Bugün[13 Temmuz 2026]
itibarı ile 12.306 başlık/FaRk ile birlikte,
12.306 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(45/51)


- POLINÜKLEER/POLYNUCLEAR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK ÇEKİRDEKLİ GÖZE


- POLİP ile/||/<> BETA YAPRAK[İng. BETA PLEATED SHEET] ile/||/<> ÇEVRİLME SONRASI MODİFİKASYON[İng. POST-TRANSLATIONAL MODIFICATION] ile/||/<> DİSÜLFİT BAĞ[İng. DISULFIDE BOND] ile/||/<> HETERODİMERİK[İng. HETERODIMERIC] ile/||/<> İKİNCİL PROTEİN YAPISI[İng. SECONDARY PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> ÜÇÜNCÜL PROTEİN YAPISI[İng. TERTIARY STRUCTURE]

( Knidliler (Sölenterler) şubesindeki türlerin yaşamları boyunca aldıkları iki formdan birisidir. Diğerine "medusa" denir. Polipler, yaklaşık olarak silindiriktirler ve bir vazoya benzerler. @@ Proteinlerin düzlemsel sekonder yapı elemanı. İki farklı polipeptit zincirindeki omurga atomlarının ya da tek katlanmış bir zincirin kesimleri arasındaki hidrojen bağıyla oluşturulur. @@ Oksidasyon kros-linking, kovalent değişikler, asetilasyon, fosforilasyon, glikozasyon gibi polipeptit zincirindeki aminoasitlerin amino terminal peptid, hidroksilasyon ve bölünme gibi traslasyonel modifikasyonların bazılarıdır. @@ Bir proteinin farklı bölümlerinde ya da iki farklı protein arasında iki sistein kalıntısı arasındaki kovalent bağ. İnsülin (iki polipeptit zincirine sahip küçük bir protein) ve immünoglobülin molekülleri, örneğin, inter ya da intro disülfit bağlarına sahiplerdir. Endotelin ve HLA molekülleri de disülfit bağlara sahiptir. C282Y mutasyonu, HLA sınıfı I benzeri HFE proteinindeki disülfür bağlarından birini kaldırır ve yüzey ekspresyonunu ortadan kaldırır. @@ Proteinin birbirinin aynı olmayan iki polipeptit zincirinden oluşması hali. @@ Proteinin ikincil yapısı, proteinin genel özelliklerini etkileyen ve tekrarlanan kıvrım ya da katlanmalarla tanımlanır. Bu yapı seviyesi, polipeptit omurgasının katlanma yapısını tarif eder ve N-H ve C = O grupları arasındaki hidrojen bağlarıyla sağlamlık kazanır. Çeşitli ikincil yapı türleri keşfedilmiştir, ancak en yaygın olanı, alfa sarmal ve beta yaprak olarak bilinen düzenli yinelenen formlardır. @@ Bu yapı seviyesi, ikincil yapının bölgelerinin nasıl katlandığını, diğer bir deyişle bir alfa sarmalı, beta yapraklarını ve katlanmaları içeren 3D düzenini açıklar. Üçüncül yapı, yan zincirler arasındaki ya da yan zincirler ile polipeptit omurgası arasındaki etkileşimler sonucu oluşur ve bunlar genel olarak zincir halindeyken birbirlerinden uzakta olan yapılardır. Her protein katlanabilme özelliğine sahiptir ve bunlar oldukça karmaşık olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLİTEİST[Fr. < POLYTHÉISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TANRICI


- POLİTEİZM[Fr. < POLYTHÉISME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TANRICILIK


- POLİTEİZM[Fr. < POLYTHÉISME] ile/||/<> ÇOKTANRICILIK

( çoktanrıcılık )

( POLYTHÉISME )


- POLİVALAN/POLYVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİKLİ


- POLO ile/ve/değil ÇEVGAN


- POLO[Tibet dilinden] = ÇEVGEN[Fars.]

( Değnek. | Atlara binilerek değneklerle oynanan bir çeşit top oyunu. )


- POLYANDRY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK ERKEKLİ İLİŞKİ

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemler için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLYCHROMOSOMAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK KROMOZOMLU

( İki haploid (veya bir diploid) set kromozomdan daha fazla kromozom içeren bireyler için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLYGYNY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK DİŞİLİ İLİŞKİ

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ


- POSA ile CİBRE[< Yun.]

( Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. | Tortu, çökelti. | Ezilmiş pancarın, soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. İLE Sıkılıp suyu alınan üzüm ve başka meyvelerin posası. )


- POŞA ile/||/<> ÇİNGENE

( Çingene pōša boša gypsy beggar )

( P )


- POSTACI ile/||/<> ÇAPAR

( çaparhane )


- POSTERIOR AQUEOUS CHAMBER[İng.] ile/||/<> CHAMBRE POSTÉRIEURE[Fr.] ile/||/<> HINTERE AUGENKAMMER[Alm.] ile/||/<> ART ODA

( Göz merceği ile iris arasındaki dar boşluk )

( POSTERIOR AQUEOUS CHAMBER )

( CHAMBRE POSTÉRIEURE )

( HINTERE AUGENKAMMER )


- POSTNİŞİN ile/ve SERTARÎK ile/ve SERTABBÂH ile/ve SERZÂKİR ile/ve İMÂM ile/ve MEYDANCI ile/ve TÜRBEDÂR ile/ve ÂSÂDÂR ile/ve NAKÎB ile/ve PAZARCI ile/ve ÇERÂĞÎ ile/ve SÂKÎ ile/ve FERRÂŞ ile/ve KAPUCU


- POT KIRMAK ile ÇAM DEVİRMEK


- POTENTIAL WELL[İng.] / CREUX DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALMULDE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ÇUKURU


- POZİTİF AYRIMCILIK ile/||/<> CİNSİYET AYRIMCILIĞI

( Ayrımcı olma durumu )


- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI


- PREMAKASH ile/||/<> CHİDARAM ile/||/<> CHIDANANDA ile/||/<> ATMARAM

( Brahman, sınırsız sevgi yönüyle. @@ Bilinç sevinci. @@ Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. @@ Öz Varlık'ın sevinci. )


- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA


- PRİM | PRİM ile/||/<> PRİM ile/||/<> ÇIKIŞ PRİMİ

( Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar para yardımları vergi bağışıklığı vb gibi a çıkış primi kazanmalık matematik 1 ikramiye 2 sigorta primi 3 Menkul ya da gayri menkullerin nominal değeri ile piyasa değeri arasındaki pozitif fark 4 Vadeli işlemler piyasasında ürün taşınır değer döviz gibi varlıkların gelecekteki fiyatının yükselmesi durumu )

( PREMIUM, SUBSIDY | PREMIUM, BOUNTY )

( PRIME, SUBVENTION | PRIME )


- PRIMULAS[İng.] ile/||/<> PRIMULACEAE[Lat.] ile/||/<> ÇUHA ÇİÇEĞİGİLLER

( Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli çiçekleri ışınsal simetrili çanak ve taç yaprakları 49 parçalı er dişi ovaryum üst nadiren orta durumlu kapsül tipi meyveleri olan ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen bir ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı bitkiler )

( PRIMULAS )

( PRIMULACEAE )


- PRINT OUT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇIKTI


- PRİSMATİC COHOMOLOGY ile/||/<> CRYSTALLİNE COHOMOLOGY

( Prismatic cohomology birleşik p-adik kohomoloji kuramıyken İLE crystalline cohomology karakteristik p geometrisi için kohomoloji kuramıdir )

( Formül: Prismatic site )


- PROBABILITY MEASURE ile/||/<> COUNTING MEASURE

( Probability μ(Ω)=1, counting her nokta 1. )

( Formül: Normalized İLE discrete uniform )


- PRODUCER ile/||/<> CONSUMER ile/||/<> DECOMPOSER

( Ekosistem enerji akışı. )

( Formül: Enerji piramidi )


- PROFESYONEL ile ÇOK ANLAYAN


- PROLIFERASYON/PROLIFERATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA


- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALAN


- PROMETHIUM CELL[İng.] / CELLULE DE PROMETHIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM PİLİ


- PROSTATE/MARRON, CHÂTAIGNE[Fr.] ile/değil/yerine/= CHESTNUT[İng.] ile/değil/yerine/= CASTANEA SATIVA[Lat.] ile/değil/yerine/= KASTANIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KESTANECIK

( (biyoloji) )


- PRUNUS SPINOSA[Lat.] ile/||/<> ÇAKAL ERİĞİ

( Tıpta çiçekleri ve kurutulmuş meyveleri kullanılan çiçeklerinde amigdalin ve bunu parçalayan bir enzim meyvelerinde şeker ve organik asitler bulunan çiçekleri 1 enfüzyon biçiminde hafif yatıştırıcı ve kanı temizleyici olarak kullanılan gülgiller familyasından bir bitki )

( PRUNUS SPINOSA )


- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL


- PSYCH-/PSYCHO- ile/||/<> PSYCHRO- ile/||/<> CRY-/CRY-MO-/CRYO- ile/||/<> -THYMİA/THYMO- ile/||/<> -MANİA ile/||/<> PHREN-/-PHRENİA/PHRENO- ile/||/<> EROT-

( Zihin, zekâ ile ilgili, zihinsel olaylarla ilgili, psikolojik yöntemlerle ilgili, psikolojik. İLE/||/<> Soğuk. İLE/||/<> Soğuk, donma. İLE/||/<> Psişe, psişik durumla ilgili, timusla ilgili. İLE/||/<> Delilik, manik durum. İLE/||/<> Mental bozuklukla ilgili, diyaframla ilgili. İLE/||/<> Aşk. )


- PTEROZOR ile/ve/||/<> ARCHAEOPTERYX ile/ve/||/<> COMPSOGNATHUS

( İlgili konuşmayı izlemek için burayı tıklayınız... )


- PUHU ile/||/<> ÇÖL PUHUSU

( Baykuşgillerden orman dağ ve kayalıklarda yaşayan uzunluğu yaklaşık 65 santimetre sırtı koyu kahverengi bir tür kuş Bubo bubo )

( BUBO BUBO cum/||/<> BUBO VIRGINIANUS cum/||/<> BUBO ASCALAPHUS cum/||/<> BUBO BENGALENSIS cum/||/<> BUBO AFRICANUS cum/||/<> BUBO LACTEUS )


- PULL :/yerine ÇEKMEK


- PULUÇ ile/||/<> CİNSEL GÜCÜ OLMAYAN (ERKEK)

( cinsel gücü olmayan erkek Redhouse puluç yanında pulaç sexually impotent biçimini de vermiştir 460 Eski Kıpçakçada buluç catamite olarak geçer Kökünü bilmiyoruz )


- PUNISHMENT :/yerine CEZA


- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK

( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )

( )


- PÜSKÜL KUYRUKLULAR ile/||/<> ÇOBANPÜSKÜLÜ ile/||/<> MISIR PÜSKÜLÜ

( Bir ucundan bazı şeylere süs olarak takılan diğer ucu serbest saçak biçimindeki iplik demeti )


- PUSS MOTH/TIE TIE[İng.] ile/değil/yerine/= QUEUEFOURCHUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DICRANURA VINULA[Lat.] ile/değil/yerine/= GABELSCHWANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇATAL

( On dokuzuncu yüzyıl ingiliz tiyatrosunda panoları ucundan tutan direk. @@ (I) 1. Tezek adı verilen toprakları yatırmak için saban demirinin arkasına takılan çatal ağaç. (*Mudurnu -Bolu) 2. Çocukların taşla kuş vurmakta kullandıkları sapanın ağaç kısmı. (Çaltı *Gelendost -Isparta) 3. Omuzda taşınacak ekin saplarını deste yapmakta kullanılan ucu çatallı ağaç. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya) 4. Deste durumundaki ekini yığına taşımak için kullanılan araç. (-Amasya) 5. Dizginlerin birleşme yerleri. (*Bor -Niğde) 6. İki teker arasındaki kundağın üzerindeki tahta. (*Bor -Niğde) @@ (II) Kadın donu. (Kandilli *Bozüyük, *Söğüt -Bilecik) @@ (III) Çengelliiğne. (İnönü -Eskişehir) @@ (IV) Kulpsuz büyük küp. (Yenikent *Aksaray -Niğde) @@ (yolçatağı) (coğrafya) @@ On dokuzuncu yüzyıl ingiliz tiyatrosunda panoları tutan direğe verilen ad. )


- PUSS MOTH[İng.] ile/||/<> QUEUEFOURCHUE[Fr.] ile/||/<> DICRANURA VINULA[Lat.] ile/||/<> GABELSCHWANZ[Alm.] ile/||/<> ÇATALKUYRUK

( Ergin dişileri 8 cm büyüyebilen ve tırtıl çağını kavak söğüt kestane yaprağı yiyerek geçiren iri obur kelebek )

( PUSS MOTH )

( QUEUEFOURCHUE )

( GABELSCHWANZ )

( DICRANURA VINULA )


- COMPASS[İng.] / BOUSSOLE[Fr.] / KOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= PUSULA


- PUVANTAJ ile/||/<> ÇETELE ile/||/<> ÇETELE[Yun.]

( Bir alan araştırmasında gözlemci takımın çalıştığı gün ve saatleri ya da herhangi bir işyükünün bölüşümünü gösteren ölçünlü yazım 1 Sapanın çatal ağaç kısmı Akçaşar Yalvaç Isparta 2 Boyunduruğun saban okundan çıkmamasını sağlayan masaraya benzer küçük ağaç araç Gürmene Fethiye Muğla 3 Orakla ekin biçimi sırasında diğer elle orağa yardımcı olarak kullanılan ucu dirsekli ağaç Akçaşar Yalvaç Isparta 4 Süt miktarını üzerine çentik açma yoluyla saptamaya yarayan deynek Buruncuk Yerköy Yozgat İtal cedola kupon pusula cedula kâğıt yaprağı Bu biçim Latince scheda scida kâğıt yaprağı adının küçültme ekiyle yapılmış schedula scidula türevinin küçültme ekiyle yapılmıştır Latince scheda scida adı Grekçe οχίδη kıymık ağaç yarması οχίξειν yarmak adından alınmıştır Orta da Fransızca cédule ve Almanca Zettel gibi Avrupa dillerine de geçmiştir Balkan dillerinde de yaygın olarak kullanılır R τοέτουλα cetelja Ses bakımından Türkçe çentmek sözüne bağlanması olanaksızdır )

( TALLY, POINTAGE )

( CEDULA )

( CEDOLA )

( CETELJA )


- QUADRANT[İng.] ile/||/<> ÇEYREK[Fars. < ÇÂR + YEK]

( şerik çeyrek şirek çeyrek çār yak one of four a fourth çahār yak one fourth a quarter çār çahār four yak one Türkçede kullanılan çeyrek biçiminin göçüşmeli métathétique bir biçim olduğu açıktır çeryek çeyrek Türkçede alıntılarda buna benzer göçüşmelere rastlanır poyraz Bulgarca čerek ve Sırpça čéjrek čérek biçimleri Türkçeden alınmıştır )

( QUADRANT )

( ÇĀR YAK )

( ŞERIK[Nog.]~ŞIREK[Kzk.]~ÇEYREK[Krg.] )


- QUADRATIC ile/||/<> NUMBER FIELD ile/||/<> CLASS FIELD

( Sayı cadleri ve genişlemeleri. )

( Formül: Q(√-1) = Gauss integers )


- QUADRATURE[İng.] ile/||/<> ÇEYREKLEME

( QUADRATURE )


- QUANTUM COMPUTING THEORY ile/||/<> CLASSICAL COMPUTING THEORY

( Quantum computing theory kubit ve kuantum algoritmaları incelerken İLE classical computing theory bit ve klasik algoritmaları inceler )

( Formül: Quantum speedup )


- QUANTUM COMPUTING ile/||/<> CLASSICAL COMPUTİNG

( Quantum computing kubit superpozisyonu kullanırken İLE classical computing binary bit mantığı kullanır )

( Formül: Quantum parallelism )


- QUANTUM CRYPTOGRAPHY ile/||/<> CLASSICAL CRYPTOGRAPHY

( Quantum cryptography kuantum mekaniği ilkelerine dayalı güvenlik sağlarken İLE classical cryptography matematiksel algoritma zorluğuna dayanır )

( Formül: No-cloning theorem )


- QUANTUM ERROR ile/||/<> CLASSICAL ERROR

( Quantum error kuantum dekoherans ve ölçüm hatalarıyken İLE classical error deterministik bit flip hatalardır )

( Formül: Quantum decoherence )


- QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CLASSICAL FİELD THEORY

( Quantum field theory alanların kuantum doğasını tanımlarken İLE classical field theory sürekli klasik alanları tanımlar )

( Formül: Feynman diagram )


- QUANTUM PHASE TRANSITION ile/||/<> CLASSICAL PHASE TRANSITION

( Quantum phase transition sıfır sıcaklıkta kuantum dalgalanma kaynaklıyken İLE classical phase transition termal dalgalanma kaynaklıdır )

( Formül: Quantum critical point )


- QUANTUM SENSING ile/||/<> CLASSICAL SENSING

( Quantum sensing kuantum koherans kullanarak hassasiyet artırırken İLE classical sensing klasik ölçüm limitleriyle kısıtlıdır )

( Formül: Heisenberg limit )


- QUANTUM TELEPORTATION ile/||/<> CLASSICAL COMMUNİCATION

( Quantum teleportation kuantum durumunu uzaktan aktarımken İLE classical communication klasik bilgi gönderimi yapar )

( Formül: Bell measurement )


- QUARRY MACHINE, ROCK CRUSHER, STONE BREAKER, STONE CRUSHER/SAMPHIRES, SEAL FENNEL FAMILY[İng.] ile/değil/yerine/= CONCASSEUR, CONCASEUR DE PIERRES[Fr.] ile/değil/yerine/= SAXIFRAGACEAE[Lat.] ile/değil/yerine/= TAŞKIRAN

( bayındırlık, yapıcılık: Yol, bina vb. yapımında kullanılacak çakıl ya da taşları elde etmek için, büyücek kayaları kırıp ufalamaya yarayan makine. )


- QUARTER :/yerine ÇEYREK


- QUARTILE/QUADRATURE/QUADRANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEYREKLIK

( Bir dizi ya da dağılımı dört eşit parçaya ayıran ve ikinci dörtte birlik niteliğindeki ortancayla birlikte ilk ve son dörtte birlik bölümleri belirleyen üç konumsal ölçüm. )


- QUINCE[İng.] ile/||/<> COGNASSIER, COIGNASSIER[Fr.] ile/||/<> CYDONIA OBLONGA[Lat.] ile/||/<> ECHTE QUITTE, BIRNQUITTE[Alm.] ile/||/<> AYVA

( Gülgiller Rosaceae familyasından yapraklarını döken doğal olarak Kafkasya ve Kuzey İranda yayılış gösteren ülkemizde meyvesi için yetiştirilen bir tür Yerel ağızlarda ayva yanında hayva biçimi de geçer Bu biçimin başındaki h ikincil bir sestir Doerfer UAJb N F 1 105 137 2 141142 147 hayvanın başındaki hyi birincil bir ses olarak değerlendirmiştir Az hayva ayva ayva ayva Blk ayva Afşar Kâbil ayva TDAY 1977 221 ayva Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede avya olarak kullanılır Eski Kıpçakça sözlüklerde Türkmence bir veri olarak ayva biçimi geçer Bu biçimin göçüşme sonunda oluştuğu açıktır avya ayva Türkçede buna benzer göçüşme örneklerine sıklıkla tanık oluyoruz havyar Farsçadan alındığı anlaşılıyor ābia bia ayva Farsçadan Osetçeye de bia olarak geçmiştir Abaev ÊS 3 260 Farsçada ayvaya ābī a guince bih bihī ve tūc gibi birtakım adlar da verilir Türkçeden komşu dillere de geçmiştir Rusça ajva Quitte Cydonia vulgaris Türkçeden alınmıştır Dmitriev Stroj 510 520 Vasmer REW 1 7 Çingenece haiva coing de Türkçeden geçmiştir Paspati 253 Çağdaş Türk diyalektlerinde ayvaya türlü adlar verilir ebi Sart behi beyi bihi bihi behi Bu adların da Farsçadan kökenlendiği anlaşılıyor Türkçede kullanılan yemiş adlarının büyük bir bölümü Farsçadan alınmıştır Türkçe incir nar şeftali zerdali gibi Dilimizde Türkçe yemişin yerini tutmuş olan meyve meyva de Farsçadır Bugün daha çok yerel ağızlarda bir çeşit şeftali olarak geçen hülü sözü de Farsça bir alıntıdır Räsänen V 153a kökenini vermemiştir Clauson ED 16b 268a Türk yurtlarında yetişmeyen exotic bir yemişin adı olarak ayvanın bir alıntı olması olasılığını dile getirmiş Kâşgarlı Mahmudun verdiği avya biçimini de saymış ancak bu biçimin düzeltilmesi gereken bir veri olduğunu bildirmiştir Farsçada ayvaya verilen ābia adı Kâşgar lı Mahmuda borçlu olduğumuz avya biçimini doğrulayan bir tanıktır Sevortyan ÊSTJa ayva biçimini sözlüğüne almamıştır Leksikaya göre 137138 Oğuz alanındaki diyalektlerde protetik bir h geçer Doerfer de hayvanın başındaki hyi birincil bir ses olarak değerlendirmişti )

( QUINCE )

( COGNASSIER, COIGNASSIER )

( ECHTE QUITTE, BIRNQUITTE )

( CYDONIA OBLONGA )


- QUORUM SENSING ile/||/<> CHEMOTAXIS

( Quorum sensing hücre yoğunluğu algılamasıyken İLE chemotaxis kimyasal gradiente doğru harekettir )

( Formül: Acyl-homoserine )


- RABIT ile/||/<> CONJUNCTION[İng.] ile/||/<> CONJONCTION[Fr.] ile/||/<> KONJUNKTION, BINDEWORT[Alm.] ile/||/<> BAĞLAÇ

( Derleme bağ bağlama Eş görevli sözcükleri ya da tümceleri birbirine bağlayan sözcük Ve veyo veyahut ile bile fakat çünkü madem ya ya gerek gerek ne ne hem de ya da ki vb )

( CONJUNCTION )

( CONJONCTION )

( KONJUNKTION, BINDEWORT )


- CONCENTRATION RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DERİŞİM


- RADIOFREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT RADIOFRÉQUENCE[Fr.] / FUNKFREQUENZSTROM, RADIOFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS AKIMI


- RADIUM CELL[İng.] / CELLULE DU RADIUM[Fr.] / RADIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- RAHAT ile ÇOLPA/MELEME

( Rahatına düşkün. )


- RAHATLIK ile/ve CESÂRET

( Gereksiniminiz, içimizde bulacağımız cesârettir. )

( COMFORT vs./and COURAGE
Your need is the courage you're going to find inside yourself. )


- RAHÎM:
CENİN ve/<> CAN ve/<> CENNE(T)


- RAKİP/HASIM[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEKİŞTEŞ/KARŞIDAŞ/YARIŞTAŞ


- RAMSDEN CIRCLE[İng.] / CERCLE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DAİRESİ


- RANKINE CYCLE[İng.] / CYCLE DE RANKINE[Fr.] / CLAUSIUS-RANKINE-PROZESS, RANKINE-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE ÇEVRİMİ


- CLAUSIUS-RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SCAKLIK ÖLÇEĞİ


- RACEMIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS RACEMIQUES[Fr.] / RAEEMVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK BİLEŞİK


- RASTLANTI["RASLANTI" değil!] = TESADÜF = CHANCE, HAZARD[İng.] = HASARD[Fr.] = ZUFALL[Alm.]


- RAUF ile ÇOK ACIYAN, ESİRGEYEN, MERHAMET SAHİBİ


- RAVEN[İng.] ile/||/<> GRAND CORBEAU[Fr.] ile/||/<> CORVUS CORAX[Lat.] ile/||/<> ROLKRABE[Alm.] ile/||/<> KARAKARGA

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının kargagiller Corvidae familyasından 60 cm kadar uzunlukta tüyleri parlak kara renkte mavi erguvanî parlaklık gösteren Palearktik bölge ve Kuzey Amerikada dağlık fundalık yerlerde yaşayan bir tür )

( RAVEN )

( GRAND CORBEAU )

( ROLKRABE )

( CORVUS CORAX )


- RAW :/yerine ÇİĞ, HAM


- RAYİÇ BEDEL ile/||/<> CARİ FİYAT

( cari fiyat )


- RAYLEIGH CYCLE[İng.] / CYCLE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇEVRİMİ


- RAYLEIGH CRITERION[İng.] / CRITÈRE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÖLÇÜTÜ


- COURANT RÉACTIF[Fr.] / BLINDSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF AKIM


- RÉCEPTACLE/ANANTH[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇIÇEKSIME

( Çökeltilerin buharlaşmasıyle, kayaçların üstünde kalan tortul. @@ Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. Örn. çamaşır sodasının tozlaşması. @@ bk. tozlaşma. )


- REÇİNE[Yun.] ile/değil ÇİS

( ... İLE/DEĞİL Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir nesne durumuna geçen bir çeşit şekerli özsu, kudret helvası. )


- REDDÂDE ile/ve/||/<> ÇOBAN ile/ve/||/<> MÜŞHİR

( VI. yy.'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. )


- REFERANS ELEKTROT ile/||/<> ÇALIŞMA ELEKTRODU

( Referans sabit potansiyel Ag/AgCl, çalışma reaksiyon yeri. )

( Formül: Sabit İLE değişken )


- REGULARITY/COORDINATION/COORDINATES[İng.] ile/değil/yerine/= COORDINATION/COORDONNÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KOORDINATION/KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME

( Bir müzik parçasını yeni bir düzen içinde yeniden kurma, işleme. @@ Sinema/TV. 1. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. 2. İşlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. @@ Güreş karşılaşmalarını düzenleyip yapılmalarını sağlama. @@ Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. @@ bk. devşirim. @@ bk. ölçüleme. @@ Tecimde verimli çalışmayı sağlamak amacıyla işlerin düzene konulması. @@ @@ @@ 1. Ayarlama, bir olayın seyir ya da gelişimini kontrol altında tutma. 2. Biyolojide organizmanın değişen koşullara bağlı olarak uyum göstermesi. )


- REHÂVET değil/yerine/>< CESÂRET


- REİSİCUMHUR[Ar. < REʾĪS + CUMHŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> CUMHURBAŞKANI


- REKÂBET EDERSEK değil/yerine/>< CESÂRET EDERSEK

( Aynılaş(tır)ırız. DEĞİL/YERİNE/>< Farklılaş(tır)ırız. )


- REKÂBET[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEKİŞKİ/YARIŞKI


- REKABET ile/||/<> COMPETITION[İng.] ile/||/<> CONCURRENCE[Fr.] ile/||/<> YARIŞIM

( 1 Kendi mallarının satışını kolaylaştırma ve hızlandırma başkalarına ilişkin malların satışını da yavaşlatma ve engelleme amacıyla tecimci ve yapımcılar arasında uygulanan yarışım 2 Aynı düzeyde aynı tür mallar arasında satışı yoğunlaştırma ve karşıtına ilişkin malların satışını engelleme amacıyla malın satış koşulları ve özelliğiyle niteliğinde daha olumlu sonuçlar sağlayarak çabalarda bulunma )

( COMPETITION )

( CONCURRENCE )


- RELAY[İng.] ile/||/<> COURSE DE RELAİS[Fr.] ile/||/<> STAFFELLÄUFE[Alm.] ile/||/<> BAYRAK YARIŞI

( Bayrak sopasını aktarma alanında elden ele geçirme yoluyla aşamalı olarak her atletçe bir bölümü koşulan takım yarışı )

( RELAY )

( COURSE DE RELAIS )

( STAFFELLÄUFE )


- RELÜKTİVİTE | ÇEKİNGENLİK ile/||/<> ÇEKİNGENLİK

( Çoğu kimsenin ürkeklik duymadığı durumlar karşısında hafif korku ve ürkeklik duyma durumu Mıknatıssal geçirgenliğin tersi )

( TIMIDITY | RELUCTIVITY )

( RÉLUCTIVITÊ )


- REMOVE :/yerine ÇIKARMAK


- COLOR, COLOUR, PAINT MILL[İng.] / COULEUR[Fr.] / FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK/BOYA DEĞİRMENİ


- CHROMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= RENK DİNAMİĞİ


- CHROMATIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ CHROMATIQUE[Fr.] / FARBEMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK DUYARLILIĞI


- CHROMOISOMERISM, CHROMOTROPY[İng.] / CHROMOISOMÉRIE, CHROMOTOPIE[Fr.] / CHROMISOMERIE, CHROMATOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK İZOMERİ


- CHROMATIC PARALLAX[İng.] / PARALLAXE CHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= RENK PARALAKSI


- CHROMATIC ABERRATION[İng.] / FARBFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK SAPINCI


- RENKLENDİRMEK ile/ve ÇEŞİTLENDİRMEK


- COLORING MATTER[İng.] / MATIÈRE COLORANT[Fr.] / FARBENVERDÜNNER[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ NESNE


- CHROMATICITY DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE CHROMATICITÉ[Fr.] / FARBIGKEITSDIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- CHROMATICITY COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES DE CHROMATICITÉ[Fr.] / FARBIGKEITSKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK KOORDİNATLARI


- CHROMATICITY[İng.] / FARBIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK


- LEVNÎ[Osm.] / CHROMATIC[İng.] / CHROMATIQUE[Fr.] / CHROMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKSEL, KROMATİK


- RENOUÉE[Fr.] ile/||/<> ÇOBANDEĞNEĞİ

( botanik )

( RENOUÉE )


- REPLY :/yerine CEVAPLAMAK


- REPRODÜKSİYON[Fr. < REPRODUCTION] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOĞALTMA


- REPRODÜKSİYON/REPRODUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, ÇOĞALTIM, ÜREME


- REPRODÜKTÖR | MÜLTİPLİKATÖR | ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI

( Bir delikli kart destesini okuyup kartların birer benzerini delen makine basımcılık Resim yazı tablo afiş vb basıp çoğaltma işinde kullanılan aygıt Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt )

( REPRODUCER | MULTIPLIER | DUPLICATOR | REPLICATOR )

( REPRODUCTRICE DE CARTES, DUPLICATRICE DE CARTES | REPRODUCTEUR | MULTIPLICATEUR )

( VERVIELFACHER )


- REPUBLICAN :/yerine CUMHURİYETÇİ


- REPÜLSİYON | DEFETMEK | İTME >< ÇEKİŞ


- RESESİF[Fr. < RÉCESSI] ile/değil/yerine/= ÇEKİNİK


- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKİNİK


- RESESİF[Fr. < RÉCESSIF]/RECESSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİNİK


- RESİDUE THEOREM ile/||/<> CAUCHY INTEGRAL

( Residue ∮f=2πi∑Res, Cauchy ∮f/(z-a)=2πif(a). )

( Formül: Sum of residues İLE function value )


- RESMİYET ile CİDDİYET ile KİBARLIK ile MESAFE/Lİ/LİK

( Olgun kişiler, başkalarıyla aralarına mesafe koyarken, bunu hiddetle değil asâletle yapar. )

( FORMALITY vs. SERIOUSNESS vs. REFINEMENT vs. DISTANCE/Y/NESS )


- RESOLÜSYON[Fr. < RÉSOLUTION] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖZÜNÜRLÜK


- RESOLUTION :/yerine ÇÖZÜM, KARAR


- RESOLVE :/yerine ÇÖZMEK


- RESPOND :/yerine CEVAP VERMEK


- RESPONDENT :/yerine CEVAPLAYAN


- RESPONSE :/yerine CEVAP, YANIT


- RESPONSE[İng.] ile/||/<> RÉPONSE, COMPERTEMENT REPUNDANT[Fr.] ile/||/<> REIZANTWORT, ANTWORTREAKTION[Alm.] ile/||/<> CEVAP[Ar. < CEVÂB]

( 1 Bir uyartı sonucu olarak bir hücre ya da organizmanın hareket salgılama gibi faaliyeti 2 Çevredeki değişikliklere göre bir organizmanın davranışı )

( RESPONSE )

( RÉPONSE, COMPERTEMENT REPUNDANT )

( REIZANTWORT, ANTWORTREAKTION )


- RESSAM ile/||/<> ANIMATOR, CARTOON FILM ARTIST, CARTOON FILM DESIGNER[İng.] ile/||/<> ANIMATEUR(-TRICE), CHEF ANIMATEUR(-TRICE)[Fr.] ile/||/<> TRICKFILMZEICHNER, HAUPTPHASENZEICHNER, TRICKZEICHNER, PHASENTRICKZEICHNER, PHASENZEICHNER, ZEICHNER[Alm.] ile/||/<> CANLANDIRICI

( Sinema Bir canlıresim ya da çizem filmi için devinimliliği sağlayan resimleri gerçekleştiren sanatçı )

( ANIMATOR, CARTOON FILM ARTIST, CARTOON FILM DESIGNER )

( ANIMATEUR(-TRICE), CHEF ANIMATEUR(-TRICE) )

( TRICKFILMZEICHNER, HAUPTPHASENZEICHNER, TRICKZEICHNER, PHASENTRICKZEICHNER, PHASENZEICHNER, ZEICHNER )


- RESÜLMAL ile/||/<> CAPITAL[İng.] ile/||/<> BAŞMAL

( CAPITAL )


- RETİNADA:
KONİLER ile/ve/||/<> ÇUBUKLAR

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- RETRAKSİYON/RETRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİLME


- REZOLÜSYON[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜLME | DÜZELME | ÇÖZÜNÜRLÜK


- CAPTURE DE RÉSONANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= REZONANS YAKALAMA


- RGB ile/ve/değil/yerine/||/<>/> CMYK


- RIGHT WINGS[İng.] ile/||/<> CHÂSSİS DE COULİSSE DROİT[Fr.] ile/||/<> RECHTIGER KULISSENRAHMEN[Alm.] ile/||/<> SAĞ KANAT

( Sahne ağzına koşut olarak konulan kulis panosu )

( RIGHT WINGS )

( CHÂSSIS DE COULISSE DROIT )

( RECHTIGER KULISSENRAHMEN )


- RÎME, ÂJÎH/PÎH[Fars.] ile/değil/yerine/= ÇAPAK


- RING-CLOSING METATHESIS ile/||/<> CYCLIZATION REACTION

( Ring-closing metathesis olefin metathesis yoluyla halka oluştururken İLE cyclization reaction farklı mekanizmalarla halka kapatır )

( Formül: Grubbs catalyst )


- RİSK ile/||/<> RISK[İng.] ile/||/<> RISIKO[Alm.] ile/||/<> ÇEKİNCE

( Karar kuramı Yitim işlevi tanımlanabilen olası kararlar için deneysellikten beklenen tümdeğer ile yitim işlevinin beklenen değeri arasındaki çıkarım )

( RISK )

( RISIKO )


- RİYASETİCUMHUR[Ar. < RİYASET + CUMHUR] ile/değil/yerine/=/||/<> CUMHURBAŞKANLIĞI


- RNA WORLD ile/||/<> METABOLİSM FIRST ile/||/<> CLAY ile/||/<> PANSPERMİA

( Yaşamın başlangıcı hipotezleri. )

( Formül: CH₄ + NH₃ → amino acids )


- ROBOT ile/değil ÇOCUK


- ROBUST STATİSTICS ile/||/<> CLASSICAL STATİSTICS

( Robust statistics aykırı değerlere karşı dirençli yöntemler geliştirirken İLE classical statistics aykırı değerlerin olmadığını varsayar )

( Formül: M-estimators )


- ROD OF ASCLEPIUS ile CADUCEUS

( )

( Açıklamaları için ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- ROLLER/ROLLERS/ROLLERLIKE BIRDS[İng.] ile/değil/yerine/= RALLIER D'EUROPA/ROLLIERS[Fr.] ile/değil/yerine/= CORACIAS GARRULUS/CORACIIDAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN/CORACIAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN/CORACIIFORMES, CORACIAS: GÖKKUZGUN; FORMIS: BIÇIM[Lat.] ile/değil/yerine/= BLAURACKE/EIGENTLICHE RAKEN/RAKEN/RAKENVÖGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖKKUZGUN

( Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, gökkuzgungiller (Coraciidae) familyasından, Türkiye'nin her tarafında yazın kuluçkaya yatan, açık ve ağaçlı yerlerde yaşayan, havada yakaladığı böceklerle beslenen, ayrıca fare, kertenkele ve kurbağa gibi canlıları da yiyen, yakaladığı büyük hayvanları önce gagası ile dallara ve yere çarparak öldüren göçmen bir tür. Kuzgun, mavi kuzgun, yeşil karga. )


- ROLLERLIKE BIRDS[İng.] ile/||/<> ROLLIERS[Fr.] ile/||/<> CORACIIFORMES, CORACIAS: GÖKKUZGUN; FORMIS: BIÇIM[Lat.] ile/||/<> RAKENVÖGEL[Alm.] ile/||/<> GÖKKUZGUNUMSULAR

( Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünden gökkuzgunlar Coraciae gece yırtıcıları Striges ağaçkakanlar Pici çobanaldatanlar Caprimulgi sağanlar Cypseli fare kuşları Colii kemirgen gagalılar Trogones alt takımlarını içine alan bir takım Kuzgun kuşları )

( ROLLERLIKE BIRDS )

( ROLLIERS )

( RAKENVÖGEL )

( CORACIIFORMES, CORACIAS: GÖKKUZGUN; FORMIS: BIÇIM )


- ROLLERS[İng.] ile/||/<> ROLLIERS[Fr.] ile/||/<> CORACIAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN[Lat.] ile/||/<> RAKEN[Alm.] ile/||/<> GÖKKUZGUNLAR

( Kuşlar Aves sınıfının karinalılar Carinatae bölümünün gökkuzgunumsular Coraciiformes takımından gökkuzgungiller Coraciidae arı kuşugiller Meropidae yalıçapkınıgiller Alcedinidae çavuş kuşugiller Upupidae boynuzlu gagalıgiller Bucerotidae familyalarını içine alan bir alt takım )

( ROLLERS )

( ROLLIERS )

( RAKEN )

( CORACIAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN )


- ROLLERS[İng.] ile/||/<> ROLLIERS[Fr.] ile/||/<> CORACIIDAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN[Lat.] ile/||/<> EIGENTLICHE RAKEN[Alm.] ile/||/<> GÖKKUZGUNGİLLER

( Kuşlar Aves sınıfının gökkuzgunumsular Coraciiformes takımının gökkuzgunlar Coraciae alt takımından Afrika Avustralya ve Asyada ormanlarda ve açıklıklarda yaşayan gagaları düz ucu hafif çengelli burun delikleri çıplak yan kuyruk tüyleri diğerlerinden biraz uzun olan bir familya Gökkuzgun Coracias garrulus en iyi bilinen türüdür )

( ROLLERS )

( ROLLIERS )

( EIGENTLICHE RAKEN )

( CORACIIDAE, CORACIAS: GÖKKUZGUN )


- ROLLESTEHLEN[Alm.] ile/||/<> ÇALMA

( Sahnede başka bir oyuncunun sözlerinin ya da hareketlerinin etkisini azaltacak yolda sıra kendisinde olmadığı halde seyircinin dikkatini kendi üstüne çekme Öbür oyuncunun oyununu çalma )

( ROLLESTEHLEN )


- ROMANTISME[Fr.] ile/||/<> COŞUMCULUK

( XIX yüzyılın ilk yarısında başlayan ve klasik yazına tepki olan duygu imge ve fanteziye çok yer veren sanat akımı )

( ROMANTISME )


- RÖMORK ile/değil/yerine/= ÇEKİLEK


- RÖNTGEN ile/||/<> EINSTEIN ile/||/<> CURIE ile/||/<> HIGGS

( Çığır açan fizik keşifleri. )

( Formül: E = hf (1921) )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ROOF :/yerine ÇATI


- RÖPRODÜKSİYON[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALTMA

( Aslını bozmadan yapılan taklit. | Bir sanat yapıtının kopyası ya da taklidi. )


- ROTAXANE ile/||/<> CATENANE ile/||/<> KNOT

( Topolojik olarak kilitli yapılar. )

( Formül: [2]rotaxane )


- ROTTLE[İng.] ile/||/<> CRÉCELLE[Fr.] ile/||/<> RASSEL[Alm.] ile/||/<> KAYNANA ZIRILTISI

( Çoğunlukla dinsel törenlerde kullanılan ve içinde cinlerin ruhların bulunduğu kabul edilen sapından tutulup hızla çevrildiğinde kulak tırmalayıcı ses çıkaran ağaçtan yapılma araç )

( ROTTLE )

( CRÉCELLE )

( RASSEL )


- ROUGHİNG ile/||/<> TURBO ile/||/<> CRYO ile/||/<> ION

( Atmosfer basıncından başlayıp kaba (ön) vakuma inen mekanik pompadır; öteki pompaların çalışabilmesi için ön koşulu sağlar. @@ Çok hızlı dönen kanatlarla gaz moleküllerini iterek yüksek vakum sağlayan pompadır. @@ Yüzeyleri çok soğutup gaz moleküllerini üzerine dondurarak (yakalayarak) çok yüksek vakum kuran pompadır. @@ Gaz moleküllerini iyonlaştırıp elektrik alanıyla tutan, en yüksek (ultra) vakumu sağlayan pompadır. Dördü artan vakum derinliğine göre sıralanır ve genellikle birlikte kullanılır. )


- CERCLE DE ROWLAND[Fr.] / ROWLAND-KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ROWLAND ÇEMBERİ


- RUBBER TREE[İng.] ile/||/<> CAOUTCHOUC[Fr.] ile/||/<> FICUS ELASTICA[Lat.] ile/||/<> PARAKAUTSCHUKPFLANZE[Alm.] ile/||/<> LÂSTİK AĞACI

( Dutgiller Moraceae familyasından derimsi geniş yapraklı ana vatanı Asya olan ülkemizde kauçuk adıyla süs bitkisi olarak yetiştirilen gövdesinden kauçuk elde edilen ağaç formundaki bitki )

( RUBBER TREE )

( CAOUTCHOUC )

( PARAKAUTSCHUKPFLANZE )

( FICUS ELASTICA )


- RUBY ile/||/<> HENE ile/||/<> CO2 ile/||/<> FİBER

( Farklı ortam ve mekanizmalara sahip lazerler. )

( Formül: P = hνN/t )

( Formül: P = hνN/t )


- RÜCU ile/||/<> RÉTRACTION[Fr.] ile/||/<> CAYMA

( RÉTRACTION )


- RUH | CAN ile/||/<> CAN[Fars. < CÂN]

( Evrensel bir halk inanışına göre tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma uyuma düş görme sayıklama ya da tutarık tutmasına dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç Yaşamı oluşturan ve kimi kişilerce beden ve anlağın dışında ölmez bir bütünlük olarak tanımlanan güç )

( SOUL )

( ÂME )

( SEELE )


- RUH[Ar. < RŪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> CAN | DUYGU | KARAKTER | ESANS

( ruh bilgini ruh bilimi ruh doktoru ruh göçü ruh hâli ruh hastası ruh hekimi ruh ikizi ruh karmaşası ruh ölçümü ruhötesi ruh sağlığı ruhumücerret Ruhülkudüs Kutsal Ruh afyon ruhu kâfur ruhu katran ruhu lokman ruhu melisa ruhu nane ruhu nişadır ruhu odun ruhu sirke ruhu şövalyelik ruhu tesviyeruhu tuz ruhu can Allah tarafından insan bedenine üflenen ölümden sonra da varlığı devam eden ve mahiyeti tam olarak bilinemeyen ilahi ve manevi cevher tin I En önemli nokta duygu karakter Göze çarpan en belirgin nitelik esans Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi bedenin hayat gücü )


- RUHÜLKUDÜS[Ar. < RŪH + ḲUDS] ile/değil/yerine/=/||/<> CEBRAİL


- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK

( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın.
[(Rusça) "SULUGA: Hizmetkâr, uşak." ya da (Tatarca) "ŞILGA: Hizmetçi kadın, cariye." sözcüğünden geldiği de iddia ediliyormuş"] İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | "Hayat kadını", fahişe. )


- GEÇMİŞ ODAKLILIK[RUMİNASYON]:
TAKINTILI ile BUNALIMLI/ÇÖKÜNTÜLÜ

( RUMINATION: OBSSESIVE vs. DEPRESSIVE )


- RUNNER[İng.] ile/||/<> COUREUR[Fr.] ile/||/<> KOŞUCU

( Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet )

( RUNNER )

( COUREUR )


- RUS ile/değil ÇUVAŞ

( ... İLE/DEĞİL Rusya'da, Volga ırmağı kıyısında yaşayan, Türk halklarından olan kişi. | Çuvaşlara özgü olan. )


- RUSSELL AÇMAZI ile/ve/||/<> CANTOR AÇMAZI ile/ve/||/<> RICHARD AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI ile/ve/||/<> YABLO AÇMAZI ile/ve/||/<> BERRY AÇMAZI ile/ve/||/<> HETEROLOJİK AÇMAZ


- RÜSUB | ÇÖKELEK ile/||/<> ÇÖKELTME ile/||/<> ÇÖKTÜRME

( Kimyasal bir tepkime sonucunda, çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek. @@ bk. yayık altı peyniri. @@ bk. çökelti. @@ Sıvı içindeki bir tepkime sonucu, dibe çöken çözünmez özdek (deney tüpünde olduğu gibi). @@ (kimya) @@ Yağı alınmış ayranın ateşte kesilinceye kadar kaynatılması ve sonra bez torbalarda süzülmesiyle elde edilen bir süt ürünü, kesik, ekşimik, ak katık.@@bk. çökelek. @@ kimya: Çökelme sonucunda oluşan dibe çökmüş çözünmez özdek. @@ bk. çökel. @@ (biyoloji) @@ Çökelme sonucu oluşan faz ya da bileşik. @@ 1. Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti, presipitin. 2. Kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü, presipitat. 3. Bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı, presipitat.@@1. madencilik: Elde edilecek tözün süzülme ya da çözeltiye dönüştürülmesi sırasında dibe çöken tortu, 2. kimya: bk. çökelti. @@ Büyük kerpiç. (Çarıksaray *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ @@bk. çökel. @@ Ağızlarda çökelik (> çekelik) olarak da geçer. ~ Osm çökelik. < çök- 'çökmek' + -elek eki. Farsça (Horasan) çakalok Türkçeden alınmıştır (Monchi-zadeh: Xurāsān 81). )

( PRECIPITATE | HLK. | PRECIPITATION~PRECIPITATION | FLOCCULATION / FLOKÜLASYON~PRECIPITATION | SEDIMENTATION )

( PRÉCIPITÉ | PRÉCIPITATION~PRÉCIPITATION | PRÉCIPITER | FLOCULATION~PRÉCIPITATION )

( NIEDERSCHLAG | NIEDERSCHLAGEN | FÄLLUNG~NIEDERSCHLAGEN | AUSFLOCKUNG~FÄLLUNG )

( PRECIPITATO~PRECIPITAZIONE~SEDIMENTAZIONE )

( ΊΖΗΜΑ / ίζημα~ΚΑΘΊΖΗΣΗ / καθίζηση~ΚΑΘΊΖΗΣΗ / καθίζηση )


- RÜSUB ile/||/<> ÇÖKELEK ile/||/<> ÇÖKELTİ ile/||/<> ÇÖKEL

( Kimyasal bir tepkime sonucunda çözeltide çözünmediği için katı olarak ayrılan ve tanecik büyüklüğü nedeniyle dipte toplanan özdek yayık altı peyniri çökelti Sıvı içindeki bir tepkime sonucu dibe çöken çözünmez özdek deney tüpünde olduğu gibi kimya Yağı alınmış ayranın ateşte kesilinceye kadar kaynatılması ve sonra bez torbalarda süzülmesiyle elde edilen bir süt ürünü kesik ekşimik ak katık çökelek kimya Çökelme sonucunda oluşan dibe çökmüş çözünmez özdek çökel biyoloji Çökelme sonucu oluşan faz ya da bileşik 1 Çözünebilir antijenle antikorun birleşmesi sonucu büyük molekül ağırlıkta komplekslerin oluşumuna bağlı olarak oluşan çökelti presipitin 2 Kimyasal reaksiyonun çözünmeyen ürünü presipitat 3 Bir örneğin santrifüjden sonra dipteki çöken kısmı presipitat 1 madencilik Elde edilecek tözün süzülme ya da çözeltiye dönüştürülmesi sırasında dibe çöken tortu 2 kimya çökelti Büyük kerpiç Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta çökel Ağızlarda çökelik çekelik olarak da geçer çökelik çök çökmek elek eki Farsça Horasan çakalok Türkçeden alınmıştır Monchizadeh Xurāsān 81 )

( PRECIPITATE | HLK. | PRECIPITATION )

( PRÉCIPITÉ | PRÉCIPITATION )

( NIEDERSCHLAG | NIEDERSCHLAGEN | FÄLLUNG )

( PRECIPITATO )

( ΊΖΗΜΑ / ίζημα )


- RÜSUP[Ar. < RUSŪB] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKELTİ


- RÜSUP ile/değil/yerine/= ÇÖKEL/ÇÖKELTİ/TOPUT/TORTU


- RYDBERG TASHÎHİ[Osm.] / RYDBERG CORRECTION[İng.] / CORRECTION DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG DÜZELTMESİ


- RYDBERG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG SABİTİ


- CLOCKWISE[İng.] / DANS LE SENS DES AIGUILLES D'UNE MONTRE[Fr.] / IN DER RICHTUNG DES UHRZEIGERS, IM UHRZEIGERSINN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT YÖNÜ


- COUNTER-CLOCKWISE[İng.] ile/değil/yerine/= SAATİN TERS YÖNÜ


- SABÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇOCUK

( HENÜZ MEMEDEN KESİLMEMİŞ ERKEK ÇOCUK | ÜÇ YAŞINI TAMAMLAMAYAN ERKEK ÇOCUK )


- SABIR ile/ve/değil/<>/ne yazık ki ÇIKAR


- CONSTANT ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT HATA


- CONSTANT BOILING HCL[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KAYNAYAN HCL


- CONSTANT MASS[İng.] ile/değil/yerine/= SABİT KÜTLE


- BASE LOAD CONSUMPTION[İng.] / CONSOMMATION EN RUBAN[Fr.] / BANDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİT YÜK TÜKETİMİ


- SABİT ile/ve/||/<> ÇAKILI


- SABİTLEŞTİRME ile/||/<> DONDURMA ile/||/<> DONDURMAK ile/||/<> CONCESSION, BINDING[İng.] ile/||/<> CONCESSION[Fr.] ile/||/<> ÖDÜN

( Gümrük vergisinin uluslararası antlaşma ve görüşmeler sırasındaki düzeyde tutulması a ödün Beton Çukurören Güdül Ankara Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık )

( BINDING, CONSOLIDATION | FREEZE | FREEZING )

( CONSOLIDATION )


- SACAYAĞI ile/||/<> SACAYAK ile/||/<> SAC BÖREĞİ ile/||/<> SAC EKMEĞİ ile/||/<> ÇALKANTI SACI

( Yassı demir çelik ürünü Bu üründen yapılan Bu nesneden yapılmış üzerinde yufka yapılan dışbükey pişirme aracı )


- SCATTERING CROSS SECTION[İng.] / COUPE EFFICACE DE DIFFUSION[Fr.] / STREUQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA TESİR KESİTİ


- SAÇILMA ile/||/<> ÇOKLU SAÇILMA

( Elektromanyetik ışınlar ya da yüklü tanecik demetlerinin katı, sıvı ve gaz atom ya da molekülleriyle etkileşerek geliş doğrultusundan sapması. | Bir taneciğin bir başka tanecik ya da tanecik düzeniyle çarpışması sonucu yön ve enerjisinin değiştiği süreç. İLE/||/<> Çok sayıda çarpışmaya uğrayan bir taneciğin toplam momentumunun, tek tek çarpışmalar sırasında kazandığı momentumlann toplamına eşit olduğu saçılma. )

( SCATTERiNG VS. MULTiSCATTERiNG )

( LA DiFFUSiON, LA DiSPERSON AVEC MULTiDiFFUSiON )

( STREUUNG MiT MEHRiGE STREUUNG )

( TENâSüR iLE ... )


- SAÇKIRAN ile/||/<> SAÇ KREMİ ile/||/<> SAÇ ÖRGÜSÜ ile/||/<> SAÇYILDIZI ile/||/<> SIRMA SAÇ ile/||/<> TAKMA SAÇ ile/||/<> ARAPSAÇI ile/||/<> CİNSAÇI ile/||/<> ŞEYTANSAÇI

( Baş derisini kaplayan kıllar )


- SAÇLARIN BÜYÜME DÖNGÜSÜ AŞAMALARI:
ANAGEN ile/ve/<>/> CATAGEN ile/ve/<>/> TELOGEN


- SAÇMALIK" ile/ve/değil/yerine/<> ÇELİŞKİ


- SADELEŞTİRME ile ÇEVİRİ


- SÂDÎ ile/ve CERRÂHÎ


- SADİYYE ile/||/<> CYPÉRACÉES[Fr.] ile/||/<> CYPERACEAE[Lat.] ile/||/<> PAPİRÜSGİLLER

( botanik )

( CYPÉRACÉES )

( CYPERACEAE )


- SAF SU ile ÇOK SAF SU/İLETKENLİK SUYU

( ... İLE Öz iletkenliği 18°C'de ve vakumda 4x10¯7; OHM¹ cm¹ olan çok saf su. )


- SAFRA ile CESUR ile YİĞİTLİK ile HUYSUZLUK ile GALERİLENMİŞ ile GALERİ ile GALLİKLİK ile FRANSIZLAŞMAK ile GALLİKOL ile SAFRA TAŞI

( GALL vs. GALLANT vs. GALLANTRY vs. GALLEDNESS vs. GALLERIED vs. GALLERY vs. GALLICISM vs. GALLICIZE vs. GALLICOLOUS vs. GALLSTONE )

( زرد آب ile دلاوري کردن ile زن باز ile زن نواز ile زن نوازي ile پوست رفتگي ile موزه دار ile سالن ile جاي ارزان ile لژ بالا ile اطاق موزه ile نگارستان ile نگارخانه ile گالري ile فرانسوي مآبي ile فرانسوي مآب شدن ile موجد مازو ile مازوساز ile سنگ صفرا )

( ZARD AB ile DELAVARY KARDAN ile ZAN BAZ ile ZAN NAVAZ ile ZAN NAVAZY ile POOST RAFTAGY ile MOZEH DAR ile SALEN ile JAY ARZAN ile LOZH BALA ile OTAGH MOZEH ile NEGARESTAN ile NEGARKHANEH ile GALERY ile FARANSOY MAABY ile FARANSOY MAAB SHODAN ile MOJED MAZO ile مازوساز ile SANG SAFARA )


- ŞAGAL[Fars. < ŞAĠĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇAKAL

( çakal armudu çakalboğan çakal eriği çakal yağmuru Etoburlardan sürü hâlinde yaşayan kurttan küçük bir yaban hayvanı Canis aureus Kurnaz yalancı düzenci aşağılık kimse Zorba külhanbeyi tipli kimse Titiz huysuz olan görgüsüz )


- SAĞIR YILAN ile/||/<> ADİ ENGEREK ile/||/<> BOYNUZLU ENGEREK ile/||/<> ÇAYIR ENGEREĞİ

( Engerekgillerden genellikle dağlık yerlerde yaşayan 6575 santimetre uzunluğunda çok zehirli bir tür yılan Vipera aspis )

( VIPERA ASPIS cum/||/<> VIPERA BERUS cum/||/<> VIPERA AMMODYTES cum/||/<> VIPERA URSINII cum/||/<> VIPERA LATASTEI )


- SAĞLAMLIK AÇMAZI ile/ve/||/<> GEÇERLİLİK AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI


- SAĞLIK BİLGİSİ ile/||/<> SAĞLIK BİLİMİ ile/||/<> SAĞLIKEVİ ile/||/<> SAĞLIK GÖREVLİSİ ile/||/<> SAĞLIK HAVUZU ile/||/<> SAĞLIK HİZMETİ ile/||/<> SAĞLIK KARNESİ ile/||/<> SAĞLIK KONTROLÜ ile/||/<> SAĞLIK KURULU ile/||/<> SAĞLIK MEMURU ile/||/<> SAĞLIK MERKEZİ ile/||/<> SAĞLIK MUAYENESİ ile/||/<> SAĞLIK OCAĞI ile/||/<> SAĞLIK RAPORU ile/||/<> SAĞLIK SİGORTASI ile/||/<> SAĞLIK TARAMASI ile/||/<> SAĞLIK TOPU ile/||/<> SAĞLIK YURDU ile/||/<> İYİLİK SAĞLIK ile/||/<> BAŞSAĞLIĞI ile/||/<> CAN SAĞLIĞI ile/||/<> ÇEVRE SAĞLIĞI ile/||/<> HALK SAĞLIĞI ile/||/<> KAMU SAĞLIĞI ile/||/<> RUH SAĞLIĞI

( Bireyin fiziksel sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması vücut esenliği keyif sıhhat Sağ canlı diri olma durumu )


- ŞAHANE ile/değil/yerine/= ÇOK GÜZEL, EŞSİZ, GÖRKEMLİ


- ŞAHESER ile/||/<> CHEF - D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞESER[TR. < BAŞ + AR. < ES̱ER]

( Sanat bakımından güzelliğin doruğuna erişmiş eser )

( CHEF - D'OEUVRE )


- ŞAHESER ile/||/<> CHEF D'OEUVRE[Fr.] ile/||/<> BAŞYAPIT

( Kusursuzluğa ulaşan bir sanatla gerçekleştirilmiş yapıt belli bir türde en üstün yapıt )

( MASTERPIECE )

( CHEF D'OEUVRE | CHEF - D'OEUVRE )

( MEISTERWERK )

( CAPOLAVORO )

( ΑΡΙΣΤΟΎΡΓΗΜΑ / αριστούργημα )


- ŞAHNİŞ[Fars. < ŞÂHNİŞ] ile/||/<> ... | CUMBA

( Mimarlık Yapıların sokak ya da avluya bakan yüzlerinde cumba gibi çıkma biçiminde ve üç yönü pencereli oda a cumba çıkma )


- SAHRA ÇÖLÜ ile ÇÖL

( Yılda sadece 25 mm. yağış alır. İLE Yılda 254 mm.'den az yağış alan yer. )

( Dünya yüzeyinin 3'te 1'i, çöllerden oluşmaktadır. )

( Sahra Çölü, en büyük çöldür. [Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü kadardır.] İLE ... )

( ... ile KAFR, BÂDİYE, BEDÂVET, BEVBÂT, FEYFÂ', MERVAHA[çoğ. MERÂVÎH: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.], TÎH[Çöl. | Mısır ile Şam arasında, Sînâ Dağı'nın bulunduğu yarımadada bir çölün adı.]
KAFR[çoğ. KUFÂR]: Susuz, otsuz, ıssız çöl. )

( ... ile DEŞT, BEYÂBÂN )


- SAHRA[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇÖL


- SAHRA ile/||/<> ÇÖL

( Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad coğrafya Az çöl çöl tarla bayır dışarı çöl şöl şöl şöl çöl çöl step düzlük Alt Tel çöl step çöl şöl söl Moğolcada da çöl olarak geçer Orta da Türkçeden Moğolcaya geçmiştir Kara Hamilton Arm 91 Moğolcadan alındığı yolundaki inanç tartışmaya açıktır Türkçede kır ve kır yer de çöl olarak kullanılır Azeri alanında gır çöl anlamında kullanılmıştır Balkarlar da çöle kır ya da tüz adını verirler Tatarlar kır adını ova tarla olarak kullanırlar Sibirya diyalektlerinde ise tüs çöl olarak geçer Azeri alanında bu kökten yapılmış düzǝn çöl düz yer anlamındadır düz düz yer en eki Suriye Arapçasında Türkçeden kalma bir alıntı olarak kullanılır Türkçeden Farsçaya ve Tacikçeye de geçmiştir )

( DESERT )

( DÉSERT )

( WÜSTE )

( ÇÖL[Az.]~ÇÖL[Tkm.]~ŞÖL[Nog.]~ŞÖL[Kklp.]~ŞÖL[Kzk.]~ÇÖL[Krg.]~ÇÖL[Alt.]~ÇÖL[Tel.]~ŞÖL[Şor.]~SÖL[Sag.] )


- SAHRA[Ar. < ṢAḤRĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖL | KIR

( sahra topu çöl kır II )


- ŞAHS[Ar.] ile CÜSSE[Ar.]


- SAKAF[Ar. < SAḲF] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇATI


- SAKAK ile/||/<> ÇENE ALTI / ÇENE ALTI

( çene altı çene altı Eski kaynaklarda çenenin altındaki et gerdan olarak geçer sakak çene başlıkta çene altından geçirilerek bağlanan bağ çene bağı çene kayışı Blk sagak solungaç sagak solungaç sagak solungaç sagak çene altı sagak 1 çene altı 2 hayvanlarda döş bağı 3 küpeleri birbirine bağlayan gümüş zincir 4 başlığın çene altından bağlanan bağı Kırgızlar bu bağa sagaldırık adını da verirler Orta Türkçede sakak çene olarak geçer Eski Kıpçakçada sağak biçimi kullanılır Brockelmann OGM 64 d 72 a ve Clauson ED 807808 sakak biçiminin sakaldan ayrılamayacağını dile getirmişlerdir Clausona göre sakakın sakā kökünden geldiği anlaşılıyor Ramstedt KWb 308a Moğolca saġaġ die langen Haare hinter dem Pferdehuf od unter dem Unterkiefer des Pferdes biçimiyle birleştirmiştir Bu birleştirmeyi Räsänen V 396a de benimsemiştir Räsänen Altayca saŋat die Stelle unter dem Ohre wo der Unterkiefer anfängt die Mandeln am Halse der Unterkiefer Teleütçe saŋıt der Kiefer die Kinnlade biçimlerini de saymıştır Eski kaynaklarda çenenin altındaki et gerdan olarak geçer sakak çene başlıkta çene altından geçirilerek bağlanan bağ çene bağı çene kayışı Blk sagak solungaç sagak solungaç sagak solungaç sagak çene altı sagak 1 çene altı 2 hayvanlarda döş bağı 3 küpeleri birbirine bağlayan gümüş zincir 4 başlığın çene altından bağlanan bağı Kırgızlar bu bağa sagaldırık adını da verirler Orta Türkçede sakak çene olarak geçer Eski Kıpçakçada sağak biçimi kullanılır Brockelmann OGM 64 d 72 a ve Clauson ED 807808 sakak biçiminin sakaldan ayrılamayacağını dile getirmişlerdir Clausona göre sakakın sakā kökünden geldiği anlaşılıyor Ramstedt KWb 308a Moğolca saġaġ die langen Haare hinter dem Pferdehuf od unter dem Unterkiefer des Pferdes biçimiyle birleştirmiştir Bu birleştirmeyi Räsänen V 396a de benimsemiştir Räsänen Altayca saŋat die Stelle unter dem Ohre wo der Unterkiefer anfängt die Mandeln am Halse der Unterkiefer Teleütçe saŋıt der Kiefer die Kinnlade biçimlerini de saymıştır )


- SAKAL FIRÇASI ile/||/<> AKSAKAL ile/||/<> ÇATAL SAKAL ile/||/<> ÇEMBER SAKAL ile/||/<> DEĞİRMİ SAKAL ile/||/<> DİDON SAKAL ile/||/<> KABA SAKAL ile/||/<> KEÇİ SAKAL ile/||/<> KÖSE SAKAL ile/||/<> TAHTA SAKAL ile/||/<> TOP SAKAL ile/||/<> ERKEÇSAKALI ile/||/<> KEÇİSAKALI ile/||/<> TEKESAKALI

( Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü Gemi karinasında oluşan yosun yapışan midye vb yabancı madde )


- SAKALLI KARTAL ile/||/<> AK SAKALLI ile/||/<> ÇEMBER SAKALLI ile/||/<> DİDONA SAKALLI ile/||/<> DİDON SAKALLI ile/||/<> KEÇİ SAKALLI ile/||/<> SAÇLI SAKALLI ile/||/<> TOP SAKALLI

( Sakalı olan Yaşı geçkin savaş tutsağı )


- SAKAT[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇOLAK/SÖKEL


- SAKATLANMAK[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇOLMAK


- SÂKİN ile/||/<> CALME[Fr.] ile/||/<> DURGUN

( coğrafya )

( CALME )


- SAKIZ ile ÇENGEL SAKIZI / KENGEL/KENGER SAKIZI

( ... İLE Kenger sütünden yapılan bir sakız türü. )


- SAKIZ ile/||/<> CİKLET


- SAKSIYI SÜSLEMEK değil/yerine ÇİÇEĞİ SULAMAK


- ŞAKÜL | ŞAKUL | ŞÂKUL ÂLETİ | ÇEKÜL ile/||/<> ÇEKÜL ile/||/<> DÜŞEY ÇİZGİ

( düşey çizgi genel uygulayım Yerçekimi doğrultusunu belirtmek için kullanılan ucuna ağırlık bağlanmış ipten oluşan araç Düşey doğrultuyu bulmak için kullanılan ucuna ağırlık asılı ip fizik matematik )

( PLUMB LINE | PLUMB BOB )

( FIL À PLOMB | PLOMB, FIL À PLOMB )

( LOTTEINE, LOTSCHNUR | SENKBLEI, SENKLOT )


- ŞÂKÜL[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL

( Ucuna, küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )


- ŞAKUL[Ar. < ŞĀḲŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKÜL


- SAL YARIŞI ile/||/<> CANKURTARAN SALI ile/||/<> CAN SALI ile/||/<> ÖLÜ SALI

( Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan düz ve korkuluksuz deniz ya da ırmak taşıtı )


- SALAK/LIK ile/ve/<>/değil ÇARESİZ/LİK


- SALDIRI ile/değil/yerine ÇIKIŞ


- SALI ve CUMA

( İstinsah yapılan gün. VE ... )


- OSCILLATION CENTER[İng.] / CENTRE DE L'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM MERKEZİ


- SALKIM ile CINGIL/CİNGİL/ŞINGIL

( ... İLE Küçük, üzüm salkımı. | Boncuk, gümüş ya da altın para ile yapılmış, başlığa ya da giysiye takılan süs, )


- SALKIM ile/ve ÇİTMİK

( ... İLE/VE Üzüm salkımının küçük dalı. | İki parmak ucu ile alınan miktar, çimdik. )


- SALLANTI ile ÇALKANTI


- SALSA ile BACHATA ile MAMBO ile MERENGUE ile SAMBA ile RUMBA ile CHA CHA CHA ile PASO DOBLE ile JIVE

( Dünyanın her yerinde bilinen Salsa, Avrupa'da, Karayipler'de, özellikle Küba ve Porto Riko'da, Orta Amerika'da, Panama, Guatemala ve New York'un Latin kolonilerinde çok gelişir. Elektrikli çalgıların da kullanıldığı Salsa danslarında, Afrika kökenli vurmalı çalgılar ve bakır üflemeli sazlar büyük rol oynar. Salsa'da, şarkılar her zaman İspanyolca olup şarkıların başlıca işlevi, dans figürlerine eşlik etmektir. Dünyanın belirli bölgelerinde, belirgin olarak ötekilerden ayrılan Salsa stilleri vardır. Birbirinden farklı figürlere sahip olan Salsa'nın tarzları, aynı dansın farklı yaklaşımları ve felsefeleri olarak kabul edilebilir.

İLE

1980'lerde, Dominik Cumhuriyeti'nde, turizmin gelişmesi ve ülkenin dünyaya açılması sonucu popülerliği artan Bachata, içinde aşk, tutku gibi duyguları yansıtan romantik şarkılarla yapılan bir dans türüdür. Bachata, ayrıca, ülkemizde Salsa'dan sonra en çok yeğlenen, yakın eşli bir danstır.

İLE

Küba'da ortaya çıkan Mambo, Kuzey Amerika'daki, Swing ve Rock gibi türlerden etkilenerek günümüzde yapılan biçimini alır. Erkek dansçının sol ayakla başladığı ve ağırlık merkezini ise kalça olarak belirlediği bu dans türü, en yaygın biçimde Küba'da karşımıza çıkar. 1950'li yıllarda, Avrupa tarafından da tanınan Mambo, kıtaları aşan bir dans olarak tüm dünyaya yayılır.

İLE

Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olan Merengue, özellikle küçük ve kalabalık dans salonlarına karşı oynanan bir dans türüdür. Oldukça hareketli figürler içeren Merengue, öğrenilmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansı olarak da bilinir. Çiftlerle değil bir çember biçiminde uygulanan Merengue, hızlı ayak hareketleri, omuzların silkilmesi ve kıvrak kalça hareketleri, bu dansın ana yapısını oluşturur.

İLE

Samba, Brezilya'nın Rio kentinde düzenlenen karnavallarda, kutlama ve eğlenceyi temsil eden dans olarak bilinir. Brezilya müziğine ait kuvvetli bir davulun da yer aldığı, özgün bir müziğe sahip olan Samba, Rio Karnavalı'ndaki dansçıların, gösterişli giysileriyle gösteriye dönüşür. Karnavallarda yapılan bu tip Samba, daha gelişmiş bir biçim olan Uluslararası Samba'dan farklıdır. Samba, Rio Karnavalı'nda, kişisel olarak uygulansa da uluslararası gösterilerde eşli olarak uygulanır.

İLE

Yavaş tempolu, zor bir Latin Amerikan dansı olan Rumba, dans eden çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. Aşkın dansı olarak da nitelendirilen rumbada, dansın tutkusunun ve etkisinin büyük bölümü, müzikteki ezgilerde yaşam bulur. Rumba'yı, kusursuz olarak uygulamak için müziğe ve teknik ayrıntılara bağlılık gerekir. Bu ayrıntılar da dansçılardaki güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar.

İLE

Amerika'da, 1950'li yıllarda, Mambo ve Rumba'nın birleşiminden doğarak ortaya çıkan Cha Cha Cha, neşeli ritmleri ve müzikleriyle zamanla tüm dünyaya yayılan bir dans türü olur ve Uluslararası Latin Amerikan Dansları'nın vazgeçilmezlerinden sayılır. Canlı, dinamik, hızlı hareketler içeren Cha Cha Cha; neşeli, sevinçli, yerinde duramayanların dansı olarak adlandırılır.

İLE

Kökleri İspanya'ya uzanan "Paso Doble", "iki adım" anlamına gelir. Temiz ve canlı hareketler gerektiren Paso Doble'nin ruhunu seyirciye aktarabilmek için yavaş ve sakin hareketlerden kaçınmak gerekir. Latin dansları arasında en son öğrenilen Paso Doble'de, doğaçlama figürler yoktur, önceden belirlenmiş bir koreografiyi gerektirir.

İLE

Temelinde akrobatik hareketler barındıran bu dans türü, İkinci Dünya Savaşı süresince, Amerika'dan İngiltere'ye yayılır ve ilk olarak 1944 yılında, Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak adlandırılır. Canlı ve enerjik olmanın yanısıra, zarif bir görünüm de gerektiren bir Latin Amerikan dansı olan Jive, oldukça hareketli figürler içerir. )


- ŞALTER | TRANSDÜKTÖR | ELEKTRİK DÜĞMESİ | KOMÜTATÖR ile/||/<> KOMÜTATÖR ile/||/<> ÇEVİRGEÇ

( çevirgeç A ve B operatörleri için A B ile gösterilen ve A B ABBA biçiminde tanımlanan operatör Sinema TV 1 Bir akımı başka çeşit akıma örneğin dalgalı akımı doğru akıma çeviren aygıt 2 Bir yinelenimi başka bir yinelenime örneğin ÇYYi PYYe çeviren aygıt 3 Bir televizyon ölçününü başka bir ölçüne çeviren aygıt 4 Belli bir koda sokulmuş bilgiyi başka bir kılığa sokan aygıt Bir veriyi bir gösterimden başka bir gösterime dönüştüren herhangi bir aygıt Anlam karışıklığı yaratmayacak bir bağlam içerisinde kullanıldığında çevirici de denir sayısalörneksel çevirici örnekselsayısal çevirici fizik elektrik 1 Elektrik akımını açıp kapama ya da değiştirme işini yapan araç 2 değiştirici İçinde kıvıl yüklü eksicik gibi taneciklerin çember biçiminde dönüp durdukları yüksek erkeye getirme aygıtı Kızgın sac üzerindeki yufkayı alt üst yapmaya yarayan tahta Beyköy Arok Şarkikaraağaç Özgüney Yalvaç Isparta Elektriksel sessel ışıksal titreşim ortamları arasına yerleştirilerek bunların birinin ötekine çevrilimesini sağlayan güç dönüştürücü aygıt Bir elektrik çevrimini gerektiğinde açık kapamaya yarayan aygıt )

( COMMUTATOR )

( COMMUTATEUR )

( KOMMUTATOR )


- ŞALVAR/DİMİ ile ÇAKŞIR

( ... İLE Bir çeşit erkek şalvarı. | Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. )


- ŞALVAR ile/değil ÇİNTAN

( ... İLE/DEĞİL Kadın şalvarı. )


- SAMADHİ[Sansk.] = CH'AN TİNG, SANWEİ SAMOTİ[Çince]


- SAMAN ile ÇELMİK

( ... İLE Buğday ve başakla karışık, iri saman. )


- ŞAMANDIRA ile CANLI

( BUOY vs. BUOYANT )

( روآبي ile کويچه ile شناور ساختن ile شناور )

( روآبي ile KOYCHEH ile SHENAVAR SAKHTAN ile SHENAVAR )


- ŞAMDAN ile/değil ÇIRAKMA/ÇIRAKMAN

( ... İLE/DEĞİL Üzerine, kandil, mum ya da herhangi bir ışık konulan, yüksek tabla. )


- SAMİMİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> CÂZİBE[Ar.]


- SAMİMİYET ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇIKAR


- ŞAMPİYONLUK ile/||/<> CHAMPIONNAT[Fr.] ile/||/<> BİRİNCİLİK

( Dünya kıta ülke eyalet ve bölge birincilikleri için düzenlenen yarışların genel adı )

( CHAMPIONNAT )


- SANAT YAPITININ:
"KÖKLERİ" ve/<> "DALLARI" ve/<> "ÇİÇEKLERİ/MEYVELERİ"

( Kültürün özsuyuyla beslenir. VE/<> Öteki kültürlerin yağmurlarıyla ıslanır. VE/<> Evrensel uygarlık uzamına armağan olur. )


- SANATIN ÖLÜMÜ ile ÇIRAĞIN ÖLÜMÜ

( [Çırak, ustasını ...] Sollamazsa. İLE Hatalı sollarsa. )


- SANCAQ[Azr.] = ÇENGELLİ İĞNE[Tr.]


- SAND GROUSE[İng.] ile/||/<> PTÉROCLIDÉS[Fr.] ile/||/<> PTEROCLIDAE[Lat.] ile/||/<> FLUGHÜHNER[Alm.] ile/||/<> ÇÖL TAVUĞUGİLLER

( pteron kanat kleis anahtar Kuşlar Aves sınıfının yağmur kuşları Charadriiformes takımının çöl tavukları Pterocles alt takımından küçük başlı ve kısa gagalı kanatları ve kuyrukları sivri iyi uçan Avrupa Asya ve Afrikada yaşayan türlere sahip bir familya )

( SAND GROUSE )

( PTÉROCLIDÉS )

( FLUGHÜHNER )

( PTEROCLIDAE )


- CHAIR FORM[İng.] ile/değil/yerine/= SANDALYE ŞEKLİ


- SANSASYONEL[Fr. < SENSATIONNEL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇARPICI


- SANSASYONEL ile/değil/yerine/= ÇARPICI/SES GETİREN


- SANSÜR KOMİSYONU, KONTROL KOMİSYONU, MURAKABE KOMİSYONU, SANSÜR HEYETİ ile/||/<> BOARD OF REVIEW (OF CENSORS), CENSOR BOARD[İng.] ile/||/<> COMMİSSİON DE CONTRÔLE (DE CENSURE)[Fr.] ile/||/<> PRÜFUNGSAUSSCHUSS, ZENSURAÜSSCHUSS[Alm.] ile/||/<> DENETLEME KURULU

( Sinema Filmleri denetlemek amacıyla belirli kişilerden oluşan resmi yarı resmi ya da özel topluluk )

( BOARD OF REVIEW (OF CENSORS), CENSOR BOARD )

( COMMISSION DE CONTRÔLE (DE CENSURE) )

( PRÜFUNGSAUSSCHUSS, ZENSURAÜSSCHUSS )


- SANSÜR ile/||/<> CENSOR, CENSORSHIP[İng.] ile/||/<> CENSURE[Fr.] ile/||/<> ÖN DENETİM

( Sanat yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi )

( CENSOR, CENSORSHIP )

( CENSURE )