P ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 5.646 başlık/FaRk ile birlikte,
5.646 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(17/24)
- PİYATA ile PİYATA EĞE ile PİYATA TABAĞI
- PİYAZ[Fars.] ile PİLÂKİ[Yun.]
( Haşlanmış kurufasulyenin üzerine ince doğranmış soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı ve limon dökülerek yapılan fasulye salatası. | Yemeklerin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş, maydanozlu soğan. | Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenilen övücü söz. İLE İçine, soğan, sarımsak, maydanoz ve havuç gibi sebzeler katılarak zeytinyağıyla pişirilen yemek. )
- PİYAZLAMAK ile PİYAZ ile PİYAZCI/LIK
- PİYELONEFRİT ile/||/<> SİSTİT
( Böbreklerin bakteriyel bulaşı. İLE/||/<> Mesanenin bakteriyel bulaşı. )
- PİYES ve/> PERİPESİ
( ... VE Piyesi sonuçlayan olay. )
- PİYES[Fr. < PIÈCE] ile/değil/< SKEÇ["SİKEÇ" değil SIKEÇ][İng. SKETCH < Yun.]
( Oyunca. İLE/DEĞİL Daha çok radyodan yayınlanmak üzere hazırlanmış kısa oyun. )
- PİYES[Fr.] ile/ve TİYATRO
( ... İLE/VE Tiyatro, sanatların mâbedidir. )
- PİYESLEŞTİRMEK ile PİYES
- PIEZOXIDE[İng.] / PIÉZO-OXYDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOKSİT
- PIEZOMETER[İng.] / PIÉZOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOMETRE
- PIEZOTROPY[İng.] / PIÉZOTROPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOTROPİ
- PİYON ile/ve/değil/||/<>/> VEZİR
(
)
- PIYRIM-PIYRIM
( Çok eskimiş, çok yıpranmış. )
- PİZOLİT[Fr. < Yun.] ile/değil KİREÇTAŞI
( Kalsiyum karbonat bileşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri ya da bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireçtaşı. İLE/DEĞİL Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. )
- PİZZA ile PİZZACI/LIK
- PKA[İng.] / PKA[Fr.] / PKA[Alm.] ile/değil/yerine/= PKA
- PKB[İng.] / PKB[Fr.] / PKB[Alm.] ile/değil/yerine/= PKB
- PKTB/PPII/POTENTIAL PERSONALLY IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= POTANSİYEL KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ
- PLACE vs. PALACE
- PLACE :/yerine YER, KOYMAK
- PLACENTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= PLASENTOFAJİ
( İnsanlar, deniz memelileri, devegiller ve keseliler dışında çoğu hayvanda doğumdan hemen sonra annenin göbek kordonunu kemirerek yavrudan koparması ve plasentayı yemesine verilen isimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLAÇKA ile PLAÇKACI/LIK
- PLAJ ile PLAJ HAVLUSU ile PLAJ ÇANTASI
- PLAJİYOKLAZ ile PLAJİYOKLAZLI
- PLAK[Fr. < PLAQUE] ile/>< KONTRPLAK[Fr. < CONTRE-PLAQUE]
( Metal nesne, plaka. İLE Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta. )
- PLAK ile PLAKA ile PLAKÇI/LIK ile PLAKACI/LIK ile PLAKALI ile PLAKASIZ
- PLAN:
[okunuşu]
"PILAN" değil PİLAN
- PLAN/PLANE[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM
- PLAN :/yerine PLAN, PLANLAMAK
- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM
- PLAN[İng.] değil/yerine/= TASARI, TASAR
- PLANAR İLE BİPARTİTE İLE COMPLETE ile/||/<> GRAF SINIFLARI
( Özel özellikli graf türleri. )
( Formül: e ≤ 3v - 6 (planar) )
- PLANCKSCHES WIRKUNGSQUANTUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK EYLEM KUANTUMU
- PLANCK'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE PLANCK[Fr.] / PLANCKSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK FORMÜLÜ
- PLANCKSCHE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK HİPOTEZİ
- PLANCK İLE EİNSTEİN İLE BOHR İLE DE BROGLİE İLE SCHRÖDİNGER ile/||/<> KUANTUM ÖNCÜLERİ
( Kuantum mekaniğinin gelişimine katkıda bulunan beş önemli bilim insanı. )
( Formül: E = hf İLE λ = h/p İLE ĤΨ = EΨ )
( Erwin Schrödinger tarafından 1926 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1887-1961) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Dalga mekaniği, Schrödinger denklemi) (Nobel: 1933) )
- PLANCKSCHE STRAHLUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK IŞINIM FORMÜLÜ
- PLANCK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-FUNKTION, PLANCKSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK İŞLEVİ/FONKSİYONU
- PLANCK'S QUANTUM THEORY[İng.] / THÉORIE DES QUANTA DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-QUANTENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM KURAMI
- PLANCKSCHE QUANTENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM MEKANİĞİ
- PLANCK MASS[İng.] / MASSE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KÜTLESİ
- PLANCK CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK SABİTİ
- PLANCK:
SABİTİ/KALINLIĞI ile/ve/||/<> ZAMANI ile/ve/||/<> UZUNLUĞU ile/ve/||/<> SICAKLIĞI
( 10[üzeri]-43 İLE/VE/||/<> 1.38 x 10[üzeri]-43 İLE/VE/||/<> 4.13 x 10[üzeri]-35 İLE/VE/||/<> 10[üzeri]32 °C )
( Evren, sıfır saniyeden başlamaz. )
- PLANCK TIME[İng.] değil/yerine/= PLANCK ZAMANI
( Işığın Planck uzunluğunu kat edebilmesi için gereken zamandır. Planck zamanı 5,39106(32) × 10−44 s'dir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLANCK LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK UZUNLUĞU
- PLANCK'S LAW[İng.] / LOI DE PLANCK[Fr.] ile/değil/yerine/= PLANCK YASASI
- PLANCK[İng.] / PLANCK[Fr.] / PLANCK[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK
- PLANE :/yerine UÇAK
- PLANET :/yerine GEZEGEN
- PLANETARYUM[Fr.] değil/yerine/= GÖKEVİ/GEZEGENEVİ
- PLANIMETRİ/PLANIMETRY[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM ÖLÇÜMÜ
- PLANKTON ile ALG
( PLANKTON vs. ALGA/E )
- PLANLAMA ile/ve HESAPLAMA
( TO PLAN vs./and TO RECKON )
- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ
- PLANLANMIŞ/LIK ile SINIRLANDIRILMIŞ/LIK
- PLAN/LAR ile/ve/değil/||/<>/>/>< OLAN/LAR
- PLANNING :/yerine PLANLAMA
- PLANÖR ile PLANÖRCÜ/LÜK
- PLANT RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= BİTKİ DİRENCİ
( Otçulluğu kısıtlayarak ya da engelleyerek otçulların bitki uyum başarıları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltan bitki stratejisi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLANT :/yerine BİTKİ, DİKMEK
- PLANTASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= EKİM EVİ
( Bazı endüstriyel bitkilerin geniş ölçüde yetiştirildiği işletme. )
- PLANTÉ-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PLANTÉ CELL[İng.] / PILE PLANTÉ[Fr.] / PLANTÉ-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ PİLİ
- PLANYALAMAK ile PLANYA ile PLANYACI/LIK
- PLASEBO (ETKİSİ) ile/ve/<>/>< NOSEBO (ETKİSİ)
( "Memnun edeceğim." İLE/VE/<>/>< "Zarar vereceğim." )
- PLASEBO/PLACEBO[İng.] değil/yerine/= SÖZDE İLAÇ, YALANCI İLAÇ, "MUTLU OLACAĞIM"
- PLASELEMEK ile PLASE
- PLASENTA/MEŞİME değil/yerine/= DÖLEŞİ/ETENE
- PLASM-/-PLASM/PLASMO- ile/||/<> -PLASMİA
( Plazma, göze nesnesi ile ilgili, canlının oluşumu. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. )
- PLASMA PHYSICS ile/||/<> SOLİD STATE PHYSICS
( Plasma physics iyonize gaz halini incelerken İLE solid state physics katı madde özelliklerini inceler )
( Formül: Debye shielding )
- PLASMAN değil/yerine/= YATIRIM
- PLASMONİK KATALİZÖR ile/||/<> TERMAL KATALİZÖR
( Plasmonik katalizör ışığın metal nanoparçacıklarla etkileşimini kullanırken İLE termal katalizör sıcaklık gerektirir )
( Formül: LSPR etkisi )
- PLASMONİK ile/||/<> FOTONİK
( Plasmonik metal yüzey plazmon İLE fotonik dielektrik ışık. )
( Formül: SPP İLE dalga kılavuzu )
- PLASTER[İng.] değil/yerine/= YARA BANDI
( Yara üzerine yapıştırılan, genellikle ilaçlı özel bant. )
- PLASTIC :/yerine PLASTİK
- PLASTİD ile LİZOZOM
( Bitki gözelerinde fotosentez ve depo işlevlerini üstlenen organel. İLE Hayvan gözelerinde sindirim ve atık bertarafını sağlayan organel. )
- PLASTIC FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİK AKIŞ
- PLASTIC SCINTILLATOR[İng.] / PLASTIQUE SCINTILLANT[Fr.] / KUNSTSTOFF SZINTILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK PARILDAYICI
- PLASTİK ile ABS[Acrylonitrile-Butadiene Styrene]
( ... İLE Boru ve levha yapımında kullanılan, çok dayanıklı bir çeşit plastik. )
- PLASTİK ile PLASTİKÇİ/LİK ile PLASTİK CAM ile PLASTİK BORU ile PLASTİK TUTKAL ile PLASTİK CERRAHİ ile PLASTİK AMELİYAT ile PLASTİK SANATLAR
- PLASTIQUE[Fr.] / KUNSTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK
- PLASTİK[Fr.] ile TERMOFOR[Fr.] ile TERMOPLAST[Fr.]
( Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik ya da sentetik olarak yapılan nesne. | Bu maddeden yapılan. İLE Kauçuk vb. maddelerden yapılan, içi su ya da kimyasal bir madde ile doldurularak ısının aynı düzeyde kalmasını sağlayan kap. İLE Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi. )
- PLASTİK değil/yerine/= YOĞRUK
- PLASTICS[İng.] / SUBSTANCES SLASTIQUES[Fr.] / KUNSTHARZSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLER
- PLASTİKLER'DE:
PETE[1] ile HDPE[2] ile V[3] ile LDPE[4] ile PP[5] ile PS[6] ile ÖTEKİLER[7]
( )
- PLASTİKLEŞTİRİCİ ile/||/<> DOLGU MADDESİ
( Plastikleştirici Tg düşürür yumuşatır, dolgu mekanik güç. )
( Formül: DOP İLE talk )
- PLASTICIZER[İng.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLEŞTİRİCİ
- PLASTICITY[İng.] / PLASTICITÉ[Fr.] / PLASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLİK
- PLASTISITE/PLASTICITY[İng.] değil/yerine/= UYUMLANABİLİRLİK
- PLATE :/yerine TABAK
- PLATELET[İng.] değil/yerine/= PULYUVAR
- PLATFORM ile ALTYAPI
( PLATFORM vs. SUBSTRUCTURE )
- PLATFORM :/yerine PLATFORM
- PLATFORM değil/yerine/= YAYKIN, | BATNAR
- PLATİ ile PLATİN
- PLATINUM COMPOUND[İng.] / PLATIN BILEŞIKLERI[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN BİLEŞİKLERİ
- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER
- PLATIN-WIDERSTANDSTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ TERMOMETRE
- PLATINUM ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN ELEKTROT
- PLATINUM GROUP ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN GRUBU ELEMENTLERİ
- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN
- PLATO/PLATEAU[İng.] değil/yerine/= DÜZLÜK
- PLATO ile PLATONCU/LUK ile PLATONİZM
- PLATO[Fr. < Lat.] değil/yerine/= YAYLA
( UPLAND/HIGH PLATEAU vs. PLATEAU )
- PLATON ve/<>/< ARISTOKRES
- PLATON ve/||/<> EUDOKSOS ve/||/<> ARİSTOTELES ve/||/<> KALLIPPOS
- PLATON ile GEMISTUS PLETHON
( Sokrates'in öğrencisi, Aristoteles hocası Yunan filozof. İLE Bizanslı düşünür. Platon'u çok sevdiği için adının Bizans Rumcası'nda okunuşunu kendine soyad edinmiştir. Uzun süre Osmanlı coğrafyasında sufî çevrelerde bulundu; İbn Arabî sisteminden etkilendi. Dinlerin aşkın birliğini savundu. Öte yandan Bizans'ın yeniden dirilmesi için Ahî teşkilâtını model alan bir çalışma başlattı ve Eski Yunan mitolojisini inceleyen bir eser kaleme aldı. Rumcası yakılan bu eserin Fatih Sultan Mehmed'in emriyle yapılan Arapça tercümesi günümüze gelmiştir. )
- PLATON ve/<>/< PINDAROS
- ZAMAN:
PLATON'DA ile/ve/||/<>/> ARİSTOTELES'TE
( Gökyüzü hareketi. İLE/VE/||/<>/> Hareketin sayımı. )
- PLATONİZM (MATEMATİK) ile/||/<> NOMİNALİZM (MATEMATİK)
( Platonizm matematiksel nesneler bağımsız varlık İLE nominalizm sadece semboller var görür. Platonizm sayılar keşfedilir İLE nominalizm sayılar icat edilir der. Platonizm gerçekçi İLE nominalizm kuramsal yaklaşımdır. )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )
- PLAY :/yerine OYNAMAK
- PLAYER :/yerine OYUNCU
- PLAZİ/PLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞME
- PLASMA WAVE[İng.] / ONDE DE PLASMA[Fr.] / PLASMAWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DALGASI
- PLASMA DIODE[İng.] / DIODE PLASMA[Fr.] / PLASMADIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DİYOT
- PLAZMA DURUM ile/||/<> BOSE-EİNSTEİN YOĞUNLAŞMASI
( Plazma çok yüksek sıcaklıkta iyonlaşmış gaz haliyken, Bose-Einstein yoğunlaşması çok düşük sıcaklıkta kuantum fenomenidir )
( Formül: T_plazma >> T_BE )
( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PLAZMA FREKANSI ile/||/<> SİKLOTRON FREKANSI
( Plazma kollektif salınım ω_p, siklotron manyetik alan ω_c. )
( Formül: ω_p = √(ne²/ε₀m) İLE ω_c = eB/m )
- PLASMA CONFINEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PLAZMA HAPSİ
- PLASMA ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR PLASMA[Fr.] / PLASMABESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA HIZLANDIRICISI
- PLASMA RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA IŞINIMI
- PLASMA STABILITY[İng.] / STABILITÉ DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARLILIĞI
- PLASMA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DU PLASMA[Fr.] / PLASMAINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARSIZLIĞI
- PLASMA CATHODE[İng.] / CATHODE PLASMA[Fr.] / PLASMAKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KATOT
- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI
( )
( Langmuir tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1881-1957) (Ülke: ABD) (Alan: Kimya, Fizik) (Önemli katkıları: Plazma terimi, yüzey kimyası) (Nobel: 1932) )
- PLAZMA KİMYASI ile/||/<> GAZ PLAZMA KİMYASI
( Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Gaz plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]
( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLAZMA/PLASMA[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI
- PLASMAOSZILLATION/PLASMASCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMI
- PLASMA OSCILLATIONS[İng.] / OSCILLATIONS DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMLARI
- PLASMA PINCH[İng.] / PINCEMENT DU PLASMA[Fr.] / PLASMAKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SIKIŞMASI
- PLASMABESCHRÄNKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SINIRLAMASI
- PLAZMA ZARI İLE GÖZE DUVARI İLE GLİKOKALİKS ile/||/<> GÖZE YÜZEY YAPILARI
( Göze dış sınırını oluşturan yapılar. )
( Formül: Permeabilite: Seçici geçirgen )
- PLAZMA ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI
( Plazma zarı esnek lipit İLE göze duvarı sert selülozdur )
( Formül: Fosfolipit İLE selüloz )
- PLAZMA ile/||/<> GAZ
( Plazma iyonize kollektif İLE gaz nötr bağımsız parçacıklar. )
( Formül: 4. hal İLE 3. hal )
- PLASMA[İng.] / PLASMA[Fr.] / PLAZMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA
- PLAZMALAŞTIRMAK ile PLAZMA ile PLAZMA KİMYASI
- CONFINEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMANIN HAPSEDİLMESİ
- PLASMATRON[İng.] / PLASMATRON[Fr.] / PLASMATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMATRON
- PLAZMİD İLE TRANSPOZON İLE BAKTERİYOFAJ ile/||/<> GENETİK ELEMENTLER
( Bakterilerde gen transferi araçları. )
( Formül: F⁺ × F⁻ → F⁺ (konjugasyon) )
( Barbara McClintock tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1992) (Ülke: ABD) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik transpozonlar) (Nobel: 1983) )
- PLAZMİT ile/||/<> KROMOZOM
( Plazmit ekstrakromozomal İLE kromozom ana genetik materyaldir )
( Formül: Küçük halka İLE ana DNA )
- PLAZMOLİTİK ile TURGORLUK
( Bitki gözelerinin su kaybederek büzülmesi. İLE Bitki gözelerinin su alarak şişmesi ve sertleşmesi. )
- PLAZMOLİZ değil/yerine/= BÜZÜNME/SU SALMA
- PLAZMOLİZ ile HEMOLİZ
( Göze zarının göze çeperinden ayrılması. İLE Kırmızı kan gözelerinin parçalanması. )
- PLAZMONİK NP ile/||/<> FLORESAN NP
( Plazmonik metal LSPR, floresan yarıiletken emisyon. )
( Formül: Au/Ag İLE QD )
- PLC/PROGRAMMABLE LOGIC CONTROLLERS[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR MANTIK DENETLEYİCİLERİ
- PLEASE :/yerine MEMNUN ETMEK
- PLEASED vs. HAPPINESS
- PLEASURE vs. INDOLENCE
- PLEASURE vs./and RENUNCIATION
( ZEVK ile/ve FERAGAT )
- PLEASURE :/yerine ZEVK
- PLEASURE vs./and JUDGEMENT
- PLEDGE[İng.] değil/yerine/= DESTEK
- -PLEGİA/-PLEGY ile/||/<> -PLEXIA
( Paralizi, palsi, felç. İLE/||/<> Paralizi. )
- PLEİOTROPİ[İng. PLEIOTROPY] ile/||/<> PLEİOTROPİK GEN[İng. PLEIOTROPIC GENES]
( Tek bir genin fenotipteki birden fazla özelliği etkilemesi olayıdır. Etkileri aynı anda ya da ardışık olarak oluşabilir. @@ Birbiriyle alakasız gibi görünen fenotipik (fiziksel) özellikleri tek başına, aynı anda etkileyebilen genlere verilen bir isimdir. Bu genlerde meydana gelen mutasyonlar, söz konusu özelliklerin hepsini aynı anda etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLEİSTOSEN[Fr. < Yun.] değil/yerine/= BUZUL DÖNEMİ
- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PLEXIGLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PLEKSİGLAS
- PLEKSUS/PLEXUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR-DAMAR AĞI
- PLENTY vs. PLENTIFUL
- PLENTY :/yerine BOLCA
- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ
- PLEOMORFİZM/PLEOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK
- PLETHRON[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...
( 100 ayak. )
- PLEVRA[İt.] ile/ve PERİTON[Fr. < Yun.] ile/ve MASRİKA
( Göğüs boşluğunun iç yüzünü ve akciğerleri saran zar. İLE/VE Karın zarı. İLE/VE Bağırsakları tutan karın iç zarı. )
- PLIENSBACHIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= PLİSBASİYAN EPOKU
( Günümüzden 190.800.000 ile 182.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLİKA/PLICA[İng.] değil/yerine/= KATLANTI
- PLİKASYON/PLICATION[İng.] değil/yerine/= KATLANMA
- PLIMPTON 322 : x² + y² = z²
( Babil'de bulunan çivi yazılı bir kil tablettir. Tableti özel kılan ise matematiksel içeriğidir. En önemlisi, Plimpton 322 olan yaklaşık 400 tablet sayesinde, Babil dönemi matematiği çözümlenmiştir. Tabletin, milâttan önce 1800 ilâ 1650 yılları arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. )
- PLONJON[Fr.] değil/yerine/= DALIŞ
- PLOT :/yerine KONU, ARSA
- PLOT[İng.] değil/yerine/= KURGU, ANA ÇİZGİ
- PLOTINOS/PLOTINUS ve/||/<>/> PORPHYRIOS/PORFİRİOS ve/||/<>/> PROCLUS
( [ö.] 270 ve/||/<>/> M.S. 305 ve/||/<>/> 17 Nisan 485 )
- PLOTINUS ile/ve/<> ORIGANES ile/ve/<> LONGINUS
- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME
- ŞAKÜL/ŞAKUL/ŞAVUL[Ar.]/PLUMB[İng.] değil/yerine/= ÇEKÜL
- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ
- PLUMBICON-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLUMBİKON TÜPÜ
- PLURAL vs. SINGULAR
- PLÜRALİST değil/yerine/= ÇOĞULCU
- PLÜRALİST değil/yerine/= ÇOKÇU
- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOĞULCULUK
- PLÜRALİZM değil/yerine/= ÇOKÇULUK
- PLUS :/yerine ARTI
- PLÜTOKRASİ[Fr. < PLOUTOCRATIE] ile BEY ERKİ / VARSIL ERKİ
( "Zenginlerin yönetimi, zenginler iktidarı." )
- PLUTOKRASİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= VARSILERKİ
- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN
( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )
( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )
( PLANET vs. DWARF PLANET )
- PLUTON:
GEZEGEN ile/ve/değil GAZ BULUTU
( Yoğunlaşırsa. İLE/VE/DEĞİL Kümelenirse. )
- PLUTON OLMA! ve MERKÜR OLMA!
( Donarsın! VE Yanarsın! )
( İkisi de olma! Dünya/da ol! )
- PLUTON ile/ve/||/<> CHARON
( ... İLE/VE/||/<> Plüton'un en büyük uydusudur. Aynı zamanda, Plüton'a en yakın olan uydudur. Çapı, yaklaşık olarak Plüton'un yarıçapı kadardır. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -220 ºC olan uydunun yüzeyi, metan ve donmuş buz nitrojen ile kaplıdır. Charon'un yüzeyinde, 7-8 kilometre kadar derinliğe sahip ve yaklaşık 1000 kilometre kadar uzanan kanyonlar olduğu gözlemlenmiştir. 2015 yılında, New Horizons uzay aracı, Charon'a 21 bin kilometre kadar yaklaşmıştır ve uydu hakkındı bazı önemli bilgiler toplamıştır. )
- PLUTONYUM[Fr.] ve/<>/< NEPTUNYUM
( Atom numarası 94 olan, neptunyumdan elde edilen, radyoaktif bir öğe. [Simgesi: Pu] VE/<>/< ... )
- PLUTONIUM[İng.] / PLUTONIUM[Fr.] / PLUTONYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PLÜTONYUM
- PLÜVİYOMETRE değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER
( Belirli bir zamanda. belirli bir yerde düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan aygıt. )
- PLÜVİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER
- PM/PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ
- PM :/yerine ÖĞLEDEN SONRA
- PME-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PME ETKİSİ (FOTOELEKTROMANYETİK)
- PME EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= PME ETKİSİ
- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ
- PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO- ile/||/<> PULMO- ile/||/<> BRONCH- ile/||/<> HEPA-/HEPAT-/HEPATICO-/HEPATO- ile/||/<> ANTHRACO-
( Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. İLE/||/<> Akciğerlerle ilgili. İLE/||/<> Bronş. İLE/||/<> Karaciğerle ilgili. İLE/||/<> Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. )
- PNIP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNIP[Fr.] / PNIP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNİP TRANSİSTÖR
- PNN/PROBABILISTIC NEURAL NETWORKS[İng.] değil/yerine/= OLASILIKSAL SİNİR AĞLARI
- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK
- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI
- PNP TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR PNP[Fr.] / PNP-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNP TRANSİSTÖR
- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT
- PNPN TRANSISTOR[İng.] / PNPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN TRANSİSTÖR
- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI
- PO[İng.] / PO[Alm.] ile/değil/yerine/= PO
- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ
- POCKELS EFFECT[İng.] / POCKELS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS ETKİSİ
- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ
- EFFET POCKELS[Fr.] ile/değil/yerine/= POCKELS OLAYI
- POCKET :/yerine CEP
- PÖÇ/UCA değil/yerine/= KUYRUKSOKUMU
- pocul.[Lat. < POCULUM] değil/yerine/= BARDAK
- POD ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= POD ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ
- PODOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PODOFOBİ
( Ayak korkusu olarak bilinen terim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PODYUM[Yun.] değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN
( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktığı, merdivenli, yüksekçe yer. )
- POEM :/yerine ŞİİR
- POESİS ile/değil MİMESİS
- POET :/yerine ŞAİR
- POETİK[İng./Yun.] değil/yerine/= ŞİİRSEL
- POETİKA ile/ve/||/<>/> RETORİK ile/ve/||/<>/> DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> ANALİTİK
( Üretim/İntac. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... )
- POETRY vs. POEM
- POETRY :/yerine ŞİİR
- POFURDAMAK ile POFURDATMAK
- POĞAÇA ile POĞAÇACI/LIK
- POH POH (SERİLMEK)
- POHPOHLAMAK ile POHPOHLANMAK ile POHPOH ile POHPOHÇU/LUK
- POİKİLO- ile/||/<> -TROPE/-TROPİC/-TROPİSM/TROPO-/-TROPY
( Değişik, düzensiz. İLE/||/<> Dönme, döndürücü, dönme ya da değişme eğilimi. )
- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ
- POINT MUTATION[İng.] değil/yerine/= NOKTA MUTASYONU
( DNA dizilimindeki tek nükleotit değişikliğidir. Bu bir bölgedeki tek nükleotit değişikliği amino asit dizisinin değişmesine neden olabilir de, olmayabilir de. MHC genlerinde nokta mutasyonları fazla görülmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POİNT SPECTRUM ile/||/<> CONTİNUOUS SPECTRUM
( Point özdeğer, continuous limit özdeğer. )
( Formül: Eigenvalues İLE limit eigenvalues )
- POINT :/yerine NOKTA, İŞARET ETMEK
- POİNTWİSE CONVERGENCE ile/||/<> UNİFORM CONVERGENCE
( Pointwise her nokta ayrı, uniform tüm nokta aynı hız. )
( Formül: Individual İLE simultaneous )
- POISE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSE
- POISEUILLE'S LAW[İng.] / LOI DE POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE YASASI
- POISEUILLE[İng.] / POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE
- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI
- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI
- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ
- POISSON'S RATIO[İng.] / POISSON-ZAHL, QUERDEHNZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON ORANI
- POİSSON PARANTEZİ ile/||/<> KOMÜTATÖR
( Poisson klasik {f,g}, komütatör kuantum [Â,B̂] = ÂB̂ - B̂Â. )
( Formül: {f ileg} = Σ(∂f/∂q)(∂g/∂p) - (∂f/∂p)(∂g/∂q) )
- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ
- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ
- POKER ile POKERCİ/LİK
- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE
- POLAR COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KUTUPSAL KOORDİNAT SİSTEMİ
( Bir noktayı tanımlamak için düzlemdeki konumunu bir açısal koordinat (θ) ve bir uzaklık (r) kullanarak belirleyen iki boyutlu bir koordinat sistemi. Bu sistemde, referans noktası kutup noktası olarak adlandırılır ve genellikle orijin olarak kabul edilir. Referans doğrusu ise, başlangıç noktası ile kutup arasındaki doğrusal mesafeyi ifade eder. Uzaklık, bir noktanın kutup noktasından ne kadar uzakta olduğunu belirtirken; açı, referans doğrusuna göre hangi yönde olduğunu gösterir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)