Türkçe'si Varken... FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.963 başlık/FaRk ile birlikte,
27.963 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(59/113)
- QUININE[İng.] / QUININE[Fr.] / CHININ[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNİN
- KINK[İng.] değil/yerine/= BÜKÜM
- KINNAP değil/yerine/= SİCİM
- KINO[İng.] ile/değil/yerine/= KİNO
- KINOIN[İng.] ile/değil/yerine/= KİNOİN
- QUINOXALINES[İng.] / QUINOXALINES[Fr.] / CHINOXALINE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNOKSALİNLER
- QUINONE[İng.] / QUINONE[Fr.] / CHINON[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNON
- KYNURENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURENİK ASİT
- KYNURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURİK ASİT
- KYNURINE[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURİN
- DEMODULATOR[İng.] / DÉMODULATEUR[Fr.] / DEMODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİP ÇÖZÜCÜ
- KİP = CİHET, HAL, TAVIR = MODE, MOOD[İng.] = MODE[Fr.] = MODUS[Alm., Lat.] = MODO[İsp.]
- MODE[İng.] / MODE[Fr.] / MODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KİP
- KIPI = AN = DEM = MOMENT[İng., Fr., Alm.] = ATTIMO/MOMENTO[İt.] = MOMENTO/RATO[İsp.]
- MODULATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEME ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- MODULATION[İng.] / MODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEME
- ONDE MODULÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEMLİ DALGA
- MODULATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLENİM ÇARPANI
- MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLENİM
- MODULATED WAVE[İng.] / MODULIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLENMİŞ DALGA
- MODULATING WAVE[İng.] / ONDE MODULATRICE[Fr.] / MODULATORWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ DALGA
- MODULATOR ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE MODULATRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ ELEKTROT
- MODULATING CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MODULATEUR[Fr.] / MODULIERENDER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ KRİSTAL
- MODULATING SIGNAL[İng.] / SIGNAL MODULANT[Fr.] / MODULIERENDES SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ SİNYAL
- MODULATOR[İng.] / MODULATEUR[Fr.] / MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KİPLEYİCİ
- KIPP GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KİPP JENERATÖRÜ
- CHIRAL CARBON ATOM[İng.] ile/değil/yerine/= KİRAL KARBON ATOMU
- CHIRAL MOLECULE OR ION[İng.] ile/değil/yerine/= KİRAL MOLEKÜL VEYA İYON
- KIRAN ile KIRAN ile KIRAN/ÂFET ile KIRÂN[Ar. < KIRÂNÂT] ile KIRÂN[Fars.]
( Kırma işini yapan kişi. İLE Kıyı, kenar, çevre, uç. | Dağ sırtı, tepe, bayır. | Kıraç toprak. | Birbirine paralel olarak uzanan iki akarsu arasında kalmış dağ sırtı. İLE Bir topluluğun ve özellikle hayvanların büyük bir bölümünü yok eden hastalık ya da başka neden. İLE Yakınlık. | İki şeyin birleşmesi. | Gezegenlerden ikisinin bir burçta birleşmesi. İLE 1848'den 1927'ye kadar İran'da kullanılan bir gümüş para.[1.25 Dolar değerindeydi. 10 kıran, 1 toman ederdi.] )
- KIRCHHOFF'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE KIRCHHOFF[Fr.] / KIRCHHOFF-GLEICHUNGEN, KIRCHHOFFSCHES GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KİRCHHOFF DENKLEMLERİ
- KIRCHHOFF'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE KIRCHHOFF[Fr.] / KIRCHHOFFS FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİRCHHOFF FORMÜLÜ
- KIRCHHOFF'S LAWS[İng.] / LOIS DE KIRCHHOFF[Fr.] ile/değil/yerine/= KİRCHHOFF YASALARI
- KIRCHHOFFS GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KİRCHHOFF YASASI
- MILK OF LIME[İng.] / LAIT DE CHAUX[Fr.] / KALKMÜHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KİREÇ SÜTÜ
- LIME[İng.] / CHAUX[Fr.] / KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KİREÇ
- LIMING MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KİREÇLEME MALZEMESİ
- LIMESTONE, CALCAREOUS[İng.] / PIERRE À CHAUX, CALCAIRE, CALCAIRÉ[Fr.] / KALK STEIN, KALKIG, KALKHALTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= KİREÇTAŞI, KALKERLİ
- REFRACTIVE PLANE SURFACE[İng.] ile/değil/yerine/= KIRICI DÜZLEM YÜZEY
- REFRACTIVITY[İng.] / BRECHUNGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRICILIK
- REFRACTED WAVE[İng.] / ONDE RÉFRACTÉE[Fr.] / BRECHUNGENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILAN DALGA
- BRITTLE[İng.] / CASSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRILGAN
- FRAGILITY, BRITTLENESS[İng.] / FRAGILITÉ[Fr.] / ZERBRECHLICHKEIT, BRÜCHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILGANLIK
- REFRACTION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA RÉFRACTION[Fr.] / BRECHENDER WINKEL, BRECHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA AÇISI
- DIODE À CLAQUAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRILMA DİYODU
- TEKÂSÜR MÜŞÎRİ[Osm.] / REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION[Fr.] / BRECHUNGSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA İNDİSİ
- REFRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA KAYBI
- DURCHBRUCHDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME DİYOTU
- İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN[İng.] / DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME
- REFRACTION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KIRILMA NOKTASI
- BRECHUNGSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA SAYISI
- KAVÂNÎN-İ İNKİSÂR[Osm.] / REFRACTION LAWS[İng.] / LOIS DE LA RÉFRACTION[Fr.] / BRECHUNGSGESETZE, REFRAKTIONSGESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA YASALARI
- İNİTAF, İNKİSAR[Osm.] / REFRACTION[İng.] / RÉFRACTION, RUPTURE[Fr.] / BRECHUNG, REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA
- REFRACTING TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE À RÉFRACTION[Fr.] / REFRAKTOR (LINSENFERNROHR)[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMALI TELESKOP
- REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE[Fr.] / REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMAÖLÇER
- KYRINE[İng.] ile/değil/yerine/= KİRİN
- DIFFRACTION GRATING[İng.] / RÉSEAU DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSKRATZEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM AĞI
- DIFFRACTION ANALYSIS[İng.] / BEUGUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM ÇÖZÜMLEMESİ
- DIFFRACTION ORDER[İng.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DERECESİ
- DIFFRACTION PATTERN[İng.] / CONFIGURATION DE LA DIFFRACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DESENİ
- BEUGUNGSMUSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM DESENLERİ
- DIFFRACTION RINGS[İng.] / BOUCLES DE LA DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSRINGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM HALKALARI
- BEUGUNGSGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM IZGARASI
- DIFFRACTION FRINGES[İng.] / FRANGES DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SAÇAKLARI
- DIFFRACTION SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SİMETRİSİ
- DIFFRACTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM TAYFI/SPEKTRUMU
- DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM
- DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE[Fr.] / BEUGUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIMÖLÇER
- KNAP[İng.] ile/değil/yerine/= KIRMA
- RED PHOSPHORUS[İng.] ile/değil/yerine/= KIRMIZI FOSFOR
- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL
- KIRMIZI[Ar.] değil/yerine/= AL / KIZIL
( Parlak kırmızı renk. | Bu renkte olan. | Aşırı derecede olan. | Komünist. | Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. | Altın. )
- RED SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT VERS LE ROUGE, GLISSEMENT VERS LE ROUGE[Fr.] / ROTVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRMIZIYA KAYMA
- KİROTERAPİ/CHIROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELLE SAĞALTIM
- KIROTIP[İng.] değil/yerine/= KİROTİP
( Bir takson için tip olarak belirlenmiş ancak henüz tanımlanmamış birey.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KISA/UZUN VÂDELİ[Ar.] değil/yerine/= KISA/UZUN ERİMLİ
- KİŞİ ADEDİ[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ SAYISI
- KİŞİ = ŞAHIS/FERD = PERSON[İng.] = PERSONNE[Fr.] = PERSON[Alm.] = PERSONA[Lat., İsp.]
- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]
- KISIR DÖNGÜ = DEVR-İ BATIL, FASİT DAİRE = CERCLE VICIEUX[Fr.] = ZIRKELBEWEIS[Alm.] = CIRCULUS VITIOSUS[Lat.]
- KİŞİSEL = ŞAHSİ = PERSONAL[İng.] = PERSONNEL[Fr.] = PERSÖNLICH, PERSONAL[Alm.]
- KİŞİSELLEŞTİRMEK/ŞAHSİLEŞTİRMEK ile KİŞİLEŞTİRMEK/ŞAHISLAŞTIRMAK
( Kişiye özel duruma getirmek. | Bilişim teknolojisinde kullanılan araçları kişiye özgü duruma getirmek. | Birine mal etmek, bağlamak. | Sözü edilen konudan uzaklaşarak olumsuz yönleriyle kişiler üzerinde durmak. İLE Bazı durum, süreç, olayları ya da bazı nesne, bitki ya da hayvanların bazı olumlu ya da olumsuz durumlarını/"özelliklerini", birine/birilerine "yakıştırmak/ilişkilendirmek". )
- KLAMMER, HALTER, QUETSCHHAHN, KLEMMHAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIŞKAÇ
- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
- PARTIAL PRESSURE[İng.] / PRESSION PARTIELLE[Fr.] / PARTIALDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ BASINÇ
- KISMÎ/PARSİYEL/PARTIAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMSEL/BÖLÜMLÜ/BÖLÜNMÜŞ
- PARTIAL[İng.] / PARTIAL[Fr.] / PARTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ
- KIŞR[Ar. < KUŞÛR] ile KABUK
( KABUK )
- KISS :/yerine ÖPMEK
- KISSA[Ar.] değil/yerine/= OLAY/DURUM ANLATI
- KIST/CYST[İng.] değil/yerine/= KESE
- KISTAS[Ar.]/CRITERION, CRITERIA[İng.]/KRİTER[Fr. < CRITERE] değil/yerine/= ÖLÇÜT/ÖLÇEK
- KİSVE[Ar.] değil/yerine/= KILIK
- KIT[Ar. < KAHT] ile AZ/YETERSİZ
- KİT KEMIK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU/BONE MARROW TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KEMIK İLİĞİ AKTARIMI
- KITÂ[Ar.] değil/yerine/= ANAKARA | BİRLİK | DÖRTLÜK
- KITA[Ar.] değil/yerine/= KESİT
- KITA ile KITA ile KITA ile KITA
( Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara. İLE Askerlerin bir komutanın emrinde biraraya gelmesinden oluşan birlik. İLE Dörtlük. İLE Parça, tane. )
- BETİK/KİTAP ile SUPARA[Fars. SÎ+PÂRE]
( ... İLE Osmanlı Devleti'nde, okul kitaplarının genel adı. )
- KİTAP ile TRETE[Fr.]
( ... İLE Bir bilim ya da sanatın ana kurallarının yazılı olduğu kitap. )
- KIT'ATÜ-'D-DÂİRE ile/||/<> KIT'A DEFFÎYYE ile/||/<> KITÂ'U'D-DÂİRE ile/||/<> MÜSTEDÎR
( Daire parçası. İLE/||/<> Küre kuşağı. İLE/||/<> Daire dilimi. İLE/||/<> Dairesel. )
- KITCHEN :/yerine MUTFAK
- KITİPİYOZ[Yun.] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI, KÖTÜ
- KİTLE değil/yerine/= TOPLULUK
- KITOL[İng.] ile/değil/yerine/= KİTOL
- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK
- KITTEL PLATES[İng.] ile/değil/yerine/= KİTTEL PLAKALARI
- KITTOOL FIBER[İng.] ile/değil/yerine/= KİTTELLİF
- KIVAM[Ar.] değil/yerine/= KOYULUK/YOĞUNLUK
- CONSISTENCY[İng.] ile/değil/yerine/= KIVAMLIK
- TEKASÜFİYET[Osm.] / CONSISTENCE[İng.] / CONSISTANCE, VISCOSITÉ, CONSTANCE, VISCOSITÉ[Fr.] / KONSISTENZ, DICHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVAMLILIK, KIVAM
- ÉCLATEUR, SPARK GAP[İng.] / ÉCLATEUR, ESPACE D'ÉTINCELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM ARALIĞI
- FUNKENINDUKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM BOBİNİ,EKLATÖR
- FUNKENEROSIONSBEARBEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM EROZYONU İŞLEME
- SPARK[İng.] / ÉTINCELLE[Fr.] / FUNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM
- KIVILCIM/ŞERÂRE[Ar.] ile/değil UÇKUN
( ... İLE Ateşten fırlayan kıvılcım. )
- VISCOSITÉ CINÉMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILGÖR AĞDALILIK
- KIYÂFET/KİSVE/ESVAP/LİBAS[Ar.}/KOSTÜM[Fr./İng. < COSTUME] değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN
- KIYAS KABUL ETMEZ değil/yerine/= KARŞILAŞTIRILAMAZ
- KIYAS değil/yerine/= DENK SAYMA/BİR TUTMA
- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)
- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA
- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI
( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )
- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ
- KIYMET/Lİ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER/Lİ
- KIESERITE[İng.] / KIESERITE[Fr.] / KIESERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİZERİT
- SUPERHEATED[İng.] / SURCHAUFFÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZGIN
- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]
( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INFRAROTSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ IŞIN
- KIZILDERİLİ değil/yerine AMERİKA(N) YERLİSİ/ESKİ HİNTLİLER/OLD INDIANS
- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM
- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ
- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE
- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE
- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ
- INFRA-RED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU
- KJELDAHL METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL YÖNTEMİ
- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ
- KKE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM -değil/yerine/=
- KLAD[İng. CLAD] ile/||/<> KLADOGRAM[İng. CLADOGRAM] ile/||/<> MONOFİLETİK GRUP[İng. MONOPHYLETIC GROUP] ile/||/<> SİNAPOMORFİ[İng. SYNAPOMORPHY] ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ[İng. TAXONOMIC HIERARCHY]
( Belirli bir ortak atadan evrimleşen torun türlerin tamamıdır. Monofiletik grup ile eş anlamlıdır. @@ Kladistik analizlerin sonuçlarını gösteren bir evrim ağacıdır. @@ Tek bir ortak atadan evrimleşmiş türler ya da popülasyonların tümünü anlatmak için kullanılır. Monofiletik gruplardan bahsederken, günümüzde var olan türler ile bunların ortak atalarının tamamı bilinmelidir. Günümüzde sayısız monofiletik grup tanımlanmıştır. @@ Filogenetik analizde, bir kladı diğerlerinden ya da dış öbekten ayırt eden, atalarında bulunmayan ve sonradan evrimleşmiş, torun türlerden bazıları tarafından paylaşılan özelliklerdir. @@ Sınıflandırma bilimi dahilinde, canlıların dikey bir hiyerarşi içinde sınıflandırılmasıdır. Günümüzde oldukça ayrıntılı bir hiyerarşi kullanılmaktadır. En genel hatlarıyla, aşağıdan (spesifikten) yukarıya (genele) sırasıyla tür, cins, aile, takım, sınıf, şube, alem, alan ve tip gelmektedir. Ancak bunların arasında da sayısız takson basamağı (klad) bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KLAN[Fr. < CLAN] değil/yerine/= BOY
- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP
( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )
- KLAPROTHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAPROTOLİT
- EINSCHLUSSVERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLAR AT BİLEŞİKLERİ
- KLAS[Fr. < CLASSE] değil/yerine/= SINIF
- KLASİFİKASYON/CLASSIFICATION[İng.] değil/yerine/= SINIFLAMA
- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI
- KLASSISCHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN TEORİSİ
- CLASSICAL PHYSICS[İng.] ile/değil/yerine/= KLASİK FİZİK
- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI
- KLASSISCHE LEITFÄHIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK TEORİSİ
- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK
- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM
- KLASMAN[Fr. < CLASSEMENT] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLAMA, TASNİF
- KLAS/MAN[Fr. < CLASSE/MENT] değil/yerine/= BÖLÜM
- CLAUSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASUS
- CLATHRATE COMPOUNDS[İng.] / CLATHRATE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLATRAT BİLEŞİKLERİ
- KLAYNITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAYNİT
- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU
- KLEIN'S LIQUID[İng.] ile/değil/yerine/= KLEİN SIVISI
- KLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEMM
- KLEPTOKRASİ değil/yerine/= HIRSIZERKİ
- KLEPTOKRAT değil/yerine/= HIRSIZERKÇİ
- KLEPTOKRATİK değil/yerine/= HIRSIZERKİL
- KLİN ile/||/<> ANHEDONİ[İng. ANHEDONIA] ile/||/<> ÇİFT SARMAL[İng. DOUBLE HELIX] ile/||/<> DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ HÜCRELER[İng. NATURAL KILLER CELLS] ile/||/<> DOĞRULUĞA UYGUNLUK KURAMI[İng. CORRESPONDENCE THEORY OF TRUTH] ile/||/<> HİDROJEN BAĞI[İng. HYDROGEN BOND]
( Bir genotipte ya da fenotipin coğrafi değişime paralel olarak görülen sistematik değişimi. @@ Eskiden keyif alınan aktivitelere olan ilginin azalması ve zevk alma yeteneğinin azalması. Anhedoni, depresyon, şizofreni ve diğer bazı akıl hastalıklarının temel klinik özelliklerinden biri. @@ Birbirine burgulu bir biçimde bağlanan iki doğrusal yapı bloğudur. Merdiven şekline benzetilmektedir ve moleküler biyolojide DNA'ya atfedilmektedir. @@ Hızlıca salgıladıkları sitokinlerle kemokinlerle ve infekte konak gözelerini doğrudan öldürebilme yetenekleri ile konak savunmasına katılan gözelerdir. Dentritik gözelerle birlikte patojenlere karşı oluşan adaptif immün yanıtı şekillendirirler ve otoimmün hastalıkların oluşmasında ve klinik seyirlerinde etki gösterirler. @@ Geleneksel bilgi tanımının üç koşulundan ilki olan Doğruluk Koşulu, geleneksel olarak gerçeklik ya da olguya uygun olma anlamına gelir. Epistemolojide doğruluk ile ilgili ifadeler zihinsel yapı ve özelliklerden değil, zihnimizden bağımsız varlıklarla ifadelerimizin uygunluğu anlamına gelir. Burada doğrunun, olgularla tekabül etme ilişkisine dayanan tekabüliyet/benzeşme (correspondence) kuramını varsaymaktayız. Bu kuramdan yola çıkacak olursak, doğru olmayan şey bilinemez; bu açıdan bilginin ilk koşulu tanımlamış olur. Bu koşulu daha iyi anlamak adına şu soruyu kendimize tekrar sorabiliriz; “Doğru olmayan şey bilinebilir mi?”, “Bildiğimizi iddia ettiğimiz şeyin doğru olmaması mümkün mü?”. Çoğu epistemolog için iki sorunun cevabı da “Hayır.” şeklindedir. Çoğu epistemolog için bilinen, bilme eyleminin diğer tarafından bulunan belirli türden bir gerçeklik varsayılmalıdır. Çünkü çoğu zaman x’i bilmek türünden bir eylem, belirli bir tür gerçekliği (x’in kendisini ya da x’i bilen öznenin kendisini) varsayar. Birşeyin doğru olduğunu iddia ederken ya da doğruluğa uygunluk kuramı ile düşünürken kast ettiğimiz çoğu zaman şudur: ifade ettiğimiz önerme (önerme doğru ya da yanlış olabilen yargı cümleleridir lütfen unutmayın), işaret ettiği nesneye uygunluk sergiler. Yani “Duvar beyazdır” dediğim zaman, bu yargı bildiren cümle; yani önerme, eğer duvar beyaz ise işaret ettiğini nesneye uygundur. Öyleyse “Duvar beyazdır” önermesi doğrudur ve doğruluğu uygunluk kuramına uygundur. @@ Hidrojen bağı, elektronlar için yüksek afiniteye sahip bir çift atom arasında bulunan bir hidrojen atomunu içeren etkileşim; böyle bir bağ, iyonik bir bağ ya da kovalent bağdan zayıf ancak van der Waals kuvvetlerinden daha güçlüdür. Hidrojen bağları, farklı moleküllerin atomları arasında ya da aynı molekülünün farklı bölgelerinde olabilir. Yapısındaki hidrojen bağları sebebiyle su, kendi büyüklüğündeki bir molekül için beklenenden çok daha geniş sıvı faz yelpazesine sahiptir. Doğrusal protein molekülündeki amino asitler arasındaki hidrojen bağları, proteninin işlevsel konfigürasyonuna katlanma şeklini belirler. DNA'nın iki ipliği üzerindeki nükleotidlerdeki azotlu bazlar (sitozinli guanin çiftleri, timinli adenin) arasındaki hidrojen bağları, genetik bilginin aktarımı için çok önemli olan çift sarmal yapısına neden olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CLINKER[İng.] / MÂCHEFER, SCORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KLİNKER
- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER
( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )
- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK
- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP
( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )
- KLYSTRON[İng./Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= KLİSTRON
- KLON değil/yerine/= EŞÇE
- CHLORINE HEPTOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOR HEPTOKSİT
- CHLORAL[İng.] / CHLORAL[Fr.] / CHLORAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAL
- CHLORALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLORALKOL
- CHLORAMINE T[İng.] / CHLORAMINE T[Fr.] / CHLORAMIN T, P-TOLUENSULFONCHLORAMIDNATRIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN T
- CHLORAMINE[İng.] / CHLORAMINE[Fr.] / CHLORAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN
- CHLORANIL[İng.] / CHLORANILE[Fr.] / CHLORANIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORANİL
- ACID CHLOROACÉTIQUE[Fr.] / CHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETİK ASİT
- CHLORACETONE[İng.] / CHLORAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETON
- CHLORATES[İng.] / CHLORATES[Fr.] / CHLORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORATLAR
- CHLORAURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORAURİK ASİT
- CHLORBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORBENZEN
- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT
- ROUGE DE CHLOROPHÉNOL[Fr.] / CHLORPHENOLROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORFENOL KIRMIZISI
- CHLORITE[İng.] / CHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİT
- CHLOROTHYMOL[Fr.] / CHLOROTHYMOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİTMOL
- CHLORINATION[İng.] / CHLORATION, CHLORURATION[Fr.] / CHLORIERUNG, VERCHLORUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLAMA
- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU
- CHLORONITROBENZOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORNİTROBENZEN
- CHLORO ETHANOIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLORO ETANOİK ASİT
- CHLORO-[İng.] / CHLORO-[Fr.] / CHLORO-[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORO-
- CHLOROACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROASETİK ASİT
- CHLOROBENZALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZALDEHİT
- CHLOROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZEN
- CHLOROETHANE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROETAN
- CHLOROPHENOL RED[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROFENOL KIRMIZISI
- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK
( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )
- CHLOROPHYLL[İng.] / CHLOROPHYLLE[Fr.] / CHLOROPHYLL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFİL
- HIZIR/KLOROFİL değil/yerine/= YEŞERMİK, YEŞİLİZ
- CHLOROFORM[İng.] / CHLOROFORME[Fr.] / CHLOROFORM, TRICHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFORM
- CHLOROMETHANE[İng.] / MONOCHLORMETHAN, METHYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROMETAN
- CHLORONEB[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONEB
- CHLORONITROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONİTROBENZEN
- CHLOROPICRIN[İng.] / CHLOROPICINE[Fr.] / CHLOROPICRIN, NITROCHLOROFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPİKRİN
- CHLOROPLATIN (IV)SÄURE, PLATINCHLOR-WASSERSTOFF-SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLASTİNİK ASİT
- CHLOROPLATINATE[İng.] / HEXACHLOROPLATINAT, CHLOROPLATINAT (IV)[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNAT
- CHLOROPLATINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNİK ASİT
- CHLOROPRENE RESIN (RUBBER)[İng.] / CHLOROPREN KAUTSCHUK, POLYCHLOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN REÇİNESİ
- CHLOROPRENE[İng.] / CHLOROPREN, 2-CHLOR-1, 3-BUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN
- CHLOROSULFONIC ACID[İng.] / ACIDE CHLOROSOLFONIQUE[Fr.] / CHLORSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSÜLFONİK ASİT
- CHLOROSULPHURIC ACID[İng.] / CHLORHYDRINE SULFURIQUE[Fr.] / CHLORSCHEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSULFÜRİK ASİT
- CHLOROTHYMOL[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROTİMOL
- CHLOROUS ACID[İng.] / CHLORIGE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORÖZ ASİT
- CHLORPROMAZINE[İng.] / CHLORPROMAZINE[Fr.] / CHLORPROMAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORPROMAZİN
- KLOSTROFOBİ[Fr./ing. < Yun.]["KLASTROFOBİ" değil!] değil/yerine/= KAPALI YER KORKUSU
- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] değil/yerine/= ALAFRANGA TUVALET
- KM/BY/KNOWLEDGE MANAGEMENT değil/yerine/= BİLGİ YÖNETİMİ
- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS
- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU
- KNEE :/yerine DİZ
- NEOID[Fr.] ile/değil/yerine/= KNET
- KNIFE :/yerine BIÇAK
- KNOCK :/yerine KAPIYI ÇALMAK
- KNOXVILLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KNOKSİLLİT
- KNOT[İng.] ile/değil/yerine/= KNOT
- KNOW :/yerine BİLMEK
- KNOWING THAT ONE KNOWS[İng.] değil/yerine/= BİLDİĞİNİ BİLMEK
( Bildiğini bilmek, epistemik öznenin hali hazırda edindiği bilgileri biliyor olduğunu ifade etmektedir. Daha açık bir deyişle epistemik öznenin, belleğinde bulunan bilgileri, hangi biçimde ve nasıl bildiğinin farkında olmasıdır. Böylelikle bildiğini bilmek, öznenin içsel süreçlerine erişiminin olmasını, rasyonel ve bilinçli bir biçimde bilgilerini denetleyebilmesini gerektirmektedir. Bu nedenle içselci yaklaşımların, bildiğini bilmenin, bilgiyi meydana getirmekte önemli bir koşul olarak gördüğünü söylemek mümkündür. Bildiğini bilmekle ilgili tartışmalar geleneksel epistemolojide Pryyhon’un bilgi için bir ölçüt aramasından başlamıştır. Bu konu çağdaş epistemolojide Gettier’in karşı örnekleri ile farklı bir boyuta taşınmıştır. Çünkü Gettier’in örnekleri, ‘biliyor olduğunu bilmek’ ile ‘bilmek’ arasındaki ayrıma işaret etmektedir. Bu örneklerden yola çıkarak dışsalcılık, yalnızca ‘biliyorum’ demenin şans faktörünü dışarıda bırakmak için yeterli olduğunu savunurken içselcilik daha farklı bir tutum sergileyerek bilgide, ‘biliyor olduğunu bilme’nin şans faktörünü engelleyeceğini ileri sürmüştür. Bu doğrultuda bilgide şans faktörünü engelleyecek bir dördüncü koşul arayışına girilmiştir. (Bkz: Teminat Koşulu).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KNOWLEDGE :/yerine BİLGİ
- KNUDSEN'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN DENKLEMİ
- KNUDSEN GAUGE[İng.] / JAUGE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-LEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN ÖLÇERİ
- KNUDSEN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN SAYISI
- COAGULASE[Fr.] / KOAGULASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOAGULAS
- KOAGÜLASYON/COAGULATION[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞMA
- COAGULATION PLASMA[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLASYON PLAZMASI
- COAGULATION[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLASYON
- COAGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLAT
- COAGULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLATÖR
- KOAGÜLOPATİ/COAGULOPATHY[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞMA SAYRILIĞI
- KOAGÜLÜM/COAGULUM[İng.] değil/yerine/= PIHTI
- KOAPTASYON/COAPTATION[İng.] değil/yerine/= KAVUŞUM
- KOARKTASYON/COARCTATION[İng.] değil/yerine/= DAMAR DARALIMI
- KOASERVAT ile/||/<> EN İLKİN FORM[İng. PROGENOTE]
( Hidrofobik kuvvetler tarafından bir arada tutulan ve çeşitli organik moleküllerden oluşan (özellikle lipit molekülleri) küçük, küresel damlacık. Canlılığın cansızlıktan evrimindeki ilk adım olarak görülmekte. Tıpkı virüsler gibi, "canlılığın eşiğinde" olan yapılar olarak görülebilir. İlk bakterilerin, koaservatların farklılaşmasıyla oluştuğu düşünülmekte. @@ Kimyasal dönüşümlerden ötürü kendisini kopyalayabilen ve doğal seçilimin etkisi altında evrimleşebilen ilk canlılardır. Diğer tüm canlılar, bu ilkin canlı formlarından evrimleşmiştir. "Koaservatlar" olarak da bilinirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)