukluğa işaret eder. Ekolali davranışı sergileyen bireyler kendi düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları için etkili bir biçimde iletişim kuramayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKİYATRİ ile/ve/||/<>/> PSİKİYATRİST[< ALYENİST]
( 1803'te[/n sonra]. ile/ve/||/<>/> 1840'ta[/n sonra]. )
- PSİKİYATRİ'DE:
FRANSIZ EKOLÜ ile/ve/||/<>/> ALMAN EKOLÜ
- PSİKİYATRİ'DE PARADİGMALAR
( * BİYOLOJİK
* PSİKOLOJİ KURAMLARI
* SOSYAL
* TRAVMA
* KÜLTÜREL )
- PSİKODİNAMİK ile/ve/||/<> BİLİŞSEL
- PSİKODRAMADA:
ISINMA ve/||/<>/> OYUN ve/||/<>/> PAYLAŞIM
- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI
- PSİKOLOG ile PSİKİYATRİST
( PSYCHOLOGIST vs. PSYCHIATRIST )
- PSİKOLOJİ:
3D ile/ve/değil/||/<>/> 6D
( Düşünce, Duygu ve Davranış. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Değer, Deneyim ve Dil. )
- PSİKOLOJİ[6D] ile/ve/||/<>/> AKTARIM
- PSİKOLOJİ:
BİLİMSEL ve/||/<> SANATSAL
( Gövde. VE/||/<> Zihin. )
- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ
- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE
( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )
- PSİKOLOJİ ve ELEKTROMANYETİK
( Freud, Maxwell'in elektromanyetik teorisindeki kavramları nefs kuramına uygulamıştır. )
- PSİKOLOJİ ile/ve/||/<>/> POZİTİF PSİKOLOJİ
- PSİKOLOJİ ile/ve/<> PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK(PDR)
- PSİKOLOJİ ile PSİKOLOJİZM
- PSİKOLOJİ'DE
( * YAKLAŞIM TÜRLERİ'NDE:
NÖROBİYOLOJİK ile/ve DAVRANIŞSAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve PSİKOANALİTİK ile/ve FENOMENOLOJİK
* PSİKOLOJİ ALANLARI'NDA:
DENEYSEL ile/ve FİZYOLOJİK ile/ve GELİŞİMSEL ile/ve KİŞİLİK ile/ve SOSYAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve KLİNİK VE DANIŞMANLIK ile/ve OKUL VE EĞİTİM ile/ve ENDÜSTRİ
* ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ'NDE:
DENEYSEL ile/ve GÖZLEM ile/ve TARAMA ile/ve TEST ile/ve VAK'A TARİHÇESİ )
- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR" ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"
- PSİKOLOJİDE/TÜZEDE KORUMA:
KENDİ İÇİN ve/||/<>/> YAKIN ÇEVRE İÇİN ve/||/<>/> TOPLUM İÇİN
- PSİKOLOJİK BUNALIM" değil BUNALIM
- PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK(PDR) ile PSİKOLOJİ ile PSİKİYATRİ
( 1898 - Türkiye'de, Psikiyatri eğitiminin başlangıcı. )
( Üniversitelerin Eğitim fakültelerine bağlı olan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun olurlar. İLE Üniversitelerin Fen-Edebiyat fakültelerine bağlı olan Psikoloji bölümünden mezun olurlar. İLE Tıp fakültesinden mezun olurlar ve Psikiyatri alanında uzmanlık yapmışlardır. )
( Okullarda ve eğitimle ilgili öteki alanlarda hizmet verirler. Eğitimini alırlarsa bazı testler uygulayabilirler fakat terapi yapamazlar. İLE Terapist olmak isterlerse yüksek öğrenim görüp gerekli eğitimleri tamamlar ve terapi yapabilirler. İLE İlâç yazma yetkisine sahiplerdir. Terapi eğitimlerini alırlarsa terapi de uygulayabilirler. )
( PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY )
- PSİKOLOJİK VE TOPLUMSAL SORUNLARIN KÖKENİNDE:
[ya] COŞKUNUN ile/ve/ya da/||/<> ÖFKENİN ile/ve/ya da/||/<> KORKUNUN DÜZENLENEMEMESİ
- PSİKOLOJİK ile/değil/yerine PSİKOJENİK
- PSİKOLOJİK ile PSİKOLOJİK SAVAŞ
- PSİKOLOJİK ile/değil PSİŞİK
- PSİKOLOJİSİ BOZUK OLAN ile KARAKTERİ BOZUK OLAN
( Düzelir. İLE Düzelmez. )
- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL
- PSİKOPAT ile PSİKOPATİ
- PSİKOPAT ile/değil/yerine SOSYOPAT
- [ne yazık ki]
PSİKOPAT/LIK ile/ve/||/<> İNSAFSIZ/LIK
- PSİKOPOS ile MATRÂN/MITRÂN
( Katoliklerde bölge papazı. İLE Taç giymiş psikopos. )
- PSİKOSEKSÜEL EVRELER ile/ve/||/<>/> GELİŞİM EVRELERİ
- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE
- PSİKOTERAPİ ve/||/<>/> FELSEFÎ PSİKOTERAPİ
- PSİKO-TOPLUMSAL BEN ile/ve/||/<> TEMSİLİ BEN ile/ve/||/<> EYLEYEN BEN
- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER
- PSİKOZ/PSYCHOSIS[İng.] ile/||/<> DEREALİZASYON ile/||/<> DEDİFERANSİYASYON
( Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Ayrıştırma/ayrımlaşma yitimi. )
- PSİKOZ ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ile/ve/||/<>/> NEVROZ
( Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bilişsel bozukluk. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kaygı ve stresle başa çıkma zorlukları ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE
- PSİŞE[Yun.]/ANIMA[Lat.] ile/ve/||/<> SOMA[Yun.]/CORPUS[Lat.] ile/ve/||/<> PNEUMA[Yun.]/SPIRIT[Lat.]
- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL
- PSİŞİK "DERT" ile/ve FELSEFİ "DERT"
( Sorun. İLE/VE Sorunsal. )
- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER
- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME
- PSYCH-/PSYCHO- ile/||/<> PSYCHRO- ile/||/<> CRY-/CRY-MO-/CRYO- ile/||/<> -THYMİA/THYMO- ile/||/<> -MANİA ile/||/<> PHREN-/-PHRENİA/PHRENO- ile/||/<> EROT-
( Zihin, zekâ ile ilgili, zihinsel olaylarla ilgili, psikolojik yöntemlerle ilgili, psikolojik. İLE/||/<> Soğuk. İLE/||/<> Soğuk, donma. İLE/||/<> Psişe, psişik durumla ilgili, timusla ilgili. İLE/||/<> Delilik, manik durum. İLE/||/<> Mental bozuklukla ilgili, diyaframla ilgili. İLE/||/<> Aşk. )
- PSYCHIATRIST[İng.] değil/yerine/= PSİKİYATRİST
( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen hekim. "Psikiyatr" olarak da bilinmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSYCHOLOGICAL :/yerine PSİKOLOJİK
- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG
- PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY
- PSYCHOLOGY :/yerine PSİKOLOJİ
- PTERİDOFİTA ile/||/<> SPERMATOFİTA
( Pteridofita eğreltiler spor İLE spermatofita tohum. )
( Formül: Spore İLE seed plants )
- PTEROSTIGMA[İng.] değil/yerine/= PTEROSTİGMA
( Pterostigma, bazı böcek türlerinin kanatlarının ön kenarında bulunan koyu renk pigmentli bir noktadır. Pterostigma, yusufçukların ve kızböceklerinin ön ve arka kanatlarında bulunur. Bazı hymenoptera ve neuroptera türlerinin de kanatlarında pterostigmalar bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PTEROZOR ile/ve/||/<> ARCHAEOPTERYX ile/ve/||/<> COMPSOGNATHUS
( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )
- PTEROZOR ile NE KUŞ, NE DİNOZOR
- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)
( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PTT EVLERİ GARİPLER CAMİİ :
( Mahallenin tek camii olup, Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur. )
- PTT EVLERİ SAĞLIK OCAĞI :
( Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlı olarak PTT Evleri Sağlık Ocağı olarak sağlık hizmeti vermektedir. )
- PTT EVLERİ UĞUR MUMCU PARKI :
( PTT Evleri mahallesinde Sarıyer Belediyesi tarafından yapılan ve hizmete açılan bir parktı. Parkta oyun alanları, jimnastik aletleri, basketbsol sahası ve çocuk oyun grubu var. )
- PTT. EVLERİ MAHALLESİ :
( İlçenin yeni bir gecekondu yerleşim bölgesidir. Kozdere adıyla Çayırbaşı Muhtarlığına bağlı iken 1989'da PTT Evleri adını alarak yeni bir mahalle olarak tescil edildi. PTT Evleri; Bahçeköy, Çayırbaşı, Hacı Osman Yolu'ndan sınır alır. Nüfusu 1997 sayımına göre 4.501 dir. )
- PUAN MUN JON:
KUZEY KORE ve/<> GÜNEY KORE
( Kore'yi ikiye bölen, 38. paralelde bulunan bir köy. )
( [o dönemde] Sovyetler Birliği'nin egemenliğindeydi. VE/<> ABD'nin egemenliğindeydi. )
( Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki bazı FaRkLaR'ı görmek için burayı tıklayınız... )
- PUANLAMAK ile PUANLATMAK ile PUANLANDIRMAK ile PUANLAYABİLMEK ile PUAN/LIK ile PUANLI ile PUANSIZ/LIK ile PUAN CETVELİ
- PUBLIC :/yerine HALK, KAMU
- PUBLICATION :/yerine YAYIN
- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK
- PUBLISH or PERISH
- PUBLISH :/yerine YAYIMLAMAK
- PUBLISHER :/yerine YAYINCI
- PUDRA ile TAŞPUDRA
( ... İLE Süslenmek için kullanılan pudra ve krem karışımı katı nesne. )
- PUDRALAMAK ile PUDRA/LIK ile PUDRALI ile PUDRA ŞEKERİ
- PUF ile PUF BÖREĞİ
- PÜF ile PÜF NOKTASI
- PUFLA ile PUFLA/TOZAK
( Bir tür ördek. İskandinavya kıyılarında yaşar. İLE İnce kuş tüyü. )
( SOMATERIA cum ... )
- PUFLAMAK ile PUFLA
- PÜFÜR PÜFÜR (ESMEK)("KÜFÜR KÜFÜR" değil!)
- PUHU ile/||/<> MACELLAN PUHUSU
- PUJA ile ...
( Tapınma, ibadet. )
- PÛJÎNE[Fars.] ile ...
( 1240 gr. ağırlığında bir ölçü. | Kantar. )
(1996'dan beri)