P ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.646 başlık/FaRk ile birlikte,
5.646 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(19/24)
- p.os[Lat. < PER OS] değil/yerine/= AĞIZ YOLUYLA, AĞIZDAN
- POS/PROOF OF STAKE[İng.] değil/yerine/= PAY KANITI
- POSA ile CİBRE[< Yun.]
( Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. | Tortu, çökelti. | Ezilmiş pancarın, soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. İLE Sıkılıp suyu alınan üzüm ve başka meyvelerin posası. )
- POSALANMAK ile POS ile POSA ile POST ile POSALI ile POSTLU ile POSASIZ ile POSTSUZ ile POS BIYIK ile POS BIYIKLI ile POST KAVGASI
- POSE :/yerine POZ VERMEK
- POŞETLEMEK ile POŞETLENMEK ile POŞETLETMEK ile POŞET ile POŞET ÇAY
- POSİDON\'UN HEYKELİ :
( Aziz Prodromos Kilisesinin olduğu yerde, antik çağda denizcilerin koruyucusu olan Posidon'un bir heykeli bulunuyordu. )
- POSITION EFFECT[İng.] değil/yerine/= YER ETKİSİ
( Genenin genom içindeki yer değişimine bağlı olarak genin ekspresyonundaki değişim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POSITION :/yerine POZİSYON, KONUM
- POSİTİVE DEFİNİTE ile/||/<> POSİTİVE SEMİDEFİNİTE
( Definite xᵀAx > 0, semidefinite xᵀAx ≥ 0. )
( Formül: Strict İLE non-strict inequality )
- POSITIVE :/yerine OLUMLU, POZİTİF
- POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= POZOLOJİ
( İstenen farmakolojik etkilere ulaşmak için bir hastaya uygulanabilecek ilaç dozu ya da miktarı ile ilgilenen tıp bilimi dalı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POSSESS :/yerine SAHİP OLMAK
- POSSIBILITY vs. CHANCE
- POSSIBILITY vs. OPPORTUNITY
- POSSIBILITY :/yerine OLASILIK
- POSSIBLE :/yerine MÜMKÜN
- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN
- POSSITIVE RESPOND vs. RESPONSE
- POST ile/ve/değil/yerine/||/<> DOST
( Toprak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Allah. )
( Postu bırakırsak, dostu buluruz! )
- POST :/yerine POSTA, GÖNDERİ
- POST ile TAHT
- POSTA KATARI ile/değil POSTA TATAR'I/LARI
- POSTA KOYMAK ile/ve ULTİMATOM VERMEK
- POSTACI ile/değil/yerine POSTA KUTUSU
( Papua Yeni Gine'de, hiç postacı bulunmuyor. Ancak posta kutusu kiralayabiliyorsunuz. )
- POSTAHANE ile/değil SU ALTI POSTAHANESİ
( Dünyanın tek sualtı postahanesi, Vanuatu'nun Port Vila yakınlarındaki Hideaway Adası'nda bulunmaktadır. )
- POSTALAMAK ile POSTALANMAK ile POSTALATMAK ile POSTALAYABİLMEK ile POSTA ile POSTAL ile POSTACI/LIK ile POSTA KODU ile POSTA PULU ile POSTA KARTI ile POSTA TRENİ ile POSTA KUTUSU
- POSTBİYOTİK ile/||/<> PROBİYOTİK
( Postbiyotikler ölü bakteriler ve metabolitleri İLE probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotikler bakteriyel ürünler İLE probiyotikler aktif mikroorganizmalardır. )
- POSTERVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= POSTER İŞLEMİ
- POSTER değil/yerine/= ASKILI SUNUM, ASKILI TANITIM
- POSTERIOR[İng.] değil/yerine/= ARKA | ARKADA
- POSTEROLATERAL/POSTEROLATERAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-DIŞ YAN
- POSTEROMEDİYAL/POSTEROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ARKA-İÇ YAN
- POSTİKTAL/POSTICTAL[İng.] değil/yerine/= NÖBET SONRASI
- POSTMODERN ile POSTMODERNİST ile POSTMODERNİZM
- POSTMORTEM[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM SONRASI
- POSTNİŞÎN ile/ve/değil SECCÂDENİŞÎN
( Sabûrî Çelebi'den sonra [1717] Hüdâyî Tekke'sinde irşad postuna oturan zâtlara, seccadeye oturuyor anlamina, "seccâdenişiîn" denilmiştlr. [Huzur Defteri, Fatih Çıtlak] )
- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU
- POSTOP./POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTOPERATİF/POSTPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SONRASI
- POSTULA ile/ve/değil EŞİK
- POSTÜR/POSTURE[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DURUŞU
- POSTURE/POSITION vs./and ATTITUDE
- POŞU ile/değil/yerine BAŞÖRTÜSÜ
( Bir tür kenarları saçaklı başörtüsü. İLE ... )
- POŞU ile POŞULU ile POŞUSUZ
- POT KIRMAK ile ÇAM DEVİRMEK
- POT ile POT[Alm.]
( Kötü dikiş nedeniyle kumaşta oluşan büzülme ya da kıvrım. | Yanlışlık, hata. İLE Irmakları geçmek için kullanılan sal. )
- POT ile POTA ile POTALI ile POT YERİ ile POTALI ATIŞ
- POT :/yerine TENCERE, POTA
- POTA[Fars. < BÛTE] ile POTA[Fr. < POTEAU]
( İçinde maden ergitilen kap. İLE Baskette, topun sokulmaya çalışıldığı çember. )
- POTAMOGAL ile ...
( Afrika'ya özgü, memeli ve yırtıcı bir hayvan. )
- POTAMOLOJİ ile ...
( Akarsuları inceleyen bilim dalı. )
- POTANSİYEL AKIŞ ile/||/<> ROTASYONEL AKIŞ
( Potansiyel ∇×v=0 girdapsız, rotasyonel ∇×v≠0 girdaplıdır. )
( Formül: ∇×v = 0 İLE ∇×v ≠ 0 )
- POTENTIAL WELL[İng.] / CREUX DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALMULDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ÇUKURU
- POTENTIAL GRADIENT[İng.] / POTENTIALGEFÄLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL EĞİMİ
- POTANSİYEL ENERJİ ile/ve/||/<> KİNETİK ENERJİ
( Yükseklik ya da konumdan kaynaklanan enerji. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin deviminden kaynaklanan ve bundan dolayı sahip olduğu enerji. )
- POTANSİYEL ENERJİ ile/||/<> KİNETİK ENERJİ
( Potansiyel konuma bağlı, kinetik harekete bağlı enerjidir )
( Formül: PE=mgh İLE KE=1/2mv² )
( Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından 1676 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENERJİ
- POTENTIAL BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DU POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENGELİ
- TEFÂZUL-İ İKTİDAR[Osm.] / POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL FARKI
- GRADIENT DE POTENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL GRADYANI
- POTANSİYEL İLE KİNETİK İLE MEKANİK ENERJİ ile/||/<> ENERJİ TÜRLERİ
( Potansiyel enerji konum, kinetik enerji hareket, mekanik enerji ise toplamlarıdır. )
( Formül: ME = PE + KE = mgh + ½mv² )
- POTENTIAL FUNCTION[İng.] / FONCTION POTENTIELLE[Fr.] / POTENTIALFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL İŞLEVİ/FONKSİYON
- POTENTIALTOPF[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL KUYUSU
- Bİ'L KUVVE[Ar.]/POTANSİYEL[Fr., İng. < POTENTIAL] değil/yerine/= İÇKİN/GİZİL/GİZİLGÜÇ
- POTENTIAL EXCITATION SIGNAL[İng.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL UYARIM SİNYALİ
- POTANSİYEL ile/ve ENERJİ
( POTENTIAL vs./and ENERGY )
- POTANSİYEL ile/||/<> FARK
( Elektrik potansiyel farkı (Volt birimi) )
( Alessandro Volta tarafından 1782 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1745-1827) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Elektrik pili, volt birimi) )
- POTANSİYEL" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GELECEK
- İKTİDAR[Osm.] / POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL[Fr.] / POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL
- POTANSİYEL ile KONDİSYON
- POTANSİYEL ile/ve/değil OLANAKLILIK
- POTANSİYEL ile/ve/değil OLASILIK
- POTANSİYEL ile POTANSİYEL FARKI ile POTANSİYEL SUÇLU
- TOPFKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRE DEVRESİ
- POTENTIOMETER[İng.] / POTENTIOMETRE[Fr.] / POTENTIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRE
- POTANSİYOMETRİ İLE VOLTAMETRİ İLE AMPEROMETRİ ile/||/<> ELEKTROANALİTİK YÖNTEMLER
( Elektriksel ölçüme dayalı analiz teknikleri. )
( Formül: E = E° + (RT/nF)lnQ )
- POTENTIOMETRY[İng.] / POTENTIOMÉTRIE[Fr.] / POTENTIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİ
- POTANSİYOMETRİ ile/||/<> VOLTAMETRİ
( Potansiyometri I=0 potansiyel İLE voltametri I-V eğrisi. )
( Formül: Statik İLE dinamik )
- POTENTIOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİK TİTRASYON
- POTENTIOSTAT[İng.] / POTENTIOSTAT[Fr.] / POTENTIOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOSTAT
- POTAS ile POTAS KOSTİK
- KALIUM-ARGON-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNMASI
- POTASSIUM-ARGON DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION DU POTASSIUM-ARGON[Fr.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNUMU
- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ
- KALIUM-ARGON-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YÖNTEMİ
- POTASYUM[Fr. < Lat.] ile/ve/<> POTAS[Fr. < Alm.]
( Potasyum hidroksit içinde bulunan, atom numarası 19, atom ağırlığı 39.10 olan, 0.87 yoğunluğunda, 62.5 °C'de ergiyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan öğe. [Simgesi: K] İLE/VE/<> Potasyum hidratı, potasyum karbonatı gibi potasyum bileşiklerine verilen genel ad. )
- POTASSIUM[İng.] / POTASSIUM[Fr.] / KALIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM
- POTASYUM ile POTASYUM HİDROKSİT(POTASKOSTİK) ile POTASYUM KLORÜR ile POTASYUM NİTRAT ile POTASYUM SÜLFAT ile POTASYUM SÜLFÜR
( Potasyum hidroksit içinde bulunan, atom numarası 19, atom ağırlığı 39.10 olan, 0.87 yoğunluğunda, 62.5 °C'de ergiyen, 15 °C'de mum gibi yumuşak, soğukta sert ve kırılgan öğe. [Simgesi: K] İLE Akkor derecede uçucu olan, 360 °C'de ergiyen, suda ısı açığa çıkararak çözünen, beyaz bir katı. [KOH] İLE Öteki potasyum bileşiklerinin çoğunun hazırlanmasında kullanılan, susuz durumda, 768 °C'de ergiyen, renksiz küpler biçiminde billurlaşan madde. [KCI] İLE Güherçile. İLE Potasyum klorür üstüne sülfirik asidin etkisiyle elde edilen, tarımda gübre olarak kulanılan madde. [K2SO4] İLE Kükürtlü hidrojenin, potasyum hidroksite etkimesiyle oluşan bileşik. [KHS] )
- POTASYUM ile POTASYUM KLORÜR ile POTASYUM NİTRAT ile POTASYUM SÜLFAT ile POTASYUM SÜLFÜR ile POTASYUM HİDROKSİT ile POTASYUM PERMANGANAT
- POTASYUM ile RUBİDYUM[Fr. < Lat.]
( ... İLE Atom numarası 37, atom ağırlığı 85.46 olan, 1.52 yoğunluğunda, 39 °C'de ergiyen, çabuk oksitlenen, pancar gibi bazı bitkilerde, madensularında bulunan, potasyuma benzer kimyasal öğe. [Simgesi: Rb.] )
- POTATO :/yerine PATATES
- POTENT[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ
- POTENTIAL vs. PROBABILITY/POSSIBILITY
- POTENTIAL :/yerine POTANSİYEL
- POTENTIALLY :/yerine POTANSİYEL OLARAK
- POTİN/FOTİN[Fr.] ile BOT
( Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı ya da yan tarafı lastikli ayakkabı. İLE ... )
- POTUK ile POTUK
( Kırmalı ve geniş. İLE Deve yavrusu. )
- POTUK ile POTUR
( Kırmalı ve geniş. İLE Kırmalı ve potlu. | Arka tarafında kırmaları çok, bacakları dar bir tür pantolon. )
- POTUR ile POTURLU
- POUND :/yerine POUND (BİRİM), DÖVMEK
- POUND[İng.] / POUND[Fr.] / POUND[Alm.] ile/değil/yerine/= POUND
- POUNDAL[İng.] / POUNDAL[Fr.] / POUNDAL[Alm.] ile/değil/yerine/= POUNDAL
- POUR vs. SPILL
- POUR :/yerine DÖKMEK
- POVERTY vs. DEPRIVATION
- POVERTY vs. "STRAIT"
- POVERTY :/yerine YOKSULLUK
- POW/PROOF OF WORK[İng.] değil/yerine/= İŞLEM KANITI
- POWDER :/yerine TOZ
- POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> GENERAL POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> SPECIAL/EXCLUSIVE POWER OF ATTORNEY
( Vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Genel vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Özel vekâletnâme. )
- POWER vs. ORGANIZED POWER
- POWER SERİES ile/||/<> LAURENT SERİES
( Power Series ∑aₙxⁿ, Laurent ∑aₙxⁿ n negatif olabilir. )
( Formül: Non-negative powers İLE negative allowed )
- POWER vs. STRENGTH
- POWER :/yerine GÜÇ
- POWER vs./and RESISTANCE
- POWER vs./and TO RULE/DOMINATE
- POWERFUL :/yerine GÜÇLÜ
- [not] POWERFUL/STRONG vs. DIFFERENT
- POWERFUL/STRONG vs. FACILITATED
- POYNTING'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG TEOREMİ
- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ
- POYRAZLAMAK ile POYRA ile POYRAZ
- POZ ile/değil/yerine KOZ
( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )
- POZ[Fr.] ile POZİSYON[Fr.]
( [Resim ya da fotoğrafta] Duruş. İLE Fotoğrafta, objektifin açık kaldığı süre. | Kurum, çalım. İLE Bir şeyin, bir nesnenin, bir kişinin, bir yerde bulunuş durumu, konum. | Bir kişinin, toplumsal durumu. )
- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]
( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM
- POZİSYONLA(N/DIR)MAK değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK
- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET değil/yerine/= KONUM
- POZİTİF BİLİM yerine DENEY BİLİMİ
( POSITIVE SCIENCE instead EXPERIMENTAL SCIENCE )
- POZİTİF BİLİM ile/ve MANEVÎ BİLİM
( Açıklayıcı. İLE/VE Anlamaya yönelik. )
- POZİTİF DÜZENLEME ile/||/<> NEGATİF DÜZENLEME
( Pozitif aktivatör gerek, negatif repressor kalkar. )
( Formül: Activator required İLE repressor removed )
- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU
- POZİTİF YÜK ile/ve/||/<>/>< NEGATİF YÜK
( Proton fazlalığına sahip. İLE/VE/||/<>/>< Elektron fazlalığına sahip. )
- POZİTİF ile/ve AVANTAJ
( POSITIVE vs./and ADVANTAGE )
- POZİTİF ile NEGATİF
- POZİTİF ile/||/<> NEGATİF
( Pozitif sıfırdan büyük İLE negatif sıfırdan küçüktür )
( Formül: x>0 İLE x<0 )
- POZİTİF/LİK ile/ve DIŞADÖNÜK/LÜK
( POSITIVE/NESS vs./and EXTROVERT/NESS )
- POZİTİF/LİK ile POZİTİF FİLM ile POZİTİF SAYI ile POZİTİF HUKUK ile POZİTİF KUTUP ile POZİTİF AYRIMCI/LIK ile POZİTİF GÖRÜNTÜ ile POZİTİF BİLİMLER ile POZİTİF ELEKTRİK
- POZİTİF/LİK ile/ve UYUMLU/LUK
( POSITIVE/NESS vs./and HARMONIOUS/HARMONY )
- POZİTİVİST değil/yerine/= OLGUCU
- POZİTİVİZM ve MODERNİZM ve NİHİLİZM
- POZİTİVİZM değil/yerine/= OLGUCULUK
- POZİTİVİZM ile PRAGMATİZM
- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI
- POSITRON EMISSION[İng.] / POSITRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON SALIMI
- ÉMISSION DE POSITRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= POZİTRON YAYINI
- POSITRON[İng.] / POSITRON[Fr.] / POSITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON
- POZİTRON ile POZİTRONYUM
( Pozitif elektron. İLE Negatif bir elektronla bir pozitrondan oluşan, hidrojen atomuna benzeyen kararsız yapı. )
- POZİTRON ile/||/<> TAHMİN
( Antimadde (pozitron) varlığının kuramk tahmini )
( Paul Dirac tarafından 1931 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1984) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, kuantum mekaniği) (Nobel: 1933) )
- POZMAQ[Azr.] = SİLMEK (YAZI)[Tr.]
- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ
- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ
- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM
- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR
- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ
- TRANSISTOR PPNN[Fr.] ile/değil/yerine/= PPNN TRANSİSTÖR
- TRANSISTOR PPP[Fr.] ile/değil/yerine/= PPP TRANSİSTÖR
- p.r.[Lat. < PER RECTUM] değil/yerine/= REKTUM/ANÜS YOLUYLA
- PRACTICAL vs. PRACTICABLE
- PRACTICAL :/yerine PRATİK
- PRACTICE :/yerine UYGULAMA, PRATİK
- PRADHAVAMSA-ABHAVA ile ...
( Yokolmadan önceki yokluk. )
- PRAG < PRAHA[:
Eşik][Çek dili]
( "Altın Şehir", "Yüz Kuleli Kent", "Şehirlerin Anası", "Kuzeyin Roma'sı" adlarıyla da anılır. )
- PRAG-ABHAVA ile ...
( Ortaya çıkıştan sonra yokluk. )
- PRAGMACILIK = PRAGMATISM[İng.] = PRAGMATISME[Fr.] = PRAGMATISMUS[Alm.] = PRAGMA[Yun.]
- PRAGMACI/LIK ile PRAGMATİST ile PRAGMATİZM
- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME
- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM
- PRAGMATİK değil/yerine/= EDİMBİLİM/EDİMBİLİMSEL
- PRAJNA PARAMİTA ile/||/<> PARAMİTA ile/||/<> MAHAPRAJNA
( Bilgelik Uygulaması. Mahayana Budizmi'nde Nagarjuna'nın felsefesiyle gelişmiş sutralar. @@ Buda doğasının yüzleri. Altı yüce edim. Karşı kıyıya geçmenin bir yolu. @@ Büyük bilgelik, Buda'ların bilgeliği. )
- PRAJNA[Sansk.](PUNNA[Palice], HUİ[Çince]) ile ...
( En yüksek bilgelik, aşkın bilgelik. Ayırdedici bilgelik. İçgörü, sezgi. Şeylerin gerçek doğasına yalın aklın ötesinde doğrudan doğruya bakma yetisi durumu. Evrensel madde. )
- PRAJNA ile/||/<> KARUNA
( En yüksek bilgelik, aşkın bilgelik. Şeylerin gerçek doğasına yalın aklın ötesinde doğrudan doğruya bakma yetisi. @@ Sevecenlik, şefkat; içgörü, sezgi, bilgelik uyanınca karunanın da kendiliğinden ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. )
- PRAJNA[Sansk.] = PUNNA[P.] = HUI[Çince]
- PRAKRİTİ[Sansk.] ile ...
( Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendi nedensiz olan nedeni; biçimi, sınırı olmayan, değişmez, devinmez, ebedi ve herşeyi saran, kaplayan. Ona "Avyakta" da denilir. )
- PRAKRİTİ >< PURUSHA
( Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendisi nedensiz olan nedeni. @@ Varlığın maddesel olmayan özü. Kişisel ruh. Kozmik Ruh, tüm maddi tezahürlere bilinç görünümü veren, evrenin ebedi ve etkin nedeni. )
- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM
- PRALAYA ile ...
( Kozmos'un, En Yüce Gerçeğin Tezahür Etmemiş Mutlağı içine katılmasıyla gerçekleşen tam eriyiş, dağılış. Tanrı'nın dinlenmesi. )
- PRANA ile ...
( Yaşam soluğu, yaşamsal ilke. )
- PRANA = KALEM NURLARI
- PRANA ile/ve MOKSHA
- PRANA ile/ve PRAJNA
- PRANA ile/||/<> PRAKRİTİ
( Hayat soluğu, hayati ilke. @@ Varoluşun maddesel yapısı. Kozmik cevher, fenomenal mevcudiyetin orijinal, kendisi nedensiz olan nedeni. )
- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT
- PRANDTL NUMBER[İng.] / NOMBRE DE PRANDTL[Fr.] / PRANDTL-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRANDTL SAYISI
- PRANGA ile PRANGA
( FETTER vs. FETTERS )
( پا بند ile پابند )
( PA BAND ile پابند )
- PRANGA ile PRANGALI ile PRANGASIZ ile PRANGA CEZASI ile PRANGA KAÇAĞI ile PRANGA MAHKÜMU
- PRARABDAHA ile ...
( Üstlenilen bir iş olarak başlayan kader. Böylece, sanchita karma'nın birikiminden oluşan bu yaşamın kaderi. )
- PRARABDAHA ile/||/<> PRALAYA ile/||/<> MAHA-MRİTYU
( Üstlenilen bir iş olarak başlayan kader. Sanchita karma'nın birikiminden oluşan bu hayatın kaderi. @@ Kozmos'un, En Yüce Gerçeğin Tezahür Etmemiş Mutlağı içine katılmasıyla gerçekleşen tam eriyiş. @@ Nihai çözüşüm, tüm yaradılışın büyük bölümü. )
- PRASARANA ile ...
( Genleşme. )
- PRASEODİM[Fr.]
( Atom numarası 59, atom ağırlığı 140,92 olan, soluk sarı renkli bir öğe. [Simgesi: Pr.] )
- PRATİK BAHÇIVAN YETİŞTİRME YURDU :
( Büyükdere Fidanlığında kurulan Pratik Bahçıvan Yetiştirme Okulu 1936'da açıldı. 2001'de ise Fidanlığın özel şahsa kiralanması üzerine okulun faaliyetine son verildi. )
- PRATİK[Fr. < PRATIQUE] değil/yerine/= KOLAYLIKLA UYGULANABİLİR, KULLANIŞLI
- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI
- PRATİK değil/yerine/= KOLAY
- PRATİKLEŞMEK ile PRATİKLEŞTİRMEK ile PRATİK/LİK ile PRATİKA
- PRATİK/TATBİK/AT ile UYGULAMA
- PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN
- PRATYEKA-BUDA(JİRİLİ[Japonca]) ile ...
( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaaz etmeye dönmemiş kişi. (Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi"). )
- PRAVRİTTİ ile ...
( Devam eden faaliyet, dünyevi yaşama eğilim. Gidiş yolu. )
- PRAVRİTTİ >< NİVRİTTİ
( Devam eden faaliyet, dünyevi hayata eğilim. Gidiş yolu. @@ Dünyevi mevcudiyetten kurtuluş, vazgeçiş, terk. Dönüş yolu. )
- PRAY vs. INVOKE
- PRAY :/yerine DUA ETMEK
- PRAYATNA ile ...
( İsteme, çaba. )
- PRAYATNA ile/||/<> NİRVANİ ile/||/<> NİRVANE
( İsteme, çaba. @@ Nirvana'yı arayan. @@ Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. )
- PRAYER :/yerine DUA
- PRE-İKONOGRAFİ'DE:
OLGUSAL ile İFADESEL
( Konu. İLE Çözümleme. )
( ... İLE Uzlaşımsal. - Muvazaa )
( FACTUAL ile EXPRESSIONAL )
- PRE- ile PRO- ile PROTO- ile POST- ile RE- ile RETRO- ile SUPRA-
( ... öncesi. İLE Önce, önünde. İLE İlk- İLE ... sonrası. İLE Yeniden. İLE ... arkası. İLE ... üstü. )
- PREADAPTATION (EXAPTATION)[İng.] değil/yerine/= ÖN ADAPTASYON
( Evrim süreci içinde çeşitli etmenlere bağlı olarak oluşan, ancak ileride, seçilim sürecinde çok büyük öneme sahip olacak olan adaptasyonlardır. Evrim, geleceğe yönelik adımlar atmasa da, önceki dönemde şans eseri popülasyonun bir kısmında oluşan bu ön adaptasyonlar, gelecekte beklenmedik faydalar yaratabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREBOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= PREBOREYAL ÇAĞ
( Günümüzden 10.300 ile 9.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRECAUTION vs. COMPOSURE
- PRECAUTION vs. FORBIDDEN
- PRECAUTION vs. PARANOIA
- PRECEDE vs. PROCEED
- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ
- PRECISELY :/yerine TAM OLARAK
- PRECISE(NESS) vs. DEFINITE vs. ABSOLUTE
- PRECİSION MEDİCİNE ile/||/<> EVİDENCE-BASED MEDİCİNE
( Precision medicine moleküler profil tabanlı tedavi seçimiyken İLE evidence-based medicine klinik çalışma sonuçları tabanlı tedavidir )
( Formül: Biomarker stratification )
- PRECURSOR MRNA[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL MRNA
( Birincil transkript ve ara ürün işleme için işlevsel mRNA türüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREDICT :/yerine TAHMİN ETMEK
- PREDİKSİYON[Fr. < PRÉDICTION] değil/yerine/= KEHANET
- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)
- PREDİKTÖR/PREDICTOR[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ
- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN
- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN
- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK
- PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV
- PREFABRİK değil/yerine/= ÖNYAPILI/KURMALI/KURMA
- PREFABRİK ile PREFABRİKASYON ile PREFABRİK KONUT
- PREFER vs. CHOOSE
- PREFER :/yerine TERCİH ETMEK
- PREFERENCE :/yerine TERCİH
- PREFORMASYON >< EPIGENESIS
- PREGNANCY :/yerine HAMİLELİK
- PREGNANT :/yerine HAMİLE
- PREHİSTORİK değil/yerine/= ÖNESKİNCİL
- PREIMPLANTATION GENETIC DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= İMPLANTASYON ÖNCESİ GENETİK TANI
( İmplantasyon (tıpta embriyonun rahime gömülmesidir) ve gebelik öncesinde embriyoda gerçekleştirilecek erken genetik analizi sağlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ
- PREKÜRSÖR/PRECURSOR[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL
- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK
- PRELOAD[İng.] değil/yerine/= ÖN YÜK
- PRELÜD[Fr. < Lat.] ile ...
( Ses ya da çalgı ile ilgili bir kompozisyona girişi sağlayan yazılı ya da doğaçtan olan müzik parçası. )
- PREMAKASH ile ...
( Brahman, sınırsız sevgi yönüyle. Bu Chidakash'ın bir başka adıdır, fakat bilgi yönünden çok sevgi yönüne ağırlık verir. Sevgi, Öz Varlığın kalp, gönül yoluyla ifadesidir. )
- PREMAKASH ile/||/<> CHİDARAM ile/||/<> CHIDANANDA ile/||/<> ATMARAM
( Brahman, sınırsız sevgi yönüyle. @@ Bilinç sevinci. @@ Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. @@ Öz Varlık'ın sevinci. )
- PREMATÜRE[Fr. < PRÉMATURÉ] değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN
- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN
- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM
- PRENS[Fr./İng. < PRINCE] ile/||/<> GİRAY ile/||/<> ARŞİDÜK[Fr. < ARCHIDUC]/ARŞİDUKA ile/||/<> VOYVODA
( Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. | Bir prensliğin başında bulunan. | Bazı ülkelerde en yüksek "!soyluluk" unvanıydı. İLE/||/<> Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen san. İLE/||/<> Avusturya - Macaristan prenslerine verilen unvan. İLE/||/<> Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. [Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilâyetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar, Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.][Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticilere de bu ad verilmiştir.] )
(1996'dan beri)