Sanatsal duyarlılığımızı artırabileceğimiz ayrıntılara bakalım biraz da...
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.551 başlık/FaRk ile birlikte,
6.551 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(6/28)
- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN
(
Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir. Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir. Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır. Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır. Etrüsk serpantin bustrofedon örneği Adriyatik kıyısı yazıtları Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir. Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni Eski Macar çomak yazıtları
Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.
Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).
Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.
Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.
Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.
Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.
Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.
Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.
Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.
Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım. Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı. Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır. Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez. Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür. Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın. ( ( Parçası bulunur. İLE/DEĞİL/YERİNE Parçası bulunmaz. ) ( Nitelikse. İLE/DEĞİL/YERİNE Nicelikse. ) ( Tekse. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoksa. ) ( Bütün, ("Parçaların biraradalığı", "Bütünlük", "Entegrasyon/Integration/Integrity") anlamını taşıyan bir sözcüktür.
Tüm ise, (ingilizce "Whole/All") ile karşılık bulur. Parça parça olsa da, çeşitli oranlarda eksiklikler de olsa istisnasız ve ayırımsız, tamamıyla/tümüyle kapsamadır. ( ) ( [yanlışlarını] Bilirler. İLE Bilirler fakat "kabul etmezler". ) ( Yok olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sürekli[bâki] kalır. ) ( Küçük konuşmacısı [olmak]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Büyük konuşmacısı [olmak]. ) ( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. ) ( Büyük, küçülebilendir. ) ( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. ) ( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. ) ( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. ) ( Yaşayanın değil, düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. ) ( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. ) ( TO ENLARGE vs./and/=/> TO LOWER ) ( ( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı anlatır... ) ( Zamanın etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< Kişinin becerisi. ) ( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. ) ( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. ) ( Herhangi bir işi yapmak için ortaya konulan güç, zorlu, sürekli çalışma. İLE Bir şey ödemeden, para vermeden alınan şey. | Ek olarak. ) ( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. ) ( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. ) ( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. ) ( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. ( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. ) ( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. ) ( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. ) ( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. ) ( Cesaretli, gözüpek. İLE Katılar için kullanılan hacim ölçüsü. ) ( ( Çalışanın sesi çıkmaz. ) ( [not] NOT WORKING but NETWORKING ( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. ) ( ... İLE/DEĞİL Çok daha az yansıma yapar. ) ( Evlerde süs olarak yetiştirilen, kırmızı çiçekler açan, bir tür kınaçiçeği. [Lat. IMPATIENS SULTANİ] ) ( ) ( Sürekli akıl var ve hiç duygu yoksa. VE Sürekli duygu var ve hiç akıl yoksa. İLE/DEĞİL/>< Akıl ve duygunun dengelenmesiyle. ) ( Özellikle de görselde... ) ( ALIVE vs./and ACTIVE ) ( TO DISTORT/PERVERT vs. TO REFLECT BACK | WHIGGISM ) ( 2-9 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> 11-99 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> 101 ile 999 arasındakiler. İLE/VE/||/<>/> ... ) ( Buğdaygillerden bir bitki türü. [Lat. EROGROSTIS MAJOR] ) ( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Buğdaygillerden küçük bir çayır otu. ) ( EROGROSTIS MAJOR cum PHLEUM PRATENSE ) ( ... avec FLEOL ) ( Buğdaygillerden bir bitki türü. İLE Düğünçiçeğigillerden, sulak yerlerde yetişen, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki. İLE Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. ) ( EROGROSTIS MAJOR cum THALICTRUM cum TRIFOLIUM PRATENSE ) ( TARTIŞMA, SERT MÜNÂKAŞA | KAVGA ) ( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel.
) ( Yanlışları önlemek ve işlememek; çıkarları, iyilikleri getirmek ve işlemekten öncelik kazanır. ) ( Def-i mefâsıd, celb-i menâfiden evlâdır. ) ( CONTRADICTION vs. DIALECTIC ) ( [not] CONTRADICTION vs./and/but/||/<>/< RELATION ( ... İLE Üzerine kumaş gerilerek, nakış işlemeye yarayan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan çerçeve. ) ( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. ) ( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK ) ( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. ) ( Düşünme gücü/yetisi. VE/||/<> Yapma gücü/yetisi. ) ( SURROUNDINGS vs./and FRAME ) ( Değişim. VE/||/<>/> Kazanma olanakları/olasılıkları. ) ( Çift kişilik[tandem] bisikleti, elleri olmayan Charles Tripp ile ayakları olmayan Eli Bowen, 1891'de icat etmiştir. ) ( ( [Dil Desteği] ( [Eğitim verileri ve kaynaklar] ( [Türkçe kültür ve aktarım anlayışı] ( [Uygulama Alanları] ( vs./and/||/<> FORECAST ) ( [not] INFERENCE vs./but (ONLY) THINKING ( TO PROTECT/SAVE vs./and TO KEEP ON ) ( [not] TWEEZERS vs./but MAGNIFYING/BURNING GLASS ( ( Barok tarzının önde gelen adlarından Paul Rubens'in,
1635'te yaptığı bu tablo, Rusya'nın St. Petersburg kentinde bulunan Hermitage Müzesi'nde sergileniyor. ( Söyleniş ve yazılışı aynı [eksik ya da fazlalık bulunmayan], anlamı ayrı iki sözcüğün birlikte kullanılışı. İLE/VE
Cinaslı sözcüklerin birinde, bir ya da birkaç harfin fazla olması biçiminde yapılan cinas. [dem > âdem gibi]
Cinaslı sözlerden biri, iki ayrı sözcük olan cinas türü. İLE/VE
Cinaslı sözcüklerden biri, bağımsız iki sözcükten oluşan cinas türü. İLE/VE
Pekiştirme sıfatıyla yapılan cinas türü. ) ( Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı iki sözcüğü birarada kullanmaya bağlı bir sanat. İLE/VE
Bir sözcükte harflerin yerleri değiştirilerek yapılan cinas. [anlamlı olma koşuluyla] İLE/VE
Aynı kökten türemiş sözcükleri aynı mısra ya da beyitin içinde kullanma sanatı. [teslîm, selâmet, selâm] İLE/VE
Bir mısranın söz sırasını anlamlı bir biçimde değiştirerek yineleme sanatı. İLE/VE
Bir şiirde her beyitin son sözcüğünü (ya da sözcük öbeğini), ondan sonraki beyitin ilk sözcüğü olarak kullanmak. [her beyitin ilk sözcüğü aynı beyitin son sözcüğü olarak yinelenirse ve şiirin uyağını oluşturursa mukaddem ü muahhar[< te'hîr] adını alır.] İLE/VE
Bir şiirin mısralarındaki sözcükleri sayı, uyak ve ölçü bakımından birbirine denkleştirme sanatı. [bu sanatın kullanıldığı şiirlere murassa' denilir] ) ( BÜREHNEGÎ/BEREHNEGÎ ile/ve ... ) ( Bozan/delen [olmak]. İLE/VE/||/<>/>< Düzelten [olmak]. ) ( İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi, bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal ya da ağaçtan yapılmış ufak çubuk. | Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi. ) ( ( "Zekâ" ve "kişiliğini" "översek". İLE (")Başarısını(") "översek". İLE Çabasını översek. İLE "Tipini" "översek". İLE İyi davranışlarını översek. ) ( ( TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING ) ( ... İLE Strabon'un yazdığı kitabın adıdır! ) ( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var. ) ( Nesne(ler)de. İLE/VE/=/||/<> Düşüncede/anlıkta. ) ( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. ) ( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] ) ( Çok düşün(ül)memeli, iyi/doğru/yeterli/nitelikli düşün(ül)meli! ) ( [not] TO THINK MUCH vs./and/but TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED ( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. ) ( "Kendimize" hak gördüğümüzü, başkasına "çok" görmeyelim! ) ( ) ( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... ) ( Çok tüketme/yelim! VE/||/<> Çok çalış/alım! Dilenme/yelim! ) ( Sözü çoğaltan, perdeyi kalınlaştırır. ) ( MANY WORD vs. FULL WORD ( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". ) ( ... İLE Hayvanın yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermesi. | Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. | Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek. ) ( Korumacılık. İLE/DEĞİL/YERİNE Konuşmak. ) ( BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLÜK ) ( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yukarı çekersek, ayak açıkta kalır. Aşağı çekersek, omuz.
Neşeli kişiler, çözüm üreterek[dizlerini karnına çekerek] rahat uyur. ) ( Çözümleme/sorgulama(analiz), her durum/konu/ayrıntı için söz konusuyken; ("kökten/toptan") "çözüm", her durum için olanaklı değildir. ( [not] SOLUTION vs./and/but/||/<>/< ANALYSIS ( ) ( Dağına göre kar. ) ( MOUNTAIN vs./and/||/<> SNOW ) ( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. ) ( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. ) ( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... ) ( ( En yüksek dağlar: ( CEBEL[çoğul > CİBÂL] ile ... ) ( KÛH ile ... ) ( MOUNTAIN vs. HILL ) ( [Düşündüğün...] Kendini, kötü hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. İLE/VE/<> Kendini, iyi hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. ) ( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. ) ( Bile. İLE Yaratıcı gücü olan kişi. ) ( ... İLE Bir Milletin Bekâsı - Teoman Duralı... ) ( Kapı çalıcı. | Kapı kapı dolaşan, eşik aşındıran.[daḳḳa: Bir şeyi kırıp ufalamak. | Kapıyı çalmak.] İLE/VE/||/<>/> Birinin kapısını çalanın kapısı çalınır.[Men dakka dukka] ) ( Klavyede, harflerin bulunduğu sol üst köşeye göre ad alırlar. ) ( Hiyeroglif klavyesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter ) ( ( What I learned about languages just by looking at a Turkish typewriter ) ( İHSAN SITKI YENER KİMDİR? ( Ümit Kıvanç'ın, "F klavye, Türkiye'de yapılmış tek düzgün iştir" yazısı için burayı tıklayınız... ) ( ( Bilgisayarınızda klavyeler tanımlanmışsa "Alt + Shift" komutu ile direkt olarak geçiş yapabilirsiniz. Aynı klavyeyi ister F, ister Q olsun, hem F, hem Q olarak kullanabilirsiniz. ) ( F klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener, yaşamını kaybetti - 02 Eylül 2016 ) ( ) ( ) ( Q klavyeyi oluşturan: Christopher Latham Sholes (1867) ) ( "Neden Q (QWERTY) Klavye Kullanmaktan Vazgeçemiyoruz?" yazısı için burayı tıklayınız... ) ( Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. | Kol, bölüm. | Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların biraraya gelmesiyle oluşan birlik, şube. İLE Arka, sırt. | Kol. | Boyun, ense. İLE Çıplak, yalın. İLE Zaman belirten sözcüklerin karşısına getirildiğinde sözcüğün anlamını güçlendirir. İLE Arap abecesindeki yazaç/harf. İLE Suda derinlere doğru ilerlemek. İLE Düşlemek, düşünmek, dalmak. İLE Bir tür Hint yemeği. ) ( BRANCH vs./and/||/<> ARM/BRANCH ) ( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. ) ( Ağaçtan, meyve almak istiyorsak... VE/||/<> Kişilerden, sevgi bekliyorsak... ) ( Yapıları, dış etkilerden korumak amacıyla, üzerlerine yapılan, çoğu kiremit kaplı bölüm. | Toprak damlı ev, küçük ev. | Tutukevi. İLE Dansta, erkeğe[kavalye] eş olan kadın. | İskambil kâğıtlarında "kız". )BUSTROFEDON
Köken ve Tanım
βουστροφηδόν (boustrophēdón)
Bustrofedon Türleri
Gerçek Bustrofedon
TRUE
Gortyn Yasaları
Etrüsk Yazıtları
Sözde Bustrofedon
FALSE / SCHLANGENSCHRIFT
Capua Steli
Sabellik Yazıtları
Ters Bustrofedon
REVERSE
Rongorongo
Macar Rovás
Karşılaştırma
Özellik
Gerçek (True)
Sözde (False)
Ters (Reverse)
Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi
* Her satırda
* Her satırda
* Her satırda
* Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü
Yatay aynalama (mirror)
180° rotasyon (invert)
180° rotasyon
Türe göre değişir
Okuma Ekseni
Yatay zigzag
Yatay zigzag
Dikey zigzag (↑)
Yatay sürekli
Tablet Çevirme
X Gerekmez
X Gerekmez
* Gerekli (180°)
X Gerekmez
Paragraf Kesintisi
Olabilir (yön sıfırlanır)
Olabilir
Nadir
X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası
Sol üst köşe
Sol üst köşe
Sol alt köşe
Sol üst köşe
Yerine Ad
-
Schlangenschrift, Serpentine
-
Continuous Boustrophedon
Yaygınlık
En yaygın
Nadir
Çok nadir
Uzun metinlerde
Önemli Örnek
Gortyn Yasaları
Capua Steli
Rongorongo
Luwi Hiyeroglifleri
Bustrofedon Örnekleri
Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı
GERÇEK BUSTROFEDON
Kaplumbağa ve Tavşan
SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon
TERS BUSTROFEDON
Tarihsel Metin Örnekleri
Gortyn Yasaları
Luwi Hiyeroglifleri
Rongorongo Tabletleri
Capua Etrüsk Steli
Sabaean Yazıtları
Safaitic Yazıtları
İlişkili Yazı Yönü Kavramları
Sinistrograd
Dekstrograd
Stoichedon
Ayna Yazısı
Spiral Yazı
Dikey Yazı
Dijital Araçlar ve Kaynaklar
Araç / Kaynak
Tür
Açıklama
Bağlantı
dCode Boustrophedon
Çevrimiçi Dönüştürücü
Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar.
dcode.fr
TextFixer Reverse Text
Metin Ters Çevirici
Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir.
textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm
Teknik Standart
Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için.
unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon
Ansiklopedi
Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar.
wikipedia.org
Omniglot Writing Systems
Referans Sitesi
Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi.
omniglot.com
Unicode Denetim Karakterleri
Karakter
Unicode
İsim
Kullanım
U+200F
Right-to-Left Mark (RLM)
Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E
Left-to-Right Mark (LRM)
Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E
Right-to-Left Override (RLO)
Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D
Left-to-Right Override (LRO)
Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C
Pop Directional Formatting (PDF)
Yön geçersiz kılmasını sonlandırır
Aynalı Yazaç
)
Bölüm
Açıklama
Tanım
Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi.
Köken
Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki).
Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”.
Yazım Yönü
Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler.
Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır.
Görsel Mantık
Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder.
Kullanıldığı Dönemler
MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları.
Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya.
Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler.
Runik yazmalarda ender örnekler.
Bustrofedon Türleri
1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır.
2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz.
3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır.
Teknik İşlevler
Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar.
Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi.
Modern Kullanım
Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları.
QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı.
Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer.
Somut Eski Örnekler
Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri.
Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem).
Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları.
...
Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir.
- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK- BU/ŞU/O SÖZ/DÜŞÜNCE/DAVRANIŞ:
DOĞRU MU? ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKLI MI?- BÜTÜN BUNLAR değil BUNLARIN HEPSİ/TÜMÜ
- BÜTÜN:
PARÇALARIN BİRARADALIĞI ile/ve/||/<> BAŞLANGICI, ORTASI VE SONU OLAN- BÜTÜN ile/değil/yerine TÜM
Bütün elmalar, bütün insanlar, bütün arabalar, bütün kitaplar, olmaz! Parçalarının ayrı ayrı kullanılma durumu olmayanlar için gereksiz/yersiz/fazladan bir sözcüktür "bütün".
Bir saksıdaki çiçeğin tüm yaprakları söz konusuysa, "bütün yapraklar" denildiğinde, --her sözcüğün, kendi anlamını taşıdığı bilgisiyle--, ucu sararmış/kırılmış, bir parçası kopmuş yapraklar devredışı bırakılmış olur, ki biz tamamını, hepsini demek istiyoruzdur.
"Bütün parçalar" diyemeyeceğimiz ve
"Bütünden Gelim/Bütüne Varım" olamayacağı gibi! )- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> BÜTÜNLEŞİK
- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA
- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMLANMA
- BÜTÜN/LÜK(ĞÜNDE) ile/ve/||/<> BAĞLAM(INDA)
- BÜTÜN/LÜK ile/ve/||/<> DİZGESEL/LİK
- BÜTÜN/LÜK ve/||/<> GÜVENİLİR/LİK
- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK
- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI
- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME
- BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER ile EN BÜYÜK DÜŞÜNÜRLER
- (BÜYÜK) "HİKAYE" değil SÜREÇ
- BÜYÜK/KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARD ARDALIK ile/ve/||/<> YAN YANALIK
- BÜYÜK RESİM ile/ve/||/<> BÜTÜNCÜL BAKIŞ
- BÜYÜK ŞEYLER ile/ve/değil/yerine KÜÇÜK ŞEYLER
- BÜYÜK YERİN ile/ve/değil/yerine/||/>< KÜÇÜK YERİN
- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK
- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK" ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK- BÜYÜLTMEK ile/ve/=/> KÜÇÜLTMEK
- BÜYÜME" ile/ve/değil/yerine HAREKET
- BÜYÜMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÇOCUKLAŞABİLMEK"
)- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<>/< REKABET
- ÇABA ile CABA
- ÇABA ile/ve/||/<>/> GİRİŞİM
- ÇABA ile/ve İYİ NİYET
- ÇABA/GAYRET[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEN
- ÇABALAMAK ile/ve/<> DEBELENMEK
- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ
- ÇAĞDAŞ ve/||/<>/< AĞDAŞ
- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/<> BAĞLAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA
- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> YAKIŞTIRMA
- ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME
- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF
Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )- CAHİLLER ile ZEKİLER
- CÂHİZ[Ar.] ile CAHİZ/CAFİZ[Ar.]
- ÇALINTI ile/değil ALINTI
- ÇALIŞARAK ÇALIŞMAMAK ile/ve/||/<> ÇALIŞMAYARAK ÇALIŞMAK
- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ
- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA
- ÇALIŞMA ile/ve/||/<>/< ELE ALMA
- ÇALIŞMAK ile/ve/değil/||/<>/< AKILLICA ÇALIŞMAK
)- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK
- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK
NETWORKING instead of NOT WORKING )- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK
- CAM ile/değil MÜZE CAMI
- CAMGÜZELİ -ile
- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)- CAN ve/||/<>/>/< KAN
- CAN-I GÖNÜL (-DEN SEVMEK/YAPMAK) -ile/ve/||/<>
- | CÂNİ ve BUDALA | ile/değil/>< OYUNCU
- CANIMIZI, TEN EYLEMEK/SANMAK/VARSAYMAK ile/değil/yerine/>< TENİMİZİ, CAN EYLEMEK
- CANINI ÇIKARMAK ile/değil/yerine/>< TADINI ÇIKARMAK
- CANLANDIRMA ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME
- CANLI ile/ve HAREKETLİ/HAREKET EDEBİLEN
- ÇAPSIZ/LIK ile/ve/||/<> (")KİFÂYETSİZ MUHTERİS(") (OLMA)
- ÇÂRE[Fars.] ile/ve/||/<> DEVÂ[Ar.]
- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
- ÇARK ile/ve/||/<> DİŞLİ
- ÇARPIŞMAK ile/ve/değil/yerine/>< TARTIŞMAK
- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA
- ÇARPITMAK ile SAPTIRMAK
- ÇARPMADA:
1. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> 2. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> 3. ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<>/> ...- ÇARPMADA/BÖLMEDE:
2, 3, 4, 6, 7, 8 ile/ve/||/<> 5, 9, 11- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK
- CASTING[İng.] değil/yerine/= DENEME ÇEKİMİ/OYUNCU SEÇİMİ
- ÇATAL ile/ve/||/<> MAKAS
- ÇATALLANMA ile/ve/||/<> GARİP AÇI
- ÇATIŞKI ile/ve/<> ÇALKANTI
- ÇATIŞMA değil/yerine/>< ÇALIŞMA
- ÇATIŞMA ile/ve/<> DİDİŞME
- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK
- ÇATIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÇALIŞMAK
- ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME
- ÇAYIRGÜZELİ -ile
- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIROTU
- ÇAYIRGÜZELİ ile ÇAYIRSEDEFİ ile ÇAYIRTİRFİLİ
- CAZİB ile/ve/<> MUZİB
- CEBEL(LEŞME) değil CEDEL(LEŞME)
- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB
- ÇEKİLGİ/İNZİVA ile/ve/değil/yerine/||/<> OYALANMA
- ÇEKİM ile/ve YANILSAMA
- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM
- CELB-İ MENÂFİ değil/yerine/>< DEF-İ MEFÂSID
- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/||/<>/< ANA ÇELİŞKİ
- ÇELİŞKİ ve/||/<> BÜTÜNÜN PARÇASI
- ÇELİŞKİ ile/değil/< DAYANÇ/SABIR
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine EYTİŞİM
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİ
RELATION instead of CONTRADICTION )- ÇELİŞKİ ile/değil/yerine/>< İLİŞKİ
- [ne yazık ki]
ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYUMSUZLUK
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ
- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ
- DİKKATİNİ:
"ÇELMEK" değil ÇEKMEK- CEMAL:
GÜZELLİK ile/ve YÜZ- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
- ÇERÇEVE ile/ve EREK
- ÇERÇEVE ile GERGEF[Fars.]
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> KAPSAM
- ÇERÇEVE ile PENCERE
- ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> ZARF
- ÇERÇEVELENDİRME ve/||/<>/> TANITILABİLİRLİK
- CESÂRET/CESUR ve/<> AZİM/Lİ
- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK- CESARET ETMEK değil/yerine/= GÖZE ALMAK
- CESÂRET:
"SEÇTİKLERİMİZ" değil VAZGEÇTİKLERİMİZ- CESÂRET ile/ve/<> AYKIRILIK
- CESÂRET ve/||/<>/> BASİRET ve/||/<>/> FERÂSET ve/||/<>/> HAYRET ve/||/<>/> HİKMET ve/||/<>/> MERHAMET
- CESÂRET ve/<> MAHÂRET/BECERİ
- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]
- CESÂRET ile/değil/ne yazık ki SAYGISIZLIK
- CESÂRET ile/ve/||/<>/>/< TESLİMİYET
- CESARETLEN(DİR)MEK değil/yerine/= YÜREKLEN(DİR)MEK
- CESUR ÖNDERİN ANLATACAĞI:
"BAŞARI/SIZLIK" değil/yerine/< GELİŞİM- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]
- ÇETREFİLLİ/LİK ile/ve/||/<> ÇATALLI/LIK
- CEVDET-İ RAVİYE ve/||/<> KUVVET-İ AZİME
- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM
- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA
- ÇEVİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNÜŞTÜRMEK
- ÇEVİRMEK ile/değil GEÇİRMEK
- ÇEVRE ile/ve/||/<> BAĞLAM
- ÇEVRE ile/ve ÇERÇEVE
- CHANGE ve/||/<>/> CHANCE
- CHARLES TRIPP ve/||/<> ELI BOWEN
)- CHATGPT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TURGPT
Çok sayıda dilde, metin anlama ve üretme yeteneğine sahip bir yapıdır. Ancak, özellikle İngilizce odaklıdır.[Öteki dillerdeki etkililiği, İngilizce kadar yüksek olmayabilir.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe dilinde üstün performans gösteren ve Türkçe içerik oluşturmak ve anlamak için odaklandırılmış bir yapıdır. )
Çok sayıda İngilizce metin kaynağından eğitilmiştir ve İngilizce'ye odaklanır.[Öteki dillerdeki veri kaynaklarına da erişimi vardır.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriklerden eğitilmiş ve Türkçe'deki metinleri daha iyi anlayabilen ve yansıtabilen bir yapıdır. )
Türk kültürü ve tanımları konusunda sınırlı bilgiye sahip olabilir ve bu nedenle Türkçe içerikleri daha az doğru biçimde işleyebilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Türk kültürünü ve tanımlarını daha iyi anlar ve bu nedenle Türkçe metinleri daha iyi işleyebilir. )
Genel sohbet, metin oluşturma, soru-yanıt uygulamaları, metin tabanlı oyunlar ve daha fazlası gibi geniş bir uygulama yelpazesi için kullanılabilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriğe sahip web siteleri, müşteri hizmetleri botları, özel Türkçe metin oluşturma görevleri ve Türkçe'deki çeşitli uygulamalar için daha uygundur. )- CİDDİ ANLAMDA ile/ve/değil/||/<> CİDDİ ORANDA
- CİDDİYE ALINMASI GEREKEN:
KENDİMİZ ile/ve/değil/||/<>/< İŞİMİZ- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK
- ÇİFT ile/ve/||/<>/> SONSUZLUK
- HİZMET:
"ÇIKAR İÇİN" ile/değil/yerine/>< HAK İÇİN- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< ÇIKARIM
- ÇIKAR >< GÜZEL/LİK
- ÇIKAR ile/ve/||/<> KÂR
- ÇIKARDAŞ ile/değil/yerine/>< ANLAMDAŞ
- ÇIKARIM ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜ
- ÇIKARIM ile/değil/yerine (SADECE) DÜŞÜNME
(ONLY) THINKING instead of INFERENCE )- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA
- KORUMAK ile/ve SÜRDÜRMEK
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSIZ ve/||/<> RİYÂSIZ
- ÇIKIŞ ile/>< ÇÖKÜŞ
- ÇİLEDEN ÇIKMAK ile/ve/||/<> ÇIĞIRDAN ÇIKMAK
- ÇILGIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< APTAL/LIK
- CIMBIZ ile/değil/yerine BÜYÜTEÇ
MAGNIFYING/BURNING GLASS instead of TWEEZERS )- CIMON ve/||/<> PERO
)
Elleri bağlanmış yaşlı adam Cimon, dönemin iktidarı tarafından itirafa zorlanmak için açlığa mahkum edilmiş. Yeni doğum yapan kızı Pero, büyük zorluklarla gardiyanlara rüşvet vererek babasını ziyaret eder ve kendi sütüyle babasını açlıktan ve ölümden korumak için emzirir.
Kızın yüzündeki kaygı, kapıya baktığı açıkça görülen duruşu, babasının omzunu şefkatle kavrayışı, güçlü duruşu ve cesareti yansıtmış. Babanın, kızının memesini emerken yüzünde oluşan o çaresizliğini, ellerini koyuş biçimi ve gövde dili ile kabullenişini harika yansıtmış ressam.
Nasıl bakarsak o'yuz, o kadarız.
Ne okursak o'yuz, o kadarız.
Ne anlarsak o'yuz, o kadarız.
Ne yersek o'yuz, o kadarız.
Bakış açımız, bizi anlatır; baktığımız şey değil.
Sanatın gücü, işte budur. )- CİNÂS-I TAMM ile/ve CİNÂS-I NÂKIS ile/ve CİNÂS-I MÜREKKEB ile/ve CİNÂS-I MEFRÛK ile/ve CİNÂS-I DARBÎ
- CİNÂS/TECNİS ile/ve KALB ile/ve İŞTİKAK[< ŞAKK] ile/ve AKİS ile/ve İADE ile/ve TARSÎ'/TERSÎ'
- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<> GÜÇSÜZ/LÜK
- ÇIPLAK/LIK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ŞEFFAF/LIK(")
- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL
- ÇIRPINMA ile/ve/<> CANLANMA
- CİSİMLERİ SOYUTLAMA ile/ve/||/<> ANLAMLARI CESETLENDİRME
- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÜTÜ
- ÇİVİ ile/ve/değil/yerine/||/<> VİDA[İt. < VITE]
)- ÇİZGİ ile/ve/||/<> OMURGA
- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK
- ÇOCUĞU "ÖVÜNCE":
KİBİRLİ ile HIRSLI ile ÇABALI ile BENCİL ile AHLÂKLI- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
)- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK
- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK
- ÇOĞAL(T)MAK ile/ve/||/<> YAYGINLAŞ(TIR)MAK
- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK
- COĞRAFYA ile COĞRAFYA
- ÇOĞU AYRINTI/DURUM İÇİN:
DOĞRU/YANLIŞ SORGULAMA- ÇOĞU ÖLÜM ve/=/||/<> ERKEN ÖLÜM
- ÇOĞUL / ÇOK/LU ile/ve/=/||/<> KAVRAM
- ÇOĞUL ile/ve/değil BİRDEN FAZLA
- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK
- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...
- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK
- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN- ÇOK DÜŞÜNME" ile/ve/değil/yerine İYİ/DOĞRU/YETERLİ/NİTELİKLİ DÜŞÜNME
TO THINK WELL/RIGHT/ENOUGH/QUALIFIED instead of TO THINK MUCH )- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN
- ÇOK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ ile/değil/yerine HAK GÖRMEK/GÖRDÜĞÜMÜZ
- ÇOK GÜZELSİN! DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI- ÇOK İKEN ve/||/<> AZ İKEN
- ÇOK KULLANIM ile/ve/değil/||/<> KÖTÜ KULLANIM
- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK
- ÇOK SATANLAR ile/ve/||/<> ÇOK İLGİ GÖRENLER
- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK
- ÇOK SÖZ ile/yerine TOK SÖZ
FULL WORD instead of MANY WORD )- ÇOK VERİ/BAŞLIK/AYRINTI:
OLMAYANLAR ile OLANLAR- ÇOK YORULMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇABUK YORULMAK
- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"- ... ÇOK GELİŞİYOR ile ... HIZLI GELİŞİYOR
- ÇÖKMEK/ÇÖMELMEK ile APIŞMAK
- COLORIST değil/yerine/= RENK UZMANI
- CONSERVATION ile/değil/yerine CONVERSATION
- CONSOLIDATION vs. INTEGRITY
- ÇÖR/ÇER-ÇÖP
- ÇORAP:
SICAK TUTAR ile/ve/||/<>/< SOĞUKTAN KORUR- ÇORBA ile/değil/yerine TORBA
- COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK
- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA ÇÖZÜM
- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME
Sorumluluğumuz ve önceliğimiz de
çözmek değil çözümlemektir.
Çözümleme varsa çözüm ya da ara çözüm de yakınında bir yerde bulunacaktır. )
ANALYSIS instead of SOLUTION )- ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME
- ÇÖZÜM:
"BİZDE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREYDE- ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> AÇIKLAMA
- ÇÖZÜMLER ÜZERİNE KONUŞMAK ve/||/<>/> ÇÖZÜM ÜRETİR
- ÇÖZÜMSEL ile/ve/değil/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ
- ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR ile/ve/||/<> YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ
- CÜCE/LİK ile/>< YÜCE/LİK
- CUMHURİYET ANITINDA:
PIETRO CANONICA ve/||/<> SABİHA ZİYA- DAG[Argu] ile/ve/||/<>/> TEGUL[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]- DAĞ ile/ve/||/<> KAR
- DAĞ ile TEPE
)
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )- DAĞILMAK değil/yerine/>< DALMAK
- DAHA AZ DÜŞÜN! ile/ve/<> DAHA ÇOK DÜŞÜN!
- DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK
- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL
- DAHA İYİ DUYMAK/DİNLEMEK ile/ve/||/<>/> BAĞ KURMAK
- DAHA İYİ OLAN ile/ve/||/<> DAHA İYİ HİSSETTİREN
- DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
- DAHİ ile DÂHİ
- DÂHİL[Ar.] OLMAK değil/yerine/= İÇİNDE YER ALMAK/KATILMAK
- DÂHİLÎ değil/yerine/= İÇSEL
- DÂHİYÂNE ile/ve/||/<>/> ÂHİYÂNE
- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
- DAKKA[Ar. > DAKKÂK] ile/ve/||/<>/> DUKKA
- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE/DVORAK ile F KLAVYE ile E KLAVYE ile Q KLAVYE
ile
)
Liseyi, 1942 yılında, İzmir Ticaret Lisesi'nde bitirdi. Ortaokul yıllarında, daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940'lı yıllardan itibaren standart klavye konusunda çalışmaya başladı.
Yüksek öğrenimini, 1946 yılında, İstanbul'da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamladı. Aynı yıl, Sultanahmet Lisesi'nde daktilografi öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesi'nde “Ölçme ve Değerlendirme” konusunda yüksek lisans yaptı ve aynı yıl doktorasını tamamladı.
Yener, 1946 yılında öğretmenliğe başladığı sırada, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmış bir daktilo icat etme çalışmalarına başladı. "On parmak için ideal Türk Klavyesi"ni, 1955 yılında kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. )
)- DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL
- DAL ile/ve/||/<> KOL
- DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE] -ile
- DALI ile PICASSO
- DALINI KIRMAMAK ve/||/<> GÜVENİNİ KIRMAMAK
- DAM ile DAM[Fr. < DAME]
- DAMARDAN" değil/yerine DOĞRUDAN
- DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR ile/ve/||/<> TAŞI DELEN, SUYUN GÜCÜ DEĞİL DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR
- DOĞRUYU BİLMEK/BULMAK:
...'DAN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<> ...'YA KARŞIN- ...DAN KALKARAK ile ...DAN HAREKET EDEREK
- ...DAN SONRA:
GÖRÜŞÜRÜZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖRÜŞELİM- DANIŞMAK ile/ve/||/<>/> BİLGİ VERMEK
(1996'dan beri)