Bugün[06 Haziran 2026]
itibarı ile 5.646 başlık/FaRk ile birlikte,
5.646 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/24)


- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...


- PRENSİP[Fr. < PRINCIPE] değil/yerine/= İLKE


- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE


- PRENSİP ile YASAK

( PRINCIPLE vs. FORBIDDEN )


- PRENSİP ile YÖNTEM

( PRINCIPLE vs. METHOD )


- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ


- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ


- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PRÄPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PREPARAT


- PREPARATION :/yerine HAZIRLIK


- PREPARE :/yerine HAZIRLAMAK


- PRESCRIPTION :/yerine REÇETE


- PRESE[Fr. < PRESSÉ] değil/yerine/= SIKIŞTIRILMIŞ


- PRESENCE :/yerine VARLIK


- PRESENT vs. BRIBE


- PRESENT vs. FUTURE


- PRESENT vs. PAST


- PRESENT :/yerine SUNMAK, MEVCUT, HEDİYE


- PRESENTATION vs. TO TELL/TO EXPLAIN/TO DESCRIBE


- PRESENTATION :/yerine SUNUM


- PRESENTLY vs. AT PRESENT


- PRESENTLY vs. JUST NOW


- PRESERVE :/yerine KORUMAK


- TAKDÎM-İ İTİDÂLEYN[Osm.] / PRÄZESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESESYON


- PRESIDENT :/yerine BAŞKAN


- PRESIDENTIAL :/yerine BAŞKANLIK


- PRESİPITAN/PRECIPITANT[İng.] değil/yerine/= TETİKLEYİCİ | HIZLANDIRICI | ÇÖKELTICİ


- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA


- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ


- PRESİZYON ile/||/<> AKURASİ

( Presizyon tekrarlanabilirlik İLE akurasi doğruluktur )

( Formül: Hassasiyet İLE doğruluk )


- PRESLEMEK ile PRESLENMEK ile PRES ile PRESE ile PRESÇİ/LİK


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESS :/yerine BASIN, BASMAK


- PRESSURE :/yerine BASKI


- PRESTIGE vs. CHARISMA


- PRESTİJ ile KARİZMA

( PRESTIGE vs. CHARISMA )


- PRESTİJ ile PERESTİJ[Fars.]

( ... İLE/DEĞİL Tapınma, taparcasına sevme. )


- PRESTON'S RULE[İng.] / RÈGLE DE PRESTON[Fr.] / PRESTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESTON KURALI


- PRETA ile ...

( Kötü karması tarafından bu üzücü fakat geçici varoluş durumuna sokulmuş aç, şaşırmış bir hayalet. )


- PRETEND vs. FORGERY


- PRETEND :/yerine NUMARA YAPMAK


- PRETENTIOUS vs. ENOUGH


- not PRETEXT vs. MEANS


- PRETTY :/yerine GÜZEL, OLDUKÇA


- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI


- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PREVANTORYUM[Fr. < Lat.]

( Gövdelerine verem mikrobu girmesine karşın henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kişilerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu. [Maslak Kasırları'nda.] )


- PREVENT :/yerine ÖNLEMEK


- PREVIOUS :/yerine ÖNCEKİ


- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN


- PRÉVOST'S THEORY OF EXCHANGES[İng.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST DEĞİŞ-TOKUŞ KURAMI


- THÉORIE DES ÉCHANGES DE PRÉVOST[Fr.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DEĞİŞİM KURAMI


- PRÉVOSTS THEORIE DES THERMISCHEN GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DENGE KURAMI


- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM


- PREZANTE ile PREZANTASYON


- PREZENTASYON[İng. < PRESENTATION] yerine SUNUM


- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA


- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)


- PREZERVATİF ile KAT MÜLKİYETİ

( CONDOM vs. CONDOMINIUM )

( کاپوت ile مالکيت مشترک )

( KAPOT ile MALKYT MOSHTARK )


- PRI MADONNA değil PRIMA DONNA[İt.]

( ... DEĞİL Operada, baş kadın rolünü oynayan oyuncu. )


- PRIABONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= PRİBONYAN EPOKU

( Günümüzden 37.200.000 ile 33.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRICE vs. COST


- PRICE :/yerine FİYAT


- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ


- PRIDE vs. HONOUR


- PRIDE :/yerine GURUR


- PRIEST :/yerine RAHİP


- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ

( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE


- PRİMARY İLE SECONDARY İLE TERTİARY İLE QUATERNARY ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ

( Protein organizasyon hiyerarşisi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları )


- PRIMARY vs. SECONDARY


- PRIMARY SEX RATIO[İng.] değil/yerine/= BİRİNCİL CİNSİYET ORANI

( Nüfus içinde erkeklerin kadınlara oranıdır. Birincil cinsiyet oranı memelilerde genellikle yüzde 1 den fazladır. İnsanlarda 100 kadın için 110-160 arası erkek olduğu tahmin edilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA


- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]

( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRİMAT ile PRİMATLAR


- PRİMAT ile ŞEBEKLER

( ... İLE Primatların alt takımı. )


- PRIME :/yerine BAŞLICA, BİRİNCİ


- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL


- PRIMARY ADSORPTION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= PRİMER ADSORPSİYON TABAKASI


- PRİMER ARITMA ile/||/<> SEKONDER ARITMA

( Primer fiziksel çöktürme, sekonder biyolojik arıtma. )

( Formül: Sedimantasyon İLE aktif çamur )


- PRİMER İLE SEKONDER İLE TERSİYEL ile/||/<> SÜKSESYON EVRELERİ

( Ekosistemlerin zaman içindeki gelişim aşamaları. )

( Formül: Çeşitlilik → Kararlılık )


- PRİMER İLE SEKONDER İLE TERSİYER İLE KUATERNER ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ

( Proteinlerin dört organizasyon seviyesi. )

( Formül: φ İLE ψ açıları (Ramachandran) )


- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL


- PRİMER STANDART ile/||/<> SEKONDER STANDART

( Primer saf ve kararlı, sekonder kalibre edilmiştir )

( Formül: Na₂CO₃ İLE HCl çözelti )


- PRİMER SÜKSESYON ile/||/<> SEKONDER SÜKSESYON

( Primer çıplak toprak, sekonder bozulmuş alan. )

( Formül: Sıfırdan İLE recovery )


- PRİMER ÜRETİCİ ile/||/<> SEKONDER TÜKETİCİ

( Primer fotosentez, sekonder et yiyen. )

( Formül: Bitki İLE etçil )


- PRİMER ÜRETİM ile/||/<> SEKONDER ÜRETİM

( Primer fotosentez, sekonder tüketici üretimidir )

( Formül: Ototrof İLE heterotrof )


- PRİMER YAPI ile/||/<> SEKONDER YAPI

( Primer amino asit dizisi, sekonder α-heliks β-sheet. )

( Formül: Kovalent İLE H-bağı )


- PRİMER ile/||/<> SEKONDER

( Primer bir karbona İLE sekonder iki karbona bağlıdır )

( Formül: 1° İLE 2° İLE 3° )


- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL


- PRIMITIVE RELIGIONS vs./and MORAL RELIGIONS vs./and COSMIC RELIGIONS


- PRİMİTİVİZM değil/yerine/= İLKELCİLİK


- PRIMORDİYAL/PRIMORDIAL[İng.] değil/yerine/= İLKEL | TEMEL


- PRIMOSOME[İng.] değil/yerine/= PRİMOZOM

( DNA replikasyonu sırasında RNA primerinin sentezlenmesinden sorumlu protein topluluğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME


- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE


- PRİNCİPAL COMPONENT ile/||/<> LİNEAR DİSCRİMİNANT

( PCA varyans maksimize, LDA sınıf ayrımı maksimize. )

( Formül: Variance İLE discrimination )


- PRİNCİPAL VALUE ile/||/<> BRANCH

( Principal ana değer, branch dal seçimi. )

( Formül: Main value İLE branch choice )


- PRINCIPAL :/yerine MÜDÜR, ESAS


- PRINCIPLE vs. FORBIDDEN


- PRINCIPLE OF THE REASON vs./and REASON


- PRINCIPLE vs. PREACCEPTANCE


- PRINCIPLE vs. PRINCIPAL


- PRINCIPLE :/yerine İLKE


- PRINCIPLE vs./and HYPOTHESIS


- PRINCIPLE vs./and INTEGRITY


- PRINCIPLE vs./and REGULARITY


- PRINCIPLE vs./and TRANSFORMATION


- PRINT OUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI


- PRINT :/yerine YAZDIRMAK, BASKI


- PRINTER[İng.] değil/yerine/= YAZICI


- PRION[İng.] değil/yerine/= PRİON

( Hiç bir nükleik asit içermeyen, yanlış katlanmış proteinden oluşan patojen, yani hastalık yapıcı bir maddedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRİON ile/||/<> VİRUS

( Prion sadece protein olan infektif ajanyken İLE virus nükleik asit içeren infektif ajandır )

( Formül: PrP protein )


- PRIOR :/yerine ÖNCEKİ


- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK


- PRİSM ile/||/<> PYRAMİD

( Prism paralel taban İLE pyramid tek nokta tepe. )

( Formül: Parallel bases İLE single apex )


- PRİSMATİC COHOMOLOGY ile/||/<> CRYSTALLİNE COHOMOLOGY

( Prismatic cohomology birleşik p-adik kohomoloji kuramıyken İLE crystalline cohomology karakteristik p geometrisi için kohomoloji kuramıdir )

( Formül: Prismatic site )


- PRISON :/yerine HAPİSHANE


- PRISONER :/yerine MAHKUM


- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK


- PRIVATE vs. PERSONAL


- PRIVATE :/yerine ÖZEL


- PRIVILEGED vs. PRIORITY


- PRİZ ile/ve/değil EŞİK


- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]

( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )

( )


- PRİZ[Azr.] = ÖDÜL[Tr.]


- PRIZE vs. REWARD


- MENSÛR[Osm.] / PRISM[İng.] / PRISME[Fr.] / PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PRİZMA


- PRİZMA ile PİRAMİT[Fr. < Yun.]

( [mat.] Biçme. | [fizik] Işık ışınlarını saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen prizma. İLE [mat.] Tepeleri ortak bir noktada birleşen, tabanları da herhangi bir çokgenin birer kenarı olan birtakım üçgenlerden oluşmuş cisim. | Mısır firavunlarının mezarlarına verilen ad. | Gösteri jimnastiklerinde, jimnastikçilerin, araçlı ya da araçsız olarak birbirinin omuzlarında, dizlerinde oluşturdukları gösterişli ve düzenli biçimler. )

( PRISM vs. PYRAMID )


- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ


- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE


- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE


- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN


- PROAKTİF ZİHİN ile REAKTİF ZİHİN

( Proaktif zihniyetliler, kendilerini harekete geçirerek, teşvik ederek, inisiyatif alır. İLE Reaktif zihniyetliler, sorumluluğu üstlenecek birinin ortaya çıkmasını bekler. )


- PROBABILITY vs. CHANCE


- PROBABILITY MEASURE ile/||/<> COUNTING MEASURE

( Probability μ(Ω)=1, counting her nokta 1. )

( Formül: Normalized İLE discrete uniform )


- PROBABILITY POSSIBILITY CONTINGENCY


- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK


- PROBABLE vs. LIKE


- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN


- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN


- PROBİYOTİK ile/||/<> PREBİYOTİK

( Probiyotikler canlı yararlı bakteriler İLE prebiyotikler bu bakterilerin besinleridir. Probiyotikler doğrudan mikroorganizma İLE prebiyotikler sindirilemez gıda bileşenleridir. )

( Élie Metchnikoff tarafından 1907 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1916) (Ülke: Rusya/Fransa) (Alan: İmmünoloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Probiyotik kavramı, fermente süt ürünlerinin sağlık faydaları, fagositoz teorisi) )


- PROBLEM vs. DEFICIENCY


- PROBLEM vs. RISKY


- PROBLEM" değil AYRIM


- PROBLEM ile PROBLEMLİ/LİK ile PROBLEMSİZ/LİK


- PROBLEM :/yerine SORUN


- PROBLEM/Lİ yerine SORUN/LU


- PROBLEMATİK değil/yerine/=


- PROBLEM/ISSUE vs. DISTRESS


- PROCEDURAL PROVISION and/||/> SUBSTANTIAL PROVISION

( Yönteme/usûle ilişkin kararlar/hükümler. VE/||/> Esasa ilişkin kararlar/hükümler. )


- PROCEDURE vs./and/<> PROCESS

( İşlem. İLE Süreç. )


- PROCEED :/yerine İLERLEMEK


- PROCESS vs. CONTENT


- PROCESS vs. DURABLE


- PROCESS vs. PHASE


- PROCESS vs. TRACK


- PROCESS vs./and STRUCTURE


- PROCESS vs./ <> OUTCOME

( proses vit autkam )

( SÜREÇ ile SONUÇ )


- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ


- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ


- PRODUCE :/yerine ÜRETMEK


- PRODUCER İLE CONSUMER İLE DECOMPOSER ile/||/<> TROFİK SEVİYELER

( Ekosistem enerji akışı. )

( Formül: Enerji piramidi )


- PRODUCER :/yerine YAPIMCI, ÜRETİCİ


- PRODUCT :/yerine ÜRÜN


- PRODUCTION :/yerine ÜRETİM


- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM


- PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ


- PROF. DR. AZİZ SANCAR NOBEL PARKI :

( Reşitpaşa Mahallesindedir. 2.984,98 m²'lik bİr Alanı kapsar, 643,97 m²'lik yeşil alanı, 125,15 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- PROFAN ile ...

( Kutsal olmayan. )


- PROFAZ İLE METAFAZ İLE ANAFAZ İLE TELOFAZ İLE SİTOKİNEZ ile/||/<> MİTOZ EVRELERİ

( Gözede çekirdek bölünmesinin ardışık evreleri ve sitoplazma bölünmesidir. )

( Formül: 2n → 2 × 2n )


- PROFAZ ile/||/<> METAFAZ

( Profaz kromatin yoğunlaşma İLE metafaz ekvator. )

( Formül: Kondenzasyon İLE dizilim )


- PROFAZ ile TELOFAZ

( Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. İLE Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. )


- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN


- PROFESÖR ile LEKTÖR

( ... İLE Üniversitelerde, uygulama çalışmaları, yabancı dil öğretimi vb. ile görevlendirilen öğretim üyesi yardımcısı. | Üniversitede, dışarıdan, ders veren profesör. )


- PROFESÖR ile SLADE

( ... İLE Cambridge, Oxford ve Londra üniversitelerinde kıdemli sanat profesörlerine verilen unvan. )


- PROFESSION :/yerine MESLEK


- PROFESSIONAL :/yerine PROFESYONEL


- PROFESSOR :/yerine PROFESÖR


- PROFESYONEL ile ÇOK ANLAYAN


- PROFESYONEL değil/yerine/= İŞGEDENUZMAN


- PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA


- PROFESYONELLEŞMEK ile PROFESYONELLEŞTİRMEK ile PROFESYONEL/LİK ile PROFESYONELCE


- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK


- PROFICIENCY vs./and PARADIGM


- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ


- PROFİL ile PROFİLCİ/LİK ile PROFİL BORU


- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME


- PROFİLAKSİ ile/||/<> SAĞALTIM/TEDAVİ

( Sayrılığın önlenmesi için alınan önlemler. İLE/||/<> Var olan sayrılığın iyileştirilmesi için yapılan etkiler. )


- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PROFILE :/yerine PROFİL


- PROFIT vs. BENEFIT/ADVANTAGE


- PROFIT :/yerine KÂR


- PROF.'UN" değil PROF.ÜN


- PROGERİ ile ...

( Erken yaşlanma. )


- PROGESTERON[İng. PROGESTERONE] ile/||/<> ADRENAL BEZLER[İng. ADRENAL GLAND] ile/||/<> ENDOMETRİUM

( Progesteron, dişi üreme sistemi tarafından salgılanan hormondur. Esas olarak rahim iç duvarının (endometrium) durumunu düzenlemede görevlidir. Progesteron, yumurtalıklar, plasenta ve adrenal bezler tarafından üretilir. Progesteron olası hamilelik için rahim duvarını döllenmiş yumurtanın tutunabilmesi için kalınlaştırır. @@ Böbreklerin üzerinde yer alan, üçgen biçimine benzer bir çift endokrin bezidir. Anatomik açıdan böbreklerin üzerinde yer aldıkları için ismini buradan almaktadır. @@ Mukoza ile birlikte memeli rahminin iç epitel tabakasına verilen isim. Endometriyumdaki kan damarları ve bezler hamilelikte boyut ve sayı olarak artar. Vasküler boşluklar kaynaşır ve birbirine bağlanır ve plasentayı oluşturur. Böylelikle yavruya oksijen ile besin sağlanmış olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROGNOSİS ile/||/<> TANI

( Sayrılığın olası seyri ve sonucu hakkında yapılan öngörü. İLE/||/<> Sayrılığın belirlenmesi ve adlandırılması işlemi. )


- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM


- PROGRAM[İng.] değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK


- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM


- PROGRAM :/yerine PROGRAM


- PROGRAM ile/ve TASARIM

( PROGRAMME vs./and DESIGN )


- PROGRAMLAMAK ile PROGRAMLANMAK ile PROGRAMLATMAK ile PROGRAMLAŞTIRMAK ile PROGRAMLAYABİLMEK ile PROGRAM ile PROGRAMCI/LIK ile PROGRAMLI/LIK ile PROGRAMSIZ/LIK


- PROGRAMME vs. DESIGN


- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK


- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ


- PROGRESS vs. TRANSFORMATION


- PROGRESS :/yerine İLERLEME


- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ


- PRO-INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= PRO-İNFLAMATUAR

( (Sıfat) İnflamasyon yükseltici.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROJE ile FORMÜL

( VADE-MECUM: Cepte taşınabilecek boyda formül kitabı. )


- PROJE ile iDEA


- PROJE ile MODEL


- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ


- PROJECT :/yerine PROJE


- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM


- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA


- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM


- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ


- PROJEKTÖR[Fr. < PROJECTEUR] değil/yerine/= IŞILDAK


- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ


- PROJEKTÖR ile PROJEKTÖR IŞIĞI


- PROJELENDİRMEK ile PROJE ile PROJECİ/LİK


- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE

( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )

( Robert Hooke | 1665 | 17. Yüzyıl | İlk hücre gözlemi (1635 - 1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )


- PROKARYOT GÖZE ile/||/<> ÖKARYOT GÖZE

( Prokaryot gözelerde çekirdek zarı yoktur, ökaryot gözelerde ise çekirdek zarı vardır. )

( Robert Hooke tarafından 1665 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1635-1703) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Biyoloji) (Önemli katkıları: Hooke yasası, hücre keşfi) )


- PROKARYOT İLE ÖKARYOT ile/||/<> HÜCRE TÜRLERİ

( Temel hücre organizasyon farkı. )

( Formül: Bakteri 1-10 μm )


- PROKARYOT ile/||/<> ABC TAŞIMA DÜZENİ/ATP-BAĞLAYAN KASET[İng. < ATP-BİNDİNG CASSETTE]

( ... İLE/||/<> Prokaryotlardaki üç taşıma düzeninden biri. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik nesnelerin göze içine alınımına yarar. )


- PROKARYOT ile/||/<> EUKARYOT

( Prokaryot çekirdek zarsız bakteri İLE eukaryot çekirdek zarı. )

( Formül: Bakteri İLE bitki/hayvan )


- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ


- PROKARYOT ile/||/<> ÖKARYOT

( Prokaryot çekirdeksiz (bakteri), ökaryot çekirdekli gözedir )

( Formül: Bakteri İLE hayvan/bitki )

( James Watson & Francis Crick tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2004) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- PROKARYOTİK GÖZE ile ÖKARYOTİK GÖZE

( Çekirdek ve organeller içermeyen basit gözeler. İLE Çekirdek ve organeller içeren karmaşık gözeler. )


- PROKOPE ile/ve/||/<>/> PROFECTUS ile/ve/||/<>/> PROGRESS

( Antik çağda. İLE/VE/||/<>/> Orta çağda. İLE/VE/||/<>/> Modern çağda. )


- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN


- PROLAKTİN[İng. PROLACTIN] ile/||/<> PROLİFERASYON[İng. PROLIFERATION]

( Memelilerde laktasyona (süt üretimine) yardımcı olan ve bir dizi başka işlev ve sistemden sorumlu olan bir hormondur. Prolaktin, beyindeki hipofiz bezinin ön kısmının yanı sıra rahim, beyin, göğüsler, prostat, yağ dokusu, deri ve bağışıklık gözelerinde üretilir. @@ Hücrelerin uygun koşullar altında hızlı bir biçimde göze döngüsünü tamamlayarak çoğalması durumudur. Bölünme, iyi huylu olabileceği gibi, kötü huylu da olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROLAPSUS[İng.] değil/yerine/= SARKMA


- PROLETARYA[Fr. < PROLÉTARIAT]

( Emekçinin oluşturduğu sınıf. )


- PROLETERLEŞMEK ile PROLETER


- PROLIFERASYON/PROLIFERATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA


- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALAN


- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ


- PROMETHEUS ile/ve EPIMETHEUS


- PROMETHEUS'UN ATEŞİ(N) ÇAL(IN)MASI ile/ve/||/<> PANDORA'NIN KUTUSU


- PROMETYUM[Fr.]

( Atom numarası 61, atom ağırlığı 145 olan, nadir topraklar öbeğinden bir öğe. [Simgesi: Pm] )


- PROMETHIUM CELL[İng.] / CELLULE DE PROMETHIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM PİLİ


- PROMETHIUM[İng.] / PROMÉTHIUM[Fr.] / PROMETHIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM


- PROMINENT :/yerine ÖNDE GELEN


- PROMISE :/yerine SÖZ VERMEK, SÖZ