P ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.646 başlık/FaRk ile birlikte,
5.646 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(18/24)
- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL
- POLAR ile/>< APOLAR
( Elektronların eşit olmayan dağılımı sonucu oluşan moleküller. İLE/>< Elektronların eşit dağıldığı moleküller. )
( vs./and/||/<> NON-POLAR )
- POLAR ile/||/<> APOLAR
( Polar yük dağılımı dengesiz İLE apolar dengelidir )
( Formül: H₂O İLE CO₂ )
- POLAR[İng.] / POLAIRE[Fr.] / POLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR
- POLARİS değil/yerine/= KUZEY YILDIZI
- POLARISKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARİSKOP
- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK
- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]
( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )
- POLARİTON ile/||/<> EXCİTON
( Polariton foton-madde hibrit durumuyken İLE exciton elektron-hole bağlı durumudur )
( Formül: Strong coupling )
- POLARİZASYON/POLARISATION değil/yerine/= UCLAŞMA/KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON/POLARIZATION[İng.] değil/yerine/= KUTUPLAŞMA
- POLARİZASYON ile/||/<> İNTERFERANS
( Polarizasyon titreşim yönü, interferans dalga üst üste binmesi )
( Formül: I = I₀cos²θ (Malus yasası) İLE I = I₁ + I₂ + 2√(I₁I₂)cosδ )
- POLARİZASYON ile/||/<> KUTUPLANMA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Aynı kavram - ışığın belirli düzlemde titreşimidir )
( Formül: E tek düzlem )
- POLARİZASYON değil/yerine/= UCAYLANMA
- POLARMA ile POLARMA DÜZLEMİ
- POLARMAK ile POLAR ile POLARICI
- POLAROGRAPH, POLAROGRAPHY[İng.] / POLAROGRAPHIE[Fr.] / POLAROGRAF, POLAROGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAF
- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME
- POLAROGRAPHISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK GÖZE/HÜCRE
- POLAROGRAPHIC CELL[İng.] / PILE POLAROGRAPHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK PİL
- POLAROGRAM[İng.] / POLAROGRAMME[Fr.] / POLAROGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAM
- POLAROID-FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROİT SÜZGEÇ
- POLAROID[İng.] / POLAROÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROİT
- POLARÖLÇER/POLARİMETRE[Fr.] ile POLARİSKOP[Fr.]
( Bir ışığın, polarma oranını ölçmeye yarayan aygıt. İLE Bir ışığın, doğal ya da polarılmış olup olmadığını belirlemeye yarayan aygıt. )
- POLARON[İng.] / POLARON[Fr.] / POLARON[Alm.] ile/değil/yerine/= POLARON
- POLAT ile POLATLI ile POLATELİ
- POLE :/yerine DİREK
- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY
- POLEMARKHOS ve SOKRATES
( İkisinin de haksız/yersiz öldürülme nedeni, mal varlıklarıydı. )
( Mal varlığından dolayı. VE Bilgi ve düşünme varlığından dolayı. )
- POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION
- POLEMİK[Yun.]/YAZILI TARTIŞMA ile FELSEFİ TARTIŞMA
( POLEMIC vs. PHILOSOPHICAL DISCUSSION )
- POLEMİK ile POLEMİKÇİ/LİK
- POLEN, ÇİÇEK TOZU = TAL' = POLLEN
- POLEN/POLLEN[İng.] değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU
- POLEN TÜPLERİ = ECZA-İ TALÎ'A = UTRICULES POLLINIQUES, TUBES POLLINIQUES
- POLEN-TÜP REKABETİ[İng. POLLEN TUBE COMPETITION] ile/||/<> SPERM REKABETİ[İng. SPERM COMPETITION]
( Bitkilerde hayvanlar alemindeki sperm rekabetine eşdeğerdir. Polenlerin dişi organlara ulaşabilmek ve dölleyebilmek için verdikleri mücadeledir ve evrimsel süreçte büyük önemi vardır. @@ Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbirleriyle girdiği rekabettir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİ-/POLİO- ile/||/<> POLY- ile/||/<> PLURİ-
( Gri, beyin ve sinir sisteminin gri maddesi ile ilgili. İLE/||/<> Çok, fazla, birçok bölümleri tutan, çok kaynaklı, çok tipli. İLE/||/<> Çok, fazla. )
- POLYACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLAMİT
- POLYACRYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLİK ASİT
- POLYACRYLONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLONİTRİL
- POLYAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİLER, POLİAMİTLER
- POLYAMINES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAMİNLER
- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLYARYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİARİLAT
- POLYAROMATIC HYDROCARBONS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAROMATİK HİDROKARBONLAR
- POLİASİT ile POLİYESTER/POLYESTER[Fr.]
( ... İLE Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan, poliasitin doymamış alkollere ya da glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde. )
- POLİÇE[< İt. < Yun.] ile BOLİÇE
( Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir parayı, kendi adına ya da bir başkasının buyruğuna ödemesi için alacaklının, borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )
- POLICE vs. POLICEMAN
- POLİÇE[İt. < POLIZZA] ile/ve/||/<>/> KLOZ[Fr. < CLAUSE]
( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE/VE/||/<>/> Sigorta poliçelerinde özel koşulları bildiren ek başlıklar. )
- POLİÇE[İt. < BOLIZZA] ile BOLİÇE[İbr.]
( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )
- POLİÇE değil/yerine/= ÖDEKÇE
- POLICE :/yerine POLİS
- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ
- POLICY :/yerine POLİTİKA
- POLYDISPERSE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİDİSPERS
- POLYETHER[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETAR
- POLYETHYLENE GLYCOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN GLİKOL
- POLYETHYLENE[Fr.] / POLYETHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN
- [ne yazık ki]
POLİFALJİ ile/ve/||/<> OBURLUK
- POLİFLLETİK ile/||/<> HOLOFİLETİK
( Poliflletik farklı atalar İLE holofiletik tam monofiletik. )
( Formül: Multiple İLE single complete )
- POLİFLLETİK ile/||/<> MONOFİLETİK
( Poliflletik farklı köken İLE monofiletik tek köken. )
( Formül: Multiple İLE single ancestry )
- POLİFONİ değil/yerine/= ÇOKSESLİLİK
- POLİFONİ ile POLİFONİK
- POLİFONİK değil/yerine/= ÇOKSESLİ
- POLIFORM/POLYFORM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]
- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ
- POLİGİNİ/POLİJİNİ ile/ve POLİANDRİ ile/ve POLİGAMİ
( Erilin çok eşliliği. İLE/VE Dişilin çok eşliliği. İLE/VE Çok eşlilik. )
- POLYGLYCOL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİKOL ETERLER
- POLYGLYCIDYL ESTERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ESTERLER
- POLYGLYCIDYL ETHERS[İng.] ile/değil/yerine/= POLİGLİSERİL ETERLER
- POLİGON CAMİİ :
( Osmanlı mimari tarzında yapılan Poligon camiinin tarihi özelliği yoktur. )
- POLİGON MAHALLESİ :
( Sarıyer ilçesinin yeni gecekondu mahallelerinden biri olan Poligon mahallesi; İstinye, Darüşşafaka, Reşitpaşa ve Pınar Mahallelerinden sınır alır. İsmini mahalle sınırları içinde olan Atış poligonundan almaktadır. 1987'de ilçenin yeni bir mahallesi olarak tescil edildi. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 4.186' dır. )
- POLİGON SPOR KULÜBÜ :
( Çok kısa bir süre önce kurulan bir spor kulübü olup futbol dalında İstanbul Amatör Liginde faaliyet göstermektedir. )
- POLİGON ile ...
( Çokgen. )
- POLİGON değil/yerine/= ATIŞ ALANI
- POLİGON değil/yerine/= ÇOKGEN
- POLİGRAFİ ile/ve PASİGRAFİ
- POLYCARBOXYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİKARBOKSİLAT
- POLİM ile POLİP ile POLİS/LİK ile POLİÇE ile POLİS ARABASI ile POLİS NOKTASI ile POLİS HAFİYESİ ile POLİS KARAKOLU
- POLİMER KİMYASI ile/||/<> ELASTOMER KİMYASI
( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Elastomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MAKROMOLEKÜLER KİMYA
( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Büyük moleküllerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- POLİMER KİMYASI ile/||/<> MONOMER KİMYASI
( Polimerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Monomerlerin yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ
- POLİMER[Fr. < POLYMERE] ile/ve/||/<>/> KOPOLİMERLEŞME ile/ve/||/<>/> KOPOLİMER[Fr. < COPOLYMERE]
( Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı birleşikler. İLE/VE/||/<>/> Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi. İLE/VE/||/<>/> Kopolimerleşme ile elde edilen nesne. )
- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK
( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )
- POLYMÉRÉ[Fr.] / POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMER
- POLYMERASE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERAZ
- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA
- POLİMERİZASYON ile/>< DEPOLİMERİZASYON
( Monomerlerin birleşerek polimer oluşturması. İLE/>< Polimerlerin monomerlere ayrılması. )
- POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERİZASYON
- POLIMÉRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= POLİMERLEŞME
- POLİMERLEŞMEK ile POLİMERLEŞTİRMEK ile POLİMERLEŞTİRİLMEK ile POLİMER/LİK ile POLİMERİ ile POLİMERLEŞME DERECESİ
- POLYMETALLION[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMETAL İYON
- POLİMNİA[Yun.] ile/<> MELPOMEN[Yun.] ile/<> KALYOPE[Yun.] ile/<> KİLYO[Yun.] ile/<> ÖTERP[Yun.] ile/<> TERPSİGOR[Yun.] ile/<> ERATO[Yun.] ile/<> TALİA[Yun.]
( DOKUZLUKLAR[Yun. ENNEADLAR]
[simgelerdi...]
Ruhların, metafizik ve kehanet bilimlerinin sanatını.
İLE/<>
Yüzünde taşıdığı trajik maske ile Yaşam ve Ölümü.
İLE/<>
Bilimin tekrar doğuş sürecini.
İLE/<>
Tıp bilimini.
İLE/<>
Maji bilimini.
İLE/<>
İnsan ve psikolojik yapısının bilimini.
İLE/<>
Taşlar bilimini.
İLE/<>
Bitkiler bilimini.
İLE/<>
Hayvanlar Bilimini. )
( )
- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI
- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- POLIMORFİZM/POLYMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK
- POLYMORPHISME[Fr.] / POLYMORPHISMUS, VÖGESTECKTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMORFİZM
- POLİNOM[İng. POLYNOMIAL] ile/||/<> POLİNOM BÖLMESİ[İng. POLYNOMIAL DIVISION]
( Matematikte, belirli kalıplar esas alınarak gruplandırılan ve çeşitli sayı ile değişkenlerden meydana gelen ifade. @@ Almanca
Polynomdivision
Fransızca
Division de polynômes
Bir polinomu başka bir polinoma bölme işlemi. Bu işlem, verilen iki polinom arasındaki bölme ve kalan ilişkisini bulmak için yapılır. Sayılar arasındaki bölme işlemine benzer biçimde yapısal da terimler ve dereceler dikkate alınarak gerçekleştirilir. Bölme işleminin sonunda bir bölüm ve genellikle daha düşük dereceli bir kalan elde edilir. Bu yöntem; rasyonel işlevleri sadeleştirme, kök bulma ve integral hesaplamalarında yaygın olarak kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLINOM[İng.] değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ
- POLİNOM ile/||/<> MONOM
( Polinom birden fazla terimin toplamıyken İLE monom tek bir terimdir )
( Formül: P(x) = a_nx^n + a_{n-1}x^{n-1} + ... + a_1x + a_0 (Polinom)\nM(x) = ax^n (Monom) )
- POLİNOM ile/||/<> RASYONEL İŞLEV
( Polinom sonlu terimli, rasyonel işlev iki polinomun oranı )
( Formül: P(x) = Σa_nx^n İLE R(x) = P(x)/Q(x) )
- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE
- POLİP/POLYP[İng.] değil/yerine/= SAPLI UR
- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]
( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLİP[Fr. < Yun.] ile LİPOM[Fr.] ile SARKOM[Fr.]
( İyi huylu ur. Selenterelerden, toplu ya da tek başına yaşayabilen, basit yapılı hayvan. | Mukoza ile kaplı boşluklar içinde gelişen, yumuşak, telsel, genellikle saplı ve armut biçiminde ur. İLE Zararsız ur. Yağ dokusunun, bulunduğu yerde büyümesiyle oluşan iyicil ur. İLE Tehlikeli bir ur. )
- POLİPEPTİT ile POLİNÜKLEOTİT
( Amino asitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. İLE Nükleotitlerin birleşmesiyle oluşan zincir. )
- POLİPEPTİT ile/ve/||/<>/> PROTEİN
( Aminoasitlerin, zincir oluşturduğu yapı. İLE/VE/||/<>/> Polipeptitlerin, işlevsel duruma gelmiş olması. )
- POLİS MORAL EĞİTİM MERKEZİ :
( Boyacıköy'de bulunan en önemli müesseselerden biri Polis Moral Eğitim Merkezi'dir. Ana cadde üzerinde ve deniz cephelidir. Matbaacı İsmail Akgün tarafından Akgün Koleji olarak açılmıştır. İsmail Akgün tarafından bina Emniyet teşkilatına hibe edilmesi üzerine Polis Moral Eğitim Merkezi yapıldı. Deniz cepheli ve çok amaçlı bir moral eğitim merkezidir. )
- POLİS ile ...
( ŞEHİR [İstanbul'un adlarından biri olarak da kullanılmıştır.] )
- POLİS = KENT/ŞEHİR
( Sözcük anlamıyla "Kent/Şehir" demektir. Şehirde ve bir arada yaşamanın gerektirdiği koşulları ilk elden sağlayan ve takipçisi, dayanakça gücü olandır. )
- POLİS[İng./Fr. POLICE < Yun. POLIS(ἡ πόλις)] ile/ve/||/<>/> KOMİSER[Fr. < COMMISSAIRE]["komser" değil!]
( ... İLE/VE/||/<>/> Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe ya da bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı ya da sivil memur. | Hükûmet komiseri. | Saha komiseri. )
- POLİS[Yun.] ile/||/<> SİT/SİTE[İng. < CITY < Yun.]
( Çevresinde sur bulunan, aşağı kent ve gerisindeki akropolis adı verilen iki tepeden oluşan kent (site) devletidir. İLE/||/<> Kapalı bir öbek oluşturan yapı toplulukları, birbirinden ayrılmadan korunması gereken alan. )
- POLYSACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= POLİSAKKARİTLER
- POLİSİYE ile POLİSİYE FİLM ile POLİSİYE ROMAN
- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- POLYSULFIDES[İng.] / POLYSULFURE[Fr.] / POLYSULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİSÜLFÜRLER
- POLİTEİZM ile HENOTEİZM ile DÜEİZM ile MONOTEİZM
( Çok tanrılılık. İLE Üç tanrılılık. İLE Çift tanrılılık. [Zerdüştlük.] İLE Tek tanrılılık. [Yahudilik. Hristiyanlık. İslâm.] )
- POLITENESS vs./and CULTURE
- POLYTETRAFLUOROETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİTETRAFLOROETİLEN
- POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs. HISTORY
- POLITICAL :/yerine POLİTİK
- POLITICALLY :/yerine POLİTİK OLARAK
- POLITICIAN :/yerine POLİTİKACI
- POLITICS :/yerine SİYASET
- POLİTİK DÜŞÜNCE ile/ve POLİTİK FELSEFE
- POLİTİK ERDEMLER ile/ve/||/<> BİLGELİK[DİANOETİK] ERDEMLERİ
( Tedbir, itidal ve cesâret. İLE/VE/||/<> Adâlet, bilim ve aşk. )
- POLİTİKA EKONOMİSİ değil/yerine/>< EKONOMİ POLİTİKASI
- POLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< JEOPOLİTİKA ile/ve/||/<>/>/< EKONOMİ
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Coğrafya, ekonomi, nüfus vb.nin devletin ve yönetimi üzerindeki ülkeler arasındaki koşulları, değişkenleri ve etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< ... )
( POLITICS vs./and/||/<>/>/< GEOPOLITICS vs./and/||/<>/>/< ECONOMICS )
- POLİTİKA ile/ve/<> POLİTİK OLAN
- POLİTİKA ile/ve/değil POLİTİK OLAN
- POLİTİKACI değil/yerine DEVLET ADAMI
( Seçimleri düşünür. DEĞİL/YERİNE Gelecek kuşakları düşünür. )
- POLİTİK/LİK ile POLİTİKA ile POLİTİKACI/LIK
- POLİVALAN/POLYVALENT[İng.] değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİKLİ
- PLYVINYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= POLİVİNİL ALKOL
- POLKA[Çekçe] ile ...
( Polonya'ya özgü bir dans. | Bu dansın müziği. )
- POLL :/yerine ANKET
- POLLUTION :/yerine KİRLİLİK
- POLO ile/ve/değil ÇEVGAN
- POLONEZ ile ...
( Polonya milli dansı ve bu dans için yapılmış müzik parçası. )
- POLONYA BÜYÜKELÇİLİĞİ :
( Yeniköy Tarabya yolu üzerindedir. 19. yy. başlarında inşâ edilen yalı İkinci Dünya Savaşından önce Polonya Büyükelçiliği idi. Ancak Rusya'nın Polonya'yı II. Dünya Savaşında ilhak etmesi üzerine yalı satılıyor. İlhan Özdemiroğlu tarafından alınan yalı bir süre Savoy oteli ismi ile otel olarak hizmet verdi. 1960 yılında Sarıyer adliye binası olarak 15 Ocak 1972 yılına kadar kullanıldı. Aynı tarihte binanın yanması üzerine Adliye bir başka binaya gitti. )
- POLONYUM[Fr.][< Polonya]
( Atom numarası 84, atom ağırlığı 210 olan, ilk radyoaktif öğe. [ Simgesi: Po ] )
- POLONIUM[İng.] / POLONIUM[Fr.] / POLONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLONYUM
- POLO[Tibet dilinden] = ÇEVGEN[Fars.]
( Değnek. | Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu. )
- POLYANDRY[İng.] değil/yerine/= ÇOK ERKEKLİ İLİŞKİ
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLYANNA İLKESİ ile WOBEGON GÖLÜ İLKESİ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- POLYANNA'CI/LIK ile/değil/yerine/<>/< İYİMSER/LİK
- POLYANNACILIK ile/değil POZİTİFLİK
- POLYBIUS ve/||/<> MONTESQUIEU
( Hiçbir şey insan kalbindeki vicdandan daha korkunç bir tanık ya da daha dehşet verici bir suçlayıcı olamaz. İLE " 'Önyargı' dediğimiz, bazı şeylerin bilinmemesi değil kişinin, kendini tanımamasıdır." )
- POLYCHROMOSOMAL[İng.] değil/yerine/= ÇOK KROMOZOMLU
( İki haploid (veya bir diploid) set kromozomdan daha fazla kromozom içeren bireyler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLYGON ile/||/<> POLYHEDRON
( Polygon 2D çokgen İLE polyhedron 3D çokyüzlü. )
( Formül: 2D İLE 3D polytope )
- POLYGYNY[İng.] değil/yerine/= ÇOK DİŞİLİ İLİŞKİ
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POMACEAE = TUFFÂHÎYE
- POMAK
( Rumeli'de, Bulgarca konuşan bir Türk ve Müslüman topluluğu. )
- POMAK ile POMAKÇA
- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI
- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI
- PUMPING FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA SIKLIĞI
- POMPA/LAMA ile/ve/||/<> KÖRÜK/LEME
- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA
- POMPALAMAK ile/değil/yerine DESTEKLEMEK
- POMPALAMAK ile POMPALANMAK ile POMPALAYABİLMEK ile POMPA ile POMPAJ ile POMPALI ile POMPALI SİLAH ile POMPALI TÜFEK
- POMPALAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ŞİŞİRMEK
- PONKSİYON[Fr. < Lat.]
( Gövdenin herhangi bir boşluğunda bulunan bir sıvıyı akıtmak ya da çekmek için, içi boydan boya delik bir iğneyi batırma işi. )
- PONKSİYON/PUNCTION[İng.] değil/yerine/= DELME
- PONTON[Fr.] ile TOMBAZ
( Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. | Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. | Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. )
- PONZALAMAK ile PONZA ile PONZA TAŞI
- PONZO YANILSAMASI ile/ve/<> MÜLLER-LYER YANILSAMALARI
- POOL :/yerine HAVUZ
- POOR :/yerine FAKİR
- POP :/yerine POP (MÜZİK), PATLATMAK
- POP ile POPO ile POPÜLER/LİK ile POP MÜZİK ile POPÜLER BİLİM ile POPÜLER MÜZİK ile POPÜLER KÜLTÜR
- POP ile/ve/değil/yerine/||/<>/> POPÜLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KLASİK
- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ
- POPO ile SİLAHIN POPOSU ile DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile KELEBEK ile KELEBEK BENZERİ ile TEREYAĞLILAR ile AYRAN
( BUTT vs. BUTT OF A GUN vs. BUTTERCUP vs. BUTTERFLY vs. BUTTERFLY-LIKE vs. BUTTERIES vs. BUTTERMILK )
( نزديک يا متصل شدن ile شاخ زدن ile ته تفنگ ile گل آلاله ile پروانه ile پروانه وار ile سم تراش ile آبدوغ )
( NAZADYK YA MOTASL SHODAN ile SHAKH ZADAN ile TAH TAFANG ile GOL ALALEH ile PARVANEH ile PARVANEH VAR ile SAM TARASH ile ABDOGH )
- POPS İLE VOCS İLE PAHS İLE PCBS ile/||/<> ÇEVRE KİRLETİCİLERİ
( Kalıcı organik kirleticiler. )
( Formül: Bioaccumulation factor )
- POPULAR :/yerine POPÜLER
- POPÜLASYON DİNAMİKLERİ ile DOĞUM ORANI
( Bir popülasyondaki canlı sayısının zamanla nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalı. İLE Belirli bir zaman diliminde doğan bireylerin sayısının toplam popülasyona oranı. )
- POPULASYON GENETİĞİ[İng. POPULATION GENETICS] ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME[İng. GENETIC DRIFT] ile/||/<> SEÇİLİM KATSAYISI[İng. SELECTION COEFFICIENT] ile/||/<> WRİGHTIN İLİŞKİ KATSAYISI (RC)[İng. WRIGHT COEFFICIENT OF RELATIONSHIP]
( Popülasyondaki alellerin sıklığı üzerine yapılan çalışmalardır. Dört ana evrimsel sürecin etkisi altındadır. Bunlar; doğal seçilim, genetik sürüklenme, mutasyon ve gen akışıdır. @@ Genetik sürüklenme ya da Sewall Wright etkisi, evrimsel sürecin temel mekanizmalarından biridir. Bir popülasyonda kuşaktan kuşağa, tümüyle şansa bağlı olaylar sonucu genlerin alel sıklıklarının değişimidir. Özellikle ana popülasyondan, ufak popülasyonların izole olması sonucu oluşur. Ancak popülasyonda ayrım oluşmaksızın da sıklıkla gözlenebilmektedir. @@ Seçilim katsayısı populasyon genetiğinde bir fenotipin, diğerlerine göre evrimsel süreç içerisindeki uyum başarısını gösteren bir ölçüttür. "s" ile ifade edilen bu katsayı 0 ile 1 değeri arasında değerler alır. Eğer bir canlı 100 döl üretir ve bunların 90'ı uyum sağlayamazsa uyum oranı %10 dur. Yani s=0.1 dir. @@ Populasyon genetiğinde Sewall Wright tarafından öne sürülmüş ilişki katsayısıdır. "r" ile ifade edilir. Verilen iki birey arasındaki akrabalık ölçüsünü ifade eder. Tek yumurta ikizlerinde bu katsayı %100 ile ifade edilirken dede-torun ikilisinde bu katsayı 25% ya da (2−2) ' dır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POPÜLASYON GENETİĞİ ile DOĞAL SEÇİLİM
( Bir popülasyondaki genlerin ve genotiplerin zamanla nasıl değiştiğini inceleyen bilim dalı. İLE Evrimin itici gücüdür. Yaşamda kalma ve üreme olasılığı en yüksek olan canlıların genlerini gelecek kuşaklara aktarmasını sağlar. )
- POPULATION MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON ORTALAMASI
- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]
( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POPULATION STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= POPULASYON STANDART SAPMASI
- POPÜLASYON YOĞUNLUĞU ile DAĞILIM
( Belirli bir bölgedeki birey sayısının o bölgenin yüzölçümüne oranı. İLE Bir nüfustaki bireylerin bir bölgeye nasıl dağıldığını gösterir. )
- POPÜLASYON ile/||/<> BÜYÜME
( Popülasyon ve Büyüme arasındaki ilişki )
- POPULASYON ile/||/<> GENETİK
( Populasyon genetiğinin matematiksel temelleri )
( Ronald Fisher tarafından 1930 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )
- POPÜLASYON ile HABİTAT
( Belirli bir bölgede yaşayan aynı türden canlıların öbeği. İLE Bir türün yaşadığı ve gereksinim duyduğu tüm çevresel koşulların bütünüdür. )
- POPÜLASYON ile/||/<> KOMÜNİTE
( Popülasyon tek tür İLE komünite çok tür )
( Formül: N(t) = N₀e^(rt) (popülasyon büyümesi) )
- POPÜLASYON ile TOPLULUK
( Aynı türün bireylerinin oluşturduğu öbek. İLE Farklı türlerin bireylerinin oluşturduğu öbek. )
- POPULASYON ile/||/<> TOPLUM
( Populasyon aynı tür İLE toplum farklı türler. )
( Formül: Tek tür İLE çok tür )
- POPULATION BIOLOGY[İng.] değil/yerine/= POPULASYON BİYOLOJİSİ
( Organizmaların zaman ve mekan içerisindeki ilişkilerini inceler. Popülasyon genetiği, ekoloji, etoloji, taksonomi gibi disiplinleri bir arada bulundurur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POPULATION INVERSION İLE GAİN İLE THRESHOLD ile/||/<> LAZER FİZİĞİ
( Lazer çalışma prensipleri. )
( Formül: g = σ(N₂ - N₁) )
- POPULATION :/yerine NÜFUS
- POPÜLİST ile POPÜLİZM ile POPÜLASYON
- POR/PORE[İng.] değil/yerine/= GÖZENEK
- PORCH :/yerine VERANDA
- PORNO ile PORNOCU/LUK
- PORNO/GRAFİ = APAÇIK
( Apaçık olan.
[ Sadece eşeysel birlikteliğin tüm ayrıntıları ve örgenleriyle görüntülendirilmesiyle sınırlı değildir. Yorum, tartışma, ayrım gerektirmeyecek kadar üzerinde uzlaşılmış olan her tür olgu, kavram ya da nesne için de kullanılabilmektedir. ] )
- PORNOGRAFİ ile PORNOGRAFİK
- PORNOGRAFİK:
APAÇIK ile/ve/<> ÖZSÜZ GÖRÜNÜŞ
- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK
- PORRO PRISM[İng.] / PRISME DE PORRO[Fr.] / PORRO-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PORRO PRİZMASI
- PORSELEN ÜRETİMİ ile/||/<> SERAMİK ÜRETİMİ
( Porselen yüksek sıcaklıkta pişirilen ince seramik İLE seramik daha düşük sıcaklıkta üretilir. )
( Çin Ustalar tarafından 600 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PORSELEN ile FAĞFUR[Fars.]
( ... İLE Çin imparatorlarına verilen san. | Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo gibi porselen eşya. )
- PORSELEN ile MAYSERN PORSELENİ
- PORSELEN ile MERTEBANİ/SELADON TABAK
( ... İLE İçine konulan yiyeceğin zehirli olup olmamasına göre renk değiştiren tabak. )
- PORSELEN ile PORSELENCİ/LİK
- PORSELEN ile SAKSONYA[Saksonya yer adından]
( ... İLE Almanya'da, Saksonya bölgesinde yapılan, iyi nitelikli porselen tabak vb. türden kap. )
- PORSİYON[Fr. < Lat.]
( Herhangi bir yemekten, bir kişiye verilen belirli miktar. )
- PORSİYON değil/yerine/= PAYLIK
- PORSUK ile BOZ ALABAŞLI BOZ PİS PORSUK
( ... İLE Zeki Müren'in seslendirdiği/yaygınlaştırdığı tekerlemede geçen. )
- PORSUK ile DACHSHUND
( ... İLE Sosis biçiminde gövdeleri olan köpekler. )
- PORSUK ile KUTUP PORSUĞU
- PÖRSÜK ile PÖRTLEK
( Gevşeyip sarkmış, yıpranmış. İLE Dışarı doğru çıkık, patlak göz. | Cıvık şeylerin, çatlayan kabuktan, delikten dışarı çıkmış durumu. )
- PORSUKAĞACI
( Porsukgillerden, yaprakları iğne biçiminde, yaz kış yeşil bir orman ve süs ağacı. )
( TAXUS BACCATA )
- PORSUMAK ile PORSUK ile PORSUK AĞACI
- PÖRSÜME ile KOFLUK
- PÖRSÜMEK ile PÖRSÜTMEK ile PÖRSÜK/LÜK
- PÖRSÜMEK = SALKIMAK
( Gevşeyip sarkmak, pörsümek. )
- PORT/PORTA[İng.] değil/yerine/= GİRİŞ YERİ
- PORT :/yerine LİMAN
- PORTABIL/PORTABLE[İng.] değil/yerine/= TAŞINABİLİR
- PORTAKAL GAZI değil RENKLİ VE GAZLI SİS BOMBASI
( Portakal gazı diye bir şey yokmuş. )
- PORTAKAL ile GREYFURT/ALTINTOP/KIZMEMESİ
( ORANGE vs. GRAPEFRUIT )
( CITRUS SINENSIS cum CITRUS PARADISI )
- PORTAKAL ile MAYMUN PORTAKALI
( ... İLE Zambiya'da yetişen, sert kabuğunun kırılarak çıkarıldığı büyük çekirdekli bir meyve. )
- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]
( ORANGE vs. BITTER/SEVILLE ORANGE )
( CITRUS SINENSIS/CITRUS AURANTIUM cum CITRUS AURANTIUM AMARA )
- PORTAKAL ile YAFA[< YAFA kenti] PORTAKALI
( ... İLE Kalın kabuklu, çekirdekli bir portakal türü. )
- PORTAKAL/LIK ile PORTAKAL SUYU ile PORTAKAL RENGİ ile PORTAKAL BAHÇESİ
- PORTAKALYON YALISI :
( Büyükdere, Piyasa Caddesi üzerindedir. 19. yy. sonlarında yapılmış ve "Portakalyon Yalısı" olarak tanınır. Yalının son sahibi ise Erol Aksoy olup 1990'da büyük onarım gördü. )
- PORTAL yerine EŞİK
- PORTAL değil/yerine EŞİK
- PORTATİF[Fr.] ile MOBİL
( Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen. İLE ... )
- PORTATİF değil/yerine/= SÖKKURLU
- PORTATİF/SEYYAR değil/yerine/= TAŞINABİLİR/TAŞINIR
- PORTE[Fr.] değil/yerine/= DİZEK[müzik'te]
( Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )
- PORTE değil/yerine/= DİZEK
- PORTEKİZCE ile PORTEKİZLİ
- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI
- PORTION :/yerine PORSİYON, BÖLÜM
- PÖRTLEMEK ile PÖRTLETMEK
- PORTMANTO[Fr.] değil/yerine/= ASKILIK
( Palto, şapka gibi şeyleri asmak için yapılmış, raflı ve bazısı aynalı askı yeri. )
- PORTO RİKO(BORICUAS) ile ...
( 50 ırmak ve 1200 dere yer almaktadır. )
- PORTOLAN HARİTA ile AZİMUTAL HARİTA
- PORTONEMA[Yun.] ile ...
( Yosun sporlarının çimlenmesinden oluşan, iplik biçimindeki organ. )
- PORTÖR değil/yerine/= HASTALIK TAŞIYICI, SAYRITAŞIR, SAYRI TİNİ
- PORTRAIT :/yerine PORTRE
- PORTRAY :/yerine TASVİR ETMEK
- PORTRE ile PORTE
( Bir kişinin yağlıboya, fotoğraf vb. bir yolla yapılmış betimi. | Bir kişinin, bir şeyin özlü ya da yazılı betimi. İLE Notaların, üzerinde ya da arasında yazıldığı, beş koşut çizgi. )
(1996'dan beri)