Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.393 başlık/FaRk ile birlikte,
27.393 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(93/111)
- ABSORPTION FILTER[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA FİLTRELERİ
- MASS EMSÂLI[Osm.] / ABSORPTION INDEX[İng.] / INDICE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA İNDİSİ
- EMSÂL-İ MASS[Osm.] / ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKOEFFICIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KATSAYISI
- ABSORPTION EDGE[İng.] / ARÊTE DE L'ABSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI
- ABSORPTIONSKANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA KENARI+B85
- ABSORPTION SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- ABSORPTION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION-QUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA TESİR KESİTİ
- MASS[Osm.] / ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMA
- ABSORPTION CONTROL[İng.] / COMMANDE À L'ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONSKONTROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURMALI DENETİM
- MASSEDİCİ[Osm.] / ABSORBENT[İng.] / ABSORBANT[Fr.] / ABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCU
- MÂSSİYET[Osm.] / ABSORPTANCE[İng.] / ABSORPTANCE[Fr.] / ABSORPTIONSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞURUCULUK
- DOSE ABSORBÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= SOĞURULAN DOZ
- ABSORBANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURUM, ABSORBANS
- COOLANT FLUID[İng.] / FLUIDE DE REFROIDISSEMENT[Fr.] / KÜHLFLÜSSIGKEIT, KÜHLMITTELFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOĞUTUCU AKIŞKAN
- SOĞUTUCU/KLİMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEL/RÜZGÂR YAKALAYICISI
- SOHBET ile/ve/değil/yerine TENHA SOHBETİ
- SOHBET'İN:
KÂL'İ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HÂL'İ
- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN
- SHOCK WAVES[İng.] / ONDES DE CHOC[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGALARI
- SCHOCKWELLE, STOSSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞOK DALGASI
- SOKET[İng. Marka adından] değil/yerine/= KISA ÇORAP
- SOKRATES'İN "YARGILANMASINDAKİ" 500 "YARGIÇ":
ÖLÜM KARARI VERENLER ile/değil/yerine/>< KARŞI OLANLAR
( [ne yazık ki]
[İlk "karar"da] "280" >< 220
[İkinci "karar"da] "360" >< 140 )
- LEFT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN GAUCHE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (LINKE HAND), LINKHÄNDIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL EL KURALI
- SOL[İng.] / SOL[Fr.] / SOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOL
- SÂHA-İ MÎZÂBÎ[Osm.] / SOLENOIDAL FIELD[İng.] / CHAMP SOLÉNOIDAL[Fr.] / SOLENOIDFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD ALAN
- MÎZÂBİYE[Osm.] / SOLENOID[İng.] / SOLÉNOÏDE[Fr.] / SOLENOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLENOİD
- SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI
- SOLGUN değil/yerine/</>< OLGUN
- SOLİDARİST[Fr. < SOLIDARISTE] değil/yerine/= DAYANIŞMACI
- SOLİDARİST/SOLİDARİZM/SOLİDARİTE[Fr.] değil/yerine/= DAYANIŞMACI/LIK
- SOLİST değil/yerine/= OKUYUCU
- SOLIT/SOLİD[İng.] değil/yerine/= KATI, KATILIK
- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK
- SOLMAK ile/değil/yerine/||/>< OLMAK
- SOLO değil/yerine/= BİREYSEL
- SÖLOM[Yun.] değil/yerine/= OYUK
( ... İLE Ortaderinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel gövde boşluğunu oluşturan oyuk. )
- SOLSTICE değil/yerine/= GÜN DÖNÜMÜ
- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK
- solüsyon/sol.[Lat. < SOLUTIO] değil/yerine/= ERİYİK
- SOLÜSYON/SOLUTION[İng.] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- SOLÜSYON[Fr., İng. SOLUTION] değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- solv.[Lat. < SOLVE] değil/yerine/= ÇÖZ, ERİT
- SOLVATE[İng.] / SOLVATE[Fr.] / SOLVAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAT
- SOLVATED ELECTRON[İng.] ile/değil/yerine/= SOLVATİZE ELEKTRON
- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ
- SOLVOLYSIS[İng.] / SOLVOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVOLİZ
- ŞOM[Fars. ŞÛM] değil/yerine/= "UĞURSUZ"
- SOMATİK/BEDENSEL/SOMATIC[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL
- SOMATIC CELL[İng.] ile/değil/yerine/= SOMATİK GÖZE/HÜCRE
- SOMATIC MUTATION[İng.] / MUTATION SOMATIQUE[Fr.] / SOMATISCHE MUTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMATİK MUTASYON
- SOMATİZASYON/BEDENSELLEŞTİRME/SOMATIZATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDESELLEŞTİRME
- SÖMESTR/E[Fr.] değil/yerine/= YARIYIL
- SOMMERFELD ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- LOI DU DOUBLET DE SOMMERFELD[Fr.] / SOMMERFELD-DUBLETTGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD DUBLET YASASI
- SOMMERFELD LAW OF DOUBLET[İng.] ile/değil/yerine/= SOMMERFELD İKİLİ YASASI
- SOMNAMBULİZM/SOMNAMBULISM[İng.] değil/yerine/= UYURGEZERLİK
- SOMNIPHOBIA[İng.] değil/yerine/= SOMNİFOBİ
( Uyku korkusu olarak bilinen terim. Klinofobi ve hipnofobi de denmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ
- SOMNOLANS/SOMNOLENCE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI UYKU EĞİLIMİ
- SOMUTU AÇIKLAMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SOYUTU ANLATIP SOMUTTAN ÖRNEK VERMEK
- TERMINAL VELOCITY[İng.] / ENDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SON HIZ
- SONE[İng.] / SONE[Fr.] / SONE[Alm.] ile/değil/yerine/= SON
- SONA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YOLA BAKMAK
- SONAR (SOUND NAVIGATION AND RANGING)[İng.] değil/yerine/= SONAR (SESLE YÖN BULMA VE MENZİL BELİRLEME)
( Su altındaki nesnelerin yerini belirlemek ve mesafeleri ölçmek için ses dalgalarını kullanan bir teknoloji. Ses dalgalarının gönderilip, nesnelerden yansıyarak geri dönme süresi ölçülerek mesafe hesaplanır. Denizaltı navigasyonu, su altı haritalama ve balık bulma gibi alanlarda yaygın olarak kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SONAR[İng.] / SONAR[Fr.] ile/değil/yerine/= SONAR
- SONATA[İng.] değil/yerine/= SENATA
( Günümüzde var olan canlıların en eski ortak atasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SONBAHAR/HAZAN[Ar.] değil/yerine/= GÜZ/DÖKEN
- SONDA/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI
- QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNDÜRME
- SONİKATÖR ULTRASONİK HOMOJENİZATÖR/ULTRASONIC HOMOGENİZER[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ BAĞDAŞTIRICI
- FINITE[İng.] / FINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONLU
- SONLU/LUK / SONSUZ/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK
- CAUSTIC LIME, SLAKED LIME[İng.] / CHAUX ÉTEINTE[Fr.] / GELÖSCHTER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNMÜŞ KİREÇ
- SONOGRAM[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖRÜNTÜ
- SONSAL SINIFLAMA ile/ve/değil/yerine BİRBİRİNE DÖNÜŞTÜRÜLEMEYEN SONSAL SINIFLAMA
- SONSUZ ile/ve/değil/yerine/<> BİTİMSİZ
- SONSUZ ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK
- INFINITE[İng.] / INFINI[Fr.] ile/değil/yerine/= SONSUZ
- SONSUZA KADAR değil/yerine ÖLENE KADAR
- SHUNT CHARACTERISTIC MOTOR[İng.] / MOTEUR À CARACTÉRISTIQUE SHUNT[Fr.] / SHUNTCHARAKTERISTISCHER MOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT KARAKTERİSTİKLİ MOTOR
- SHUNT-WOUND MACHINE[İng.] / MACHINE À ENROULEMENT SHUNT[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MAKİNE
- SHUNTSPULMOTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT SARGILI MOTOR
- SHUNT[İng.] / SHUNT[Fr.] / SHUNT[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNT, YATAK
- SONTEŞRİN/TEŞRİN-İ SÂNÎ[Ar.] değil/yerine/= KASIM
- SHUNTING[İng.] / SHUNTAGE[Fr.] / SHUNTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞÖNTLEME
- SONUÇ, SONUÇTA ile/ve/değil/yerine ŞU AN
( İkisinin kullanımında da, "Önemli[öncelikli] olan, şu andır/sonuçtur" indirgemeci/lik yanlışlığı yapılmamalıdır! )
( [not] "FINALLY" vs./and/but "RIGHT NOW"
"RIGHT NOW" instead of "FINALLY" )
- SONUÇ ile/ve/<>/değil/yerine BİLEŞKE
- SONUÇ ile/değil/yerine ÇIKARIM
( vs./and/||/<>/but/< INFERENCE
INFERENCE instead of RESULT )
- SONUÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> DEĞERLENDİRME
- SONUÇTA ... ile/ve/değil/yerine/<> GEREKSİNİM
- SÖNÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine SADE/LİK
- COEFFICIENT D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] / DÄMPFUNGSKOEFFIZIENT, DÄMPFUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM KATSAYISI/ÇARPANI
- DÄMPFUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM SABİTİ
- DÄMPFUNGSLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM UZUNLUĞU
- TREMPE, EXTINCTION[Fr.] / LÖSCHUNG, ABSCHRECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜM
- DAMPING COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME KATSAYISI
- DAMPING, QUENCHING[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLEME
- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI
- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME
- DAMPED WAVE[İng.] / ONDE AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ DALGA
- DAMPED HARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT HARMONIQUE AMORTI[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ HARMONİK HAREKET
- DAMPING OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION AMORTIE[Fr.] / GEDÄMPFESCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ SALINIM
- VIBRATION AMORTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLÜ TİTREŞİM
- UNGEDÄMPFTE-WELLE-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA GAZ LAZERİ
- UNGEDÄMPFTE-WELLE-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA LAZERİ
- UNGEDÄMPFTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ DALGA
- OSCILLATION ENTRETENUE[Fr.] / UNGEDÄMPFTE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMSÜZ SALINIM
- SORARKEN:
"... MIDIR?" ile/değil/yerine DAHA ÇOK, NEDİR? (NE OLSA GEREK)
- SORBIC ACID[İng.] / ACIDE SORBIQUE[Fr.] / SORBINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİK ASİT
- SORBITOL, HEXAHYDRIC ALCOHOL, HEXITOL[İng.] / SORBITOL[Fr.] / SORBIT, ZUCKERKALCOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBİTOL
- SORBOSE[İng.] / SORBOSE[Fr.] / SORBOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SORBOZ
- SÖRÇ(SEARCH) YAPMAK değil/yerine/= ARAMA YAPMAK
- SOREL'S CEMENT[İng.] / CIMENT DE MAGNÉSIE[Fr.] / SOREL ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SOREL ÇİMENTOSU
- SORGU SUAL değil/yerine/= SORGULAMA
- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEMEK
- SORGULAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KONUŞMAK
- SORGULAMAK ile/değil/yerine/</>< SORU SORMAK
( Bazı "savcı"ların yanlış, olumsuz, yüklü, kandırıcı tarzı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünenlerin, uygun, doğru, yerinde tutumu. )
- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine/>< YANITLANAMAYACAK SOR(G)ULAR
- SORGULANAMAYACAK YANITLAR değil/yerine YANITLANAMAYACAK SORULAR
- SORGULANMAK ile/ve/değil/yerine SORUMLULUK/U/NU ALMAK
- SORİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÇIKARIM
( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )
- SÖRKIL[İng. < CIRCLE] değil/yerine/= DÖNGÜ
- SORMAYAN ile/değil/yerine/>< SORAN
( Yaşam boyu ahmak ve aptal. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir dakikalığına, "birkaç kişi nezdinde" "aptal." )
( Ovada şaşmış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dağları aşmış. )
- SORU KİPİNDE İNANÇSIZLIK/ÜMİTSİZLİK ile/değil/yerine SORMAK
( "Yapsa ne olacak?" İLE/DEĞİL/YERİNE ... )
- SORU SORMAK:
"BİLDİĞİNİ/EZBERİNİ" "ONAYLATMAK" ya da KENDİNİ "ALKIŞLATMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAYA ÇABALAMAK
- SORU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KATKI
- SORUMLU TUT(UL)MAK ile/ve/değil/yerine SORUMLU OLMAK
- SORUMLULUK VERME ile/değil/yerine SORUMLULUK ALMA(YI SAĞLAMA)
( Sorumluluk verilmez, sorumluluk alınır. Sorumluluk alınması için koşullar, uygun yapıya büründürülür. )
( It's not right to "giving responsibility". Better to arrange conditions "to taking responsibility". )
( GIVING RESPONSIBILITY vs. TAKING RESPONSIBILITY
TAKING RESPONSIBILITY instead of GIVING RESPONSIBILITY )
- SORUN:
ENGEL ile/değil/yerine/>< BASAMAK
( Önümüze çıkana, "engel" dersek, takılıp düşebiliriz; "basamak" dersek bir basamak daha yükseliriz. )
- SORUN ile/değil/yerine FARK
( [not] PROBLEM vs./but DIFFERENCE
DIFFERENCE instead of PROBLEM )
- SORUN ile/ve/değil/yerine KONU
( Sorunumuzdan tümüyle haberdar olalım, ona her yönünden bakalım, onun, yaşamımızı nasıl etkilediğini gözlemleyelim. Sonra onu kendi haline bırakalım. )
( Hiçbir sorun tümüyle çözülemez, fakat siz onun geçerli olmadığı bir düzeye kendinizi çekebilirsiniz. )
( Sana bir yararı olmayacak sorun diye bir şey yoktur. )
( Yararlarına gereksinimin olduğu için sorunları ararsın. )
( [not] PROBLEM vs./and/but SUBJECT/TOPIC
SUBJECT/TOPIC instead of PROBLEM
Become fully aware of your problem, look at it from all sides, watch how it affects your life. Then leave it alone.
No problem is solved completely, but you can withdraw from it to a level on which it does not operate. )
- SORUN" ile/değil/yerine/>< VERİ
- SORUNDA:
ÇOKLUĞU ile/değil/yerine HİKMETİ
- SORUNLAR:
"DARBE" ile/değil/yerine PÜRÜZ
- SORUNLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SORUNLARI TERK ETMEK
- SORUNLARA ODAKLANMAK ile/değil/yerine/>< OLASILIKLARA VE (ARA) ÇÖZÜMLERE ODAKLANIRSAK
( Daha çok sorun/umuz olur/oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Daha çok seçeneğimiz ve çözümümüz olur/oluşur. )
- SORUNLARDAN:
"KAÇALIM" ile/değil/yerine ÇIKALIM
- SORUNLARDAN RAHATSIZ OLMAMAK/SORUNLARLA BAŞ ETMEK:
(AYRINTILARDA ...)
BİLGİSİZLİKLE/BİLİNÇSİZLİKLE ile/değil/yerine/>/>< BİLGİYLE/BİLİNÇLE
- SORUNLARDAN/KİŞİLERDEN "KAÇMAK/UZAKLAŞMAK" ile/değil/yerine SORUN(LU)LARI UZAKLAŞTIRMAK
- SORUNLARI:
AŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASKIYA ALMAK
- SORUNLARI:
BAŞKALARIYLA OLAN/LAR ile/değil/yerine (OLABİLDİĞİNCE) KENDİYLE OLAN/LAR
( [çoğunlukla] Kendiyle, (ciddi) sorunları olan(lar)dır. İLE/DEĞİL/YERİNE Başkalarıyla, "sorunlu" "görünseler/düşünülseler" de sorunsuzdur(lar). )
( Sorunun, kendi(nde) olduğunu anla(ya)mayan kişiler, ne yazık ki, çözümü, başkalarının huzurunu bozmakta "arar/bulur". )
- SORUNLARI(N/I):
ÖNEMSEMEMEK ile/ve/değil/yerine ÜSTÜNDE DURMAMAK
- SORUNLARI/SIKINTILARI:
ÖTELEMEK ile/değil/yerine ÇÖZMEK
- SORUNLARLA/SIKINTILARLA:
BOĞUŞMAK değil/yerine YOĞRULMAK
- SORUNLU "YASALARI":
REDDEDELİM değil/yerine DEĞİŞTİRELİM
- SORUNLU ile/değil/yerine/>< SORUMLU
- SORUNLU/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZORUNLU/LUK
- SORUNU YOK ETMEK değil/yerine SORUNU YÖNETMEK
- SORUNUN:
"ÜSTÜNÜ ÖRTMEK" değil/yerine/>< ÜSTESİNDEN GELMEK
- SOSYAL[İng. < SOCIAL < SOCIETY] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- SOSYALİST[Fr. < SOCIALISTE] değil/yerine/= TOPLUMCU
- SOSYALİZASYON/SOCIALIZATION[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSALLAŞMA
- SOSYOLOG[Fr. < SOCIOLOGUE] değil/yerine/= TOPLUM BİLİMCİ
- SOSYOMETRİ/SOCIOMETRY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL DAVRANIŞ ÖLÇÜMÜ
- SOSYOMETRİ değil/yerine/= UYUMÖLÇÜM
- SOURCE FORGETFULNESS[İng.] değil/yerine/= KAYNAK UNUTKANLIĞI
( Edindiğimiz bir bilgiyi ne zaman, nerede, nasıl koşullar altında edindiğimizi unuturken, bilgiyi hatırlama durumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ŞOV değil/yerine/= GÖSTERİ
- ŞOV[İng. < SHOW] değil/yerine/= GÖSTERİ
- SÖVEN ile/değil/yerine/></< SEVEN
- SOY ADI/SOYADI değil/yerine SON ADI/SONADI, EK ADI/EKADI, İKİNCİ/İKİNCİL ADI
( Kişinin/kişinin, "soy adı" diye tanımlanmış/kullanılan sözcük, kişinin "soy"unu değil kişinin aynı ada sahip olduğu/olabileceği tek(/ilk/birinci) adına, takma ad[meslek,özellik vs.] vermek yerine belirli, kayıt altına alınan/alınacak bir ek/ikinci adla tanımak/tanımlamak üzere kullanılmıştır. )
- NOBLE GAS[İng.] / GAZ-NOBLE, GAZ INERTES[Fr.] / EDELGASE, INERTGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY GAZ
- SOY/HEALTH LITERACY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK OKUR-YAZARLIĞI
- NOBLE METAL[İng.] / MÉTAUX NOBLE[Fr.] / EDELMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY METAL
- SOY[İng.] değil/yerine/= SOY
( Belli bir ortak atadan evrimleşen ata ve torun türlerden oluşan gruptur. Bir türün evrimsel geçmişindeki akrabalarını belirtmek için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOY değil/yerine YOL
- SOYA BEAN OIL[İng.] / HUILE DE SOYA[Fr.] / SOJABOHNENÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ YAĞI
- SOYBEAN[İng.] / SOYABOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYA FASULYESİ
- GAZ RARES[Fr.] / EDELGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SOYGAZLAR
- SÖYLE! GİTSİN! ile/değil/yerine/>< SUS! BİTSİN!
- SÖYLE!" ile/değil/yerine/||/<>/< DİNLİYORUM
- SÖYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM
- SÖYLENİLEN'İ:
YORUMLAMAK ile/değil/yerine DİNLEMEK[Kabul etmek anlamında değil!]
( İmgelemeden bakmayı, çarpıtmadan dinlemeyi öğrenin, hepsi bu. )
( Dinleyen, anlatandan ârif gerektir. )
( Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz var. )
( EXPLANATION: TO INTERPRET vs. TO LISTEN[Not in the mean of acceptance!]
EXPLANATION: TO LISTEN instead of TO INTERPRET
Learn to look without imagination, to listen without distortion; that is all. )
- SÖYLENMEK değil/yerine SAKİN OLMAK
- SÖYLERKEN BUYRUK VERMEK ile/değil/yerine/>< SÖYLEMEK
- SOYUTLANMA ile/değil/yerine SOYUTLAMA
( Dışarıdakilerde/n. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinde/n. )
( Yalnızlığa götürür. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendine dönmeyi ve derin dalışı sağlar. )
- SOYUTLA(N)MAK ile/değil/yerine DERİNLEŞ(TİR)MEK
( [not] TO GET IN ABSTRACTION vs./but (TO GET) DEEPEN
(TO GET) DEEPEN instead of TO GET IN ABSTRACTION )
- SOYUTLAŞTIRMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAŞAMA GEÇİRME
- SÖZ (ALMAK/VERMEK) ile/değil/yerine OLUR/ONAY (ALMAK/VERMEK)
( [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT
TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT instead of TO GET/GIVE PROMISE )
- SÖZ:
KABUL GÖRMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞRULUĞUNDAN DOLAYI
- SÖZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVEN VERMEK
( Güven veriyorsan, ayrıca söz vermen gerekmez. )
- SÖZ ile/ve/değil/yerine EKSİNTİSİZ/FİRESİZ SÖZ
- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET
- SÖZCÜK PEŞİNDE KOŞMAK değil/yerine ANLAM PEŞİNDE KOŞMAK
- SÖZCÜK TÜRETMEK ile/ve/değil/yerine KAVRAM/SÖZCÜK OLUŞTURMAK
- SÖZDEN ANLA(MA)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZÜ ANLA(MA)MAK
( Ne yazık ki bazı "zihinler"/"kişiler", sözü anla(ma)sa da sözden anlamaz.[Anlayana kadar zaman tanımak, beklemek gerekir.] )
- SÖZDİZİMİNDE:
ÖZNE > EYLEM > NESNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÖZNE > NESNE > EYLEM
(
)
- SÖZE UYUMAK değil/yerine SÖZE UYMAK
- SÖZ/LE ile/ve/değil/yerine HAL İLE
- SÖZLERİNİ DUYURMAK İÇİN:
KİŞİLERİ TUTMAK değil/yerine ÇENEYİ TUTMAK
- SÖZ(Ü) DİNLEMEK ile/ve/değil/yerine SÖYLENİLENİ/İSTENİLENİ YAPMAK/YAPABİLMEK
- SÖZÜN:
BAĞLAYICILIĞI ile/ve/değil/yerine ETKİLEYİCİLİĞİ
- SÖZÜN:
BAŞINDA ile/değil/yerine SONUNDA
( "Sadece ..." İLE/DEĞİL/YERİNE "... sadece." )
- SÖZÜN ...:
"GÖTÜ" ile/değil/yerine/||/>< GÜCÜ(ETKİSİ)
- SÖZÜN/KONUŞMANIN:
BAŞINDA SÖYLENİLECEK (OLAN) ile/ve/değil/yerine SONUNDA SÖYLENİLECEK (OLAN)
- sp.[Lat. < SPIRITUS] değil/yerine/= ALKOL
- SPA/SALUS PER AQUA, HEALTH FROM WATER[İng.] değil/yerine/= SUDAN GELEN SAĞLIK
- SPACER[İng.] değil/yerine/= ARACI TÜP
- SPAR VARNISH, BARYTES LAKE[İng.] / VERNIS IMPERMÉABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR CİLASI
- SPAR[İng.] / SPATH[Fr.] ile/değil/yerine/= SPAR
- SPARSA değil/yerine/= DOKUNMA
- SPASYAL DEZORYANTASYON/SPATIAL DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL YÖNELIM BOZUKLUĞU
- SPASYAL/SPATIAL[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL | MEKANSAL
- SPATULA[İng.] / SPATULE[Fr.] ile/değil/yerine/= SPATÜL
- SPAZM/SPASM[İng.] değil/yerine/= KASILIM
- SPAZMODİK/SPASMODIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMLI
- SPAZMOLITİK/SPASMOLYTIC[İng.] değil/yerine/= KASILIMÇÖZER
- SPAZMOLİZ/SPASMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KASILIM ÇÖZÜLMESİ
- SPB/SEREBRAL PERFÜZYON BASINCI/ CEREBRAL PERFUSION PRESSURE[İng.] değil/yerine/= BEYİN KANLANMA BASINCI
- SPECIALIST PLANTS[İng.] değil/yerine/= ÖZELCİ BİTKİLER
( Dar bir kaynak tabanına sahip organizma. Özelci otçullar tek bir ya da birkaç bitkinin savunmasına karşı iyi bir adaptasyon geliştirir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SPECIES[İng.] değil/yerine/= TÜR
( Biyolojik sınıflandırmanın en küçük taksonomik birimidir. Kesin sınırlarla çizilmiş bir tanımı bulunmamaktadır ve birden fazla tanımı yapılmaktadır. En yaygın olan "üremeye dayalı biyolojik tür tanımına" göre birbiriyle çiftleşebilen ve verimli döller verebilen canlılar, aynı türe aittir. Ancak bu tanım cinsiyete sahip olmayan tek gözeli canlılar ve alakasız türlerin kolaylıkla çiftleşebildiği bitkiler için kullanılamamaktadır. Bu yüzden, evrimsel farklılıklara, genetik, morfolojik, ekolojik, davranışsal analizlerin sonucunda türlerin belirlenmesine dayanan ve daha kapsamlı olan filogenetik tür tanımı yaygın olarak kabul görmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)