Bugün[15 Haziran 2026]
itibarı ile 13.353 başlık/FaRk ile birlikte,
13.353 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/55)


- UYUMSUZ/LUK ile/ve/değil/||/<>/>/< SUSKUN/LUK


- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK


- UYUŞUK/TEMBEL[Fars. < TENBEL] ile/ve/=/||/<> HIMBIL


- UYUŞUK/LUK ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK


- UYUŞUK/LUK ile/ve/||/<> SERSEM/LİK


- UYUŞUK/LUK ile UYKULU/LUK


- UYUYAN ÇINAR :

( Orman Fakültesine ait olan Bilezikçi Çiftliği içindeki tarihi ağaçlardan biridir. Buradaki anıt ağaçlardan biri olup "Uyuyan Çınar" adı ile anılmaktadır. Sadece İstanbul, Türkiye hatta Dünyada eşi az bulunur veya hiç bulunamayacak kadar görkemli bir ağaçtır. Uyuyan Çınar'ın bir kolu (dalı) yerden bir karış kadar yüksekten 30 - 35 metre yere paralel, sanki uyuyormuş gibi ileri gitmektedir. Ağacın bu dev dalı sanki omuzu ve kolu üzerine yaslınmış uyuyormuş gibi göründüğünden ağaca "Uyuyan Çınar" adı verilmiş. Ağacın yaşının 450 - 500 olduğu tahmin edilmektedir. )


- UYUYAN ile/değil UYUMA NUMARASI YAPAN

( Uyandırabilirsin. İLE/DEĞİL Uyandıramazsın. )


- UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR) ile UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR)

( Uykuda olma. İLE Uyum gösterme. )


- UYUYUP, UYANAMAMAK ve/||/<> UYANIP, BULAMAMAK

( Sevdiklerimizin ve değeri bilinmesi gerekenlerin değerini bilelim!... )


- UZADUYUM GÖSTERGE


- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK


- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR


- UZAK İLİŞKİLER ile/ve/||/<> YAKIN İLİŞKİLER


- UZAK?:
MEMLEKET Mİ? ile/ve/||/<> YILDIZLAR MI? ile/ve/||/<> GENÇLİĞİM Mİ?


- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!

( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )


- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN


- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB

( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )

( )


- UZAKLAŞMAK ile/değil/yerine/>< UZLAŞMAK


- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)


- UZEL, ERBİL (KIRKLARELİ, 1974) :

( Karşıyaka'dan transfer edildi ve üç sezon (1996 - 1999) tescilli kaldığı Sarıyer'di 90 lig, 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 95 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte toplam olarak 124 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. 1 kez A Milli takım formasını giydi ve Adanaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- ÜZENGİ AĞA SOKAK VE ÜZENGİ AĞA BAYIRI SOKAK :

( Yenimahalle'nin üst sınırlarını kapsayan çok geniş bir arazi parçasının Üzengi Ağa Arazisi olarak kaydı bulunmaktadır. Bu büyük arazi sonraları bölünerek yeni yeni yerleşim bölgeleri meydana geldi. Üzengi binek hayvanlarında kullanılır. Şöhreti dilden dile gezen üzengi ustası, yaptığı iş karşılığında çok kazanınca bu büyük alanın sahibi olur ve yaptığı iş dikkate alınarak kendisine Üzengi Ağa denir. Bu alan üzerinde bulunan iki sokaktan birine "Üzengi Ağa Bayırı Sokak" diğerine de "Üzengi Bayırı Sokak" adı verilir. Bu sokakların bir batı ve kuzey taraflarının bir kısmı Sarıyer Merkez Mahallesi sınırları içindedir. )


- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ

( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )

( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )


- UZGER, HACI ÖMER (1912 - 1995) :

( Sarıyerlidir. "Bel çeken Hacı Ömer" olarak tanınır. Hayırseverliği ile bilinir. Mesleği balıkçılık olmasına karşın bu işi yapmamış ve bel çekme işini devam ettirmiştir. Ustasından el almış ve bel ağrısı çekenlerin belini çekmek suretiyle şifa dağıtması ile şöhrete erişti. TV de haber konusu oldu, tanındı, bu nedenle rekor denecek kadar çok hasta derdi için kendisine geldi. Yaptığı iş sağlıkçılar tarafından uygun bulunmadığı için devamlı şikâyet edilmesine karşın hastaları eksilmediği gibi, üniversite profesörlerinden gelip de bel çektiren olmuştur. Bel çekme işini para için değil hayır için yapıyordu. Ya hiç para almıyor veya aldığı küçük ücreti de makbuzla alıyordu. Pek çok camii minaresi yaptırdı. Yeni inşâ edilen camilere maddi yardım etti. Okullara yardımda bulundu. En çok da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesine yeni mekân kazandırmak, eksiklerinin giderilmesini temin için mücadele edip durdu. İyilikseverliği nedeni ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine 1995'te plâket (Ödül) verilmesi öngörüldü. Plaketi Kasım 1996'da verilince ömrü yetmedi ve ödülü yeğenine verildi. Sarıyer Kumsal Meydanın ismi "Hacı Ömer Meydanı" olarak değiştirilerek isminin yaşatılması sağlandı. )


- ÜZGÜN ile/ve/||/<>/> SÜZGÜN


- ÜZGÜN/LÜK ve/||/<>/> DÜZGÜN/LÜK


- UZGÜR, ERSEL (BURSA, 1967) :

( Bursaspor kulübünden transfer edildi ve dört sezon (1996 - 2000) tescilli kaldığı Sarıyer S. K. de 115 lig, 7 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 124 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte toplam olarak 170 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 10, kupa maçlarında 2 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 14 gol kazandırdı. 4 kez Ümit Milli, 43 kez B Milli takım formasını giydi. )


- UZLAŞIM ve UNUTMAK


- UZLAŞ(TIR)MA ile/değil ANLAŞ(TIR)MA


- UZMAN ile AZMAN


- UZMANLIK ve/||/<>/>/< İŞBÖLÜMÜ


- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK

( [not] PROFESSION vs./and/||/<>/but JOB
JOB instead of PROFESSION )


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK

( KOMPETAN avec ... )


- UZMAN/LIK ile/ve/||/<> UYGULAYICI/LIK


- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK


- UZÛBET[Ar.] ile UZÛBET/UZBET[Ar.]

( Tatlılık, şirinlik, lâtiflik. İLE Bekârlık, ergenlik. )


- ÜZÜLMEK ile DÜŞÜNMEK


- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK


- ÜZÜLMEK ile/ve/||/<>/> SÜZÜLMEK


- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR


- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN

( "WOMAN IN LONG CLIT" [male] and "MAN IN SHORT PENIS" [female]: HUMAN )


- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU

( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )


- UZUN, ECEM (SARIYER, 1992) :

( Sinema sanatçısı. Sarıyer'de doğdu, ilköğretim, ortaöğretim ve Liseyi Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde okudu. Okuluna devam ederken oyunculuğa başlandı. Önce Ülker reklamlarında oynadı sonra da Aliye dizisindeki rolü ile çocuk yaşta şöhreti yakaladı. Sırasıyle, Aliye, Geniş Zamanlar, Pulsar, Gönül Salıncağı, Ah kalbim ve Küçük Sırlar dizilerinde oynadı. 2014 yılında Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro ödüllerinden "Yılın en başarılı Genç Kuşak Sanatçısı" Ödülüne layık görüldü. )


- UZUN, KÖKSAL (TRAZON. 1970) :

( İlk ve orta öğretimin ardından Spor Akademisini Trabzon'da tamamladı. Gaziantep Yunus Emre Lisesi, Ülgen Konukoğlu Lisesi, Adapazarı Arifiye Dostluk İlköğretim Okulu ve Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinden Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yaptı. Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde Vekâleten Müdür olarak da bir süre görev aldı. Trabzon'da İdmanocağı, İdmanyurdu, Gençlerbirliği, Köy Hizmetleri kulüplerinde amatör olarak futbol oynadı. Trabzon İdman Ocağı, Gaziantep Sanko ve Sarıyer Spor Kulübü alt yapısında öğretici ve eğitici olarak (antrenör) görev yaptı. )


- UZUN, NUMAN (SARIYER, 1923 - 2008) :

( İ.Ü. İktisat Fakültesini yarım bırakarak iş hayatına atıldı. Sarıyer ilk takımında futbol oynadı. Fenerbahçe'ye transfer olduktan bir süre sonra tekrar Sarıyer'e transfer oldu ve burada futbol yaşamını noktaladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem başkanlık ve ayrıca 14 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. Demokrat Partisi Sarıyer İlçe Başkanı iken 27 Mayıs 1960 İhtilali ile tutuklandıysa da kısa sürede aklanarak kurtuldu. Bilahare siyasi çalışmaların başlaması ile Adalet Partisi Saflarında siyasete atıldı. Adalet Partisinin uzun süre İl Başkanlığını yaptı. İstanbul İl Genel Meclisinde bulundu ve 6 dönem (1963 - 1968) Daimi Encümen Üyesi olarak hizmet verdi. Siyasi haşatına her kademede devam etti ve İstanbul Belediye Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili olarak TBMM de görev yaptı. )


- UZUNÇARŞILI SAHİLHANESİ :

( Büyükdere, Piyasa caddesi üzerindedir. 1887'de inşâ edilmiştir. Ahşap olup mimarisi ve süslemeleri göze batan bir tarihi eser binadır. )


- UZUNÇARŞILI, AV. OKTAY (İST. 1925) :

( İ. Ü. Huku Fakültesinden mezun oldu. Serbest avukatlığa başladı. Avukatlık yaparken sosyal aktivitelerin içinde olmaktan geri kalmadı. Büyükdere Yüzme İhtisas Kulübünün kurucuları arasında yer aldı ve bu spor kulübünde yıllarnca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. CHP de siyasete atıldı ve çok uzun yıllar Sarıyer İlçe Yönetim Kurulu üyesi ve Sarıyer CHP İlçe Başkanı olarak görev yaptı. )


- UZUNÇARŞILI, ORD. PROF. DR. İSMAİL HAKKI (İST. 1888 - 1977) :

( Büyükderelidir. Türk tarihçilerinin en büyüklerinden biridir. İlköğrenimini Nişanca Mahalle Mektebi ile Bahariye‘deki İplikhane Mektebinde tamamladı. Soğukçeşme Askeri Rüştiye Mektebine girdi. Bu okulu bitirdiği 1904'te Mercan Lisesine, 1910'da eski adı İstanbul Darülfünunu olan İstanbul Üniversitesine devam etti ve burayı bitirdikten sonra Kütahya Lisesine Tarih Öğretmenliğine atandı. Yunun Kuvvetleri Kütahya'yı işgal edene kadar göreve devam etti. Milli Mücadele başlarında Kuvayi Seyyarede "Fahri Raportör" olarak görev yaptı, 1922'de Kastamonu Lisesi tarih öğretmenliği görev üstlendi. Aynı yıl Balıkesir'e tayin edildi. 1924'te Balıkesir Milli Eğitim Müdürü oldu. 1925'te Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel müdürlüğü görevine atandı. 19.10.1927 Milletvekili seçimlerinde Balıkesir Milletvekili seçildi ve milletvekili olarak 1950 yılına kadar TBMM de görev yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşları arasında yerini aldı ve Atatürk'ün isteği ve direktifleri üzerine tarih araştırmaları üzerinde çalıştı. Kütahya ve Balıkesir Belediyelerinden "Fahri Hemşerilik" beratı aldı. Milletvekili olmasına rağmen akademik çalışmalarını aksatmadı ve Ord. Profesörlüğe yükseltildi. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra da tarih araştırmalarını Topkapı Sarayı Kütüphanesinde devam ettirdi. 89 yaşında çalışma masası başında kalbi rahatsızlandı ve hastaneye götürülürken taksinin içinde vefât etti. Arşivlere girerek araştırma yapan ilk tarihçi olarak tanınır. Yüzden fazla, her biri kitap hacminde makalesi ve yirmiden fazla kitabı vardır. Kitaplarından bazıları şunlardır. Karesi Salnamesi, Karesi Meşahiri, Kitabeler I, Kitabeler II, Sivas Şehri, Osmanlı Devlet Teşkilatında Madhat, Osmanlı Devlet Teşkilatında Kapı Kulu Ocakları I - II, Osmanlı Saray Teşkilatı, Osmanlı Merkez ve Bahriye Teşkilatı, Osmanlı İlmiye Teykilatı, Anadolu Beylikleri, Osmanlı Tarihi 8 Cilt, Mithat Paşa ve Yıldız Mahkemesi, Mithat ve Rüştü Paşalar'ın Tevkiflerine Dair Vesikalar. Mithat Paşa Taif Mahkumları, Mekke - i Mükerreme Emirleri ve Çandarlı Vezir Ailesi. )


- UZUNSOY, PROF. DR. ORHAN (ADANA 1922 - 1988) :

( Üniversite öğretim üyesi. ilköğrenimini değişik kentlerde yapmıştır. 1939 yılında Ankara Atatürk Lisesini bitirmiş, aynı yıl Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine girmiş, 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevinden sonra, 30.03.1946 tarihinde Orman Fakültesi Orman İşletme İnşaatı Kürsüsüne asistan olarak atanmıştır 1951 yılında "Karadeniz Boğazı Mıntıkasında Toprak Taşınmasının Sebepleri ve Bu Taşınmayı Önleyecek İdari, Teknik ve Kültürel Tedbirlerin Araştırılması" adlı doktora tezi ile Doktor unvanını almıştır. 1956 yılında "Ankara Çevrelerinde Toprak Erozyonunun Şürnulü ve Çıplak Yamaçların Yeşillendirilmesi Üzerine Araştırmalar" konulu çalışmasını tamamlayarak Doçent unvanını kazanmıştır. 1960 - 1961 ve 1964 - 1965 yıllarında Almanya ve Avusturya'da incelemelerde bulunmuştur. 1967 yılında Profesör olan UZUNSOY, Prof. Dr. Orhan, İst.1969 - 1970 yılları arasında, İstanbul Cağaloğlu Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu Müdürlüğü görevini üstlenmiş ve bu okulda öğretim üyeliği yapmıştır. 1971 - 1972 yılları arasında da Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı yapmıştır. UZUNSOY, emekliliğine kısa bir süre kala 08.09.1988 tarihinde vefât etmiştir. )


- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> YAS


- UZUNYA DALYANI :

( Uzunya koyunda kurulan beri bu dalyan uzun bir zamandan beri kurulmuyor. )


- UZUNYA DERESİ :

( Demirciköy'ün doğu tarafından çıkar ve denize kadar ulaşır. Yaz kış su akarı bulunmaktadır. )


- UZUNYA KOYU :

( Demirciköy'ün deniz sahilindeki tek koyudur. Koydan uzun yıllar kum alınması nedeni ile koy içerilere doğru biraz daha büyüme göstermiştir. )


- UZUNYA PLAJI :

( Demirciköy sınırları içinde ve Uzunya koyunu boydan boya kaplayan ilçenin önemli plajlarından biridir. Koy boydan boya plaj ve dilence yeri olarak kullanılmaktadır. Plajda her türlü ihtiyacı karşılayan tesis bulunuyor. Ayrıca çadır kurularak kamp yapılacak alan da bulunmaktadır. )


- VACİB ile MUHTAR


- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR


- VAHDET ile VUSLAT


- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK


- VAHŞİ ile/değil GÖÇER


- VAHŞİ ile/ve/değil/||/<> İLKEL


- VAHŞÎ[Ar.] ile Vahşî[Ar.]

( Yabanî, insandan kaçan. | Ürkek, korkak. | Merhametsiz, duygusuz. İLE Uhud Gazâsı'nda, Hz. Hamza'yı öldüren köle. )


- VAÎD ile VAHÎD

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. @@ Bir. İkincisi düşünülemeyen. Sıfat. )


- VAK'A-NÜVİS[Ar., Fars.]/KRONOGRAF[Fr. < choronographe] değil/yerine/= SÜREYAZAR

( Zamanın/dönemin olaylarını saptamakla görevli kişi. | Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi. )


- VAKÂR[Ar.] değil/yerine/= AĞIRBAŞLILIK, TEMKİNLİLİK


- VAKFİYE/VAKIFNÂME ile/ve/||/<> VELÂYET/TEVLİYET ile/ve/||/<> MÜTEVELLİ/NÂZIR


- VAKIF MEMBA SUYU (YERLİ SU) :

( Sarıyer'in çok kullanılan memba sularındandır. Kocataş dağ silsilesinin altından çıkar. Suyu galeride toplanır ve Ortaçeşmeden Sarıyer'deki 7 çeşme ve hamama tevzi edilir. Suyun sertlik derecesi 8'dir. )


- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )


- VÂKIF ile/ve ÂGÂH

( Sahip olan. İLE/VE Farkında/uyanık olan. )

( Bilen bilir bizi, bilmeyen ne bilir bizi. )


- VAKIF ile VÂKIF (/OLMAK)

( Para, mülk. İLE Bilmek. | Vakfeden. Bir şeyi, vakıf haline getiren. )


- VAKİT ile/ve/<> DEM

( Belirli bir zaman dilimine anlam/değer verilmiş/yüklenmiş süre. İLE/VE/<> Kişinin, bu belirli zaman diliminde yaşadığı hal. )

( Zamanın tayinine vakit, vaktin içindeki hazza dem denilir. )


- VALDE SULTAN BENDİ :

( Belgrad ormanı içindedir. Acı Elma Deresinin bir kolu üzerindedir. Bend, Sultan III. Selim'in (1761 - 1808) annesi Mihrişah Sultan (ö. 1805) tarafından Mimar Kirkor Amira Balyan'a (1764 - 1831) yaptırılmıştır. 70,30 m uzunluğunda, 11,50 m yüksekliğinde olup 255.000 m³ su kapasitelidir. Bu bende Mihrişah Sultan Bendi de denilmektedir. )


- VALİ[EPARHOS]:
< LONCA ÖRGÜTÜ ile/ve/||/<> LAGATARIOS ile/ve/||/<> SIMPANOS

( Genel denetimi sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Yabancı tüccarların denetimini sağlayanlar. İLE/VE/||/<> Esnaf localarını denetleyenler.[2 kişi] )


- VÂLİ[Ar.] ile/ve/||/<> SATRAP[Fr. < SATRAPE]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )


- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]

( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )


- VÂLİ[Ar.]/SATRAP[Fr. < SATRAPE] ile/ve/||/<> VÂLİH[Ar.]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )


- VÂLİ ve/||/<> VELÎ ve/||/<> HÂMİ ve/||/<> RÂB

( [Koruyucu] Dışta. VE/||/<> İçte. )

( Maddî koruyucu. VE/||/<> Manevî koruyucu. )


- VÂLİD ile/ve/<> VÂLİDE


- VALİDE ADLE KURAN KURSU :

( Maden Mahallesinde Kilyos Caddesi üzerinde olup 2005'te öğretime açıldı. )


- VALİDE BENDİ YANINDAKİ ÇEŞME :

( Valide Bendin yanında olup küçük meydan çeşmesi hüviyetindedir. Kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. )


- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ

( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )

( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )


- VÂLİDE SULTAN ile ...

( Osmanlı'larda Sultan'ın annesi. [Protokolda Sultan'dan sonra gelir.] )


- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA


- VÂMIK[Ar.] değil/yerine/= SEVEN, ÂŞIK, SEVDÂLI


- VAMP ile NEMFOMANYAK

( Filmlerde uğursuz kadın rolü yapan sanatçı. | Maceraperest kadın, eril peşinde koşan dişil kişi. İLE Eşeysel güdüsü aşırı olan dişil kişi. )


- VAN DER WAALS EQUATION[İng.] / VAN DER WAALS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS DENKLEMİ


- VAN DER WAALS GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS EŞİTLİĞİ


- VAN DER WAALS GÜÇLERİ ile HİDROJEN BAĞI

( Zayıf, geçici dipol-dipol etkileşimler. İLE Hidrojenin, F, O ya da N ile yaptığı güçlü dipol-dipol etkileşimler. )


- VAN DER WAALS EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALSSCHE ZUSTANDSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS HAL DENKLEMİ


- VAN DER WAALS FORCES[İng.] / FORCES DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS KUVVETLERİ


- VAN DER WAALS-SCHEMATISCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS ŞEMATİK DAĞILIMI


- VAN DER WAALS SURFACE TENSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE TENSION SUPERFICIELLE DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-OBERFLÄCHENSPANNUNGSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS YÜZEY GERİLİMİ FORMÜLÜ


- VAN VLECK PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE VAN VLECK[Fr.] / VAN VLECK-PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN VLECK PARAMANYETİZMASI


- VANDAL/LIK ile !BARATARYA

( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kişi ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdiği zarar. )


- VANLI, MUSTAFA (RİZE, 1934) :

( Petrol işletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- VANTOK KÜLTÜRÜ ile ...

( "Tek ağız" anlamına gelen, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla birbirini her yönden korudukları bir kültür. )


- VANTRİLOK[Fr. VENTRE]/ABÂB[Ar.] ile ...

( Karnından konuşan. )


- VAPUR ile/ve/||/<> BANDIRMA VAPURU

( )


- VAR KOŞULLARINDA
ile/ve/değil/||/<>/<
DAR KOŞULLARINDA


- VAR OLAN ve/<> GÖRÜNMEYEN VAR OLAN

( Evrendeki her şey. VE/<> İnsan. )


- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK


- VAR OLMAK =< ALGILANMIŞ OLMAK
ile/ve/||/<>/>
ALGILAMAK ya da ALGILAYAN OLMAK

( Nesne. VE/||/<>/> Tin. )

( George Berkeley )

( ESSE EST PERCIPI and/||/<>/> ESSE EST PERCIPERE )


- VAR OLMAK ile/ve/||/<>/> KİŞİ/İNSAN OLMAK

( Doğada. İLE/VE/||/<>/> Ancak, başka bir insan ile. )


- VAR OLUŞUMUZ:
"DÂVÂ" İÇİN ile/değil/yerine/>< SEVGİ/SEVİ İÇİN


- VARDA[İt.] ile VARDAKOSTA[İt.] ile VARDA BANDIRA

( Dikkat et, savul, destur! İLE Kıyıları koruyan gemilere verilen ad. | İriyarı ve gösterişli kadın. İLE İşaretçi er. )


- VARDAR, BARBAROS (PAZAR, 1952) :

( Armatör. Vardar Denizcilik Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı. Rumelikavak ve Sarıyer Spor Kulübü üyesi. Rumelikavak Spor Kulübünde bir dönem Başkan olarak görev yaptı. )


- VARDARLIOĞLU, TEVFİK (KIPRIL, 1920 - ?...) :

( İşadamı. Marangoz olarak iş hayatına atıldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1958 - 1959) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )


- VARGIN, KUZEY (İST. 1940) :

( Uzun yıllar Sarıyer'de bulundu, ticaret hayatını sinema ve sahne hayatı ile birlikte devam ettirdi. Yeşilçam'da 1960'lı yıllarda jön olarak başladığı kariyerini ilerleyen dönemlerde ağırlıklı olarak kötü adamların oluşturduğu karakter rolleri ile devam ettiriyor. Yasak Sokaklar, Çılgın Gençlik, Ağlayan Kadın gibi pek çok filmde rol aldı. Bir Dağ Masalı, Seni Sevmek Kaderim gibi televizyonda gösterilen filmlerde rol aldı. )


- VÂRİD ile SU BULMA GÖREVLİSİ


- VARİS[Fr. < VARICE] ile VÂRİS[Ar. < VERÂSET]

( Toplardamar genişlemesi. [Daha çok bacaklarda görülür] İLE Kalıt/miras sahibi. )


- VÂRİS[Ar.] ile/||/<> VELİAHT[Ar. VELİ + AHD]

( Mirasçı. @@ Bir hükümdarın ölümünden ya da tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kişi. | Herhangi bir göreve ya da makama geleceği beklenilen kişi. )


- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK


- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ


- VARLIK ile/ve/< İNSAN

( Kişinin, varoluşunu açıklayabilecek hiçbir örnek olamaz/yoktur. )

( EXISTENCE vs./and HUMAN )


- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN


- VARLIK ile/ve YOK VARLIK

( ... İLE/VE Tin. )

( Sadece kişi, yoktan varolur. )

( ONTOS ON >< UK ON )


- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )


- VARMIŞER, FARİS (İST. 1906 – 1986) :

( Yeniköy muhtarı olarak 30 yıl kadar görev yaptı. Yenköy'de yemeni/yazma işleri yapan bir atölyesi vardı, bu işini uzun yıllar devam ettirdi. Gençliğinde yağlı görüş yaptı. Sosyal çalışmaları ile tanınan bir kişiydi. )


- VAROLAN ile/değil OLUMSUZLANMIŞ VAROLAN


- VAROLDUĞUNDAN DOLAYI DÜŞLENEN ile/ve/||/<> DÜŞLENDİĞİNDEN DOLAYI VAR OLACAK OLAN


- VAROLUŞ NESNESİ ile/ve VAROLUŞ ÖZNESİ

( EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT )


- VAROLUŞ ve/<> DUYARLILIK


- VAROLUŞ ve/||/<> EŞİTLİK


- VAROLUŞUMUZ:
ANLAMLI! ve/||/<> YETERLİ!

( Sadece, varolmamız/varoluşumuz bile, (yeterince) anlamlı ve yeterlidir!
[ Bir miktar fazlası da, -beklenti içine düşmeden!- olabilir elbette! ] )


- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK

( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )


- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK ile AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞ/LUK

( RÂZİYE ile/ve MARZİYE )


- VAROŞ ile/<> FAVELA

( Gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. İLE/<> Rio de Janeiro - Brezilya gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. )


- VARSIL/ZENGİN ile REFHÂN

( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )

( MELİ: Zengin, malı çok olan. )

( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

( BATÎH ile ... )


- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ


- VARSILLIK/ZENGİNLİK(") ile/ve/değil/||/<>/> VARLIK/SERVET

( Bağırır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Fısıldar. )


- VARSIL/LIK(ZENGİN[Fars. < SENGİN]/LİK) ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></< YOKSUL/LUK(FAKİR/LİK)

( Malı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( Rezilliğin yardımcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( )

( Paranın satın alamayacağı bir şeye sahip olana kadar varsıl değilizdir. )

( "Beş parasızmış" gibi yaşadıklarından dolayı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( Yoksulluğu över. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/>

( )


- VARSIL/ZENGİN ile/ve/<> GÖNÇ

( ... İLE Varlıklı. )


- VARSIL/ZENGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGIN

( Yüksek bir makamda bulunan namuslu biri, görev süresi sona erdiği zaman, varsıl değil saygın biri olmalıdır. )


- VASÎ[< VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂRİS[< VERÂSET | çoğ. VERESE]

( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Kendine kalıt/miras kalan kişi/ler. )


- VASÎ[Ar. < VESÂYET | çoğ. EVSIYÂ'] ile VÂSİ/VÂSİA[Ar. < VÜS'AT]

( Bir yetimin/öksüzün ya da akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kişi. | Vefât etmiş birinin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kişi. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )


- VASİ ile VÂSİ

( Mirası yöneten. İLE Geniş, engin. )


- VASÎ ile VELÎ

( Zorunlu. İLE Gönüllü. )


- VASIF[Ar. çoğ. EVSAF] değil/yerine/= NİTELİK


- VAS(I)F değil/yerine/= ÖZELLİK, NİTELİK | ÖVME


- VASIF[Ar.] ile/ve/||/<> SIFAT[Ar.]


- VÂS(I)L -ile

( [Bir şeyi başka bir şeye] ulaştırma, birleştirme. | Ulaşma, birleşme. | Kavuşma, vuslat. | Hakk'a erme. | Hakk'a eren kişi. )


- VASUBANDHU ile ...

( Yogachara doktrininin kurucusu olan Hintli Budist filozof (280-360). )


- WATT[Fr.] / WATT[Alm.] ile/değil/yerine/= VAT


- VATAN ve/=/||/<> YÂR


- VATANDAŞ ile/ve/<> BİREY


- VATANDAŞ ile/ve HALK

( CITIZEN vs./and PUBLIC )

( GUOMIN )


- VATANDAŞ ile SEÇMEN


- VATANDAŞ değil/ile/ve/yerine/<>/= YURTTAŞ


- VATANDAŞ/LIK değil/yerine/= YURTTAŞ/LIK


- VATANINI SEVMEK ve/||/<> ALLAH'I SEVMEK


- VATANSEVER(/PERVER) değil/yerine/= YURTSEVER


- VATANSIZ/LAR ile/ve/||/<> KÂĞITSIZ/LAR


- VATİKAN ile ...

( 1929 yılında Papa ve Mussolini arasında imzalanan Latran Antlaşması ile egemenliği resmileşmiş din devleti. [Katolikliğin merkezidir.] [Burada yasa Papa'nın iradesidir.] [44 hektarlık bir alandır]. )


- VATİKAN ile/||/<> MANASTIR

( Katolik Hıristiyan mezhebinin Roma'da bulunan merkezi. Papalık. İLE/||/<> Bazı keşiş ve rahiplerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadığı yer. )


- VATMAN[İng.] ile KONDÜKTÖR[Fr.]

( Tramvay sürücüsü. İLE Yolcu trenlerinde, biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli. )


- VAZDA, NERMİN (VİSEGRAD, YUGOSLAVYA, 1967) :

( Sarajevo (Yugoslavya) kulübünden transfer edildi ve iki sezon (1993 - 1995) Sarıyer'de tescilli kaldı.. Bu süre içinde 35 lig ve 5 kupa olmak üzere 40 resmi ve ayrıca 25 özel maçla birlikte toplam olarak 65 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 6, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 13 olmak üzere takımına 20 gol kazandırdı. )


- VAZGEÇ! ile/ve/||/<> VAZGEÇME!

( Dünyadan. İLE/VE/||/<> Kendinden! )


- VAZGEÇİLİR/LİK ile/ve/||/<> SAMİMİYET/AÇIKLIK


- VAZGEÇMEK ile/ve ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

( TO GIVE UP vs./and MODESTY )


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞİŞMEK


- VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PEŞİNDE KOŞMAMAK


- VAZGEÇMEK ile YERİNE KOYMAK


-
değil/yerine/><
, ve/||/<> . ve/||/<> ! ve/||/<> ? ve/||/<> :

( İnsanlık, bir gün...

(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.

(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.

(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.

(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.

Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...

“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."

Alex Kanevsky )


- VE ile/ve/||/<> İLE

( )


- VEBÂ/COCOLIZTLI[Aztek dili]:
HIYARCIKLI/BUBONİK ile/ve/||/<> AKCİĞER/PNÖMONİK ile/ve/||/<> PULMONER/SEPTİSEMİK

( )


- VED ile GÜL | DOSTLUK


- VEDÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VEFÂ


- VEDÛD ile ...

( Çok şefkatli, kendine çok sevgi beslenilen. | Tanrı'nın bir isim-sıfatı; seven, sevginin kaynağı. )


- VEFÂ ile ...

( SÖZÜNDE DURMA, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRME )

( DOSTLUĞU DEVAM ETTİRME )

( ONUN YANINDAYKEN NASILSAN, UZAKTAYKEN DE AYNI OLMAK )


- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK


- VEGAN/LIK ve/||/<> CAYNACI/LIK(JAİNİZM)

( Hiçbir hayvanın etini ve/ya da ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak biçimde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek biçimde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )


- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN


- VEHİM ve ŞEKK


- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME

( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )

( ... avec/et FACULTE ESTIMATIVE )


- VEJETARYEN ile/<> VEGAN

( [hiçbir hayvanın canına kıymamak üzere]
Etini yememeyi yeğleyen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Etini ve tüm hayvansal ürünleri tüketmemeyi ve kullanmamayı yeğleyen. Hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak görmemek ve kullanmayan. )

( Bitkisel beslenme bilgisi ve bilincinde olmak. )


- VEJETERYAN/VEJATERYEN" değil VEJETARYEN


- VEKÂLET ile/değil İCÂZET


- VEKÎL[Ar.] ile Vekîl[Ar.]

( Kulların sıfatı olarak. İLE Allah'ın sıfatı olarak. )


- VELÂYET:
ÖZGÜRLÜK ve/<> ÖZGÜNLÜK


- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI


- VELÂYET ile/ve VESÂYET

( Korunma. İLE/VE Sakınma. )

( GUARDIONSHIP vs./and TUTORSHIP/TUTELAGE/CUSTODY )


- VELED[Ar.] ile SIBT[Ar.]


- VELED-İ BENÂT[Ar.] ile VELED-İ BENÎN[Ar.]

( Dişil çocukların eril ve dişil çocukları. İLE Eril çocukların eril ve dişil çocukları. )


- VELED-İ KALB ile ...

( KALP ÇOCUĞU, MÂNEVÎ HAL )


- VELEH[Ar. > VÂLİH] ile VELEH[Ar.]

( [Kederden gelen] Şaşkınlık, sersemlik. İLE Kahır ve hışım. )


- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars. < DÜST]

( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )


- VELİ değil/yerine/= EGE


- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]

( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )

( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )


- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI


- VENA:
AŞK ve/<> ŞARAP


- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU


- VENTURI TUBE[İng.] / TUBE DE VENTURI[Fr.] ile/değil/yerine/= VENTURİ TÜPÜ


- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS

( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )

( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )


- VEREM ve/||/<> VEREM/KOH BASİLİ(MİKROBU)[< R. Koh adından]


- VERGİ ile VERGİ

( Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para. | Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı. İLE Birinin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. | Allah vergisi. )


- VERGİLİ, ERHAN (ALMANYA, 1977) :

( Rumelihisarlı'dır. AKP Rumelihisar Mahalle Kurucu Başkanlığında bulundu. Ferahevler Spor kulübü yönetim kurulu üyesidir. AKP'den 2011 milletvekili seçimlerinde aday oldu. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın işletmeciliğini yapıyor. )


- VERGİLİ, M. CUDİ (RUMELİKAVAK, 1946) :

( Kireçburnu Spor Kulübünden transfer edildi ve aralıklı olarak 4 sezon (1964 - 1967 ve 1968 - 1969) tescilli kaldı. Bu süre içinde 39 lig, 9 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 52 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam olarak 63 kez Sarıyer tıkımında yer aldı. Göztepe Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- VERİ/BİLGİ:
DUYU ile/ve/||/<>/> AKIL
( ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)


- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET

( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )

( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )

( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )

( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )

( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )

( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi. Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )

( )

( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |

vs./AND/+/<>/>/<

Time and place. )

( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |

vs./AND/+/<>/>

"Why?" question and answers. )

( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |

vs./AND/+/<>/>/<

Sentence. )

( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |

İLE/VE/+/<>/>/<

Zamanı ve Zemini )

( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |

İLE/VE/+/<>/>/<

Tümce. )

( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |

İLE/VE/+/<>/>/<

"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )

( DATA vs./and/<>/>/< INFORMATION vs./and/<>/>/< KNOWLEDGE vs./and/<>/>/< WISDOM, AWARENESS vs./and/<>/>/< ELEGANCE )


- VERİ ile/ve/> SPERMATA

( Bilgi nesnesi. İLE/VE/> Dönüştürücü/dölleyici bilgi. )


- VERİLENİ/SUNULANI:
"YUT" DİYE değil TUT DİYE!


- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN

( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )


- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇİLECİ/LİK


- VESAİRE["VESAYRE" değil!] ile/ve/> VE ŞAİRE


- VESİLESİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜZERİNDEN


- VEYSEL VARDAR ÇEŞMESİ :

( Kilyos yolu üzerindedir. 1998 yılında Kilyos Görme Engelliler Okulu kurucusu Veysel Vardar adına çocukları tarafından evlerinin bahçe duvarına yapılmıştır. )


- VEYSEL VARDAR GÖRME ENGELLİLER OKULU VAKFI :

( Veysel Vardar Görme Engelliler Okulu bünyesinde, Veysel Vardar ve aile bireyleri tarafından kuruldu. )


- VEYSEL VARDAR GÖRME ENGELLİLER OKULU :

( Hayırsever armatör Veysel Vardar tarafından 1986'da Kilyos'da yaptırılan okula taşınan İstinye Körler Okulunun adı 1995'te Veysel Vardar Görme Engelliler İlköğretim Okulu oldu (bkz. İstinye Körler Okulu). )


- VEZÂRET[Ar.] ile ...

( Vezirlik, paşalık. [Osmanlı'da en büyük rütbe.] )


- VEZİR[Ar.] ile/=/||/<> ÂSAF[Ar.]

( Osmanlılarda devletin bakanlık, valilik gibi yüksek görevlerinde bulunan ve paşa unvanını taşıyan kişi. İLE/=/||/<> Doğu edebiyatlarında vezirin eş anlamlısı olarak kullanılır. Süleyman peygamberin ünlü veziri~İsrailoğulları soyundan gelen Âsaf b. Berhıya'dan kalmadır. )


- VEZİR/AYGUCI ile/ve NEDİM


- VEZİR ile/||/<> VEZİR-İ ÂZÂM

( Bakan. İLE/||/<> Sadrazam, başbakan. )


- VEZÎR-İ A'ZAM ile VEZÎR-İ MAÂL-İ SEMÎR

( Başvekil, en büyük vezir, sadrâzam. İLE Yüksek niteliği/vasfı olan vezir. )


- VEZİRLERİN SIFATLARI ile ...

( * Zeki (vâfiru'l-akl)
* Düzgün tabiatlı (selimu't-tab)
* Edebli (edibu'n-nefs)
* Mutedil mizaçlı (mutedilu'l-ahlâk)
* Doğru iş yapan (munâsibu'l-efâl)
* Çabuk karar veren (serîatu'l-bedîha)
* İyi görünüşlü (makbûlu's-sûre)
* Açık görüşlü (cezlu'r-rey)
* Fikri isabetli (saibu'l-fikre)
* Sır vermeyen (kalilu's-sirre)
* Yerinde tedbir sahibi (hasenu't-tedbîr) )


- VİCDAN/LI ile/değil/ne yazık ki/>< KORKU/KORKAK


- VİCDANSIZ/LIK değil/yerine/>< YÜREKLİ/LİK


- VİCHNEVSKİ, İVAN (BASKİESKA, RUSYA, 1957 - 1995) :

( Fenerbahçe'den transfer edildi ve iki sezon (1990 - 1992) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 40 lig, 5 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 46 resmi ve ayrıca 15 özel maçla birlikte toplam olarak 61 maçta Sarıyer takımında oynadı. 1991/92 sezonunda sakatlanarak futbolu bıraktı, 1995'te vefât etti. )


- VICTOR FRANKL ve/||/<> IRVIN YALOM


- VİKTORYA ÇAĞLAYANLARI değil/< GÜRLEYEN DUMANLAR ÇAĞLAYANI

( Dünyanın en geniş şelâlesi.[1700 m.][Debisi, en yağışlı dönemde 500 milyon litre][Ort. 100 m.'den dökülmektedir] )

( 1855 yılında, Dr. Livingstone, Mokololo kabilesine, hasta olarak bir hafta zorunlu konuk olduktan sonra 13 gün süren bir yolculuk sonunda kşefetmiş ve dönemin İngiltere kraliçesinin adını vermiştir.[Kraliçe Viktorya, kendi adını taşıyan bu şelâleyi hiçbir zaman görememiştir.] )

( Zimbabwe ve Zambiya doğal sınırını da oluşturmaktadır. Zimbabwe tarafında yer alan bıçak ağzı noktası[knife edge point] olarak anılan kayalıkların üstünden dökülür. )

( ... değil/< MOSİ OA TUNYA )


- VİLAYETLEREVİ SOSYAL TESİSLERİ :

( İstanbul Valiliğine ait Vilayetler Evi Araba Yolu Caddesi üzerinde, deniz cephelidir. )


- VİLAYETLEREVİ :

( İstanbul Özel İdaresi bünyesindedir. Kireçburnu ile Tarabya arasında ve Tarabya sınırları içinde bulunan deniz cepheli sosyal tesislerdir. )


- VİLDAN[Ar.] ile VİCDAN[Ar.]

( Bebekler, çocuklar. | Hizmetçiler, kullar, köleler. İLE Bulunç. )


- VİP değil/yerine/= ÇÖK (ÇOK ÖNEMLİ KONUKLAR)


- VİRTÜÖZ ile/ve/> SANATÇI

( Aleti/ni unutan. İLE/VE/> Kendini unutan. )


- VITA[Lat.] ile/ve/||/<>/> VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<>/> VITA BONA[Lat.]

(

VITA ile VIVERE ile VITA BONA arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt VITA VIVERE VITA BONA
Temel Anlam Yaşam (ad) Yaşamak (eylem) İyi yaşam
Dilsel Tür Ad Eylem Aktörel–felsefî kavram
Sorduğu Soru “Yaşam nedir?” “Yaşıyor mu?” “Nasıl yaşamalı?”
Düzlem Olgusal / biyografik Dirimsel / eylemsel Etik / normatif
Değer Boyutu Yok Yok Var
Felsefî Bağlam Genel varoluş Yaşam eylemi Stoacılık, Aristotelesçilik
Birbiriyle İlişki Yaşamın kendi Vita’nın gerçekleşme biçimi Vita’nın nitelikli durumu
Yaygın Yanlış Anlama Değerli yaşam sanılması “İyi yaşamak” ile karıştırılması Sadece mutlulukla özdeşleştirilmesi
)


- VIVERE[Lat.] ile/ve/||/<> SI VIVERE[Lat.]

(

VĪVERE ile SĪ VĪVERE arasındaki FaRkLaR...
Ölçüt VĪVERE SĪ VĪVERE
Latince Yapı vīvere (yaşamak) sī (kendi) + vīvere (yaşamak)
Temel Anlam Yaşamak, yaşamda olmak Kendi olarak yaşamak
Dilsel Tür Eylem Anlamsal-felsefî tanım
Sorduğu Temel Soru “Yaşıyor mu?” “Nasıl yaşıyor?”
Düzlem Dirimsel / olgusal Aktörel / varoluşsal
Bilinç Gerekli değil Zorunlu
Değer Boyutu Yok Belirleyici
Özne Tüm dirimliler Kendilik bilinci olan kişi
Felsefî Bağlam Genel yaşam eylemi Stoacı ve etik düşünce
Birbiriyle İlişki Yaşamın kendi Yaşamın nitelikli biçimi
Yaygın Yanlış Anlama “İyi yaşamak” ile karıştırılması Bireycilik ya da bencillik sanılması
)


- GÖRÜM/SEL/VİZYON/EL[İng. VISIONAL] değil/yerine/= İLERİ GÖRÜŞ(LÜ)/UZAK GÖRÜ(LÜ)/[VİZYON/ER[İng.


- VOIGT EFFECT[İng.] / EFFET VOIGT[Fr.] / VOIGT-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VOİGT ETKİSİ


- WOLLASTONITE[İng.] / WOLLASTONITE[Fr.] ile/değil/yerine/= VOLLASTONİT


- VOLONTER/VOLUNTARY[İng.] değil/yerine/= GÖNÜLLÜ


- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> OHM/OM

( Elektrikte kullanılan potansiyel farkı (gerilim) birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik akımında yeğinlik/şiddet birimi. İLE/VE/||/<> Elektrik direnci. )

( )


- VOLT ile/ve/||/<> AMPER[< AMPÈRE (Fizikçi)] ile/ve/||/<> WATT

( İtme gücü. | Elektrikte kullanılan potansiyel fark(gerilimin) ve/ya da elektromotor gücün birimi.[Bir ohmluk direnç üzerinden, bir amperlik elektrik akımı geçmesi durumunda direncin iki ucu arasındaki gerilim bir volttur.][simgesi: V][Alessandro Volta'nın adına ithafen kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır.(İngiliz Kraliyet Cemiyeti - 1881)] @@ Elektriğin miktarı. @@ Tüketilen güç. | Saniyede bir julluk iş yapan bir motorun enerji dönüşümü oranını ölçen uluslararası standart güç birimi.[Buhar makinesi mucidi James Watt'a[1736-1819] ithafen SI birim sisteminde güç birimi olarak kabul edilmiştir.] )

( 1 exawatt [EW] = 1.0E+18 watt [W]

1 petawatt [PW] = 1.0E+15 watt [W]

1 terawatt [TW] = 1000000000000 watt [W]

1 gigawatt [GW] = 1000000000 watt [W]

1 megawatt [MW] = 1000000 watt [W]

1 kilowatt [kW] = 1000 watt [W]

1 hectowatt [hW] = 100 watt [W]

1 dekawatt [daW] = 10 watt [W]

1 deciwatt [dW] = 0.1 watt [W]

1 centiwatt [cW] = 0.01 watt [W]

1 milliwatt [mW] = 0.001 watt [W]

1 microwatt [µW] = 1.0E-6 watt [W]

1 nanowatt [nW] = 1.0E-9 watt [W]

1 picowatt [pW] = 1.0E-12 watt [W]

1 femtowatt [fW] = 1.0E-15 watt [W]

1 attowatt [aW] = 1.0E-18 watt [W]

1 horsepower [hp, hp (UK)] = 745.6998715823 watt [W]

1 horsepower (550 ft*lbf/s) = 745.6998715823 watt [W]

1 horsepower (metric) = 735.49875 watt [W]

1 horsepower (boiler) = 9809.5000000002 watt [W]

1 horsepower (electric) = 746 watt [W]

1 horsepower (water) = 746.043 watt [W]

1 pferdestarke (ps) = 735.49875 watt [W]

1 Btu (IT)/hour [Btu/h] = 0.2930710702 watt [W]

1 Btu (IT)/minute [Btu/min] = 17.5842642103 watt [W]

1 Btu (IT)/second [Btu/s] = 1055.05585262 watt [W]

1 Btu (th)/hour [Btu (th)/h] = 0.292875 watt [W]

1 Btu (th)/minute = 17.5724999996 watt [W]

1 Btu (th)/second [Btu (th)/s] = 1054.3499999744 watt [W]

1 MBtu (IT)/hour [MBtu/h] = 293071.07017222 watt [W]

1 MBH = 293.0710701722 watt [W]

1 ton (refrigeration) = 3516.8528420667 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/hour [kcal/h] = 1.163 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/minute = 69.78 watt [W]

1 kilocalorie (IT)/second = 4186.8 watt [W]

1 kilocalorie (th)/hour = 1.1622222222 watt [W]

1 kilocalorie (th)/minute = 69.7333333333 watt [W]

1 kilocalorie (th)/second = 4184 watt [W]

1 calorie (IT)/hour [cal/h] = 0.001163 watt [W]

1 calorie (IT)/minute [cal/min] = 0.06978 watt [W]

1 calorie (IT)/second [cal/s] = 4.1868 watt [W]

1 calorie (th)/hour [cal (th)/h] = 0.0011622222 watt [W]

1 calorie (th)/minute = 0.0697333333 watt [W]

1 calorie (th)/second = 4.184 watt [W]

1 foot pound-force/hour = 0.0003766161 watt [W]

1 foot pound-force/minute = 0.0225969658 watt [W]

1 foot pound-force/second = 1.3558179483 watt [W]

1 pound-foot/hour [lbf*ft/h] = 0.0003766161 watt [W]

1 pound-foot/minute = 0.0225969658 watt [W]

1 pound-foot/second = 1.3558179483 watt [W]

1 erg/second [erg/s] = 1.0E-7 watt [W]

1 kilovolt ampere [kV*A] = 1000 watt [W]

1 volt ampere [V*A] = 1 watt [W]

1 newton meter/second = 1 watt [W]

1 joule/second [J/s] = 1 watt [W]

1 exajoule/second [EJ/s] = 1.0E+18 watt [W]

1 petajoule/second [PJ/s] = 1.0E+15 watt [W]

1 terajoule/second [TJ/s] = 1000000000000 watt [W]

1 gigajoule/second [GJ/s] = 1000000000 watt [W]

1 megajoule/second [MJ/s] = 1000000 watt [W]

1 kilojoule/second [kJ/s] = 1000 watt [W]

1 hectojoule/second [hJ/s] = 100 watt [W]

1 dekajoule/second [daJ/s] = 10 watt [W]

1 decijoule/second [dJ/s] = 0.1 watt [W]

1 centijoule/second [cJ/s] = 0.01 watt [W]

1 millijoule/second [mJ/s] = 0.001 watt [W]

1 microjoule/second [µJ/s] = 1.0E-6 watt [W]

1 nanojoule/second [nJ/s] = 1.0E-9 watt [W]

1 picojoule/second [pJ/s] = 1.0E-12 watt [W]

1 femtojoule/second [fJ/s] = 1.0E-15 watt [W]

1 attojoule/second [aJ/s] = 1.0E-18 watt [W]

1 joule/hour [J/h] = 0.0002777778 watt [W]

1 joule/minute [J/min] = 0.0166666667 watt [W]

1 kilojoule/hour [kJ/h] = 0.2777777778 watt [W]

1 kilojoule/minute [kJ/min] = 16.6666666667 watt [W] )

(

)

(

Elektrik Birimleri

VOLT ile AMPER ile WATT arasındaki FaRkLaR...

Bir elektrik devresinin üç temel büyüklüğü: iten neden, akan şey ve ortaya çıkan sonuç. Tanımları, aralarındaki bağıntı ve farkları.

01 Yalın Özet

En kolay kavrama yolu su benzetmesidir: bir borudaki suyu düşünelim...

V
Basınç
Suyu iten güç. Devrede yükleri harekete geçiren itme gücü.
A
Debi
Borudan akan suyun miktarı. Devrede gerçekten akan şey.
W
İş Gücü
Basınç ile debinin birlikte ürettiği iş / güç.
WATT = VOLT × AMPER

Kısacası: volt iter, amper akar, watt ise bu ikisinin sonucunda ne kadar iş yapıldığını söyler.

02 Teknik Tanımlar

V
Volt
Gerilim — potansiyel farkı
1 coulomb'luk yük iki nokta arasında taşınırken 1 joule iş yapılıyorsa, o iki nokta arasındaki potansiyel farkı 1 volttur.
1 V = 1 J/C = 1 W/A · türetilmiş birim
Alessandro Volta (1745–1827)
A
Amper
Akım — yük akışı
Bir iletken kesitinden saniyede 1 coulomb yük geçiyorsa akım 1 amperdir. SI'nin yedi temel biriminden biridir; 2019'dan beri temel yük e üzerinden tanımlanır.
1 A = 1 C/s · SI temel birimi
André-Marie Ampère (1775–1836)
W
Watt
Güç — enerji aktarım hızı
Birim zamanda aktarılan veya dönüştürülen enerji miktarıdır. Elektrik devresinde gerilim ile akımın çarpımına eşittir.
1 W = 1 J/s = 1 V × 1 A · türetilmiş birim
James Watt (1736–1819)

03 Aralarındaki İlişki

Üç birimi birbirine bağlayan merkezî bağıntı, güç eşitliğidir:

P = V × I
Güç (W) = Gerilim (V) × Akım (A) — üç büyüklüğün doğrudan bağlantısı.

Bu bağıntı Ohm yasasıyla (V = I · R) birleştirilince genişler ve direnci de işin içine katar:

P = I² · R
P = V² / R
Aynı bağıntıdan ters çözümler: V = P / I  ve  I = P / V. Üç büyüklükten ikisi bilindiğinde üçüncüsü her zaman hesaplanır.

04 Karşılaştırma

Özellik Volt (V) Amper (A) Watt (W)
Ölçtüğü büyüklük Potansiyel farkı (gerilim) Elektrik akımı Güç
SI'deki yeri Türetilmiş birim Temel birim Türetilmiş birim
Temel tanım 1 J / C 1 C / s 1 J / s
Devredeki rolü İtici neden Akan şey Sonuç (enerji hızı)
Su benzetmesi Basınç Debi Teslim edilen güç
Boyut analizi kg·m²·s⁻³·A⁻¹ A kg·m²·s⁻³
Adlandırma Alessandro Volta André-Marie Ampère James Watt

05 Temel FaRkLaR

Aralarındaki ayrım, devredeki rollerinde yatar — biri neden, biri olay, biri sonuçtur:

VOLTneden
Yükleri harekete geçiren itici potansiyel farkıdır. Tek başına bir "akış" değildir; akım olmasa bile iki nokta arasında gerilim bulunabilir — örneğin devreye bağlı olmayan bir pilin uçlarında.
AMPERolay
Yükün gerçek akışıdır. Üç birim arasında SI temel birimi olan tek birimdir; volt ile watt ondan türetilir. Akım, ancak kapalı bir devrede ve bir gerilim altında oluşur.
WATTsonuç
Gerilim ile akımın birlikte ortaya çıkardığı enerji aktarım hızıdır. Volt ya da amper tek başına watt vermez; güç ancak ikisi birlikte var olduğunda oluşur.

Boyut analizi de bu farkı doğrular: üçü de ayrı fiziksel büyüklüklerdir ve doğrudan birbirine çevrilemez.

06 Uygulamalı Örnek

Çekilen akımın hesabı

230 V'luk şebekeye bağlı, 100 W gücünde bir aygıt ne kadar akım çeker?

I = P / V = 100 W / 230 V
I ≈ 0,43 A

Aynı 100 W'lık aygıt 12 V'luk bir kaynaktan beslenseydi, I = 100 / 12 ≈ 8,3 A çekerdi — düşük gerilim, aynı güç için daha yüksek akım demektir.

)

( VOLT vs./and/||/<> AMPERE vs./and/||/<> WATT )


- VOLTAJE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= VOLTA GÖZESİ/HÜCRESİ


- VOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE VOLTAÏQUE[Fr.] / VOLTA ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLTA PİLİ


- VOLTAISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= VOLTAİK GÖZE/HÜCRE


- VOROTOVİÇ, ZORAN (GOD, ZORAN (GOD, YUGOSLAVYA, 1957) :

( Kızılyıldız (Yugoslavya) kulübünden transfer edildi ve üç sezon (1987 - 1990) Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı. Bu süre içinde 68 lig, 11 kupa maçı olmak üzere 79 resmi ve ayrıca 26 özel maçla birlikte toplam olarak 105 maçta Sarıyer forması giydi. Takımına 2 gol kazandırdı. )


- VOYVODA[Slavca] ile VOYVODALIK

( Osmanlılar'ın, Eflak ve Buğdan Beylerine verdikleri san. İLE Voyvoda egemenliği. | Voyvoda egemenliği altındaki ülke. )


- VURDUMDUYMAZ/LIK ile/değil/yerine NEŞELİ/LİK


- VURGU ile DAYANAKÇA ile ATIF/İTHAF


- VUSLAT ile/ve HALVET

( Yaşanılan. İLE/VE Mekân ve mekânda. )

( ... İLE/VE Kişinin, kendiyle meşgul olmama durumu. )

( Kendinden uzaklaşmak için halvete girilir, başkalarından uzaklaşmak için değil! )

( Kavuşma. İLE Yalnız/tenha kalma, tenhaya çekilme. | Tenha yer. | Hamamın sıcak bölmesi. | bkz. Tasavvuf'ta )


- VUSLAT ve/değil ÖZGÜNLÜK


- VUSLAT ile ÜLFET

( Bir şeye ulaşma, yetişme. | [Sevgiliye] Kavuşma. İLE Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )

( Vuslat, yâre, âşinâlıkla varmaktır. )

( MUVÂCEHE[Ar. < VECH]: Yüz yüze gelme. | Karşı, ön. )


- VYAKTA ile VYAKTİ ile VYAKTİTVA ile AVYAKTA

( Tezahür halindeki madde, tekâmül etmiş doğa. İLE Kişi, dış benlik. İLE Kişilik, gövde ile özdeşleşmişlik. İLE Tezahür etmemiş, meknuz. )


- WABP:
WERNICKE ve/||/<> ANGULER GIRUS ve/||/<> BROCHA ve/||/<> PREFRONTAL KORTEKS


- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> BERTOLT BRECHT

( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE/VE/||/<> 10 Şubat 1898 - 14 Ağustos 1956 )


- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> FREUD

( Benjamin, Freud'un yazı ve kitaplarının iyi bir okuyucusudur. )


- WALTER BENJAMIN ile/ve/||/<> GERSHOM SCHOLEM

( 15 Temmuz 1892 - 26 Eylül 1940 İLE/VE/||/<> 05 Aralık 1897 - 21 Şubat 1982 )


- WALTER, A.V. (1880 - 1973) :

( Mobil Şirketi Balkanlar Genel Müdürü olarak Türkiye'de görev yaptı. 39 yıl süre ile Yeniköy'de kendi adını taşıyan yalıda oturdu. )


- WATT-HOUR[İng.] ile/değil/yerine/= WATT-SAAT