Bugün[06 Ocak 2026]
itibarı ile 10.521 başlık/FaRk ile birlikte,
10.521 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/43)


- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]


- VEHÇE değil VECHE


- VEHİM ile KARMAŞA


- VEHİM ile ZAN


- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN


- VEJETERYANVEJETARYEN


- VELÂYET ile/ve VESÂYET

( Korunma. İLE/VE Sakınma. )


- VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, DİYELİM Kİ, HATTA


- VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI


- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...


- VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN


- VEREBİLİNİR değil VERİLEBİLİR


- VEREM" ile/değil VEREYİM


- VERESİYE/YAPASIYA KADAR değil/yerine VERENE/YAPANA KADAR


- VERİ/BİLGİ:
DUYU ile/ve/||/<>/> AKIL
( ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)


- VERİLİ OLAN ile GERÇEK OLAN

( Gerçeğe varmış kişi, en içten kişidir. )

( Gerçeği arayışın kendi gerçeğin devinimidir. )

( Gerçeğin devam gereksinimi yoktur. )

( En iyi olan, yalnızca gerçek olandır. )

( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )

( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )

( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )

( Gerçeğe varış, kaynağı keşfetmek ve onda karar kılmaktır. )

( The realised person is the most earnest person.
The search for reality is itself the movement of reality.
Reality need not continue.
The real is your only good.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
The real is for all and forever.
If you can convey, it is not the real thing.
Realisation consists in discovering the source and abiding there. )


- VERİM / VERMİM/VERMEYİM" ile/değil VEREYİM / VERMEYEYİM


- VERİNİN/BİLİNİN/BİLGİNİN:
DAĞITIMI ile/ve/||/<> DENETİMİ


- VERİP VERİŞTİRME


- VERİRSEN ALIRSIN değil VERİRSEN, ALIRSIN


- VERİVERMEK ile VERİ VERMEK


- VERİYİM değil VEREYİM


- VESAİRE["VESAYRE" değil!] ile/ve/> VE ŞAİRE


- VESAİT[Ar.] değil/yerine/= ARAÇ


- VESİLESİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜZERİNDEN


- VETED:
MECMÛ ile/ve/<> METRÛK

( İlk ikisi harekeli, sonundaki sakin ise. [örnek: sekiz] İLE/VE/<> Sondaki sakin, ortaya gelmişse. [örnek: altı] )

( Kısa hece önce ve uzun hece sonra. İLE/VE/<> Uzun hece önce ve kısa hece sonra. )


- VETO ile/değil/yerine/= İPTAL

( Bir yetkinin/yasanın/kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı. )


- VEYA[v] ile VE/VEYA[^/v]


- VİBRATÖR değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ


- VİCDAN[Ar. < VCD]["VİJDAN" değil!] değil/yerine/= BULUNÇ/DUYUNÇ


- VİCDAN ile/||/<> GAM


- VİCDAN ile/ve/||/<> İNSAF


- VICIK VICIK (KAYGAN, YAĞLI)


- VIDI VIDI (KONUŞMAK)


- VİK VİK


- VİNÇA DAMGALARI ile/ve/||/<>/> ORHUN ABECELERİ


- VIR VIR (KONUŞMAK)


- VİRA[İt.] değil/yerine/= DURMADAN/ARALIKSIZ


- VİRA[İt.] ile VİYA[İt.]

( Durmadan, aralıksız. | Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut. İLE Dümeni ortaya alarak, gemiyi, bulunduğu doğrultuda yürütme. | Gemiye, belirli bir doğrultu verildikten sonra, aynı doğrultuda tutulması için dümenciye verilen komut. )


- VİRAJ[Fr. < VIRAGE] değil/yerine/= DÖNEMEÇ


- VİRGÜL(",") KULLANIMI ile BÖLME(/AYIRMA/SLASH)("/") KULLANIMI


- VİRGÜL(",")[Fr.] ile NOKTALI VİRGÜL(";")

( ... İLE Tümce içinde virgüllerle ayrılmış tür ya da takımları ayırmada. | Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı tümceleri birbirinden ayır­mada. | İkiden fazla eşdeğer öğeler arasında virgül bulunan tümcelerde, özneden sonra kullanılır. )


- VİRGÜL ile/ve/değil/||/<> BAŞLIK


- VİRGÜL değil/yerine/= ÇEKİK


- VİRGÜL ile/<> VAV


- VİVİ- ile/||/<> VİT- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> -THANASİA/THANAT-/THANATO-/-THANATOUS ile/||/<> KİNE-/KİNESİ-/KİNESİA-/KİNESİO-/-KİNESİS/KİNETO-/CİNE-/CİNESİ-/CİNETO-

( Canlı, yaşayan. İLE/||/<> Canlılıkla ilgili, canlılarla ilgili. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Ölüm, ölüm biçimi, ölüme neden olan. İLE/||/<> Hareketle, yönelimle ilgili, hareketli. )


- VİYAK VİYAK (BAĞIRMAK, İNLEMEK)


- VIZIR VIZIR (DOLAŞMAK)


- VOLTAJ[Fr.] değil/yerine/= GERİLİM


- VOYVO[İsp.] değil/yerine/= SATAŞMA

( Alay ederek sataşmak için söylenir. )


- VS. VS. ... ile/ve/||/<> GİBİ ... GİBİ ...


- vs.[Ar. < VE SAİRE] ile vs.[Lat. < VERSUS]

( Ve benzeri. İLE Karşı/t. )


- vs. değil/yerine ><


- vs. ile vb.


- VÜCÛD ile/değil VÜCÛB


- VÜCUT[Ar.] değil/yerine/= GÖVDE


- VURDULU KIRDILI (FİLM/LER)


- VURGU FARKLARI

( bebek: küçük çocuk
Bebek: Bir semt

kurtuluş: kurtulma, istiklâl
Kurtuluş: Bir semt

kartal: bir kuş
Kartal: Bir semt

garson: isim
garson: ünlem

yalnız: sıfat ya da zarf
yalnız: bağlama edatı

okuma: eylem
okuma: emir

şimdi, yarın, yine, tekrar, artık, önce, sonra, iyice, zorla, şöyle, gayet

Türkiye, Ankara, İzmir, Almanya, İngiltere, Paris, nih )


- VURGU ile/ve/değil "GÖNDERME"


- VURGU ile BURGU


- VURGU ile DAYANAKÇA ile ATIF/İTHAF


- VURGULAMAK ile/ve ALTINI ÇİZMEK


- VURGULAR('I) TONLAR('I) TONLAMALAR()'I


- VURMA ile/değil ÇARPMA


- VÜS'AT ile/ve TÂKAT


- VUSLAT ile İLTİSÂK[< LÜSÛK]

( Bir şeye ulaşma/yetişme. | Kavuşma. İLE [Sevgiliye] Kavuşma, birleşme, bitişme. | [tıp] İki örgenin birbirine yapışması. )


- WILHELM VON HUMBOLDT ve/||/<> ALEXANDER VON HUMBOLDT

( 22 Haziran 1767 - 08 Nisan 1835 VE/||/<> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 )

( )


- X / x yerine KS / ks


- XEN-/XENO- ile/||/<> XER-/XERO-

( Yabancı, garip. İLE/||/<> Kuru. )


- Y ile Y ile y

( Türk abecesinin yirmisekizinci harfi. Sesbilim bakımından, öndamak ünsüzlerinin ötümlüsüdür. İLE İtriyum'un simgesi. İLE Bilinmeyen, ikinci niceliği gösterir. )


- YA DA ile/ve/||/<> SADECE


- YA[Ar.] ile YA[Fars.]

( Bazı duyguları güçlendirmek amacıyla tümcenin başında ya da sonunda kullanılır. | Bir şeyi onaylamada, "evet" anlamında kullanılır. İLE Birinden birinin olacağı sanılan iki iş için kullanılır. | Tümce başında, "evet" anlamında olumluluk bildirir. | Soru tümcelerinin başında kullanılır. | Birinden birinin seçilmesi gereken durumlarda kullanılır. | Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılır. | Gereklik ve onay bildiren tümcelerde, yargının onaylandığını bildirir. | Dilek, koşul ve geniş zaman kiplerinde, yargıyı pekitir. | Bilinen, görülen, anımsanıp anlatılan bir kolay nedeniyle de sorulan başka bir konu için kullanılır. | Bir düşüncede, sıra ile yer alan ayrı cins öğelerden biri, ötekilerden üstün görüldüğünde, o öğe, tümce dışına alınır ve başına bir "ya" getirilerek "hele, özellikle" anlamında kullanılır. | Yanıt niteliğinde olan tümcenin sonuna getirildiğinde, asıl yargının, arkadan gelen tümce ile anlatılacağını belirtir. | Öykü ve söylence birleşik zamanlarından sonra gelerek anlamı berkitir. | Tümcede, eş görevli öğeler arasında, ya ... ya, ya... ya da, ya .. ya da biçimlerinde yinelenmiş olarak kullanılır. )


- YA/YA DA ile/ve/değil/yerine/||/+/<>
( HEM, HEM DE ve/||/<> NE, NE DE )

( Ayrım. | İLE/VE/<> Birlik/bütünlük. )

( 0 1 ile/ve/<> [ 1 ile/ve/<> 0 ] )

( "Ne, ne de", "hem, hem de" ile birliktedir![ayrı değildir!] [sadece insana/gelişmiş zihinlere özgüdür!] )

( Doğada/fizikte/hayvanlarda, deneyde/laboratuvarda. İLE/VE/<> Sadece İNSAN'da. )

( Bir şey(ler)i bildirtir. İLE/VE/<> Kendini bildirtir. )

( EL: [Bağlamına/işlevine/yerine/gereksinime göre]
Hem kirli, hem de temiz...
Ne kirli, ne de temiz. )

( DEKOLTE:
Hem açık, hem de kapalı...
Ne açık, ne de kapalı. )

( BEYİN:
Hem ayrık, hem de bitişik...
Ne ayrık, ne de bitişik. )


- YALNIŞ değil YANL


- YANLIŞ ve/< YALNIZ


- YANLIZ değil YALNIZ


- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ


- YABANCI SÖZCÜKLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALINTI SÖZCÜKLER


- YAD ile YÂD[Fars.]

( Yabancı. İLE Anma. | Hatır, gönül. )


- YADA ile/değil YÂDA[< YÂD(Fars.) + A(Tr.)] ile/değil YA DA

( Doğal taş. İLE/DEĞİL Anma/ya. İLE/DEĞİL Bağlaç.[Seçeneği, çeşitliliği ya yeğlemeyi/tercihi belirten söz.] )


- YADIRGAMAK ile/ve/||/<> TUHAF KARŞILAMAK


- YADSIMA >< KUTSAMA


- YADSIMAK ile/ve/<> ÖNEMSEMEMEK


- YAĞLARI/NI YAKMAK değil YAĞLARI/NI ERİTMEK


- YAĞLI BALLI


- YAĞMUR-ÇAMUR


- YAĞMUR ile/değil ÇİLENTİ

( ... İLE/DEĞİL Hafif yağmur, serpinti. )


- YAĞMUR ile/ve/değil/||/<>/< YAĞIŞ


- YAĞYI/YAĞSI değil YAĞI


- YÂHUT değil/yerine/= YA DA


- YAKA-BAĞIR (AÇIK) (GEZMEK)


- YAKA-PAÇA (ATMAK)


- YAKALAMA ile/ve/||/<> BELİRLEME


- YAKAN TOP değil YAKANTOP


- YAKARMAK ile YAKINMAK

( Israrla istemek, yalvarmak. İLE Sızlanmak, sızlanarak anlatmak, şikâyet etmek. )


- YAKICI ile YIKICI


- YAKIN/YAKINEN ile YAKÎN[< YAKN]/YAKÎNEN

( Yakın: Uzaklık/mesafeyle ilgilidir[uzakta olmayan] | Muhabbet ve sevgi duyulan, dayanışma içinde olunan kişi/ler. İLE/DEĞİL Kesinlik, eminlik. | Ölüm. | İlm-el-Yakîn > Ayn-el-Yakîn > Hakk-el-Yakîn )

( Yakından tanımak/bilmek, bir yakını olarak değerlendirmek. İLE/DEĞİL Kesin veri/bilgi ile değerlendirmek/bilmek. )

( YAKÎN ile ZANN ile ŞEKK ile VEHM
[ %100 İLE %50 üzeri. İLE %50 İLE %50 altı. ] )


- YAKINLAŞMA ve/<> YAKINSAMA


- YAKINLIK:
FİZİKSEL ile/ve/||/<> UYGULAYIMSAL ile/ve/||/<> DUYGUSAL ile/ve/||/<> EŞEYSEL


- YAKINLIK[< KURBİYET / KURBAN] BAYRAMIMIZ:
HAYVAN KESEREK / CAN ALARAK değil/yerine
SEVDİKLERİMİZİ, BİRBİRİMİZİ ANLAMAK VE
YAKINLAŞMAK[< KURBİYET / KURBAN] İÇİN BİR ŞEYLER(İN)DEN VAZGEÇEREK/VEREREK...


- YAKINMA ile/değil/yerine "DİLE GETİRME"


- YAKIP YIKMAK


- YAKIŞ(TIR)MAK ile BAĞDAŞ(TIR)MAK


- YAKLAŞIK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YÜKSEK/DÜŞÜK) OLASILIK (İLE)


- YAKLAŞIM/YORUM:
ELEŞTİREL ile/değil/yerine/>< ENTELLEKTÜEL


- YAKLAŞMAK ile/ve/değil/<>/> YAKINLAŞMAK


- YAKMAK ile YAKMAK

( Yanmasını sağlamak ya da yanmasına yol açmak, tutuşturmak. | Ateşle yok etmek. | Işık vermesini sağlamak. | Isı etkisiyle bozmak. | Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. | Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. | Güçlü sevgi uyandırmak. | Kurutmak, zarar vermek. | Çok sıcak olmak. | Karartmak. | Çok üşütmek. | Acıtmak. | Silahla vurmak. | Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak. İLE Koymak, sürmek. | Düzenlemek, bestelemek. )


- YAKOMOZ değil YAKAMOZ


- YAKUTİSTAN'IN İKİ RESMİ DİLİ:
YAKUTÇA ile/ve/<> RUSÇA

( Yakutça, Türk dilinin kuzey grubundan S kolu olarak kabul ediliyor.[YAZ=SAS, YOL=SOL] )


- YALAN (MI?) ile YANLIŞ (MI?)


- YALAN KONUŞMAK değil YALAN SÖYLEMEK


- YALAN SÖYLEME! ile/değil/yerine DOĞRUYU SÖYLE!

( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<>/< GİZLEMEK


- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN


- YALAN SÖYLÜYORSUN! değil YALAN!

( Doğru/yanlış, tüm bireylere ve olguya/olaylara tâbidir. Dolayısıyla doğrudan ya da "dolaylı" olarak belirli/bir kişiyle sınırlanamaz/odaklanamaz! )


- YALAN-DOLAN


- YALAN-YANLIŞ


- YALAN:
SAFSATA ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER

( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )


- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA

( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )


- YALAN ile/değil (BAŞKASINI İLGİLENDİRMEYEN) AYRINTI/"BİLGİ"


- YALAN ile/ve/=/||/<> ÇÖP


- YALAN ile HAKARET


- YALAN ile IĞRIP

( ... İLE Yalan, düzen. )


- YALAN ile KITIR

( ... İLE Uydurma söz. )


- YALAN ile/değil/yerine MASAL

( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )


- YALAN ile/ve PALAVRA[İsp. < PALABRA]/MARTAVAL[argo]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- YALAN ile/ve/değil/<> SANAL


- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN


- YALANCI/LIK ile/değil/yerine/>< DOĞRULUK / DÜRÜST/LÜK[Fars.]

( Haksız da olsa hiç susmaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncitilirse, bir daha hiç konuşmaz. )


- YALANCI yerine SAHTE


- YALANLAMAK ile/değil/yerine YANLIŞLAMAK


- YALAP YALAP

( Parıl parıl, parıldayarak. )


- YALAYIP YUTMAK

( EZBERLEMEK )


- YALIM/YALIN ile YALIM

( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )


- YALIN DURUM ile ...

( NOMINATIVE CASE )


- YALIN ÜNDEŞ ile/ve/<> YAPIŞIK ÜNDEŞ

( B - D - G - L ile/ve/<> LB - LD - LG - LL | NB - ND - NG - NL | RB - RD - RG - RL [hem başta, hem de sonda] )


- YALIN/BASİT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/>< BİLEŞİK/MÜREKKEP[Ar.]


- YALIN ile YALIN

( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )


- YALIN ile YALINÇ

( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )


- YALITMA/YALITIK/İZOLE[Fr., İng. ISOLE < Lat.] ile YOK ETME, GİDERME/İZALE[Ar.]


- YALNIŞ değil YANLIŞ

( "Yanılma"dan akılda kalabilir. )


- YALNIZ, İNSAN, ... değil YALNIZCA İNSAN, ...


- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN


- YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")


- YALVAR-YAKAR (OLMAK)


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- YAMPALA ile YAMPİRİ

( Birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini teklifsiz ve alaylık olarak anlatan, "yampala zeydün" deyiminde geçer. İLE Eğri büğrü, yan yan ve çarpık bir biçimde. )


- YAMRU YUMRU

( Eğri büğrü, çarpık, engebeli. )


- YAMUK YUMUK (İŞLER YAPMAK)


- YAMULTMAK ile RAYINDAN ÇIKARMAK


- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA


- YAN TÜMCECİK ile ...

( SUBORDINATE CLAUSE )


- YAN YANA (GELMEK)


- YAN YANA KOYMAK ile BİRARAYA GETİRMEK


- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK


- YAN ile DERİNLİK


- YANA-YAKILA (ARAMAK)


- YANAR DÖNER


- YANAŞMAK ile İLİŞMEK


- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK


- YANİ ÖRNEĞİN" değil YANİ ya da ÖRNEĞİN


- YANİ[Ar.] değil/yerine/= DEMESİ


- YANİ ile NEYSE


- YANİ ile/ve SONUÇTA


- YANİ ile/ve/değil/yerine/||/<> YA DA


- YANİ ile YANİ?


- YANILGI ile/ve/<> YANILTI

( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )


- YANILMA = HATA = ERROR[İng., Lat., İsp.] = ERREUR[Fr.] = IRRTUM[Alm.]


- YANILMAZ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETERLİ/LİK


- YANILTMACA ile YANILTMAÇ

( Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme. | Başkasını yanıltmak için, doğru olmadığı bilinerek yapılan uslamlama ve çıkarsama. İLE Ötekini yanıltıp başka şey söylemesine yol açacak biçimde düzenlenmiş söz. )


- YANILTMAK ile/değil DEĞİLLEMEK


- YANILTMAK ile/değil YANLIŞLAMAK


- YANINDA OLABİLEN ile/ve/değil/||/<>/> YARIN'DA OLABİLEN


- YANIP KÜL (OLMAK)


- YANIT ile KARŞILIK


- YANIYORUM değil/yerine/>< UYANIYORUM


- YANKI(LANMA) ile YANSI(MA)


- YANKICA ile YANSICA

( Başka birinin kullandığı söz ya da tümceleri, anlamsız olarak yankı gibi yineleme. İLE Başkasının yaptığı devim ve davranışları, anlamsız olarak yineleme. )


- YANLAMAK ile/değil/yerine/>< ANLAMAK


- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK


- YANLIŞ ANLAŞMA değil YANLIŞ ANLAMA/ANLAŞILMA


- YANLIŞ ANLAŞMAZLIK değil YANLIŞ ANLAMA/ANLAŞILMA ya da ANLAŞMAZLIK


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA


- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM


- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"


- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK


- YANLIŞ İÇİN:
"OLSUN" değil OLSA DA ...


- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA


- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"

( )

( )


- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN


- YANLIŞ ile/değil BAŞKALDIRI


- YANLIŞ ile/değil FARKLI


- YANLIŞ ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ


- YANLIŞ = HATALI = WRONG[İng.] = FAUX[Fr.] = FALSCH[Alm.] = FALSUS[Lat.] = INJURIA[İsp.]


- YANLIŞ ile/değil/ne yazık ki KARAR

( Bir yanlışı tekrar ediyorsan, artık o bir yanlış değil karardır. )


- YANLIŞ ile/ve/<>/< YANLI İŞ


- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< YÜZEYSEL


- YANLIŞLARA AĞIT YAKMAK ile/değil/yerine/>< DOĞRULARI İNŞÂ ETMEK


- YANLIŞSAM (BENİ) DÜZELT/İN! değil YANLIŞSA / YANLIŞ VARSA/OLU(ŞU)RSA / YANILIYORSAM DÜZELT/İN/İZ!

( Bu "M / N" harflerinin yani "BEN / SEN" "dilinin/kullanımı", "kişi temelli/odaklı" alt seviye "düşünüş"[düşünmeyiş/düşünemeyiş] ile bağlantılı olarak ya da öteki dillerden ve özellikle İngilizce'deki kullanımdan gelen kötü/yanlış bir kullanım/ifade biçimidir. )


- YANLIZ değil YALNIZ

( "Yalın"dan akılda kalabilir. )


- YANMAK ile/değil/yerine BRONZLAŞMAK


- YANMAK ile ÇOK İSTEMEK


- YANSIMA ve/||/<> ANIMSAMA


- YANSITICI/LIK ile/ve/<> İLETKEN/LİK


- YANSITMA ile/ve/||/<> TEMSİL ETME


- YANSITMAK ile/ve/<> IŞIMAK

( TECELLİ ile/ve/<> ZUHUR )


- YANSITMAK ile/ve/değil/yerine TAŞIMAK


- YANSITMAK ile/ve/||/<>/> YAYGINLAŞTIRMAK


- YANSITMAK ile YER VERMEK


- YANYANA ile/ve/<> KARŞILIKLI


- YAP(IL)ABİLİTE değil YAPILABİLİRLİK


- YAPABİLDİĞİM ile YAPABİLDİĞİMİ DÜŞÜNDÜĞÜM


- YAPABİLECEĞİM BİR ŞEY YOK değil YAPABİLECEĞİM FAZLA BİR ŞEY YOK


- YAPACAK ÇOK İŞ/İM VAR değil YAPILACAK ÇOK İŞ/İM VAR


- YAPACAK/YAPILACAK BİR ŞEY YOK değil YAPILACAK (PEK) FAZLA BİR ŞEY YOK


- YAPALIM/YAZALIM DA...:
"SONRA UNUTURUZ" değil ANIMSA(YA)MAYABİLİRİZ


- YAPAMAM değil/yerine/>< YAPABİLİRİM

( )


- YAPAMAM ile YAPMAMALIYIM


- YAPAMAN" değil YAPAMAZSIN


- YAPAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR ile/ve/değil/||/<>/< BAŞARAMAYACAĞI(M/N) ŞEY YOK/TUR


- YAPAMAZSIN ile/değil/yerine YAPMAMALISIN


- YAPARAKTAN/EDEREKTEN değil YAPARAK/EDEREK


- YAPARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAPAYIM


- YAPAY ZEKÂ" değil/yerine YARDIMCI ZEKÂ


- YAPAY ZEKANIN "SONUÇLARI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KİŞİNİN BİLMESİ


- YAPAY ile/ve/değil/||/<> KURGU/SAL


- YAPAYALNIZ


- YAPI ile/ve/||/<> KAPASİTE


- YAPILACAK BİRŞEY YOK ile YAPILACAK FAZLA BİRŞEY YOK


- YAPILAN/SÜRDÜRÜLEN YANLIŞA:
KİMSE BİR ŞEY DİYEMEZ ile/ve/değil/||/<>/< KİMSE ENGELLEYEMEZ


- YAPILAN ile/ve/<> YAPILMAKTA OLAN


- YAPILANMA ile/ve/<> BOZULARAK YAPILANMA

( ... İLE/VE/<> Özellikle kasların gelişiminde. )


- YAPILAŞMA ile/değil YAPILANMA

( Binaların yapılanması. İLE/DEĞİL Bir düzenin kurulması. )


- YAPILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine YAPILMASI GEREKEN


- YAPIM EKLERİNDE:
ADDAN AD ile/ve/||/<> ADDAN EYLEM ile/ve/||/<> EYLEMDEN AD ile/ve/||/<> EYLEMDEN EYLEM

( )


- YAPİM/ARIYİM değil YAPAYIM/ARAYAYIM


- YAPIP-ETMEK


- YAPIŞ YAPIŞ

( Tenin/cildin, terleme nedeniyle aldığı durumlarda. )


- YAPIŞMAK ile BİNDİRMEK


- YAPIŞMAK ile SİNMEK


- YAPIŞTIRMAK ile "YAPIŞTIRMAK"


- YAPIT ile/ve/||/<> SÜREÇ


- YAPIT ile/ve/||/<> YAZIT


- YAPIYIM" değil YAPAYIM


- YAPMACIK/LIK ile/ve/<> "ZORLAMA"


- YAPMADI/M/N ile/değil YAPAMADI/M/N


- YAPMADINSA/SÖYLEMEDİNSE değil YAPMADIYSAN/SÖYLEMEDİYSEN


- YAPMAK ile ETMEK

( Batı dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. İLE Doğu dillerinden gelen sözcüklere kullanılan. [İstisnalar hariç!] )


- YAPMAK ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEKLEŞTİRMEK


- YAPMAK ile/değil YÜRÜTMEK