V ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.626 başlık/FaRk ile birlikte,
2.626 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/12)
- VAZOAKTİF/VASOACTIVE[İng.] değil/yerine/= DAMAR ETKINLEŞTİRICİ
- VAZODEPRESÖR/VASODEPRESSOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BASKILAYICI
- VAZODİLATASYON/VASODILATATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLEMESİ
- VAZODİLATÖR/VASODILATOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR GENİŞLETICİ
- VAZOKONSTRİKSİYON/VASOCONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜLMESİ
- VAZOKONSTRİKTÖR/VASOCONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR BÜZÜCÜ
- VAZOMOTOR/VASOMOTOR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DEVİNIMSEL
- VAZORÖLAKSAN/VASORELAXANT[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞETICİ
- VAZORÖLAKSASYON/VASORELAXATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR GEVŞEMESİ
- VAZOSPAZM/VASOSPASM[İng.] değil/yerine/= ANİ DAMAR KASILMASI
- VB İLE MO İLE DFT İLE QMC ile/||/<> KUANTUM KİMYA METODLARI
( Moleküler elektronik yapı kuramları. )
( Formül: E = ∫ψ*Hψ dτ )
- VBP/DATA SCIENCE PYRAMID[İng.] değil/yerine/= VERİ BİLİMİ PIRAMİDİ
- VCG İLE AUCTİON İLE MATCHİNG ile/||/<> MEKANİZMA TASARIMI
( Teşvik uyumlu sistemler. )
( Formül: pᵢ = bᵢ₊₁ (2nd price) )
-
değil/yerine/><
, ve/||/<> . ve/||/<> ! ve/||/<> ? ve/||/<> :
( İnsanlık, bir gün...
(,) Virgülü kaybetti:
Söyledikleri, birbirine karıştı.
(.) Noktayı kaybetti:
Düşünceleri, uzayıp gitti. Ayıramadı onları.
(!) Ünlem işaretini kaybetti bir gün de:
Sevincini, öfkesini, tüm duygularını kaybetti.
(?) Soru işaretini kaybetti bir başka gün:
Soru sormayı unuttu.
Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.
(:) İki noktayı kaybetti başka bir gün:
Hiçbir açıklama yapamadı.
Yaşamının sonuna geldiğinde...
Elinde sadece (") tırnak işareti kalmıştı...
“İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca."
Alex Kanevsky )
- VE DE ... ile Kİ ...
- AND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ET[Fr.] / UND-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VE DEVRESİ
- VE":
ZORUNLULUK ile/ve/||/<> EK
- VE ile/ve +(ARTI)
- VE ile HEM DE
( AND vs. ALSO )
- VE ile/ve/||/<> İLE
(
)
- VE[Ar.] ile VE[Ar.]
( Dahî, de, hem, ile. İLE Çok kez "ü" gibi ve sesli biten sözcükten sonra "vü" olarak okunur. )
- VE ile VE BENZERİ ile VE DİĞERLERİ
- VE[v] ile VE/VEYA[^/v]
- VEBÂ/COCOLIZTLI[Aztek dili]:
HIYARCIKLI/BUBONİK ile/ve/||/<> AKCİĞER/PNÖMONİK ile/ve/||/<> PULMONER/SEPTİSEMİK
( )
- VEBA ile ÇOR
( Hasta sıçanlardan, insana geçen bir mikrobun oluşturduğu, bulaşıcı ve öldürücü bir sayrılık. | Bazı hayvan hastalıklarına da veba denir. İLE Hastalık, dert. | Sığır vebası. )
- VEBÂ ile MALKIRAN
( ... İLE Hayvan vebâsı. )
- VEBA ile VEBAL ile VEBALI
- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< VİCDAN[Ar.]
- VEBÂL[Ar.] ile/ve/||/<>/< YAZIK[Tr.]/GÜNAH[Fars.]
( Şiddet, ağırlık, azap. Günah doğuracak ve kişiyi ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk. | Günah. @@ Dinî bakımdan suç sayılan iş ya da davranış/eylem. | Vicdanı rahatsız edecek kötü davranış. )
- VEBER[Ar.] ile ...
( Deve ya da tavşan tüyü. )
- VECÂ-İ BATN ile VECÂ-İ CENB ile VECÂ-İ MEFÂSIL
( Karın ağrısı, kuru buruntu. İLE Göğsün yan tarafındaki ağrı. İLE Eklem ağrıları. )
- VECÂR/VİCÂR[Ar. çoğ. EVCİRE, VÜCÜR] ile ...
( Kurt, aslan gibi yırtıcı hayvan yatağı, in. )
- VECD ile ...
( KENDİNDEN GEÇEREK İLÂHİ AŞKA DALMA | AŞIRI HEYECAN | KEDERLENME )
- VECD ile/ve CEZBE ile/ve İSTİĞRAK
- VECD ile ŞEHVET
- VECD ve/> VİCDAN ve/> ZEVK
( LAF-Ü-GÜZAF, KIL-Ü-KÂL KALKTIĞINDA GERİYE ZEVK VE VİCDAN KALIR )
- VECD ile/ve VÜCÛD
( 12. İLE/ve Sevilenin sevene ikramı. / Bulmak. Zatın kendini kendinde bulması. )
( Zatın sıfatları açısından kendini kendinde bulması. )
- VECD ile/ve ZANN
( Allah, icat etti.[buldu değildir!] İLE/VE Peygamber, ilm-el yakîn bilir.["zann" tanımı kullanılmış olsa bile] )
- VECEL[Ar.] ile EMEL[Ar.]
- VECHE[aslı VİCHE] değil/yerine/= YAN, TARAF, SEMT | YÜZ
- VECHE yerine AÇI
- VECHE ile CEPHE/CEBHE
( ... İLE Alın (yüz). | Savaş bölgesi. | Taraf, yön. )
- VECHE ile CİHET
- VECHE ile/ve/değil İTİBAR
- VECÎ[Ar. < VECÂ] ile VECÎH[Ar. çoğ. VÜCEHÂ]
( Ağrıtıcı, sızlatıcı. İLE Bir kavmin ulu'su, büyüğü, başkanı. | Güzel, hoş, lâtif. | Uygun/münasip. )
- VECİBE[Ar.] değil/yerine/= ÖDEV
- VECİZE/KELÂM-I KİBAR/AFORİZMA[Fr. < APHORISME] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ
- VECİZ/LİK ile VECİZE
- VECÎZ/VECÎZE[Ar. < VECÂZET] ile VECÎZE[Ar.]
( Kısa, derli-toplu. İLE Özdeyiş, îcazlı söz, lâfzı az mânâsı çok ifade. )
- VECT ile VECTLİ
- VECTOR FİELD ile/||/<> SCALAR FİELD
( Vector field vektör her nokta İLE scalar field sayı her nokta. )
( Formül: Vector İLE scalar assignment )
- VED ile GÜL | DOSTLUK
- VEDA'[Ar.] ile VEDÂ[Ar.] ile VEDA[Sans.]
( Beyaz boncuk. İLE Ayrılma, ayrılış. İLE Kutsal Hint metini. )
- VEDÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VEFÂ
- VEDALAŞMAK ile/ve HELÂLLEŞMEK
- VEDALAŞMAK ile VEDALAŞABİLMEK ile VEDA
- VEDÎ[Ar.] ile VEDÎ'[Ar. < VEDA]
( İşeme bittikten sonra çıkan su. | Arabistan'ın bazı yerlerinde alınan vergi. İLE Başkasının malını saklamakla görevli kişi. )
- VEDÛD ile ...
( Çok şefkatli, kendine çok sevgi beslenilen. | Tanrı'nın bir isim-sıfatı; seven, sevginin kaynağı. )
- VEDÛK[Ar.] ile ...
( Kösnük, kösnümüş, çiftleşme zamanı gelmiş hayvan. )
- VEFÂ HAKKI değil/yerine/= GERİ ALIM ÜLEVİ
- VEFÂ ile ...
( SÖZÜNDE DURMA, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRME )
( DOSTLUĞU DEVAM ETTİRME )
( ONUN YANINDAYKEN NASILSAN, UZAKTAYKEN DE AYNI OLMAK )
- VEFÂ ile/ve/<> HİLM
( Sözünde durma, sözünü yerine getirme. | Dostluğu devam ettirme. | Onun yanındayken nasılsan, uzaktayken de aynı olmak. İLE/VE/<> Kişinin doğasında olan yumuşaklık. )
( Doğanızdaki yumuşaklığı anımsayarak kimseye hesap/borç takmayın! )
- VEFÂ ile/ve/değil/<> SAYGI GÖSTERMEK
- VEFA ile VEFAT ile VEFALI/LIK ile VEFASIZ/LIK ile VEFASIZCA ile VEFAT İLMÜHABERİ
- VEFÂKÂR/LIK değil/yerine/= SEVİBAĞ/LI/K
- VEFASIZ ile SADAKATSİZLİK
( DISLOYAL vs. DISLOYALTY )
( نمک بحرام ile بي وفا ile خيانتکار ile بيوفا ile نمک ناشناس ile سست پيمان ile سست پيماني ile نمک بحرامي ile بي وفائي ile بيوفايي ile نمک نشناسي )
( NAMAK BAHRAM ile BEY VAFA ile KHYENTEKAR ile بيوفا ile NAMAK NASHENAS ile SOST PEYMAN ile سست پيماني ile NAMAK BAHRAMY ile بي وفائي ile بيوفايي ile NAMAK NESHENASY )
- VEFD[Ar.] ile VEFD[Ar.]
( Elçiler, temsilciler. İLE Gelme, varma, ulaşma, erişme. | Özel bir iş ile birinin yanına gitme, elçi gibi gönderilen insan topluluğu. )
- VEGAN BESLEN("ME")MEK/OL("MA")MAK:
HAYVANLARA ve/değil/yerine/||/<>/> BİZE
( Pahalıya mal olur. VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Ucuza mal olur. )
( APUKURYA[Yun.]: Et yenilmeyen dönem. )
- VEGAN YAŞAMDA/BİLİNÇTE:
| "AZALTMACILIK" ya da "AŞAMACILIK" | değil/yerine/>< 6 İLKE
( )
- VEGAN/LIK ve/||/<> CAYNACI/LIK(JAİNİZM)
( Hiçbir hayvanın etini ve/ya da ürünlerini yememenin yanısıra, hayvanları, mal/kaynak ya da köle olarak kullanmamayı esas alarak yaşam sürdürme tutumu. VE/||/<> Doğaya, düzene(sisteme) yük ya da olumsuz etki yaratmayacak biçimde, temel gereksinim/zorunlulukların ötesine geçmeyecek biçimde, doğayla uyumlu ve bütünlüklü bir yaşam sürdürme tutumu. )
- VEGETABLE vs. FRUIT
- VEGETABLE vs. PLANT
- VEGETABLE vs./||/<> HERB vs./||/<> FLORA
- VEGETABLE :/yerine SEBZE
- VEHÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> GARÂBET[Ar.]
- VEHBÎ İLİM ile KİSBÎ İLİM
- VEHÇE değil VECHE
- VEHHÂB[< VEHB] değil/yerine/= ÇOK HÎBE EDEN, FAZLA BAĞIŞLAYAN, KARŞILIKSIZ VEREN
- VEHICLE :/yerine ARAÇ
- VEHİM ile AKIL
( Vehmin "işlevi", kişiyi kaygılandırmak, aklın görevi ise uyarmaktır. )
( Akıldan istedim delâlet, akıl verdi dalâlet. )
- VEHİM/VEHM ile/değil/yerine/>< FEHİM/FEHM
( Kuruntu. İLE Anlama, düşünme. )
- VEHİM ile KARMAŞA
- VEHİM[çoğ. EVHÂM] ile MİSAFİR-İ GAYBİ
( Kuruntu, yersiz korku. Şüphe, tereddüt. İLE Zaman zaman kişinin aklına gelen kötü düşünceler.[Gelip geçicidir!] )
- VEHİM ile/ve/||/<> SAFSATA
- VEHİM ve ŞEKK
- VEHİM ve ŞEKK
- VEHİM ile/ve/||/<> TELÂŞ
- VEHİM ile VEHİMLİ
- VEHİM ile ZAN
- VEHLETEN[Ar.] değil/yerine/= ANSIZIN
- VEHM ile/> ŞÜPHE/ZANN
( Zanaay. İLE/> Sanat. )
( 1-49 İLE/> 51-99 )
- VEHM ile/ve VEHİM/VÂHİME
( Kuruntu. İLE/VE Tekil/tikel anlamları tespit eden güç. )
( ... avec/et FACULTE ESTIMATIVE )
- VEHMETMEK ile VEHMETTİRMEK
- VEHN[Ar.] ile ZA'F[Ar.]
- VEJETALİN[Fr.] değil/yerine/= KATI YAĞ
( Bazı bitkilerden çıkarılan ve sade yağ yerine kullanılan katı yağ. )
- VEJETARYEN ile/<> VEGAN
( [hiçbir hayvanın canına kıymamak üzere]
Etini yememeyi yeğleyen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Etini ve tüm hayvansal ürünleri tüketmemeyi ve kullanmamayı yeğleyen. Hayvanları, mal, kaynak ve köle olarak görmemek ve kullanmayan. )
( Bitkisel beslenme bilgisi ve bilincinde olmak. )
- VEJETATİF HAYAT/VEGETATIVE STATE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL YAŞAM
- VEJETATİF/VEGETATIVE[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL
- VEKÂLET:
MÜŞTEKÎ ile/ve/değil/||/<> MÜDÂFİ
( [Vekâletnâme] Gerekir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Gerekmez. )
( Müştekinin vekili olur. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sanığın/şüphelinin müdâfisi olur. )
- VEKÂLET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BAĞITI
- VEKÂLET ÜCRETİ değil/yerine/= YETKİDEŞLİK ÖDENCİ
- VEKÂLET ile/değil İCÂZET
- VEKALET ile VEKALET ÜCRETİ
- VEKÂLET değil/yerine/= YETKİDEŞLİK
- VEKALETEN ATAMAK ile VEKALETEN ATANMAK ile VEKALETEN
- VEKÂLETEN değil/yerine/= YETKİDEŞÇE
- VEKÂLETNÂME değil/yerine/= YETKİDEŞLİK BELGESİ
- SAVAŞ:
VEKİL ile/ve/||/<>/> MELEZ
- VEKÎL[Ar.] ile Vekîl[Ar.]
( Kulların sıfatı olarak. İLE Allah'ın sıfatı olarak. )
- VEKİL değil/yerine/= YETKİDEŞ
- VEKİL/LİK ile VEKİL VÜKELA
- VECTOR FIELD[İng.] / CHAMP VECTEURIEL[Fr.] / VEKTORFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ALANI
- VEKTORKOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR BAĞLAŞIM KATSAYISI
- VECTOR COUPLING COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE DU VECTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR ÇİFTLENİM KATSAYISI
- VECTOR FUNCTION[İng.] / FONCTION VECTORIELLE[Fr.] / VEKTORFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR İŞLEVİ/FONKSİYONU
- VECTOR MESON[İng.] / MÉSON VECTEUR[Fr.] / VEKTORMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR MEZON
- VEKTÖR UZAYI ile/||/<> AFİN UZAY
( Vektör orijin var toplama, afin nokta farkı vektör. )
( Formül: Origin İLE point differences )
- VEKTÖR:
YEĞİNLİK/ŞİDDET ve/||/<>/> YÖN
- VEKTÖR YEĞİNLİK ŞİDDET ile/||/<> YÖN
( )
( William Rowan Hamilton tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1805-1865) (Ülke: İrlanda) (Alan: matematik) )
- VEKTÖR[İng. < VECTOR ][Fr. < VECTEUR] değil/yerine/= BİLEŞKE | YÖNEY | TAŞIYICI
( Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok imiyle gösterilen doğru çizgi. | Büyüklüğü ile yönü olan nicelik. | Enfeksiyon etkenini bir konaktan diğerine aktaran genellikle eklem bacaklı, omurgalı ya da omurgasız taşıyıcı dirimli. )
- VEKTOR ile/||/<> SKALER
( Vektörün yönü var, skalerin sadece büyüklüğü var )
( Formül: F⃗ İLE m )
- VECTOR[İng.] / VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖR
- VEKTÖR ile/ve/değil/||/<>/< VEKTÖR UZAYI
( )
( Bir vektör, vektör uzayının öğesidir. )
- VECTOR PRODUCT[İng.] / PRODUIT VECTORIEL[Fr.] / VEKTORPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= VEKTÖREL ÇARPIM
- VEL-HÂSIL/VEL-HÂSIL-I KELÂM değil/yerine/= KISACASI/SÖZÜN KISASI
- VELÂYET:
ÖZGÜRLÜK ve/<> ÖZGÜNLÜK
- VELÂYET değil/yerine/= EGELİK
- VELÂYET ile/ve/||/<> HIDÂNE HAKKI
- VELÂYET ile NUSRET[< NASR]
( Ermişlik, velîlik. | Allah dostluğu. | Velî ve ermiş olan kişinin hâli ve sıfatı. | Başkasına sözünü geçirme. | Dostluk, sadâket ile. İLE Yardım. | Allah'ın yardımı. | Başarı, üstünlük. )
- VELÂYET ile/ve RİSÂLET
( Kişinin, kendine. İLE/VE Herkese/Topluma. )
( Gidip alınıp gelinen. İLE Verilen. )
( Çağrılmaz. İLE Çağrılarak. )
( Özel/e. İLE Genel/e. )
- VELÂYET ile/ve VESÂYET
( Korunma. İLE/VE Sakınma. )
( GUARDIONSHIP vs./and TUTORSHIP/TUTELAGE/CUSTODY )
- VELÂYET-İ ÂMME ile VELÂYET-İ HASSA
- VELÂYETTEN KURTULMAK ile/ve VESÂYETTEN KURTULMAK
( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş. )
- VELED[Ar.] ile İBN[Ar.]
- VELED[Ar.] ile SIBT[Ar.]
- VELED-İ BENÂT[Ar.] ile VELED-İ BENÎN[Ar.]
( Dişil çocukların eril ve dişil çocukları. İLE Eril çocukların eril ve dişil çocukları. )
- VELED-İ KALB ile ...
( KALP ÇOCUĞU, MÂNEVÎ HAL )
- VELEH[Ar. > VÂLİH] ile VELEH[Ar.]
( [Kederden gelen] Şaşkınlık, sersemlik. İLE Kahır ve hışım. )
- VELENSE[İsp.] değil/yerine/= BATTANİYE
( Bir yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye. )
- VELEV[Ar.] değil/yerine/= İSTER, İSTERSE, OLSA DA, KALDI Kİ, DİYELİM Kİ, HATTA
- VELHÂSIL[Ar.] değil/yerine/= KISACASI
- DERLER":
"VELÎ" ile/ve/ne yazık ki "ZINDIK"
( [İşin ...]
Başında. @@ "Sonunda". )
- VELÎ[Ar.] ile/ve/= DOST[Fars. < DÜST]
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )
- VELİ değil/yerine/= EGE
- VELİ değil/yerine/= ELÇİ
- VELİ ile VELAYET ile VELAYET
( CUSTODIAN vs. CUSTODIANSHIP vs. CUSTODY )
( متولي ile سرايدار ile دالان دار ile سرايداري ile توليت ile حبس ile حفاظت ile حراست )
( MOTOLY ile SARAYDAR ile DALAN DAR ile SARAYDARY ile TOLYT ile HEBS ile HAFAZAT ile HARAST )
- VELÎME[Ar. çoğ. VELÂİM] ile ...
( Düğün yemeği/ziyafeti, şölen. | Evlenme, düğün. )
- VELİYY[çoğ. EVLİYÂ] ile VELÎ[Fars. < VELÂYET]
( Allah'ın 99 adından biri. | Sahip. | Bir çocuğun her türlü hareketinden ve durumundan sorumlu olan kişi. | Ermiş, eren. İLE Velâkin, ammâ, fakat. )
( "ve er"in kısaltması Ve, eğer. İLE "Sahip, usta, mâlik" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DÂNİŞ-VER: Âlim. | SUHAN-VER: Şair, edip.] )
- VELİYY-ÜD-DİN değil/yerine/= DÎNE SIMSIKI BAĞLI
- VELOSİTE/VELOCITY[İng.] değil/yerine/= HIZ
- VELVELE[Ar.] değil/yerine/= BAĞRIŞMA
( Gürültü, bağrışma. | Gereksiz telaşa ve heyecana düşürmek. )
- VELVELE ile VELVELECİ/LİK
- VEN/VEIN[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR
- VEN ile/ve/<> VENÜL
( Kanı, kalbe doğru götüren toplardamarlar. İLE/VE/<> Kılcal damar yatağı ve bir ven arasında kan taşıyan kan damarı. )
- VENA:
AŞK ve/<> ŞARAP
- VENA CONTRACTA[İng.] / CONTRACTION DE LA VEINE[Fr.] / VENA CONTRACTA[Alm.] ile/değil/yerine/= VENA KONTRAKTA
- VENETIAN RED[İng.] / ROUGE VÉNITIEN[Fr.] / ZEMENTROT[Alm.] ile/değil/yerine/= VENEDİK KIRMIZISI
- VENEDİK TÜZÜĞÜ
- VENOGRAFİ/VENOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= TOPLARDAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ
- VENOM[İng.] değil/yerine/= HAYVANSAL ZEHİR
- VENTILASYON/VENTILATION[İng.] değil/yerine/= SOLUTMA
- VENTILATÖR/VENTILATOR[İng.] değil/yerine/= HAVALANDIRICI | SOLUTUCU
- VENTILATUVAR/VENTILATORY SOLUTUMSAL -değil/yerine/=
- VENTRAL[İng.] değil/yerine/= ÖN | KARIN (İLİŞKİLİ)
- VENTRİKÜL/VENTRICLE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK
- VENTROMEDİYAL/VENTROMEDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖN-İÇ YAN
- VENTURE :/yerine GİRİŞİM, RİSK ALMAK
- VENTURI-ROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= VENTURİ BORUSU
- VENTURI TUBE[İng.] / TUBE DE VENTURI[Fr.] ile/değil/yerine/= VENTURİ TÜPÜ
- VENÜS KITALARI: ISHTAR ile AFRODİT(APHRODITE)
- VENÜS:
SABAH TANRISI ile/ve AKŞAM TANRISI
( Aşk. İLE/VE Savaş. )
- VENUS URANIA ile/ve/||/<> VENUS PANDEMUS
( Saf Aşk. İLE/VE/||/<> Duygularla olan. )
( Gökte. İLE/VE/||/<> Yerde. )
- ZÜHRE[Ar.]/VENÜS[Fr.] değil/yerine/= ÇULPAN/ÇOBAN YILDIZI/AKŞAMYILDIZI/KERVAN YILDIZI/KERVANKIRAN
( Merkür'den sonra, güneşe en yakın gezegen. )
( Güneş'e uzaklık bakımından ikinci sırada olmasına karşın sıcaklık bakımından 464 °C ile birinci sıradaki gezegendir. Bunun nedeni de atmosferinin gelen güneş ışınlarının dışarı çıkmasına izin vermemesidir. )
( Saat yönünde dönen tek gezegen, Venüs'tür. )
- VENÜSÇİÇEĞİ
( Salepgillerden, esmer kırmızımsı renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi. )
( CEYPRIPEDIUM CALCEOLUS )
- VEP/VİZÜEL EVOK POTANSİYEL/VISUAL EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= GÖRSEL UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ
- VER PİYAZI, ÇEK AYAZI ile ...
- VERÂ'/VERÂ[Ar.] ile VER'A[Ar.] ile VERÂ[Ar. çoğ. VERÂYÂ] ile VERA'[Ar.]
( Arka, geri, öte. | Başka, gayri. | Kıç, geri, dübür. İLE Korkaklık. İLE Halk, mahluk; âlem, kâinat. İLE Haramdan kaçınma. )
- VERA' ile ...
( HARAMDAN, ŞÜPHELİLERDEN KAÇINMA/SAKINMA )
- VERANDA[Fr. < Port.] ile/||/<> TERAS[Fr. < TERRASSE]/TARAÇA/AYAZLIK
( Daha çok ayrı yapıların zemin katında yer ile aynı seviyede ya da biraz yükseltilmiş, ön cepheyi kaplayan, üzeri bir çatıyla örtülü, yanları açık ya da camlı büyükçe sundurma. İLE/||/<> Apartmanlarda ya da evlerde en üst katın üç tarafı ve üstü açık olan bölümü. )
- VERASET İLÂMI değil/yerine/= KALITÇILIK BELGESİ
- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ değil/yerine/= KALITÇILIK VE GEÇİNÇ VERGİSİ
- VERÂSET değil/yerine/= KALITÇILIK
- VERÂSET[Ar.] değil/yerine/= KALITIM
- VERASET ile VERASET İLAMI ile VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ
- VERATROLE[İng.] / VÉRATROL[Fr.] / VERATROL[Alm.] ile/değil/yerine/= VERATROL
- VERB[Ar.] ile ...
( Yabani hayvan ini. )
- VERBAL/NON-VERBAL değil/yerine/= SÖZEL/SÖZEL OLMAYAN
- VERBAL vs. ORAL
- VERDİĞİN ŞEYLERİ "GÖRMEMEK" ve/||/<>/>/< VEREBİLECEĞİN ŞEYLERİ ARTIRMAK
- VERDİRMEK ile VERDİ
- VERE ile VERDİ
( Bir kalenin ya da berkitilmiş bir yerin teslimi. İLE Bir borudan, bir saniyede geçen suyun ya da bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı. )
- VEREBİLİNİR değil VERİLEBİLİR
- VEREBİLMEK ile VERE ile VEREM ile VEREV ile VEREMLİ
- VERECEK ile VERECEKLİ
- VEREM(BCG) AŞISI ile ÖTEKİ AŞILAR
( GALOPAN: Hızla ilerleyen verem. )
( TUBERCULOSIS[Bacillus Calmette-Guérin] cum OTHER VACCINES )
- VEREM[Ar.]/SİLL[Ar.]/ÇIBAN/AKARSU ile AKARCA/FİSTÜL[Fr.]
( ... İLE Kemik veremi. | Sürekli işleyen çıban. | Küçük akarsu. | Kaplıca. )
- VEREM ve/||/<> VEREM/KOH BASİLİ(MİKROBU)[< R. Koh adından]
- VEREM" ile/değil VEREYİM
- VEREN EL, ALAN ELDEN ÜSTÜNDÜR" değil ALAN EL, VEREN ELDEN ÜSTÜNDÜR/ÜSTTEDİR
- VERESİYE değil/yerine KONSİNYE
- VERESİYE ile VERESİYECİ/LİK
- VERESİYE/YAPASIYA KADAR değil/yerine VERENE/YAPANA KADAR
- VEREV ile ...
( Bir köşeden, karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış ya da konulmuş olan. )
- [ne yazık ki]
VERGİ KAÇIRMAK değil/yerine VERGİDEN KAÇINMAK
- VERGİ ile HARÇ
( BÂC )
- VERGİ ile/ve KİRA
( RÜSÛM[< RESM]: Vergiler, gümrük vergileri. | Usûl, merasim. İLE/VE ... )
( BÂC, BÂJ [vergi harç. | Gümrük vergisi.] ile/ve ... )
- VERGİ ile OKTRUVA[Fr.]
( ... İLE [eskiden] Kente giren şeylerden alınan vergi. )
- VERGİ ile ŞEREFİYE
( Belediyenin, yol yapmak/genişletmek gibi hizmetleri nedeniyle değeri artan mülk sahibinden, artan değerin üçte biri miktarı üzerinden alınan vergi. )
- VERGİ ile VERGİ
( Kamu hizmetlerine harcanmak üzere hükûmetin veya yerel yönetimlerin yasalara göre herkesten doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı para. | Bir evin, bir iş yerinin gideri, algı karşıtı. İLE Birinin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. | Allah vergisi. )
- VERGİLEMEK ile VERGİLENDİRMEK ile VERGİ ile VERGİCİ/LİK ile VERGİLİ ile VERGİSİZ ile VERGİ ORANI ile VERGİ DİLİMİ ile VERGİ İADESİ ile VERGİ KAÇAĞI ile VERGİ DAİRESİ ile VERGİ MATRAHI ile VERGİ KAÇAKÇISI ile VERGİ MUAFİYETİ ile VERGİ MÜKELLEFİ ile VERGİ YÜKÜMLÜSÜ ile VERGİ REKORTMENİ ile VERGİ BEYANNAMESİ ile VERGİ KAÇAKÇILIĞI
- VERGİLİ, ERHAN (ALMANYA, 1977) :
( Rumelihisarlı'dır. AKP Rumelihisar Mahalle Kurucu Başkanlığında bulundu. Ferahevler Spor kulübü yönetim kurulu üyesidir. AKP'den 2011 milletvekili seçimlerinde aday oldu. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın işletmeciliğini yapıyor. )
- VERGİLİ, M. CUDİ (RUMELİKAVAK, 1946) :
( Kireçburnu Spor Kulübünden transfer edildi ve aralıklı olarak 4 sezon (1964 - 1967 ve 1968 - 1969) tescilli kaldı. Bu süre içinde 39 lig, 9 kupa ve 4 turnuva maçı olmak üzere 52 resmi ve ayrıca 11 özel maçla birlikte toplam olarak 63 kez Sarıyer tıkımında yer aldı. Göztepe Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- VERİ/BİLGİ:
DUYU ile/ve/||/<>/> AKIL
( ile/ve/||/<>/> HABER-İ SÂDIK)
- VERİ/BİLGİ/HABER:
"HEVESİMİZİ KAÇIRMAK İÇİN" değil SÜRECİMİZİ KOLAYLAŞTIRSIN VE YOĞUNLAŞALIM DİYE
- | VERİ ve/> BİLİ(ENFORMASYON) ve/> BİLGİ | ile/ve/+/<>/>/<
FARKINDALIK | BİLGELİK(İRFAN/HİKMET) ile/ve/+/<>/>/< ZARİFLİK/ZARÂFET
( BİLGİ: İnsan aklı sınırıları içerisinde evreni ve doğayı anlama çabası. )
( Bilgi, göklere uçabileceğimiz kanatlardır. )
( Yapmanız gereken şey farkında olmanın farkında olmaktır. )
( Tüm sonuçlarına katlanabilmektir. )
( Hiçbir uygarlık, varolan bilgiyle çatışmadan, bilgi üretemez. )
( KUTADGUBİLİG: Mutluluk/saadet veren bilgi, kutlu bilgi.
Çinliler, ona Edebü'l-Mülûk der; Maçinliler, onu Enîsü'l-memâlik diye adlandırır. Bu meşrık ilinin büyükleri, buna doğruca Zînetü'l-ümerâ der.
İranlılar buna Şehnâme der, Turanlılar ise Kutadgu bilig diye anar. )
(
)
( | Before AND/> After. AND/> Inside AND/> Outside |
vs./AND/+/<>/>/<
Time and place. )
( | [by] ... AND/> "What, where, when, who?" questions and answers. AND/> "How?" question and answers. |
vs./AND/+/<>/>
"Why?" question and answers. )
( | Letter, phoneme. AND/> Morpheme. AND/> Word. |
vs./AND/+/<>/>/<
Sentence. )
( [bilginin/kavramın/nesnenin/olgunun] | Öncesi VE/> Sonrası VE/> İçi ve dışı |
İLE/VE/+/<>/>/<
Zamanı ve Zemini )
( | Yazaç/harf. VE/> Hece. VE/> Sözcük. |
İLE/VE/+/<>/>/<
Tümce. )
( | ... VE/> "Ne, ne zaman, nerede, kim?" soruları ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. VE/> "Nasıl?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. |
İLE/VE/+/<>/>/<
"Neden?" sorusuyla ve yanıtlarıyla/karşılıklarıyla. )
( DATA vs./and/<>/>/< INFORMATION vs./and/<>/>/< KNOWLEDGE vs./and/<>/>/< WISDOM, AWARENESS vs./and/<>/>/< ELEGANCE )
- VERİ BİLİMİNDE:
YAPAY ZEKÂ ile/ve/||/<>/> MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/ve/||/<>/> DERİN ÖĞRENME
(
)
( 


)
- UNIVERSE OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİ EVRENİ
- VERİ ile/ve/||/<>/> BİLİ ile/ve/||/<>/> BİLGİ ile/ve/||/<>/> BİLGELİK/FARKINDALIK
(
Veri - Bili - Bilgi - Bilgelik/Farkındalık
| Veri | Bili | Bilgi | Bilgelik |
|---|---|---|---|
| Harf | Hece | Sözcük | Tümce |
| Nokta | Çizgi | Biçim | Tasarım |
| Sayı | İşlem | Sonuç | Yorum |
| Nota | Melodi | Şarkı | Beste |
| Hava Durumu Ölçümü | Sıcaklık Çizeneği | İklim Çözümlemesi | Küresel Eğilimler |
| Ham nesneler | Malzemeler | Ürün | Bilinirlik Yönetimi |
| Ham Veri | Çizenek/Grafik | Yazanak/Rapor | İş Yönetimi |
(
| Örnek Alan | Veri | Bili | Bilgi | Bilgelik |
|---|---|---|---|---|
| Doğa Bilimleri | 25°C, 30°C, 28°C, 26°C (sıcaklık değerleri) | Ortalama sıcaklık: 27°C | Yaz mevsiminde hava normalden daha sıcak. | Gelecekte su kaynaklarını korumak için önlem alınmalı. |
| Sağlık | 70 kg, 1.75 m, 120/80 mmHg, 90 kalp atışı/dakika | VKİ: 22.86 (ortalama aralıkta) | Kişi, sağlıklı kiloda ancak kalp sağlığı için hareket etmesi gerek. | Sağlıklı yaşam tarzı, süreğen sayrılıkları önler. |
| İş Dünyası | 100, 500, 300 (aylık satış rakamları) | Ortalama aylık satış: 300 adet | Satışlar, yaz aylarında artıyor. | Stok ve pazarlama yönetimi, yaz aylarına göre ayarlanmalı. |
| Eğitim | 70, 85, 90, 65 (sınav notları) | Not ortalaması: 77.5 | Matematikte başarılı, tarihte ek çalışma gerekli. | Öğrenme biçimlerine uygun eğitim ön çalışmaları başarıyı artırır. |
| Finans | 1000 TL, 1500 TL, 2000 TL (aylık gelirler) | Ortalama aylık gelir: 1500 TL | Gelir düzenli ancak tasarruf oranı düşük. | Bütçe ayarlaması ve yatırım araçları değerlendirilmeli. |
| Trafik | 50 km/s, 60 km/s, 70 km/s (araç hızları) | Ortalama hız: 60 km/s | Trafik hız sınırlarına uyulmuyor. | Hız denetimi ve eğitimle kazalar azaltılabilir. |
| Tarım | 10 kg, 15 kg, 20 kg (ürün verimleri) | Ortalama verim: 15 kg | Toprak niteliği düşük, ... gerekli. | Sürdürülebilir tarım yöntemleriyle verim artırılabilir. |
( DATA vs./and/||/<>/> INFORMATION vs./and/||/<>/> KNOWLEDGE vs./and/||/<>/> WISDOM/AWARENESS )
- VERİ ile/ve/=/<> HABER
( DATA vs./and/=/<> NEWS )
- MUTÂ[Osm.] / DATA[İng.] / DONNÉE[Fr.] / DATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİ
- VERİ ile/ve/> SPERMATA
( Bilgi nesnesi. İLE/VE/> Dönüştürücü/dölleyici bilgi. )
- VERİ ile VERİ ANALİZİ ile VERİ TAŞIYICI ile VERİ HÜCRESİ ile VERİ MERKEZİ ile VERİ KANALI ile VERİ İLETİŞİMİ ile VERİ SIKIŞTIRMA ile VERİ EKRANI ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ FORMATI ile VERİ İŞLEME ile VERİ ÖĞESİ ile VERİ DÜZEYİ ile VERİ YÖNETİMİ ile VERİ ORTAMI ile VERİ ORGANİZASYONU ile VERİ İŞLEME ile VERİ İŞLEMCİSİ ile VERİ KAYDEDİCİ ile VERİ KAYDI ile VERİ AZALTMA ile VERİ ALMA ile VERİ SETİ ile VERİ YAPISI ile VERİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile VERİ İLETİMİ ile VERİ BİRİMİ
( DATA vs. DATA ANALYSIS vs. DATA CARRIER vs. DATA CELL vs. DATA CENTER vs. DATA CHANNEL vs. DATA COMMUNICATION vs. DATA COMPACTION vs. DATA DISPLAY vs. DATA ELEMENT vs. DATA FORMAT vs. DATA HANDLING vs. DATA ITEM vs. DATA LEVEL vs. DATA MANAGEMENT vs. DATA MEDIUM vs. DATA ORGANIZATION vs. DATA PROCESSING vs. DATA PROCESSOR vs. DATA RECORDER vs. DATA RECORDING vs. DATA REDUCTION vs. DATA RETRIEVAL vs. DATA SET vs. DATA STRUCTURE vs. DATA TRANSDUCER vs. DATA TRANSMISSION vs. DATA UNIT )
( مفروضات ile داده ها ile داده کاوي ile داده بر ile ياخته داده ile مرکز داده ها ile مجراي داده ها ile ارتباط دادهاي ile داده فشاري ile داده نما ile عنصر داده ile قالب داده ها ile داده گرداني ile قلم داده ile سطح داده ile مديريت داده ها ile داده رسان ile سازمان داده ها ile داده پردازي ile داده پرداز ile پردازنده دادهها ile ضباط داده ها ile داده نگار ile داده نگاري ile ضبط داده ها ile داده کاهي ile بازيابي دادهها ile مجموعه داده ها ile ساخت داده ها ile مبدل داده ها ile مخابره داده ها ile واحد داده )
( MOFRUZAT ile DADEH CPEHA ile DADEH KAVY ile DADEH BAR ile YAKHTEH DADEH ile MARKZ DADEH CPEHA ile MOJRAY DADEH CPEHA ile ERTABAT DADEHYAY ile DADEH FESHARY ile DADEH NAMA ile ONSER DADEH ile GHALEB DADEH CPEHA ile DADEH GARDANY ile GHALAM DADEH ile SATH DADEH ile MADYRYT DADEH CPEHA ile DADEH RESAN ile SAZMAN DADEH CPEHA ile DADEH PARDAZY ile DADEH PARDAZ ile PARDAZANDEH DADEHESA ile ZABAT DADEH CPEHA ile DADEH NEGAR ile DADEH NEGARY ile ZABT DADEH CPEHA ile DADEH KAHY ile BAZYABY DADEHESA ile MAJMUE DADEH CPEHA ile SAKHT DADEH CPEHA ile MOBDEL DADEH CPEHA ile MOKHABREH DADEH CPEHA ile VAHAD DADEH )
- VERİ ile/ve/||/<> YORUM
( Fotoğraf. @@ Resim. )
- DONOR LEVEL[İng.] / NIVEAU DONNEUR[Fr.] / DONATORNIVEAU, DONORNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ DÜZEYİ
- DONOR[İng.] / DONNEUR[Fr.] / DONATOR, DONOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİCİ
- VERİFİKASYON/VERİFICATION[İng.] değil/yerine/= DOĞRULAMA
- VERİLDİ ile GERÇEĞİ GÖZ ÖNÜNE ALINDIĞINDA ile VERİLEN
( GIVEN vs. GIVEN THE FACT THAT vs. GIVEN TO )
( مبذول ile داده ile مفروض ile از آنجا که ile با توجه به اين که ile سپرده )
( MABZOL ile DADEH ile MOFRUZ ile AZ ANJA KEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile SEPARDEH )
- VERİLENİ/SUNULANI:
"YUT" DİYE değil TUT DİYE!
- SPREAD OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİLERİN DAĞILIMI
- VERİLİ (ORTAK) AKIL ile/ve/> KURULU (ORTAK) AKIL
( Kültür. İLE/VE/> Uygarlık. )
( Nedenbilimsel. İLE/VE/> Erekbilimsel. )
- VERİLİ OLAN ile GERÇEK OLAN
( Gerçeğe varmış kişi, en içten kişidir. )
( Gerçeği arayışın kendi gerçeğin devinimidir. )
( Gerçeğin devam gereksinimi yoktur. )
( En iyi olan, yalnızca gerçek olandır. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Eğer anlatabilirseniz, o gerçek olan değildir. )
( Gerçeğe varış, kaynağı keşfetmek ve onda karar kılmaktır. )
( The realised person is the most earnest person.
The search for reality is itself the movement of reality.
Reality need not continue.
The real is your only good.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
The real is for all and forever.
If you can convey, it is not the real thing.
Realisation consists in discovering the source and abiding there. )
( BEING EMBEDED vs. BEING TRUE/REAL )
- VERİLİ ile ÇEVRİLİ
- VERİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANILMIŞ
( VEHBÎ İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< KESBÎ )
- VERİLİ ile/ve/||/<>/> VAROLAN
( Doğa. İLE/VE/||/<>/> Kültür. )
- VERİLMEK ile VERİŞTİRMEK ile VERİLEBİLMEK ile VERİMSİZLEŞMEK ile VERİMSİZLEŞTİRMEK ile VERİ ile VERİM ile VERİT ile VERİŞ ile VERİCİ/LİK ile VERİMLİ/LİK ile VERİMSİZ/LİK ile VERİ İŞLEM ile VERİ ORTAMI ile VERİ TABANI ile VERİ BANKASI ile VERİ DOSYASI ile VERİ TOPLAMA
- VERİM / VERMİM/VERMEYİM" ile/değil VEREYİM / VERMEYEYİM
- VERİM ile/ve BEREKET
( Bereket maddeyle ölçülmez. )
( YIELD vs. ABUNDANCE )
- VERİM ile/ve/||/<> YAPIT
- VERİMLİ ile DOĞURGANLIK ile GÜBRELEMEK ile GÜBRE
( FERTILE vs. FERTILITY vs. FERTILIZE vs. FERTILIZER )
( بارور ile پرثمر ile حاصلخيز ile پربرکت ile برومند ile حاصلخيزي ile باروري ile کودگياهي دادن ile کود دادن ile بارور کردن ile لقاح کردن ile حاصلخيز کردن ile حاصلخيز شدن ile کود ile آبستن کننده )
( BAROOR ile PORSMER ile HASELKHYZ ile PARBARKAT ile BOROMAND ile HASELKHYZY ile BAROORY ile KOODEGYAHY DADAN ile KOOD DADAN ile BAROOR KARDAN ile LAGHAH KARDAN ile HASELKHYZ KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile KOOD ile ABSTAN KONANDEH )
- VERİMLİLİK ve/> BAŞARI
( PRODUCTIVITY vs./> SUCCESS )
- VERİMLİLİK ve/||/<> BEREKET ve/||/<> ÜRETKENLİK
- VERİMLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇİLECİ/LİK
- FÂİDE[Osm.] / EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT EN QUANTITÉ[Fr.] / GUTEVER, WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİMLİLİK
- VERİMLİLİK ile/ve/||/<>/< ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< AMAÇ
- VERİNCE, ALMAYI BEKLEMEK değil/yerine ALINCA, VERMEYİ BECERMEK
- VERİP VERİŞTİRME
- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞI BAKAR ŞEKİLDE UZATMAK yerine AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR ŞEKİLDE) UZATMAK
- VERİRKEN:
AVUÇ AŞAĞIYA BAKAR BİÇİMDE UZATMAK yerine/değil AÇIK AVUÇLA (YUKARI BAKAR BİÇİMDE) UZATMAK
- VERİRSEN ALIRSIN değil VERİRSEN, ALIRSIN
- VERİTABANI ile/||/<> ALGORİTMA
( Veritabanı veri depolama İLE algoritma işlem yöntemi. )
( Formül: Storage İLE processing method )
(1996'dan beri)