Bugün[08 Ocak 2026]
itibarı ile 8.065 başlık/FaRk ile birlikte,
8.065 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(34/34)


- ZİKIYMET[Ar.] değil/yerine/= DEĞERLİ


- ZİNCİR ile/ve/değil/yerine/||/<> BLOK ZİNCİR

( İki uclu/yönlü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Altı yönlü/yanlı/yüzlü. )


- ZIPKIN GİBİ ile/ve/||/<> DİPÇİK GİBİ


- ZIR/DELİ ile/değil DÂHİ

( Kişilerin/toplumun anlayamadıkları ve/ya da kabul edemedikleri. İLE/DEĞİL Deliliğini, topluma kabul ettire(bile)n. )

(
Özellikle sözlük çalışması, dilin önemi, bireyin farkı ve değeri, yaşam hakkı, aşk, dostluk, psikoloji, ümit, hizmet, hukuksal süreç bağlamında ve daha çoğu bireysel (||/<>) toplumsal düşünce, duygu ve değerler açısından izlenilmesi gerekli olan, gerçek bir yaşam öyküsünün işlenilmiş olduğu etkileyici, ilginç ve harika bir film. )

( "Oxford İngilizce Sözlüğü'nü Olanaklı Kılan Şizofren Cerrah: William Chester Minor" ve James Augustus Henry Murray hakkındaki ve sözlük yazma sürecindeki ilişkiyi okumak için burayı tıklayınız... )


- ZİYAN ve HÜSRAN


- ZŌĒ[Yun.] ile/ve/||/<> BIOS[Yun.] ile/ve/||/<> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]

(

ZŌĒ ile BIOS ile VIVERE ile SI VIVERE arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt ZŌĒ (Yun.) BIOS (Yun.) VIVERE (Lat.) SI VIVERE (Lat.)
Temel Anlam Canlılık, yaşam gücü Belirli yaşam biçimi Yaşamak Kendisi olarak yaşamak
Yaşam Türü Biyolojik yaşam Toplumsal / etik yaşam Yaşam eylemi Bilinçli yaşam tarzı
Bilinç Gerekli değil Gerekli Gerekli değil Zorunlu
Özne Tüm dirimliler İnsan/kişi (politik özne) Dirimli Kendilik bilinci olan birey
Düzlem Doğal Etik–politik Dirimsel / olgusal Aktöresel / varoluşsal
Değer Boyutu Yok Var Yok Güçlü biçimde var
Felsefî Karşılığı Salt yaşam Yaşam biçimi Yaşamın gerçekleşmesi Yaşamın özüyle uyumu
Birbiriyle İlişki Yaşamın ham durum Zōē’nin biçimlenmiş durumu Zōē’ye denk düşer Bios’a yakın bir etik duruş
Yaygın Yanlış Anlama "İnsan yaşamı" sanılması Dirimsel yaşam sanılması İyi yaşamla karıştırılması Bireycilik sanılması
)


- ZOMBİ ile FELSEFÎ ZOMBİ


- ZOR İŞ değil AZ COŞKU/AŞK


- ZOR/ZAHMETLİ/MÜŞKÜL değil/yerine/= ÇETİN/GÜÇ/KIYINLI/YORUCU


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI


- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"


- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"


- ZORBA ve/< ZORDA


- [ne yazık ki]
ZORBALIK ile/ve/değil/<>/> AKRAN ZORBALIĞI


- ZORLA GÜZELLİK OLMAZ değil ZORLAMAYLA/ZORLAYARAK, GÜZELLİK OLMAZ


- ZORLAMA ile/ve/||/<> ABARTI


- ZORLAMA ile/ve DAYATMA


- ZORLAMA ile/değil İNCELİK


- ZORLAMA ile KANIRTMA

( COMPULSION vs. TO BEND, TO FORCE BACK )


- ZORLAMA[Azr.] = TECAVÜZ[Tr.]


- ZORLAMA ile ZORBALIK


- ZORLAMA ile/ve/değil/< ZORUNDA BIRAKMA


- ZORLAMA ile/ve/değil/yerine/<> ZORUNLULUK

( Kişilerde/insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Doğada. )


- ZORLAMAK ile/ve/||/<> HIRPALAMAK


- ZORLAMAK ile SIKIŞTIRMAK


- ZORLAMAK ile/değil/yerine "ÜZERİNE GİTMEK"


- ZORLANARAK ile/değil ZORLAYARAK


- ZORLANMA ile SIKINTI


- ZORLANMAK ve/fakat/||/<>/>/< KAÇMAMAK


- ZORLAŞTIRMAK değil ZORLAMAK


- ZORLAYICI ve/<> EĞLENCELİ

( İş zorlayıcı, zorlayıcı olan ise eğlenceli olmalı/olabilmelidir. )


- ZORLAYICI/LIK ile YOL KESİCİ/LİK


- ZOR/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARMAŞIK/LIK


- ZORLUK ile/ve SIKINTI


- ZORLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORLANMA

( Dışarıda/ki/ler/de. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçeride/ki/ler/de/n. )


- ZORLUKLAR KARŞISINDA:
"PES ETMEK" ile/değil/yerine/>< OLGUNLAŞMAK


- ZORLUKLARA/SIKINTILARA:
KATLANMAK ile/ve/||/<> AYAK UYDURMAK


- ZORUNLU "RIZÂ" ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ RIZÂ


- SÜKÛT:
ZORUNLU(ZARÛRÎ) ile/ve/<> DOĞAL(TABİÎ)


- ZORUNLU ile/değil/yerine/>< GÖNÜLLÜ

( [not] COMPULSORY vs./but VOLUNTARY
VOLUNTARY instead of COMPULSORY )

( ... ile/değil/yerine ZIYUAN )


- ZORUNLU ile KASITLI


- ZORUNLU ile ZORLAYARAK/ZORLANARAK


- ZORUNLU ile/ve/değil ZORLAYICI


- ZORUNLULUK ile/ve/> ZEKÂ

( COMPULSORY vs./and/> INTELLIGENCE )


- ZÜBÜK ve/||/<> PIRT

( )


- ZÜHÛL[< ZAHL] ile ZÜHÛL[< ZEHL]

( Öcler, intikamlar, düşmanlıklar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu nedeniyle geciktirme. )


- ZUHURUNUN ŞİDDETİNDEN ALGILANAMAMA

( MANIFESTATION SIDDETINDEN IMPERCEPTIBILITY )


- ZÜLL[Ar.] ile ZULM[Ar.]

( Utanç verici, küçültücü davranış. | Alçalma, horluk, hakirlik. İLE Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. )


- [ne yazık ki]
!ZULM ile/ve/||/<> !DALKAVUKLUK

( [ne yazık ki] "Küçük gördüklerine." İLE/VE/||/<> "Büyük gördüklerine." )


- ZULÜM ile/ve/değil/||/<> İHMALKÂRLIK


- ZULÜM ile KAHR

( Dışarıdan. İLE İçeriden. )


- ZULÜM[Ar.] ile SİTEM[Ar.]

( Bir şeyi, kendi yerinden başka bir yere koyma. | Haksızlık, eziyet. İLE Zulüm, haksızlık. | Eziyet. | Çıkışma. )