Bugün[13 Temmuz 2026]
itibarı ile 12.306 başlık/FaRk ile birlikte,
12.306 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(35/51)


- FİLM/FİLİM ile/değil/yerine/= ÇEL, YARGAK,(ZAR GİBİ İNCE) | ÇELKİ (ÜZERİNE GÖRÜNTÜ ÇEKİLMİŞ ÇEL)


- FILM LOVER, DISCRIMINATING CINEGOER[İng.] ile/||/<> CINÉPHILE[Fr.] ile/||/<> FILMES FREUND[Alm.] ile/||/<> SİNEMASEVER[Fr. < CINÉMA + TÜR. < SEVER]

( Sinema 1 Sinema sanatını kültürünü benimsemiş sinemaya bundan dolayı bağlı olan izleyici 2 Sinemayı bilerek seven izleyici )

( FILM LOVER, DISCRIMINATING CINEGOER )

( CINÉPHILE | CINÉMA )

( FILMES FREUND )


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FİNCAN ile/değil ÇAMÇAK


- FİRÂK <>/> VİSÂL
ve/||/<>
BELÂ <>/> ÂHİR
ve/||/<>
CEFÂ <>/> VEFÂ
ve/||/<>
GAM <>/> PÂYÂN


- FİRAVUN/FİRAVN[Ar. < FİRʿAVN] ile/||/<> ÇAR/ÇAR[Rus. < ] ile/||/<> ÇAREVİÇ/ÇAREVİÇ[Rus. < ] ile/||/<> ÇARİÇE/ÇARİÇE[Rus. < ] ile/||/<> ÇASAR/CSASZAR[MACARCA CSÁSZÁR] ile/||/<> GİRAY/GİRAY[MOĞOLCA] ile/||/<> MELİK/MÜLK[Ar. < MÜLK'TEN] ile/||/<> MELİKE/MELİKE, MELİE[Ar. < MELİKE, MELÎE] ile/||/<> PADİŞAH/PADŞAH[Fars. < PĀDŞĀH] ile/||/<> SULTAN/SULTAN[Ar. < SULṬĀN]

( firavun faresi firavun inciri Eski Mısır hükümdarlarına verilen ünvan İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü Kibirli suratsız ve kötü yürekli kimse )


- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET


- FISTIK ÇAMLARI | ÇAMGİLLER ile/||/<> ÇAMGİLLER

( botanik köknarlar Genellikle yapraklarını dökmeyen iğne yapraklı ve yaprakları tekli ya da demetler hâlinde olup tohumları kozalaklardaki pullarda korumasız olarak bulunan çok yıllık ağaç ya da çalı formundaki bitkiler )

( PINE FAMILY )

( PINACÉES )

( PINACEAE )


- BAKLAVA:
FISTIKLI yerine CEVİZLİ yerine FINDIKLI


- FİTNE ile/ve CEHALET


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CHIMIE PHYSIQUE[Fr.] / FIZIKOKIMYA[Alm.] ile/değil/yerine/= FİZİKOKİMYA


- FLEOL[Fr. < PHLÉOLE] ile/değil/yerine/= ÇAYIR OTU


- FLEOL[Fr. < PHLÉOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇAYIR OTU


- FLINT[İng.] ile/||/<> FLINT[Fr.] ile/||/<> FLINTSTEIN[Alm.] ile/||/<> ÇAKMAK TAŞI

( Püskürtmeli temizleme işlemlerinde aşındırıcı olarak kullanılan bir tür doğal silisyum oksit )

( FLINT )

( FLINT )

( FLINTSTEIN )


- FLORANSA ile ÇİÇEK

( FLORENCE vs. FLORAL )

( گلدار ile فلورانس )

( GOLDAR ile فلورانس )


- FLÖRT ile GÖSTERİŞ ile KOKET ile FLÖRT ile CİLVELİ

( COQUET vs. COQUETRY vs. COQUETTE vs. COQUETTING vs. COQUETTISH )

( عشوه گر ile عشوه گري کردن ile طنازي کردن ile عشوه ile زن لاسي ile عشوهگري ile اطواري )

( ESHOOH GAR ile ESHOOH GARY KARDAN ile TANAZY KARDAN ile ESHOOH ile ZAN LASY ile ESHVEHGARY ile اطواري )


- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> CELL SORTİNG

( Flow cytometry hücre analiz tekniğiyken İLE cell sorting hücre ayırma tekniğidir )

( Formül: FACS )


- FLOWER :/yerine ÇİÇEK


- FLUCTUATION THEOREM ile/||/<> JARZYNSKİ ile/||/<> CROOKS

( İkinci yasanın genellemeleri. )

( Formül: e^(-ΔF/kT) = ⟨e^(-W/kT)⟩ )

( Formül: e^(-ΔF/kT) = ⟨e^(-W/kT)⟩ )


- FLÜKTÜAN/FLUCTUANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇALKANTILI


- FLÜKTÜASYON/FLUCTUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇALKALANIM


- FOGGING[İng.] ile/||/<> CRÉATİON DE LA BRUME[Fr.] ile/||/<> NEBELERZEUGUNG[Alm.] ile/||/<> SİSLENDİRME

( FOGGING )

( CRÉATION DE LA BRUME )

( NEBELERZEUGUNG )


- FOKLARDA/DENİZKÖPEĞİGİLLER[PHOCIDAE]:
AKDENİZFOKU ile ÇİZGİLİFOK ile EDDELLFOKU ile HALKALI FOK[Kuzey kutbunda] ile HAWAII FOKU[MONACHUS SCHAUINSLANDI] ile PARS FOKU ile ROSS FOKU ile SAKALLI FOK

( MONACHUS MONACHUS cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... )


- FONDA/FONDO[İt. < FONDO] ile/||/<> ÇIPA/CEPPO[İt. < CEPPO] ile/||/<> KALOMA/CALOMA[İt. < CALOMA]

( Geminin demir attığı yer Gemiler için demir atma komutu )


- FORCİNG ile/||/<> CLASSICAL LOGİC

( Forcing küme kuramı tutarlılık ispatı tekniğiyken İLE classical logic standart mantıksal çıkarım sistemidir )

( Formül: Generic extension )


- FOSSA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇUKUR


- PHOTOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK AKIM


- FOTOELEKTRİK ETKİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI

( Fotoelektrik elektron koparma, Compton foton saçılması )

( Formül: E = hf - W (fotoelektrik) İLE λ' - λ = h/(mc)(1-cosθ) (Compton) )


- FOTOELEKTRİK ETKİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Yeterli enerjili ışığın bir metal yüzeyinden elektron koparmasıdır; foton enerjisini bir elektrona tümüyle verip yutulur, ışığın parçacık doğasının ilk kanıtıdır. @@ Yüksek enerjili bir fotonun bir elektrona çarpıp enerjisinin bir bölümünü aktararak dalga boyu uzamış olarak saçılmasıdır; foton yutulmaz, sekerek devam eder. İkisi de fotonun parçacık gibi davrandığını gösterir; ilkinde foton yok olur, ikincisinde sekiyor. )

( Formül: E=hf-W ~ Δλ=h/mc(1-cosθ) )


- PHOTOELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK SABİTİ


- PHOTOCELL[İng.] / CELLULE PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] / FOTOSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOGÖZE, FOTOSEL


- FOTOSENTEZ TEPKİMELERİ/FOTOSENTEZ REAKSİYONLARI ile CALVİN DÖNGÜSÜ

( Işık enerjisini kullanarak ATP ve NADPH üreten fotosentezin ilk aşaması. İLE Fotosentezin karanlık aşaması olarak bilinir ve ATP ve NADPH kullanılarak CO2'den glikoz üretilir. )


- FOTOSENTEZDE ETMENLER:
BİTKİSEL ile/ve/||/<> ÇEVRESEL

( )

( )


- PHOTOTUBE CATHODE[İng.] / CATHODE DU PHOTOTUBE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOTÜP KATODU


- PHOTOVOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK PİL


- FOURIER ile/ve/||/<>/> CAUCHY ile/ve/||/<>/> DIRICHLET

( 1807 ile/ve/||/<>/> 1853 ile/ve/||/<>/> 1859 )


- FOURİER ile/||/<> WAVELET ile/||/<> GABOR ile/||/<> CHİRPLET

( Zaman-frekans analiz yöntemleri. )

( Formül: f̂(ω) = ∫f(t)e^(-iωt)dt )

( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FOVEA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇUKURCUK


- FRAME :/yerine ÇERÇEVE


- FRAME[İng.] ile/değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE


- FRAUNHOFER CORONA[İng.] / COURONNE DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TACI


- FREDHOLM OPERATOR ile/||/<> CLOSED OPERATOR

( Fredholm sonlu boyut çekirdek-cokernel, closed graph kapalı. )

( Formül: Finite dim kernel İLE closed graph )


- COUPURE DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZABSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KESİLMESİ


- FREKANS | TEKERRÜR, FREKANS | KEMİYET | TEKERRÜR | ÇOKLUK ile/||/<> ÇOKLUK ile/||/<> SIKLIK

( sıklık matematik doğrusal çokluk 1 Belli bir puanla gösterilen ya da herhangi bir sınıf genişliği içinde yer alan denek gözlem ya da olay sayısı 2 Bir gözlem dizisinde aynı değerlerin yinelenmiş sayısı Nitel veriler için bir olayın ortaya çıkış sayısı nicel veriler için bir evren ya da ömeklemin özel bir bölümüne düşen öğelerinin sayısı Bir veriler derleminde belirli bir bölüğün kaç kez olduğunu belirten sayı Dönemli olayların birim zamandaki yinelenme sayısı Bir gözlem evreninde incelenen değişkene ilişkin değer ya da seçeneklerin yinelenme sayısı fizik Belirli bir dalga evresinin saniyede kaç kez geçtiğini belirten sayı titreşim sayımı Titreşen bir dizgenin bir dalganın saniyedeki titreşim sayısı birimi hertz Hz dir Bir olayın belli bir toplulukta belirli süre içerisindeki görülüş sayısı insidans Titreşen bir nesnenin bir saniyedeki titreşim sayısı bir konuşmada bir yazıda ya da bir yazarın eserinde bazı kelimelerin öteki kelimelere oranla daha çok ya da daha az kullanılması durumu İncelenen bir değişkenin belli bir değerinin kaç kez gözlendiğini gösteren sayı )

( FREQUENCY )

( QUANTITÉ | FRÉQUENCE )

( HAEUFIGKEIT )

( FREQUENTIA )

( FREQUENZA )

( ΣΥΧΝΌΤΗΤΑ / συχνότητα )


- FRENSİZ ile/||/<> ÇEYREK FREN ile/||/<> YARIM FREN ile/||/<> TAM FREN(STALL)


- COEFFICIENT DU TRAÎNEMENT DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-WIDERSTANDSBEIWERT/STRÖMUNGSWIDERSTANDSBEIWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SÜRÜKLENME KATSAYISI


- FUÂD-I MİDE ile/||/<> CARDIA[Fr.] ile/||/<> MİDE AĞZI

( biyoloji )

( CARDIA )


- FUHUŞ[Ar. < FUHŞ] ile/||/<> CİNSEL ŞENLİK

( cinsel şenlik )


- FÛL | ÇAKILDAK ile/||/<> ÇAKILDAK ile/||/<> BAKLA

( bakla I Halı dokunurken atkı atmaya yarayan araç Kötürnek Gelendost Köprü Şarkikaraağaç Isparta II Buğdayı değirmen taşının dönüş hızına uygun olarak değirmen taşının deliğine aktaran tahta düzen Köprü Şarkikaraağaç Isparta Mudurnu Bolu Salman Akkuş Ordu Sivas Bünyan Kayseri III Atın kayışını ana bölüme bağlayan demir Yenikent Aksaray Niğde Koyunlarda özellikle kış aylarında hayvanların arka bölgelerinde gübrelerin top top yapağılarına yapışması Bu durum hayvanı rahatsız eder ve yapağı kalitesini bozar çakıldak I Baklava Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta II bagla botanik tarım Baklagiller Leguminosae familyasından beyaz çiçekli çiçeklerin uçları siyahımsı taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan tek yıllık otsu bitki Fiğ familyasından olan yeşil yaprakları ya da tohumları protein bakımından zengin bazı türleri vicine ve convicine ile tanen gibi antibesleme faktörü taşıyan bir yem bitkisi Az paxla baql sebze Arapçada sebzenin genel adı iken Türkçede sebzenin bir türünün adı olarak kullanılır )

( BAQL )

( DAGS )

( PAXLA[Az.] )


- FUMAGINE[Fr.] ile/||/<> CAPNODIUM ELAEOPHILUM[Lat.] ile/||/<> KARABALLIK

( Gerek yaprakbitleri gerekse kabuklubitler gibi sokup emici nitelikte böceklerin çıkardıkları şekerli sıvıya yapışarak yaprak filiz ve meyvelerin kurum karası bir renkle kaplanmasına yol açan ilkel mantar )

( FUMAGINE )

( CAPNODIUM ELAEOPHILUM )


- FUNCTION vs. CONFLUENT HYPERGEOMETRIC FUNCTION


- FUNDAMENTAL ile/||/<> HOMOLOGY ile/||/<> COHOMOLOGY

( Topolojik invaryantlar. )

( Formül: χ = Σ(-1)^i b_i )


- FUNERAL :/yerine CENAZE


- FÜNİKÜLER[Fr. < FUNICULAIRE] ile/değil/yerine/= ÇEKMELİ VAGON


- FÜNİKÜLER[Fr. < FUNICULAIRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKMELİ VAGON


- FÜRCE | ÇATLAK ile/||/<> ÇATLAK

( Kırılmış bir kayacın parçaları arasında gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık Genellikle sert kayaç ve katmanlarda görülen kökende var olan ya da oylum değişmeleriyle oluşan ince dar ya da genişçe yüzeysel ya da derin ayrılma yerleri Çatlama sonucu yüzeyde beliren ayrık yer Kemik dokusunun birbirinden ayrılmadan yarılması )

( JOINT | DIACLASE | CRACK | FISSUR, LINEAR FRACTURE )

( DIADASE | DIACLASE | TAPURE | CRAQUE )

( KLUFT | BRUCH | RISS )


- FURŞET/FOURCHETTE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇATAL


- FUTUR-İ MUHATİYE | CIVIK MANTARLAR ile/||/<> CIVIK MANTARLAR

( Genellikle bir gözeli canlıları yutarak beslenen ya da örgensel maddeler üzerinde istemli çürükçül yaşayan protoplazmaları zarsız mantarlar topluluğu akışkan mantarlar botanik Hem bitkisel hem de hayvansal özellik gösteren gövdeleri ya tek çekirdekli psödoplazmodyum ya da çok çekirdekli plazmodyumdan oluşan değişik renklerde olan uygun olmayan koşullarda sklerosyum denilen kist yapısını oluşturan canlılar akışkan mantarlar )

( SLIME MOULDS )

( MYXOMYCÈTES | MYXOMICÈTES )

( SCHLEIMPILZE )

( MYXOMYCETES )


- GADDAR ile CANİ


- GADİR | ZULÜM/KIYGI ile/||/<> CANİLİK | GADDARLIK/KIYICILIK

( gadir zulüm )


- GAEDE MOLECULAR AIR PUMP[İng.] / COMPRESSEUR MOLÉCULAIRE DE GAEDE[Fr.] / GAEDE-MOLEKULARLUFTPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAEDE MOLEKÜLER HAVA POMPASI


- GAGA ile ÇENEK

( ... İLE Kuş gagasının alt ve üst bölümlerinin her biri. )


- GAİ İLLET ile/||/<> FINAL CAUSE[İng.] ile/||/<> COUSE FINALE[Fr.] ile/||/<> CAUSA FINALIS[Lat.] ile/||/<> ENDURSACHE[Alm.] ile/||/<> EREKSEL NEDEN

( Temelde bulunan erek varılmak istenen ereğe götüren neden Bir şeyin kendisi için yapıldığı şey sonda yer alarak etkileyen neden kendi uğruna bir şeyin olması yüzünden nedene dönüşen erek )

( FINAL CAUSE )

( COUSE FINALE )

( ENDURSACHE )

( CAUSA FINALIS )


- GALILEO AÇMAZI ile/ve/||/<> HILBERT OTELİ AÇMAZI ile/ve/||/<> TRISTRAM SHANDY AÇMAZI ile/ve/||/<> CANTOR AÇMAZI


- GALOİS ile/||/<> CEBİRSEL ile/||/<> AŞKIN

( Cad genişlemelerinin sınıflandırması. )

( Formül: [K:F] = derece )

( Al-Khwarizmi tarafından 820 yılında keşfedildi/formüle edildi. (780-850) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Cebir, algoritma) )


- GALTONIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GALTON[Fr.] / GALTON-KURVE, GALTONSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALTON EĞRİSİ


- CEREYÂN-İ GALVÂNÎ[Osm.] / GALVANIC CURRENT[İng.] / COURANT GALVANIQUE[Fr.] / GALVANISCHER STROM, GALVANISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANİK AKIM


- GALVANIC COUPLE[İng.] / COUPLE GALVANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GALVANİK ÇİFT


- GALVANİZLEME ile/||/<> ÇİNKO KAPLAMA

( çinko kaplama Demir ve çelik yüzeyleri yenime karşı korumak için çinko ile örtme işlemi )

( GALVANIZING | TIN PLATING )

( GALVANIZATION | ÉTAMAGE )

( GALVANISIERUNG; VERZINKUNG | ZINNPLATTIERUNG )

( GALVANIZZAZIONE )

( ΓΑΛΒΑΝΙΣΜΌΣ / γαλβανισμός )


- GALVANOMETER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GALVANOMÈTRE[Fr.] / GALVANOMETERKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GALVANOMETRE SABİTİ


- GAMMA CAMERA[İng.] / CAMERA DE GAMMA[Fr.] / GAMMAKAMERA, GAMMA-KAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMA KAMERASI


- GANG :/yerine ÇETE


- GANJ ile ÇETE ile BİR ARAYA GELMEK ile ÇETE ile GANGSTER ile İSKELE

( GANGES vs. GANG vs. GANG UP vs. GANGER vs. GANGSTER vs. GANGWAY )

( گام برداري ile گرد هم آمدن ile مسافر پياده ile گنگ ile اراذل ile گانگستر ile پل راهرو )

( GAM BARDARY ile GARD NPAM AMADAN ile MOSAFER PEYADEH ile GANG ile ARAZEL ile GANGSTER ile PEL RAORO )


- GARANTİ" ile/ve/değil/||/<>/< "CEPTE"


- GARBAGE COLLECTION TAX, STREET CLEANING TAX[İng.] ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ

( Çöp toplama ve sokakları temizleme karşılığında belediyeler tarafından meskenlerin yazılı değerleri üzerinden belli bir oranda alınan vergi )

( GARBAGE COLLECTION TAX, STREET CLEANING TAX )


- GARGANEY[İng.] ile/||/<> SARCELLE D'ÉTÉ[Fr.] ile/||/<> ANAS QUERQUEDULA[Lat.] ile/||/<> KNÄKENTE[Alm.] ile/||/<> ÇIKRIKÇIN

( Kuşlar Aves sınıfının Kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından 40 cm kadar uzunlukta kara ak yeşil kahverengi karışık tüylü Orta ve Kuzey Avrupada ve Kuzey Asyada yaşayan yurdumuzun yalnız Marmara bölgesinde yerli diğer bölgelerinde göçmen bir tür Ağustos ördeği )

( GARGANEY )

( SARCELLE D'ÉTÉ )

( KNÄKENTE )

( ANAS QUERQUEDULA )


- GAUSSIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS EĞRİSİ


- GAYRET[Ar.]/EFOR[Fr./İng. < EFFORT] (ETMEK) ile/değil/yerine/= ÇABA/LAMAK


- GAYRETKÂR ile/değil/yerine/= ÇABACIL


- GAYR-İ KABİL-İ HAL MESELE | ÇIKMAZ ile/||/<> ÇIKMAZ

( Aporia a sız poros yol köprü çıkış Bir sorunda çözüme varmanın olanaksızlığı durumu çıkış yolunun olmayışı biyoloji )

( APORIA )

( APORIE | RETIC DIVERTICULE )

( APORIE )


- GAS CURRENT[İng.] / COURANT GAZEUX[Fr.] / GASSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AKIMI


- CINÉMATIQUE DU GAZ[Fr.] / GASKINEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KİNEMATİĞİ


- GAS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GAZ[Fr.] / GASKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ SABİTİ


- GAZ ile ÇAMUR GAZI

( ... İLE Aktifleştirilmiş çamurlu arıtım sürecinde açığa çıkan %70 metan ve %30 karbondioksit karışımı bir gaz yakıt. )


- GAZÂ[Ar.] ile/||/<> CİHAD[Ar.]


- GAZAL ile/||/<> CEYLÂN

( ceylân ceylân anlamdaş gazel Gazella dorcas Çiftparmaklılar Artiodactyla takımının boynuzlugiller Bovidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 110 yüksekliği 60 cm Boynuzları yay gibi ve gözleri iridir Toprak rengindedir Zarif ve çeviktir Eti ve derisi için avlanır Kuzey Afrika ve Batı Asyada çöl ve steplerde yaşar Çift parmaklılar Artiodactyla takımının boynuzlugiller Bovidae familyasından 110 cm kadar uzunlukta 60 cm kadar yükseklikte boynuzları yay gibi ve gözleri iri toprak renginde zarif ve çevik eti ve derisi için avlanan Afrika ve Asyada çöl ve steplerde yaşayan bir memeli türü Gazal )


- GAZAL[Ar. < ĠAZĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> CEYLAN


- CERİDE[Ar.]/GAZETE[İt. < GAZZETTA] ile/değil/yerine/= ÇAĞIM/ÇAVBET


- GAZETECİ ile/değil/yerine/= ÇAĞIMCI, BİLDİRİCİ


- COEFFICIENT DE L'EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASEXPANTION-KOEEFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞME KATSAYISI


- CELLULE AU GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZLI GÖZE/HÜCRE


- GAS CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR AU GAZ[Fr.] / GASKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI SIĞAÇ


- GC ile/||/<> HPLC ile/||/<> TLC ile/||/<> CE

( Ayırma için kullanılan kromatografik yöntemler. )

( Formül: Rs = 2(t₂-t₁)/(w₁+w₂) )


- GEÇ KONUŞAN ÇOCUKLARIN DÜNYAYA GELMESİ" değil ÇOCUKLARIN ARASINDA GEÇ KONUŞANLARIN DA OLMASI


- GECE ve/||/<> ÇÖL

( İç. VE Dış. )


- GEÇGEÇ ile/||/<> GELGEÇ ile/||/<> YEREGEÇEN ile/||/<> YOLGEÇEN HANI ile/||/<> GENELGEÇER ile/||/<> ÇOK GEÇMEDEN ile/||/<> ÖDEGEÇ ile/||/<> SERDENGEÇTİ ile/||/<> VAZGEÇMEK

( Bir yerden başka bir yere gitmek Bir yandan girip diğer yandan çıkmak Yol araç ya da akarsu bir yerin yakınından ya da içinden gitmek Bir duruma uğramak konu olmak Okulda sınavda başarı göstermek Ömür yaşamak Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak Olmak vuku bulmak cereyan etmek Bulaşmak sirayet etmek Herhangi bir durum soya çekim yoluyla birinde görünmek Bulunduğu yeri ya da konumu değiştirmek Bir yeri aşmak öbür yana ulaşmak Yerini bırakıp başka yer almak Bir konu üzerinde ya da bir yerde çalışmış olmak Etki yapmak işlemek Görev almak Kalmak devrolmak Geride bırakmak aşmak Tükenmek bitmek sona ermek Üstünlük sağlamak Söylemeden ya da bitirmeden atlamak Zamanı aşmak geride bırakmak Zaman tükenmek Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek çalmak ya da söylemek Birinden meşk etmek Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek Ateş vb sönmek Yazılmak girmek Sürümü olmak satılmak Konuşmada sözü geçmek ya da basında yer almak Kullanımda olmak tedavülde olmak Kabul edilemez olmak Bırakmak vazgeçmek Bir yere gidip oturmak Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak Sıyrılmak kurtulmak işin içinden çıkmak Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar Çekiştirmek yermek )


- RETARDED FIELDS[İng.] / CHAMPS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE FELDER[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ ALANLAR


- CRITICITÉ RETARDÉE[Fr.] / VERZÖGERTE KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ KRİTİKLİK


- COÏNCIDENCE RETARDÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ RASTLANTI


- CIRCUIT À RETARD[Fr.] ile/değil/yerine/= GECİKTİRME DEVRESİ


- GEÇİM SIKINTISI ile/ve/> CAN SIKINTISI

( Geçim sıkıntısı olanların, can sıkıntısı yaşama fırsatları bulunmaz. )


- COMPATIBILITY, TOLERANCE[İng.] / COMPATIBILITÉ, TOLÉRANCE[Fr.] / VERTRÄGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİMLİLİK, TOLERANS


- GATE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À DÉCLENCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİT DEVRESİ


- GEÇMEK ile ÇAPRAZ ÇUBUK ANAHTARI ile ÇAPRAZ ÇUBUK SİSTEMİ ile MEMLEKET BOYUNCA ile ŞAŞI ile ÇAPRAZ BESLEME ile ÇAPRAZ GÜBRELEME ile ÇAPRAZ İNDEKS ile GEÇİŞ NOKTASI ile ÇAPRAZ AMAÇ ile ÇAPRAZ REFERANS ile ENİNE KESİT ile ÇAPRAZ KESİM ile GEÇİŞ ile ÇAPRAZ OLARAK

( CROSS vs. CROSS BAR SWITCH vs. CROSS BAR SYSTEM vs. CROSS COUNTRY vs. CROSS EYED vs. CROSS FEED vs. CROSS FERTILIZATION vs. CROSS INDEX vs. CROSS OVER POINT vs. CROSS PURPOSE vs. CROSS REFER vs. CROSS SECTION vs. CROSSCUT vs. CROSSING vs. CROSSWISE )

( ضربدر ile خاج ile عبور کردن ile از هم گذشتن ile صليب ile چليپا ile چارميخ ile گزينه شطرنجي ile سيستم شطرنجي ile ورزش هاي ile چپ چشم ile خورد متقابل ile لقاح متقابل ile فهرست تقابلي ile شاخص متقابل ile نقطه همگذري ile قصد متقابل ile مراجعه متقابل کردن ile مقطع عرضي ile ميان بر ile محل تقاطع ile متقاطع ile گذرگاه ile همگذري ile از پهنا )

( ZARBADAR ile KHAJ ile OBUR KARDAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile SELYBE ile چليپا ile چارميخ ile GOZYNAH SHATRANJY ile SYSETAM SHATRANJY ile VARZESH CPEHAY ile CHAP CHESHAM ile KHORD MOTEGHABEL ile LAGHAH MOTEGHABEL ile FANPAREST TAQABELY ile SHAKHS MOTEGHABEL ile NAGHTEH CPEHMGOZARY ile GHSAD MOTEGHABEL ile MARAJEEH MOTEGHABEL KARDAN ile مقطع عرضي ile MYAN BAR ile MOHAL TAQATE ile MOTEQATE ile GOZARGAH ile CPEHMGOZARY ile AZ PPEHNA )


- GEIGER-MÜLLER COUNTER[İng.] / COMPTEUR DE GEIGER-MÜLLER[Fr.] / GELGER-MÜLLER-ZÄHLROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= GEİGER-MÜLLER SAYACI


- GELBERİ ile/||/<> ÇEKBERİ


- GELECEĞE (BİR/KAÇ) ÇOCUK BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOCUK(LAR)A GELECEK BIRAKMAK


- GELENEK ile/ve/değil/<> ÇOĞUNLUK


- GELİN ABLA ile/||/<> GELİN ALAYI ile/||/<> GELİN ALICI ile/||/<> GELİNBAŞI ile/||/<> GELİNBOĞAN ile/||/<> GELİN BÖCEĞİ ile/||/<> GELİN ÇİÇEĞİ ile/||/<> GELİNFENERİ ile/||/<> GELİN HAMAMI ile/||/<> GELİN HAVASI ile/||/<> GELİNKUŞAĞI ile/||/<> GELİN KUŞU ile/||/<> GELİN MANTARI ile/||/<> GELİN OTU ile/||/<> GELİNPARMAĞI ile/||/<> GELİN TELİ ile/||/<> ÇÖMÇE GELİN

( Evlenmek için hazırlanmış süslenmiş kız ya da yeni evlenmiş kadın elkızı Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın elkızı )


- GELİŞİGÜZEL "ÇOK ANLAMLILIK" ile/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK


- GELİŞİMDE:
ZORUNLULUK ile/ve/||/<> CESÂRET


- GEMİ ADAMI ile/||/<> GEMİ ASLANI ile/||/<> GEMİ BOZMA ile/||/<> GEMİ ÇIKIŞI ile/||/<> GEMİ DEFTERİ ile/||/<> GEMİ ENKAZI ile/||/<> GEMİ IZGARASI ile/||/<> GEMİ İSKELETİ ile/||/<> GEMİ JURNALİ ile/||/<> GEMİ LEŞİ ile/||/<> GEMİ MÜDÜRÜ ile/||/<> GEMİ TAKIMI ile/||/<> GEMİ YATAĞI ile/||/<> BALAST GEMİ ile/||/<> BUHARLI GEMİ ile/||/<> BULAŞIK GEMİ ile/||/<> YELKENLİ GEMİ ile/||/<> AMİRAL GEMİSİ ile/||/<> ATEŞ GEMİSİ ile/||/<> BALON GEMİSİ ile/||/<> BAYRAK GEMİSİ ile/||/<> CANKURTARAN GEMİSİ ile/||/<> ÇIKARMA GEMİSİ ile/||/<> DÖKME YÜK GEMİSİ ile/||/<> FENER GEMİSİ ile/||/<> HARP GEMİSİ ile/||/<> HAVA GEMİSİ ile/||/<> HASTANE GEMİSİ ile/||/<> İKMAL GEMİSİ ile/||/<> KABLO GEMİSİ ile/||/<> KABOTAJ GEMİSİ ile/||/<> KARAKOL GEMİSİ ile/||/<> KILAVUZ GEMİSİ ile/||/<> KUMANDAN GEMİSİ ile/||/<> KURTARMA GEMİSİ ile/||/<> KURU YÜK GEMİSİ ile/||/<> MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ ile/||/<> MAYIN GEMİSİ ile/||/<> SANCAK GEMİSİ ile/||/<> SARNIÇ GEMİSİ ile/||/<> SAVAŞ GEMİSİ ile/||/<> TİCARET GEMİSİ ile/||/<> UZAY GEMİSİ ile/||/<> YELKEN GEMİSİ ile/||/<> YOLCU GEMİSİ ile/||/<> YÜK GEMİSİ

( Su üstünde yüzen insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt sefine )


- GEMİ ile CÖNK[< Cava dili]

( ... İLE Büyük, yelkenli gemi. | Saz ozanlarının, kendilerinin ya da başkalarının koşuklarını derledikleri, uzunlamasına açılan defter. )


- GENDER :/yerine CİNSİYET


- GENEL ile/ve/yerine/değil ÇEŞİTLİ

( [not] GENERAL vs./and/but VARIOUS
VARIOUS instead of GENERAL )


- GENELLEME ile ÇIKARIM

( GENERALIZATION vs. INFERENCE )


- GENELLEME ile/ve/değil/||/<> ÇOĞALTMA


- GENELLEME ile/ve/<> İNDİRGEME ile/ve/<> SİLME ile/ve/<> ÇARPITMA


- GENERALIZED COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES GÉNÉRALISÉES[Fr.] / VERALLGEMEINERTE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GENELLEŞTİRİLMİŞ KOORDİNATLAR


- GENELLİKLE ile/||/<> ÇOĞU KEZ ile/||/<> ÇOĞUN ile/||/<> ÇOKLUKLA ile/||/<> UMUMİYETLE


- GENELLİKLE ile ÇOĞUNLUKLA

( USUALLY vs. BY A MAJORITY )


- GENERAL ABDUL MALEK ile GENERAL ABDUL RAŞİD DUSTAM ile GENERAL ABDÜLKERİM ile GENERAL MÜŞERREF ile GENEL MOTORLAR ile ÜRETİLEBİLİR ile GENEL ile GENERAL NAZAR HAZARCI ile GENEL KABUL ile GENEL KURUL ile GENELKURMAY ile GENEL GREV ile GENELCİLİK ile GENELLİK ile GENELLEME ile GENELLEŞTİRMEK ile GENEL OLARAK ile GENERALLİK ile NESİL ile NESİLDEN NESİLE ile ÜRETKEN ile JENERATÖR ile CÖMERT

( GENERAL ABDUL MALEK vs. GENERAL ABDUL RASHID DUSTAM vs. GENERAL ABDUL KARIM vs. GENERAL MOSHARRAF vs. GENERAL MOTORS vs. GENERABLE vs. GENERAL vs. GENERAL NAZAR KHAZARJI vs. GENERAL ACCEPTATION vs. GENERAL ASSEMBLY vs. GENERAL STAFF vs. GENERAL STRIKE vs. GENERALISM vs. GENERALITY vs. GENERALIZATION vs. GENERALIZE vs. GENERALLY vs. GENERALSHIP vs. GENERATION vs. GENERATION AFTER GENERATION vs. GENERATIVE vs. GENERATOR vs. GENEROUS )

( زايش پذير ile جنرال ile ژنرال ile کلي ile عمومي ile عام ile ژنرال عبدالکريم ile ژنرال عبدالملک ile ژنرال عبد الرشيد دوستم ile اطلاق ile مجمع عمومي ile ژنرال مشرف ile جنرال موتورز ile جنرال نزار خزرجي ile ارکان حرب ile اعتصاب عمومي ile ژنراليسيم ile عموميت ile اصل کلي ile نکته کلي ile تعميم ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile عمومي کردن ile کليت بخشيدن ile عموميت دادن ile عموما ile بطور اعم ile معمولا ile روي هم رفته ile سرتيپي ile سرلشکري ile علم لشکرکشي ile نسل ile ذريه ile توليد ile زاد ile پشت در پشت ile توليدي ile نسلي ile مولد ile لوطي ile نبيل ile کريم ile بي دريغ ile نظر بلند ile باسخاوت ile سخاوتمند ile حاتم ile راددست ile بزرگ منش ile با مروت ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile صاحب کرم ile راد دست ile وهلب ile سخي )

( ZAYSH PAZYR ile JONARAL ile ZHNERAL ile KELY ile AMOMY ile عام ile ZHNERAL ABDOLKARYM ile ZHNERAL ABDOLMOLK ile ZHNERAL ABD ELERESHYD DOSTAM ile ETLAGH ile MAJMA AMOMY ile ZHNERAL MOSHARF ile جنرال موتورز ile JONARAL NEZAR KHZARJY ile ARKAN HARB ile ETESAB AMOMY ile ZHNERALYSYM ile AMOMYT ile ESL KELY ile NEKTEH KELY ile TAMYM ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile AMOMY KARDAN ile KELYT BAKHSHYDAN ile AMOMYT DADAN ile AMOMA ile BETOR AM ile MAMOLA ile ROY NPAM RAFTEH ile سرتيپي ile SARLASHKARY ile ALAM LASHKARKESHY ile NESEL ile ZARYYEH ile TOLYD ile ZAD ile POSHT DAR POSHT ile TOLYDY ile NESELY ile MOLD ile لوطي ile نبيل ile KARYM ile BEY DARYGH ile NAZAR BALAND ile BASOKHAVAT ile SOKHAVATMAND ile HATAM ile RADDAST ile BOZORG MONASH ile BA MOROT ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile SAHEB KARAM ile RAD DAST ile وهلب ile سخي )


- GENETİK[İng. GENETICS] ile/||/<> ADAPTASYON[İng. ADAPTATION] ile/||/<> AMNİYOSENTEZ[İng. AMNIOCENTESIS] ile/||/<> ANNE ETKİSİ[İng. MATERNAL EFFECT] ile/||/<> APOPTOZ[İng. APOPTOSIS] ile/||/<> CAENORHABDİTİS ELEGANS ile/||/<> DOĞUM ÖNCESİ TANI[İng. PRENATAL DIAGNOSIS] ile/||/<> DOWN SENDROMU[İng. DOWN SYNDROME]

( Biyolojinin organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliği inceleyen bilim dalıdır. "Genesis", yani "köken" sözcüğünden gelmektedir. Kalıtım bilimi olarak da bilinir. Biyolojinin bir alt dalı olup, canlı organizmalardaki kalıtım ve çeşitliliğin bilimidir. Canlıların özelliklerinin kalıtsal olduğunun bilinci ile, tarih öncesi çağlardan beri bitki ve hayvanlar ıslah edilmiştir. Bununla birlikte, kalıtımsal aktarım mekanizmalarını anlamaya çalışan modern genetik bilimi ancak 19. yüzyılın ortalarında, Gregor Mendel'in çalışmasıyla başlamıştır. Mendel, kalıtımın fiziksel temelini bilemediyse de, bu özelliklerin ayrık (kesikli) bir tarzda aktarıldığını gözlemlemiştir ve günümüzde bu kalıtım birimlerine "gen" adı verilmektedir. @@ Genetik dağılım üzerine uzun süreli etki eden doğal seçilim sonucunda, türlerin çevresel ihtiyaçlara uygun özellikler kazanması ya da var olan özelliklerin değişimidir. Örneğin, yassı balıkların atalarında, gözler çift taraflı simetriye uygun olarak gözün iki yanında bulunmaktayken balıkların nesiller boyunca okyanus tabanlarında ve yatay biçimde yaşamaya adapte olmaları nedeniyle gözlerden tabana bakan, vücudun diğer tarafında okyanusun içine bakan gözün yanına doğru kaymıştır. Yassı balıklar, okyanus tabanında yaşadıkları için sadece yukarıdan gelebilecek saldırılara karşı bu biçimde bir adaptasyon geçirmişlerdir. @@ Genellikle hamileliğin ikinci ya da üçüncü trimesterinde yapılan doğum öncesi test. Fetüsteki Down sendromu gibi genetik bozukluklar ya da kromozonal bir durum olup olmadığının teşhis edilebilmesi için kullanılır. Amniyosentez sırasında fetüsü çevreleyen amniyotik keseden az miktarda amniyotik sıvıyı çıkarmak için ince bir iğne kullanılır. Bu sıvı örneği daha sonra laboratuvarda test edilir. Hamilelik sırasında fetüs, amniyotik kesenin içinde büyür. Amniyotik sıvı, fetüsü çevreler ve korur. Ayrıca fetüsün bazı gözelerini de içerir. @@ Bireylerin sadece annelerinden kaynaklı, genetik olmayan etkilerden ötürü tür içinde çeşitliliğin oluşması durumudur. @@ Hücrelerin genetik olarak embroyonik morfogenez ve gelişim, metamorfoz ve imün sisteminin B ve T gözelerinin gelişimi sırasında, belirli zamanlarda programlı bir biçimde ölümü. Apoptozdaki bozukluklar, kanserle ilişkilendirilebilir. Anti-apoptoz proteinleri Bcl-2 ve HSP ailelerini kapsar. Apoptoz genellikle tümör nekroz etmen reseptör (TNFR) ailesine ait ölüm reseptörlerinin (DR) aktivasyonu ile tetiklenir. @@ Normalde kendi kendisini dölleyen, gelişim genetiği ayrıntılı olarak çalışılmış bir kara nematodu. Uzunluğu 1 mm kadardır. Mayotik ayrılma sırasında kaybolan X kormozomu erkeklerin olmuşmasına sebep olur. Apoptozun (planlı göze ölümü) genetik temelleri ilk defa 1986 yılında C.elegans üstünde gösterilmiştir. Eşit boyda 5 kromozomu bulunur ve 1998 yılında bütün genomu dizilmiştir. 97 Mbp uzunluğundaki genomu 19.000 gen bulundurur. İnsan geninin %74’ünün C.elegans genomunda homoloğu bulunur. @@ Tek gen hastalıkları ya da diğer genetik anormalliklerin görülme olasılığının yüksek olduğu gebeliklerde amniyosentez 16-18 haftalık gebelik ya da cvs, 10-12 haftalık gebelik hakkında elde edilen gözeleri DNA`yı kullanarak tanılama. @@ Ekstradan 21.kromozomun kalıtılmasıyla oluşan zihinsel özürlülüğe sebep olan genetik hastalık. Down sendromlu bireyler genelde; kısa ve uzuvları bodur olur. Geniş ve yuvarlak suratları, eyer biçimli burunları, genelde ağızlarından sarkan kalın dilleri vardır. Down sendromunun olasılığı annenin artan yaşı ile hızla artar, özellikle 40 yaşından sonra.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GENİTAL ÜLSER (BEHÇET) ile/||/<> CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIK ÜLSERİ

( Behçet genital ülserleri steril İLE cinsel yolla bulaşan hastalık ülserleri mikroorganizma içerir. Behçet ülserleri ağrılı ve yara izi bırakır İLE herpes ülserleri veziküler başlar. Behçet sistemik hastalık belirtisi İLE cinsel hastalıklar enfeksiyon kaynaklıdır. )

( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )


- CIRCUIT À DÉCLENCHEMENT D'AMPLITUDE[Fr.] ile/değil/yerine/= GENLİK GEÇİT DEVRESİ


- GENOM[İng. GENOME] ile/||/<> BALON BALIĞI (PUFU)[İng. PUFFER FISH] ile/||/<> ÇİFT SARMALLI RNA[İng. DOUBLE-STRANDED RNA] ile/||/<> ENTREZ ile/||/<> EPİGENETİK[İng. EPIGENETICS]

( Bir organizmanın içerisindeki genetik materyalin tamamına verilen addır. Bir canlının (genellikle tek bir gözesinin) sahip olduğu bütün genetik kodu belirtir. @@ Balon balığı, Fugu rubripes, aslında insan genomuyla aynı sayıda gen içerir ama genomu insan genomundan sekiz kat daha kompakttır. (3 Gb'ye kıyasla yaklaşık 400 Mb). @@ Ökaryotlarda,yazılım sürecinde kaza ile oluşan bir üründür.Bu ürün belirli bir virüsün genomu olarak karşımıza çıkabilir ya da virüslerin çoğalması sırasında üretililip,v iral enfeksiyonun bir işareti olarak görülebilir. Çift sarmal RNA nın, sitokin üretimini artırdığı için, viral enfeksiyonunun genel semptomlarının sorumlusu olan zehirli bir madde olduğu düşünülüyor. Çift sarmal RNA, antivirus bağışıklık mekanizmasının ana maddesi olan PKR enziminin ana aktivatörüdür. @@ Kansere neden olan genlerin bulunduğu kromozomların, gen kitaplarının, genlerin ve genom gibi genetik materyale ait kaynaklara ulaşmayı sağlayan bir erişim sistemidir. @@ Hücrenin gelişimi ve sürekliliği çok sayıda kimyasal reaksiyon tarafından kontrol edilir. Bazı stratejik zamanlarda genomun bazı kısımları "kapatılır", diğer zamanlarda bu kısımlar "açılır". Epigenetik çalışma, bu reaksiyonları ve onları etkileyen etmenlerin araştırılmasıdır. Kısaca, genetik işlemlere sebep olacak tepkimelerin ve bu tepkimeleri kontrol eden biyokimyasal içeriğin araştırılması bilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GENOTİP ile/||/<> FENOTİP ile/||/<> ÇEVRE

( Genotip genetik yapı, fenotip gözlenen özellik, çevre ise modifiye edici faktördür. )

( Formül: F = G + E + (G×E) )


- GENTLEMAN :/yerine CENTİLMEN


- GENTLEMAN[Fr. < GENTLEMAN] ile/değil/yerine/=/||/<> CENTİLMEN

( İyi arkadaşlık eden saygılı görgülü kibar erkek )


- GENTLEMEN'S AGREEMENT[İng.] ile/||/<> CENTİLMENLİK ANLAŞMASI

( İki ya da daha fazla firmanın piyasaları bölüşmek fiyatı ya da üretimi belirlemek gibi yollarla rekabeti önlemek amacıyla yaptıkları sözlü ya da resmi olmayan anlaşma )

( GENTLEMEN'S AGREEMENT )


- GEOMETRIC SATAKE ile/||/<> CLASSICAL SATAKE

( Geometric Satake geometrik temsil kuramı yaklaşımıyken İLE classical Satake harmonik analiz yaklaşımıdır )

( Formül: Perverse sheaves on affine Grassmannian )


- GERÇEK ile/||/<> ÇIN

( çınayaz )


- GERÇEKÇİ ile CİDDİ


- GEREKÇELENDİRME[İng. JUSTIFICATION] ile/||/<> ÇIKARIM[İng. INFERENCE] ile/||/<> DEGETTİERİZASYON[İng. DEGETTIERIZATION] ile/||/<> DEONTOLOJİK GEREKÇELENDİRME[İng. DEONTOLOGICAL JUSTIFICATION] ile/||/<> DİNİ EPİSTEMOLOJİ[İng. RELIGIOUS EPISTEMOLOGY] ile/||/<> GERİ GİDİŞ TEZİ[İng. REGRESS ARGUMENT] ile/||/<> GÜVENİLİRCİLİK[İng. RELIABILISM] ile/||/<> İNANÇ[İng. BELIEF] ile/||/<> TEMİNAT KOŞULU[İng. WARRANT CONDITION]

( “Meşrûlaştırma” gibi kullanımı çok nadiren olsa da kullanımdadır. Sait Reçber gibi hocalarımızın ise “haklı çıkarım” olarak kullandığını bildiğimiz bu kavram Gettier’in etkisiyle çağdaş epistemolojinin en tartışmalı kavramlarından biri olmuştur. Doğru inancı bilgiye dönüştüren bir unsur olarak görülen bir kavram bilgiye epistemik sorumluluk ve güvence katan bir işleve sahiptir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Mevcut öncüller ile varılan sonuç. Çıkarım yapmak, mevcut kanıtlarla varılan sonuçlara atıfta bulunmak için kullanılır ve akıl yürütme ile bir sonuca varma süreci olarak da ifade edilir. Doğru öncüllerden doğru çıkarımlar yapılabileceği gibi doğru öncüllerden yanlış çıkarımlar yapmak ya da yanlış öncülden doğru çıkarımlar yapmak mümkündür. @@ Gettier’in ‘Gerekçelendirilmiş İnanç Bilgi Midir?’ adlı makalesinden sonra çağdaş epistemoloji, gerekçelendirme unsuruna odaklanmıştır. Bu makalesinde Gettier, geleneksel bilgi tanımında yer alan gerekçelendirme unsurunun, doğru inancın bilgi haline gelmesinde şans faktörünü dışarıda bırakamadığına yönelik eleştiriler yapmıştır. Bu da çağdaş epistemolojide gerekçelendirmenin doğasına yönelik sorgulamalara yol açmış ve Gettier sorunu olarak bilinen sorunun üzerine yoğunlaşılmasına neden olmuştur. Degettierizasyon ise Gettier’in ortaya koyduğu sorunun çözülmesi ve gerekçelendirme unsurunu sağlamlaştırma çabasını ifade etmektedir. @@ Epistemik olmayan gerekçelendirme türleri arasında yer alan deontolojik gerekçelendirme, çoğunlukla geleneksel epistemolojide kullanılsa da çağdaş epistemolojideki düşünürler tarafından da kullanılmıştır. Deontolojik gerekçelendirme, öznenin, bir önermeye inanma yükümlülüğünü ifade etmektedir. Bu da gerekçelendirmenin, normatif bir unsur olduğu anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle öznenin, p önermesinin doğruluğuna inanması için yeterli ve geçerli kanıtlara sahipse bu önermeye inanması onun için bir yükümlülük haline gelmektedir. Öznenin p önermesine inanması, ahlaki bir yükümlülük olmaktadır. Dolayısıyla deontolojik gerekçelendirme, normatif unsurlara dayanmaktadır. Çağdaş epistemolojide deontolojik gerekçelendirmeye yönelik tutumlar, içselcilik ve dışsalcılık yaklaşımları altında çeşitlilik göstermektedir. Örneğin dışsalcı yaklaşım altında kuramlarını sınıflandırdığımız Goldman ve Plantinga gibi isimler, gerekçelendirme kavramının normatif özelliğinden kaçınmak adına teminat koşulu gibi ifadeleri daha uygun bulurlar. Ancak Chisholm ve Clifford gibi içselci yaklaşıma sahip isimler ise gerekçelendirmenin normatif bir unsur olduğunu ileri sürüp öznenin, bir inanca inanma yükümlülüğü olduğunu savunurlar. Bu bağlamda deontolojik gerekçelendirmenin iki çeşidi vardır: Kanıtlanmış bir inanca inanma yükümlülüğü ile inanılan önermeye göre davranmak. Bunlardan ilki, öznenin, herkesin ulaşabileceği türden kanıtlara dayanarak bir inancın gerekçelerini ortaya koyması ve bu inanca yönelik sağlam gerekçeleri bulunduğu için inanma yükümlülüğüne tabi olması biçiminde açıklanabilir. İkincisi ise Clifford’ın yaklaşımından hareketle savunulan radikal bir deontolojik gerekçelendirme türüdür. Buna göre gerekçelendirme, yalnızca inançlara dair sağlam nedenler ortaya koymak değil, söz konusu nedenlerden hareketle inançlara göre davranmayı da gerektirir. Yani öznenin, hem inançlarının kanıtlarına inanması hem de bu kanıtların gerektirdiği biçimde davranması ahlaki bir sorumluluktur. Bu da gerekçelendirmenin normatif bir unsur olduğunu gösteren yaklaşımlardan biridir. @@ Dini inançların da diğer inançlar gibi aynı epistemik statüye sahip olduğunu savunan dini epistemoloji, dini inançların rasyonelliğini gösterme çabasından çok bu inançlarında rasyonel olarak tartışılabileceği bir alandır. Dini Epistemoloji’nin en ünlü savunucularından biri Plantinga ve Swinburne’dur. Bu yaklaşım özünde Delilciliğe bir tepki niteliği taşır ve kökenleri John Calvin, Herman Bavinck ve Karl Barth gibi isimlerle ilişkilendirilir. Dini Epistemolojiyi, Reformcu Epistemoloji ile karıştırmamak önemlidir. Reformcu Epistemoloji’yi Dini Epistemoloji’nin alt alanı olarak görmek mümkündür., önermesel bir delile ihtiyacımız olmak zorunda değildir.” Reformist epistemoloji, delilcilik (evidentialism) ve klasik temelselcilik (classical foundationalism) yaklaşımlarına ateşli bir karşı çıkışa işaret eder ve bu sorulara Reformist Epistemoloji en temelde şöyle cevap verir; “Teistik inancın gerekçelendirilmesinde önermesel bir delile ihtiyacımız olmak zorunda değildir.” Birçok dini ve reformcu epistemolog için Tanrı inancı; rasyoneldir, gerekçelendirilebilir, epistemik olarak temeldir, gerekçelendirme için temeldir. Konuya dair şu, şu, şu, ve şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Geri gidiş tezi, bir inancın gerekçelendirmesinin bir başka inanca dayanması nedeniyle sonsuza kadar geri gidebileceğini ileri süren kuşkucu yaklaşıma yönelik, temele güvenilir bir inanç koyarak bu gerilemeyi durdurmak anlamına gelmektedir. Descartes’tan bu yana temelciliğin esas noktası olan temel inançlar, kendinden gerekçeli ve doğruluğu başka bir inanca dayanmayan inançlar oldukları için, gerekçelendirmenin sonsuz geriye gidiş sorununa bir çözüm olarak ileri sürülmüştür. Tüm inançlar, söz konusu temel inançlardan çıkarım yoluyla elde edilir. Böylelikle kuşkuculuğun sonsuz geriye gidiş eleştirilerine yönelik bir çözüm olarak temel inançları ortaya koyan temelciliğe göre, gerekçelendirme sonsuza kadar geriye gidemez. Çünkü her inanç, en nihayetinde, temel bir inançtan çıkarımla elde edilmiştir. Bir inancın temel inanç olması ise başka inançlara dayanmaksızın kendinden gerekçeli olması anlamına gelmektedir. Söz konusu geriye gidiş, temel inançlara ulaşıncaya dek devam etmektedir. Geri gidiş tezini benimsemiş olan temelciliğe yöneltilen itirazlar, temel inançların mahiyetine ilişkin olmakla birlikte, epistemik gerileme argümanı ve kavramsal gerileme argümanı olarak iki biçimde ifade edilebilir. (Ayrıntılı bilgi için bkz: Richard Fumerton, Gerekçelendirme Teorileri, Çev. Ayşenur Üngür Tabur.) @@ Dışsalcılığın ılımlı bir türü olan güvenilircilik, epistemik gerekçelendirme sorununa çözüm olarak ortaya atılan bir kuramdır. Bu kuram, bilme araçlarından hareketle elde ettiğimiz inançların, oluşturulma süreçlerinin güvenilirliğine odaklanır ve bilginin, bu sürecin güvenilirliği neticesinde meydana geldiğini ileri sürmektedir. Güvenilir süreçler, epistemik öznenin doğru inanç oluşturması için gerekli olan esas koşuldur. Söz konusu süreçlere özellikle duyum ve algıyı ekleyen güvenilircilik; dış koşulların uygun olması, olguların ve önceki inançların şu an oluşturulan inançla olan sebebe dayalı ilişkisinin sekteye uğramaması ve mantıksal çıkarım gibi koşulların da sürecin güvenilirliğinde önemli bir rol oynadığını ileri sürmektedir. Güvenilirciliğin dışsalcı olmasının nedeni, öznenin, güvenilir süreçleri farkında olmasını ya da bu süreçlere bilişsel erişimin olmasını gerekli görmemesidir. Burada önemli olan nokta, güvenilirliğin kendisidir. Ilımlı olmasının nedeni ise hem dışsal koşulları hem de öznenin bilişsel yetilerinin güvenilirliğini dikkate almasından kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle güvenilircilik, zihinsel faaliyetleri tamamen saf dışı bırakmamakla birlikte, bir inancı teminat altına alınmasını sağlayabilecek asıl unsurların dışsal koşullarda aranması gerektiğini ileri sürmektedir. Güvenilirciliğin kayda değer temsilcilerinden biri olan Alvin I. Goldman, ‘Gerekçelendirilmiş İnanç Nedir?’ ve ‘Bilgide Sebebe Dayanma Koşulu’ adlı makalelerinde, kuramın ana hatlarını belirtmiştir. Bu doğrultuda güvenilircilik, iki farklı teminat koşulu ortaya koymuştur: Sürecin güvenilirliği (Bkz: Güvenilirlik) ve sebebe dayanma. Sebebe dayanma koşulu, bilgiyi, ‘sebebe dayalı olarak gerekçelendirilmiş doğru inanç’ olarak tanımlar ve sınırlar. Goldman’a göre uygun sebebe dayalı süreçler, öznenin duyum, algı, çıkarım yapma, daha önceki inançları arasında değerlendirme yapma ve hatırlama gibi içsel durumların birbiriyle olan ilişkisini ifade etmektedir. Yani öznenin, fizik nesneleri duyumsarken ya da algılarken oluşturduğu inançları ile bu inançların oluşturulduğu kaynak olan fizik nesne arasındaki uyumluluk, uygun sebebe dayalı süreçlerden meydana gelmiştir. Dolayısıyla özne, söz konusu süreçlerin güvenilir olduğuna karar verirken yalnızca o anki deneyiminden değil, geçmiş deneyimlerinden de yararlanarak sürecin güvenilirliğini denetler. Söz konusu iki farklı teminat koşulu, birbirinden bağımsız olmanın aksine beraber çalıştıkları sürece bilginin meydana gelmesine olanak sağlamaktadır. O halde güvenilirciliğin ana hatları: Olgu ile inanç arasındaki karşılıklı ilişki, önceki inançlar ile sonraki inançlar arasında sebebe dayalı bir ilişki, inançları oluştururken güvenilir süreçlere dayanmak, inancı teminat altına alacak olan unsurların özenin dışında olması ve söz konusu sebebe dayanma koşulunu doğru bir biçimde yeniden inşa etme süreci olarak sıralayabiliriz. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ “Gerekçelendirilmiş doğru inanç” şeklindeki geleneksel üç parçalı bilgi tanımımızdaki inanç unsuru bilgi içerisindeki öznel ve psikoloji-zihin temelli unsura işaret eder. Burada inanç ifadesinden kastımız, kabul etmekle eşdeğerdir. S kişisinin, Q’ya inanması demek S’in Q’yu kabul ettiği anlamına gelir. Örneğin, elimi ileri ve yukarı doğru kaldırıp elimdeki kalemi bırakmayı planlıyorum. Bu durumda hem kalemin düşeceğine inanırım hem de düşeceğini kabul ederim. Türkçe’de inanma farklı anlam çağrışımlarına sebep olduğu için, inancı salt dini anlamda ya da dayanak sahibi olmaksızın kabul etme anlamında kullanmadığımızı belirtmek isteriz; kast ettiğimiz şey iman (faith) değildir. Diğer yandan, inanç kavramına dair önermesel olmayan inanç türünü işaret etmediğimizi eklemek isteriz; burada inanç derken önermesel olan ve kabule dayanan bir zihin halinden söz ediyoruz. Örneğin “Dünyanın düz olduğuna inanmıyorum.” ile “Dünyanın düz olduğunu kabul etmiyorum.” ifadeleri buradaki inanç tanımına göre eşdeğerdir. Böylece öznenin bir önermenin doğruluğunu tasdik etmeye dairi zihinsel durumuna inanç ya da kabul, bilgiye dair söz konusu koşula da İnanç/Kabul Koşulu ismini verebiliriz. Epistemoloji tarihinde birçok düşünür için inancın bilgiye kıyasla daha alt bir zihinsel durum biçimi olarak görüldüğünü eklemekte fayda var. Çünkü bilginin salt inanç sahipliğine kıyasla sahip olunması daha iyi ve tercih edilebilir olduğu kabul edilir. Önermesel inanç, bir önermenin içeriğinin doğruluğunu kabul etmeye dayanır. “İstanbul’daki seçimleri X’in kazanacağına inanıyorum.” ifadesinde, önermenin içeriğinin doğruluğuna inanmayı kast ediyoruz. Aynı zamanda, bu inanca yönelmemizde seçim anketleri, medyadaki etki ya da genel kamuoyu gibi bazı nedenler etkili olabilir. Kanıt ya da bilme araçlarının güvenilirliğine bağlı olarak inancı oluşturan koşullardaki değişim, inanç seviyesini de değiştirebilir. Diğer yandan, S’nin Q olduğunu bilmesi, S’nin Q olduğuna inanmasının bir türüyse; bu türü bizzat inancın kendisinden nasıl ayıracağız? S’in Q’ya dair sahip olduğu inançların doğru olması tek başına yeterli değildir. S kişisinin Q’ya dair doğru inancını oluştururken bu inancını gerekçelendirme biçimi, S’in Q’ya dair sahip olduğu bilgi için temeldir. @@ Teminat koşulu, bildiğini bilmeyi (knowing that one knows) sağlayan ve gerekçelendirmenin normatif anlamı nedeniyle dışsalcılar tarafından bir alternatif olarak sunulan dördüncü koşuldur. Dördüncü koşul, gerekçelendirmenin şans faktörünü engelleyememesi açısından bilgiyi koruma altına alacak olan koşul olarak düşünülmüştür. Bu bağlamda teminat koşulu, bir degettierizasyon çabası olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani teminat koşulu ile amaçlanan şey, gerekçelendirmeyi sınırlamak ve bilginin üç koşulunun yetmediği durumlarda bilgiden emin olmayı sağlamaktır. Çağdaş epistemolojideki gerekçelendirme kuramlarını, dördüncü koşul üzerinden tanımlamak mümkündür. Örneğin içselcilik, geleneksel gerekçelendirme koşulunu benimseyerek öznenin bilişsel yetileri doğrultusunda teminat koşulunu ele alır. Başka bir ifadeyle içselcilik, epistemik öznenin bildiğinden emin olmasını sağlayacak unsurların, yine epistemik öznenin zihninde bulunacağını ve öznenin bu unsurlara erişimi olduğunu savunmaktadır. Bu doğrultuda teminat koşulunu sağlayan dördüncü koşullar; sarsılmazlık, sağlam dayanaklar, doğruluğa götüren nedenler ve olması gerektiği gibi çalışan bilişsel yetiler olarak sıralanabilir. Dışsalcıların teminat koşuluna yaklaşımı ise daha farklıdır. Gerekçelendirmenin normatif anlamından uzaklaşmak isteyen dışscalcılar, dördüncü koşul için teminat/güvence (warrant) ya da güvenilirlik unsurlarını gerekli görmüşlerdir. Örneğin Plantinga’nın uygun işlevselcilik kuramına göre teminat koşulu; epistemik öznenin bilişsel yetilerinin uygun çalışıyor olmasına ve bilişsel yetilerin uygun çalışması için uygun bir çevrenin olmasına dayanmaktadır. Burada önemli olan nokta, inançların kanıtlarının ya da gerekçelerinin zihnin dışında aranması ve inançlar ile olgu durumları arasında uyumluluk olmasıdır. Dolayısıyla içselcilerin teminat koşulunu epistemik öznenin zihninde aramasından farklı olarak dışsalcılar dördüncü koşulu, dışsal süreçlerin uygunluğuna ve güvenilirliğine dayandırmışlardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GEREKLİ/LİK ile ÇAĞRIŞIM/TEDÂÎ[Ar. < DA'VET]


- GEREKSİNİM ile/ve/||/<> ÇÖZÜMSÜZLÜK/ÇARESİZLİK


- CHUTE DU VOLTAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= GERİLİM DÜŞMESİ


- VOLTAGE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU VOLTAGE[Fr.] / SPANNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GERİLİM KATSAYISI


- GERİLLA HARBİ ile/||/<> GUERILLA WARFARE[İng.] ile/||/<> GUERRE DE GUERİLLAS[Fr.] ile/||/<> KLEINKRIEG, GUERILLAKRIEG[Alm.] ile/||/<> ÇETE SAVAŞI

( Küçük asker birliklerince ya da asker olmayan küçük topluluklarca düşman ordusu gerisinde düşmanı yıpratmak için her türlü yola başvurarak sürdürülen savaş )

( GUERILLA WARFARE )

( GUERRE DE GUERILLAS )

( KLEINKRIEG, GUERILLAKRIEG )


- GERMAİN[Fr. < GERMAIN] ile/değil/yerine/=/||/<> CERMEN

( Cermen dilleri Bugünkü Almanya yı Bohemya yı ve Polonya nın batı bölümünü kapsayan Cermanya da milattan önce III yüzyıldan IX yüzyıla kadar yaşayan halk ya da bu halkın soyundan olan kimse )


- GERMEN ile GERMEN[Lat.] ile CERMEN

( Kale, kermen, kirman. İLE Canlılarda, gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme öğelerinin tümü. İLE Eskiden, bugünkü Almanya'yı, Bohemya ve Polonya'nın batı bölümünü kapsayan Cermanya'da oturan halk ya da bu halktan olan kişi. )


- GERMİYAN OĞULLARI ve AYDIN OĞULLARI ve CANDAR OĞULLARI

( Anadolu'da, Türk bilim hayatının oluşumuna büyük katkıda bulunmuşlardır. )


- GEVEZE ile/||/<> AĞIZ KAVAFI ile/||/<> ÇENÇEN ile/||/<> ÇENE KAVAFI ile/||/<> ÇENESİ DÜŞÜK ile/||/<> LAKIRTI EBESİ ile/||/<> LAKIRTI KAVAFI ile/||/<> AYRAN AĞIZLI


- GEVEZE/YANŞAK ile ÇAÇARON[< İt.]["ÇAÇAROZ" değil!]

( ... İLE Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi güçlü, geveze. )


- GEVEZE ile ÇENESİ DÜŞÜK


- GEVHER[Fars. < GEVHER] ile/değil/yerine/=/||/<> CEVHER


- GEVHER[Fars. > GÜHER] ile/=/> CEVHER

( Elmas, cevher, mücevher. | İnci. | Değerli taş. | Bir şeyin aslı, esası. )


- GEYİK ile/ve ÇİTAL

( ... İLE/VE Benekli geyik. )


- GEZEGEN YILI ile/||/<> CÜCE GEZEGEN ile/||/<> DIŞ GEZEGEN ile/||/<> İÇ GEZEGEN ile/||/<> KÜÇÜK GEZEGEN ile/||/<> GEZEGENLER ARASI

( Güneş çevresinde dolanan ondan aldıkları ışığı yansıtan gök cisimlerinin ortak adı seyyare planet )


- GEZEGEN ile CERES GEZEGENİ(EN BÜYÜK GEZEGEN)

( PLANET vs. CERES )


- GEZEGENLERDEKİ YAĞIŞ TÜRLERİNDE:
SU ile SÜLFÜRİK ASİT ile METAN ile ELMAS ile CAM ile SIVI DEMİR

( Dünya'da. İLE Venüs'te. İLE Titan'da. İLE Neptün'de. İLE HD189733b'de. İLE OGLE-TR-56b'de. )

( )


- GEZİ YAZISI ile/||/<> DIŞ GEZİ ile/||/<> ÇALIŞMA GEZİSİ ile/||/<> İŞ GEZİSİ

( Ülkeler ya da şehirler arasında yapılan uzun yolculuk seyahat Gezmek görmek eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk )


- GHZ ile/||/<> W ile/||/<> CLUSTER ile/||/<> GRAPH

( Üç ya da daha çok kübitin en güçlü biçimde dolanık olduğu, tek bir kübit kaybında dolanıklığın tümüyle çöktüğü durumdur. @@ Dolanıklığın parçacıklara daha dayanıklı biçimde yayıldığı, bir kübit kaybında bile kalanların dolanık kaldığı durumdur. @@ Kübitlerin bir örgü deseninde dolanıklaştığı, ölçüm-tabanlı kuantum hesaplamanın kaynağı olan durumdur. @@ Dolanıklık desenini bir çizgeyle (düğüm ve kenarlarla) tanımlayan genel durum sınıfıdır; küme durumu bunun özel hâlidir. Dördü çok parçacıklı dolanıklığın farklı yapılarıdır. )

( Formül: |GHZ⟩ = (|000⟩+|111⟩)/√2 )


- GİB/GRAPHICS PROCESSING UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİZGE İŞLEME BİRİMİ, GRAFİK İŞLEME BİRİMİ


- GICIR ile/||/<> ÇORAP LASTİĞİ. (İNKÖY -KÜTAHYA)

( Çorap lastiği İnköy Kütahya )


- GİGABYTE[İng. < GIGABYTE] ile/değil/yerine/=/||/<> CİGABAYT

( megabayttan oluşan bir belleğin ya da verinin boyutunu ifade eden ölçü birimi )


- GILBERT CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE GILBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= GİLBERT DEVRESİ


- GİN[İng. < GIN] ile/değil/yerine/=/||/<> CİN

( cin darısı cin mısırı Buğday arpa yulaf vb nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü ardıç rakısı )


- GİRANTA[İt. < GIRANTA] ile/değil/yerine/=/||/<> CİRANTA

( Bir senedi ciro eden kimse )


- EDDY CURRENT[İng.] / COURANT DE FOUCAULT[Fr.] ile/değil/yerine/= GİRDAP AKIMI


- INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE[Fr.] / EINGANGSKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GİRİŞ SIĞASI


- GİRİŞ ile ÇIKIŞ

( ENTRANCE vs. EXIT )


- GİRO[İt. < GIRO] ile/değil/yerine/=/||/<> CİRO

( açık ciro kambiyo cirosu Bir ticaret senedinin alacaklı tarafından arkasına gereken yazının yazılıp imza edilerek üçüncü bir kişiye devredilmesi Ticari kuruluşlarda bir yıl içinde yapılan işlemlerin toplam değeri iş hacmi )


- GIS/GEOGRAPHIC INFORMATION SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMİ


- GİŞE MEMURU ile/||/<> TICKET SELLER[İng.] ile/||/<> CAISSIER(-IÈRE)[Fr.] ile/||/<> KASSIER (-IN)[Alm.] ile/||/<> BİLETÇİ

( Sinema Sinema gişelerinde bilet satan yer ayıran kimse )

( TICKET SELLER )

( CAISSIER(-IÈRE) )

( KASSIER (-IN) )


- GİTAR ile CAVAQUINHO


- GİTAR ile CHARANGO


- GİUNTA[İt. < GIUNTA] ile/değil/yerine/=/||/<> CONTA

( flaş conta Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça )


- GİVADERA[İt. < GIVADERA] ile/değil/yerine/=/||/<> CIVADRA

( Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk )


- GİYECEK ile ÇUL

( ... İLE Genellikle kıldan yapılma, kaba dokuma. )


- GİZLEMEK ile/ve/||/<> CAŞIRMAY


- GİZLİ CELSE ile/||/<> GİZLİ CEMİYET ile/||/<> GİZLİ ÇEKİM ile/||/<> GİZLİ DERNEK ile/||/<> GİZLİ DİL ile/||/<> GİZLİ DİN ile/||/<> GİZLİ DURUŞMA ile/||/<> GİZLİ GİZLİ ile/||/<> GİZLİ KAMERA ile/||/<> GİZLİ KAPAKLI ile/||/<> GİZLİ OTURUM ile/||/<> GİZLİ OY ile/||/<> GİZLİ REKLAM ile/||/<> GİZLİ SERVİS ile/||/<> GİZLİ SITMA ile/||/<> GİZLİ ŞEKER ile/||/<> GİZLİ YAMA ile/||/<> ÇOK GİZLİ ile/||/<> GİZLİDEN GİZLİYE

( Görünmez belli olmaz bir durumda olan mahfi edimsel karşıtı Başkalarından saklanan duyurulmayan saklı kalan kapalı hafi mahrem mestur mesture nihan Niteliği anlaşılmayan bilinmeyen muzlim Kurum içi ya da kurumlar arası resmî yazıların gizlilik derecesini bildiren terim Kapalı olarak yapılan ya da söylenen dolayısıyla anlatılan zımni Saklı olarak saklayarak )


- GİZLİ KAMERA ile/||/<> BÖCEK KAMERA ile/||/<> CASUS KAMERA


- GLASMOSAIK[Alm.] ile/||/<> CAM MOZAİK

( Resim Renkli taş parçaları yerine cam parçalarından yapılan mozaik )

( GLASMOSAIK )


- GLASS WOOL[İng.] ile/||/<> CAM YÜNÜ

( İnce cam iplikçiklerinden oluşmuş yün görünüşlü ısı yalıtıcı gereç )

( GLASS WOOL )


- GLASS :/yerine CAM, BARDAK


- GLASS[İng.] ile/||/<> VERRE[Fr.] ile/||/<> GLAS[Alm.] ile/||/<> CAM[Fars. < CÂM]

( Alkali metallerle toprak alkali ya da ağır metallerin silikatlarının eritilmiş karışımından pluşan sert biçimsiz kırılgan ve genellikle saydam nesne Katkı özdekleriyle ayrı amaçlarda kullanılacak türleri yapılır )

( GLASS )

( VERRE )

( GLAS )


- GLOSSY IBIS[İng.] ile/||/<> İBİS FALCİNELLE[Fr.] ile/||/<> PLEGADIS FALCINELLUS[Lat.] ile/||/<> SICHLER[Alm.] ile/||/<> ÇELTİKÇİ

( Kuşlar Aves sınıfının leyleksiler Ciconiifomes takımının kelaynakgiller Threskiornithidae familyasından 2729 cm kadar uzunlukta tüyleri kırmızı yeşil kahverengi karışık Güney Avrupa Güney Asya ve Avustralyada bataklık ve su kenarlarında koloni hâlinde yaşayan yurdumuzda kuluçkaya yatan göçmen bir tür Çeltikçi kargası parlak ibiş )

( GLOSSY IBIS )

( IBIS FALCINELLE )

( SICHLER )

( PLEGADIS FALCINELLUS )


- GÖBEKLİTEPE ile/||/<> ÇATALHÖYÜK

( Göbeklitepe MÖ 9600 tapınak yapısı İLE Çatalhöyük MÖ 7500 yerleşim merkezidir. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplum İLE Çatalhöyük tarımsal toplum ürünüdür. Göbeklitepe din-tapınak önce İLE Çatalhöyük yerleşim sonra geldi hipotezini destekler. Klaus Schmidt Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yaptı. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- GÖBELEK ile/||/<> ÇOCUK

( çocuk Tietzeye göre Gr 1 227 142 Rumcadan alınmıştır R κοπελάκι kleiner Junge als Bedienter kopil )


- GÖÇMEK ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKMEK | ÖLMEK

( kaçgöç kona göçe göçerkonar konargöçer Yerleşmek amacıyla mahalle köy şehir ya da ülke değiştirmek Bazı hayvanlar iklime göre topluca yer değiştirmek çökmek ölmek )


- GÖĞÜS KEMİĞİ ile/||/<> CAN TAHTASI ile/||/<> İMAN TAHTASI


- GÖL ALASI ile/||/<> GÖL AYAĞI ile/||/<> GÖL BİLİMİ ile/||/<> GÖL KESTANESİ ile/||/<> ARTIK GÖL ile/||/<> ÇÖKÜNTÜ GÖLÜ ile/||/<> DAĞ GÖLÜ ile/||/<> KRATER GÖLÜ

( Karaların içinde denizlerle bağlantısı olmayan durgun su birikintisi Yapay su birikintisi )


- GOLDFINCH[İng.] ile/||/<> CHARDONNORET[Fr.] ile/||/<> CARDUELIS CARDUELIS[Lat.] ile/||/<> STIEGLITZ[Alm.] ile/||/<> SAKA[Ar. < SAKKÂ | AR. < ṢAʿKA]

( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ispinozgiller Fringillidae familyasından 13 cm kadar uzunlukta sırtı kahverengi karnı ve kuyruğu beyaz yüzü kırmızı kanatları kara olan Avrupa Kuzey Afrika ve Sibiryada ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür )

( GOLDFINCH )

( CHARDONNORET )

( STIEGLITZ )

( CARDUELIS CARDUELIS )


- GÖMLEK YAĞI ile/||/<> ÇEMBER YAĞI ile/||/<> KAVRAM YAĞI


- GÖNDERME ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- GON-/GONO- ile/||/<> GONY-/GONYO-/GONO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> GONİO- ile/||/<> CHORO-/CHORİ- ile/||/<> GENO- ile/||/<> ANDRO-

( Tohum, döl, doğurucu, semenle ilgili. | Diz. İLE/||/<> Diz. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Açı, köşe. İLE/||/<> Koryon ya da koryoidle ilgili. İLE/||/<> Irk, cins, eşeysel üreme, yaşlı. İLE/||/<> Erkek ile ilgili [androjen: Erkeklik hormonu]. )


- GOOCH CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE GOOCH[Fr.] / GOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= GOOCH KROZESİ


- GÖRELİLİK ile ÇOĞULCULUK


- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GO-ROUND[İng.] ile/||/<> CARROUSSEL[Fr.] ile/||/<> KARUSSELL[Alm.] ile/||/<> ATLI KARINCA

( Ellerini karşılıklı birbirlerinin enselerinde kenetleyen iki kişinin kolları üzerinden öteki çiftin aynı durumu alarak alttakilerin kendi eksenlerinde hızlanıp dönmesiyle ayaklarının yerden kesilmesi ve savrulması biçiminde bir eğlenceli alıştırma )

( GO-ROUND )

( CARROUSSEL )

( KARUSSELL )


- IMAGE TRANSFER CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT DE L'IMAGE[Fr.] / BILDES ÜBERTRAGUNG KONSTANTE, BILDÜBERGANGSKOEFFIZIENT/BILDÜBERGANGSKONSTANTTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ AKTARIM SABİTİ


- CONSTANTE DE PHASE DE L'IMAGE[Fr.] / BILDPHASE-KONSTANTE/BILDPHASENKONSISTENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ FAZ SABİTİ


- FICTITIOUS CHARGE[İng.] / CHARGE FACTICE, CHARGE IMAGINAIRE[Fr.] / EINGEBILDETE-AUFLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ YÜK


- GÖRÜŞMEDEN ÇIKTIM:
"GÖRÜŞMEDEN ÇIKTIM" ile "ÇIKTIM, GÖRÜŞMEDEN"

( Görüşmenin yapıldığı yeri ve/ya da görüşmeyi merkeze aldığını vurgular. İLE Bulunduğun yerden çıktığını ve görüşmediğini vurgular. )


- GÖSTERİM ODACIĞI ile/||/<> ÇOKLU GÖSTERİM ile/||/<> İLK GÖSTERİM ile/||/<> ÖN GÖSTERİM ile/||/<> GECE GÖSTERİMİ ile/||/<> GÜNDÜZ GÖSTERİMİ

( Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi projeksiyon Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması vizyon Sinema tiyatro konser vb sanat dallarında verilen gösterilerden her biri seans )


- GÖSTERİŞSİZ ile/||/<> CAKASIZ ile/||/<> FİYAKASIZ


- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]


- GÖZ GÖZESİ ile/ve/||/<> ÇUBUK GÖZE

( ... @@ Retina tabakasında bulunan, ışığa duyarlı iki gözeden biri. )

( ... vs./and/<> ROD )


- GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK ile/ve/ya da ÇÖZMEK


- CELL[İng.] / CELLULE[Fr.] / ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZE/HÜCRE


- CONSTANTE D'UNE CELLULE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE SABİTİ


- CELLULE DE VOLTAGA[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE VOLTAJI


- GÖZE ZARI ile/||/<> SİTOPLAZMA ile/||/<> ÇEKİRDEK ile/||/<> MİTOKONDRİ ile/||/<> ER ile/||/<> GOLGİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )

( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )


- GÖZE/HÜCRE[Ar.]/CELLULE[İng./Fr.] ile/ve/||/<>/> DOKU

( Canlının en küçük yapı birimi. İLE/VE/||/<>/> Benzer gözelerin bir araya gelmesiyle oluşan yapı birimi. )


- GÖZELER = HÜCERÂT = CELLULES


- GÖZÜ KARA/LIK ile/değil/yerine CESÂRET


- GÖZÜ PEK ile CESURCA ile CESARET

( BOLD vs. BOLDLY vs. BOLDNESS )

( متهورانه ile جسارت آميز ile گستاخ ile جسور ile جسارتا ile جسورانه ile تجري ile جرات ile جسارت )

( MOTEHORANEH ile JASART AMYZ ile GOSTAKH ile JASOR ile JASARTA ile JASORANEH ile تجري ile JARAT ile JASART )


- GPU/GRAPHICS PROCESSING UNİT GRAFİK[İng.] ile/değil/yerine/= (ÇİZGE) İŞLEME BİRİMİ


- GRABEN | ÇÖKÜK ile/||/<> ÇÖKÜK

( Birbirlerine kabaca koşut doğrultulu iki kırık arasında çökmüş bir kanat Bir kırık dizgesinde iki yanda yükselen çıkıklar arasında kalan oluk biçimli çukurluk çıkık )

( FAULT THROUGH, DOWNTROWN BLOCK | RIFT VALLEY | DOWNTHROWN BLOCK )

( BLOC AFFAISSE, BLOC EFFONDRÉ | FOSSÉ TECTONIQUE | BLOC AFFAISSÉ )

( GRABEN, TIEFSCHOLLE | GRABEN )


- GRABEN[Alm. < GRABEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKÜNTÜ HENDEĞİ


- COUPLAGE DU GRADIENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GRADYAN EŞLEMESİ


- GRAF ile/||/<> AĞAÇ ile/||/<> ÇİZGE

( Ayrık matematik temel nesneleri. )

( Formül: V - E = 1 (ağaç) )


- GRAFİK | ÇİZİ ile/||/<> ÇİZİ

( TV Televizyon için hazırlanan elle çizilmiş yazı ve resim gereci Elyazısı çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge saban çizisi Tahtaya çizgi çizmekte kullanılan araç Güzel Güdül Ankara karık )

( CAPTION, GRAPHIC | GRAPHIC, GRAPHIE SYMBOL | GRAPHIE DESIGNER (ARTIST )

( GRAPHIQUE | SYMBOLE GRAPHIQUE | ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE )

( GRAFIK | GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER )

( GRAFICA )

( ΓΡΑΦΙΚΌ / γραφικό )


- GRAFİK | ÇİZİ ile/||/<> ÇİZİCİ

( TV. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. @@ Elyazısı, çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge. @@ bk. saban çizisi. @@ Tahtaya çizgi çizmekte kullanılan araç. (Güzel *Güdül -Ankara) @@ bk. karık. )

( CAPTION, GRAPHIC | GRAPHIC, GRAPHIE SYMBOL | GRAPHIE DESIGNER (ARTIST~GRAPHIE DESIGNER (ARTIST) | PLOTTER )

( GRAPHIQUE | SYMBOLE GRAPHIQUE | ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE~ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE | TABLE TRAÇANTE )

( GRAFIK | GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER~GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER )

( GRAFICA~GRAFICO )

( ΓΡΑΦΙΚΌ / γραφικό~ΓΡΑΦΊΣΤΑΣ / γραφίστας )


- GRAFİK | DİYAGRAM, GRAFİK | DİYAGRAM | ÇİZGE | GRAPHİQUE[Fr. < GRAPHIQUE] ile/||/<> GRAFİK ile/||/<> ÇİZGE

( çizge çizge Birbirine bağlı iki değişkende çeşitli değer çiftlerinin bir konsayı dizgesine iletilmesiyle bulunan noktaların oluşturduğu çizgi Bir olgunun konaç dizgesi üzerindeki çizgisel anlatımı 1 E F kümeleri verildiğinde ExF çarpım kümesinin altkümelerinden her biri 2 Bir işlevsel bağıntıyı gösteren eğri 3 gönderimi için x f x altkümesi 4 Sayısal verileri ya da değişimlerini gösteren biçim Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim verilerin sunulması kimya fizik Bir olayı bir işlemi iki ya da daha çok değişkeni arasında özetleyen çizim Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim Bir değişkenin işlevi olarak ölçülen ya da hesaplanan bir niceliğin aldığı sayısal değerleri yerlem çatkısında noktalayarak elde edilen sürekli eğri 1 Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge 2 Değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge Bir olayı iki ya da daha çok değişkeni arasında özetliyen çizim Yönlü ya da yönsüz çizge graf )

( GRAPHIC )

( GRAPHIQUE )


- GRAFİK | DİYAGRAM, GRAFİK | DİYAGRAM | ÇİZGE ile/||/<> ÇİZGE

( Birbirine bağlı iki değişkende çeşitli değer çiftlerinin bir konsayı dizgesine iletilmesiyle bulunan noktaların oluşturduğu çizgi Bir olgunun konaç dizgesi üzerindeki çizgisel anlatımı 1 E F kümeleri verildiğinde ExF çarpım kümesinin altkümelerinden her biri 2 Bir işlevsel bağıntıyı gösteren eğri 3 gönderimi için x f x altkümesi 4 Sayısal verileri ya da değişimlerini gösteren biçim Bir olayın çeşitli durumlarını göstermeye ve birkaç değişken arasında karşılaştırma yapmaya yarayan çizgisel anlatım türü Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim verilerin sunulması kimya fizik Bir olayı bir işlemi iki ya da daha çok değişkeni arasında özetleyen çizim Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim Bir değişkenin işlevi olarak ölçülen ya da hesaplanan bir niceliğin aldığı sayısal değerleri yerlem çatkısında noktalayarak elde edilen sürekli eğri 1 Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge 2 Değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge Bir olayı iki ya da daha çok değişkeni arasında özetliyen çizim Yönlü ya da yönsüz çizge graf )

( GRAPH | GRAPHIC | GRAPH, FIGURE | GRAPH, DIAGRAM | DIAGRAM )

( GRAPHIQUE | GRAPHE | DIAGRAMME )

( DIAGRAMM | GRAPHIK | GRAPH | ABBILDUNG | DIAGRAMM, SCHAUBILD | GRAPHISCHE DARSTELLUNG )

( GRAPHICUS )

( GRAFICO )

( ΓΡΆΦΗΜΑ / γράφημα )


- GRAFİK DİZAYN/IR / DESIGNER ile/değil/yerine/= ÇİZGE TASARIM/CI


- GRAFİK/GRAPHICS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİZGE


- GRAFİK ile/değil/yerine/= ÇİZGE


- GRAFİK ile/||/<> ÇİZGE

( beyin çizgesi kalp çizgesi )


- GRAFİST, GRAFİKÇİ | ÇİZİCİ ile/||/<> ÇİZİCİ

( TV Bir televizyon izlencesinin bütün çizi gerecini izlencenin konusuna deyişine uygun biçimde hazırlayan sanatçı Bir veri işleyici güdümünde veri olarak tanımlanan noktaları birleştirerek çıktı olarak bir çizim üreten çevre birimi )

( GRAPHIE DESIGNER (ARTIST) | PLOTTER )

( ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE | TABLE TRAÇANTE )

( GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER )


- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK


- GRANULE[Fr.] ile/||/<> ÇİĞİL

( Çapı 24 mm olan kum )

( GRANULE )


- GRAPE FRUIT[İng.] ile/||/<> PAMPLEMOUSSE[Fr.] ile/||/<> CITRUS PARADISI[Lat.] ile/||/<> PAMPELMUSE[Alm.] ile/||/<> GREYFURT[İng. < GRAPEFRUIT]

( Turunçgiller Rutaceae familyasından ülkemizin Akdeniz kıyılarında meyveleri için kültürü yapıları her dem yeşil bir bitki )

( GRAPE FRUIT )

( PAMPLEMOUSSE )

( PAMPELMUSE )

( CITRUS PARADISI )


- GRASS :/yerine ÇİM


- GRAVİMETRE | ÇEKİMÖLÇER ile/||/<> ÇEKİMÖLÇER

( I fizik Yer yer değişen yerçekiminin gerçek değerini dikey olarak saptamaya yarayan araç II fizik Çekim kuvvetlerini ölçme işinde kullanılan araç )

( GRAVIMETER | ATTRACTIONMETER )

( GRAVIMÈTRE | ATTRACTIONMÈRE )


- GRAVİMETRE[Fr. < GRAVIMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEKİMÖLÇER


- GRAVÜR ile/||/<> ÇUKUR BASKI


- GRAY ile/||/<> SİEVERT ile/||/<> BECQUEREL ile/||/<> CURIE

( Radyasyon ölçüm birimleri. )

( Formül: H = D × WR )

( Formül: H = D × WR )


- GREEN BELT[İng.] ile/||/<> CEİNTURE VERTE, BANDE DE VERDURE[Fr.] ile/||/<> GRÜNGÜRTEL, GRÜNSTREIFEN[Alm.] ile/||/<> YEŞİL KUŞAK

( Bahçekentlerin kentleşmenin etkisiyle yozlaşmasını bozulmasını taş yığınına dönüşmesini önlemek için kentlerin düzentasarlarında öngörülen orman ve koru gibi yeşil alanların oluşturduğu üzerinde yanlız tarımsal etkinliklere olur verilen yapı yapılamayan genişçe kuşak )

( GREEN BELT )

( CEINTURE VERTE, BANDE DE VERDURE )

( GRÜNGÜRTEL, GRÜNSTREIFEN )


- GREEN CHEMISTRY ile/||/<> CONVENTIONAL CHEMISTRY

( Green chemistry çevre dostu sürdürülebilir kimya yaparken İLE conventional chemistry çevresel etkiyi dikkate almaz )

( Formül: 12 principles )


- GREEN İŞLEVİ/FONKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK İŞLEVİ/FONKSİYON

( Bir diferansiyel denklemin, noktasal bir kaynağa (birim itkiye) verdiği yanıttır; herhangi bir kaynağın etkisi bu yanıtların toplamıyla (integraliyle) bulunur. @@ Bir integral dönüşümünde ya da işlemde, girdiyi çıktıya bağlayan ağırlık fonksiyonudur. İkisi de bir sistemin girdiye yanıtını taşıyan çekirdek işlevlerdir; ilki, diferansiyel denklemlere özgü bir çekirdek türüdür. )


- GRIP BOSS (FOREMAN), HEAD GRIP, KEY GRIP[İng.] ile/||/<> CHEF D'ÉQUİPE DES MACHİNİSTES DE PLATEAU[Fr.] ile/||/<> VORARBEITER, WERKMEISTER[Alm.] ile/||/<> USTABAŞI

( Sinema TV İşlik çalışmalarını yöneten kimse )

( GRIP BOSS (FOREMAN), HEAD GRIP, KEY GRIP )

( CHEF D'ÉQUIPE DES MACHINISTES DE PLATEAU )

( VORARBEITER, WERKMEISTER )


- GRITTY[İng.] ile/||/<> GRAVELEUX[Fr.] ile/||/<> KIESIG[Alm.] ile/||/<> ÇAKILLI

( GRITTY )

( GRAVELEUX )

( KIESIG )


- GRÜNEISEN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE GRÜNEISEN[Fr.] / GRÜNEISENSCHES KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GRÜNEİSEN SABİTİ


- GRUP ile/||/<> HALKA ile/||/<> CAD

( Grup tek işlemli, halka iki işlemli, cad ise iki işlemli bölmeli yapıdır. )

( Formül: a*(b*c) = (a*b)*c )


- GUATR[Fr.] = CEDRE[Ar.]/GUŞA[Arnavutça]

( Boyundaki kalkanbezinin, aşırı büyümesiyle beliren sayrılık. )


- GUBAR-I TAL | ÇİÇEK TOZU ile/||/<> ÇİÇEK TOZU

( botanik Polen Çiçekli bitkilerde çiçeklerin erkek organlarınca üretilip dişi organın döllenmesini sağlayan bitkilerin erkek cinsiyet hücreleri polen )

( MICROSPORE | POLLEN)  )

( POLLEN )


- GÜÇ BİRLİĞİ ile/||/<> GÜÇ KAYNAĞI ile/||/<> AKTİF GÜÇ ile/||/<> ARTI GÜÇ ile/||/<> ASKERÎ GÜÇ ile/||/<> CİNSEL GÜÇ ile/||/<> ELEKTROMANYETİK GÜÇ ile/||/<> GİZİL GÜÇ ile/||/<> İŞ GÜÇ ile/||/<> KESİNTİSİZ GÜÇ KAYNAĞI ile/||/<> VURUCU GÜÇ ile/||/<> ZIRHLI GÜÇ ile/||/<> DIŞ GÜÇLER ile/||/<> ÜRETİM GÜÇLERİ ile/||/<> BAĞLANTI GÜCÜ ile/||/<> BEYGİR GÜCÜ ile/||/<> BEYİN GÜCÜ ile/||/<> DÜŞ GÜCÜ ile/||/<> EMİŞ GÜCÜ ile/||/<> FİZİK GÜCÜ ile/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/||/<> İŞ GÜCÜ ile/||/<> MAKİNE GÜCÜ ile/||/<> ÖZ BAKIM GÜCÜ ile/||/<> YAPTIRIM GÜCÜ ile/||/<> YARGI GÜCÜ ile/||/<> YASAMA GÜCÜ ile/||/<> YAŞAMA GÜCÜ ile/||/<> YÜRÜTME GÜCÜ ile/||/<> GÜCÜ GÜCÜNE ile/||/<> VAR GÜCÜYLE

( Fizik düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme ya da bir etkiye direnebilme yeteneği çelim efor Bir olaya yol açan her türlü hareket kuvvet fer Sınırsız mutlak nitelik Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik Bir cihazın bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği Siyasi ekonomik askerî vb bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet ya da devletler topluluğu Bir ulus bir ordu vb nin ekonomik endüstriyel ve askerî potansiyeli Bir toprağın verimlilik yeteneği İktidar ve yeterliliğe sahip olan kimse Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği Birim zamanda yapılan iş )


- GÜÇ ile/||/<> ÇELİM


- GUDRUFÎN ile/||/<> CHANDRIOME[Fr.] ile/||/<> KABUKLAŞMA

( botanik )

( ELM FAMILY )

( CHANDRIOME | ULMACÉES )

( ULMEN )

( ULMACEAE )

( INCROSTAZIONE )

( ΕΠΙΦΛΟΊΩΣΗ / επιφλοίωση )


- GÜDÜ ile CEZBE

( İtim. İLE Çekim. | Tarikat ehlinin kendinden geçme durumu. )


- GÜDÜMBİLİM/SİBERNETİK = CYBERNETICS[İng.] = CYBERNÉTIQUE[Fr.] = KYBERNETIK[Alm.] = KYBERNETIKE, KYBERNETES[Yun.]


- GÜL BAHÇESİ ile/ve/değil/yerine ÇİÇEK BAHÇESİ


- GÜL[Azr.] = ÇİÇEK[Tr.]


- GÜL ile ÇİN GÜLÜ


- GULAM ile/||/<> ALABEYİ ile/||/<> CANBAZ ile/||/<> MİRAHUR ile/||/<> ÇARKA ile/||/<> BELDAR ile/||/<> BOSTANCI ile/||/<> AKINCI ile/||/<> CEBELİ ile/||/<> DALKILIÇ ile/||/<> DELİ ile/||/<> FARİSAN

( Asker. İLE/||/<> Bir bölgede tüm tımarlı sipahilerin en büyük amiri. İLE/||/<> Atlı fedai asker. İLE/||/<> Has ahırın en büyük yöneticisi. İLE/||/<> Osmanlılar'da öncü görevi. İLE/||/<> Dağ geçitlerini aşan, temizleyen ve koruyan, buradan geçenlerin güvenliğini sağlayan görevliler. İLE/||/<> Sarayın ve kentin güvenliğinden sorumlu askerler. İLE/||/<> Osmanlı'nın askerî örgütlenmesinde, sınır bölgelerinde, düşman ülkelerine akınlar, baskınlar tertipleyerek yıpratma harekâtında bulunan hafif süvari birlikleri. İLE/||/<> Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek zorunda olduğu asker. İLE/||/<> Gönüllü olarak tehlikeli işlerde kullanılan asker. İLE/||/<> Vezir ve Beylerbeyine bağlı olarak görev yapan hafif süvari örgütünün askeri. İLE/||/<> Eyâletlerde, hudutlardaki muhafız askerler. )