Osmanlı Türkçe'sindeki FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.471 başlık/FaRk ile birlikte,
6.471 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/27)
- İBRÂ[Ar.] ile İBRÂR[Ar.]
( Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. İLE Yeminin doğruluğunun onaylanması. )
- İBRÂM[Ar.] ile TE'RÎB[Ar.]
- İBRET[Ar.] değil/yerine/= ÖĞÜTÖRNEK
- İBRÎ[Ar.] ile İBRÎ/İBRİYYE[Ar.]
( İbrânî, Yahudi. İLE İbresi, iğnesi olan. | [hayvanlarda] İğneliler.[İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] | İğne yapan, satan. )
- İBTÂR[Ar.] ile İBTÂR[Ar.]
( Alabileceğinden fazla eşya yükletme. | Şaşma, şaşakalma. İLE Esirgeme, mahrûm etme. | Gündüzün başlangıcı, kuşluk namazı. | Parçalama. )
- İBTİHÂC[Ar.] ile İBTİHÂC[Ar.]
( Herşeyde bolluk. İLE Sevinç, sevinme, gönlü açılma. )
- İBTİKA'["ka" uzun okunur] ile İBTİKÂ'[Ar. < BÜKÂ] ile İBTİKÂR[Ar.]
( Rengin doğal olarak değişmesi. İLE Ağlama. İLE Sabah erken kalkma. )
- İBTİLÂ' -ile
( HAZARÂT-I ENBİYA VE EVLİYANIN YAŞAMI | DÜŞKÜNLÜK, TİRYAKİLİK, BAĞIMLILIK, TUTKU )
- İBTİLÂ'[Ar.] ile İBTİLÂ'[Ar. < BEL]
( Bir şeye düşkün olma, düşkünlük, tiryakilik, mübtelâlık. İLE Zorlukla yutma. | Gelini gerdeğe sokma. )
- İBTİLÂ'[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]
- İBTİSÂR[Ar.] ile İBTİSÂR[Ar. < BASAR]
( Bir şeye başlama. İLE Can ve gönülden görme, görüp aslına/hakikatine varma. )
- İBTİTÂ'[Ar.] ile İBTİTÂR[Ar.]
( Kesilme. İLE Uyma, tâbi olma. )
- İBTİYÂ'[Ar.] ile İBTİYÂR[Ar.]
( Satın alma, mübâyaa etme. İLE Kavga etme. | Güçsüz, olma. | Seçip kabul etme. )
- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]
( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )
- İBTİZÂZ[Ar.] ile İBYİZÂZ[Ar.]
( Gereksinim dolayısıyla hakarete ve hor görmeye[zillete] katlanma. İLE Çok ağarma, beyazlaşma. )
- İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.]
( Birini son derece keder ve sıkıntıya düşürme. İLE Kötü söz söyleme. İLE İBDÂ' )
- İBZÂL[Ar.] ile İBZÂR[Ar.]
( Esirgemeyip bol bol harcama ve kullanma. İLE İsraf. )
- İBZÂZ[Ar.] ile İBZÂZ[Ar.]
( Semirme, yağlanma. İLE Bir şeyi gereğinden ya da istenilen miktardan az verme. )
- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ
- KUDRET-İ DÂHİLÎ[Osm.] / INTERNAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE INTERNE[Fr.] / INNERE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ ENERJİ
- İ'CÂB[Ar. < UCB] ile ÎCÂB[Ar. < VÜCÛB | çoğ. ÎCÂBÂT]
( Şaşırtma, taaccübe düşürme. | Kendini beğenmişlik.[Ar.: İyiliğe, güzelliğe hayran etme] İLE Gerek/lilik. | Bir sözleşme için ilk söylenilen söz. | Olumlama.[İng., Fr. AFFIRMATION] )
- ÎCÂB[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]
- İCÂBET[Ar.] ile KABÛL[Ar.] ile ECÂBE[Ar.] ile İSTECÂBE[Ar.]
- İCÂBET[Ar.] ile TÂ'AT[Ar.]
- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ
- İCÂD[Ar.] ile ÎCÂD[Ar.]
( Pencere ve kapı üstlerinde bulunan kemer. İLE Meydana getirme/getirilme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir fikri, yeni bir konuyu zihinde bulma. )
- İCÂD ile İMÂL
- İ'CÂF[Ar.] ile İC'ÂF[Ar.]
( Durmaksızın hastaya bakma. İLE Yıkma, yere düşürme. )
- İCÂM[Ar. < ECEME] ile İ'CÂM[Ar.]
( Ağaçlıklar, çalılıklar, kamışlıklar. | Aslan yatakları. İLE Yazıyı, harfleri noktalama, yazıya nokta koyma. )
- ÎCÂZ[Ar.] ile İCÂZ[Ar.] ile İ'CÂZ[Ar. çoğ. İ'CÂZÂT] ile HİCÂZ ile Hicaz[Ar. HİCAZ: Engel.]
( Sözü kısa söyleme. | Az sözle çok anlam anlatma. İLE Bayan başörtüsü. İLE Âciz bırakma, acze düşürme. | Şaşırtma. | Mucize sayılacak kadar düzgün söyleme. | Bir benzerini yapmada herkesi acze düşürme. İLE Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam. | Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde. İLE Arap Yarımadası'nda, günümüz Suudi Arabistan'ının batısında bir bölge. )
- İCÂZET ile/değil İZAHAT
( Olurlama, yetki. İLE/DEĞİL Açıklama. )
- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]
- İCL[Ar.] ile İCL[Ar.]
( Boyun tutukluğu, ağrısı. İLE Eril buzağı, dana. )
- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]
- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]
- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD
( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )
- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]
- İCTİNÂB[Ar.] ile İMTİNÂ[Ar. < MEN]
( Sakınma, çekinme, uzaklaşma. İLE Çekinme, geri durma. | Olanaksızlık, olamayış. )
- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- İCTİVÂ'[Ar.] ile İCTİVÂR[Ar.]
( İğrenme, tiksinme. İLE Civar, komşu olma, muhit yapma. )
- İDÂD[Ar.] ile İDÂD/İDED[Ar.] ile İDÂD[Ar. < ADD]
( Sayı, hesap. İLE Zor, kuvvet; zafer, üstünlük. İLE Hazırlama/hazırlanılma, geliştirme/geliştirilme. )
- İDÂDE[Ar.] ile İDÂDE[Ar.]
( Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. İLE Kol bağı. )
- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK
- İDÂM[Ar.] ile İ'DÂM[Ar. < ADEM]
( Katık, ekmeğe katık edilen şey. İLE Bir kimsenin yasa/yargı gereği ölümü. )
- İDARE[Ar.] ile/ve/||/<>/>/< DAİRE[Ar.]
- İDÂRE[Ar.] İDÂME[Ar.]
- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL
- İDOLA -ile
- İDRAK (ETMEK/EDEMEMEK) ile/ve/||/<>/> İZAH (ETMEK/EDEMEMEK)
- İDRÂK[Ar.] ile İHSÂS[Ar.]
- İDRÂK[Ar.] ile VİCDÂN[Ar.]
- İFDÂL[Ar.] ile TEFADDUL[Ar.]
- İFHÂM[Ar. < FUHÛM] ile İFHÂM[Ar. < FEHM]
( Ağız açtırmama, susturma. İLE Anlatma/anlatılma, bildirme/bildirilme. )
- İFK[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- İFKÂR[Ar.] ile İHBÂL[Ar.]
- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]
( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]
( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )
- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İHLÂS[Ar.]
- İFNÂ'[< FENÂ] -ile
( TÜKETME, BİTİRME, YOK ETME | YERSİZ SARFETME )
- İFRAT/TEFRİT ve/> TENKİT" değil/ne yazık ki/||/<>/< İFRAT ve/>< TEFRİT
- İFŞÂ[Ar.] ile/değil İFÂ[Ar.]
- İFŞÂ ile/||/<> İFTİRA
( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE/||/<> Birine kasıtlı ve asılsız suç yükleme. )
( Başkası tarafından, dışarıdan. İLE/||/<> Kendinden, içeriden. )
- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]
( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )
- İFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İFTÂH[Ar. < FETH]
( Fetvâ verme, bir işi fetvâ ile halletme. İLE Açma, fethetme. )
- İFTERÂ[Ar.] ile İHTELAKA[Ar.]
- İFTİÂL[Ar.] ile İFTİÂL[Ar.]
( İş edinme, iş yapma. | [Ar. dilbilgisinde] Beş harfli sözcüklerin birinci bâbı, iftiâl bâbı. İLE Fala bakma, fal tutma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]
( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]
( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )
- İFTİKÂL[Ar.] ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]
( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )
- İFTİRÂS[Ar.] ile İFTİRÂZ[Ar. < FARZ]
( Yırtıp paralama, zorla yere yıkma. İLE Gerekli sayma, farz kılma. )
- İĞMÂZ[Ar.] ile İĞMÂZ[Ar.]
( Ayıplama. İLE Göz yumma, görmezlikten gelme. )
- İGSÂS[Ar.] ile İGSÂS[Ar.]
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. İLE Sıkıştırma, tazyik etme; bir yer halkını sıkıntıya düşürme. )
- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]
( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )
- İGTİMÂS[Ar.] ile İGTİMÂZ[Ar.]
( Suya dalma. İLE Gözünü yumma. )
- İGZÂ'[Ar.] ile İGZÂ'[Ar. < GAZÂ]
( Görmemezliğe gelme. İLE Gazâya, cenge/savaşa gönderme/gönderilme. )
- İHÂN[Ar. < VEHN] ile İHAN[Ar. < İHNET]
( Birini zayıf, güçsüz tutma, güçsüzleştirme. | Birini hor görme, tahkir etme. İLE Öfkeler, hiddetler, gazaplar. )
- İHBÂL[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]
- İHBÂS[Ar.] ile İHBÂS[Ar.]
( Hayır ve iyilik için mal ve hayvan vakfetme. İLE Birinin hakkını yok etme. )
- İHBÂT[Ar.] ile TEKFÎR[Ar.]
- İHCÂM[Ar.] ile KEFF[Ar.]
- İHDÂ[müennesi[Ar.] ile AHAD] ile İHDÂ'[Ar. < HEDİYYE]
( Bir. İLE Armağan yollama, hediye verme/etme/gönderme. )
- İHDÂL[Ar.] ile İHDÂR[Ar.] ile İHDÂR[Ar. < HADR]
( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )
- İHKÂM[Ar.] ile İTKÂN[Ar.]
- İHKÂM[Ar.] ile RASF[Ar.]
- İHKÂMU'Ş-ŞEY'[Ar.] ile İBRÂMUHU[Ar.]
- İHKAR["ka" uzun okunur] ile İHKAR[Ar.]
( Tahkir etme, rezil etme. @@ Bir yere bina yapmak ya da ağaç dikmek için yıllık belirli bir para ile ve üzerinde kalması koşuluyla o yeri kiralama. )
- İHLÂ'[Ar.] ile İHLÂ'[Ar. < HULV]
( Boş bırakma, boşaltma. İLE Tatlılaştırma, tatlılandırma. )
- İHLÂK[Ar.] ile İ'DÂM[Ar.]
- İHLÂL[Ar. < HALEL] ile İHLÂL[Ar. < MAHALL]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Yer gösterme, yerleştirme. )
- İHLÂS[Ar.] ile İHLÂS[Ar. < HULÛS | çoğ. İHLÂSÂT]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Temiz/doğru/hâlis sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk, bağlılık. | Yalandan uzaklaşma. )
( HULUS[Ar.]: Gönül temizliği. )
- İHMAL ETMEK ile/ve/değil/yerine İMAL ETMEK
- İHMÂL[Ar. < HAML] ile İHMÂL[Ar.]
( Yükletme, yükletilme. İLE Önem vermeme, önemsememe, boşlama, terk etme. Olduğu gibi bırakma, savsaklama. )
- İHMÂL ve/||/<>/> İHTİMÂL/OLASILIK (ARTIŞI)
- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]
- İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.]
( Harâb etme/edilme. İLE Azmetme. | Kaçmaya zorunlu kılma. İLE Kavgayı kızıştırma. )
- İHRÂK[Ar.] ile İHRÂK[Ar. < HARK]
( Dökme, akıtma. İLE Yakma, yakılma. )
- İHSÂ'[Ar.] ile İHSÂ'[Ar. < HASÂ | çoğ. İHSÂİYYÂT] ile İHSÂ'[Ar.]
( Hayvan tezeği yakma. İLE Sayma, sayılma. İLE Yalnız bir ilim ve sanat ile uğraşıp onda geniş bilgi elde etme. | Eneme, eusyelerini çıkarma, hadım/iğdiş etme. )
- İHSÂN[Ar.] ile İCMÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar.] ile İFDÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar. < HISN] ile İHSÂN[Ar. < HASEN | çoğ. İHSÂNAT]
( Bir yeri sağlamlaştırma. | İffetli ve namuslu olma. İLE İyilik etme. | Bağış, bağışlama. | Verilen, bağışlanan şey. | İyilik, lütûf. )
- İHSÂN[Ar.] ile NEF'[Ar.]
- İHSÂNEN[Ar.] ile İHSÂNÎ[Ar.]
( İyilik ederek, bağışlayarak, ihsan suretiyle. İLE İhsana ait, ihsan ile ilgili, ihsan yoluyla. )
- İHSAS[Ar.] değil/yerine/= DUYUM
- İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHSÂSÂT]
( Hisse verme/verilme, pay etme. İLE Kandırma. İLE Üstü kapalı anlatma, duyurma, sezdirme. | Duyum. )
- İHTÂ'[Ar.] ile İHTÂR[Ar. < HUTÛR | çoğ. İHTÂRÂT]
( Hataya düşürme/düşürülme. | Yanılma/yanıltılma. İLE Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. )
- İHTAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İHBAR[Ar.]
( Uyarma, dikkat çekme, uyarı. | Bir şeyi, birine anımsatma. İLE/VE/||/<>/> Bildirme, bildirim, haber verme. | Suçlu saydığı birini ya da suç saydığı bir olayı yetkili kuruma gizlice bildirme, ele verme. )
- İHTÂR[Ar.] değil/yerine/= UYARI/UYARMA
- İHTELAKA[Ar.] ile İFTERÂ[Ar.]
- İHTİBÂR[Ar.] ile TECRÎB[Ar.]
- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- İHTİDÂ'[Ar. < HADA] ile İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İHTİDÂ'/İHTİZÂ'[Ar.]
( Hilekârlık, hilecilik. | Aldatma, oyun etme. İLE Doğru yola girme. İslâm dinini kabul etme, müslüman olma. İLE Alçakgönüllülük/tevâzu. )
- İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK, TEVAZÛ [bkz. İHTİZÂ] | HÎLEKÂRLIK | ALDATMA | DOĞRU YOLA GİRME, HİDAYETE ERME | İSLÂM DİNİNİ KABUL ETME, MÜSLÜMAN OLMA )
- İHTİFÂ'[Ar.] ile İHTİFÂ'[Ar. < HAFÎ]
( Çıplak ayakla yürüme. İLE Saklanma, gizlenme. )
- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]
( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )
- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]
( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )
- İHTİKAR[Ar. < HAKARET] ile İHTİKÂR[Ar.]
( Hor, hakir görme. | Hakarete katlanma. İLE Halkın, yiyecek ve içecek gibi zorunlu gereksinimlerini ucuz ucuz toplayıp, fırsat bulunca pahalı satma, vurgunculuk, boğuntu, madrabazlık. )
- İHTİLÂ'[Ar.] ile İHTİLÂ'[Ar.]
( Taze ot biçme. @@ Kadının, mehrinden vazgeçip ya da çok para vererek kocasından boşanması, nikâhı bozdurma. )
- İHTİLÂB[Ar.] ile İHTİLÂB[Ar.]
( Aldatma, aldatılma. İLE Süt sağma. )
- İHTİLÂF[Ar.] ile TEFÂVÜT[Ar.]
- İHTİLÂK[Ar.] ile İHTİLÂK[Ar.]
( Traş etme/edilme. İLE Yalan uydurma. )
- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM
- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE
- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]
- İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar. < HEMM | çoğ. İHTİMÂMÂT]
( Süpürme. İLE Elemden/kederden dolayı uyuyamama. İLE Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. )
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİMÂM[Ar. < HEMM] (GÖSTERMEK) değil/yerine/= ÖZEN (GÖSTERMEK)
- İHTİRÂ'[Ar.] ile İBTİDÂ'[Ar.]
( Daha önce benzeri olmayan bir şey icat etme; türetme. | Uydurulan bir yalanı gerçek gibi gösterme. | Daha önce kimse tarafından söylenmemiş yeni şeyler söyleme. | Özgün söz, şiir vb. İLE Başlangıç. | Bir işe başlama. | Önceleri, en önce, ilk önce. )
- İHTİRÂS[Ar. < HİRÂSET] ile İHTİRÂS[Ar. < HIRS] ile İHTİRÂZ[Ar. < HIRZ]
( Çekinme, sakınma, korunma. İLE Şiddetli istek/arzu. İLE Sakınma, çekinme. | Korkma. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİŞÂM[< HAŞMET] -ile
( ŞANLI GÖRÜNÜŞ, GÖSTERİŞ, DEBDEBE, TANTANA )
- İHTİSÂR[Ar.] ile ÎCÂZ[Ar.]
- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]
( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )
- İHTİVÂ' -ile
( KAPSAM(A), İÇİNE ALMA, İÇİNDE BULUNDURMA )
- İHTİYAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYAT
- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]
( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )
- İHTİYÂR HEYETİ[Ar.] ile/ve/=/||/<> YÖNETİM KURULU
- İHTİYAR ile/ve/< ISTIFÂ'[< SAFVET]
- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİMSÂK[Ar.]
( "Hayır!" deme bilgisi/becerisi, isteği. İLE/VE/||/<> Kendini/nefsini tutma. )
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR
- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]
( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )
- İHTİYÂRİ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İKTİSÂDÎ[Ar.]
- İHTİYÂT[Ar.] ile İTİYAT[Ar.]
( İleriyi düşünürek/görerek davranma. | Sakınma. | Yedek. İLE Alışkanlık, huy. )
- İHTİYÂT ile TEMKİN
- İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'/İHTİDÂ'[Ar.]
( Ateş yakıp alevlendirme. İLE Örneğe/nümûneye göre iş yapma. İLE Alçakgönüllülük. )
- İHTİZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHTİZÂR[Ar.]
( Can çekişme. İLE Sakınma, çekinme, korunma. | Korkma. )
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.]
( Hazzetme, gönlü ferahlama. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. )
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar. çoğ. İHTİZÂZÂT] ile İHTİSÂS[Ar.]
( Hazzetme, gönül ferahlığı. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme, deprenme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. İLE ... )
- İHZÂ'[Ar.] ile İHZÂ'[Ar.]
( Ayakkabı giydirme. | Ganimetten pay alma. İLE Semirme, semirtme/semirtilme. )
- İHZÂL[Ar.] ile İHZÂL[Ar.]
( Islatma, ıslatılma. İLE Alay ve şaka ile çok uğraşma. )
- İHZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHZÂR[Ar.]
( Hazırlama, hazır etme/edilme. | Huzura getirme. Birinin mahkemeye davet edilmesi. İLE Gevezelik etme, saçmalama. )
- ÎKA'["ka" uzun okunur][Ar. < VUKU] ile ÎKÂ'[Ar.]
( Yapma, yaptırma, oldurma; düşürme. | Türk müziğinde bir usul. İLE Dayanma, dayanılacak şey verme. )
- İKÂB[Ar.] ile 'AZÂB[Ar.]
- İKÂB[Ar.] ile İNTİKÂM[Ar.]
- ÎKAD["ka" uzun okunur] ile ÎKÂD[Ar.] ile İK'ÂD[Ar. < KUÛD]
( Yama, yakılma. İLE Sağlam kalma. İLE Oturtma. | Bir hükümdarı tahta çıkarma/oturtma. )
- ÎKAF["ka" uzun okunur][Ar. < VAKF] ile İKÂF[Ar.]
( Bir malı vakfetme. Mal. Vakfedilme. | Durdurma, durdurulma. İLE Palan. )
- IKÂL[Ar. < AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR[Ar.]
( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )
- İKÂME ile/ve/<> İDÂME
- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]
- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ
- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT
- ÎKÂR[Ar.] ile İK'ÂR[Ar.]
( Doldurma, doldurulma. İLE Derinletme/derinletilme, derinleştirme/derinleştirilme. )
- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]
- İKBÂR[Ar.] ile İKBÂR[Ar.]
( Büyük/ulu görme/görülme. İLE Mezara koyma/konulma. )
- İKDÂM[Ar.] ile TEKAHHUM[Ar.]
- İKFÂL[Ar.] ile İKFÂL[Ar.] ile İKFÂR[Ar. < KÜFR]
( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )
- İKHA -ile
( İstek, arzu. )
- RİCİ[Osm.] / UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ YÖNLÜ
- ŞUÂÂT-İ TÂLÎ[Osm.] / SECONDARY RADIATIONS[İng.] / SEKUNDÄRE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL IŞINIMLAR
- İKİRCİK/TEREDDÜT[Ar. < REDD] ile TEMKÎN[Ar. < MEKÂNET]
( Kararsızlık. İLE Yerleşme, yer tutma, mekânlanma.| Ağırbaşlılık. | İhtiyat, tedbir. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi, kendini yalnızca Hakk yoluna adamış olan kişi. )
- IKMÂ'[Ar.] ile IKMÂH[Ar.]
( Birini aşağılama. | Gelen birini geriye döndürme. İLE Kibir ve azametle kafa tutma. )
- İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂH[Ar. < KERH]
( Kiraya verme/verilme. İLE Okutma. İLE Birine, zorla iş yaptırma. | İğrenme, tiksinme. )
- İKRÂ[AR.] ile/ve/||/<>/> İKRAR[AR.]
- İKRÂR[Ar.] ile İ'TİRÂF[Ar.]
- İKSÂ'[Ar.] ile İKSÂ'[Ar.]
( Kasveti sıkıntı verme/verilme. İLE Giydirme/giydirilme. )
- İKSÂM[Ar.] ile İKSÂM[Ar.]
( Yemin etme, and içme, kasem. İLE Kökünü kırma, hepsinin silinip süpürülmesi. | Çok mal alma/biriktirme. )
- İKSÂR[Ar.] ile İKSÂR[Ar. < KESRET]
( Bir şeyi yapmak elinde iken, savsaklayıp yapmama. İLE Çoğaltma/çoğaltılma, artırma. )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Borç ya da ödünç verme. )
- İKTİBÂS[Ar.] ile/ve/<> İSTİKRAZ[Ar.]
( Ödünç alma. | Alıntı. İLE/VE/<> Ödünç alma, borçlanma. )
- İKTİDÂR ile/ve İHTİYÂR
- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ
( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )
- İKTİHÂL[Ar.] ile İKTİHÂL[Ar.]
( Saçın/sakalın ağarması, kır düşme. | Yaşlanma, kocama. İLE Sürme çekme. )
- İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂH[Ar. < KÜNH] ile İKTİNÂF[Ar.]
( Gizlenme, saklanma. İLE Çalışarak kazanma. | Meslek tutma, uyma. | Biriktirme, yığma. İLE Kökünü, aslını, künhünü anlama. İLE Bir şeyin etrafını kuşatmak. )
- İKTİRÂ'[Ar.] ile İKTİRÂ'[Ar. < KİRÂ]
( Kur'a atma, atışma, seçme. İLE Kirâ ile tutma, kiralama. )
- İKTİRÂB[Ar.] ile İKTİRÂB[Ar. < KURB]
( Korkulu, gamlı, kederli buluşma. İLE Yaklaşma, yanaşma. )
- İKTİRÂS[Ar.] ile İKTİRÂZ[Ar. < KARZ]
( Kederli olma. | Bir işe/şeye önem verme. İLE Borç alma. )
- İKTİSÂ[Ar.] ile İKTİSÂ'[Ar. < KİSVET]
( Biriktirme/biriktirilme. İLE Giyme/giyinme. )
- İKTİSÂD[Ar. < KASD] ile İHTİSÂD[Ar.]
( Aşırı gitmeme/davranmama. | Tutum, tutma. | Biriktirme, artırma. | Ekonomi. İLE Biçme, biçilme. )
- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI
- İKTİSÂR/KASR[Ar.] ile HAZF[Ar.]
- İKTİSÂR[Ar.] ile İKTİSÂR[Ar. < KASR]
( Kırma, kesretme. İLE Sözü uzatmama. )
- İKTİSÂS[Ar.] ile İKTİSÂS[Ar.]
( İzinden, ardından gitme. | Kısas isteme ya da etme. | Öykü, kıssa söyleme. İLE Çekip koparma/koparılma. )
- İKTİSAT/İKTİSADİ[Ar.]/EKONOMİ/K[İng. < ECONOMY] değil/yerine/= GEÇİMGE/GEÇİMSEL
- İKTİSAT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< İHTİSAS[Ar.]
- İKTİVÂ'[Ar.] ile İKTİVÂ'[Ar.]
( Dağlama/dağlanma, kızgın demirle, cehennem taşıyla gövdenin bir yerine dağ vurma. İLE Güçlenme. )
- İKTİYÂD[Ar.] ile İKTİYÂD[Ar., Fars.]
( Tutup götürme/götürülme. İLE Hile, dalavere yapma. )
- İKTİZÂ[Ar. < KAZÂ] ile/ve/<> İKTİFÂ[Ar. < KİFÂYET]
( Gerekli olma, gerekme. İLE/VE/<> Yetinme. | Kanma. )
- İKTİZÂZ[Ar.] ile/ne yazık ki !İKTİZÂZ[Ar.]
( Cildin bozulması. İLE/NE YAZIK Kİ Irza geçme. )
- İ'LÂ[< ULÜVV] -ile
( YÜKSELTME, YÜCELTME | ŞÖHRETİNİ ARTIRMA )
- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV] ile ÎLÂ'[Ar.]
( ...ye (kadar), ... dek. İLE Yemin etme. İLE Yükseltme, yükseltilme, yüceltilme; şöhretini artırma. İLE Çok istekli kılma. )
- İLÂ[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile ÎLÂ'[Ar.] ile İ'LÂ[Ar. < ULÜVV]
( ...ye kadar, ...dek/değin. İLE Yemin etme. | Kocanın eşine yaklaşmaması için yemin etmesi. | Sıkıntı ve derde uğrama. İLE Çok istekli kılma, harîs etme. İLE Yükseltme/yükseltilme, yüceltme/yüceltilme. | Şan ve şöhretini artırma. )
- ÎLÂC[Ar.] ile İLÂC[Ar.]
( Girdirme, içeri sokma. İLE İlâç, derde devâ olan şey. | Çare, tedbir. )
- İ'LÂF[Ar. < ALEF] ile ÎLÂF[Ar. < ÜLFET]
( Hayvana yem verme/yedirme. İLE Alıştırma/alıştırılma, ülfet etme/ettirilme. )
- İLÂH[Ar. çoğ. ÂLİHE] ile ÎLÂH[Ar.]
( Tanrı, mitolojide tanrı. İLE Ve başkaları/benzerleri. vb. | ilâ-âhirihi'nin kısaltması. )
- İLÂH[Ar.] ile MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.]
- İLÂHÎ[Ar.] ile İLÂHÎ[Ar.]
( Allah/tanrı ile ilgili. Tanrısal. | Münâcât. İLE "Allah'ım!", "Ey Allah!". "Bu ne hal", "ne tuhaf". )
- İ'LÂM[Ar. < ELEM] ile İ'LÂM[Ar. < İLM] ile ÎLÂM[Ar.]
( Elem/keder verme. İLE Bildirme/bildirilme, anlatma. | Bir davanın, mahkemece nasıl bir yargı ve karara bağlandığını gösteren resmi belge. İLE Düğün yemeği. )
- I'LÂM[Ar.] ile İHBÂR[Ar.]
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> İCAP/İCAB[Ar.]
- İLÂN[Ar.] ile İ'LÂN[Ar. < ALEN | çoğ. İ'LÂNÂT]
( Meydana çıkarma, açığa vurma, yayma. İLE Açığa vurma, meydana çıkarma, belirli etme. | Yayma, yaymak için gazeteye verme. | Gazetelerde bu yolda ya da reklâm için yazılmış yazı. )
- İLÂN[Ar.] ile/ve/||/<>/> KABUL[Ar.]
- İLÂN ile/ve/||/<> TEBLİĞ
- İLÂVETEN[Ar. + Fars.] değil/yerine/= EK OLARAK/EK YOLUYLA/EKLEYEREK
- İLBÂS -ile
( ALIKOYMA, DURDURMA )
- İLBÂS[Ar.] ile İLBÂS[Ar. < LİBS]
( Alıkoyma, durdurma. İLE Giydirme/giydirilme, örtme/örtülme. )
- İLENÇ/BED-DUA[Fars.] -ile
( Başkasına yönelik olumsuz/kötü söz, inkisar. )
- NÂKİLİYET[Osm.] / TRANSMISSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİLİRLİK
- NAKİL[Osm.] / CONDUCTION, TRANSMISSION[İng.] / CONDUCTION, TRANSMISSION[Fr.] / LEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM
- NAKLEDEN, NAKLETMEK[Osm.] / CONDUCTOR, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTEUR, CONDUCTIBILITÉ[Fr.] / LEITER, LEITFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKEN/LİK
- NAKİL[Osm.] ile/değil/yerine/= İLETME
- NAKLETMEK, NAKLEDEN[Osm.] / TO CONDUCT, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY, CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTIBILITÉ, CONDUCTEUR[Fr.] / LEITEN, LEITFÄHIG, LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETMEK, İLETKEN, İLETKENLİK
- İLGA'[< LAĞV] -ile
( LAĞVETME, KALDIRMA, BOZMA | YÜRÜRLÜKTEN KALDIRMA, HÜKÜMSÜZ BIRAKMA )
- İLGA ile LAĞV
- İLGEÇ/EDÂT ile/||/<> BELİRTEÇ ile/||/<> ADIL/ZAMİR ile/||/<> KOŞAÇ/SILA
( Ününde yer aldığı ya da ardından geldiği birimle başka bir birim ya da tümcenin geri kalan bölümü arasında ilgi kurmaya yarayan birim. İLE/||/<> Bir eylemin, bir ön adın/sıfatın, bir ilgecin, bir bağlacın ya da kendi türünden bir başka birimin anlamım etkileyen, onu kesinleştirerek ya da kısıtlayarak belirleyen birim. İLE/||/<> Dilsel bağlamda daha önce anılan bir öğeyi, bildirişime katılan birini, sözcenin oluşturulduğu sırada gözlem alanına giren bir varlık ya da nesneyi gösteren biçimbirim ve bu niteliği taşıyan biçimbirimlerin oluşturduğu dilbilgisi ulamı. Adıllar, ad soylu biçimbirimlerin önemli bir bölümünü oluşturur, genellikle adların yerini tutar, kişi, soru, iyelik ilgi, gösterme ya da belgisizlik kavramını içerir. İLE/||/<> Yüklemi özneye bağlayan öğe.[Türkçe'de ek eylemin üçüncü kişi eki, -dir, bildirme koşacı olarak kullanılır.] )
- ALÂKA[Osm.] / AFFINITY[İng.] / AFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLGİ
- İLHÂD[Ar.] ile KÜFR[Ar.]
- İLHÂK[Ar.] ile İŞGÂL[Ar. < ŞUGL]
( Katma, katılma, karışma, katıştırma. | Egemenlik altına alma, bağlama. | Sözcüğün sonuna bir harf ya da edat katma. İLE Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. )
- İLHÂM[Ar.] değil/yerine/= ESİN(LENME)/İÇE DOĞMA/BERGÜ
- İLHAM ile İGVA/İĞVÂ'[< GAVÂYE]
( ... İLE Azdırma, azdırılma, baştan çıkarma, baştan çıkarılma, yolunu şaşırtma, ayartmak. )
- İLHAM ile İLHAN
( Esin. | Allah tarafından peygamberlerin ve seçkin kulların gönlüne verilen ilahi düşünce. İLE imparator. | İran Moğollarında hükümdarın unvanı. )
- İLHÂM[Ar.] ile MA'RİFETU'Z-ZARÛRİYE[Ar.]
- SÜRAT-İ EVVEL[Osm.] / VITESSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK HIZ
- MEBDE[Osm.] / POSITION INITIALE[Fr.] / ANFANGSPOSITION, ANFANGSSTELLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK KONUM
- İLK ÖĞE -ile
( IMMEDIATE CONSTITUENT )
- İLKA'["ka" uzun okunur] ile İLKAH["ka" uzun okunur]
( Bırakma/bırakılma, terk, atma. | Telkin etme, ilhâm etme. | Bir hatayı/kusuru başkasına yükleme. İLE Aşı vurma, dölleme/döllenme. )
- MADDE-İ İPTİDAİYE[Osm.] ile/değil/yerine/= İLKELER NESNE
- İLLÂ[Ar.] ile LÂKİN[Ar.]
- 'ILLET[Ar.] ile SEBEB[Ar.]
- İLLET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< TABİAT[Ar.]
- İLM -ile
( OKUYARAK ÖĞRENİLEN BİLGİ, NAZARÎ BİLGİ | BİLME, BİLİŞ, BİR ŞEYİN DOĞRUSUNU BİLME | SIFÂT-I KEMÂLİYE )
(1996'dan beri)