Bugün[22 Nisan 2026]
itibarı ile 16.175 başlık/FaRk ile birlikte,
16.175 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/66)


- SAAT:
9 ve/||/<>/> 10

( Evde yokuz. VE/||/<>/> Yatağa kon! )


- SAAT ile/||/<> MEKANİK

( Altı silindirli mekanik saat )

( Takiyüddin tarafından 1559 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1585) (Ülke: Osmanlı/Şam) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: İstanbul Rasathanesi, astronomi aletleri, optik) )


- OKUMAK:
SABAH ile/ve/||/<>/> AKŞAM ile/ve/||/<>/> YATARKEN/YATMADAN ÖNCE


- SABATİER İLE LANGMUİR-HİNSHELWOOD İLE ELEY-RİDEAL ile/||/<> KATALİZ MEKANİZMALARI

( Heterojen kataliz reaksiyon yolları. )

( Formül: r = kθAθB (L-H) )


- SABIR ile/ve/||/<> NAMAZ

( NAMAZ: Varoluş sıkıntısından kurtulmayı da sağlar. )


- SABIRLI KİŞİLER:
GEMİLERİ YAKAN ile/ve/değil/||/<>/> LİMANLARI YAKAN


- SABİT FONKSİYON[İng. CONSTANT FUNCTION] ile/||/<> SABİTLEYİCİ SEÇİLİM[İng. BALANCING SELECTION]

( Tanım kümesindeki tüm elemanları, değer kümesindeki tek bir elemanla ilişkilendiren işlev çeşidi. Örneğin f(x) = 1 biçiminde bir işlev tanımlanacak olursa x yerine yazılan sayı ne olursa olsun çıktı olarak sadece 1 elde edilecektir. @@ Sabitleyici seçilim, doğal seçilim nedeniyle popülasyonda iki alelin birden korunmasıdır. Bir alelin diğerine göre seçilim değerinin daha yüksek olması beklenir, dolayısoyla da diğer alelden daha üstün gelecektir. Fakat sabitleyici seçilimin geçerli olduğu yerlerde bir alelin seçilim değeri, alelin frekansına bağlıdır. Eğer bir alel daha yaygın olmaya başlarsa, doğal seçilim diğer alele sahip bireyleri seçmeye başlayacaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HATA:
SABİT ile/||/<> DÜZENLİ ile/||/<> RASTLANTISAL


- SABİT YÖRÜNGE(GEO) ile/ve/||/<> DÜŞÜK DÜNYA YÖRÜNGESİ(LEO) ile/ve/||/<> ORTA DÜNYA YÖRÜNGESİ(MEO) ile/ve/||/<> KUTUPSAL YÖRÜNGE VE GÜNEŞ EŞZAMANLI YÖRÜNGE(SSO) ile/ve/||/<> AKTARIM YÖRÜNGELERİ VE SABİT KONUMSAL AKTARIM YÖRÜNGESİ(GTO) ile/ve/||/<> LAGRANGE NOKTALARI(L)


- SABİT ile/ve/||/<> ÇAKILI


- SABİT ile/ve/||/<> DONMA


- SABİT ile/ve/||/<>/> KOZMİK SABİT[1917 < ARKÜTAS (M.Ö. 320)]


- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<> SÂDIK

( [not] CONSTANT/FIXED vs./and/but/||/<> TRUE/TRUTHFUL
TRUE/TRUTHFUL instead of CONSTANT/FIXED )


- SABİT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SADIK


- SABİTLENME[İng. FIXATION] ile/||/<> NÖTRAL EVRİM KURAMI[İng. NEUTRAL THEORY OF MOLECULAR EVOLUTION] ile/||/<> WRİGHT-FİSHER MODELİ[İng. WRIGHT-FISHER MODEL]

( Bir popülasyonda, tek bir alel haricindeki bütün alellerin, tüm bireylerden silinmesi, dolayısıyla o alelin popülasyonda %100 (1) oranına ulaşmasıdır. Bu durumda alel "sabitlendi" denir. @@ Uyum başarısı üzerinde etkisi olmayan mutasyonlar (nötr mutasyonlar) sonucu oluşan alellerin, popülasyon içinde sabitlenmesini ve bunun sonucunda meydana gelen yavaş değişimleri inceleyen kuramdır. Aynı zamanda, mutasyonların çoğunun nötr olduğunu ispatlayan, sadece ufak bir kısmının zararlı ya da faydalı olabileceğini gösteren kuramdır. @@ Wright-Fisher modeli genetik sürüklenmenin açıklanmasında sıkça kullanılan matematiksel bir modeldir. Popülasyonların sınırlı ve sabit bir büyüklükte olduğunu ve çiftleşmenin rastgele oluştuğunu varsayar. Bu modelin sonuçlarından biri, eğer popülasyonda yeni bir alel oluşursa bu alelin sabitlenme olasılığının bu yeni alelin frekansına eşit olduğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SABİTLER:
YER ÇEKİMİ ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> PLANCK


- SABİT/LİK ile/ve/||/<>/> SAĞLAM/LIK / BERK/LİK


- ŞABLON ile/ve/||/<> HARİTA


- SABRI SINAMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<> SABRI ZORLAMAK


- SABUN ile/||/<> DETERJAN

( Sabun doğal yağlardan İLE deterjan sentetik )

( Formül: Yağ + Baz → Sabun İLE Petrol türevleri )


- SABUN ile/ve/||/<> KÖPÜK

( ... İLE/VE/||/<> Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. | Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. | Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. | Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. | Hayvanların, bazı kez de kişilerin ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. )


- SAÇ/SAKAL/KIYAFET DÜZELTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HUY DÜZELTMEK


- SAÇ RENGİ AÇMADA:
SOMBRE ile/değil/||/<> OMBRE

( En fazla 4 ton açık renk yeğlenebilir. İLE Saçın doğal tonundan 7 ton daha açık renkler yeğlenebilir.[Saçların doğal rengi fark etmeksizin çok farklı tonda uygulanabilmektedir.] )


- SAÇ ile/||/<> SEÇ

( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )


- SACCHAROMYCETES CEREVİSİAE ile/||/<> HETEROKARYON

( Tek gözeli Ascomycete mayası, fırıncı ya da bira mayası olarak da bilinir. Özellikle rekombinant DNA ve göze döngüsü, çiftleşme tipi ve heterokaryon uyumluluğu çalışmalarında basit bir ökaryotik model olarak kullanılır. Bir prokaryotik sistemin avantajlarına sahiptir, ancak gerçek bir ökaryottur. Ökaryotların E.coli'si olarak kabul edilir. S. cerevisiae, eşeyli ve eşeysiz çoğalabilir ve haploid ya da diploid olarak yetiştirilebilir. Genomu 1997'de dizildi ve 12.057.500 bp içeriyor; 16 kromozomu 6.000 geni bulunuyor. @@ Birden fazla genetik olarak farklı çekirdeğe sahip göze. Fungal (heterokaryon) uyumsuzluk çeşitleri birebir aynı olduğu takdirde, fungilerde doğal olarak gözlemlenen bir durumdur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SACHER-MASOCH ile/ve/||/<>/> RICHARD FREIER von KRAFT-EBING ile/ve/||/<>/> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> JACQUES LACAN ile/ve/||/<>/> GILLES DELUZE

( [Mazoşizm Üzerine Kitaplar/ı...]
1870'te. İLE/VE/||/<>/> 1886[Eşeyselliğin Psikopatolojisi] İLE/VE/||/<>/> 1905[Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme], 1920[Haz İlkesinin Ötesinde], 1924[Mazoşizmin Ekonomik Sorunu] İLE/VE/||/<>/> 1957[konuşması], 1973[Aşk ve Şehvet Üzerine] İLE/VE/||/<>/> 1964[XI. Seminer] İLE/VE/||/<>/> 1967[Sacher-Masoch'un Sunumu] )


- SAÇILMA ile/||/<> ÇOKLU SAÇILMA

( Elektromanyetik ışınlar ya da yüklü tanecik demetlerinin katı, sıvı ve gaz atom ya da molekülleriyle etkileşerek geliş doğrultusundan sapması. | Bir taneciğin bir başka tanecik ya da tanecik düzeniyle çarpışması sonucu yön ve enerjisinin değiştiği süreç. İLE/||/<> Çok sayıda çarpışmaya uğrayan bir taneciğin toplam momentumunun, tek tek çarpışmalar sırasında kazandığı momentumlann toplamına eşit olduğu saçılma. )

( SCATTERiNG VS. MULTiSCATTERiNG )

( LA DiFFUSiON, LA DiSPERSON AVEC MULTiDiFFUSiON )

( STREUUNG MiT MEHRiGE STREUUNG )

( TENâSüR iLE ... )


- [ne yazık ki]
SAÇMA ile/ve/değil/||/<> BAĞLANTISIZ


- SAÇMAK" ile/değil/yerine/||/>< AÇIKLAMAK


- SAÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< SAVURMAK


- SAÇMALAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SAYGISIZLAŞMAK


- SAÇMALAMAK ile/ve/||/<>/> YOZLAŞMAK


- SAÇMA/LIK:
KİŞİNİN ÇIĞLIĞI ile/ve/ne yazık ki/||/<> DÜNYANIN SESSİZLİĞİ/SUSKUNLUĞU


- SAÇMALIK ile/ve/değil/||/<>/> KISIR DÖNGÜ


- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI

( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )

BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )

SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )

KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )

TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )

İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )

ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )

YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )

DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )

SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )

KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )

SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )


- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR

( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )


- SAÇMALIKLAR/DA:
KİŞİNİN ÇIĞLIĞI ile/ve/||/<> DÜNYANIN SESSİZLİĞİ


- SADAKA DAĞITMAK ile/ve/||/değil/yerine/< HAKSIZLIKLARI ORTADAN KALDIRMAK


- SADAKA[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEVAP[Ar.]


- SADÂKAT VE BAĞLILIK ve/||/<> FARKINDALIK VE ADÂLET ve/||/<> EDEB VE HAYÂ ve/||/<> FETA VE GÖNÜL

( HZ. EBÛ-BEKİR SIDDÎK ve/||/<> HZ. ÖMER el-FÂRUK/HATTÂB ve/||/<> HZ. OSMAN ZİNNUREYN ve/||/<> HZ. İMÂM-I ALİ )

( Çocukluk. VE/||/<> Gençlik. VE/||/<> Yetişkinlik. VE/||/<> Olgunluk. )


- SADAKAYI:
SAKAT DİLENCİYE VERMEK ile/ve/değil/||/<>/< YOKSUL FİLOZOFA VER(E)MEMEK

( Bir gün, kötürüm ya da kör olmaktan korktuklarından, "gözünden/gördüklerinden akıllı" olmalarından dolayı. İLE Gün gelip de, felsefenin içinde olacaklarını düşünememekten dolayı. )


- SADÂRET ile/||/<> SADRAZAM

( Başbakanlık. İLE/VE/||/<> Başbakan. )


- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA

( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )


- SADDLE-NODE İLE HOPF İLE PİTCHFORK İLE TRANSCRİTİCAL ile/||/<> BİFURKASYON TÜRLERİ

( Parametre değişiminde davranış değişimi. )

( Formül: ẋ = μ ± x² (saddle-node) )


- SADE ile/ve/değil/yerine/||/<> SADECE


- SADECE KENDİ DENEYİMİNİ "YEĞLEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÖTEKİNE (DE) İNANMAK

( Bazıları, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller.

Sen söylersin, dinlemez; doktor söyler, anında yapar.

"Köleleştirirsin", aldırmaz; "köle" dersin, "kaldırmaz". )


- SADECE ŞAKAYDI ile/ve/||/<> BİLMİYORUM ile/ve/||/<> UMRUMDA DEĞİL ile/ve/||/<> TAMAM

( [Ardında, en azından, küçük bir ... ]
Gerçeklik yatar. İLE/VE/||/<> Bilgi yatar. İLE/VE/||/<> Düşünce ve/ya da duygu yatar. İLE/VE/||/<> Acı yatar. )


- SADECE ... ile/||/<> BİR TEK ...


- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET

( SIMPLICITY and/||/<> PATIENCE and/||/<> COMPASSION and/||/<> MERCY )


- SADI CARNOT ve/+/||/<>/> RUDOLF CLAUSIUS

( [1796 - 1832] ve/+/||/<>/> [1822 - 1888] )

( "Isı Makineleri" yazısının yayımlanması - 1824 )

( Isı Şelâlesi )


- SAF İLE UYGULAMALI ile/||/<> MATEMATİK İKİLİĞİ

( Kuramk ve pratik matematik. )

( Formül: Teori ↔ Uygulama )


- SAF KÜLTÜR TEKNİĞİ ile/||/<> KARIŞIK KÜLTÜR

( Saf kültür tek tür mikroorganizma içerir İLE karışık kültür birden fazla tür içerir. Koch agar plak yöntemi ile saf kültür elde etti İLE bu sayede bakterileri tek tek inceledi. Saf kültür bakteriyolojinin temel tekniğidir. )

( Robert Koch tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1843-1910) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bakteriyel hastalık teorisi, Koch postülatları, bakteriyel kültür teknikleri) )


- SAF/TEMİZ":
ÇOCUKLAR ve/||/<> ŞEHİTLER


- SAF ile/ve/||/<> A PRIORI

( Ampirik deneyimden gelmeyen. İLE/VE/||/<> Ampirik deneyim ile birlikte geçerli/var/kaim olsa da evrensel ve zorunlu olan. )


- SAF ile/ve/||/<> ALIK


- SAF ile/ve/değil/||/<> SAFA YATAN


- ŞAFAK ile/ve/||/<> KOZMİK ŞAFAK


- SAFİR ile/||/<> KUNZİT

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )


- SAFİR ile/||/<> TANZANİT

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Mavi ve mor tonlarında bir zoisit türü. )


- SAFİR ile/||/<> TURMALİN

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )


- SAFİR ile/||/<> ZİRKON

( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )


- SAFİYE ve/||/<>/> TASFİYE


- SÂFİYET ile/ve/||/<>/> İRFÂNİYET

( Kendinde/içten. İLE/VE/||/<>/> Ustadan/dışarıdan. )


- SAFİYET ve/||/<> SAMİMİYET


- SAFLIK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TESLİMİYET


- SAFSATA ile/ve/||/<> TATAVA

( Boş, temelsiz, asılsız söz. İLE/VE/||/<> Çok fazla söz. )


- SAFSATA ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK


- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET

( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )


- SAĞALTIM AMAÇLI ile/ve/değil/||/<>/> GELİŞ(TİR)ME AMAÇLI


- SAĞALTIM:
DAVRANIŞÇI ve/ya da BİLİŞSEL ile/ve/||/<> DİNAMİK ile/ve/||/<> VAROLUŞÇU


- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/ve/||/<> ANALİTİK SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ

( )


- SAĞALTIM/PSİKOTERAPİ ile/ve/||/<>/> PSİKANALİZ


- SAĞALTIM/TEDAVİ[Ar.]:
AYAKTA ile/ve/||/<>/> YATARAK


- SAĞALTIM/TERAPİ:
TEK KİŞİLİK ile/ve/||/<> İKİ KİŞİLİK


- SAĞALTIM ile/ve/değil/||/<>/< DAYANIŞMA


- SAĞALTIMDA/TERAPİDE:
TIBBÎ ile/ve/||/<> DAVRANIŞSAL ile/ve/||/<> BİLİŞSEL ile/ve/||/<> DUYGUSAL


- SAĞALTIM/TEDAVİ ile/||/<> REHABİLİTASYON

( Sayrılığın iyileştirilmesi için yapılan etkiler. İLE/||/<> Sayrının eski işlevselliğine kavuşması için yapılan destekleyici çalışmalar. )


- SAĞDAN, SOLA DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞDAN, KALBE DOĞRU


- SAĞDUYU ile/ve/||/<>/< DENEYİM


- SAĞDUYU ile/ve/||/<> SAĞGÖRÜ

( Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği. | Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma ve doğru yargılama gücü. İLE/VE/||/<> Gerçekleri, yanılmadan görebilme yeteneği. )


- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]

( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )


- SAĞÎR ile/||/<> SAĞİRE

( Küçük yaşta erkek. İLE/||/<> Küçük yaşta kadın. )


- SÜSLEME!:
"SAĞIRA" ve/||/<> "KÖRE"

( Sözünü. VE/||/<> Yüzünü. )

( Yorma dilini. VE/||/<> Süsleme sözlerini.
[Köre yormam dilimi, sağıra süslemem sözlerimi.] )


- SAGİTTARİUS A* (SGR A*) ile/||/<> M87 KARA DELİĞİ

( Sgr A* Samanyolu merkezinde 4 milyon güneş kütlesi İLE M87 kara deliği 6,5 milyar güneş kütlesidir. Sgr A* 26 bin ışık yılı uzakta İLE M87 55 milyon ışık yılı uzaktır. İki kara delik EHT tarafından görüntülendi İLE süper kütleli kara deliklerin kanıtıdır. )

( Andrea Ghez tarafından 2020 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1965-) (Ülke: ABD) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Samanyolu merkezindeki süper kütleli kara delik (Sgr A*) gözlemi, Nobel Ödülü (2020)) )


- SAĞLAM ZİHİN ve/||/<>/>/< SAĞLAM GÖVDE

( Sağlam anlık[zihin], sağlam gövdede bulunur. VE/||/<>/>/< Sağlam gövde, sağlam anlıkta[zihinde] bulunur. )


- SAĞLAMA ile/ve/||/<> UYGULAMA


- SAĞLAMLAŞTIRMA ile/ve/||/<> PEKİŞTİRME


- SAĞLAMLIK AÇMAZI ile/ve/||/<> GEÇERLİLİK AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI


- SAĞLIK:
"HİZMET" ile/ve/değil/||/<>/< HAK


- SAĞLIK TOPU ile/ve/||/<>/> SEPET[BASKET]/EL TOPU


- SAĞLIK ve/||/<>/< SÜREKLİLİK


- SAĞLIK ve/||/<>/> YOLCULUK SAĞLIĞI


- SAĞLIKLI" ile/ve/değil/||/<> YETERLİ


- SAĞRI ile/ve/||/<> SAĞRI KEMİĞİ

( Memeli hayvanlarda, bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm. İLE/VE/||/<> Belkemiği ile kuyruksokumu kemiği arasındaki kemik. )


- SAHÂBE-İ KİRÂM ile/ve/||/<>/>/ ASHÂB-I SUFFÂ

( Kendilerine, sohbet ikram edilenler. İLE/VE/||/<>/> Sohbet ikram edilenlerin sohbetine, özel ve kapalı olarak katılanlar. )

( Zâhirî. İLE/VE/||/<>/> Bâtınî. )

( 40 kişi. İLE/VE/||/<>/> 360 kişi. )

( İlim geleneği. İLE/VE/||/<>/> Mürşîd geleneği. )


- SAHİCİ ile/ve/||/<>/< SAHİH[Ar. < SIHHAT]

( Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı. İLE/VE/||/<>/< Sağlıklı olmak, gerçek olmak. )


- SAHİCİ/LİK ile/ve/||/<>/> SAMİMİ/LİK


- SAHİH (OLAN) ile/ve/||/<>/> SALİH (OLAN)

( Bilinmeli. @@ Uygulanmalı. )


- SAHİP OLMAK ile AİT OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE VE BÜTÜN OLMAK


- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÂYIK OLMAK


- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<> OLMAK

( Erich Fromm'un, "Sahip Olmak ya da Olmak" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )


- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP ÇIKMAK


- SAHİP OLMAK ile/ve/fakat/||/<>/< SAHİP OLDUĞUMUZLA VE/YA DA SAHİP OLMAKLA PERDELENMEMEK


- SAHİP OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< SATIN ALMAK


- SAHİP OLMAK ve/||/>/< TERK EDEBİLMEK

( Ancak, sahip olunabilen, terk edilebilir. )

( Önemli[öncelikli] olan, en çok şeye sahip olmak değil en az şeye gereksinim duymaktır. )

( Bir şeye sahip olmak istiyorsan, onu, zihninden, dilinden ve gönlünden çıkarmalısın! )

( İstediğiniz bazı şeylere sahip olamamak, mutluluğun bir parçasıdır. )

( OWNERSHIP and/> ABLE TO LEAVE )


- SAHİPLENME ile/ve/değil/||/<> KIŞKIRTMA/AJİTASYON


- SAHİPLENME ile/ve/||/<> KOLLAMA


- SAHİPLENME ile/ve/||/<> SÜREKLİ KILMA ile/ve/||/<> BİRİKTİRME


- ŞAHIS ile/ve/||/<>/> TEŞAHHUS

( Kimse, kişi. | Bir insanın görünen biçimi. İLE/VE/||/<>/> Şahıs biçimine girme, cisimlenme. | Kendini belirli etme, ayrılarak belirme, ortaya çıkma. )


- ŞÂHİT ile/ve/||/<> NOTER


- SAHNE TOZU YUTMAK ile/ve/||/<> MÜREKKEP YALAMAK


- SAHNE ve/||/<>/>/< KULİS[fFr. < COULISSE]

( İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belirli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. | Görüntü. | Tanık olunan, gözlenen olay. | Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı. | Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri. VE/||/<>/>/< Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. | Borsa dışında alışveriş yeri. | Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılan yer. | Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. )


- SAHNE[Ar. < Yun.] ile/ve/||/<> PARTER[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<> Tiyatro, sinema gibi yerlerde, sahnenin bulunduğu ilk kata ve burada bulunan koltuklara verilen ad. )


- SAHNELEME ve/||/<>/> YAZMA


- ŞAHSEN ile/ve/||/<> BİZZAT


- SAHTE KENDİLİK ile/ve/||/<> TAM NESNE-TAM KENDİLİK


- SAHTE ile/ve/değil/||/<>/> GEÇERSİZ


- SAHTE ile/ve/||/<> TAKLİT


- SAHTEALELLER[İng. PSEUDOALLELES] ile/||/<> SAHTEBİLİM[İng. PSEUDOSCIENCE]

( Gen gibi davranan ama çaprazlanma (crossing-over) sırasında ayrılabilen gen çiftidir. @@ Bilimsel olarak sunulan fakat bilimsel olmayan iddia, inanış, bilgi ve uygulamaların hepsine verilen isimdir. Bir sahtebilim dışarıdan bakıldığında kolaylıkla anlaşılamayabilir fakat bilimsel yollar, metotlar ve sorular izlendiğinde bilime uymayan, bilimle zıt düşen durumlar oluşturması halinde kolaylıkla anlaşılabilir. Günümüzde en çok tutan sahtebilimler; fal, burçlar, uzay görevleri karşıtlığı, yaratılışçılık, düz dünyacılık ve astroloji yorumlarıdır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAHTEGEN[İng. PSEUDOGENES] ile/||/<> PSÖDOGEN[İng. PSEUDOGENES]

( "Anlamsız mutasyon" isimli bir mutasyon tipi sonucu oluşmuş, bölünme yeteneği olmayan gendir. Psödogenler genellikle "y" sembolü ile ifade edilirler. DNA dizisindeki psödogenler ancak protein sentezi sırasındaki bir aksama sonucu anlaşılabilir. RNA dizisinde ise psödogenleri tanımak çok daha kolaydır. @@ Anlamsız mutasyona sahip ve transkripsiyon yeteneğini olmayan bir gen. Bazı psödogenler, işlenmiş mRNA'nın retropozisyonundan kaynaklanır ve intronların ekspresyonu için gerekli düzenleyici sekansları bulunmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SAİD HALİM PAŞA (KAHİRE, 1863 - 1921) ile/ve/||/<>/> SAİD HALİM PAŞA YALISI

( Mısır Hidivi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın torunu ve Halim Paşa'nın oğludur. Tahsilini İsviçre'de yaptı ve Siyasal Bilgiler okudu. Farsça, Arapça, İngilizce, Fransızca bilen Said Halim Paşa Mısırlı bir prens olmasına karşın ömrünün büyük kısmını İstanbul Yeniköy'de geçirdi. Sultan II. Abdülhamit tarafından 1888'de paşalık unvanı verilerek Şurayı Devlet azası yapıldı. 1908'de İstanbul'a geldi ve Yeniköy Belediye Dairesi Reisliği yaptı. 1912'de Şurayı Devlet başkanı yapıldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti Kâtibi Umumisi oldu. 1913'te ikinci defa Şurayı Devlet Başkanı yapıldıktan üç gün sonra Hariciye Nazırı Mahmut Şevket Paşa'nın öldürülmesi üzerine Sadrazamlığa getirildi. I. Dünya Savaşına karşı idi. Bu nedenle savaşa girilince istifa etti. Ancak Sultan Reşat'ın ısrarı ile istifasını geri aldı ve tekrar sadrazamlık görevini üstlendi. 1917'de istifa edince Sadrazamlığa Talat Paşa getirildi. Mondros Mütarekesinden sonra Malta'ya sürüldü (1919). İkinci İnönü zaferinden sonra İngilizlerle yapılan antlaşma gereği Malta sürgünleri serbest bırakıldı. Damat Ferit Hükümetini tasvip etmediği için Türkiye'ye dönmedi ve İsviçre'ye gitti. Bir süre sonra İtalya geçti ve Roma'da bir Ermeni militan tarafından vurularak öldürüldü.

İLE/VE/||/<>/>

Yeniköy, Köybaşı Caddesinde 117 kapı No. lu muhteşem yalı Sait Halim Paşa Yalısıdır. Yalı deniz kenarında olup, iki köşesinde iki aslan heykeli bulunduğu için yalıya "Aslanlı" yalı da denilmektedir. 1535 m²'lik bir bahçe içinde bulunan yalı Hidiv Abbas Halim Paşa ve kardeşi Sait Halim Paşa tarafından 1890'da yaptırıldı. Yalı Sait Halim Paşa'nın ismi ile anılmaktadır. Paşanın vefâtı ile varislerine kalan yalı Turizm Bankasına geçti ve bir süre yabancılar tarafından kumarhane olarak kullanıldı. Kumarhanenin buradan taşınması üzerine uzun süre boş tutulan yalı daha sonra restaurant ve gece kulübü olarak kullanıldı. Bir süre başbakanlık konutu olarak da kullanılan bina 1980 - 1984 yılları arasında büyük onarım gördü. 1995'te yangın geçiren yalı Turizm Bakanlığınca onarıldı ve 2004'te 49 yıllığına Göçtür Turizm firmasına kiralandı. )


- ŞAİR ile/ve/||/<> DELİ ile/ve/||/<> MECNÛN


- ŞAİR ile/ve/||/<> NÂZIM


- ŞAİR ve/||/<> SARAYBOSNA'LI ŞAİR

( )


- ŞAİR[Ar.] ile/ve/||/<>/> ŞARİH[Ar.]

( Ozan. İLE/VE/||/<>/> Açıklayan, şerh eden. Bir yapıtı açıklamak üzere başka bir betik yazan kişi. )


- ŞAİR-İ KESBÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞAİR-İ VEHBÎ


- ŞAKA GİBİ ile/ve/=/||/<>/< GİBİ GİBİ


- SAKA KUŞUNUN BIYIKLARI ...:
SİYAHSA ile/ve/||/<> BEYAZSA

( Erildir. İLE/VE/||/<> Dişildir. )


- ŞAKA ile/ve/||/<>/> İNTİKAM


- SAKIN!:
ADAMIN, YERE BAKANINDAN
ve/||/<>
SUYUN, YAVAŞ AKANINDAN


- SAKİN OLMAK ile/ve/||/<> SESSİZ OLMAK ile/ve/||/<> KENDİN OLMAK

( Huzur arıyorsak. İLE/VE/||/<> Bilgelik arıyorsak. İLE/VE/||/<> Aşk arıyorsak. )


- SAKINCA/BEYİS GÖR(ME)MEK ile/ve/||/<> İMTİNA ETME(ME)K


- SAKİNLEŞME:
AKILDA ve/||/<> GÖNÜLDE

( Bilgi ile. VE/||/<> Sevgi ile. )

( Elinde getiren, karnında götürür; aklında getiren, gönlünde götürür. )


- SAKİNLİK:
MANTIKSIZLIĞI ANLAMA ile/ve/||/<> FARKINDALIĞI ARTIRMAK


- SAKLAMAK ile/ve/||/<>/> SAYIKLAMAK

( Aşkı/nı. İLE/VE/||/<> Adı/nı. )


- [ne yazık ki]
ŞAKŞAKÇI/LIK ile/ve/||/<>/> YALAKA/LIK ile/ve/||/<>/> AYAKÇI/LIK


- SAL ile/ve/||/<> ŞAL


- SALÂH ile/ve/||/<>/> FELÂH


- SALÂHİYET ve/||/<> EHLİYET ve/||/<> KUDRET

( APTIDUTE et/||/<> CAPACITE et/||/<> PUISSANCE )


- SALÂHİYET/SELÂHİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> SELÂMET[Ar.]

( Yetki sâhibi, yetkili. İLE/VE/||/<>/> Esenlik. | Her türlü korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu, kurtuluş. | Anlatıma temel olan düşüncenin her bakımdan doğru ve sağlam olması. )


- SALAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAF


- SALAK/LIK ile/ve/değil/||/<> ŞAŞKIN/LIK


- SALÂT ve/||/<>/>/< ZEKÂT


- SALATALIK ile/||/=/<> DİN KABAK

( ... İLE Kütahya'daki adı. )


- SALDIRAY ile/ve/||/<> BATIRAY ile/ve/||/<> ATILAY ile/ve/||/<> YILDIRAY

( 1939'da, Haliç Tersanesi'nden denize indirilen ve ne yazık ki, 1942'de batan, Türkiye'nin ilk denizaltısı Batıray ile birlikte Atatürk'ün belirlediği öteki üç denizaltının adları... )

( TRT Arşiv - Twitter[1] paylaşımını görmek için burayı tıklayınız...

TRT Arşiv - Twitter[2] paylaşımını görmek için burayı tıklayınız... )


- SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME

( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )


- SALDIRI ile/ve/||/<>/> İŞGAL


- SALDIRI ile/ve/değil/||/<>/< MEYDAN OKUMAK


- [ne yazık ki]
!SALDIRI ile/ve/||/<>/>/< !ŞİDDET

( Şiddet, saldırganlığın da ötesinde onun, nefret, düşmanlık gibi duygu ve etkinlik kazandığı biçimi ya da çeşit ve derecesidir. )


- SALDIRI ile/değil/yerine/||/<> SORU


- SALDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SATAŞMAK


- SÂLİH ve/||/<> ZÂHİD

( ... VE/||/<> Dinin biçim yönüne fazla önem veren, aşırı, çok sofu. | Kendini, sadece dine veren. | Masiva'ya itibar etmeyen. )


- SÂLİK ile/ve/||/<>/> SÂDIK


- SÂLİK ile/ve/||/<>/> SAHİP


- SÂLİK-İ MECZUB ile/||/<> MECZUB-U SÂLİK

( Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanan kişi. İLE/||/<> Allah'ın, varoluşunu, aklını, "benliğini" hak makamına çektiği kişi. )


- SALINIM ile/ve/||/<>/> HASTALIK/PATOLOJİ


- SÂLİS ile/||/<> SÂLİSEN

( Üçüncü. İLE/||/<> Üçüncü olarak. )


- SALLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARSMAK


- SALLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YUVARLAMAK


- SALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SAÇMAK


- SALMAK/SALAN ile/ve/||/<> SARMAK/SARAN


- SALTIK İSTENÇ ile/ve/||/<> BEN


- PARLAKLIK:
SALTIK/MUTLAK ile/ve/||/<> GÖRÜNÜR


- SALTIK/MUTLAK:
SONSUZ ile/ve/||/<> TÜKETİLEMEZ OLAN


- SALTIK TİN:
SANAT ile/ve/||/<> DİN ile/ve/||/<> FELSEFE


- SALTIK/LIK ile/ve/||/<>/< ETKİLENMEYİŞ


- SAM İLE LB İLE LBL ile/||/<> YÜZEY MODİFİKASYON

( Kontrollü yüzey kaplama teknikleri. )

( Formül: Alkanetiyol-Au SAM )


- SAM ile/||/<> LB FİLM

( SAM kendiliğinden tek tabaka tiol-Au, LB transfer çok. )

( Formül: Spontan İLE mekanik )


- SAMADHİ ile/||/<> SATORİ ile/||/<> NİRVANA

( Bilinç üstü hali, derin meditasyon, trans, vecd hali. Yoga uygulamasında arayıcının meditasyon nesnesi ile bir olması. @@ İnsanın gerçek yaratılışını tanımasıyla sonuçlanan Zen yaşantısı. Uyanma, aydınlanma. @@ Aydınlanma. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. )


- SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMEK ile/ve/||/<> KARDA YÜRÜYÜP İZİNİ GÖSTERMEMEK


- ŞAMANİZM ile/||/<> ORGANİZE DİN

( Şamanizm bireysel aracılık İLE organize din kurumsal yapıdır. Şamanizm avcı-toplayıcı İLE organize din tarımsal toplumların dinidir. Göbeklitepe ritüel alanı şamanizm İLE organize din arasında geçiş olabilir. )


- SAMANLIK ile/ve/||/<>/> SEYRÂN

( İki kişi(/zihin/"gönül") [sevdâ] bir araya gelirse samanlık bile seyrân "olur[< olabilir]". )


- SAMANYA ile/||/<> VİSEŞA ile/||/<> SAMAVAYA

( Tümellik. @@ Özgüllük. @@ İçkinlik. )


- [ne yazık ki]
ŞAMAR OĞLANI (NA DÖN[DÜR/ÜL]MEK) ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ (İLÂN ETMEK/EDİLMEK)


- SAMATHA ile/||/<> VİPASYANA

( Sükûnet, yoğunlaşmak, sakinlik, dinginlik. Konsantrasyon Meditasyonu. @@ Sezgi meditasyonu. İçe yönelme ya da idrak. )


- SAMED ve/||/<> SOMUT


- SAMİMİYET ve/||/<>/< ADANMIŞLIK


- SAMİMİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> CÂZİBE[Ar.]


- SAMİMİYET ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇIKAR


- SAMİMİYET ve/||/<> SAMİMİ NİYET


- SAMİMİYET ile/ve/||/<>/> YALINLIK


- SAMİMİYETİN BELİRTİSİ ve/||/<> DÜRÜSTLÜĞÜN İFADESİ

( Gözler. VE/||/<> Sözler. )


- SAMİMİYETSİZLİK ile/ve/değil/||/<> MESAFELİLİK


- SAMSKARA ile/||/<> SANSKAR ile/||/<> VASANA

( Zihinsel izlenim, anı. @@ İnsanın karakterinin temelini oluşturan özellikler, huylar, mizaç. @@ Artakalan izlenim. )


- SANAT:
[hem] ARAÇ OLARAK ile/ve/hem de/||/<>/> AMAÇ OLARAK


- SANAT:
BİÇİM ile/ve/değil/||/<>/< BİÇİMİN İLKESİ/YASASI


- SANAT BİÇİMİNDE:
SİMGESEL ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> ROMANTİK


- SANAT:
DEHÂ ve/||/<> YARATICILIK


- SANAT:
GEÇMİŞİ GERİ ALMAK ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİ ÖNGÖREBİLMEK


- SANAT ...:
GEÇMİŞ/TEN ile/ve/||/<>/> BUGÜN/E ile/ve/||/<>/> GELECEK/E

( Kopuk olmamalı. İLE/VE/||/<>/> Hitap etmeli. İLE/VE/||/<>/> Dönük olmalı. )

( MÂZÎ ile/ve/||/<>/> HÂL ile/ve/||/<>/> İSTİKBÂL )


- SANAT:
İÇERİK ve/||/<> AMAÇ ve/||/<> ANLAM


- SANAT:
İÇTEN DIŞA ile/ve/değil/||/<>/< DIŞTAN İÇE


- SANAT:
KİŞİSEL/ŞAHSÎ ve/||/<> KİŞİYE ÖZGÜ/MUHTEREM


- SANAT NESNESİNE BİÇİM VERME ile/ve/||/<> KİŞİNİN, KENDİNE BİÇİM VERMESİ


- SANAT:
UYUM ve/||/<> ORGANİK ve/||/<> BİRLİK

( Sanat, uyumlu, organik birliğin yeniden ele geçirilmesinin aracıdır. )


- SANAT YAPITINDA:
DUYUSAL/LIK ve/||/<> TİNSEL/LİK

( Tinselleşir. VE/||/<> Duyusallaşır. )


- SANAT ve/||/<>/>/< BİREY OLMAK


- SANAT ile/ve/||/<>/> DAHA/EN SANAT/SİMGE


- SANAT ile/ve/||/<> FARKLILIK


- SANAT ve/||/<> FELSEFE

( Hayranlık. VE/||/<> Hayret. )

( Doyumsuzluk sunar. VE/||/<> Doyum sunar. )

( Keşf. VE/||/<> Kurma. )

( Sanat olmasaydı, felsefe, edimselliğini yitirirdi. )


- SANAT ve/||/<>/> (< FELSEFE <) ve/||/<>/> KAVRAM ve ÖTESİ


- SANAT ile/ve/||/<>/>/< HAKİKAT


- SANAT ile/ve/||/<> İNCELİK/RİKKAT[Ar.]


- SANAT ve/||/> MANEVİYAT

( Sanat, maneviyatın giriş kapısıdır. )


- SANAT ve/||/<>/< OYUN


- SANAT ve/||/<>/> SAĞALTIM ARACI


- SANAT ile/ve/||/<> SANA AİT


- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE

( Kişileri sevmekten daha sanatsal ve bilgece bir şey yoktur. )


- SANAT ile/ve/||/<>/> SUSKUN/HÂMUŞ SANAT


- SANAT ile/ve/||/<>/> ÜRETKEN SEZGİ GÜCÜ ile/ve/||/<>/> ESTETİK SEZGİ


- SANAT ve/||/<>/>< YAŞAM

( Sanat, tüm alanların son noktasıdır. VE/||/<>/>< Yaşam da sanatın son noktası ve yansımasıdır. )

( Uzun. VE/||/<>/>< Kısa. )

( ARS LONGA, VITA BREVIS )


- SANATÇI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GERÇEK

( Taklit eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alır/"çalar". )


- SANATÇI ile/ve/||/<> BİLGE/ÂRİF

( Dönüştürücü. İLE/VE/||/<> Geliştirici/ilerletici. )


- SANATÇI ve/||/<> DÖNEM/ÇAĞ

( Sanatçı, kendi çağının çocuğudur. )


- SANATÇI ile/ve/||/<>/>/< SANATSEVER


- SANATÇIDA:
KAPRİS ve/||/<> KİBİR

( "Yakışır" )


- SANATÇININ:
BAKTIĞINA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖRDÜĞÜNÜ GÖRMEK


- SANATÇIYIM DİYEBİLMEK İÇİN:
USTANI GEÇECEKSİN ve/||/<>/> SENİ GEÇECEK BİR ÖĞRENCİ YETİŞTİRECEKSİN


- SANATIN GÜZELLİĞİ ile/ve/||/<> DOĞANIN GÜZELLİĞİ

( Hegel'de. İLE/VE/||/<> Kant'ta. )


- SANAT/SAL ve/||/<>/= TİN/SEL

( SANAT: Saltık tin alanı. )


- SANATTA:
BİLİNÇSİZ SİMGESELLİK ile/ve/||/<>/> BİLİNÇLİ SİMGESELLİK


- SANAT/TA:
DOĞAL OLAN ile/ve/||/<>/> DOĞAL OLARAK/DOĞALA EN YAKIN VE YALIN YAPILMIŞ OLAN


- SANATTA:
FARK ile/ve/değil/yerine/||/>/<>/>< BENZERLİK


- SANAT/TA/Kİ:
SAÇMA ile/ve/||/<> SAÇMA/LIK


- SANAT(TA TAKLİT):
DOĞRU OLMAYANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DOĞRU OLANDA

( Sanat, doğru olmayanı da taklit edebilir, doğru olanı da.
Doğru olmayanı taklit ederse aldatıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Doğru olanı taklit ederse doğruluğunu daha çok güçlendirir. )

( Sanat, doğru ya da güzel olmayanı, doğru ve güzel olarak gösterebilir. )


- SANAYİ KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> ANAMAL/SERMAYE KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> MODERN KAPİTALİZM ile/ve/||/<>/> ÖZEL MÜLKİYET BİÇİMİ

(

Sanayi Kapitalizmi
18. yy sonu – 19. yy sonu
Üretimin fabrikalarda makine gücüyle örgütlendiği, ücretli emeğin dizge biçimde kullanıldığı kapitalizm aşaması. İngiltere'de Sanayi Devrimi ile doğmuş, Kıta Avrupası ve ABD'ye yayılmıştır. Temel dinamik: sermaye sahibi ile mülksüz işçi arasındaki asimetrik ilişki.
Anahtar: fabrika, ücretli emek, artı-değer, üretim araçları
Sermaye Kapitalizmi
1880 – 1945
Üretken sermayenin değil, para sermayesinin ve finansın egemen olduğu aşama. Bankacılık, faiz, hisse senedi ve kredi mekanizmaları ön plana çıkar; sanayi kapitalizminin içinden dönüşerek çıkar. "Finans kapitalizmi" olarak da adlandırılır.
Anahtar: banka kredisi, faiz, menkul kıymet, spekülatif sermaye
Modern Kapitalizm
1945 – günümüz
Çokuluslu şirketler, küresel finans piyasaları, refah devleti ve tüketim kültürünü kapsayan geç dönem kapitalizmi. Hem sanayi hem sermaye boyutlarını içerir; platform ekonomileri, patent ve veri de birer sermaye biçimi haline gelmiştir.
Anahtar: küreselleşme, neoliberalizm, dijital platform, bilgi ekonomisi
Özel Mülkiyet Biçimi
Tüm dönemler — kurucu zemin
Kavramsal olarak bir kapitalizm türü değil kapitalizmin kurucu koşuludur: üretim araçlarının (toprak, fabrika, makine, sermaye) özel ellerde bulunması. Öteki üç kavramın ortak zeminidir; mülkiyet biçimi değişirse kapitalizmin tanımı da değişir.
Anahtar: mülkiyet hakkı, mülksüzleştirme, tahsis, yasal güvence
Kavramsal Sıradüzen
Zemin – Aşama ilişkisi
ÖZEL MÜLKİYET BİÇİMİ — kapitalizmin kurucu zemini
>
SANAYİ KAPİTALİZMİ
XVIII. – XIX. yy. | fabrika, makine, ücretli emek | Marx'ın temel çözümleme nesnesi
>
ANAMAL/SERMAYE KAPİTALİZMİ
IX. yy. sonu – XX. yy. | finans, kredi, faiz | sanayi kapitalizminin dönüşümü
>
MODERN KAPİTALİZM
1945 – günümüz | küresel, dijital, çok katmanlı | ikisini de kapsar ve aşar
Karşılaştırmalı FaRkLaR
Boyut Özel Mülkiyet Biçimi Sanayi Kapitalizmi Anamal/Sermaye Kapitalizmi Modern Kapitalizm
Kavramsal durum/konum Kurucu zemin / koşul Tarihsel aşama Tarihsel aşama Tarihsel aşama
Dönem Tüm dönemler 1760 – 1900 1880 – 1945 1945 – günümüz
Odak Mülkiyet hakkı, tahsis Üretim, fabrika Finans, para, kredi Küresel dizge, platform
Egemenler Fabrikatör / burjuva Banker, borsa Çok uluslu şirket, büyük teknoloji
Emek biçimi Ücretli fabrika işçisi Ücretli + yatırımcı Esnek, güvencesiz, uzaktan
Temel çelişki Sahip — mülksüz Burjuva — proleter Borç veren — borçlu Küresel anamal/sermaye — yerel emek
Anamal/sermaye biçimi Mülk, arazi Makine, fabrika Para, tahvil, hisse Veri, patent, marka, algoritma
Devletle ilişki Mülkiyeti tanır / korur Laissez-faire Düzenleyici müdahale başlar Refah devleti <> neoliberalizm
Anahtar kavramlar mülkiyet hakkıtahsis artı-değersömürü faizkredispekülasyon yaratıcı yıkımr > g
04 — Kuramcılar
Sanayi kap. | Özel mülkiyet | Eleştiri
Karl Marx
1818 – 1883
Sanayi kapitalizmi ve özel mülkiyet biçiminin en kapsamlı eleştirmeni. İşçinin emeği ile aldığı ücret arasındaki fark olan artı-değerin anamal/sermaye birikiminin kaynağı olduğunu gösterdi. Sınıf çatışmasını tarihin itici gücü olarak tanımladı. Özel mülkiyetin ilgası olmadan sömürünün bitmeyeceğini savundu.
artı-değer sınıf çatışması yabancılaşma tarihsel nesnecilik
Das Kapital, Cilt I (1867)
Komünist Manifesto — F. Engels ile (1848)
Ekonomi ve Felsefe El Yazmaları (1844, yayım: 1932)
Kapitalizmin kültürel kökenleri | Kurumsal yapı
Max Weber
1864 – 1920
Kapitalizmin yalnızca ekonomik değil, zihinsel bir düzen olduğunu gösterdi. Protestan ahlakından beslenen rasyonelleşme, disiplin ve çağrı (Beruf) kavramları kapitalizmin temelini oluşturur. Marx'ın altyapı belirlenimciliğine karşı çıkarak kültür ve kurumların bağımsız ağırlığını savundu.
rasyonelleşme Protestan etiği bürokrasi meşrûiyet türleri
Protestan Ahlâkı ve Kapitalizmin Yapısı (1905)
Ekonomi ve Toplum (1922, ölüm sonrası)
Siyaset Meslek Olarak (1919)
Anamal/sermaye kapitalizmi > Modern kapitalizm geçişi | Girişimci
Joseph Schumpeter
1883 – 1950
Yaratıcı yıkım: girişimci, eski üretim yapılarını sürekli yıkarak yeni değer oluşturur; bu devinimin kapitalizmin özüdür. Ancak Schumpeter, kapitalizmin kendi başarısıyla çökeceğini de öngören nadir adlardan biridir: bürokrasi ve entelektüel eleştiri girişimciliği aşındıracaktır.
yaratıcı yıkım girişimci inovasyon konjonktür döngüsü
Ekonomik Kalkınma Kuramı (1911)
Kapitalizm, Sosyalizm ve Demokrasi (1942)
İş Döngüleri (1939)
05 — Modern Kapitalizmin Öne Çıkan Adları
Milton Friedman
1912 – 2006 | Chicago Okulu | Nobel 1976
Neoliberal dönüşümün kuramsal mimarı. Serbest piyasa, parasal disiplin ve devlet müdahalesinin küçültülmesini savundu. Thatcher ve Reagan dönemlerini doğrudan etkiledi. "Şirketin tek sorumluluğu kâr etmektir" tezi tartışmayı biçimlendirdi.
Neoliberalizm | Monetarizm
Friedrich A. Hayek
1899 – 1992 | Avusturya–Chicago | Nobel 1974
Merkezi planlamaya karşı piyasa bilgisinin üstünlüğünü savundu. Fiyat mekanizmasının dağınık bilgiyi koordine ettiğini gösterdi. Kölelik Yolu (1944) kitabıyla sosyalizme karşı liberal eleştirinin mihenk taşını koydu.
Piyasa bilgisi | Spontane düzen
Peter Drucker
1909 – 2005 | Yönetim kuramı
Modern şirket yönetiminin ve "bilgi işçisi" kavramının mimarı. Kapitalizmin organizasyonel boyutunu kuramsallaştırdı. Büyük şirketlerin toplumsal kurumlar haline geldiğini, yönetimi bir meslek ve sanat olarak tanımladı.
Bilgi işçisi | Yönetim bilimi
Thomas Piketty
1971 – Paris Okulu | Eleştiri cephesi
Anamal/sermaye/gelir eşitsizliğini ampirik olarak belgeleyen 21. yüzyılın en çok okunan kapitalizm analistlerinden biri. r > g formülüyle sermaye getirisinin büyüme hızını aştığını ve eşitsizliğin yapısal olduğunu gösterdi.
Anamal/sermaye eşitsizliği | r > g
)


- SANAYİ KAPİTALİZMİ ile/ve/||/<>/> FİNANS KAPİTALİZMİ


- SANCTION and/||/<> INTERNATIONAL SANCTION

( Yaptırım. VE/||/<> Uluslararası yaptırım. )


- SANDIĞA GÖMMEK ile/ve/||/<>/> SANDIĞA GÖMÜLMEK


- SANDWİCH KOMPLEKS ile/||/<> HALF-SANDWİCH

( Sandwich iki Cp ferosen, half-sandwich tek Cp. )

( Formül: Fe(Cp)₂ İLE CpMn(CO)₃ )


- SANGER DİZİLEME ile/||/<> NGS

( Sanger tek okuma uzun, NGS çoklu kısa. )

( Formül: Single long İLE multiple short reads )


- SANGHA ile/||/<> BHİKŞU ile/||/<> SANNYASIN ile/||/<> UPASAKA

( Tüm Budacılar, tüm pirler. Bodhisattva'lar. Budist Cemaat. @@ Budist rahip/keşiş, edebi olarak dilenci. @@ Gezgin derviş. @@ Belirli kimi kurallara göre yaşayan sıradan bir insan. )


- SANI/ZAN/ZEHAB[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<> KANI/KANAAT(> "KANIMCA")

( Sahibi olunan düşüncenin/yorumun üzerine yargıda bulunum ve bu sürecin ilk durumu/sonucu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bir durum/olgu üzerine düşünce/yorum sahibi olmak. )

( Gerçeği bulmak istiyorsak, kanılarımıza asılmamalıyız. )

( To find truth, we must not cling to our convictions. )

( [not] SURMISE vs./and/but/||/<> OPINION
OPINION instead of SURMISE )


- SANIRIM ile/ve/||/<> ANLADIĞIM KADARIYLA


- SANİYE ile/ve/||/<> TOZ

( SECOND vs./and/||/<> DUST/POWDER )


- SANIYORUM ile/ve/||/<> SAYIYORUM


- ŞANJMAN/ŞANZIMAN[Fr. CHANGEMENT] ve/||/<> MOTOR

( Motorlu taşıtlarda, motorun yükünü azaltarak güç aktarma organlarına veren, arabanın istenen hızda hareket etmesini sağlayan dişliler topluluğu. VE/||/<> ... )


- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!

( )


- SANRI[İng. DELUSION] ile/||/<> BİZAR SANRI[İng. BIZARRE DELUSION] ile/||/<> EROTOMANİ[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> EROTOMANYA[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> GRANDİYÖZ SANRI[İng. GRANDIOSE DELUSION]

( Gerçek olmadığına dair sağlam kanıtlar olmasına karşın kişinin inandığı mantıksız, gerçek dışı inançlar. "Delüzyon" olarak da bilinmektedir. Akıl hastalığına sahip bir birey sanrılar yaşayabilir. Örneğin, bir ajanın kendisini takip ettiğini ya da uzaylıların bedenini ele geçirdiğini düşünebilir. Sanrılar, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılıklar gösterebilir. @@ Gerçekleşmesi açıkça mümkün olmayan sanrı türü. Örneğin kişi, uzaylıların bedenini kontrol ettiğini düşünebilir. @@ Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik ya da şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden hoşlandığını düşünebilir. @@ Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da takıntı yapabilirler. Aynı zamanda rahatsızlığı tanımlayan Fransız psikiyatristin adına "de Clerambault Sendromu" 'da denir. @@ Kişinin, kendisini olduğundan büyük görmesine sebep olduğu sanrı türü. Kişi; kendini zengin, güçlü ya da özel güçlere sahip olduğunu düşünebilir. "Büyüklük hezeyanı" olarak da isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SANRI ile/ve/||/<> SANCI


- SANRILARDAN "KURTULMAK" ile/ve/değil/||/<>/< SANRILARI TEKRAR EDEREK KURTULMAK


- ŞANS (VERMEK) ile/ve/değil/||/<>/< KOZ (VERMEK)


- SANSASYON[Fr./İng. < SENSATION] ile/ve/||/<> SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Dalgalanma. | Çok sayıda kişiyi ilgilendiren, etkileyen, heyecan verici olay. İLE Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )


- SANSÜR[Fr. < CENSURE] ile/ve/||/<> KAMUFLAJ[Fr. < CAMOUFLAGE]

( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim. | Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. İLE/VE/||/<> Gizleme. )


- SANZEN ile/||/<> JAGRAT-SUSHUPTİ ile/||/<> PURNA

( Zen çalışması. Zen Ustası'yla öğrencisi arasında Koan konusunda yapılan kişisel görüşme. @@ Uyanık uyku. @@ Dolu, tamam, mutlak, sonsuz. Brahman için kullanılır. )


- SAP, DÖNER; KESER, DÖNER ve/||/<>/> GÜN GELİR, HESAP DÖNER


- SAP ve/||/<> KÜPLEĞİ

( ... VE/||/<> Küreğin, baltanın sap takılan yeri. )


- ŞAPERON ile/||/<> PROTEAZOM

( Şaperon katlanma yardım İLE proteazom protein yıkımı. )

( Formül: HSP İLE ubikuitin )


- SAPIK/LIK" ile SAPKIN/LIK | ile/değil/yerine/||/<>/< SAPMA

( "Yükleme". İLE Tespit. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum. )


- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA