Bugün[13 Temmuz 2026]
itibarı ile 12.306 başlık/FaRk ile birlikte,
12.306 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(44/51)


- OLTP/ON-LINE TRANSACTION PROCESSING[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİMİÇİ KAYIT İŞLEME


- ÖLÜ ile ÖLÜ SARHOŞ ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÖLÜ YÜK ile ÖLÜ ALAN ile ÖLÜ YIKAYICI ile ÖLÜ YIKAMA ile ÖLDÜRMEK ile SON TESLİM TARİHİ ile ÖLÜMCÜL

( DEAD vs. DEAD DRUNK vs. DEAD END vs. DEAD LOAD vs. DEAD SPACE vs. DEAD WASHER vs. DEAD WASHING vs. DEADEN vs. DEADLINE vs. DEADLY )

( فقيد ile درگذشته ile کشته ile مرده ile متوفيه ile اموات ile متوفي ile بي جان ile مست خراب ile پاتيل ile پاتيل شده ile خرمست ile بنبست ile بن بست ile شاسي اتومبيل ile فضاي راکد ile فضاي مرده ile مرده شور ile مرده شوي ile شدگان ile بي جان شدن ile موعد ile فرجه ile ضربالعجل ile مرگبار ile هلاهل ile جرار ile مهلک ile کشنده )

( FAGHYD ile DARGOZASHTEH ile KESHTEH ile MARDEH ile متوفيه ile AMVAT ile MOTOFY ile BEY JAN ile MOST KHARAB ile PATYLE ile PATYLE SHODEH ile خرمست ile BONBAST ile BAN BAST ile SHASY OTOMBYLE ile FAZAY RAKAD ile FAZAY MARDEH ile MARDEH SHOR ile MARDEH SHOY ile SHODEGAN ile BEY JAN SHODAN ile MOED ile FARJEH ile ضربالعجل ile MORGBAR ile هلاهل ile جرار ile MOTEOLK ile KESHANDEH )


- ÖLÜEVİ ile/||/<> CENAZEEVİ


- OLUK ile/değil ÇÖRTEN

( ... İLE/DEĞİL Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. )


- ÖLÜM KORKUSU ile/||/<> CAN KORKUSU


- ÖLÜM ile/değil COTARD SENDROMU

( ... İLE/DEĞİL Yaşayan biri tarafından, kendinin ölü olduğu "iddia"sıdır. Cotard'ı olanlar, sıklıkla kendinin ve dünyanın varoluşundan "kuşku duyar". Bu sanrılara, sıklıkla intihar girişimleri ve düşünceleri de eşlik etmektedir. Cotard sanrısında, genellikle gerçek dışılık düşüncesi, görsel tanıma zorluğu ve kişinin gövdesinin çürüdüğü ve kötü koktuğu inancı vardır. Cotard sanrısının nedeniyle ilgili olarak araştırmacılar arasında uyuşmazlık vardır. Bazı araştırmacılar, bunu bir muhakeme bozukluğu olarak görmektedir. )


- OLUMSAL = MÜMKÜN = CONTINGENT[İng., Fr.] = KONTINGENT, ZUFÄLLIG[Alm.] = CONTINGENS[Lat.] = CONTINGENTE[İsp.]


- OLUMSALLIK = MÜMKÜNÂT = CONTINGENCY(ing.,) = CONTINGENCE[Fr.] = ZUFÄLLIGKEIT[Alm.] = CONTINGENTIA[Lat.]


- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI


- OHMIC CONTACT[İng.] / CONTACT OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK TEMAS


- OMUZ ile/||/<> ÇİĞİN


- ON YIL ile ÇÖKÜŞ ile YOZLAŞMIŞ

( DECADE vs. DECADENCE vs. DECADENT )

( دهه ile آغاز ويراني ile تنزل ile روبانحطاط )

( DEHEH ile AGHAZ VEYRANY ile TANZEL ile روبانحطاط )


- ÖN ile CEPHE ile ÖNDEN ile CEPHE HATTI

( FRONT vs. FRONTAGE vs. FRONTAL vs. FRONTLINE )

( جبهه ile سردر ile روبرو ile جلو ile جلو خانه ile حريم ile جلو خان ile وابسته بجلو ile پيشاني )

( JABEHEH ile SARDAR ile ROBRO ile JELO ile JELO KHANEH ile HARYM ile JELO KHAN ile VABASTEH BEJELO ile PEYSHANY )


- ONAYLAMAK ile ONAY ile CİRANTACI ile ONAYLAYAN

( ENDORSE vs. ENDORSEMENT vs. ENDORSER vs. ENDORSING )

( درپشت سندنوشتن ile صحه گذاردن ile ظهرنويسي کردن ile جيرو کردن ile ظهرنويسي ile ضهر نويسي ile جيرو ile ظهر نويسي ile پشت نويسي ile صحه ile پشت نويس ile ضهر نويس )

( DARPASHT SANDNOSHTAN ile SAHEH GOZARDAN ile ZANPARNOYSY KARDAN ile JYRO KARDAN ile ZANPARNOYSY ile ZEAR NOYSY ile جيرو ile ZANPAR NOYSY ile POSHT NOYSY ile SAHEH ile POSHT NOYS ile ZEAR NOYS )


- (ÖNCELİKLİ/ÖNEMLİ/[ÖNCEKİ] OLMAZSA OLMAZ)
KAVRAM ÇİFTLERİ:

ÖNCELİK ve/||/<>/> SONRALIK
ve/||/<>
VAR OLAN ve/||/<>/> BİLGİ
ve/||/<>
NESNE/TEK ve/||/<>/> ÖTEKİ/LER
ve/||/<>
SÜREÇ ve/||/<>/> SONUÇ
ve/||/<>
YÖNTEM/USÛL ve/||/<>/> İÇERİK/ESAS
ve/||/<>
BAĞLAM ve/||/<>/> ANLAM
ve/||/<>
ÇÖZÜMLEME ve/||/<>/> ÇÖZÜM
ve/||/<>
ÖNCÜL ve/||/<>/> ÖNERME
ve/||/<>
SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ
[en az %99 ve/||/<>/> en az %1]
ve/||/<>
US/AKIL ve/||/<>/> ANLIK/ZEKÂ
ve/||/<>
EMİK/BEYİN ve/||/<>/> ANLIK/ZİHİN
ve/||/<>
DİRENÇ/İHTİYÂR ve/||/<>/> İSTENÇ/İRÂDE
ve/||/<>
DEVİM/HAREKET ve/||/<>/> ZAMAN
ve/||/<>
AN ve/||/<>/> ZAMAN

( Düşünme, konuşmak ve yaşamak üzere bilinmesi ve uygulanması gereken öncelikli ve olmazsa olmaz kavram çiftleri... [önceki olmadan sonraki olmaz!] )


- ONE TO ONE CORRESPONDENCE[İng.] ile/||/<> CORRESPONDANCE BIUNIVOQUE[Fr.] ile/||/<> EINEINDEUTIGE KORRESPONDENZ[Alm.] ile/||/<> BİRE BİR EŞLEME

( İki küme arasında bire bir ve örten fonksiyon )

( ONE TO ONE CORRESPONDENCE )

( CORRESPONDANCE BIUNIVOQUE )

( EINEINDEUTIGE KORRESPONDENZ )


- ÖNEMLİ ile/ve/<> CİDDİ

( IMPORTANT vs./and/<> SERIOUS )


- ÖNEMSEMEK ile CİDDİYE ALMAK


- [ne yazık ki]
ÖNEMSE(ME)MEK ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKAR(SIZLIK)


- ÖNERİ ile/ve/<>/yerine ÇÖZÜM

( Burada/şurada/orada değil! Sende! )

( SUGGESTION vs./and/<> CONSEQUENCE
CONSEQUENCE instead of SUGGESTION )


- ÖNGÖRÜSÜZLÜK ile/ve/< BİLGİSİZLİK/CEHALET

( CEHALET: Dönüp dolaşmak, sabitesi olmamak. )

( Cehalet diye bir şey yoktur, yalnızca dikkatsizlik ve ilgisizlik vardır. )

( Cehalet neden acı verici olsun? Acı verici durumlar ve sonu gelmez yanılgıların kaynağı olan arzu ve korkunun kökeninde o vardır. )

( Kederin nedeni, cehalettir. Mutluluk anlayışı izler. )

( Bilgisizliğin belirtisi, adâletsizlik ve trajediye olan inancın derinliğidir. )

( Üzüntü, zihinsel bir acıdır (ıstırap) ve acı, mutlaka dikkat ister. Ona dikkatinizi verdiğinizde, çağrı durur ve cehalet sorunu da kaybolur. )

( Bilmeyene yaraşan ceza, bilen birinden öğrenmektir. )

( Bilgisizlik, öğrenim ile de öğrenilir. )

( Meğer, cehalet, esaretten betermiş. )

( Cehalet, tahsil ile tahsil olunur. )

( There is nothing like ignorance, only inattention.
Why should ignorance be painful? It is at the root of all desire and fear, which are painful states and the source of endless errors.
Ignorance causes sorrow. Happiness follows understanding.
Worry is mental pain and pain is invariably a call for attention. The moment you give attention, the call for it ceases and the question of ignorance dissolves. )

( FORESIGHTLESSNESS vs./and/< IGNORANCE )


- ONLINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİMİÇİ


- ONLINE :/yerine ÇEVRİMİÇİ


- ONLİNE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİMİÇİ


- ONUR/ŞEREF ve CESÂRET


- OP-/OPTO- ile/||/<> -OPSİS/OPHTHALM-/OPHTHALMO- ile/||/<> -OPİA ile/||/<> -OPSİA/-OPSİS/-OPSY ile/||/<> -OPY ile/||/<> CERAT-/CERATO-/KERA-/KERAT-/KERATO- ile/||/<> OCUL-/OCULİ-/OCULO- ile/||/<> CORE-/CORO-/-CORİA ile/||/<> PHAC-/PHACO- ile/||/<> ANİSOKORİ ile/||/<> DACRY-/DACRYO- ile/||/<> LACRİMO-/LACHRYMO- ile/||/<> CYCL-/CYCLO- ile/||/<> TARS-/TARSO- ile/||/<> İRİD-/İRİDO- ile/||/<> CANTH-/CANTHO- ile/||/<> BLEPHAR-/BLEPHARO-/-BLEPHARON ile/||/<> -SCOPE/-SCOPİC/-SCOPY ile/||/<> PHOR-/-PHORE/-PHORİA/PHORO-/-PHOROUS ile/||/<> ASTHENO-

( Görme, optik. İLE/||/<> Göz. İLE/||/<> Göz, göz kusuru ile ilgili. İLE/||/<> Özel görme ya da görünüm tipi ile ilgili. İLE/||/<> Boynuzsu doku | Kornea. İLE/||/<> Göz, gözle ilgili, göze ait. İLE/||/<> Lens ya da göz merceği ile ilgili. İLE/||/<> Göz bebekleri/Pupiller ile ilgili. İLE/||/<> Göz bebeklerinin farklı büyüklükte olması. İLE/||/<> Göz yaşları ile ilgili. İLE/||/<> Gözyaşı ve ilgili yapılarla ilgili. İLE/||/<> Devir, halka, daire, dairesel, gözün silier nesnesi ile ilgili. İLE/||/<> Göz kapaklarının kenarları ile ilgili, ayağın tarsal bölümü ile ilgili. İLE/||/<> İris. İLE/||/<> Gözün köşeleri ile ilgili, kontusla ilgili. İLE/||/<> Göz kapakları, kirpiklerle ilgili. | Göz kapağı hastalıkları ile ilgili. İLE/||/<> İnceleme için kullanılan araç, görmeyi sağlayan araç, görme, inceleme. İLE/||/<> Taşıyan, yüklenen, görme ekseninin dönmesi. İLE/||/<> Güçsüzlük, zayıflık [astenopi: Göz yorgunluğu]. )


- OPEN AIR THEATRE (ABD: THEATER), OPEN AIR HOUSE, OPEN AIR CINEMA[İng.] ile/||/<> CİNÉMA EN PLEİN AİR[Fr.] ile/||/<> FREILICHTFILMHEATER, FREILICHTKINO[Alm.] ile/||/<> AÇIK HAVA SİNEMASI

( Sinema Yazları ya da iklimi elverişli yerlerde sürekli çalışan üstü açık sinema salonu Yalnız yazları çalışanlara yazlık sinema oto parkı biçimindekilere park sineması denir )

( OPEN AIR THEATRE (ABD: THEATER), OPEN AIR HOUSE, OPEN AIR CINEMA )

( CINÉMA EN PLEIN AIR )

( FREILICHTFILMHEATER, FREILICHTKINO )


- OPERATE :/yerine ÇALIŞTIRMAK


- OPERATÖR[Fr. < OPERATEUR] ile/değil/yerine/= CERRAH. | İŞLETMECİ


- OPERATÖR[Fr. < OPÉRATEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> CERRAH | İŞLETMECİ | İŞLETMEN

( kepçe operatörü telefon operatörü tur operatörü cerrah işletmeci Santrale bakan kimse işletmen Basılacak metinleri dizgi makinesinde dizen kimse )


- OPTICAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK KRİSTAL


- OPTICAL CENTER[İng.] / CENTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER MITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK MERKEZ


- OPTIC CONTACT[İng.] / CONTACT OPTIQUE[Fr.] / OPTIKKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK TEMAS


- OPTICAL PATH[İng.] / CHEMIN OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHE BAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YOL


- OPTOGENETICS ile/||/<> MAGNETOGENETICS ile/||/<> CHEMOGENETICS

( Uzaktan hücre aktivitesi kontrolü. )

( Formül: λ = 470 nm (ChR2) )


- OR-/ORO-/OS- ile/||/<> ORO-/ORRHO- ile/||/<> URANO-/URAN-/URANİSCO- ile/||/<> SER-/SERO- ile/||/<> STOM-/STOMA-/STOMAT-/STOMATO-/-STOME/-STOMİA/-STOMO-/-STOMY ile/||/<> CİON-/CİONO-/KİONO-

( Ağız. İLE/||/<> Serum. İLE/||/<> Damakla ilgili. İLE/||/<> Serumla ilgili, seröz. İLE/||/<> Ağız ya da ağız benzeri giriş, ağzın durumu ya da tipi ile ilgili. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. )


- ORAK AYI ile/||/<> ORAK BÖCEĞİ ile/||/<> ORAK İŞİ ile/||/<> BEYİNORAĞI ile/||/<> ÇALGI ORAĞI

( Yarım çember biçiminde yassı ensiz ve keskin metal bir bıçakla buna bağlı bir saptan oluşan ekin ot vb biçme aracı kalıç Ekin biçme zamanı Ekin ot vb biçme işi )


- CIRCUIT PROPORTIONNEL[Fr.] / PROPORTIONALKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ORANTILI DEVRE


- ORANTISIZLIK ile ORANTISIZ ile ÇÜRÜTÜLEBİLİR

( DISPROPORTION vs. DISPROPORTIONATE vs. DISPROVABLE )

( بيقوارگي ile عدمتجانس ile بي تناسبي ile بي تناسب ile رد شدني )

( بيقوارگي ile عدمتجانس ile BEY TANASBY ile BEY TANASB ile RAD SHODANY )


- ORB- ile/||/<> GYRO- ile/||/<> CİRCUM- ile/||/<> CİNG-

( Halka, daire. İLE/||/<> Halka, daire, gyrus. İLE/||/<> Çevresinde, hakkında, ilgili. İLE/||/<> Çevreleme, girinci. )


- ORCİK ile/||/<> CEVİZLİ SUCUK

( cevizli sucuk ṙočik fruit leather of pears walnuts or almonds fruit leather with walnuts )

( ṘOČIK )


- ÖRDEK ile ÇAKIRKANAT

( ... İLE Kanatları mavi hareli, bir ördek çeşidi. )

( ... cum ANAS CRECCA )


- ORDINAL ile/ve/||/<> CARDINAL


- UZVİ KİMYA[Osm.] / CHIMIE ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANİK KİMYA


- ORGANİZMA/ORGANISM[İng.] ile/değil/yerine/= CANLI VAR OLAN


- ORGANOİD TECHNOLOGY ile/||/<> CELL LİNE CULTURE

( Organoid technology 3D organ benzeri yapı kültürüyken İLE cell line culture 2D monokultur sistemidir )

( Formül: 3D differentiation )


- ORGANOLOJİ ile/değil/yerine/= ÇALGIBİLİM


- ORGANOLOJİK ile/değil/yerine/= ÇALGIBİLİMSEL


- ORGANOLOJİST ile/değil/yerine/= ÇALGIBİLİMCİ


- ORGANO-METALLIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS ORGANOMÉTALLIQUES[Fr.] / ORGANOMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANOMETALİK BİLEŞİKLER


- ORGASTIC IMPOTENCE[İng.] ile/||/<> CİNSEL GÜÇSÜZLÜK

( Cinsel birleşimde boşalım ya da ruhsal doygunluk sağlayamama durumu )

( ORGASTIC IMPOTENCE )


- LATTICE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU RÉSEAU[Fr.] / GITTERKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖRGÜ SABİTİ


- ORMAN ile CENGEL[< Fars. < Hintçe]

( ... İLE Otlarla örtülü, geniş, Hindistan ormanlarına verilen ad. )

( FOREST vs. JUNGLE )


- OROBAN ile/değil/yerine/= CANAVAROTU

( Canavarotugiller ailesinin örnek türlerinden olan ve kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan çiçekli bitki. [Lat. OROBANCHE RAMOSA] )


- OROBANAH | CANAVAR OTU ile/||/<> CANAVAR OTU

( Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan ve kenevirle tütün köklerinin korkunç asalaklarından biri sayılan çiçekli bitki dinlendiren bostan bozan süpürgeotu botanik Canavar otugiller Orobanchaceae familyasından ülkemizde 40 kadar türü bulunan parazit bitkilere verilen genel ad Bostanbozan )

( BROOMRAPE )

( OROBANCHE )

( SOMMERWURZ )

( OROBANCHE RAMOSA | OROBANCHE )


- OROBANHİYE | CANAVAR OTUGİLLER ile/||/<> CANAVAR OTUGİLLER

( Başka bitkilerin kök asalağı olarak yaşayan yaprakları körelmiş pulsu ve yeşilsiz çiftçenekliler familyası botanik Otsu formda gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen yaprakları pul şeklinde körelmiş meyveleri kapsül tipinde bitki kökleri üzerinde parazit olan bir familya )

( BROOMRAPES )

( OROBANCHACÉES )

( SOMMERWURZGEWÄCHSE )

( OROBANCHACEAE )


- ORTAK DUYU = HİSS-İ MÜŞTEREK = COMMON SENSE[İng.] = SENS COMMUN[Fr.] = GEMEINSINN[Alm.] = SENSUS COMMUNIS[Lat.] = KOINE AISTHESIS[Yun.] = COMÚN SENTIDO[İsp.]


- ORTAK, GENEL = COMMON[İng.] = COMMUN[Fr.] = COMMUNISGEWÖHNLICH[Alm.]


- COMMON ION EFFECT, MOLARITY[İng.] / MOLARITÉ[Fr.] / MOLARITÄT, MOLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK İYON ETKİSİ, MOLARİTE


- ORTAK KAVRAMLAR = COMMON NOTIONS[İng.] = NOTIONS COMMUNES[Fr.] = GEMEINBEGRIFFE[Alm.] = NOTIONES COMMUNES[Lat.]


- COLLECTIVE MODEL[İng.] / MODÈLE COLLECTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTAK MODEL


- COLLECTIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL COLLECTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ORTAK POTANSİYEL


- ORTAK ile KOMÜNALİZM ile KOMÜN ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM ile İLETİŞİM KANALI ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM UYDUSU ile İLETİŞİM TEORİSİ ile İLETİŞİMSEL ile İLETİŞİMCİ ile CEMAAT ile KOMÜNİZM ile KOMÜNİST ile TOPLUM ile TOPLUM MERKEZİ ile TOPLULUK MÜLKİYETİ ile İLETİŞİM KURMAK

( COMMUNAL vs. COMMUNALISM vs. COMMUNE vs. COMMUNICATE vs. COMMUNICATION vs. COMMUNICATION CHANNEL vs. COMMUNICATION NETWORK vs. COMMUNICATION SATELLITE vs. COMMUNICATION THEORY vs. COMMUNICATIVE vs. COMMUNICATOR vs. COMMUNION vs. COMMUNISM vs. COMMUNIST vs. COMMUNITY vs. COMMUNITY CENTER vs. COMMUNITY PROPERTY vs. COMMUNIZE )

( اشتراکي ile سيستم اشتراکي ile صميمانه گفتگو کردن ile کمون ile مزرعه اشتراکي ile ارتباط برقرار کردن ile ابلاغ کردن ile القاء کردن ile مکاتبه ile مرابطه ile ابلاغ ile مجراي ارتباطي ile شبکه ارتباتي ile ماهواره ارتباطي ile نظريه ارتباطات ile ارتباطي ile رسان ile صميميت وهمدلي ile مسلک اشتراکي ile مرام اشتراکي ile کمونيسم ile کمونيست ile کمونيستي ile جماعت ile جامعه ile مرکز اجتماع ile اموال همگاني ile اشتراکي کردن ile کمونيستي کردن )

( اشتراکي ile SYSETAM ESHTARAKY ile SAMYMANEH GOFTEGO KARDAN ile KAMON ile MAZRAEH ESHTARAKY ile ERTABAT BARGHARAR KARDAN ile ABLAGH KARDAN ile ELGHA KARDAN ile MAKATBEH ile مرابطه ile ABLAGH ile MOJRAY ERTABATY ile SHABKEH ERTABATY ile MANPAVAREH ERTABATY ile NAZARYYEH ERTABATAT ile ERTABATY ile RESAN ile SAMYMYT VAHAMDELY ile مسلک اشتراکي ile MARAM ESHTARAKY ile KAMONYSAM ile KAMONYSET ile کمونيستي ile JOMAAT ile JAMEH ile MARKZ EJTEMA ile AMVAL CPEHMGANY ile ESHTARAKY KARDAN ile KAMONYSETY KARDAN )


- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ORTAKLIĞI


- ORTHOCENTER ile/||/<> CENTROİD

( Orthocenter yükseklik kesişimi İLE centroid ağırlık merkezi. )

( Formül: Altitude intersection İLE mass center )


- ORTH-/ORTHO- ile/||/<> OST-/OSTE-/OSTEO-/-OSTEON ile/||/<> OSSEO-/OSSİ- ile/||/<> SPHEN-/SPHENO- ile/||/<> CHONDR-/CHONDRİ-/CHONDRİO-/CHONDRO- ile/||/<> FRACT-

( Düz, normal, doğru, gerçek. İLE/||/<> Kemik. İLE/||/<> Kemik, kemiksi. İLE/||/<> Kama, kama biçiminde, sfenoid kemikle ilgili. İLE/||/<> Kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdak. İLE/||/<> Kırık, kırılma. )


- ÖRTÜ PENSİ ile/||/<> BAŞÖRTÜ ile/||/<> DİRİ ÖRTÜ ile/||/<> ÖLÜ ÖRTÜ ile/||/<> AMELİYAT ÖRTÜSÜ ile/||/<> BEŞİKÖRTÜSÜ ile/||/<> BİTKİ ÖRTÜSÜ ile/||/<> ÇATI ÖRTÜSÜ ile/||/<> MASA ÖRTÜSÜ ile/||/<> NAMAZ ÖRTÜSÜ ile/||/<> SOFRA ÖRTÜSÜ ile/||/<> YATAK ÖRTÜSÜ

( Örtmek için kullanılan şey destar kuvertür serviyet Yapılarda çatı dam )


- ÖRTÜ/PERDE[Fars.]/HİCAB[Ar.]:
BURKU ile NİKAB ile LİFAM ile LİSAM ile HIMAR ile NASİF ile MİKNE'A ile CİLBAB


- ÖRTÜŞME = TETABUK = COINCIDENCE[İng.] = COÏNCIDENCE[Fr.] = KOINZIDENZ[Alm.] = COINCIDENTIA[Lat.] = COINCIDIR[İsp.]


- ORU ile ÇUKUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Buğday, şalgam ve buna benzer şeyleri saklamak için kazılan çukur. İLE ... )


- ÖRÜMCEK AĞI ile/= TENE, KERÎ[Fars.] ile/= BEYT-ÜL-ANKEBUT[Ar.] ile/= COBWEB[İng.] )


- OSMANLI ARŞİVİ ile/ve CUMHURİYET ARŞİVİ

( İstanbul'da. İLE/VE Ankara'da. )


- OSNABRUCKER ve/||/<> ÇANAKKALE

( Çanakkale Anıtı bulunmaktadır. VE/||/<> Almanya'nın, Osnabrucker kenti adına bir park bulunmaktadır. )


- OT YİYEN MEMELİLER ile ET YİYEN MEMELİLER ile ÇOKLU (HEM OT, HEM ET İLE) BESLENENLER (HEPÇİL)

( )

( HERBIVOROUS MAMMALS vs. CARNIVOROUS MAMMALS vs. OMNIVOROUS )


- OT ile/||/<>/> ÇALI ile/||/<>/> AĞAÇ


- ÖTME ile/ve ÇİLEME/ŞAKIMA

( ... İLE/VE Bülbüllerin ötmesi. )

( HEDHEDE: Kuşun ötmesi, devenin bağırması/anırması. Ötme, bağırma.
TEGARRÜD[çoğ. TEGARRÜDÂT]: Kuşun, lâtif, hoş ve nağmeli bir şekilde ötmesi. )


- OTTO CYCLE[İng.] / CYCLE D'OTTO[Fr.] / OTTO-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= OTTO ÇEVRİMİ


- OTURMAK ile ÇÖMELMEK

( ... ile IHMA )


- OUTLET[İng.] ile/değil/yerine/= ÇIKIM


- OUTLET[İng.] ile/||/<> ÇIKIŞ NOKTASI

( OUTLET )


- OUTPUT | ÇIKTI ile/||/<> ÇIKTI

( Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince dizge dışına gönderilen veri Bir süreç içinde işlenip çoğunlukla ürün olarak dışarıya çıkan özdek erke ya da bilgilerin tümü Bir işlergeden alınan yararlı güç Belirli bir dönemde belirli bir miktarda üretim faktörü kullanılarak elde edilen ürün miktarı )

( OUTPUT DATA, OUTPUT | OUTPUT | PRINTOUT )

( DONNÉE DE SORTIE | SORTIE )

( AUSGABE )


- OUTPUT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ


- OVA/YAZI ile/değil ÇATALAĞIZ

( ... İLE/DEĞİL Bir ırmağın, denize kavuştuğu yerde, lığların birikmesiyle oluşan, üçgen biçimli ova. )

( [not] SAVANNA and/but DELTA )


- ÖYKÜ(LEME)DE:
MAUPASSANT BİÇİMİ ile ÇEHOV BİÇİMİ

( Aslolan, olaydır. Okuyucunun, öyküyü çok fazla yorumlamasına, hayal etmesine olanak tanınmaz.[Öyküdeki olay, mantıklı bir akış takip eder.][Kişiler, özenli ve ayrıntılı bir biçimde gösterilir.] İLE Aslolan, olay değildir. Öykü tamamlandığında, herşey bitmiş değildir. [Özellikle aktarımın sonrasında başlar.][Kişiler, her yönüyle tanıtılmadığından ve olaylarda kesinlik bulunmadığından dolayı okuyucu/izleyicinin hayal kurması ve kendine göre yorumlar yapabilmesi beklenilir.] )

( )


- CHANGE OF VOLUME[İng.] / CHANGEMENT DE VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUM DEĞİŞİMİ


- CAVITY, CAVITATION[İng.] / CAVITACION, TROU[Fr.] / GESCHENKOHRAUM, HOHLRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK, DEŞİK


- CAVITY RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À CAVITÉ[Fr.] / HOHLRAUMRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK REZONATÖR


- OYUN ile/ve/değil CİLVE


- ÖZ DİKENİ ile/||/<> SİLCAN ile/||/<> ÇİN KÖKÜ

( Dikenli tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki Smilax aspara )

( SMILAX ASPARA cum/||/<> SMILAX EXCELSA cum/||/<> SMILAX CHINA cum/||/<> SMILAX GLABRA )


- INTRINSIC CONDUCTIVITY, SELF-CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIVITÉ INTRINSÈQUE, CONDUCTIVITÉ PROPRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ İLETKENLİK


- SELF-CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ PROPRE[Fr.] / EIGENKAPAZITÄT, SELBSTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIĞA


- ÖZ ile/ve ÇEKİRDEK

( ESSENCE vs./and CORE )


- ÖZDEŞLİK YASASI ile/||/<> ÇELİŞMEZLİK YASASI

( Özdeşlik yasası A=A İLE çelişmezlik yasası A ve değil-A ikilik doğru olamaz. Özdeşlik bir şeyin kendisiyle aynılığı İLE çelişmezlik karşıt iki önerme ikilik kabul edilemez. Aristoteles iki temel mantık yasasını belirledi. )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- ÖZDEŞLİK ile ÇELİŞKİ

( IDENTITY vs. CONTRADICTION )


- ÖZDEŞLİK ile/ve ÇELİŞMEZLİK ile/ve 3. OLASILIĞIN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI

( Bir şey, hem siyah, hem de siyah olmayan olamaz.
A=B ve A=B' ==> muhal[olması, gerçekleşmesi olanaksız]
İLE
Bir şey, ya siyahtır ya da siyah olmayandır.
A=B ya da A=B' ==> zorunlu )

( LAW OF IDENTITY vs./and LAW OF NONCONTRADICTION vs./and TERTIUM NONDATUR, EXCLUDED THIRD/MIDDLE )

( ... cum/et NONCONTRADICTIO cum/et PRINCIPIUM TERTII EXCLUSI/TERTIUM NONDATUR )


- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ


- ÖZELLİKLER, ALÂMETLER = ALÂMÂT = CARACTÈRES


- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK


- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI


- MAHSUS HARARET[Osm.] / SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI


- SPECIFIC COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA


- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK


- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESÂRET

( FREEDOM vs./and COURAGE )


- ÖZGÜVEN ile/ve/<> CESÂRET

( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )

( İçinize dönün, böylece özgüveninizi bulacaksınız. )

( Kendinize güvenmediğiniz sürece, bir başkasına da güvenemezsiniz. )

( Kendinize inanmaya başlamadıkça, kendinize ait bir yaşamınız da ol(a)mayacaktır. )

( Kılıcın tahtadan ise bırak kınında kalsın! )

( Turn within and you will come to trust yourself. )

( SELFCONFIDENCE vs./and/<> COURAGE )


- [ne yazık ki]
"ÖZGÜVENLİ" CAHİL ile/ve/||/<> GÖRGÜSÜZ VARSIL ile/ve/||/<> SIMARTILMIŞ APTAL ile/ve/||/<> ÇOCUK DAVRANIŞLI "YETİŞKİN"


- COEFFICIENT DE SOI-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON KATSAYISI


- ÖZLEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇOK GÖRESİM GELDİ

( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )


- ÖZÜN ile/ve/||/<>/> SÖZÜN ile/ve/||/<>/> GÖZÜN ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜM

( Saklamak değil paylaşmak olsun. @@ Eleştirmek değil çözümü göstermek olsun. @@ Yıkmakta değil yapmakta olsun. @@ Saldırmak değil sarılmak olsun. )


- P-TYPE CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ DE TYPE P[Fr.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ İLETKENLİK


- PAGAN[İng. < PAGAN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TANRICI


- PAGANİZM[Fr. < PAGANISME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TANRICILIK


- PAIR :/yerine ÇİFT, İKİLİ


- PALPİTASYON/PALPITATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPINTI


- PAN, PANORAMA, PANORAMİK, SVİNG ile/||/<> PAN SHOT, PANORAMIC SHOT, PANNING (SHOT), PAN[İng.] ile/||/<> PANORAMIQUE[Fr.] ile/||/<> SCHWENK, KAMERASCHWENK, KAMERASCHWENKUNG, SCHWENKUNG, PANORAMASCHWENK[Alm.] ile/||/<> ÇEVRİNME

( Sinema TV Alıcının yatay ya da düşey ekseni çevresinde sağa sola ya da yukarıya aşağıya devinimi özellikle yatay çevrinme )

( PAN SHOT, PANORAMIC SHOT, PANNING (SHOT), PAN )

( PANORAMIQUE )

( SCHWENK, KAMERASCHWENK, KAMERASCHWENKUNG, SCHWENKUNG, PANORAMASCHWENK )


- PANCAR ile/||/<> ÇÜKÜNDÜR


- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPINTI


- PANTOGRAPH/CIGOGNE BLANCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= STORCHNABEL/WEISSTORCH, HAUSSTORCH[Alm.] ile/değil/yerine/= WHITE STORK[İng.] ile/değil/yerine/= CICONIA CICONIA[Lat.] ile/değil/yerine/= LEYLEKGAGASI

( (Resim) Bir çizimin, oranları bozulmadan daha küçük ya da daha büyük çizimi için kullanılan aygıt. )


- PAPATYA ile/ve ÇAYIR PAPATYASI

( UKHUVAN ile/ve ... )

( ANTHEMIS NOBILIS / MATRICARIA CHAMOMILLA cum/et ... )

( BÜLÜMBEBEK[Kayseri'de] )


- PAPİRUS <> KÜREK KEMİĞİ <> CEYLAN DERİSİ <> KİL TABLETLERİ


- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA

( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )

( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )

( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )


- PARA ile CRUZERO

( ... @@ Para birimi. )


- PARADOKS | ÇATIŞKI ile/||/<> ÇELMECE

( Kendi içinde çelişkili olan ve bu nedenle yanlış olan önerme.. )

( PARADOX~PARADOX )

( PARADOXE~PARADOXE )

( PARADOXUM~PARADOXUM )

( PARADOXON, PARADOXIE~PARADOXON )

( PARADOSSO~PARADOSSO )

( ΠΑΡΆΔΟΞΟ / παράδοξο~ΠΑΡΆΔΟΞΟ / παράδοξο )


- PARADOKS ile/||/<> PARADOX[İng.] ile/||/<> ÇELMECE

( Bir önermenin hem kendisinin hem de çelişiğinin aynı zamanda doğru olması )

( PARADOX )


- PARADOKS ile/||/<> PARADOX[İng.] ile/||/<> PARADOXE[Fr.] ile/||/<> PARADOXUM[Lat.] ile/||/<> PARADOXON, PARADOXIE[Alm.] ile/||/<> ÇATIŞKI

( Kendi içinde çelişkili olan ve bu nedenle yanlış olan önerme )

( PARADOX )

( PARADOXE )

( PARADOXON, PARADOXIE )

( PARADOXUM )

( PARADOSSO )

( ΠΑΡΆΔΟΞΟ / παράδοξο )


- PARADOKSAL/PARADOXICAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇELİŞKİLİ


- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU


- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA


- PARALEL EVREN değil ÇOKLU EVREN

( HUGH EVERETT )


- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL


- PARAMETER ile/ve/||/<> COMPONENT


- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI

( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)


- PARÇA PARÇA ile/||/<> CESTE CESTE ile/||/<> DİLİM DİLİM ile/||/<> PARE PARE ile/||/<> LİME LİME ile/||/<> ŞERHA ŞERHA ile/||/<> ŞERHAM ŞERHAM


- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ


- PARÇALANMA ile/ve/> ÇOĞALMA

( TO BREAK INTO PIECES vs./and/> INCREASE )


- PARDESÜ[Fr.] ile CÜPPE[Ar.]

( Serin havalarda, giysilerin üzerine giyilen ince üstlük. İLE Hukukçuların, bilimteylerde, belirli bir aşamaya ulaşmış bilimkişileri, dinadamlarının giysi üzerine giydikleri, uzun yenleri geniş, düğmesiz giysi. )

( Mİ'TAF ile CÜBBE )


- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU


- PARLAK ile/||/<> CİLLOP

( ... @@ Parlak ve pürüzsüz olan. | Yeni olan. )


- PARLAMA ile ÇÖKME


- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI

( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN


- PASİF ile/değil/yerine/= ÇEKİNİK


- PASSIFLORACÉES[Fr.] ile/||/<> ÇARKIFELEKGİLLER

( botanik )

( PASSIFLORACÉES )


- PASTEBOARD[İng.] ile/||/<> CARTON[Fr. < CARTON] ile/||/<> CARTON[Fr.] ile/||/<> KARTON[Alm.] ile/||/<> KARTON[Fr. < CARTON]

( Resim 1 Duvar suluboyası ya da halıresim için 1 1 boyutta tebeşir kömür ya da kurşun kalem ile yapılan resim taslağı 2 Büyük boyutta karton üzerine yapılan yağlıboya kompozisyon çalışması )

( PASTEBOARD )

( CARTON )

( KARTON )


- PASTORAL ile/||/<> ÇOBANLAMA


- PASTORAL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL


- PAT KÜT ile/||/<> PAT PAT ile/||/<> PAT SAT ile/||/<> ÇATAPAT ile/||/<> ÇATPAT

( Yassı bir şeyle vurulduğunda çıkan ses )


- PATİK ile/= ÇETİK

( Anadolu'da. İLE/= Trakya'da. )

( Altı yumuşak, genellikle üstten bağlı, küçük çocuk ayakkabısı. )


- PATLATMA KARTUŞU ile/||/<> BLASTING CARTRIDGE[İng.] ile/||/<> CARTOUCHE D'EXPLOSIF[Fr.] ile/||/<> SPRENGPATRONE[Alm.] ile/||/<> LOKUM[Ar. < RÂHAT + HULKŪM]

( Bajraktareviče göre Prilozi 27 7677 Farsça luqūm kind of fritter made of flour butter and honey biçiminden alınmıştır )

( BLASTING CARTRIDGE )

( CARTOUCHE D'EXPLOSIF )

( SPRENGPATRONE )


- PAULI PARAMAGNETİK ile/||/<> CURIE PARAMAGNETİK

( Pauli metal serbest elektron, Curie lokalize spin. )

( Formül: T bağımsız İLE 1/T )

( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PAVURYA[Yun.] ile ÇAĞANOZ

( Bir tür iri yengeç. İLE Bir tür pavurya. )


- PAYEN[Fr. < PAÏEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TANRICI


- PAZVANT[Fars. < PÂSBÂN] ile/||/<> ÇARŞI BEKÇİSİ

( çarşı bekçisi Türkçede paspan pasvan ve pazvan biçimleri de kullanılır pāsbān pāsvān guard watchman pāsbān pās a watch of the day or night guard watch bān vān keeper guardian Türkçe pazvant biçiminin sonundaki t anorganik bir sestir Eckmann TDAY 1955 17 Anadolu ağızlarında kullanılan sayvant etrafı açık üstü kapalı yer sözünün sonundaki t gibi sayvan Bulgarca pazvant gece bekçisi ve Sırpça pasvàndžija pasmàdžija pasvàndži çarşı bekçisi biçimleri Türkçeden alınmıştır )

( PĀSBĀN )


- PCM ile/||/<> COSMO

( PCM polarizable continuum İLE COSMO conductor-like screening. )

( Formül: Dielektrik İLE iletken )


- PEDESTRIAN CROSSING, PEDESTRIAN PASSAGE[İng.] ile/||/<> CHEMİN DE PİÉTONS, PASSAGE POUR PİÉTONS[Fr.] ile/||/<> FUSSGÄNGERÜBER FÜHRUNG[Alm.] ile/||/<> YAYA GEÇİDİ

( Yollarda yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere çivi boya renkli taş ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit )

( PEDESTRIAN CROSSING, PEDESTRIAN PASSAGE )

( CHEMIN DE PIÉTONS, PASSAGE POUR PIÉTONS )

( FUSSGÄNGERÜBER FÜHRUNG )


- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ


- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ


- PEDOLOG[Fr. < PÉDOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOCUK BİLİMCİ | TOPRAK BİLİMCİ

( çocuk bilimci toprak bilimci )


- PEDOLOJİ[Fr. < PÉDOLOGIE, PAIDOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOCUK BİLİMİ | TOPRAK BİLİMİ

( çocuk bilimi toprak bilimi )


- PEDOLOJİK[Fr. < PÉDOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOCUK BİLİMSEL | TOPRAK BİLİMSEL

( çocuk bilimsel toprak bilimsel )


- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]


- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]


- PELTEKLİKTE:
Z'LEŞTİRME ile/||/<> S'LEŞTİRME ile/||/<> C'LEŞTİRME ile/||/<> L'LEŞTİRME

( Jale > Zale | Jilet > Zilet
İLE/||/<>
Paşa > Pasa | Kışlık > Kıslık | Şapka > Sapka
İLE/||/<>
Jandarma > Candarma | Jilet > Cilet
İLE/||/<>
Birader > Bilader | Berber > Belber | Merhem > Melhem | Terlik > Tellik )


- PELTIER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PELTIER[Fr.] / PELTIER-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER SABİTİ


- PENALTY :/yerine CEZA


- PENGUEN ile CÜCE PENGUEN

( Buzullarda. İLE Avustralya'da. )

( APTERODYTES PATAGONICA cum ... )


- PENROSE ile/||/<> CCC ile/||/<> MULTİVERSE

( Roger Penrose'un öne sürdüğü, büyük patlamadan önce bir öncekinin var olduğu döngüsel evren yaklaşımıdır. @@ Aynı fikrin, her evren çevriminin sonundaki durumun bir sonrakinin başlangıcına konformal olarak eşlendiği biçimsel kuramıdır. @@ Bizimkinin, farklı fizik yasaları taşıyabilen sonsuz sayıda evrenden yalnızca biri olduğu düşüncesidir. Üçü de standart tek-başlangıçlı modele seçenek olan kozmoloji görüşleridir. )

( Formül: E = mc²√(1-rs/r) )


- PERGEL ile/||/<> COMPASS[İng.] ile/||/<> COMPAS[Fr.] ile/||/<> YAYÇİZER

( genel uygulayım Yay ya da çember çizmekte ölçmekte kullanılan araç )

( COMPASS )

( COMPAS )


- PERİFERİK/PERIPHERAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRESEL


- PERİFERİK YAYMA/PERIPHERAL BLOOD SMEAR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRESEL KAN YAYMASI


- PERSONEL yerine ÇALIŞAN


- PERVÂ[Fars.] ile/değil/yerine/= ÇEKİNME/SAKINMA/KORKU


- PERVERSE SHEAVES ile/||/<> CONSTRUCTİBLE SHEAVES

( Perverse sheaves intersection kohomoloji için uygun kategoriyken İLE constructible sheaves daha genel stratified uzaylarda tanımlıdır )

( Formül: Intersection cohomology )


- PEZEVENK/LİK ile/değil ÇÖPÇATAN/LIK


- PHARMACOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHARMACOLOGY

( Pharmacogenomics genetik varyasyonun ilaç yanıtına etkisini incelerken İLE classical pharmacology genel ilaç etki mekanizmalarını inceler )

( Formül: Drug response genetics )


- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> BIOREMEDIATION ile/||/<> ADSORPTION ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLEME

( Kirlilik giderme teknolojileri. )

( Formül: OH• radikal üretimi )


- PHOTOFLASH LAMP[İng.] ile/||/<> LAMPE ÉCLAIR[Fr.] ile/||/<> BLITZLAMPE[Alm.] ile/||/<> ÇAKAR LAMBA

( Fotoğrafı çekilecek bir nesnenin aydınlatılmasına yarayan ve bir ampul içinde yanma ile çok kısa süreli ve yoğun bir ışık yayımlayan lamba )

( PHOTOFLASH LAMP )

( LAMPE ÉCLAIR )

( BLITZLAMPE )


- PHYLOGENETICS ile/||/<> CLUSTERING ile/||/<> PCA

( Büyük veri analiz yöntemleri. )

( Formül: NJ İLE ML İLE Bayesian )


- PHYLOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHYLOGENY

( Phylogenomics tüm genom dizisi ile evrimsel ilişki kurarken İLE classical phylogeny morfolojik özelliklerle evrimsel ilişki kurar )

( Formül: Whole genome phylogeny )


- PIERRE INFERNALE[Fr.] ile/||/<> CEHENNEM TAŞI

( kimya )

( PIERRE INFERNALE )


- PIERRE PAUL BROCA ile/ve/||/<> CARL VERNICKE


- PIEZOELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK KRİSTAL


- COAGULATION[Fr.] / KOAGULATION, GERINNUNG, AUSFLOCKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PIHTILAŞMA, KOAGULASYON


- PİKTOGRAFİ ile/değil/yerine/= ÇİZİYAZIM


- PİKTOGRAFİK ile/değil/yerine/= ÇİZİYAZIMSAL


- PİKTOGRAM ile/değil/yerine/= ÇİZİYAZI


- PILLAGE, RAID[İng.] ile/||/<> PILLAGE, INCURSION[Fr.] ile/||/<> PLÜNDERUNG, RAUBZUG, BEUTE[Alm.] ile/||/<> ÇAPUL | YAĞMA[Fars. < YAGMÂ]

( çapul 1 Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın 2 Böyle baskınlarda ele geçen şeyler )


- PINE :/yerine ÇAM


- PİNTİ ile/||/<> CİMRİ, HASİS

( cimri hasis Yerel ağızlarda cimri olarak minti biçimi de geçer Ağızlarda üstü başı pis pasaklı olarak da kullanılır pinti dirty filthy Kürtçeye de pintî pis kirli olarak geçmiştir )

( PI )


- PİPİLEMEK:
İŞEMEK ile ÇİFTLEŞMEK ile DÖKMEK/DAMLATMAK

( Köpeklerin işeme eylemini tanımlar.[Genellikle küçük köpekler için kullanılır ve genellikle sevimli ya da eğlenceli bir biçimde kullanılır.] İLE Köpeklerin birbiriyle ya da cansız nesnelerle çiftleşme benzeri hareketler yapması.[Bu davranış, köpekler arasında baskınlık kurma, kendi arasında üstünlük oluşturma ya da sadece oyun oynama gibi çeşitli nedenlerle gerçekleşebilir.] [Bazen stres, heyecan ya da enerji fazlalığı gibi duygusal durumların bir ifadesi olarak da görülebilir.] İLE Az ölçüde bir şey dökmek ya da damlatmak. )


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- | PİRİNÇ EKMEK ile AĞAÇ DİKMEK |
ile/ve/değil/||/<>/<
ÇOCUK YETİŞTİRMEK

( [öngörümüz/"beklentimiz"] Bir yıllıksa. İLE On yıllıksa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yüz yıllık olursa. )


- PİRİNÇ:
PİLAV ile/ve/değil/||/<>/> ÇORBA

( Suyunu çekerse. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çekmezse. )


- PİS ile/değil/yerine ÇİĞ


- PİSLİK ile/değil ÇAKILDAK

( ... İLE Bir çarkın, yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen ya da değirmen, sudolabı gibi bazı makinelerin işleyişini, çıkardığı sesle denetlemeye yarayan parça. | Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmen biçiminde bir çocuk oyuncağı. | Koyun, keçi gibi bazı hayvanların kuyrukları altındaki kıllara takılıp kuruyan pislik. )


- PİŞMAN/LIK ile/ve/> ÇARESİZ/LİK


- PİŞMİŞ ile/ve/<>/||/değil/yerine ÇİĞ


- PIT VIPERS[İng.] ile/||/<> CROTALES DES BOIS[Fr.] ile/||/<> ÇROTALIDAE[Lat.] ile/||/<> KLAPPERSCHLANGEN[Alm.] ile/||/<> ÇINGIRAKLI YILANGİLLER

( Sürüngenler Reptilia sınıfının pullu sürüngenler Squamata takımının yılanlar Ophidia alt takımının oluklu zehir dişliler Solenoglypha bölümünden kuyruklarındaki pullar geniş ve oynak kuyruklarını yere vurarak ya da sallayarak çıngıraklı bir ses çıkaran türlere sahip bir familya )

( PIT VIPERS )

( CROTALES DES BOIS )

( KLAPPERSCHLANGEN )

( ÇROTALIDAE )


- PİYÂLE[Fars.]/SÂGAR[Büyük kadeh.] ile/ve ÇEMAN/RITL-GİRÂN[Fars. En büyük kadeh.]

( İçki kadehi. İLE/VE Şarap kadehi. )


- PLAÇKA[ARN.] ile/||/<> ÇAPUL, VURGUN

( çapul vurgun Balkan dillerinden alındığı anlaşılıyor plečka Srp pljačka )


- PLAÇKA[ARNAVUTÇA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇAPUL


- PLAN | ÇEKİM ile/||/<> ÇEKİM

( Sinema 1 Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası 2 Çevirim oyunluğunda alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm 3 Alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı alıcı görüş noktası alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık mercek çeşidi vb etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü Bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer gerek görüş açısı ve noktası gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki bunların her biri özel bir terimle belirtilir TV 4 Televizyon yayınında sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar Öğe örge örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç öğe örge değişken Atom yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim Genellikle çift ucaylı iki parçacığı yöneltme bir çift ucaylı parçacığı ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur yeğlenme değergesi I sinema 1 Alıcıyı sürekli olarak bir kez çalıştırmakla elde edilen film parçası 2 Çevrim senaryosunun her biri ayrı sayıyla belirtilen bölümü 3 Alıcının bir kez çalıştırılmasıyla başka özellikler gösteren görüntülerin tümü II fizik Tanecikleri birbirine yalklaştıran kuvvet Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet Nesnelerin ağınımsal elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri fizik astronomi Eylem ya da ad soylu sözcüğe kişi kavramı vermek için eklerin getirilmesi ad çekimi eylem çekimi İsim ve Fiil çekimi Fiillerde kip zaman tarz şahıs sayı ad soylu kelimelerde çokluk iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi ad çekimi ve fiil çekimi Azerbaycan Türkçesi täsrif däyişmä hallandırma Türkmen Türkçesi yöňkeme yöňkemebilen üytgeme Gagauz Türkçesi nallamak diişmäk Özbek Türkçesi turlaniştuslaniş Uygur Türkçesi türliniş tüsliniş Tatar Türkçesi kileş belän törläneş kileş belän törlänü törlänes Başkurt Türkçesi kileş menän üzgärew kilimdarzın üagärewe türleniş türleniw Krç Malk boluşlada betde sanda türleniw cegiliw boluşlada calganıw Nogay Türkçesi kelîs pen türlenüw özlîk pen türlenüw Kazak Türkçesi septew jiktew Kırgız Türkçesi cöndölüş Alt kubultkışla kubuları tüzünle kubuları Hakas Türkçesi hubulus padejçe paza sırayca hubulus Tuva Türkçesi öskertilge Türkçesi kelişterbe sabılçatkanı sabılçatkannarı eelerbe sabılçatkannarı Rusça skloneniye spryajeniye )

( SHOT, TAKE | AFFINITY | ATTRACTION | CHOICE | DECLINATION )

( PLAN | AFFINITÉ | ATTRACTION | DÉCLINAISON )

( AUFNAHME, EINSTELLUNG, SZENE, "TAKE" | AFFINITÄT | ANZIEHUNG, ATTRAKTION | ANZIEHUNG | DEKLINATION )


- PLANAR ile/||/<> BİPARTİTE ile/||/<> COMPLETE

( Özel özellikli graf türleri. )

( Formül: e ≤ 3v - 6 (planar) )


- PLANCK CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK SABİTİ


- PLASMA CATHODE[İng.] / CATHODE PLASMA[Fr.] / PLASMAKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KATOT


- CONFINEMENT DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMANIN HAPSEDİLMESİ


- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- PLEOMORFİZM/PLEOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK


- ŞAKÜL/ŞAKUL/ŞAVUL[Ar.]/PLUMB[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL


- PLÜRALİST[Fr. < PLURALISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOĞULCU | ÇOKÇU

( çoğulcu çokçu )


- PLÜRALİST ile/değil/yerine/= ÇOĞULCU


- PLÜRALİST ile/değil/yerine/= ÇOKÇU


- PLÜRALİZM[Fr. < PLURALISME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOĞULCULUK | ÇOKÇULUK

( çoğulculuk çokçuluk )


- PLÜRALİZM ile/değil/yerine/= ÇOĞULCULUK


- PLÜRALİZM ile/değil/yerine/= ÇOKÇULUK


- PLÜTON:
GEZEGEN ile CÜCE GEZEGEN

( Kuiper Kuşağı'nda yer alan Plüton bu kuşaktaki öteki gök nesnelerine göre en büyüklerden biri olmasına karşın, Dünya'nın uydusu olan Ay'dan daha küçüktür. Güneş Sistemi'nde bilinen en büyük cüce gezegen olan Plüton'un, Güneş'in etrafındaki dönüş süresi 248 yıl sürmektedir. )

( Adı 1930'da, 11 yaşındaki Oxford'lu kız öğrenci Venetia Burney tarafından verildi. Venetia'nın dedesi, torununun yaptığı öneriyi yakın arkadaşı Oxford Astronomi Profesörü Herbert Hall Turner'a iletmesiyle konulmuştur. )

( PLANET vs. DWARF PLANET )


- PLUTON ile/ve/||/<> CHARON

( ... İLE/VE/||/<> Plüton'un en büyük uydusudur. Aynı zamanda, Plüton'a en yakın olan uydudur. Çapı, yaklaşık olarak Plüton'un yarıçapı kadardır. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -220 ºC olan uydunun yüzeyi, metan ve donmuş buz nitrojen ile kaplıdır. Charon'un yüzeyinde, 7-8 kilometre kadar derinliğe sahip ve yaklaşık 1000 kilometre kadar uzanan kanyonlar olduğu gözlemlenmiştir. 2015 yılında, New Horizons uzay aracı, Charon'a 21 bin kilometre kadar yaklaşmıştır ve uydu hakkındı bazı önemli bilgiler toplamıştır. )


- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- POCKET RECEIVER[İng.] ile/||/<> TÉLÉVİSEUR DE POCHE, RÉCEPTEUR DE POCHE[Fr.] ile/||/<> CEP TELEVİZYONU

( TV Boyu genellikle 7 5 cm olan cepte taşınabilecek boyda almaç )

( POCKET RECEIVER )

( TÉLÉVISEUR DE POCHE, RÉCEPTEUR DE POCHE )


- POCKET :/yerine CEP


- PODYUM[Yun.] ile/değil/yerine/= ÇIKMALIK, YAYKIN

( Genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin ya da giysileri sergilemek için mankenlerin çıktığı, merdivenli, yüksekçe yer. )


- POİNT SPECTRUM ile/||/<> CONTİNUOUS SPECTRUM

( Point özdeğer, continuous limit özdeğer. )

( Formül: Eigenvalues İLE limit eigenvalues )


- POISSON BRACKET[İng.] / CROCHET DE POISSON[Fr.] / POISSON-KLAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON AYRACI


- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ


- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE


- POLAT[Fars. < PŪLĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇELİK


- POLEN/POLLEN[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEK TOZU


- POLİANDRİ[Fr. < POLYANDRIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK KOCALILIK


- POLİANDRİ ile/||/<> ÇOKKOCALILIK

( çokkocalılık polys çok aner erkek 1 Bir defada birden fazla erkekle çiftleşme 2 Yirmi ya da daha fazla stameni olma )

( POLYANDRY )

( POLYANDRIE )

( POLYANDRIE )


- POLİFONİ[Fr. < POLYPHONIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK SESLİLİK


- POLİFONİ ile/değil/yerine/= ÇOKSESLİLİK


- POLİFONİK[Fr. < POLYPHONIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK SESLİ | ÇOK YÖNLÜ

( çok sesli Çok seslilikle ilgili çok sesliliğe ilişkin çok yönlü )


- POLİFONİK ile/değil/yerine/= ÇOKSESLİ


- POLIFORM/POLYFORM[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLİGAM[Fr. < POLYGAME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK EŞLİ


- POLİGAMİ[Fr. < POLYGAMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK EŞLİLİK


- POLİGAMİ ile/||/<> ÇOKEŞ EVLİLİK

( çokeş evlilik polys çok gamos evlenme Aynı zamanda birden çok eşe sahip olma durumu polys çok gamos evlenme Birden çok eşe sahip olma durumu Çok eşlilik 1 Çok eşlilik birden çok eşle çiftleşme 2 Erkeğin birden fazla dişiyle çiftleştiği sosyal sistem )

( POLYGAMY )

( POLYGAMIE )

( POLYGAMIE )


- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK GENLİ


- POLİGON | ÇOKGEN ile/||/<> ÇOKGEN

( Köşeler adım alan gibi n sayıda nokta ile kıyılar adını alan doğru parçalarından oluşan düzlemsel uzambiçim matematik )

( POLYGON )

( POLYGONE )

( VIELECK, POLYGON )

( POLYGONUM )


- POLİGON ile/değil/yerine/= ÇOKGEN


- POLİJİNİ[Fr. < POLYGYNIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK KARILILIK


- POLİJİNİ[Fr. < POLYGYNIE] ile/||/<> ÇOKKARILILIK

( çokkarılılık )

( POLYGYNIE )


- POLIMER/POLYMER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUZ


- POLIMERİZASYON/POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOĞUZLAMA


- POLIMORF/POLYMORPH[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ | PARÇALI


- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- POLIMORFİZM/POLYMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİLİK


- POLİNOM | ÇOK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ

( 1 Bir değişkenliler için biçiminde cebirsel deyim 2 Çok değişkenliler için her biri bir durganla değişkenlerin eksi olmayan üstlerinin çarpımları olan terimlerin toplamı çok üyeli )

( POLYNOMIAL )

( POLYNÔME )

( POLYNOM )


- POLİNOM[Fr. < POLINÔME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOK TERİMLİ (SABİT POLİNOM, SIFIR POLİNOMU)


- POLINOM[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK TERİMLİ