Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.800 başlık/FaRk ile birlikte,
25.800 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(69/105)
- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK
- NARSİSIST/NARCISSIST[İng.] değil/yerine/= ÖZSEVER
- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK
- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK
- NASFET değil/yerine/= DUYUŞLUK
- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI
- NASİHAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL
- NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT
- NASIL OLSA (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine NEYSE Kİ, ŞU/RADA VAR
- NASIL ...:
"TAKDİR EDERSEN/İZ" ile/ve/değil/yerine/<> "UYGUN GÖRÜRSEN/İZ"
- NASIL YARARLANIRIM? değil/yerine/>< NASIL YARARLI OLABİLİRİM?
- NASILSA ... ile/ve/değil/yerine/||/<> NEYSE Kİ ...
- NASİP/KISMET[Ar.] değil/yerine/= KUTPAY/YAZGIPAY
- NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA
- NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM
( Nasip bilmeyip, azim biliriz. )
- NASİR[Ar.] değil/yerine/= DÜZYAZAR
- NASRANİ[Ar.] değil/yerine/= HRİSTİYAN
- NÂTIK değil/yerine/= SÖZMEN
- NATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NATRON
- NATÜRALİST değil/yerine/= DOĞALCI
- NATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞALCILIK
- TABİÎ[Ar.]/NATÜREL[İng. < NATURAL] değil/yerine/= DOĞAL
- NATÜRİST değil/yerine/= DOĞACI
- NATÜRİZM değil/yerine/= DOĞACILIK
- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ
- NAVİGASYON/NAVİGATION[İng.] değil/yerine/= YOL BUL, SEYİR
- NAVİGASYON değil/yerine/= YOL BUL/YOL GÖSTERİCİ
- NAVİGATÖR değil/yerine/= YOLBİL
- NYLON[İng.] / NYLON[Fr.] / NYLON[Alm.] ile/değil/yerine/= NAYLON
- NAZAL değil/yerine/= GENİZCİL
- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME
- NAZAR ideğil/yerine/>< ÇALIŞMAK
( Nazar etme, ne olur; çalış, senin de olur! )
- NAZARAN/KIYASLA değil/yerine/= GÖRE/ORANLA
- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ
- NAZARÎ değil/yerine/= KURAMSAL
( TEORİK )
- NÂZİK[Ar.] değil/yerine/= İNCELİKLİ
- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME
- NAZLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< NAZENİN
- NCD/NONCOMMUNICABLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI OLMAYAN SAYRILIK
- [ne] AGNOSTİSİZM ile/ve/değil/yerine/hem de/ne de ZEN
- NE ALÂKA/KEL ALÂKA değil/yerine/= NE İLGİSİ VAR/İLGİSİ YOK
- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK
- NE DEMEYE ...? ile/değil/yerine/||/<>/< NEDEN ...?
- NE DESEM/SÖYLESEM, ANLATAMAM (SANIRIM) ile/değil/yerine/||/<>/< SÖZCÜKLER, ANLATMAYA YETMİYOR
- NE DESEM BOŞ değil/yerine NE DESEM ÇOK, NE DESEM AZ
- NE DESEM(/DESEN) BOŞ ile/değil/yerine NE DESEM(/DESEN) AZ
- NE HALE GELMİŞSİN! ile/ve/değil/yerine NE KADAR DEĞİŞMİŞSİN!
- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!
( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )
- NE İSTEDİĞİMİ/Zİ BİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEYE GEREKSİNİMİM/İZ OLDUĞUNU BİLMEK
( Herkes "bilir". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bazıları bilir. )
- NE KADAR:
("ÇOK"/"AZ") YEDİĞİN ile/değil/yerine/||/<>/< ÇOK ÇİĞNEDİĞİN
( Yediğini, iç; içtiğini, ye!
[ O kadar çok ve uzun süre çiğne ki, lokmanı, katı değil sıvı duruma gelene gelsin ve yediğin şeyi yutma ve ancak içmiş ol! İçtiklerini de, yavaş yavaş, çiğniyormuş gibi yut! ]
)
- NE MENEM BİR ŞEY değil/yerine/= NE ÇEŞİT/NASIL BİR ŞEY
- NE OLDUĞUN ile/değil/yerine NE OLACAĞIN
( Belirlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli değildir. )
- NE OLDUĞU/N ile/ve/<>/değil/yerine NE OLMADIĞI/N
( Bize ancak ne olmadığımız söylenilebilir. )
( Ne olmadığımızı bilme yoluyla gerçek kimliğimizi tanırız. )
( By knowing what we are not, we come to know ourselves.
The way back to ourselves is through refusal and rejection.
Can only tell us what we are not.
By knowing what we are not, we come to know ourselves. )
( Aslımıza geri dönüş yolu, reddetme ve geri çevirmeden geçer. )
( [not] HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE vs./and/<>/but NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT
NOT HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE NOT instead of HAPPENNED WHAT / WHAT YOU ARE )
- NE OLDUM! ile/değil/yerine NE OLACAĞIM?
- NE YAPACAĞINI BİLMEK
ile/ve/değil/yerine/<
NE YAPMAYABİLECEĞİNİ/YAPMAYACAĞINI! BİLMEK !!!
( Ne yapman gerektiğinden çok, önce ne yapmaman gerekiğini bil, yeter. Çoğu zaman ne yapman gerektiğini bilemeyebilirsin, fakat ne yapmaman gerektiğini her zaman çok iyi bilebilirsin. )
( İsabet ve kesinlik tutturulamayabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< İsabet ve kesinlik üzerinedir, kolaylıkla sağlanabilir, tamamen uzlaşımsal ortak bir hareket noktası sunabilir. )
( Kendini gerçekleştirmiş, saygın ve önemli birine sormuşlar:
Nasıl bu noktaya geldiniz?
Yakınlarında bulunan bir kişiyi göstererek, herşeyi ondan öğrendiğini söylemiş.
Çevresindekiler hayret içinde ve inanamayarak demişler ki:
Nasıl olur? O işaret ettiğiniz kişi, her türlü, düzenbazlığı, yalanı, rezilliği yapan biridir.
Yanıt: Heh işte!
O ne yaptıysa ben yapmadım! )
( Bir şey ki, yapmasan da olur, YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur, SÖYLEME! )
( Irmağın derinliği, iki ayakla birden ölçülmez! )
( Bilme sanatı, neyi gözardı edeceğini bilmektir. )
(
)
( [not] TO KNOW, WHAT TO DO vs./and/but TO KNOW, WHAT, NOT TO DO
TO KNOW, WHAT, NOT TO DO instead of TO KNOW, WHAT TO DO )
- NE YAZIK Kİ/MAALESEF ... ile/değil/yerine/>< ÇOK ŞÜKÜR (Kİ) ...
- [ne yazık ki]
GÜCE TAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜCE BAKMAK
- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ
- [ne yazık ki]
SALDIRI SAVAŞI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAVUNMA SAVAŞI
- [ne yazık ki]
ZULÜM ile/değil/yerine/||/<>/< TAHAKKÜM
- NE ZAMAN ile/ve/değil/yerine HANGİ KOŞULLARDA/ŞARTLARDA
- neb./nebul[Lat. < NEBULA] değil/yerine/= İNCE TOZ HALİNDE PÜSKÜRTÜLEN İLAÇ
- NEBÜLÖZ[Fr.] değil/yerine/= BULUTSU
- NECÂT değil/yerine/= KURTULMA, KURTULUŞ
- NEDÂMET[Ar.]/PİŞMANLIK[Fars.] değil/yerine/= ÖKÜNÇ
- NEDEN ARAMADIN?" ile/değil/yerine/||/<>/< YOĞUNDUN SANIRIM
- NEDEN OLMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ZEMİN HAZIRLAMA
- NEDEN? ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEREDEN?
- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK) ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK
- ... NEDENİYLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... GEREĞİNCE
- NEDENLERDEN BİRİNCİSİ ile/ve/değil/yerine NEDENLERDEN BİRİ
( [not] THE FIRST CAUSE vs./and/but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of THE FIRST CAUSE )
- NEDENSELLİK ile/ve/<>/değil/yerine BÜTÜNSELLİK
- NEDENSELLİK ile/ve/değil/yerine DÖNGÜSELLİK
- NEDİR? ile/ve/<>/değil/yerine NE/LER OLABİLİR?
- NÉEL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE NÉEL[Fr.] ile/değil/yerine/= NÉEL SICAKLIĞI
- NEFES NEFESE değil/yerine/= SOLUK SOLUĞA
- NEFESLİ SAZLAR değil/yerine/= SOLUKLU SAZLAR
- NEFHA değil/yerine/= ESİNTİ
- NEFİS değil/yerine/= PEK HOŞ
- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )
( [not] HATE vs./and/but/<> ANGER
ANGER instead of HATE )
- NEFRET ile/değil/yerine/>< SEVGİ
( 3 DEREKE[Cehâletle orantılı olarak] ile/değil/yerine/>< 3 DERECE )
( Kendinden. Yanındakilerden. Onu sevenlerden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini. Yanındakileri de. Onu sevenleri de. )
( Eden uzaklaşır. >< Yakınlaştırır. )
( Düşmanlarımızdan nefret etmemek gerek. Bu, algılama ve yargılama yetimizi sınırlar. )
( Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir. )
( Ürküp kaçma. | Tiksinme, iğrenme. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< ... )
( NEFRET-İ TECEDDÜD: Yenilik kaygısı. )
( [not] HATE vs./but/>< LOVE
LOVE instead of HATE )
- NEFRON/NEPHRON[İng.] değil/yerine/= BÖBREK BİRİM
- NEFS:
(BENİ/SENİ/ONU) İDARE ETMEK İÇİN değil/yerine İDARE EDİLMEK İÇİN
- NEFS ile/değil/yerine NEFES
( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )
- NEFSİ:
"TEMİZE ÇIKARMA KAYGISI" ile/değil/yerine/>< TEZKİYE ETME ÇABASI
- NEFSÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNTEMSEL
- NEFSİN:
ESİRİ ile/değil/yerine EMİRİ
- NEFSİNDE, RABBİNİ ARAMAK/BULMAK ile/ve/değil/yerine RABBİNDE, NEFSİNİ ARAMAK/BULMAK
- NEFSİNİ:
"SİLEN" değil/yerine/>< BİLEN
- NEGATIVE-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= NEGATİF DİRENÇ
- IMPÉDANCE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATİF EMPEDANS
- NEGATİF/NEGATIVE[İng.] değil/yerine/= EKSİ | OLUMSUZ | YOK
- NEGATİF değil/yerine/= EKSİ
- NEGATİVİZM/NEGATIVISM[İng.] değil/yerine/= OLMAZCILIK
- NÉGATON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATON
- NEGATOSKOP/NEGATOSCOPE[İng.] değil/yerine/= FİLMGÖREÇ
- NEGATOSCOPE[İng.] / NÉGATOSCOPE[Fr.] ile/değil/yerine/= NEGATOSKOP
- NEGATRON[İng.] / NEGATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEGATRON
- NEGLECTED ÇOCUK/NEGLECTED CHILD[İng.] değil/yerine/= İLGIDEN YOKSUN ÇOCUK
- NEGLEKT/NEGLECT[İng.]/İHMAL[Ar.] değil/yerine/= BOŞLAMA
- NEHİR[Ar.] değil/yerine/= IRMAK
- NEKÂHET değil/yerine/= İYİLEŞME
- NEKROPSİ/NECROPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI
- NEKROZ/NECROSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU ÖLÜM
- NEKTAR[Fr. < NECTAR] değil/yerine/= BAL ÖZÜ
- HYGROSCOPIC[İng.] / HYDROSCOPIQUE[Fr.] / WASSERAUFNEHMEND, HYGROSKOPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKEN/ÇEKER/ÇEKİCİ
- DESICCANT[İng.] / AGENT DESSICCATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= NEM ÇEKİCİ
- MOISTURE CONTENT[İng.] / TENEUR EN HUMIDITE[Fr.] / FEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM İÇERİĞİ
- MOISTURE LOSS[İng.] / PERTE D'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER, HYGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM KAYBI
- MİKYÂS-İ RUTÛBET[Osm.] / HYGROMETER[İng.] / HYGROMÈTRE[Fr.] / FEUCHTIGKEITSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM ÖLÇER
- HUMIDITY CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DE L'HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTIGKEITSKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM SIĞACI
- RUTÛBET[Osm.] / HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ[Fr.] / FEUCHTE, FEUCHTIGKEIT, FETTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEM
- NEMATIC[İng.] / NÉMATIQUE[Fr.] / NEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= NEMATİK
- NEMESE/HEMS[Ar.]/WHISPER[İng.] değil/yerine/= FISILDAMA
( Fısıldama. )
- NEM[Fars.]/RUTUBET[Ar.] değil/yerine/= YAŞLIK
( Havada bulunan su buharı. | Hafif ıslaklık. )
- NEODYMIUM GLASS LASER[İng.] / LASER AU VERRE AU NÉODYME[Fr.] / NEODYMGLASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM CAM LAZERİ
- NEODYMIUM[İng.] / NÉODYME[Fr.] / NEODYM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEODİMYUM
- NEON LAMP[İng.] / LAMPE AU NÉON[Fr.] / NEONLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON LAMBASI
- NEON[İng.] / NÉON[Fr.] / NEON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEON
- NEONATAL[İng.] değil/yerine/= YENİDOĞAN (İLİŞKİLİ)
- NEONATOLOJİ/NEONATOLOGY[İng.] değil/yerine/= YENİDOĞAN BİLİMİ
- NEOPLAZİ/NEOPLASIA[İng.] değil/yerine/= UR GELİŞİMİ
- NÉOPRÈNE[Fr.] / NEOPREN[Alm.] ile/değil/yerine/= NEOPREN
- NEPER[İng.] / NÉPER[Fr.] / NEPER[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPER
- NEPODIN[İng.] ile/değil/yerine/= NEPODİN
- NEPTUNIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUMREIHE, NEPTUNIUMSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM DİZİSİ/SERİSİ
- NEPTUNIUM[İng.] / NEPTUNIUM[Fr.] / NEPTUNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEPTÜNYUM
- NEREDE ÇOKLUK, ORADA BOKLUK ile/ve/değil/yerine NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET
- NEREDEN GELDİĞİNİ:
BİLMEYEN ile/değil/yerine/>< BİLEN
( [nereye gideceğini] Bilmez. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilir. )
- NEREDEN:
ZUHUR ETTİ? ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIKTI?
- NERELİSİN? ile/değil/yerine NEREDESİN?/NEREDE YAŞIYORSUN?(YA DA BÖYLE BİR SORU SORMA!)
( Tanışmalarda da ikincil/üçüncül(/ya da yeri kaçıncı sıradaysa) konulardandır. Kişinin zihnindeki, coğrafî ve kültürel arkatasarla/geçmişle ve kabulle ilgili bir durumdur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. Nerelisin sorusu da sorulmaması gereken sorulardandır. "Nerelisin?" yerine "Nerede yaşıyorsun?" sorusu daha anlamlıdır. İletişim ve paylaşımlarda kişinin yaşadığı ya da yaşamak istediği yeri düşünmesi ve o düşündüğü yerle özdeşleşmesi ve buna göre beyanda bulunma olanağı/fırsatı verilmelidir. )
- NEREYE GELDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEREDEN GELDİĞİMİZ
- NERST GLOWER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST ÇUBUĞU
- NERNST DIFFUSION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST DİFFUZYON TABAKASI, D
- NERNST EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= NERNST EŞİTLİĞİ
- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ
- RÈGLE DE NERNST-THOMPSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMPSON KURALI
- NERNST-THOMSON RULE[İng.] / NERNST-THOMSON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMSON KURALI
- NEROL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROL
- NEROLI OIL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROLİ YAĞI
- NERVUS[İng.] değil/yerine/= SİNİR
- NEŞE[Ar. NEŞVE] değil/yerine/= SEVİNÇ
- NESEB ASABİYESİ ile/değil/yerine SEBEP ASABİYESİ
- NESEB/SOY değil/yerine/>< NİSBET
- NESİL[Ar.] değil/yerine/= KUŞAK
- NESİL[Ar.]/BATIN/JENERASYON[İng./Fr. < GENERATION] değil/yerine/= KUŞAK/GÖBEK
- NESİR değil/yerine/= DÜZYAZI
- NEŞİR[Ar.] değil/yerine/= YAYIM
- NESISTOR[İng.] / NESISTOR[Fr.] / NESISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NESİSTÖR
- NESNE AKTARIMI ile/değil/yerine KENDİLİK AKTARIMI
- DIFFUSION OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNE YAYILMASI
- EŞYA[Osm.] / OBJECT[İng.] / OBJET[Fr.] / DING, GEGENSTAND, OBJEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- NESNE ile/ve/değil/yerine/<>/>< KAVRAM
( Yıkılabilen ve yıkanabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Yıkılamayan ve yıkanamayan. )
( vs./and/||/<>/and/but/< CONCEPT
CONCEPT instead of OBJECT )
- MADDE[Osm.] / MATTER[İng.] / MATIÈRE[Fr.] / STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNE
- OBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNEL MERCEK
- NESNEL ÜRÜNLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNSEL "ÜRÜNLER"
- NESNELERE/KİŞİLERE:
[ne yazık ki] BAĞIMLILIK ile/ve/değil/yerine BAĞLILIK
- NESNELERİ, YERE ...:
ATMAK ile/değil/yerine KOYMAK
- MATERIALIZATION[İng.] / MATÉRIALISATION[Fr.] / MATERIALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNELEŞME
- STATES OF MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= NESNENİN DURUMLARI/HALLERİ
- ANNIHILATION DES MATERIALS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNENİN YOK OLUŞU
- MATERIAL POINT[İng.] / POINT MATÉRIEL[Fr.] / MASSENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNESEL NOKTA
- NESSLER'S REAGENT[İng.] / NESSLERSREAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER BELİRTECİ/BELİRTİCİ
- NESSLER'S TEST[İng.] / NESSLER'S TEST[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER DENEYİ
- NESSLER PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER DENKLEM
- RÉACTIF DE NESSLER[Fr.] ile/değil/yerine/= NESSLER REAKTİFİ
- NESSLER TUBE[İng./Fr.] / NESSLER ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= NESSLER TÜPÜ
- NET ÜCRET değil/yerine/= KALANLIK
- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ
- NETVÖRK[< İng. NETWORK] değil/yerine/= AĞ
- NEUMANN'S LAW[İng.] / LOI DE NEUMANN[Fr.] / NEUMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEUMANN YASASI
- NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR değil/yerine/= KENDİ TÜRÜNE ÖZGÜ
- NEVROTİK değil/yerine/= SİNİRCELİ
- NEW AGE[İng.] değil/yerine/= ÇAĞCIL MÜZİK
- NEWSQL/NEWSTRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= MELEZ YAPILANDIRILMIŞ SORGU DİLİ
- NEWTONIAN FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= NEWTON AKIŞKANI
- NEWTONIAN FIELD[İng.] / CHAMP NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON ALANI
- NEWTONIAN-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / NEWTON-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU
- NEWTONIAN SYSTEM[İng.] / SYSTÈME NEWTONIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON DİZGESİ
- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ
- ANNEAUX DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHE RINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HALKALARI
- NEWTONSCHE BEWEGUNGSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON HAREKET YASALARI
- NEWTONSCHES GRAVITATIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON KÜTLEÇEKİM YASASI
- NEWTONIAN SPEED OF SOUND[İng.] / VITESSE DU SON NEWTONIENNE[Fr.] / NEWTONSCHE SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SES HIZI
- NEWTONSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SİSTEMİ
- NEWTON'S LAW OF COOLING[İng.] / NEWTONSCHES ABKÜHLUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON SOĞUMA YASASI
- NEWTONIAN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE NEWTON[Fr.] / NEWTONSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TELESKOBU
- FLUIDE NEWTONIEN[Fr.] / NEWTONSCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON TİPİ AKIŞKAN
- NEWTONSCHES VISKOSITÄTSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON VİSKOZİTE YASASI
- NEWTON[İng.] / NEWTON[Fr.] / NEWTON[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON
- LOIS DU FROTTEMENT FLUIDE DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN AKIŞKAN SÜRTÜNME YASALARI
- LOIS DU MOUVEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN HAREKET YASALARI
- LOI DU REFROIDISSEMENT DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'IN SOĞUMA YASASI
- LOI DE LA GRAVITATION DE NEWTON[Fr.] ile/değil/yerine/= NEWTON'UN EVRENSEL ÇEKİM YASASI
- NEYİ KAYBETTİK? değil/yerine BAŞKALARI, BİR ŞEYLERİ İNŞÂ ETTİ, ETMEYE DEVAM EDİYOR
( )
- NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR/EDER? değil/yerine NEYİ SİMGELİYOR/SİMGELER?
- NEYİN ARANILMASI GEREKTİĞİ ile/ve/değil/yerine NEREDE ARANILMASI GEREKTİĞİ
- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE GÜZEL/HOŞ Kİ ...
- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (NE) İYİ Kİ ...
- NEYSE ... değil/yerine PEKİ ...
- NEZÂKET:
PARASIZLIKTAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRINTILARI ANLAMIŞLIKTAN
- NEZÂKET/EN değil/yerine/= İNCELİK/TEN
- NEZAKETSİZ/LİK değil/yerine/= KABA/LIK
- NEZÂRET MAKAMI değil/yerine/= GÖZETİM KATI/GÖZETİM ORUNU
- NEZÂRET değil/yerine/= GÖZALTI/GÖZETİM
- NEZÂRETHANE/NEZÂRET değil/yerine/= GÖZALTI YERİ/GÖZETKE
- NEZİF[Ar. < NEZF] değil/yerine/= KANAMA
( Gövdenin herhangi bir yerinden kan akması, kan gelmesi. | Manevi acıların yeniden etkisini duyurması, depreşmesi. )
- NEZÎR ile/ve/değil/yerine BEŞÎR
( Korkulacak şey, henüz ortada yokken, musibet başa gelmeden önce uyaran kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nimetleri, ikramları henüz kendine ulaşmadan önce o nimetlerin güzelliğini gösteren, bildiren kişi. )
( Korkutucu değil uyarıcı. )
( Kur'an-ı Kerim'in adlarındandır. )
( Allah'ın 1001 esmasındandır. )
( "Şuradan giderseniz düşersiniz" gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE "Şöyle yaparsanız, şu ödülü kazanırsınız" gibi. )
( Kişinin, başına gelebilecek kötülüğü yaşamaması için kişiye anlatan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişinin, henüz yaşamadan önce deneyimleyebileceği şeyleri müjdeleyen. )
- NHS/NATIONAL HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK SERVİSİ (INGILTERE)
- QUANTITATIVE ANALYSIS[İng.] / QUANTITATIVE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- ANALYSE QUANTITATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCEL ÇÖZÜMLEME
- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK
( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )
( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )
( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )
( [not] QUANTITY vs./and QUALITY
QUALITY instead of QUANTITY )
- NICHOLSONSCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON AREOMETRESİ
- HYDROMÈTRE DE NICHOLSON[Fr.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON HİDROMETRESİ
- NICHOLSONSCHE SENKWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCHOLSON YOĞUNLUKÖLÇERİ
- NİÇİN?"[< "NE İÇİN?"] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL?[< "NE ASIL?"]
( ["Yanıtları" ...]
Çok/çeşitli.@@ Tek. )
( "Orantısız/sınırsız" olarak, kişinin kendi (kuruntuları) olarak. @@ Tartışmaya ve ayrışmaya fazla fırsat vermeden, herkes için ve geçerlilik olarak. )
- NİÇİN? ile/ve/değil/yerine/önce/||/<>/>/< NASIL?
( Ne için? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Ne asıl? )
( Niçin'i olan, nasıl'a [biraz/bazen] "katlanabilir". )
( Sokrates öncesi > Sokrates > Platon > Aristoteles. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Aristoteles > Descartes > Newton > Kant > Hegel ve sonrası. )
- PRISME DE NICOL[Fr.] / NIKOLSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCOL PRİZMASI
- NİDUS[İng.] değil/yerine/= YUVA
- NIERENSTEIN REACTION[İng.] / N-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NİERENSTEİN TEPKİMESİ
- NİFAK değil/yerine/= GEÇİMSİZLİK/ANLAŞMAZLIK/ARABOZU
- NİFÂK ile/değil/yerine/>< İNFÂK
( (")Saklıyorsak("). İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veriyorsak. )
( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )
- NİGÂH-BÂN değil/yerine/= GÖZCÜ, BEKÇİ
- NIGROMETER[İng.] / NIGROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NİGROMETRE
- NIGROSINES[İng.] ile/değil/yerine/= NİGROSİNLER
- NIH/NATIONAL INSTİTUTES OF HEALTH[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK ENSTİTÜLERİ (ABD)
- NİHAÎ HEDEF değil/yerine/= SON KESİN EREK
- NİHAÎ ile/ve/değil/yerine CÂMİ
- NİHÂÎ değil/yerine/= SONSAL
- NİHÂLE[Fars.] değil/yerine/= ALTLIK
- NİHÂYET/ÂKIBET değil/yerine/= SONUNDA/ÖNÜNDE SONUNDA
- NİHÂYET-İ AZM[Ar.] değil/yerine/= KEMİK UCU
( Kemik ucu. )
(1996'dan beri)