Bugün[05 Nisan 2026]
itibarı ile 27.375 başlık/FaRk ile birlikte,
27.375 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/111)


- ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR ile/ve/değil/yerine/||/<> VUSLATTA, GINA VARDIR ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR


- ÇOK SEVMEK ile/değil/yerine SEVMEK


- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )


- ÇOK ŞEY BİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇOK ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) ŞEYLERİ BİLMEK

( [not] TO KNOW MANY THINGS vs./and/but TO KNOW THE MOST IMPORTANTS
TO KNOW THE MOST IMPORTANTS instead of TO KNOW MANY THINGS )


- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK


- ÇOK ULUSLULUK ile/değil/yerine EVRENSELLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Dil, hukuk ve kavramsallık. )


- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )

( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )


- ÇOK YEMEK/YİYEN değil/yerine/>< AZ YEMEK/YİYEN

( Hastalığın başıdır. DEĞİL/YERİNE/>< Tedavinin başıdır. )

( Az tad alır. DEĞİL/YERİNE/>< Çok tad alır. )


- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

( [not] TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT
TO LOVE TO EAT instead of TO EAT MUCH )


- ÇOK YEMİŞİM/YEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEDİKLERİM ÇOK GELDİ


- FRÉQUENCE TRÈS HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANS


- HYPERFREQUENCY WAVES[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK YÜKSEK FREKANSLI DALGALAR


- ÇOK değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK


- NIEDERSCHLAG (RADIOAKTIVER)[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ (RADYOAKTİF)


- RÜSSUP[Osm.] / PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTİ


- PRECIPITATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTME ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ


- TERSİP ETMEK[Osm.] / FALIAJABORANDI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTMEK


- MULTISCATTERING[İng.] / DIFFUSION MULTIPLE[Fr.] / MEHRFACHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU SAÇILMA


- MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU


- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET


- ÇOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine YAYGIN/LIK


- ZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKME


- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU


- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK


- ÇÖKÜŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- col.[Lat. < COLA] değil/yerine/= SÜZ


- COLLOID[İng.] değil/yerine/= KOLLOİD

( Bir tür homojen karışım. 1861'de İskoçyalı bilimci Thomas Graham, değişik maddelerin parşömen zarından geçişlerini inceledi ve bunlardan bazılarının hızlı, bazılarının yavaş hareket ettiklerini gözlemledi. Buna göre Graham, çözünmüş maddeleri zardan geçişlerine göre kristaloidler ve kolloidler olarak ikiye ayırdı. Kolloidler, büyük moleküllü oldukları için zardan geçemedi. Sonunda nişasta, jelatin gibi maddeler zamk ile aynı özellikleri gösterdiği için Yunancada "zamk" anlamına gelen "kola" sözcüğünden türeyen kolloid sözcüğü ile adlandırıldı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- collut.[Lat. < COLLUTORIUM] değil/yerine/= AĞIZ VE BOĞAZ GARGARASI İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- COLORIST değil/yerine/= RENK UZMANI


- colyr.[Lat. < COLLYRIUM] değil/yerine/= GÖZ BANYOSU İÇİN ANTİSEPTİK SIVI


- CÖMERT/BONKÖR/AHİ/SEMİH değil/yerine/= ELİAÇIK/AKI/ELİBOL/GÖNLÜBOL/SELEK


- COMMENSALISM[İng.] değil/yerine/= KOMENSALİZM

( Birlikte yaşayan iki canlıdan birinin yarar gördüğü, diğerinin ise ne yarar ne de zarar gördüğü durum. Komensal yaşayan bireyler, birbirlerinden ayrı olduklarında da yaşamlarına devam edebilirler. Bazı yüksek gövdeli ağaçlar üzerinde yaşayan otsu çiçekli bitkiler, ağacın gövdesine tutunmaları sayesinde güneş ışığından etkin biçimde yararlanabilirken, ağaç ise bundan herhangi bir yarar ya da zarar görmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMORBID[İng.] değil/yerine/= KOMORBİD

( Başka bir tıbbi durumla aynı anda ve genellikle ondan bağımsız olarak var olan hastalık ya da tıbbi durum. Bir hastada iki ya da daha fazla hastalığın ya da tıbbi durumun aynı anda bulunması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= KOMPANSASYON

( Organik bir kusurun aşırı gelişme ya da başka bir organın ya da aynı organın bozulmamış bölümlerinin işlevinin artırılması yoluyla düzeltilerek dengelenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPETITIVE EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] değil/yerine/= REKABETÇİ DIŞLANIM İLKESİ

( Bu ilke Gause yasası olarak da bilinir. Diğer ekolojik etmenlerin sabit ve değişmez olması durumunda aynı kaynaklar için rekabet eden iki türün bir arada olamayacağını belirten bir ilkedir. Bu ilke, daha sonra "Birbirine eş değer rakipler bir arada olamazlar." sözüne dönüşmüştür.Eğer bir tür, diğerleri üstünde herhangi bir avantaja ya da küçük dahi olsa bir üstünlüğe sahipse bu durumda bu avantaja sahip olan tür, uzun vadede diğer tür üzerinde hakim olup onun yaşadığı ekolojik nişe egemen olacaktır. Bu iki rakipten birisi, ya diğer türün tükenmesine yol açarak ya da farklı bir ekolojik niş doğrultusunda evrimsel ya da davranışsal bir değişime yol açarak diğer türü zayıf düşürecek ve böylece onu alt edecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPOUND EYE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK GÖZ

( Eklembacaklılarda bulunan ve "ommatidium" adlı birçok organın birleşmesiyle meydana geldiği için bu adla anılan göz çeşidi. Ommatidiumların sayısı ne kadar fazlaysa, görme işlevi de o denli gelişmiştir. Kara sinekte (Musca domestica) 4000, dişi ateş böceğinde (Lampyris noctiluca) 300, mayıs böceğinde (Melolontha melolontha) 5100, Dytiscuslarda 9000, bazı kızböceklerinde (Odonata) 10000-28000 kadar. Büyüklükleri bir birleşik gözde aynı değil.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WELLENL+A893NGE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON DALGA BOYU


- COMPTON ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON ELEKTRONU


- COMPTON INCOHERENT SCATTERING[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON EŞEVRESİZ SAÇILMASI


- COMPTON-RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇIILMA TANECİĞİ


- PARTICULE DE RECUL COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇILMA PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPME PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL[İng.] / RECUL COMPTON[Fr.] / COMPTON-RÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPMESİ


- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI


- COMPTON EDGE[İng.] / BORD DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-KANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KENARI


- COMPTON RULE[İng.] / RÈGLE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KURALI


- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI


- COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON[Fr.] / COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SAÇILMASI


- COMPTON ABSORPTION[İng.] / COMPTON-ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SOĞURMASI


- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ


- COMPTONMETER[İng.] / COMPTONMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTONÖLÇER


- COMPUTATIONAL NEUROSCIENCE değil/yerine/= BERİMSEL SİNİRBİLİM


- CONDITIONAL MUTATION[İng.] değil/yerine/= DURUMSAL MUTASYON

( Fenotipik ekspresyonu çevresel koşullarca belirlenen mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONDON-SHORTLEY-WIGNER PHASE CONVENTION[İng.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER EVRE UZLAŞIMI


- CONVENTION DE PHASE DE CONDON-SHORTLEY-WIGNER[Fr.] / CONDON-SHORTLEY-WIGNER-PHASENKONVENTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER FAZ KONVANSİYONU


- CANDY'S FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= CONDY SIVISI


- CONFİDENCE İNTERVAL değil/yerine/= GÜVEN ARALIĞI


- CONGENITAL[İng.] değil/yerine/= KONJENİTAL

( Doğumda mevcut olan bir durum ya da özellik. Genetik ya da genetik olmayan etmenlerin sonucu olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONSENSUS ALGORITHMS değil/yerine/= UZLAŞMA ALGORITMALARI


- CONSENSUS değil/yerine/= UZLAŞMA, DÜŞÜNCE BİRLİĞİ


- CONSERVATION ile/değil/yerine CONVERSATION

( Korumacılık. İLE/DEĞİL/YERİNE Konuşmak. )


- CONVERGENT EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= YAKINSAK EVRİM

( Aralarında hiçbir doğrudan evrimsel bağ bulunmayan (ata-torun ilişkisi bulunmayan) canlıların, geçirdikleri evrim sonucu birbirlerine benzer özellikler kazanmalarıdır. Genellikle benzer çevrelerde, benzer koşullar altında yaşama sonucunda, Doğal Seçilim'in etkisiyle kazanılan özelliklerdir.Yunuslar, bir memeli olmalarına karşın, milyonlarca yıldır denizel ortamda yaşıyor olmalarından ötürü, balıklara benzer bir vücut yapısı evrimleştirmişlerdir. Balıklar ile denizel memelilerin vücut yapılarının birbirine benzemesi, yakınsak evrime bir örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COOLIDGE TUBE[İng.] / TUBE DE COOLIDGE[Fr.] / COOLIDGE-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= COOLİDGE TÜPÜ


- COOPER PAIR[İng.] / PAIRE DE COOPER[Fr.] / COOPER-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= COOPER ÇİFTİ


- GARBAGE[İng.] / MÜLL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖP


- ÇÖPE değil/yerine GERİ DÖNÜŞÜME


- COPE'S RULE[İng.] değil/yerine/= COPE KURALI

( Amerikalı paleontolog Edward Drinker Cope tarafından öne sürülen bu kurala göre hayvanlar evrimsel süreçte vücutlarını büyütme eğilimindedir. Cope'a göre vücut büyüdükçe, çevre şartlarına olan bağımlılık (besin açısından) azalacaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COPROLALIA[İng.] değil/yerine/= KOPROLALİ

( Akıl hastalığı ya da organik beyin hastalığının bir belirtisi olarak müstehcen dilin istemsiz ve tekrarlayıcı kullanımı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- coq.[Lat. < COQUE] değil/yerine/= KAYNATINIZ


- coq. in quant. sut. aq.[Lat. < COQUE IN QUANTITATE SUFFICIANTE AQUAE] değil/yerine/= YETERİ KADAR SU İÇİNDE KAYNAT


- ÇORBA ile/değil/yerine TORBA


- CORBINO EFFECT[İng.] / EFFET CORBINO[Fr.] / CORBINO-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORBİNO ETKİSİ


- CORIOLIS PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS DEĞİŞTİRGESİ/PARAMETRESİ


- CORIOLIS EFFECT[İng.] / EFFET CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHE EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS ETKİSİ


- CORIOLIS OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İŞLEMCİSİ


- CORIOLIS ACCELERATION[İng.] / CORIOLISSCHE BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İVMESİ


- CORIOLIS FORCE[İng.] / FORCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS KUVVETİ


- CORIOLIS RESONANCE INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS DE RÉSONANCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-RESONANZWECHELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS REZONANS ETKİLEŞİMLERİ/ETKİLEŞMELERİ


- CORNU QUARTZ PRISM[İng.] / PRISME DE QUARTZ DE CORNU[Fr.] / CORNU-QUARZPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= CORNU KUVARS PRİZMASI


- CORPUS LUTEUM[İng.] değil/yerine/= KORPUS LUTEUM

( Korpus luteum, kadın üreme sisteminde sarı cisim de denilen, geçici olarak oluşturulan, hormon salgılayan yapı. Yumurtalıklarda yumurta salınımı sırasında oluşur. Korpus luteum, lutein gözelerinden (Latince luteus'tan "safran-sarı" gelir) yapılmaktadır ve yumurtalamadan hemen sonra oluşur. Korpus luteumun büyüklüğü değişkenlik göstermektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CORRELATIVE[İng.] değil/yerine/= KORELATİF

( Karşılıklı bağlantı olanlardan her birine verilen isim. Varlıkları birbirlerini gerektirenlerin durumunu dile getirir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CORROSION[İng.] değil/yerine/= KOROZYON

( Korozyon, metallerin oksitlenerek aşınma durumuna verilen isimdir. Demirin paslanması korozyona örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COST-EFFECTIVE değil/yerine/= MALİYET-ETKIN


- COTTON-MOUTON EFFECT[İng.] / EFFET COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON ETKİSİ


- COTTON-MOUTON CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON SABİTİ


- COUDÉ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= COUDÉ DİZGESİ


- SYSTÈME COUDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= COUDÉ DÜZENEĞİ


- COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / COUDÉ-NEWTON-CASEGRAINSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU


- COUDÉ FOCUS[İng.] / COUDÉ-FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAĞI


- POINT FOCAL COUDÉ[Fr.] / COUDÉ-BRENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAK NOKTASI


- COUDÉ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ SİSTEMİ


- COUDÉ-SPEKTOGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ SPEKTOGRAFİ


- COUDÉ SPECTROGRAPH[İng.] / SPECTROGRAPHE COUDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= COUDÉ TAYFÇEKERİ


- COUDÉ TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE COUDÉ[Fr.] / COUDÉ-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ TELESKOBU


- COUETTE FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE COUETTE[Fr.] / COUETTE-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COUETTE AKIŞI


- COULOMB FIELD[İng.] / CHAMP DE COULOMB[Fr.] / COULOMBSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ALANI


- COULOMB ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ANZIEHUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ÇEKİMİ


- COULOMB BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-BARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ENGELİ


- COULOMB INTERACTION[İng.] / INTERACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ETKİLEŞMESİ


- COULOMB REPULSION[İng.] / RÉPULSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB İTMESİ


- COULOMB'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KURAMI/TEOREMİ


- COULOMB FORCE[İng.] / FORCE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KUVVETİ


- COULOMB POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB POTANSİYELİ


- DISPERSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SAÇILMASI


- COULOMB FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-FRIKTION, COULOMB-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SÜRTÜNMESİ


- COULOMB EXCITATION[İng.] / EXCITATION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ERREGUNG, COULOMB-ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB UYAR(IL)MASI


- COULOMB KANÛNU[Osm.] / COULOMB'S LAW[İng.] / LOI DE COULOMB[Fr.] / COULOMBSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB YASASI/KANUNU


- COUNTERSTAIN[İng.] değil/yerine/= ZIT BOYA

( Bir kesitin farklı kısımlarına kontrast vermek için kullanılan bir boya.Hematoksilen boyası çekirdeği boyarken, eozin boyası sitoplazmayı boyar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COUPLING değil/yerine/= EŞLEŞME


- SOLUTION HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ ISISI


- SOLUTION PART[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KISMI


- LYOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KRİSTALİ


- MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION[İng.] / SOLUTION[Fr.] / LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- STANDARDIZATION OF A SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİNİN AYARLANMASI


- DISSOLVE[İng.] / LÖSEN:[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZME


- HALLETMEK[Osm.] / TO DISSOLVE[İng.] / LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZMEK


- ÇÖZMEK ile/ve/değil/yerine SÜZMEK


- MUHALLİL[Osm.] / SOLVENT[İng.] / SOLVANT, DISSOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ, ÇÖZEN, ÇÖZGEN


- EXTRACTION PAR SOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL EXTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ EKSTRAKSİYONU


- SOLVENT EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ ÖZÜTLEMESİ


- ÇÖZ(ÜL)ME/Sİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜM/LE(N)ME/Sİ

( Tüm durum, sorun, koşul ve ayrıntıları, çözemeyebiliriz fakat çözebiliriz. )


- HALLEDİLMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜLMEK


- ÇÖZÜM:
ÇÖZMEK" değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEMEK


- THÉORIE DE L'UNICITÉ DE LA SOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜM TEKLİĞİ KURAMI


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA ÇÖZÜM

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yukarı çekersek, ayak açıkta kalır. Aşağı çekersek, omuz. Neşeli kişiler, çözüm üreterek[dizlerini karnına çekerek] rahat uyur. )


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME

( Çözümleme/sorgulama(analiz), her durum/konu/ayrıntı için söz konusuyken; ("kökten/toptan") "çözüm", her durum için olanaklı değildir.

Sorumluluğumuz ve önceliğimiz de çözmek değil çözümlemektir.

Çözümleme varsa çözüm ya da ara çözüm de yakınında bir yerde bulunacaktır. )

( [not] SOLUTION vs./and/but/||/<>/< ANALYSIS
ANALYSIS instead of SOLUTION )


- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/> SÜREKLİ/ESASLI/KALICI/KÖKLÜ/GERÇEK ÇÖZÜM

( Bir olay ya da kişinin bir durumu/sorunu ile sınırlı/özel kalabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Sürekli ve her koşulda, herhangi bir özel durumla sınırlı kalmayacak sürekli/kalıcı olan. )

( Seninle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Senden sonra da! )

( Ne olduğu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Ne/nasıl[ne/yin asıl] olması gerektiği. )

( [not] SOLUTION vs./and/>/but CONTINUAL/REAL SOLUTION
CONTINUAL/REAL SOLUTION instead of SOLUTION )


- ÇÖZÜM:
"BİZDE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREYDE


- METHOD OF ANALYSIS[İng.] / ANALYSEN METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMİ


- MÉTHODE DE ANALYSE, MODE DE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME YÖNTEMİ


- TAHLİL ETMEK[Osm.] / TO ANALYSE[İng.] / ANALYSE[Fr.] / ANALYSE, ANALYSIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEMEK, ANALİZ ETMEK


- ANALYSER[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ/ANALİZÖR


- ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ


- EINZIGARTIGKEIT DER LÖSUNDGSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİĞİ KURAMI


- UNIQUENESS OF SOLUTION THEOREM[İng.] / EINDEUTIGKEITSSATZ DER LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİK KURAMI/TEOREMİ


- ÇÖZÜMÜNÜN BASİT/KOLAY OLMASI/OLMAMASI ile/ve/değil/yerine BİR ÇÖZÜMÜNÜN (VAR) OLMASI


- KABİLİ İNHİLAL[Osm.] / LÖSLICH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEBİLİR


- GAYRİ KABİLİ İNHİLAL[Osm.] / ÇÖZÜNEMEZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEMEZ


- SOLUTE[İng.] / SOLUTÉ[Fr.] / AUFGELÖSTER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNEN


- DISSOLUTION ENTHALPY[İng.] / AUFLÖSUNG ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME ENTALPİSİ, DHC


- CHALEUR DE LA SOLUTION[Fr.] / AUFLÖSUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME ISISI


- DISSOLUTION[İng.] / DISSOLUTION[Fr.] / AUFLÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME


- İNHİLAL ETMEK[Osm.] / TO BE DISSOLVED[İng.] / SICH LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEK


- INSOLUBLE SUBSTANCE[İng.] / ÇÖZÜNMEYEN NESNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEYEN NESNE


- INSOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMEZ, ÇÖZÜNMEYEN


- MÜNHAL[Osm.] / DISSOLVED[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNMÜŞ


- SOLUBLE STARCH[İng.] / LÖSLICHE STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR NİŞASTA


- SOLUBLE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜR


- SOLUBILITY PRODUCT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ


- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI


- İNHİLALİYET MÜNHANİSİ[Osm.] / SOLUBILITY CURVE[İng.] / COURBE DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ


- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK


- CPB/CARDIOPULMONARY BYPASS KARDİYOPULMONER BAYPAS değil/yerine/= KALP-AKCİĞER KÖPRÜLEMESİ


- CPOE/COMPUTERIZED PHYSİCIAN ORDER ENTRY değil/yerine/= BİLGİSAYARDAN DOKTOR İSTEM GİRİŞİ


- CPR/CARDIOPULMONARY RESUSCITATION KARDİYOPULMONER RESÜSITASYON değil/yerine/= KALP-AKCİĞER CANLANDIRMASI


- CPS/CYBER PHYSICAL SYSTEMS değil/yerine/= SİBER-FİZİKSEL DÜZENLER


- CPU/CENTRAL PROCESSING UNİT değil/yerine/= MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ


- CR-LAW[İng.] / LOI C-R[Fr.] / CR GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CR YASASI


- CREPUSCULAR ANIMAL[İng.] değil/yerine/= KREPÜSKÜLER HAYVAN

( Krepüsküler hayvanlar, alacakaranlıkta (şafak ve alacakaranlık dönemlerinde) aktif olan hayvanlardır. Bununla birlikte, terim kesin değildir, çünkü bazı krepüsküler hayvanlar ay ışığı olan bir gecede ya da bulutlu bir gün boyunca aktif olabilirler. Matutinal terimi, sadece gün doğmadan önce aktif olan hayvanlar için kullanılırken, vespertin terimi sadece gün batımından sonra aktif olanlar için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CROCCO'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CROCCO[Fr.] ile/değil/yerine/= CROCCO DENKLEMİ


- CROOKES GLASS[İng.] / VERRE DE CROOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= CROOKES CAMI


- CROOKES RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= CROOKES IŞINIMÖLÇERİ


- CROOKESSCHES RADIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CROOKES RADYOMETRESİ


- CROOKES TUBE[İng.] / TUBE DE CROOKES[Fr.] / CROOKES-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= CROOKES TÜPÜ


- CROP[İng.] değil/yerine/= KURSAK

( Kuşlarda bulunan yemek borusunun kese benzeri bir uzantısıdır. Sindirimden önce yiyecekleri saklamak için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CROSS-OVER STUDY değil/yerine/= ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMALI ARAŞTIRMA


- CROSS-OVER değil/yerine/= ÇAPRAZLANMA


- CROSS-SECTIONAL STUDY değil/yerine/= KESITSEL ÇALIŞMA


- CRS/CONFORMAL RADIOSURGERY değil/yerine/= UYUMLU RADYOCERRAHİ


- CRT/CARDIAC RESYNCRONIZATION THERAPY değil/yerine/= KALP EŞ ZAMANLAMA SAĞALTIMI


- CRUSH SYNDROME değil/yerine/= EZİLME BELİRGESİ


- CRYPSIS[İng.] değil/yerine/= KRİPSİS

( Özellikle otçullar ve avcılardan kaçınmak için kullanılan morfolojik adaptasyonlar; bir kamuflaj çeşidi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CRYPTIC ENZYME[İng.] değil/yerine/= GİZLİ ENZİM

( Şartların değiştiği ve uygun hale geldiği anda faaliyet gösteren enzimlerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CRYPTIC SPECIES[İng.] değil/yerine/= ŞİFRELİ TÜRLER

( Morfolojik olarak birbirlerinden ayırt edilemeyen; ancak şarkıları, çağırma tipleri, kokuları ve diğer özellikleri bakımından birbirlerinden ayrılmış türlerdir.Kuşlarda ve bazı bitkilerde bu durum sıklıkla görülür. Dış görünüşü birbirinin aynı olan iki canlı, tamamen farklı türler olabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CRYPTO CURRENY değil/yerine/= KRİPTO PARA


- CS-DA/SENTENCE LEVEL SENTIMENT ANALYSİS değil/yerine/= TÜMCE SEVİYESİ DUYGU ÇÖZÜMLEMESİ


- CSPR/COMPUTER SUPPORT PATIENT REGISTRATION değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI


- CSTE/COUNCIL OF STATE AND TERRITORIAL EPIDEMIOLOGISTS değil/yerine/= ULUSAL VE BÖLGESEL EPIDEMIYOLOGLAR KURULU


- BAR MAGNET[İng.] / BARRE AIMANTÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇUBUK MIKNATIS


- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY


- CUFF değil/yerine/= BALON | MANŞET | KILIF


- ÂYÎNE-İ MUKAAR, MİRÂT-İ MUKAAR[Osm.] / CONCAVE MIRROR[İng.] / MIROIR CONCAVE[Fr.] / HOHLSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇUKUR AYNA


- CUL DE SAC değil/yerine/= KÖR KESE


- CUM GRANO SALIS[İng.] değil/yerine/= CUM GRANO SALİS

( Latince, "bir buz tanesi ile" demek olan kalıptır. İronik anlamda ve dinleyicileri söylenenin ya da söylemin her noktada doğruları içermediğine dikkat çekmek için kullanılır. Türkçede benzer anlamda "kaydı ihtiyat ile" sözü vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CURATIVE[İng.] değil/yerine/= KÜRATİF

( Tedavi edici, hastalığı iyileştirici anlamına gelir. Küratif tedavi, hastalığı, geride hiçbir sekil kalmayacak biçimde tedavi etmeyi ifade eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET

( [not] INSOLENCE | IMPUDENCE vs./but COURAGE )


- CÜRET değil/yerine/= GÖZSÜZLÜK


- CÜRETKÂR değil/yerine/= GÖZSÜZ


- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI


- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ


- CURIE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE CURIE[Fr.] / CURIE-TEMPERATURCALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ


- CURIE-WEISS LAW[İng.] / LOI DE CURIE-WEISS[Fr.] / CURIE-WEISSHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE-WEİSS YASASI


- CURIE'S LAW[İng.] / LOI DE CURIE[Fr.] / CURIE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE YASASI


- CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE


- CÜRM-Ü MEŞHUT değil/yerine/= SUÇ ÜSTÜ


- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF


- WASTE STEAM[İng.] / VAPEUR INUTILISÉE[Fr.] / ABDAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÜRÜK BUHAR


- CÜRÜM TASNİİ değil/yerine/= SUÇ UYDURMA


- CÜRÜMDAŞ[Ar.] değil/yerine/= SUÇ ORTAĞI


- CUT AND BURN[İng.] değil/yerine/= KES VE YAK

( geleneksel tarla açama yöntemi. Ağaçlar ve yoğun bitki örtüsünün önce baltalar, palalarla kesilip; ardından yakılması işlemi. Yakılmış bitki örtüsünün külü; kalan güdük ağaçların dibine ekilen tarımsal ürünlere gübre oluyor. Herhangi başka bir gübre kullanılmadığı için; hasat miktarı azaldığı için arsalar birkaç yıl sonra terk ediliyor, açıklandırma başka bir yere taşınıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CUT OFF VALUE değil/yerine/= KESİM DEĞERİ


- CUT-OFF VALUE değil/yerine/= KESİM DEĞERİ


- CUTICLE[İng.] değil/yerine/= KÜTİKÜL

( Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CÜZDAN(/LI) değil/yerine VİCDAN(/LI)


- CV/CARDIOVASCULAR | CURRICULUM VITAE değil/yerine/= KARDİYOVASKÜLER, KALP-DAMAR | ÖZGEÇMİŞ


- CVP/CENTRAL VENOUS PRESSURE SANTRAL değil/yerine/= MERKEZÎ TOPLARDAMAR BASINCI


- CYBERKNIFE değil/yerine/= IŞIN BIÇAĞI


- CYCLOHEXANE[İng.] değil/yerine/= SİKLOHEKZAN

( C₆H₁₂ moleküler formülüne sahip bir sikloalkandır. Renksiz, yanıcı bir sıvıdır. Parlama noktası -20 C°, özkütlesi 779 kg/m3, molar kütlesi ise 84,16 g/mol'dür. Naylon yapımında, adipik asit ve kaprolaktam üretiminde kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CYLINDRICAL COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNAT SİSTEMİ

( Üç boyutlu uzaydaki bir noktanın yerini tanımlamak için kullanılan bir koordinat sistemi. Bu sistem, kartezyen koordinat sisteminden farklı olarak, dairesel bir referans alınarak noktaların konumunu ifade eder. Silindirik koordinatlar şu üç bileşenden oluşur:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT


- D-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= D-BLOKU


- D-LINES[İng.] / RAIES D[Fr.] / D-ZEILEN, D-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= D ÇİZGİLERİ


- D-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON D[Fr.] / D-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= D ELEKTRONU


- DEE[İng.] ile/değil/yerine/= D ELEKTROT


- d. in.p. aeq.[Lat. < DIVIDE IN PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARA BÖLÜNÜZ


- D-KABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D-KABLO


- D-CABLE[İng.] / CÂBLE-D[Fr.] ile/değil/yerine/= D KABLOSU


- D-LAYER[İng.] / D-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= D KATMANI


- DEE, ÉLECTRODE EN FORME DE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D ŞEKİLLİ ELEKTROT


- COUCHE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D TABAKASI


- AMELİYAT:
DA VINCI İLE ile/değil/yerine OLAĞAN

( "Robotik Cerrahi Gerçekten Üstün mü? - Ahmet Rasim Küçükusta" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- DADAİST[Fr. < DADAÏSTE] değil/yerine/= DADACI


- DAĞ OLMAK ile/değil/yerine VADİ OLMAK

( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )


- DAĞ ile/ve/değil/yerine/<>/>/>< BAĞ

( Bakmazsak/özenmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>/>< Bakarsak/özenirsek. )


- DAĞ ile/değil/yerine/>< DENİZ

( Uzaklaştırır, ayırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır, birleştirir. )


- DÂG[Fars.] değil/yerine/= YANIK YARASI


- DISTRIBUTION FUNCTION[İng.]FONKSIYONU / FONCTION DE DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATIONSFUNKTION, VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM/DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ


- VERTEILUNGSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM GÜRÜLTÜSÜ


- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI


- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI


- DISTRIBUTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM ORANI


- LOI DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM YASASI


- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM


- FACTEUR DE DISSIPATION[Fr.] / DISIPATION-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA/DAĞILIM FAKTÖRÜ


- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)


- PERTE PAR DISSIPATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KAYBI


- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ


- DISPERSION FORCE[İng.] / FORCE DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KUVVETİ


- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI


- DISPERSION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA YASASI


- DISSIPATION[Fr.] / DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA, YİTİM


- DAĞILMAK değil/yerine/>< DALMAK


- RAYONNEMENT DISPERSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMIŞ IŞINIM


- DAĞILMIŞLIK ile/ve/değil/yerine BOĞULMUŞLUK


- DIFFUSE SERIES[İng.] / SÉRIES DIFFUSES[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK DİZİLER


- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM


- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM