Dil'deki
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.216 başlık/FaRk ile birlikte,
11.216 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(46/46)
- YÜZ-GÖZ (OLMAK)
- YÜZ ile YÜZ
( Doksandokuzdan sonra gelen sayını adı ve bu sayıyı gösteren im. 100 | Kez, kere sözcükleri ile birlikte kullanılarak, yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatı.[Yüz kere söyledi.] İLE Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölümü. | Keskin kenar. | Bir şeyin ön tarafta bulunan bölümü, alnaç, cephe. | Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. | Yastığa geçirilen kılıf. | Bir şeyin, görünün bölümünde kullanılan kumaş. | Utanma. | Birinin, görülegelen ya da umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. | Nedeniyle. | Yan, taraf. | Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin tümü. )
- YÜZEYEL değil YÜZEYSEL
- YÜZEYSEL ile/değil/yerine/>< ANSİKLOPEDİK
- YÜZLEŞME ile ÖZELEŞTİRİ
- YÜZSÜZ/LÜK ile/||/<> YÜZSÜZ/LÜK
- YÜZÜ-GÖZÜ (AÇILMAK)
- YÜZÜNDEN DÜŞEN BİN PARÇA ile/ve KARADENİZ'DE GEMİLERİN Mİ BATTI?
- YÜZÜNE-GÖZÜNE BULAŞTIRMAK ile BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK
- ZERÂFET değil ZARÂFET(KİYÂSE/T: Akıllıca davranış, akıllılık.)
- ZÂCİR ve/||/<>/>/< RAM
( Men ve yasak eden. VE İtaat eden. )
- ZAFER:
ZEVK ile/ve/||/<> SEVİNÇ
- ZAFER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEFER
( Sonuç. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Süreç. )
- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA
- ZAHMET değil/yerine/= GÜÇLÜK
- ZAHR[Fars.] ile/ve/||/<> ZAHR[Ar.]
( Ağu, zehir, sem, yılan/akrep vb. zehiri.[> ZAHRA: Öd, safra, öç, öfke.] İLE/VE/||/<> Çiçek, özellikle sarı çiçek. )
- ZAMAN (DİLBİLGİSEL) ile ...
( TENSE (GRAMMATICAL) )
- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK
- ZAMAN VERDİM ile/değil/yerine SÜRE KOYDUM
- ZAMAN YÖNETİMİNDE:
ACİL ve ÖNEMLİ ile/ve/||/<> ÖNEMLİ ve ACİL DEĞİL
ile/ve/||/<>
ACİL DEĞİL ve ÖNEMSİZ ile/ve/||/<> ÖNEMSİZ ve ACİL
( Hemen yap/alım! İLE/VE/||/<> Yapacağımız zamanı belirle/yelim!
İLE/VE/||/<>
İşi yapabilecek biri(leri)ne yönlendir/elim! İLE/VE/||/<> Yapma/yalım! )
- ZAMAN ZAMAN
- ZAMAN ZAMAN ile OLUR OLMAZ
- ZAMAN(IM) YOK ile/değil ÖNEM VERMİYORUM
- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK
- ZAMAN ile YALIN ZAMAN
( ABSOLUTE TENSE )
- ZAMAN ile/ve/=/||/<>/>/< ZİHİN
- ZAMANI DEĞİL" ile "SIRASI DEĞİL"
- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...
- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"
- ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"
- ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK değil/yerine ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK
- ZAMANIN EL VERDİĞİNCE değil ZAMAN EL VERDİĞİNCE
( "ZAMANIN EL VERDİĞİ KADAR" demek üzereyken "ZAMANIN" diye başlayıp bu sözü kullandıktan sonra bir anda zihne başka bir sözün gelmesiyle hızla yön değiştirerek ifadenin bozulmasıyla oluşur. [Dli yanlış kullanmaktan değil bazen konuşma koşullarının çoklu etkileri altında sözcükler arasında karmaşalar yaşanabilir.] )
- ZAMİR[Ar.] değil/yerine/= ADIL
- ZÂMİR[Ar.] ile ZAMÎR[Ar. çoğ. ZAMÂİR]
( Neyzen, düdük çalan. İLE İç, içyüz. | Kalp, vicdan. | Gönülde gizli olan sır. | [dilbilgisinde] Adın yerini tutan sözcük. )
- ZAMK[Ar. < ŞAMG] değil/yerine/= TUTKAL/YAPIŞTIRICI
- ZAMKİNOS
( Adı birden anımsanamayan, küçük, değersiz şeyler için kullanılır. | Dost, metres. | Kaçma. )
- ZAN(N) ile/değil/yerine/>< İLM/İLİM
- ZAN[Ar.] ile/||/<> ZEHÂB[Ar.]
( Herhangi bir şeyin kişinin kendi zihninde kurduğu gibi gerçekleştiğine iddia etmesi. @@ Bir düşünceye uyma, sapma. | Zihnen bir yola sapmak. | Zannetmek, öyle sanmak. )
- ZAN ile/değil ATIF
- ZAN ile/ve/||/<> ŞAİBE
- ZAN değil/yerine/= SANI
- ZAN ile/ve/değil/yerine/<>/>< SEN
- ZAN değil/yerine/>< ZEN
- ZANGIR ZANGIR / ZINGIL ZINGIL / ZINGIR ZINGIR (TİTREMEK)
- ZANN[Ar.] ile/= GÜMÂN[Fars.]
- ZANNEDİYORUM ile/ve/||/<> BELLEĞİM YANILTMIYORSA
- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE
( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )
- ZANNETMEK ile/ve/||/<> BİLE DEĞİL
- ZAP ZAP ile RAP RAP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Adımların hızlı atılmasına ilişkin yansıma bir ilgeç. İLE Adımların atılmasına ilişkin yansıma bir ilgeç. )
- ZAPZAYIF
- ZÂR Ü PERİŞÂN
- ZAR-ZOR (HALLETMEK)
- ZARAR-ZİYAN
- ZARARI, AZA İNDİRGEMEK değil ZARARI, AZA İNDİRMEK
- ZARARLI OLMAK ile/ve ZARARDA OLMAK
- ZARARLI SABİT GELENEĞE SAPLANMA değil/yerine/>< YARARLI SABİTİN TAKLİDİ
- ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM AMA ... ile/değil/yerine ... VE ZARARLI/YANLIŞ/KÖTÜ/GÜNAH/HARAM
- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/> YARARLI OLMAK
- ZARARSIZ ile MASUM
- ZARFLARDA:
DURUM ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> YER-YÖN ile/ve/||/<> MİKDAR ile/ve/||/<> SORU
- ZARİ ZARİ[Fars.] değil/yerine/= HÜNGÜR HÜNGÜR/İNLEYEREK (AĞLAMAK)
- ZARÎFE[Ar.] ile ZÂRİFE[Ar.]
( Zarif şey. İLE Fazla, gereksiz söz. )
- ZARIL ZARIL
- ZARLA-ZORLA
- ZARUNLU:
ZARURÎ ile/ve/değil ZORUNLU
( Bazı/çoğu sözler hatalı seslendirildikleri için değil konuşurken, birbirine yakın ya da eş iki sözcüğü bir anda söyleme ya da birini söyleyecekken ani bir karar ve hızla ötekine geçme sonucu çıkan söz(cük)lerdir. )
- ZÂT-EN ile/ve/||/<> HAKİKAT-EN
- ZÂT[Ar.]-EN[Fars.][<>/||/>< SIFAT-EN] değil/yerine/=/: ÖZCE, ÖZ OLARAK, ÖZÜ İTİBARİYLE["doğrusu" değil!]
[<>/||/>< SIFATEN: görünüşçe, görünüş olarak, görünüşü itibariyle]
- ZÂTEN ... ile/değil/yerine BİRİNCİSİ, ...
- ZÂTEN ... ile/değil/yerine HATTA ...
- ZÂTEN ... ile/değil/yerine NASIL OLSA ...
- ZÂTEN ŞÖYLEYDİ değil/yerine DAHA ÖNCE DE ŞÖYLEYDİ
- ZATEN" ile/değil/yerine/<>/< AKSİNE/BİLAKİS
- ZÂTEN" değil/yerine BİLİNDİĞİ GİBİ/MÂLUM
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... OLMASA DA
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HER HALÜKARDA
- ZATEN ile/ve/||/<> HER ŞEY
- ZÂTEN ile/değil/yerine ŞİMDİLİK/HENÜZ
- ZATEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMELDE
- ZÂTEN ile/ve/değil/yerine YİNE DE
- ZATİ[Ar.] ile ZATÎ[Ar.] ile ZÂTÎ[Ar.] ile Zâtî[Ar.]
( Zâten. İLE Kendine özgü. İLE Kendiyle ilgili, kendine ait, kişilik, özlük, özel. İLE Ünlü Türk şairi. [1471 - 1546] )
- ZATÜRRİE/PNÖMONİ değil/yerine BATAR
( Akciğer yangısı/iltihabı. )
- ZÂYİ/ZİYAN[Ar., Fars.] değil/yerine/= YİTİK/KAYIP/ZARAR
- ZAYIF/LIK ile/ve/değil/yerine GÜÇSÜZ/LÜK
- ZAYIF ile/ve/değil GÜDÜK
- ZAYIF ile/değil NAİF
- ZEBSE değil SEBZE
- ZEDELE(N)ME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEŞİTLE(N)ME
- ZEDELEME ile/ve/||/<> RENCİDE[Fars.] (ETMEK)
( Vurma, çarpma sonucunda hafifçe yaralamak. | Zarar vermek, zarara uğratmak. İLE/VE/||/<> İncitmek, kalbini kırmak. )
- ZEDELEME ile/ve/<> SARSMA
- ZEHİR-ZEMBEREK (ETMEK/OLMAK)
( Pişman olunduğunda. )
- ZEHİR ile/ve/||/<> ENGEL
- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İLÂÇ
( Kullanım/uygulama/katkı oranındadır. )
( Zehiri [ya da ilâcı], zehir/ilâç yapan, dozudur.
DOSIS FACIT VENOMIUM[Lat.] )
- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİFÂ
- ZEKÂ:
(HIZLI) (İSÂBETLİ) "BİRLEŞTİRME/BAĞLANTILANDIRMA/KESKİNLEŞTİRME" BİLGİSİ ile/ve/değil/||/<> AYIRMA BİLGİSİ/YETİSİ
- ZEKÂ[Ar.] değil/yerine/= ANLAK
- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EMEK
- ZEKÂ ile GÖRÜNTÜ
( Zekâsını beğendiğin kişinin, görüntüsünü merak etme!
Zekâsını kullanmayan birininse, görüntüsünden etkilenme! )
- ZEKÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ŞEFKÂT
( [karşısında] Eğiliriz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Diz çökeriz. )
- ZEKÂNIN ELVERMESİ" ile "AKLIN BASMASI"
- ZEMİN" ile/||/<>/>/< MUHARRİK UNSUR
- ZEMİN[Ar.] değil/yerine/= TABAN/YER
- ZEMİN ile/ve/<> AĞ
- ZEMİN ile/ve/<> BAĞLAM
- ZENAAT değil ZANAAT
- ZENCİ/FELLAH[Ar.] değil/yerine/= SİYAH/KARA TENLİ
- ZENGİN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/< ENGİN/LİK
- ZERRE MİSKAL (İLGİSİ BULUNMAMAK) -ile
- ZERRE ile/ve/||/<> KÜRRE[Ar. < KURE]
( Çok küçük parçacık. | 0,00156 gram olan ağırlık ölçü birimi. İLE/VE/||/<> Tüm noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı nesne. | Yeryüzü, acun/dünya. )
- ZERREDEKİ OKYANUS ile/ve/||/<> NOKTANIN SONSUZLUĞU
- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ
- ZEVK ve/||/<>/< ZEKÂ
- ZİHİN(/DÜŞÜNCE) ve/||/<> DİL ve/||/<> YAŞAM(/UZAY)
( Ne ki, dilinde, aynı zihninde; ne ki, zihninde, aynı dilinde! )
( Dil, ne kadar zengin; zihin, o kadar engin. )
( "Dilin, Zihin Yapısı ve Kültür Üzerindeki Etkileri" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ZİHİN ve/||/<>/> BİR(LİK)
- ZİHİNDE:
OLGU değil [ya] NESNE [ya da] OLAY
- ZİHN-İ DAKÎK ile/ve/||/<>/>/< ZİHN-İ RAKÎK
- ZİHNİ:
"DALGALI" ile/ve/||/<> "ÇALKANTILI"
- ZİHNİN: "KÖLESİ OLMAK" değil/yerine/>< USTASI OLMAK
- ZİHNİN:
"DOLULUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<> "YÜKLÜLÜĞÜ"
- ZİHNİNDE ve/=/||/<>/>/< DİLİNDE
( Ne ki, var zihninde; aynı var dilinde!
Ne ki, var dilinde; aynı var zihninde! )
- ZİKIYMET[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ
- ZİKR (ETMEK) ile/değil ZERK (ETMEK)
- ZİKR ETMEK ile İFŞÂ ETMEK
- ZİL-ZURNA (SARHOŞ OLMAK)
- ZİMMET ile/ve MATLUB
( Borç. İLE/VE Alacak. )
- ZİNCİR ile/ve/değil/yerine/||/<> BLOK ZİNCİR
( İki uclu/yönlü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Altı yönlü/yanlı/yüzlü. )
- ZİNDE[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ/DİRİMLİ/DİRİ/SAĞLAM
- ZİNDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> İZİNDE
- ZINDIK KOKLATMAMAK değil ZIRNIK KOKLATMAMAK
- ZİNHAR[Fars.] değil/yerine/= SAKIN
- ZIP ÇIKTI ile/ve/||/<> NEV ZUHUR
- ZIPÇIKTI değil/yerine/= TÜREDİ
- ZIPKIN GİBİ ile/ve/||/<> DİPÇİK GİBİ
- ZIPLAMA ile/ve/değil/yerine SIÇRAMA
- ZIR ZIR (AĞLAMAK)
- ZİR ZİR/ZİV ZİV (GEZMEK)
- ZİRÂ'[Ar.] ile ZÎRÂ[Ar.]
( Dirsekten orta parmak ucuna kadar olan bir uzunluk ölçüsü.[75-90 cm. arasındadır.] | Ay menzillerinden biri. İLE Çünkü, şundan dolayı ki. )
- ZİRA[Fars.] değil/yerine/= ÇÜNKÜ
- ZİRÂAT değil/yerine/= TARIM
- ZIRIL ZIRIL (AĞLAMAK)
- ZIRT-FIRT ile ZIRT-PIRT ile ZIRT-ZIRT
- ZIRT ile/değil/yerine/>< SIRT
- ZIRVA ile ZIRVA[Fars. < ZİRE-BÂ] ile/değil/yerine/>< ZİRVE/DORUK
( Zirvelerin, zırvalar ile işi olmaz. )
( Saçma, saçma sapan, boş, anlamsız söz. İLE Nohut ve çeşitli meyveler yapılan bir tür yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağın/tepenin en üst noktası. | Bir işte ulaşılan en üst aşama. )
- ZİRVE[Ar.]/ŞÂHİKA değil/yerine/= DORUK
- ZİRVE ile ZIRVA
( Zirveler, zırvalarla yıkılmaz. )
- ZIT/LIK ile/ve/değil/yerine TAMAMLAYICI/LIK / TAMAMLAYICI/LAR
- ZIT değil/yerine/= KARŞIT
- ZİYÂDE[Ar.] ile/ve/||/<>/> BEREKETLİ[Ar.]
- ZİYAN ile/değil/yerine/>< EHLİYET/EHİL
( Ehline denk gelmeyen hizmetler[/işler, kişiler, konular/sorunlar, araçlar/nesneler], ziyan olur. )
- ZİYAN ve HASRET
- ZİYAN ve HÜSRAN
- ZİYAN ile İSRAF
- ZİYARETİN, "KISA"SI MAKBULDÜR ile/ve/değil/||/<>/< ZİYARETİN, "KISAS"I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR
- ZON" değil SON
- ZOR ANLATMAK ile/değil/yerine ANLATMAKTA GÜÇLÜK ÇEKMEK
- ZOR BELÂ değil/yerine/= GÜÇLÜKLE
- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK
- ZOR/ZORLUK/ZAHMET/MÜŞKÜLAT[Ar.] değil/yerine/= ÇETİNLİK/GÜÇLÜK/KIYINLIK
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI
- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI
- ZOR değil/yerine/< KOLAY DEĞİL
- ZOR ile/ve PİS
- ZORA-KÎ değil ZORÂKÎ
- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> ABARTI
- ZORLAMA ile/ve/değil/||/<> AŞIRILIK
- ZORLAMA ile/değil İNCELİK
- ZORLAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KOŞUL
- ZORLAMAK ile SIKIŞTIRMAK
- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK
- ZORLAŞTIRMAK değil ZORLAMAK
- ZORLU ...:
GÜNLERDEN GEÇİYORUZ ile/değil/||/<> DÖNEM YAŞIYORUZ
- ZORLU ile/ve/değil ZORUNLU
- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA
( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )
- ZORLUKLARI GÖZE ALMAK ile/ve ZORLUKLARA GÖĞÜS GERMEK
- ZORLUKLARI:
"ÜSTLENMEK" ile/ve/değil "GÖĞÜSLEMEK"
- ZORUMA GİDİYOR ile AĞIRIMA GİDİYOR
- ZORUNDA DEĞİL/İM ile/değil/yerine/>< ZORUNLULUĞU YOK/OLMAZ
- ZORUNLU (ÖNERME) = ZARURİYE-İ MUTLAKA = APODICTIC[İng.] = APODICTIQUE[Fr.] = APODIKTISCH[Alm.] = APODEIKTIKOS[Yun.]
- ZORUNLU SÜREÇ ile/ve/değil ZORUNLULUK İÇEREN SÜREÇ
- ZORUNLU/LUK / ZARÛRÎ ile/değil/yerine/=/< KAÇINILMAZ/LIK
- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine SABİT/LİK
- ZORUNLU/ZARÛRÎ VERİ/BİLGİ ile/ve/||/<>/> GÖZLEMSEL/NAZARİ VERİ/BİLGİ
- ZORUNLU = NECESSARY[İng.] = NÉCESSAIRE[Fr.] = NOTWENDIG[Alm.] = NECESSARIA[Lat.]
- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/||/<> ASGARİ KOŞUL
- ZORUNLULUK ile/ve/değil/yerine/<>/< BAĞLAYICILIK
- ZORUNLULUK ile/değil/yerine/||/<>/>/>< SAMİMİYET
- ZORUNLULUK = ZARURET = NECESSITY[İng.] = NÉCESSITÉ[Fr.] = NOTWENDIGKEIT[Alm.] = NECESSITAS[Lat.] = NECESIDAD[İsp.]
- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]
( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )
- ZÜLFEKAR[ZÜLFİKAR değil!][Ar.] ile/değil ZÜLFİYÂR
( Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'ye armağan ettiği ucu çatallı kılıç.[Hz. Ali'nin kahramanca kullanmasıyla ün kazanmıştır.] İLE/DEĞİL Sevgilinin saçı/zülfü[yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı.] | Çıkar/menfaat. )
(1996'dan beri)