Bugün[17 Ocak 2026]
itibarı ile 2.885 başlık/FaRk ile birlikte,
2.885 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(9/13)


- UNİFORM İLE PİTTING İLE CREVİCE İLE GALVANİC ile/||/<> KOROZYON TÜRLERİ

( Metal bozunma mekanizmaları. )

( Formül: Fe → Fe²⁺ + 2e⁻ )


- UNİFORM SÜREKLİLİK ile/||/<> POİNTWİSE SÜREKLİLİK

( Uniform δ tüm noktalar için, pointwise her nokta ayrı. )

( Formül: Global δ İLE local δ )


- UNIFORM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ


- UNIFORM :/yerine ÜNİFORMA


- ÜNİFORMA ile ÜNİFORMALI ile ÜNİFORMASIZ


- ÜNİK değil/yerine/= EŞSİZ


- UNILATERAL[İng.] değil/yerine/= TEK TARAFLI


- UNIMPORTANT vs. SECONDARY


- UNION :/yerine BİRLİK, SENDİKA


- UNIPOLAR[İng.] değil/yerine/= TEK KUTUPLU


- UNIQUE vs. HARMONY


- UNIQUE vs. ONLY


- UNIQUE :/yerine BENZERSİZ


- UNISEKS SEKS

( UNISEX
SEX )


- UNIT :/yerine BİRİM


- UNİTARY MATRİX ile/||/<> NORMAL MATRİX

( Unitary UU*=I, normal AA*=A*A. )

( Formül: Preserves inner product İLE commutes )


- UNİTARY OPERATOR ile/||/<> ISOMETRY

( Unitary TT*=T*T=I, isometry ||Tx||=||x||. )

( Formül: Bijective isometry İLE norm preserving )


- ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT

( Birim, vahit, ölçü. )


- ÜNİTE/UNIT[İng.] değil/yerine/= BİRİM


- ÜNİTE ile ÜNİTER


- UNITED :/yerine BİRLEŞİK


- UNITY vs. DISCRIMINATED UNITY


- UNITY vs. IDENTITY


- UNITY vs. INTEGRITY


- UNITY vs. UNITY FOR PROFIT


- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ


- UNİVALENCE İLE HİGHER INDUCTİVE TYPES İLE CUBİCAL ile/||/<> HOTT

( Homotopi tip kuramı. )

( Formül: A ≃ B → A = B )


- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ


- UNIVERSAL vs. PLURAL


- UNIVERSAL vs. TOTAL/OVERALL


- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL


- UNIVERSAL :/yerine EVRENSEL


- UNIVERSALIS ANTE REM ile/ve/<> UNIVERSALIS INREBUS ile/ve/<> UNIVERSALIS POST REM

( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. İLE/VE/||/<> St. Thomas. | Hegel. )

( Şeyden önce. İLE/VE/||/<> Şeyde. İLE/VE/||/<> Şeyden sonra. )


- UNIVERSALIZATION vs./and TO GET INFINITE


- UNIVERSE :/yerine EVREN


- ÜNİVERSİTE MEZUNU ile BEKÂRLIK ile BEKARLIK

( BACHELOR vs. BACHELORHOOD vs. BACHELORSHIP )

( بدون عيال ile عزب ile مجرد ile باشليه ile دانشياب ile عزبي ile تجرد ile بي زني )

( BEDON EYAL ile عزب ile MOJARD ile BASHELYYEH ile DANESHYAB ile عزبي ile TAJARD ile BEY ZANY )


- ÜNİVERSİTE ile AKADEMİ


- ÜNİVERSİTE["ÜNİVERSTE" değil!] değil/yerine/= BİLİMTEY/EVRENKENT


- ÜNİVERSİTE FAKÜLTE


- ÜNİVERSİTE ile/ve/değil/||/<>/>/< UÇAN ÜNİVERSİTE

( "Uçan Üniversite" kitabının özetini okumak için burayı tıklayınız... )


- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE MEZUNU ile ÇEVİRİ FAKÜLTESİ ile KOLEJ VEYA ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE

( COLLEGE vs. COLLEGE GRADUATE vs. COLLEGE OF TRANSLATION vs. COLLEGE OR UNIVERSITY vs. COLLEGIATE )

( دانشکده ile کالج ile دانشسرا ile ليسانسيه ile مدرسه عالي ترجمه ile مدرسه ترجمه ile دارالعلم ile دانشکدهاي )

( DANESHKODEH ile KALJ ile DANESHOSRA ile ليسانسيه ile MADRESEH ALY TARJMEH ile مدرسه ترجمه ile DAROLOLAM ile DANESHKODEHYAY )


- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTELİ/LİK ile ÜNİVERSİTELER ARASI


- ÜNİVERSİTEDE:
BURS ile/ve/<> KREDİ

( * Burs, başbakanlık tarafından verilir ve geri ödemesi yoktur fakat kredinin geri ödemesi vardır.

* Bursunuzun devamı için çeşitli koşulları sağlamanız gerekmektedir. [Disiplin ve not şartı.]

* Kredi alırsanız, geri ödemesi vardır ve beyaz eşyaya bağlı faiz oranlarına göre anaparaya faiz eklenerek sizden tahsil edilir.

* Kredi ödemesi ilk sigorta başlangıcında ya da öğrencilikten 2 yıl sonra başlar. Bu süreyi uzattırabilir, taksitlendirme yapabilir ve çeşitli yollar deneyebilirsiniz.

* Bursunuz, başarısızlık nedeniyle düşerse artık burs değil kredi almış olursunuz. Bursunuz, krediye dönüşür. )


- ÜNİVERSİTEDE ÖĞRETİM:
BİRİNCİ ile/ve/<>/> İKİNCİ

( ... İLE/VE/<>/> Örgün eğitim dışında verilen eğitim.[17:00 - 23:00 arası] )

( ... İLE/VE/<>/> Harç ücreti daha yüksektir ve giriş puanları daha düşüktür. )

( Diploma ya da eşitlik farkları yoktur. Diplomada da "ikincil öğretim" ile ilgili bir belirteç yoktur. )

( İkinci öğretim öğrencileri de burs ve kredi alabilmektedir. )


- ÜNİVERSİTENİN:
EVRENSELLİĞİ ile/ve/değil EVRENSELLEŞTİRİCİLİĞİ


- UNIVERSITY :/yerine ÜNİVERSİTE


- UNIX ile LINUX


- UNKAN, EMİN (İST. 1925...?..) :

( Üniversiteden Yüksek Kimya Mühendisi olarak mezun oldub. Eczacı olarak iş hayata atıldı. Davutpaşa Spor Kulübü ile Sarıyer Spor kulübü üyesiydi. Sarıyer S.K. de bir dönem (1957 - 1958) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÜNKARACALAR, NAFİA (...) :

( Sarıyer Belediyesi Tekvando sporcusu. Özbekistan'ın Taşkent şehrinde yapılan 5. Dünya Tekvando Şampiyonasında 3. Oldu. )


- UNKNOWN :/yerine BİLİNMEYEN


- UNLAMAK ile UNLANMAK


- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]

( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )

( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )


- ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ

( EXCLAMATION vs. EXCLAMATORY )

( علامت تعجب ile غريو ile متضمن فرياد ile شگفت آور )

( ALAMET TAJAB ile غريو ile MOTAZMAN FARYAD ile SHGOFT AVAR )


- ÜNLEMEK ile ÜNLENMEK ile ÜNLETMEK ile ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ


- UNLESS :/yerine OLMADIKÇA


- ÜNLİGİL, PROF. DR. HALUK H.(EDİRNE, 1930) :

( İ.Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. İlk ve Ortaokulu Edirne'de, Liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesinde bitirdi (1947). İ.Ü. Orman Fakültesine girdi ve buradan 1982'de Orman Yüsek Mühendisi olarak mezun oldu. Askerlik görevini tamamladıktan sonra bir süre Orman Genel Müdürlüğü teşkilatında görev yaptı bilahare İ.Ü. Orman Fakültesi Botanik Kürsüsünde asistan oldu. 1957 - 1960 yılları arasında Almanya'da bulundu ve hazırladığı "Untersuchengen über die Pilzresisüenz ungeschützer und geschützer Hölzer" adlı doktora tezi ile "Doktor" ünvanını aldı. Doktor ünvanını aldıktan sonra yurda döndü ve 1962 yılına kadar görev yaptı. 1963'te Kanada'ya giderek bilimsel inceleme ve araştırmalarda bulundu ve danışmanlık hizmeti verdi. Bilahare Türkiye'ye döndü ve Orman Mühendisliği Bölümü, Orman Endüstrisi Makinaları ve İşletme Anabilim Dalı'nda Doçent olarak çalışmaya başladı ve 1996'da profesörlüğe yükseltildi. 1997'de de emekli oldu. )


- UNLIKE :/yerine FARKLI, BENZEMEYEN


- UNLIKELY :/yerine OLASI OLMAYAN


- ÜNLÜ DEĞİŞİMİ ile ...


- ÜNLÜ HARF/LER ile/<> ÜNSÜZ HARF/LER

( Kalın: A[düz ve geniş] | I[düz ve dar] | O[yuvarlak ve geniş] | U[yuvarlak ve dar]
İnce: E[düz ve geniş] | İ[düz ve dar] | Ö[yuvarlak ve geniş] | Ü[yuvarlak ve dar]
İLE/VE/||/<>
Dudak: F[sert ve sürekli] | P[sert ve süreksiz] || M, V[yumuşak ve sürekli] | B[yumuşak ve süreksiz]
(Yarı) Dudak-Diş: F[sert ve sürekli] || V[yumuşak ve sürekli]
Diş: S, Ş[sert ve sürekli] | Ç, T[sert ve süreksiz] || J, L, N, R, Z[yumuşak ve sürekli] | C, D[yumuşak ve süreksiz]
Damak: K[sert ve süreksiz] || Y[yumuşak ve sürekli] | C, G[yumuşak ve süreksiz]
Gırtlak: H[sert ve sürekli] || Ğ[yumuşak ve sürekli] )

(
İLE
)

( )

( VOWEL SOUND vs. CONSONANT SOUND )


- ÜNLÜ OLMAK İÇİN SOYUNMAK ile/ve/<> SANAT İÇİN SOYUNMAK


- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE


- ÜNLÜ ile ÜNLÜ İNSANLAR ile ÜNLÜ KİŞİLER

( FAMOUS vs. FAMOUS PEOPLE vs. FAMOUS PERSONS )

( نکونام ile نامآور ile نامي ile نامدار ile شهير ile شهره ile مشهور ile بنام ile بلند آوازه ile معروف ile مشاهير ile معاريف )

( NEKONAM ile NAMAAVAR ile NAMY ile NAMDAR ile شهير ile SHEHAREH ile MOSHEHOR ile BENAM ile BALAND AVAZEH ile MARUF ile مشاهير ile معاريف )


- ÜNLÜ/LÜK ile ÜNLÜLÜ ile ÜNLÜ UYUMU ile ÜNLÜ DÜŞMESİ ile ÜNLÜ TÜREMESİ ile ÜNLÜ KISALMASI ile ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile ÜNLÜ KAYNAŞMASI


- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK

( Ün/şöhret, âfettir. )

( [not] FAMOUS vs./and/but KNOWN
KNOWN instead of FAMOUS )


- UNMEASURABILITY vs. MEASURABILITY OF TRANSMISSING


- UNNECESSARY/LACK OF NEED/WASTE vs. EXTRA


- UNREASONABLE vs. IRRATIONAL


- ÜN/ŞÂN[Ar.] ile ŞAN[Fr. CHANT]

( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. )


- ÜNSİYET ile ...

( YAKINLIK, ARKADAŞLIK )


- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET

( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )

( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )


- ÜN/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMA

( Tanımadıklarının seni tanıması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tanıdığın ya da tanıyabileceğin sayıda kişinin seni tanıması. )

( [yaklaşık olarak] 100.000 - 500.000 üzeri kişi tarafından tanınmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 100.000 - 500.000 altında kişi tarafından tanınmak. )

( [not] FAME vs./and/but TO BE WELL-KNOWN
TO BE WELL-KNOWN instead of FAME )


- UNSU ile UNSUR


- UNSUL[Ar.] ile UNSUR[Ar. çoğ. ANÂSIR]

( Adasoğanı.[şurubu, kalp hastalıklarına, kan bozukluğuna ve akciğer zarı yangısına/iltihabına karşı kullanılır] İLE Birleşik/bütüncül nesneleri oluşturan basit/tekil nesnelerin her biri. | Bir bütünden ayrılıpı bir parça oluşturan bölüm. | Kök, esas, madde. )


- UNSUR[Ar.] değil/yerine/= ÖĞE


- UNSURLARIN TRANSANDANTAL DOKTRİNİ ile/ve/||/<> YÖNTEMİN TRANSANDANTAL DOKTRİNİ


- ÜNSÜZ ile KAPANTI

( ... İLE Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması. )


- ÜNSÜZ/LÜK ile ÜNSÜZLÜ ile ÜNSÜZ UYUMU ile ÜNSÜZ DÜŞMESİ ile ÜNSÜZ TÜREMESİ ile ÜNSÜZ GÖÇÜŞMESİ ile ÜNSÜZ BENZEŞMESİ ile ÜNSÜZ TEKLEŞMESİ ile ÜNSÜZ İKİZLEŞMESİ


- UNTIL :/yerine -E KADAR


- UNUFAK


- UNUSUAL :/yerine ALIŞILMADIK


- UNUT! değil/yerine UMUT/ÜMİT


- ÇALIŞMAK GEREK:
UNUTABİLMEK İÇİN ve/||/<> BOŞ BOŞ DÜŞÜNMEMEK İÇİN ve/||/<> DALIP DALIP GİTMEMEK İÇİN


- UNUTABİLMEK ile/değil BİLGELEŞME


- UNUTABİLMEK ve/=/||/<>/> İYİLEŞMEK


- UNUTACAĞIZ ve/||/<> UNUTULACAĞIZ

( Biraz zaman geçince. VE/||/<> Biraz zaman geçince. )


- UNUTALIM! ile/ve/||/<>/> UNUTMAYALIM!

( "Yaptığımız" "iyiliği" ve "gördüğümüz" "kötülüğü". İLE/VE/||/<>/> Ölümü. )


- UNUTAMAMAK ile "UMURSAMAMAK"

( Akıl sayrılığında. İLE "Akıllı/bilgili/donanımlı" olanlarda. )


- Unutarak DİNLE!!!


- UNUTKAN/LIK/TAN ile/ve/değil BEZMİŞ/LİK/TEN


- UNUTMA HAKKI ve/||/<> UNUTULMA HAKKI

( "Unutulma Hakkı" nedir? için burayı tıklayınız... )


- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)

( TO BE SURE vs./and LACK OF REMIND )


- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".

- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )

( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:

1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.

2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.

3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.

Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )

(

Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )

( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )


- UNUTMABENİ

( İkiçeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki. )

( MYOSOTIS PALUSTRIS )


- Unutmadan DİNLE!!!


- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK


- Unutmak için DİNLE!!!


- Unutmak için SUS!!!


- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK

( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )

( LETE: Unutma yudumu. )

( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )

( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )

( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )


- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI


- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK

( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )

( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )

( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )

( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )

( [not] TO FORGET vs./and/but/<> TO FORGIVE
TO FORGIVE instead of TO FORGET )


- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK

( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )


- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK


- UNUTMAK ile "ATLAMAK"

( TO BE SURE vs./and TO SKIP )


- UNUTMAK ile/değil "BASTIRMAK" ile/değil GÖZ ARDI ETMEK


- UNUTMAK ile "BİLİYORUM" SANMAK

( TO FORGET vs. TO SUPPOSE "KNOW" )


- UNUTMAK ile BİLMEMEK

( TO FORGET vs. NOT TO KNOW )


- UNUTMAK ile BOŞLAMAK/İHMAL[Ar.]

( TO FORGET vs. NEGLIGENCE )


- UNUTMAK ile DEŞMEMEK


- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK

( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )


- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK


- UNUTMAK ile KUTLAMAK

( [durum/haber] Kötüyse. İLE İyiyse. )


- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK


- UNUTMAK değil UNUTABİLMEK

( Kavram. DEĞİL Kişinin/kişinin olanağı, becerisi, bilgisi, bilgeliği(irfanı), istenci(irâdesi) ve direnci(ihtiyârı). )


- UNUTMAK ile UNUTKAN ile UNUTKANLIK ile UNUTMAK

( FORGET vs. FORGETFUL vs. FORGETFULNESS vs. FORGETTING )

( از ياد بردن ile از ذهن بردن ile فراموش کردن ile به فراموشي سپردن ile فراموشکار ile کم حافظه ile نسيان ile فراموشکاري ile فراموشي )

( AZ YAD BARDAN ile AZ ZEAN BARDAN ile FARAMUSH KARDAN ile BAH FARAMUSHY SEPARDAN ile FARAMUSHKAR ile KAM HAFEZEH ile نسيان ile FARAMUSHKARY ile FARAMUSHY )


- UNUTMAK ile UNUTULMAK ile UNUTABİLMEK ile UNUTUVERMEK


- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK


- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK

( [not] "TO FORGET" vs./and TO TALK ON
TO TALK ON instead of "TO FORGET" )


- UNUTMAK ile/ve YENİLEMEK

( TO FORGET vs./and TO REFRESH )


- Unutmamak için DİNLE!!!


- Unutmamak için SUS!!!


- UNUTMAMALI!


- UNUTMUŞTUM değil UNUTMUŞUM


- UNUTMUŞUM değil/yerine YETERİNCE (HIZLI) ANIMSAYAMAMIŞIM


- UNUTTUM yerine ANIMSAYAMADIM(/HATIRLAYAMADIM)


- UNUTTUM yerine UNUTTURULDU


- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!


- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN


- UNUTTURMAK ile UNUTTURABİLMEK ile UNUTTURUVERMEK


- UNUTULABİLMEK ile UNUTULUVERMEK


- UNUTULANI ANIMSAMAK ile/ve/değil/||/<> UNUTTUĞUNU ANIMSAMAK


- UNUTULMA HAKKI ile/ve/||/<> AF


- UNUTULMA HAKKI'NDA:
ANALOG ile/ve/<> ÇEVRİMİÇİ ile/ve/<> SİLDİRME ile/ve/<> DİZİNDEN ÇIKARMA(DELISTING)

( Basılı. İLE/VE/<> Dijital. İLE/VE/<> Kişisel veriler. İLE/VE/<> ... )


- UNUTULMA HAKKI'NDA:
BİLGİ ile/ve/||/<> ZAMAN

( DOĞRU BİLGİ ile/ve/||/<> HUKUKA UYGUN, YAYILMIŞ BİLGİ

ile~ve~||~<>

BİLGİNİN: TOPLUMSAL ÖNEMİMİ YİTİRMESİ ile/ve/||/<> GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMESİ )


- UNUTULMA HAKKI'NDA:
LEBACH KARARI ve/||/<> MELVIN V. REID KARARI


- UNUTULMA HAKKI'NDA:
RIGHT TO OBLIVION ile/ve/||/<> RIGHT TO BE FORGOTTEN


- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN


- UNUTUL/UR / UNUTURUZ / UNUTURUM / UNUTURSUN değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN


- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)

( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )


- UNUTUYORUM değil/yerine BAZEN ANIMSAYAMIYORUM


- SAN/UNVAN ve/||/<> ALTES[Fr. < ALTESSE]

( ... VE/||/<> Prens ve prenseslere verilen onur unvanı. | Bu unvanı taşıyan kişi. )


- UNVAN ile İTİRAZ SAHİBİ

( APPELLATION vs. APPELLEE )

( وجه تسميه ile مستانف عليه )

( وجه تسميه ile مستانف عليه )


- UNVAN[Ar.]/AYAG [divanlugatturk]/TITRE[Fr.] değil/yerine/= SAN


- UNVAN ile UNVANLI ile UNVANSIZ/LIK


- UNVANLARI["ÜNVAN" değil!]:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (AYRAÇ İÇİNDE) YAZMAK

( "Prof./Dr. ... ..." DEĞİL/YERİNE "... ... (Prof./Dr.)" gibi. )

( Kişinin ve adının önüne gelebilecek -unvanı/sıfatı ne kadar önemli/değerli olursa olsun- hiçbir unvan/sıfat konulamaz/konulmamalıdır! )

( Belki algıda/tanımada kolaylık ve hız kazandıracağından hareketle bu biçimde uygulanıyorsa da bu tutumdan vazgeç(il)melidir! [Saygısızlık ya da hakaret olarak yorumlanmamalıdır!] )

( Türkçe'si varken...
* PROFESÖR yerine BİLMEN
* DOÇENT yerine BİLGEN
* YARDIMCI DOÇENT yerine BİLGER
* ASİSTAN yerine KÖMEK
* REKTÖR yerine BİLİMBEY
* DEKAN yerine YETİLBEY
* DOKTOR yerine ÖKE
* MASTER yerine UNGAN
* ÜNİVERSİTE yerine BİLİMTEY
* AKADEMİSYEN yerine BİLİMCİ
* BİLİM İNSANI yerine BİLİMCİ )


- UP :/yerine YUKARI


- UPANİŞAD ile/ve BHAGAVAD GITA ile/ve DHAMMAPADA

( Aydınlanma yolu. İLE/VE Sevgi yolu. İLE/VE Gerçeğe giden yol, aydınlanma yolu, yaşam yolu. )


- UPANİŞADLAR ile ...

( Sözel olarak bir grup öğrencinin, öğretmenlerinin dizinin dibine oturmalarını ifade eder. Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılarından oluşur. Klasik sayılan onüç yazı, M.Ö. 800-400 tarihleri arasında yazılmışlardır. )


- UPANİŞADLAR ile/ve BRAHMANİZM(VAYSYA)

( Upanişadlar'ın Brahmanizm'den farkı, inanç ve mistik pratikler yerine, Düşünce'yi önermesidir. )

( Upanişadlar(M.Ö. VII. yy.)(Kutsal Vahiy) kurumlaşmış Brahmanizm'e yeni yaklaşımlar getiren yorumları içermektedir. Brahmanlar bir inanç değil, bir akıl ilkesi olarak ele alınmıştır. )


- UPARATI ile ...

( Dinlenme, sakin kalma, hoşgörü ve tüm mezhepsel kuralları red ve terk etme. Vedanta\'da ulaşılması öngörülen altı nitelikten biri;Sama(sükûnet, iç huzuru),
Dama(ego kontrolü, kendini dizginleme),
Uparati(hoşgörü),
Titiksha(tahammül),
Sraddha(inanç),
Samadhana(denge hali). )


- UPARATİ ile/||/<> MUMUKSHATTVA

( Dinlenme, sakin kalma, hoşgörü ve tüm mezhepsel kuralları red ve terk etme. @@ Doğru arzu, Nihai İlke'yi bilmek ve böylece özgürlüğe erişmek yolundaki içtenlik. )


- UPAYA[Sansk.] ile ...

( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, bu yoldaki engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler, ustaca teknikler. )


- UPAYA ile/||/<> MARGA ile/||/<> DHARMA-DATU

( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler. @@ Yol. @@ Mutlak, Dharma Âlemi. )


- UPON :/yerine ÜZERİNDE


- UPPER :/yerine ÜST


- UPPERCASE vs. LOWERCASE


- UPREGULATION/UPREGULATION[İng.] değil/yerine/= ARTARAK DÜZENLENİM


- (UP)RIGHT(NESS) vs./and APPROPRIATE(NESS)


- UPS/UNINTERRUPTIBLE POWER SUPPLY[İng.] değil/yerine/= KESİNTISİZ GÜÇ KAYNAĞI


- UPTAKE[İng.] değil/yerine/= TUTULUM


- UPUCUZ


- UPUYGUN = MUTABIK = ADEQUAT[İng.] = ADÉQUAT[Fr.] = ADÄQUAT[Alm.] = ADEQUATUS[Lat.] = ADECUADO/DA[İsp.]


- UPUZUN


- UR[Tr.]/TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] ile TÜMÜR

( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan ya da bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, çingene ahtapotu, vejetasyon. İLE Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )


- UR ile/ve/||/<> BALONLAŞMA/ANEVRİZMA[Fr. < Yun. < ANEVRISME]

( ... İLE Bir atardamarın, bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )


- UR ile MİYOM

( ... İLE İyi huylu. )

( ... İLE 8-9 cm.'den küçük ve 3'ten az olması durumunda laparoskopi/histeroskopi uygulanabilmektedir. )


- UR[Ar.] ile ÛR[Ar. < A'VER, AVRÂ]

( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör. İLE Tek gözlüler. | Silahsız, mühimmatsız olanlar. )


- UR ile UR KAPLAMA


- URAL ALTAY ile URAL DİLLERİ


- URAL, CEVDET (ÇAYKARA, 1929) :

( Ticaret lisesini bitirdikten sonra nakliyatçılık alanında iş hayatına atıldı. Uluslararası Nakliyatçılar Derneği Üyesi Kurucu üyesi olup, Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- URAL ile/ve/||/<> TÜRK

(

Ural ve Türk Dillerin Sınıflandırması

  • Ural Dilleri
    • Fin-Ugor
      • Fince
      • Estonca
      • Macarca
    • Samoyedik
      • Neenetsçe
      • Enetsçe
      • Ngansanca
  • Altay Dilleri
    (Kuramsal bir aile olup Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca’yı içerdiği iddia edilmiştir ancak bu bağlantılar kanıtlanamamıştır.)
    (Sümerce, Elamca, Etrüskçe gibi dillerin Altay ya da Ural dilleriyle ilişkilendirilmesi sadece spekülatif kuramlarla desteklenmiş, genel kabul görmemiştir.)
    • Türk Dilleri
      (Türk dilleri, ayrı bir aile olarak kabul edilir.)
      • Oğuz
        • Türkçe
        • Azerice
        • Türkmence
      • Kıpçak
        • Kazakça
        • Kırgızca
        • Tatarca
      • Karluk
        • Özbekçe
        • Uygurca
      • Öteki
        • Çuvaşça
        • Yakutça
    • Moğol Dilleri
      • Moğolca
      • Buryatça
      • Kalmakça
    • Tunguz Dilleri
      • Mançuca
      • Evenkice
    • Tartışmalı
      • Korece
      • Japonca
)


- URAN, M. İSMET (1949 - 1992) :

( Üniversite öğrenimini tamamlayarak Yüksek Mühendis olarak iş hayatına atıldı. Müteahhitlik ve Turizm alanında yatırım yapan Uran Holding'i kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- URANOS ve/<>/> KRONOS ve/<>/> ZEUS


- URANOS ile/ve PONTOS

( Gök. İLE/VE Deniz, Su. )


- URANÜS ile/||/<> GEZEGEN

( Uranüs gezegeninin keşfi )

( William Herschel tarafından 1781 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )


- URANYUM

( Atom numarası 92, atom ağırlığı 238,03 olan, 1800 °C'ye doğru ergiyen, 18,7 yoğunluğunda, demir görünüşünde bir öğe. [ Simgesi: U ] )

( URANIUM )


- URANYUM 238 ile/ve/||/<> URANYUM 235 ile/ve/||/<> URANYUM 234

(

İzotop Doğal Bolluk Yarılanma Ömrü Kullanım Alanları Nükleer Reaksiyonlardaki Rolü
Uranyum 238 %99,3 4,468 milyar yıl - Plütonyum-239 üretimi
- Zenginleştirme yan ürünü
- Radyasyon kaynakları
Nötron yakalama, plütonyum üretimi
Uranyum 235 %0,7 703,8 milyon yıl - Nükleer reaktör yakıtı
- Nükleer silah yapımı
Fisyon tepkimelerinde kullanılır
Uranyum 234 %0,0055 245.500 yıl Sınırlı doğrudan kullanım Ara ürün olarak yer alır
)


- URANYUM ile URANYUMLU


- URAS, PROF. DR. GÜNGÖR (DÜZCE; 19233 - 2018) :

( Yeniköy/Sarıyer'de ikamet eden iktisat ve ekonomi profesörüdür. İlkokulu Anadolu'nun değişik şehirlerinde okudu. Ankara Kolejini ve Mülkiyeyi bitirdi. Devlet Planlama Teşkilatında 1962 - l974 yıllarında uzman olarak çalıştı. Kuruluşundan sonra TÜSİAD'ın ilk genel sekreteri olarak yayın ve araştırma faaliyetini başlattı.1980 - 2001 yılları arasında Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı olarak Sabancı Grubunda çalıştı. Siyasal Bilgiler Fakültesinde başladığı doktorasını İ.Ü İktisat Fakültesinde tamamladı. Doçentlik sınavını Boğaziçi Üniversitesi'nde verdi. Marmara Üniversitesi'nde Profesör oldu. Köşe yazılarına l968 yılında Türkiye İktisat Gazetesinde başladı. Ekonomi Gazetesi Rapor'da günlük, Güneş Gazetesinde de ekonomi yazdı. l982 yılından 2018 yılına kadar Dünya Gazetesinde köşe yazılarını Tevfik Güngör ismi ile yazdı. Sabah Gazetesinde Ali Rıza Kardüz adı ile başlattığı günlük köşe yazılarını gerçek adı olan Güngör Uras olarak Milliyet de devam ettirdi. Daha önce TRT 2 de Olayların içinden adı ile yaptığı ekonomi söyleşilerini bilahare CNN Türk de Akıl Defterinde devam ettirdi. Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü sahibidir. )


- ÜRAT[Fr.] ile ÜRE[Fr. < Yun.]

( Sidik asidi tuzu. İLE Azotlu besinlerin, gövdede yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda, sidikle dışarı atılan azotlu madde. | Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan, temel gereçlerden, beyaz, billursu toz. )


- URBA ile URBAN ile URBALI ile URBASIZ/LIK ile URBANİZM


- URBAN :/yerine KENTSEL


- URBAN ile URBANİZM

( Çöl arapları, bedevî. İLE Mimarlığın, şehir düzeniyle uğraşan kolu. [URBANİST] )


- URBAYI(GİYSİYİ) BEZDEN YAPARLAR değil UÇKURU BEZDEN YAPARLAR


- URDUCA

( Pakistan'da konuşulan resmi dil. )


- ÜRDÜN ile/ve/<> AMMAN

( ... İLE/VE/<> Ürdün'ün başkenti. )

( ... İLE/VE/<> Tarihi, 5500 yıl önceye uzanan Amman [eski adıyla Rabbat Ammon], Filistin'de uzun süre yarı göçebe yaşayan bir Sami halkı olan Amman Oğulları'nın, M.Ö. XII. yy.'da, Maab'ın kuzeyinde, yedi tepe üstünde kurdukları krallığın da başkentiydi. Sonraları, Asur, Bâbil ve Pers egemenliği altına girmiştir. Ardından da İskender ve Roma devirlerini yaşamıştır. 2000 yıl önce, Philedelphia olarak da adlandırılmıştır. )


- ÜRDÜN ile ÜRDÜN

( JORDAN vs. JORDANIAN )

( اردن ile اردني )

( ORDAN ile اردني )


- ÜRE ile ...

( Gövdede, azotlu maddelerden oluşan sidikle dışarı atılan madde. )


- ÜREME:
"DUYGUSU" değil DÜRTÜSÜ


- ÜREME DÜZENİNİN YAPISI ile ÜREME DÜZENİNİN İŞLEVLERİ

( Eril ve dişil üreme örgenlerinden oluşur. İLE Üreme gözelerini üretmek, döllenmeyi sağlamak ve gebeliği sürdürmek. )


- ÜREME ÖRGENLERİ = ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE LA REPRODUCTION


- ÜREME ÖRGENLERİ = TENÂSÜL ÂLETLERİ/ÂLÂT-I TENASÜLÎYE = ORGANES DE REPRODUCTION


- ÜREME ile ÇOĞALMA

( REPRODUCTION vs. INCREASE )


- ÜREME ile DAMIZLIK AT

( BREEDING vs. BREEDING HORSE )

( تخم کشي ile توليد مثل ile اسب تخمي )

( TAKHAM KESHY ile TOLYD MOSL ile ASB TAKHAMY )


- ÜREME ile DÖLLENMESİZ ÜREME

( ... ile PARTENOGENESIS[< Yun. PARTHENOS: Erden. | GENESIS: Üreme. | Başlangıç.] )


- ÜREME ile GELİŞİM

( Canlıların türlerini devam ettirmesini sağlayan süreç. İLE Bir canlının döllenmeden olgunluğa ulaşmasına kadar geçen süreç. )


- ÜREME ve/||/<>/> KORUMA

( and PROTECTION )


- ÜREME ile/ve/||/<>/> TEKRARLAMA


- ÜREME = TENASÜL, TENÂSÜL = REPRODUCTION


- ÜREME ile/ve/değil/||/<>/>/< VAR OLUŞ/OLMA (DÜZENEĞİ)


- ÜREMEK ile/ve DOĞURMAK

( REPRODUCTION vs./and TO GIVE BIRTH )


- ÜREMEK ile ÜREME ORGANLARI


- ÜREMİ[Fr. < Yun. URON: Sidik. | HAİMA: Kan.]

( Ürenin, sidikle çıkmayıp kanda birikmesi sonucu ortaya çıkan hastalık. )


- ÜREMİ ile ÜREMİK


- Üretebilmek için SUS!!!


- Üretenleri DİNLE!!!


- ÜRETER ile ÜRETRA

( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )

( ... ile HÂLİB, MECRÂ-Yİ BEVL )


- ÜRETİCİ GÜÇLER ile/ve/||/<> ÜRETİCİ ARAÇLAR ile/ve/||/<> ÜRETME BİÇİMİ


- ÜRETİCİ İLE BİRİNCİL TÜKETİCİ İLE İKİNCİL TÜKETİCİ İLE ÜÇÜNCÜL TÜKETİCİ İLE AYRIŞTIRICI İLE DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ SEVİYELERİ

( Ekosistemdeki enerji akışının farklı trofik seviyeleri. )

( Formül: Enerji = 0.1 × Önceki Seviye )


- ÜRETİCİ ile/||/<> TÜKETİCİ

( Üretici fotosentez yapar İLE tüketici hazır besini tüketir )

( Formül: Bitkiler İLE hayvanlar )


- ÜRETİCİLER ile/ve TÜKETİCİLER ile/ve AYRIŞTIRICILAR

( Otoburlar. İLE/VE Etoburlar. İLE/VE Küçük omurgasızlar/böcekler. )


- ÜRETİLEBİLMEK ile ÜRETİM/LİK ile ÜRETİŞ ile ÜRETİCİ/LİK ile ÜRETİMSEL ile ÜRETİCİ ALAN ile ÜRETİM BANDI ile ÜRETİM ARTIĞI ile ÜRETİM BİÇİMİ ile ÜRETİM GÜÇLERİ ile ÜRETİM ARAÇLARI ile ÜRETİM İLİŞKİLERİ ile ÜRETİM KOOPERATİFİ ile ÜRETİCİ OLMAYAN ALAN


- ÜRETİM ARAÇLARI ile/ve/||/<> ÜRETİM İLİŞKİLERİ


- ÜRETİM ARTIŞI ile/ve NİTELİK ARAYIŞI

( Rüzgâr ve gökgürültüsünün birbirini tamamlaması artışı simgeler. )

( INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY )


- ÜRETİM:
EKLEMELİ ile/ve/||/<> EKSİLTMELİ


- ÜRETİM ile "DOĞUM"


- ÜRETİM/İMALÂT[Ar.] ve/> DÖNÜŞÜM

( PRODUCTION and/> TRANSFORMATION )


- ÜRETİM ile ÜLEŞİM


- ÜRETMEK/ÜRETİM ve/||/<> ÜLEŞMEK/ÜLEŞİM

( Namaz. VE/||/<> Zekât. )


- ÜRETMEK ile/ve OLUŞTURMAK

( TO PRODUCE vs./and TO FORM )


- ÜRETMEK ile ÜRETİLMEK ile ÜRETTİRMEK ile ÜRETEBİLMEK ile ÜREYEBİLMEK ile ÜRE ile ÜREM ile ÜREMSEL


- ÜRETMEK/ÜRETİM ile/ve YARATMAK/YARATIM

( Üretenler karanlıktan kurtulabilir. )

( Ancak zeki ve bilgili olanlar üretim yapabilirler. )

( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. Çalışmanın en iyisi ve yararlısı üretim yapanıdır. )

( TO PRODUCE vs./and TO CREATE )


- ÜRETMEK ile YENİ BİR ŞEY ÜRETMEK

( TO PRODUCE vs. TO PRODUCE BRAND NEW )


- ÜRETMELİ!


- ÜRETTİĞİNİ TÜKETEN ile/ve/yerine/<> TÜKETTİĞİNDEN ÜRETEN


- URFA KEBABI ile URFA ÇIBANI


- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA

( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )

( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )

( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )


- URGAN ile URGANCI/LIK


- URGANCIOĞLU, PROF. DR. İRFAN (İST. 1924 - 1999) :

( İ.Ü. Tıp Fakültesinden 1948'de mezun oldu. ABD çeşitli üniversite hastanelerinde çalıştı, eğitim aldı (1950 - 1955). İ.Ü. Tıp Fakültesi Tedavi Kliniğinde asistan oldu (1955), İç hastalıkları uzmanı oldu (1956). İ.Ü. Tıp Fakültesi Tedavi Kliniğinde Doçent unvanını aldı (1961) ve aynı klinikte Profesör oldu (1968). Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Enstitüsü Başkanı (1971 - 1993), aynı fakültede Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı (1982 - 1993) Başkanı oldu. Yayınlanmış kitapları ve pek çok ilmi makalesi vardır. )


- URGE değil/yerine/= DÜRTÜ


- URGE :/yerine DÜRTÜ, ISRAR ETMEK


- ÜRGENÇ, PROF. DR. SUAT (İSTANBUL, 1926 - 2009) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1943'te İ.Ü. Orman Fakültesine girdi ve 1947'de Orman Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Ormancılık teşkilatında çalıştıktan sonra 1956'da İ.Ü. Orman Fakültesi Silvikültür Kürsüsüne asistan olarak atandı. 1960'da "Doğu Ladini (Picea orientalis Lk. Carr.) Kozalak ve Tohumu Üzerine Araştırmalar" adlı tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1965'te "Türkiye Çam Türlerinde Tohum Tedarikine Esas Teşkil Eden Problemlere Ait Araştırmalar" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1972'de "Hızlı Gelişen Bazı Ekzotik (yabancı) İğne Yapraklı Ağaç Türlerinin Türkiye'ye İthali ve Yetiştirilmesi İmkânları Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile Profesörlüğe yükseltildi. Fakültedeki dersleri dışında Yıldız Üniversitesi ve İstanbul teknik Üniversitesinde Peyzaj Planlama Yüksek Lisans Programlarında "Plantasyon Tekniği" ve "Kırsal Peyzaj", Tütün Eksperleri Yüksek Okulunda "Bitki Yetiştirme" derslerini verdi.1974 - 1975 yılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesinde Dekan Yardımcılığı ve Üniversite Senatörü olarak hizmet verdi. 1992'de Silvikültür Anabilim Dalı Başkanlığına seçildi ve bu görevini emekliliğine kadar devam ettirdi. Yayınlanmış, bir kısmı anonim 15 kitabı ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- ÜRİK ASİT[Fr.]

( Suda çok az eriyen, soda ve amonyakla birleşince, kısmen eriyebilen asit ve nötr tuzlar oluşturan asit. Karbon, oksijen, nitrojen ve hidrojen'den oluşan, organik bir bileşiktir. Ksantin oksidazın oksipürünleri oksitlemesi ile oluşur. İnsan ve gelişmiş primatlarda pürin metablozmasının son ürünüdür. [C5H4N4O3] )


- URİN-/URİNİ-/URİNO- ile/||/<> UR-/URA-/-URİA/URO-

( Sidik. İLE/||/<> Sidik ile ilgili, işeme ile ilgili, üriner düzenle ilgili. )


- ÜRKEK ile ÖDLEK

( TIMIDUS cum PUSILLANIMIS )


- ÜRKEKLEŞMEK ile ÜRKEK/LİK ile ÜRKEKÇE


- ÜRKME ile TIRSMA


- ÜRKÜNTÜ ile ÜRKÜNTÜLÜ ile ÜRKÜNTÜSÜZ


- ÜRKÜ/PANİK ile/ve/değil/||/<>/> TEPKİ


- ÜRKÜTMEK ile ÜRKÜTÜLMEK ile ÜRKÜ ile ÜRKÜŞ ile ÜRKÜLÜ ile ÜRKÜSÜZ


- ÜRKÜTÜCÜ ile ÜRKÜTÜCÜ BİR ŞEKİLDE

( EERIE vs. EERILY )

( وهم آور ile بطور ترسناک )

( VAHAM AVAR ile BETOR TARSENAK )


- URLAŞMAK ile URLA


- URODEL[Yun.] değil/yerine/= KUYRUKLULAR


- ÜROFLOMETRİ/UROFLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= İDRAR AKIM ÖLÇÜMÜ


- ÜROGRAFİ/UROGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BOŞALTIM SİSTEMİ GÖRÜNTÜLEMESİ


- ÜRPERME ile KORKU

( Şecaat'ten gelir. İLE Öfke'den gelir. )

( TAHAŞŞÎ[< HAŞYET]/KAŞ'ARÎRE ile HAVF )


- ÜRPERME ile TİTREME


- ÜRPERMEK ile ÜRPERTMEK


- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU

( SHUDDER vs./and/> PASSION )


- ÜRPERTİ ile ÜRPERTİLİ