Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.800 başlık/FaRk ile birlikte,
25.800 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(89/105)
- STOKES SHIFT[İng.] / DÉCALAGE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMASI
- STOKES-KIRCHHOFF EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STOKES-KIRCHHOFF[Fr.] / STOKES-KIRCHHOFF-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES-KİRCHHOFF DENKLEMİ
- STOKES THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER SATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KURAMI/TEOREMİ
- STOKES NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES SAYISI
- STOKES DRIFT[İng.] / TRAÎNÉE DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES SÜRÜKLENMESİ
- STOKES LAWS[İng.] / LOIS DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES YASALARI
- STOKESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES YASASI
- STOKES[Fr.] / STOKES[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES
- STOICHIOMETRY[İng.] / STOECHIOMETRIQUE[Fr.] / STÖCHIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKİYOMETRİ
- STOKES[İng.] ile/değil/yerine/= STOKS
- STOMA[İng.] değil/yerine/= YAPAY AĞIZ
- STOPAJ[İng.] değil/yerine/= ÖN KESİNTİ
- STRABISMUS[İng.] değil/yerine/= ŞAŞILIK
- STRAGNANT HİPOKSİ/STRAGNANT HYPOXIA[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN HİPOKSİ
- STRANGÜLE/STRANGULATED[İng.] değil/yerine/= BOĞULMUŞ
- STRATEJİ değil/yerine/= YOLİZLEM
- STRATEJİK MALLAR değil/yerine/= YOLİZLEMLİK TAVARLAR
- STRATEJİK PLAN değil/yerine/= YOLİZLEMSEL TASAR
- STRATEJİ/K değil/yerine/= YOLİZLEM/LİK / YOLİZLEMSEL
- STRATİFİKASYON/STRAFICATION[İng.] değil/yerine/= KATMANLAMA
- STRATİGRAFİ değil/yerine/= KATMANBİLİM
- STRATOSPHERE[İng.] / STRATOSPHÈRE[Fr.] / STRATOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= STRATOSFER
- STRATUS[Lat.] değil/yerine/= KATMANBULUT
( Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası. )
- STRES OLDUM değil/yerine GERİLDİM
- STRES/STRESS[İng.] değil/yerine/= GERİLİM
- STRES değil/yerine/= GERGİNLİK
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İnanmadığımız bir iş üzerine çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İnandığımız bir iş üzerine çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İstemediğin bir şey için çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevdiğin bir şey için çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRESLİ değil/yerine/= GERGİN
- STRETCHING[İng.] değil/yerine/= GERME/GERİNME
- STRYCHNINE[İng.] / STRYCHNINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRİKİN
- STRYCHNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STRİKNİN
- STRİKTU¨R/STRICTURE[İng.] değil/yerine/= DARALMA
- STRIP[İng.] değil/yerine/= ŞERIT
- STRİYA STRETCH MARK[İng.] değil/yerine/= STRİA DERİ ÇATLAĞI
- STROBOSCOPE[İng.] / STROBOSCOPE[Fr.] / STROBOSCOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STROBOSKOP
- STROK/STROKE[İng.] değil/yerine/= İNME, VURUM
- STROMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU
- STROMA[İng.] ile/değil/yerine/= STROMA
- STRONTIANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYANİT
- STRONTIUM[İng.] / STRONTIUM[Fr.] / STRONTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYUM
- STRONTIANITE[İng.] / STRONTIANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRONTİYANİT
- STRUCTURED INTERVIEW[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIS¸ GÖRÜS¸ME
- STRÜKTÜR ANALİZ/STRUCTURE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YAPI ÇÖZÜMLEMESİ
- STRÜKTÜR/STRUCTURE[İng.] değil/yerine/= YAPI
- STRÜKTÜRALİZM değil/yerine/= YAPISALCILIK
( Bilimin her dalında, "yapı"dan yola çıkarak, sonuçlara ulaşma yöntemi. | Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dilbilim öğretisi. )
- STRÜKTÜREL[Fr.] değil/yerine/= YAPISAL
- STÜDYO[İt.] değil/yerine/= ÇEKİM YERİ, İŞLİK, YAPIMEVİ, ÜRETİMEVİ, İŞLİK
- STUNNING[İng.] değil/yerine/= AFALLAMA
- ST. VENANT'S EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ST.VENANT DENKLEMİ
- UNTERWASSER-SCHALLMESSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= SU ALTI SES ÖLÇÜM SİSTEMİ (SONAR)
- ŞU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine ŞU BAĞLAMDA
- ŞU/BU "OLMAK" ile/ve/<>/değil/yerine İNSAN OLMAK
- STEAM JACKET[İng.] / CHEMISE DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFMANTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI CEKETİ
- STEAM DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION À LA VAPEUR[Fr.] / WASSERDAMPF DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI DAMITMASI
- STEAM POINT[İng.] / DAMPFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI NOKTASI, SUYUN NORMAL BUHARLAŞMA NOKTASI
- STEAM TRAP[İng.] / SÉPARATEUR D'EAU[Fr.] / DAMPFENTWÄSSERER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI TUZAĞI
- WATER EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN EAU[Fr.] / WASSERÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU EŞDEĞERİ
- BLUE GAS, BK. SU GAZI, WATER GAS[İng.] / GAZ BLEU, GAZ À L'EAU[Fr.] / BLAU GAS, WASSERGAS, WASSERGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SU GAZI
- WATER, HYDROGEN OXIDE[İng.] / EAU[Fr.] / WASSER, WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU, HİDROJEN OKSİT, SU
- WATER POLLUTION[İng.] / POLLUTION DES EAUX[Fr.] / WASSERVERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SU KİRLENMESİ
- ŞU/O KİTABI:
"TASFİYE"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
TAVSİYE
( "OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM" @@ OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM )
- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ
- HYDROPHILE[Fr.] / HYDROPHIL, WASSERZIEHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVER, HİDROFİL
- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB
- SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR ile/değil/yerine GÖRGÜLÜ KUŞLAR, GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER
- WATER SOFTENER[İng.] / ADOUCISSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= SU YUMUŞATICISI
- SU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIL SU
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Çorba, taze meyve suyu vb. )
- SU3 SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE SU₃[Fr.] ile/değil/yerine/= SU3 SİMETRİSİ
- SYMMETRIE-SU(3)[Alm.] ile/değil/yerine/= SU(3) SİMETRİSİ
- SUAL ETMEK değil/yerine/= SORMAK/SORUP SORUŞTURMAK
- SUAL[Ar.] değil/yerine/= SORU
- SUBAKUT/SUBACUTE[İng.] değil/yerine/= AZ IVEGEN
- SUBASMAN[Fr. < SOUBASSEMENT] değil/yerine/= OTURMALIK
- SUBCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ ALTI
- SUBEIC ACID[İng.] / ACIDE SUBÉRIQUE[Fr.] / SUBERINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBERİK ASİT
- SUBTILIN[İng.] / SUBTULINE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜBİTLİN
- SUBJEKTİVİST/SÜBJEKTİVİZM/SÜBJEKTİVİTE değil/yerine/= ÖZNELCİ/ÖZNELCİLİK/ÖZNELLİK
- SUBKLINİK/SUBCLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLINİK BELİRTISİZ
- SÜBLIMASYON/SUBLIMATION[İng.] değil/yerine/= YÜCELTME
- SUBLIMATE[İng.] / SUBLIMÉ[Fr.] / SUBLIMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMAT
- SUBLIMED WHITE LEAD[İng.] ile/değil/yerine/= SÜBLİME BEYAZ KURŞUN
- SUBLİME[Fr.] değil/yerine/= SÜLÜMEN/AK SÜLÜMEN
( Süblimleştirme yoluyla elde edilen ürün. | Cıva ile klorun birleşimi olan, çok zehirli, beyaz bir toz. )
- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI
- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME
- PLOMB BLANC SUBLIMÉ[Fr.] / BLEIWEISS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞMİŞ BEYAZ KURŞUN
- SUBRA[Fr.] değil/yerine/= KOLTUKLUK
( Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş). | Giysinin, terden lekelenmemesi için koltuk altına içten dikilen parça. )
- SUBSTITUTANT[Fr.] / SUBSTITUENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBSTİTÜENT
- SUBSTİTÜSYON/SUBSTİTUTION[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA
- SUBSTRAT/SUBSTRATE[İng.] değil/yerine/= ETKİLENEN NESNE | ORTAM
- SUBSTRATE[İng.] / SUBSTRAT[Fr.] / SUBSTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBSTRAT
- SUBTILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBTİLİN
- SUBTİP/SUBTYPE[İng.] değil/yerine/= ALT TİP
- SUBTOTAL[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN
- SUBTRAKSİYON/SUBTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇIKARMA
- SÜBVANSİYON[Fr., İng. SUBVENTION] değil/yerine/= DESTEKLEME
- SÜBVANSİYON değil/yerine/= DESTEKLEME
- SÜBYAN[Ar.] değil/yerine/= ÇOCUKLAR
- SUBYE[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT
( Ayağın altından geçen, tozluğa ya da pantolon paçalarına bağlanan şerit. )
( SOUS-PIED )
- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine NİTELEME
- SUÇLAMA ile/değil/yerine TESPİT
( [not] ACCUSATION/BLAME vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of ACCUSATION/BLAME )
- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine YÜKLEME
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine DEĞERLENDİRMEK
- SUÇLAMA/K ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/ELEŞTİRMEK
( [not] TO BLAME vs./but TO CRITICIZE
TO CRITICIZE instead of TO BLAME )
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK
- SUÇLU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EYLEM SORUMLUSU
- SUÇLULUK ile/değil/yerine SUSLULUK
- ...'NIN:
"SUÇLUSU" ile/ve/değil/yerine/<>/< SORUMLUSU
- SUCTION[İng.] değil/yerine/= EMME
- SUDUR[Ar.] değil/yerine/= TÜRÜM
( Varolanların oluşumu. )
- ..., ŞUDUR/ŞÖYLEDİR ile/ve/değil/yerine ..., AYNI ZAMANDA ŞUDUR/ŞÖYLEDİR
- ŞUFA[Ar.] (HAKKI) değil/yerine/= ÖNALIM (ÜLEVİ)
- ŞUFA[Ar.] değil/yerine/= ÖN ALIM
- SUFL/MURMUR[İng.] değil/yerine/= ÜFÜRÜM
- SÜFLÎ[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI
( AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI )
- SUH EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= SUH ETKİSİ
- SUH AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SUH YÜKSELTECİ
- ŞUHEDÂ[Ar.] değil/yerine/= ŞEHİTLER
- SUHL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL ETKİSİ
- AMPLIFICATEUR DE SUHL[Fr.] / SUHL-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL YÜKSELTECİ
- SÜHÛLETLE[Ar.] değil/yerine/= KOLAYLIKLA
- SUİ NİYET değil/yerine/= KÖTÜ AMAÇ
- SÛ-İ TEDBÎR ile/değil/yerine/>< HÜSN-ÜTEDBÎR
( Yanlış tutulan yol, yanlış tutum. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İyi düşünülerek tutulan yol, doğru tutum. )
- SÛ-İ ZANN ile/değil/yerine HÜSN Ü ZANN
( Zan gitmeden insan âşık olamaz. )
( HÜSN-Ü ZANN İLE BAK
GÖRDÜĞÜN RAHMAN OLUR )
- SUJE/SUBJECT[İng.] değil/yerine/= ÖZNE/KİŞİ/ŞAHIS | DENEK
- SUJE[Fr.]/KOBAY[Fr. < COBAYE] değil/yerine/= KONU | ÖZNE | DENEK
( Kobaygillerden, bilimsel araştırmalarda kullanılan bir deney hayvanı. Hint domuzu[Lat. CAVIA PORCELLUS] | Deney konusu. )
- SÜJESTIBİLİTE/SUGGESTIBILITY[İng.] değil/yerine/= TELKINE YATKINLIK
- SÜJESTİYON/SUGGESTION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE AŞILAMA, TELKIN
- SÜKNA HAKKI değil/yerine/= OTURMA ÜLEVİ
- ŞÜKRAN değil/yerine/= ÖVŞEN
- SÜKSE[Fr.]/SUCCESS[İng.] değil/yerine/= BAŞARI | GÖSTERİŞ, İLGİ ÇEKECEK DURUM
- SUCCINIC ANHYDRIDE[İng.] / ANHYDRIDE SUCCINIQUE[Fr.] / BERNSTEINSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ANHİDRİT
- SUCCINIC ACID[İng.] / BERNSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ASİT
- SUCCINIMIDE[İng.] / SUCCINIMIDE[Fr.] / SUCCINIMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİMİD
- ACIDE SUCCINIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNK ASİT
- SÜKÛN/SÜKÛNET değil/yerine/= DİNGİNLİK/DURGUNLUK/SESSİZLİK
- SÜKÛT[Ar.] değil/yerine/= SUSKU
- SUKÛT-U HAYAL/HÜSRAN değil/yerine/= DÜŞ KIRIKLIĞI/DÜŞ YIKIMI
- WÄSSERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA ETKİSİ
- WÄSSERUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA SAÇAKLARI
- SULB/SULP[Ar.] değil/yerine/= OMURGA
- ŞU'LE[Ar.] değil/yerine/= ALEV, ATEŞ ALEVİ | IŞIK | ATLARDA BEYAZ TÜYLERDEN OLUŞAN BENEKLER
- SULPHANYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİD
- SULFANILAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİTLER
- SULPHANES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANLAR
- SULPHATES[İng.] / SULFATES[Fr.] / SULFATE, SCHWEFELSALZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFATLAR
- SULPHITES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFİTLER
- SULPHO-[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFO-
- SULPHOXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFOKSİTLER
- SULPHANILAMIDES, SULPHONAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİDLER
- SULFANILAMIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİTLER
- SULPHONATION[İng.] / SULFONATION[Fr.] / SULFURFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFONASYON
- SULPHONIC ACIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONİK ASİTLER
- SULPHONES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONLAR
- SULPHURIC ACID, OIL OF VITRIOL[İng.] / ACIDE SULFÚRICO[Fr.] / SCHWEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRİK ASİT, ZAC YAĞI
- SULPHIDES[İng.] / SULFURES[Fr.] / SULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRLER
- SULH[Ar.] değil/yerine/= BARIŞ
( Barış, barışma, barışıklık. | Rahatlık. | Uyuşma, uzlaşma. )
- SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL
- SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI
( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )
- SULKUS/SULCUS[İng.] değil/yerine/= OLUK
- SULTAN değil/yerine/= YETKEMEN
- HİDRATE[Osm.] / HYDRATÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SULU
- SUMASYON/SUMMATION[İng.] değil/yerine/= EKLENME
- HYAZINTH[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜMBÜL
- SÜNDÜRMEK ile/değil/yerine/>< SÜRDÜRMEK
( Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak: )
- SÜNEPE/LİK ile/değil/yerine ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
- SÜNGER ile/değil/yerine KABAK LİFİ
- SPONGE[İng.] / SCHWAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜNGER
- SÜNGER/KÖPÜK/PLASTİK ile/ve/değil/yerine/||/> D30
- SUNİ[Ar.] değil/yerine/= YAPAY
- SUN'İ/SENTETİK değil/yerine/= YAPAY/YAPMACIK, BİREŞİMLİ
- SÜNNET ile/ve/=/değil/yerine ÂDÂB
- SUNUCU değil/yerine/= SUNUCU
- SUNUCU(SERVER):
TOWER ile/ve/değil/yerine/<> RACK ile/ve/değil/yerine/<> BLADE
- ŞUNUN DA İÇİNDE DAHİL OLDUĞU değil/yerine ŞUNUN DA İÇİNDE BULUNDUĞU
- SUPAP/SİBOP değil/yerine/= KAPAÇ
- SUPERCURRENT[İng.] / SUPERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIM
- SUPERFLUID[İng.] / SUPRAFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKAN
- SUPERFLUIDITY[İng.] / SUPRAFLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKANLIK
- SUPERACID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ASİT
- SUPERTURBULENT FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÇALKANTILI AKIŞ
- SÜPER EGO/SUPER EGO[İng.] değil/yerine/= ÜST BENLİK
- SUPERGRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER GRAVİTE
- SUPERCONDUCTOR[İng.] / SUPRALEITER, ÜBERMÄSSIGLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER İLETKEN
- SUPERCONDUCTIVITY[İng.] / SUPERCONDUCTIVITE[Fr.] / SUPERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER İLETKENLİK
- SUPERHEAT[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER ISI
- SUPERTHERMAL SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ISIL KAYNAK
- SUPERCRITICAL MASS[İng.] / MASSE SUPERCRITIQUE[Fr.] / SUPERKRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK KÜTLE
- SUPERCRITICAL REACTOR[İng.] / SUPERKRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK REAKTÖR
- SUPERCRITICALITY[İng.] / SUPERKRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİKLİK
- SUPERGRAVITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER KÜTLEÇEKİM
- SUPERLATTICE[İng.] / SUPERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÖRGÜ
- SUPERZENTRIFUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER SANTRİFÜJ
- SUPERTHERMAL-QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TERMAL KAYNAK
- ÉCOULEMENT SUPERTURBULENT[Fr.] / SUPERTURBULENTER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TÜRBÜLANSLI AKIŞ
- SUPERHIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE SUPERHAUTE[Fr.] / SUPERHOHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER YÜKSEK FREKANS
- SÜPERENFEKSİYON/SUPERINFECTION[İng.] değil/yerine/= EKLENİK BULAŞ
- SÜPERFİSYEL/SUPERFICIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL, SIĞ
- SUPERPHOSPHATE[İng.] / SUPERPHOSPHATE[Fr.] / SUPERPHOSPHATE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPERFOSFAT
- SÜPERIOR[İng.] değil/yerine/= ÜST, YUKARI
- SUPERCRITICAL FLUIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERKRİTİK AKIŞKANLAR
- SUPEROXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPEROKSİTLER
- SÜPERPOZİSYON/SUPERPOSITION[İng.] değil/yerine/= BİNİŞİM
- SUPERTRANSURANIC ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERTRANSURANİK ELEMENTLER
- SÜPERVİZÖR/"SÜPERVAYZIR"[İng. < SUPERVISOR] değil/yerine/= GÖZETMEN
- SÜPERVİZÖR değil/yerine/= ÜST DENETÇİ
- ŞÜPHE ETMEK değil/yerine/= KUŞKU DUYMAK/KUŞKULANMAK
- ŞÜPHE/ŞÜBHE[Ar.] değil/yerine/= KUŞKU
- ŞÜPHE ile/ve/değil/yerine TERK
- ŞÜPHELENDİRMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine KARIŞMAMAK
- SUPIN/SUPINE[İng.] değil/yerine/= SIRT ÜSTÜ
- SUPINASYON/SUPINATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNME
- SUPLEMAN[Fr.] değil/yerine/= EK
( Ek olarak yayımlanan yapıt. )
- SUPORTİF DOKU/SUPPORTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU
- supozituvar/supp./suppos.[Lat. < SUPPOSITORIUM] değil/yerine/= FİTİL,
- SÜPRESAN/SUPPRESSANT, SUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BASKILAYICI
- SÜPRESYON/SUPPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASKILAMA
- STORAX, STYXAX[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRAKS
- SÜRAT[Ar.] değil/yerine/= HIZ
( Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir hareketten doğan güç, şiddet. )
- SPEED[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRAT
- SURAT[Ar.] değil/yerine/= YÜZ
- SURAT/ÇEHRE değil/yerine/= YÜZ
- ŞÛRA-YI DEVLET değil/yerine/= DANIŞTAY
- SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLENEBİLİR/LİK
( [not] SUSTAINABILITY vs./and/but/||/<>/> REGENERABILITY
REGENERABILITY instead of SUSTAINABILITY )
- VETÎRE[Osm.] / PROCESS[İng.] / PROCESSUS[Fr.] / PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREÇ
- CONTINUOUS WAVE GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA GAZ LAZERİ
- CONTINUOUS WAVE LASER[İng.] / LASER À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA LAZERİ
- CONTINUOUS WAVE[İng.] / ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA
- CONTINUOUS LIGHT SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ IŞIK KAYNAĞI
- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )
- CONTINUOUS OSCILLATION[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SALINIM
- CONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ABSORPTION CONTINUE[Fr.] / KONTINUIERLICHES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- CONTINUOUS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICHES SPEKTRUM, STETIGES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ TAYF/SPEKTRUM
- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK" ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )
- SÜREKLİ ile/ve/değil/yerine ARALIKSIZ
( [not] CONTINUOUS vs./and/but NONSTOP
NONSTOP instead of CONTINUOUS )
- DÂİMÎ[Osm.] / CONTINUOUS[İng.] / CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICH, STETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ
- SÜREKLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIK SIK
- CONTINUITY[İng.] / CONTINUITÉ[Fr.] / DURCHGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİLİK
- GAYR-İ MUTTARİD, MUNFASİL[Osm.] / DISCONTINUOUS[İng.] / DISCONTINU, SPECTRE D'ABSORPTION DISCONTINU[Fr.][Fr.] / DISKONTINUIERLICH/ES ABSORPTIONSSPEKTRUM, UNSTETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ/KESİKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- DISCONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / UNSTETIGES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- DISCONTINUOUS SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ TAYF
- DISCONTINUITY[İng.] / DISCONTINUITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZLİK
- SÜRELİ İCAP değil/yerine/= SÜRELİ ÖNERİ
- SÜRESİZ İCAP değil/yerine/= SÜRESİZ ÖNERİ
- SÛRET değil/yerine/= PAY
- SURETA[Ar.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞE GÖRE, GÖRÜNÜŞTE | YALANDAN
- SÛRET-İ MÜMTAZE değil/yerine/= ÖNCELİKLİ
- SURETİYLE[Ar.] değil/yerine/= YOLUYLA/KOŞULUYLA
- SÜREYYA[Ar.]/PERVÎN[Fars.]/PLESIADES değil/yerine/= ÜLKER
( Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım. | Kuzey yarımkürede, Boğa[Sevr] burcunun en parlak yıldızı olan Eddeberân'ın ilerisinde ve Feres-i A'zam yönünde görünen güzel bir yıldız kümesi. )
(1996'dan beri)