Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.800 başlık/FaRk ile birlikte,
25.800 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(98/105)
- ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] değil/yerine/= MORÖTESİ
( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )
- ULTRAVIOLET[İng.] / ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRA-MOR, ULTRA- VIYOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE
- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK
- INTERNATIONALES EINHEITENSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM SİSTEMİ (SI)
- INTERNATIONAL SYSTEM OF UNITS[İng.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER DİZGESİ
- SYSTÈME INTERNATIONAL D'UNITÉS[Fr.] / INTERNATIONALES SYSTEM DER MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER SİSTEMİ, SI
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE/ULU
- ULVİYET/İZZET değil/yerine/= YÜCELİK/ULULUK
- ULVİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜCELİK
- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"
( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz,
ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )
( "Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz kişiler vardır.
Ben, hiçbir zaman, ümidimi yitirmedim."
M. K. ATATÜRK )
( KUNÛT, YEİS ile/değil/yerine ... )
( NEVMİDÎ ile/değil/yerine ... )
( DESPERATIO cum ... )
- ÜMİTSİZLİK değil/yerine/>< SEVGİ
- UMKLAPP PROCESS[İng.] / PROCESSUS UMKLAPP[Fr.] ile/değil/yerine/= UMKLAPP SÜRECİ
- UML/UNİFİED MODELING LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK MODELLEME DİLİ
- UMLS/UNIFIED MEDICAL LANGUAGE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK TIP DİLİ DÜZENİ
- ÜMRAN[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK
- UMUMİ MAĞAZA değil/yerine/= GENEL SAKLAK
- UMUM(Î) değil/yerine/= GENEL
- UMUMİYETLE değil/yerine/= GENELLİKLE
- UN:
GLÜTENLİ ile/değil/yerine/>< GLÜTENSİZ
- UNCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ DIŞI
- ung.[Lat. < UNGUENTUM] değil/yerine/= MERHEM
- ÜNİAKSİYEL/UNIAXIAL[İng.] değil/yerine/= TEK EKSENLİ
- ÜNİDİREKSİYONEL/UNIDIRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= TEK YÖNLÜ
- ÜNİFOKAL/UNIFOCAL[İng.] değil/yerine/= TEK ODAKLI
- UNIFORM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ
- ÜNİK değil/yerine/= EŞSİZ
- UNILATERAL[İng.] değil/yerine/= TEK TARAFLI
- UNIPOLAR[İng.] değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT
( Birim, vahit, ölçü. )
- ÜNİTE/UNIT[İng.] değil/yerine/= BİRİM
- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ
- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ
- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL
- ÜNİVERSİTE["ÜNİVERSTE" değil!] değil/yerine/= BİLİMTEY/EVRENKENT
- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE
- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK
( Ün/şöhret, âfettir. )
( [not] FAMOUS vs./and/but KNOWN
KNOWN instead of FAMOUS )
- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET
( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )
( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )
- ÜN/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMA
( Tanımadıklarının seni tanıması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tanıdığın ya da tanıyabileceğin sayıda kişinin seni tanıması. )
( [yaklaşık olarak] 100.000 - 500.000 üzeri kişi tarafından tanınmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 100.000 - 500.000 altında kişi tarafından tanınmak. )
( [not] FAME vs./and/but TO BE WELL-KNOWN
TO BE WELL-KNOWN instead of FAME )
- UNSUR[Ar.] değil/yerine/= ÖĞE
- UNUT! değil/yerine UMUT/ÜMİT
- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )
( [not] TO FORGET vs./and/but/<> TO FORGIVE
TO FORGIVE instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
( [not] "TO FORGET" vs./and TO TALK ON
TO TALK ON instead of "TO FORGET" )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
- UNUTMUŞUM değil/yerine YETERİNCE (HIZLI) ANIMSAYAMAMIŞIM
- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!
- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN
- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN
- UNUTUL/UR / UNUTURUZ / UNUTURUM / UNUTURSUN değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN
- UNUTUYORUM değil/yerine BAZEN ANIMSAYAMIYORUM
- UNVAN[Ar.]/AYAG [divanlugatturk]/TITRE[Fr.] değil/yerine/= SAN
- UNVANLARI["ÜNVAN" değil!]:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (AYRAÇ İÇİNDE) YAZMAK
( "Prof./Dr. ... ..." DEĞİL/YERİNE "... ... (Prof./Dr.)" gibi. )
( Kişinin ve adının önüne gelebilecek -unvanı/sıfatı ne kadar önemli/değerli olursa olsun- hiçbir unvan/sıfat konulamaz/konulmamalıdır! )
( Belki algıda/tanımada kolaylık ve hız kazandıracağından hareketle bu biçimde uygulanıyorsa da bu tutumdan vazgeç(il)melidir! [Saygısızlık ya da hakaret olarak yorumlanmamalıdır!] )
( Türkçe'si varken...
* PROFESÖR yerine BİLMEN
* DOÇENT yerine BİLGEN
* YARDIMCI DOÇENT yerine BİLGER
* ASİSTAN yerine KÖMEK
* REKTÖR yerine BİLİMBEY
* DEKAN yerine YETİLBEY
* DOKTOR yerine ÖKE
* MASTER yerine UNGAN
* ÜNİVERSİTE yerine BİLİMTEY
* AKADEMİSYEN yerine BİLİMCİ
* BİLİM İNSANI yerine BİLİMCİ )
- UPREGULATION/UPREGULATION[İng.] değil/yerine/= ARTARAK DÜZENLENİM
- UPS/UNINTERRUPTIBLE POWER SUPPLY[İng.] değil/yerine/= KESİNTISİZ GÜÇ KAYNAĞI
- UPTAKE[İng.] değil/yerine/= TUTULUM
- URANIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DE L'URANIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM DİZİSİ/SERİSİ
- URANIUM-LEAD DATING[İng.] / DATATION PAR L'URANIUM-PLOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YAŞ TAYİNİ
- URAN-BLEI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YÖNTEMİ
- TRANSURANIUM ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURANIENS[Fr.] / TRANSURANE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM ÖTESİ ELEMENTLER, TRANSURANYUM ELEMENTLERİ
- URAN-RADIUM-REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM-RADYUM SERİSİ
- URANIUM[İng.] / URANIUM[Fr.] / URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM
- MÜVELLİD[Osm.] / GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR[Fr.] / GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETEÇ, JENERATÖR
- BREEDER ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT FERTILE[Fr.] / BRUT ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETİM ELEMANI
- REGENERIERENDER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETKEN REAKTÖR
- URGE değil/yerine/= DÜRTÜ
- URODEL[Yun.] değil/yerine/= KUYRUKLULAR
- ÜROFLOMETRİ/UROFLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= İDRAR AKIM ÖLÇÜMÜ
- ÜROGRAFİ/UROGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BOŞALTIM SİSTEMİ GÖRÜNTÜLEMESİ
- ÜRTİKER[Fr. < Lat.] değil/yerine/= KURDEŞEN
( Ciltte, çeşitli nedenlerle oluşan, kaşıntılı döküntüler. )
- MAHSUL[Osm.] / PRODUCT[İng.] / PRODUIT[Fr.] / ERZERREICHERUNG, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRÜN, ÇARPIM
- URYAN/[Ar.] değil/yerine/= ÇIPLAK/YALINCAK
- US/ULTRASON/ULTRASONOGRAFİ ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ, YANSILANIM
- USB/UNIVERSAL SERIAL BUS[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL DİZİ VERİ YOLU
- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK
( TEKÂSÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> ... )
- USG/ULTRASONOGRAFİ ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ YANSILANIM
- USH/REMOTE HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ
- ÜSLÛP değil/yerine/= SÖYLEYİŞ/BİÇEM
- ÜŞNİYE[Ar.] değil/yerine/= SUYOSUNLARI
- USS/NATIONAL HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK DÜZENİ
- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER
- SURCRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ELEŞTİK
- SOURCE SUPERTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL KAYNAK
- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES[Fr.] / EPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL NÖTRONLAR
- RÉACTEUR ÉPITHERMIQUE[Fr.] / EPITHERMISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- EPITHERMISCHES THORIUM REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TORYUM REAKTÖRÜ
- SUPERSCHICHT-PHOTOEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST KATMAN FOTOELEKTRİK ETKİSİ
- SUPERPOSITION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE SUPERPOSITION[Fr.] / ÜBERLAGERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ÜSTE BİNME İLKESİ
- ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMA
- EXPONENTIAL DECOMPOSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL BOZUNMA
- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA
- EXPONENTIAL EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALEXPERIMENT, EXPONENTIALVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DENEY
- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM
- EXTINCTION EXPONENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SÖNÜM
- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA
- EXPONENTIAL[İng.] / EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL
- ÜSTÜNLÜK:
BAŞKALARINDAN değil/yerine/>< ÖNCEKİ DURUMUNDAN
- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
(
)
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK
( [not] SUPERIOR/ITY vs./and/but/||/<> DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY
DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY instead of SUPERIOR/ITY )
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine KAPSAYICI/LIK
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine KARŞITLIK
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine ÖNCELİK
- ÜSTÜN/LÜK ile/değil/yerine ÖZGÜVEN/Lİ
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine/>< (SADECE) BİLMENİN (BELKİ/BİRAZCIK) FARKI
- ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine YÜCELİK
- ÜSTÜN/LÜK(GALİBİYET) ile/ve/değil/yerine YÜCE/LİK
- ÜSTÜN/LÜK / ALÇAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCE/LİK / SONRA/LIK
- USÛL ile/ve/değil/yerine MENHEC
( İlkelere teallük eder, eylemsel bir şey sunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Herhangi bir bilim dalına ait konunun/nesnenin bilgisini elde etme yolu. )
- USUL değil/yerine/= TARTIM
- USVS/NATIONAL HEALTH DATA DICTIONARY[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK VERİ SÖZLÜĞÜ
- ut dict.[Lat. < UT DICTUM] değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE
- UTANIYORUM ile/değil/yerine/>< TANIYORUM!
- UTANMAK/UTANGAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
- UTANMAK değil/yerine DOĞRUYU SÖYLEYİP "KAYBETMEK"/KAZANMAK
- UTANMAZ ile/değil/yerine ...'DAN UTANMAZ O
- ÜTILİZASYON/UTILIZATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM
- ÜTOPİK[İng. < Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜSEL
- ÜTOPYA[Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜ
- ÜTS/PRODUCT TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÜRÜN TAKİP DÜZENİ
- UV/ULTRAVİYOLE RADYASYON/ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] değil/yerine/= MOR ÖTESİ, MOR ÖTESİ IŞINIM
- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT
- UYARI ile/ve/değil/yerine/>< MÜJDE[Fars.]
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevinç haberi, muştu. | Sevinçli, hayırlı bir haber getirene verilen bahşiş. )
( Olumsuz(luk)lara/yanlış(lık)lara/kötü(lük)lere. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Olumlulara/doğru(luk)lara/iyi(lik)lere. )
- STIMULANT[İng.] / REIZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARICI
- UYARICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYARAN
- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET
- ÎKAZ[Osm.] / EXCITATION[İng.] / EXCITATION[Fr.] / ANREGUNG, EREGENZ, ERREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYAR(IL)MA
- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ
- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM
- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ
- STIMULATED EMISSION[İng.] / ÉMISSION STIMULÉE[Fr.] / ANGEREGTE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ YAYIN
- ADAPTATION[İng.] / ADAPTATION, ANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAMA
- ADAPTER[İng.] / ADAPTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARLAYICI
- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU
- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI
- ÎKAZ MÜNHANİSİ[Osm.] / EXCITATION CURVE[İng.] / COURBE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA EĞRİSİ
- EXCITATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ENERJİSİ
- EXCITATION FUNCTION[İng.] / FONCTION D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- EXCITATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA POTANSİYELİ
- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU
- UYARMAK ile/ve/değil/yerine BİLGİLENDİRMEK
- STIMULUS[İng.] ile/değil/yerine/= UYARTI
- PEYK[Osm.] / SATELLITE[İng.] / SATELLITE[Fr.] / SATELLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYDU
- UYDURMA ile/değil/yerine/>< HAYAL
- UYDURMAK ile/değil/yerine DUYURMAK
- UYDURMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUŞTURMAK
- UYDURMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TASARLAMAK
- UYDURMAK ile/değil/yerine UYARLAMAK
( TO IMPROVISE vs./and TO ADAPT )
- UYGARLAŞMADA:
KILIÇ ile/ve/fakat/değil/yerine/<>/> KALEM ve KİTAP
( Başlattı. İLE/VE/FAKAT/DEĞİL/YERİNE/<>/> Yaşattı VE Sürdürdü. )
- UYGULANMAYAN AHLÂK ile/değil/yerine/>< UYGULANAN AHLÂK
( Sözü edilir fakat kendi yoktur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözü edilmez fakat uygulanır. )
- UYKU AÇMADA:
"KAHVE" değil/yerine/>< ELMA
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- STICHHALTIGE HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU ARMONİ
- HARMONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU
- INCONVENIENCE[İng.] / INADÉQUATION[Fr.] / UNSTIMMIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- UYUŞMAK ile/değil/yerine/>< YETİŞMEK
- UYUŞTURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< UYARICI VE UYANDIRICI
- UYUŞUK/LUK ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK
- HYPNOTIC[İng.] / HYPNOTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUTUCU, HİPNOTİK
- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN
- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB
( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )
(
)
- UZAKLAŞMAK ile/değil/yerine/>< UZLAŞMAK
- SORUNLAR:
UZAKLAŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< YAKINLAŞTIRAN
- ENTFERNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAKLAŞTIRMA
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY
( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )
( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )
( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )
( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )
( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )
- UZATMAK" ile/değil/yerine/||/<>/< "AÇMAK"
- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI
- RAUMLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ YOĞUNLUĞU
- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ
- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- RÄUMLICHE POLARKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAYSAL KUTUPSAL KOORDİNATLAR
- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ
( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )
( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )
- ... ÜZERİNDEN ile/ve/değil/yerine ... SAYESİNDE
- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME
- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK
- ÜZGÜNÜM" ile/değil/yerine/<>/< ÜZÜLDÜM
- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK
( [not] AGGREEMENT vs./and/but/<> HARMONIOUS UNITY )
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK
( [not] PROFESSION vs./and/||/<>/but JOB
JOB instead of PROFESSION )
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK
( KOMPETAN avec ... )
- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK
- GRAPE-SEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- UZUN KOLLU ile UZUN KOLLU ile/değil/yerine UZUN KOLLU
( Giyecek. İLE Hırsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Uzaktan erişen/erişir. )
- TANIM:
"UZUN" ile/değil/yerine KAPSAMLI
( Tanımın uzunu olmaz! Kapsamlı olduğundan dolayı ilgisizlerin "zihin ve dilinde", "uzun" diye ifade etmeleri kendi yetersizliklerini gizleme girişimi olabilir belki/çoğunlukla. )
- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK
( Pek kolay olmasa da... )
( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )
- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK
- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ:
32 ile/değil/yerine 36
- UZUN YOLCULUKTA, BİSİKLET TEKER TELİ: 32 ile/değil/yerine 36
- LONGITUDINAL DIFFUSION COEFFICIENT, B[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON KATSAYISI, B
- LONGITUDINAL DIFFUSION TERM, B/U[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON TERİMİ, B/U
- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ
- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK
- ÜZÜNTÜLÜ BİRİNE:
ACIMAK değil/yerine KIZMAK
- V-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT-V[Fr.] / V-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= V KATSAYISI
- V-PARTICLE[İng.] / PARTICULE V[Fr.] / V-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= V PARÇACIĞI
- VABESTE[Fars.] değil/yerine/= BAĞLI
- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA
- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI
- VÂDE FARKI değil/yerine/= SÜREV ARTISI
- VÂDE FARKSIZ değil/yerine/= SÜREV ARTISIZ
- VÂDE[Ar.] değil/yerine/= ERİM
- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK
- VÂDESİZ HESAP değil/yerine/= SÜREVSİZ SAYANAK
- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ
( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )
- VAGON değil/yerine/= TAŞIR
- VAGONET değil/yerine/= TAŞIRCIK
- VAGZAL değil/yerine/= DURAK
( )
- VAHA değil/yerine/= SUVLA/YEŞERGE
- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK
- VAHŞİ[Ar.] değil/yerine/= YABANIL
- VAHŞİ değil/yerine/= YIRTICI
- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI
- VAK'A-NÜVİS[Ar., Fars.]/KRONOGRAF[Fr. < choronographe] değil/yerine/= SÜREYAZAR
( Zamanın/dönemin olaylarını saptamakla görevli kişi. | Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi. )
(1996'dan beri)