KIRAN
Kırma işini yapan kişi.
ile
KIRAN
Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı.
ile
KIRAN/ÂFET
Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden.
ile
KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT]
Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi.
ile
KIRÂN[Fars.]
1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.]
Kırma işini yapan kişi.
ile
KIRAN
Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı.
ile
KIRAN/ÂFET
Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden.
ile
KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT]
Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi.
ile
KIRÂN[Fars.]
1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.]
FaRkLaR Kılavuzu
12.03.2012 [01:47]
(1996'dan beri)
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz...